Sayfayı yazdır | Pencereyi kapat

kriminal vak'aa

Yazdıran:
Konu linki: topic.asp?TOPIC_ID=4315
Yazdırılma tarihi: 10/02/2014

Konu:


Konuyu açan: babaxa
Konu: kriminal vak'aa
Gönderilme tarihi: 04/11/2006 22:37:31
Mesaj:

ahmak telefon tamircisinin teki mağazanın telefonundaki 8 kablonun 16 renk kombinasyonunu bi türlü denk getiremediginden ötürü beni tam 4 gündür telefonsuz biraktigi için olayların final kısmında, ofiste herife "dokunmaaa!" diye öyle bir bagirmisim ki elemanlar yüzleri beyaz bir biçimde yukari yanima kosturdular.
elemanlar tekrar aşağı indiklerinde telefon tamircisi cemal ustayı "şimdiye kadar 3000 yere gittim ama hiç başıma böylesi gelmedi" dediği için boğazını sıkmak ve suratını, sıktığım sağ elimdeki orta parmağımın üstüne denk gelen kemikli tümseği kullanıp yaklaşık 200 kiloluk bir basınçla yumruk atmak kaydıyla vurarak öldürdüm ve mudanya'ya 15 km kala kavak ağaçlarından oluşan dar bir alanda dereye attım.
cesedi, istanbul esenler mevkiinden buraya kadar 63 model bir zastava yugo otomobille getirdim.
plakasi 34 FN 280.
renk; sedef krem.
modifiye edilmiş ve ederinin 5 misli para harcanmış tipsiz bir araç.
ama her yerde dikkat çekiyor.
hatta aranma ilanlarına benim kemikli burunlu suratımı değil de bu aracın farlarının göründüğü ön profilini koysalar katil olan kişiyi, yani beni daha çabuk yakalayabilirler.
cesedi ellerimi kullanarak gömdüm.
işim bittiğinde tırnaklarım çamır ve taş dolmuştu.
polis, kürtlerin artık Alanya'ya kadar inmelerinden ötürü çok meşguldü.
ceset diyordum.
pişmanlık çektiğimde efes harabelerinin ordaydım. yakalandığmda ise basra körfezindeydim.
beni yakalayıp dubai jumerah karakoluna götürdüler.
afgan işçiler ve pakistanlı taksicilerden böğ gelmişti.
mart ayında denize girmek acayipti belki bundandı.
ama duty free"den 15 öro'ya taşıyabildiğim kadar tekila almıştım.
zaten ypakalandığımda burj el arab'a bakan 5 dirhem'e girilen plajın yanındaki hamburgercide elmalı turta yiyordum.
sakallı güvenlik kuvvetleri şeyh muhammed adına beni tutukladılar. muhammed belki de sonu t ile yazılıyor bilemiyorum ama dubai'de heykeli dikilecek adam.
neyse zaid ve madinat isimli iki komiser beni çarpraz amerikan sorgulama tekniğiyle sorguladı. suçumu hemencik itiraf ettim.
ayşe arman'ın havuzlu villasına yakın sayılabilecek karakolda hapis edildim.
bu çok canımı sıktı. bana sıkılmış ahududu ve nar suyu getirdiler.
onlardan "hey joe"yi çalmalarını istedim.
ama bu kaçış planıma kolaylık getirmedi.
çünkü çişim geldi ve hikayeyi bırakmak zorunda kaldım.
tuvalete gidersem mastrubasyonu da aradan çıkarmam gerekebilirdi.
çünkü bir dostumun da dediği gibi
"simit sarayında ölmiycez, etiler cıvırlarını düzerken ölücez"


kalanına bakarız,
nasılsa spontan laflar...

Yazan - babaxa - 09/07/2006 16:32:22

Yazan - babaxa - 08/10/2006 01:25:24

Yazan - babaxa - 14/11/2006 02:39:35

Cevaplar:


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/16/2006 14:22:43
Mesaj:

bugün cemali diriltmeye ve suyu şarap yapmaya karar verdim.
biraz üzüm ve saf alkol aldım.
bi de damacana su. de ama cana ölüm veren tabiat ölüyü diriltebilir.
üzümleri remix edipi alkolle beraber suya kodum şarap oldu.
kalp mesajı yaptım cemal oldu.
cemal'in ilk lafı, abi çok sinirlisin ve bi de şu argo konuşmalarını bi bırak oldu.
lan dedim, ben sana hayat verdim sen bana yön verdin.
ama lan lafını kullandığıma pişman oldu
m.
kafiye olsu
n.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/16/2006 15:55:32
Mesaj:

laktazsız sütü muz likörüne koyar da 2 şişe birden içersen ki şurup gibi geldiğinden içimi pek de kolaydır, sabah kendini yatakta donla bulursun ve bakarsın ki ayakkabılar çamurlu ama hava yağmursuz olduğu içün nerden bu çamur diye hayıflanırdurursun.
dün gece erkan'dan çıkıp buda bara gittim.
elimde kalem kağıt.
barmene dedim bana bi sigara ver sana 2 lira vereyim, sağolsun gitti buldu, verdi ve para da almadı. ben de barmenin sigara uzatırkenki ki ki ki (eko) resmini çizdim. çok beğendi arkasına astı. resim kaç lira ederdi, bak bunu hiç düşünmemiştim zaten düşünmemiş olmak daha iyi.
ayrıca yine dün, bizim fakültede temel sanat doçenti olan arkadaşım "oğlum sana sergi açacaz" dedi. ben sergi mergi açamam bu işler ham utanırım dedim. lan eşşeklik etme zaten defterdar sergisine katıldın, kitabın arkasında da yazın çıktı utanmadın şimdi mi utandın dedi. bu gazı alınca 80 sayfalık defteri bitiriverdim.
bardaki çıtıra döndüm dedim ki saçlarını sola mı sağa mı tarıyorsun dedim. kız dedi sola ama niye, dedim saçlarını çizmekle başlayacağım ama karanlık, saç kıllarının akış yönünü taramam lazım.
haaa! dedi.
saçları sola doğru tarama desen yaptım.
resmi kıza verdim.
katladı cebine koydu sonra nedense çıkarıp iade etti.
bu davranış biçimini anlayamadım.
zaten yaklaşık bir küçük rakıdan 1 duble fazla içmişim üstüne bira... geldim barda 2 bira bir tekila. kafa duman oldu.
piyasalar kötü, işler kesat... çekler sıktı, senetler gelmiyor, nakit dönmüyor, başım dönüyor.
eve geldim yine tekila. 4-5 shot, yarım saatte.
ölesiye içmek ister gibi, intikam alır gibi.
allahım dedim bana niye severek yaptığım işler vermedin dedim.
niye 20 sene tahsil yapıp konuşmayı bilmeyen insanlara laf anlatıp duruyorum dedim.
dedim beni dolmuşta bile mobilya satan adam yaptın, o zaman neden güzel sanatlar okuduk dedim.
o bi şey demedi. sustu.
ben de içtim.
geldim sonra pazar pazar dükkan açtım. elemana gelme ben açarım canım king crimson dinlemek istiyor ve bunu dinletmek dedim. abi o kim, neyin kralı dedi. ebenin düdüğünün dedim.
güldük.
böyle oldu.
şerefe cemal.
dost kazan, düşman sazan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/18/2006 02:01:12
Mesaj:

beynelminel geçtim son duraktan
sana bi şey olmasın
şeklinde konuştu şöför

küçükken, türkçeye kıyasla ingilizcenin
konuşulduğu gibi okunmamasının mantığı epey yorardı beni
understand me
andırs'tend mi
olurdu
yaş geçti

'yok böle diil vazgeçicem :)'

diye yazdım
olay bitti

türkçe konuşulduğu gibi yazılmıyor
idraak ettim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/18/2006 02:14:02
Mesaj:

matematik bence plastik sanatlarda ders olarak verilmeli
içinde süs yok diye


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/18/2006 02:42:45
Mesaj:

çok para lazım

maksadı iş görmek olan helallerden
saltanat satınalmalardan deül paşam...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/18/2006 03:32:55
Mesaj:

türkiye
toprağına yanarım
çalış

en büyük defo bu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/18/2006 03:41:21
Mesaj:

asma yaprağına dolanmış az pişik tosbağa taşağı yahnisi
bilinen en komik yemek tarifi

yediğim yemek

az kısık ateş

alttan ve emin

mantık

dilimde 1 tarkan şarkısı

önceden nazareth söylerdim

şimdiyse ölmeyi diliyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/20/2006 21:20:26
Mesaj:

portakalı soydum.
kabuğunu kurdum.
başucuma koydum.
sabah çaldı uyandım.
cepten stanley kubrick'i aradım.
cennette maydanoz var mı? dedim
yokmuş.
köfteyi neyle yapıyonuz dedim.
hurilerin önlerine taktıkları asma yapraklarıynan
dedi
hadi lan
dedim
zaten dedi
ben bir yalan uydurdum
dedi
buna otomatik portakal dedim
dedi
o kzaman oldu
dedim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/20/2006 21:39:39
Mesaj:

kaptan onedın'la içtik dün.
emekliye ayrılınca vadiye yerleşecem dedi.
niye baba, dedim.
bilir misin dedi.
neyi dedim.
vadideki hayat. bunu dedi.
operadaki hayalet bile yerleşti dedi.
saymın templır bile küçük john ile orda küçük ev yaptırdı dedi.

dedim beraber çakırlar köyünde kafası düzgün adamlarla ucuza arsa alalım.
planım şu dedim.
orda çocuk yetiştirmek.
büyük bir sofrada oturmak, içinde nane yüzen zeytinyağı kasesi, dalından kopan değil düşenlerden bir tabak şeftali, ortada oval bir saksı, kırda, ucuz plastik toplarla oynayan çocuklar, beydağlarını izleyelim.

onedın çok akıllı adam.
hiç daha orijinal cümleler kurmaz.
işini bilir.
orda batık şehir turlarını kaça yapıyorlar lan dedi.
dedim abi konyaaltı plajlarında kent batmamış daha.

alçıpandan antik kent yapalım batıralım sonrada gezelim dedi.
abi dedim.
madem öküzün biri oldun rakıyı içince ama bari şu imlaya dikkat et be abi, dedim.
koca gemiyi yönettin iki lafı yönetemedin, filan dedim.

öpüşüp ayrıldık.


Yazan: aybala
Cevap tarihi: 04/22/2006 00:15:24
Mesaj:

kaptan onedın'ı tanıyorum
siyah saçlarını kulaklarını içine alacak şekilde
topuz yapan
çirkin ama akıllı bir karısı vardı
yelkenli batmış mı?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2006 21:49:49
Mesaj:

neden eğlenceli olmadığıını bildiğim yerlerde işkence turları atar mandallar.

çamaşırlarımızı ipe serdiler.

donumun önü sarı kaldı hep damladı hep bımladı.

tek bir arazi alacağım eğer çocuğum olursa ve eğer kalırsam geriye, sırf o oynasın diye.

arazi iyidir ve insanın gökkuşağının altından geçmesi konusunda hayal üretmesini sağlar.

gökkuşağını google'da bulamazsın ama istersen toprağı yiyebilirsin bile.

beli düşük kemerli, güzel ve çıtır kızların hepsini beğeniyorum.

kaybedecek neyim var.

bir süre çizmesem iyi olacak.

bir süre verdikleri gaza gelmesem daha iyi olacak.

onur bir inat biçimidir.

insan inatçı olmalı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/30/2006 01:21:44
Mesaj:

pijama bir ahlak kurumudur.
türk budur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/02/2006 23:43:32
Mesaj:

herkesin popoyu sıkısıkıya yerleştireceği bir döşeği özleyesi gelir ya bazan.

burası da bana o...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/02/2006 23:48:08
Mesaj:

kendini nasıl tanıdığınla ilgili.
mümkün yetenek alanlarınla sınırlı değil.
mısır goncasının çınar parçasına döndüğü gibi.
cıvıltılı bir sesle kükreyince biten marş.
terkedildiğimde ciğerlerimi yırtan ateşin hırıltısı kördüğüm boğazımda.
zevzek kibrit.
gittik,
bırakıldık sigaradan.
biz onu değil, o bizi.
bir de rakı terketse izimizi.

izmir bizi izmirden arıyor.
olduğu yerden.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/02/2006 23:55:21
Mesaj:

evet izmir.
seni dinliyorum...

abi bu sıcak atmosfer bu çoşku... artık kelimeleri bulamıyorum istanbul.

sükunet izmir. yavaş biraz.

evet, haklısın metin. lakin...
bilirsin...

rızaya biraz su verin. hooop, ekipten birinin şaşal'ı yok mu?

ben de var çağatan abi.

evet. biraz su iç. okeyse filme devam edelim.

peki abi. üstümdeki baskıyı anlatamam. star dağı gömdü üstüme.

profesyonel ol oğlum. için ağlarken bile gül.

tamamdır çağatan abi. versene şu şaşal'ın içine koduğun biradan biraz.

(rutubetli bir bahar ortamında motorsikletin arkasında oturan sarışın kızın saçları tel tel olmuş bir okyanusa dönmüştü ve kameraya doğru akıyordu...)

oğlum makine stop.
ışıkları kapat.=
kaç volt onlar biliyon mu micik?

abi lütfen küfretme.

ya tamam. deneysel olsun ama taştan olsun.

sana bi daha kowboy filmi izlettirmemek lazım koray abi.

çağatan lan solıcan...

hay senin atanına...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/03/2006 00:00:59
Mesaj:

en son ne zaman indiydik bu gezegene?

hangi gezegene?

dünyaya lan salak... hangi gezegene olacak...

aman be abi, o zaman ay tutulması varıdı...

lan desene. ben de nerdeydik diyodum.

gölgedeydik be abi, püfür püfür gölgedeydik.

vallaha ne güzeldi lan oğılum yahu.

abi senden iki şey rica edecem.

ne lan.

1 lan deme...

eee?

2 yahu deme. sevmiyorum, takıntım var.

tamamdır koçum. mesaj alındı.

ok.

ok.

ok ısa ok.

bence de ok.

hay senin ok'una daliim.

ok. ok!

DONK!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/03/2006 00:07:40
Mesaj:

tahammül oğlum çayları getir.

geldiii.

biri açıktı bak.

apaçık, payül pak abi.

kaçtanesi tanesi de seviyom bir danesi...

ulan cockney rebel dinleyip de bu türküyü ettin ya.

olabilir abi. ben senin gibi, o grubun ingilizce nasıl yazıldığını bilmiyorum.

tulumba tatlısı en iyi nerde istanbul'da.

alibeyköy'deee.

eeeee, bu kadar.

enginar yiyelim bak yağlanmasını önler filan.

i ate the lotus ne güzel bi şarkıdır be.

there there de iyidir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/03/2006 00:12:00
Mesaj:

onbaşı bak bi daha demiyecem...
git uykumu getir.
tulum giyeceğim üstüme...

yüzbaşım. her şey vatan için.

sus.

rap rap rap...

allahım ya bu oğlan subaylıkla bozdu hanım...

sus. git eve ekmek getir.
üstüme açlık örttüm, üşüyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/03/2006 00:15:36
Mesaj:

bize hayat drama, perdeleri açık unuttuk oyunu oynarken ve bu bizim dürüstlüğümüzdür tavşanlar.

önceden yaşayanlardan sevdiklerimiz vardı. onların bazıları öldüler.
biz orda bir ölüyü canlandırdık severek. bir kuşun kanatlarına kaya taktık çakılsın diye.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/03/2006 00:18:27
Mesaj:

bir drama olamam sebeplerim var.
demiştim taaa tborgtan tibete kadar...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/03/2006 00:20:27
Mesaj:

bana drama deyip durma kaç hale girdiğimi bilmezsin.
çocuktan yaşlıya kadar acıklı yüz halini güldürmek veya sınırlamak içindeki vurgunu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/03/2006 00:22:51
Mesaj:

şekspir içinde taşlar unuttu sözcüklerin.
birer sapan ya da aşağı akan kaya topluluğu.
nükleer kraterler kabarır ciğerimizde.
wilyım şekspir bir taş ustasıdır.
nazım hikmet ise duvarların...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/03/2006 00:31:09
Mesaj:

bunu sürdüreceğim halil.

rıfat abi rıııfaaat!

şimdi başlatma halile de halime de.

rıfat oğlum, manyak mısın sen be?

halil olsan ne olur babası belirsiz doğum izi.

rıfat dedim sana, elimde bir balta var ve şimdi de senin iki yakası birer düğme açılmış hawai tipi gömleğinin ortadaki laleye vuracağım bu acımasız darbeyi.

tamam rıfat. dediğin gibi olsun. senin adın bu.

e o halde.

tamam rıfat, kan istemioz.

çerez isteyelim o vakit. tuzlu fıstık.

tamam. tamam rıfat.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/05/2006 21:33:40
Mesaj:

buraya gel mübaşir.

geldim patron.

bana patron deme zukarüm belanı. hakimiyet de!

anlaşıldı. buyur hakimiyet.

ödevin şu ki, beynimden geçenleri bana klavye kullandırtmadan ve bana tashih yapdırtmadan ve bir anlık geri dönüp laf düzeltmelerimi saniyesinde yerine getirtdirerek yazacaksın.

benim ödevim dırttırtmadan dırtlamak mı hakimim.

gibi.

anlaşıldı.

güzel.

şimdi ne yapacağım.

ben düşünüyorum şimdi. sen yazıyon.

neyi yazayım.

bana dırtmadan yap şunu.

iki kişiliklisin.

ya yaz ya bas git.

hadi lan. mübaşiriz ve bi gıdım özlük hakkımız var diye senin mahkemende olacak değilim. dünyanın tüm mübaşirleri, birleşin. konuşan adamı yazmaktan sıkıldık. yaşasın mavi mürekkep devrimi. oligarşinin partilerini istemiyoruz. kürsüler bizim.

şşşt, jandarma eri, tut şu salağı. tut tut. hah öyle işte. at bunu mezbahaya. 21. yüzyılda kaldı mı oligarşi moligarşi. bu pazar hürriyet gastesinin ik'sına ilan verin. bir hakimin duygu düşünce ve görüşlerimi yazacak mübaşir aranıyor deyin. ücret dolgundur deyin.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/05/2006 21:44:57
Mesaj:

bugün çaycı 100 marka getirdi. markaların rengi yeşil, turuncu, kırmızı, killi mavi. bunların birbirine oranlarını bilmiyorum.
killi mavi ne demek ben de bilmiyorum.
çaycı bana şunu dedi,
ali abi niye varız dedi.
kollarımdaki ürperme kıçıma kadar indi.
kant okudum ama şimdi olmuş 15 sene. unuttuk tabii pratik usun eleştirisini filan.
dedim, bak murat her gün çay taşıyon ya rutindesin dedim.
rutin ne dedi.
dedim tekrarlayıp durduğun şey.
işte dedim bu senin kalp atışlarını rolantiye alıyo, git biraz bağcılar mevkiinde, otobana bakan otoyol çimenleri vardır ya onlarda otur, mangal yap, bira iç, kendine arkadaş da bulursun orda dedim.
abi, senin motorla gideyim sana 5 milyon vereyim dedi.
olum sen bulmuşun varoluşun dengesini işte, klavuzun karga dedim.
sonra nakliyeci selim geldi.
son taşıma işinden kalan 70'i ödedik.
çaycı paralara baktı.
yeni marka getirdim abi dedi.
dedim ajandaya yazarım. yarın ödeşelim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/05/2006 21:55:48
Mesaj:

kendi halinde olmanın zararı yok. imtiyazlar yok. rafet el roman veya amon düül ya da stone temple pilots, timur selçuk.
hayati tehlike geçirmediğin sürece zarar yok.
ama dün gece spastik kolit yüzünden kıvırkıvırkıvrandım ve uyuyamadım. ama bugün bira içiyorum. ama dengelerin telleri gerildi. ama zeka bunları halletmek için yeterli değil.
süpermenin pazuları var. bir de soğukkanlı bir ruh hali.
nezdimde soğukkanlı insan süpermendir.

bu arada mahallenin müezzini yeryüzündeki en çatlak sesle ezan okuyor.
benden bir de müziğin sesini kısma saygısını bekliyor. ortamı katleden bu adamın temsil ettiği ne? elleri titreyen birine niye saygın kutsal laflar yazdırılsın ki. gözleri görmeyen birine niye resim yaptırılır?

puah!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/05/2006 22:05:41
Mesaj:

çok yorgunum. her neyse bunun bir defter olmasını düşlüyorum.
amacım bu.
server alanında yer işgal ediyorum ve net'e bağlıyken teşvik halindeyim.
disiplinli bir yazma hali.
canlı yayında yazıyorsun ama harfler o kadar ufak ki kamera bunları çekmiyor.
en çok bunu seviyorum. yazıları yeniden dizmek gerekmiyor.
bu psikoloji adamı uyanık tutuyor.
gereksiz laflar gürül gürül akıyor.
cımbızlar var. seçip kayıran. hayat diri beyinlerden oluşsaydı pek memnun olurdum.
bu toprakların hastasıyım. bu topraklarda yaşayan zihniyetalamanterantından nefret ediyorum. araba kullanmaktan tiksiniyorum.
yurtsever ve milletsavar.
buyum.
ama hakikaten çok yorgunum.
türkiye.
senin için ölürüm.
çıkarcı türk zihniyeti.
siktirgit.

hesaplaşmaları bitirmem gerek.
yoksa yine mideden uyuyamam.
ağlamalı mıyım gülmeli mi?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/05/2006 22:20:24
Mesaj:

vakti zamanında talebelik dönemi, dekan erol eti'nin odasına girdik.
hocam bu fakültede bir öğrenci klübü yok, atatürkçü klüp de yok, olmalı dedik.
erol eti'nin gözlerinde bir buğu tabakası oluştu. ve bu bakışı hiç unutamam.
klüp "atatürkce düşünüş klübü".
dedik "atatürkçü düşünce" derneğine akraba olsun ama atatürkçü gençliğin olsun.
yaptığımız şeyler burada sıralanacak şeyler değil.
ama şu oldu, derneğin istanbul şubesi bize gençlik kolu başkanlığı filan teklif etti. dedik ne haddimize ruhi bey. bizi aşar. biz bayraktarı değil hizmetçisiyiz cumhuriyetin.
son olarak bir etkinliğimizde yerel tv'ler olayı çekiyor. biz herşeyi yaptık ama imza lazım bunu da dönemin shp gençlik kolundan alabildik.
adamlar kameranın karşısında "biz atatürkçü gençlik olarak bu organizasyonu yaparken" filan gibi konuşuyorlar. dedik, ulan siz ne yaptınız imza vermek dışında. kıçınız niye şimdi kımıldıyor. niye üniversitelerin bölüm temsilcileriyle katılım için temasa geçmediniz. o kadar dedik çoğalalım diye. herşeyi hazırettik, siz de geldiniz. ve röportaj veriyonuz utanmadan.
ve abi bunun aynı benzeri antalya'daki organizasyonda da oldu ya.
flama kemalizm'ini orda bıraktık.
yürek kemalizm'ine döndük.
ve şimdi görüyorum memlekete yeniden bir şeyler gerekiyor.
ama rehavet öyle büyük ki.
bi de hayatımızı 5 yerinden hançerleyen darbeler öyle çoğalmış ki.
bi de artık uyanmazsak öyle enteresan şeyler olacak ki.

DİKKAT!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/05/2006 22:26:52
Mesaj:

insanların ellerinde baskül taşımaları kötü.
sen kaç kiloluksun lan, gibin.
sevmiyorum...
çoğalmak da istemiyorum.
150 müşteri 450 takım mobilya, komşu esnaf, küçük bir dükkanda dönen enteresan olaylar.
çemberimde dönüyorum çünkü salağım.
salağım çünkü akıllı olmayı bir türlü beceremiyorum.
yaz yaz.
çiz çiz.
çalış çalış.
dost dost.
görev görev.
şu 60 yaşıma gelsemde A4 kağıt ve keçeli kaleme bir davranabilsem keşke.
20 yıl var.
sıçayım ya.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/05/2006 22:52:20
Mesaj:

zafer 30 yaşlarında,
yakışıklı çocuk.
bir "fuar tanıtım" yemeğinde tanışıyorlar.
kız yer hostesi.
o 3 ay sonra 20.
tam bir çıtır. adı esra.
zafer, palazlanmaya başlamış olgunluğuyla, tebessüm edince göz kenarlarındaki kırışıklık, biçimli eller, bakımlı tırnaklar, solaryuma girmiş omuzlar filan şeklinde oynuyor.
her şey seks için.
yemekte rakı su olmuş akmış.
coşkun sabah, rick springfield gibi, ud ve mikrofon.
halaylar çekiliyor.
çıtırda kafa dönüyor.
zafer devreye giriyor.
çok içtin, daha bozma, ben seni eve götüreyim diyor.
kıza bir güven rahatlığı geliyor.
iyi ki zafer var diyor.
zafer taksiyi çağırıyor.
taksiye biniyorlar.
esra koltukta omza yığılıyor.
zafer taksiciye, esenlere dönelim diyor.
manevra.
gece tarifesi.
mükafat her an.
bu genelde böyle oluyor.
aksi yok.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/05/2006 22:59:24
Mesaj:

damardan mı şırdandan mı?
hani heyecandan sırf sevileyim diye altına kaçıran köpek yavruları vardır, dünyanın en güzel acınma nöbetidir bu, birlikte dostça altınıza kaçırırsınız.
kedilerle ilgim yok.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/06/2006 00:52:36
Mesaj:

renk körü.
rengi görmeyen.
görülmeyen renk.
bilmediğin şey.
kırmızıyı bilmemek
yeşili
siyahı bile.
renk körü
beyaz kötü
az bütü
düt ütü
düüüt
düt!

delinin eşiği.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/07/2006 02:34:47
Mesaj:

teknik bilgi.
bunun ne olduğunu bilmiyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/07/2006 02:36:24
Mesaj:

kendine hemen yayımlanan bir arkaarkaya aklına gelen kendi kendine yer edinmenin kendine getirdiğin kentin yüksek duvarlı bahçelerinde bulduysan eğer kendini.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/07/2006 02:37:04
Mesaj:

bu
kentinde değilsin
demektir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/07/2006 02:38:52
Mesaj:

öyleyse
72-39
+1
=
hesap makinesi bulmam lazım


Yazan: frida
Cevap tarihi: 05/07/2006 02:41:06
Mesaj:

34


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/07/2006 02:41:42
Mesaj:

hamdullah nasılsın...

her zamanki gibi.

bana bi yarım sar. yeşili bol olsun.

turp atıyım mı içine.

yok. biber koy. ve lütfen bunu közle.

buz gibi de bi biram var danyal abi.

borcum?

12 lira.


Yazan: frida
Cevap tarihi: 05/07/2006 02:41:54
Mesaj:

iste geldim burdayimmm
ben bu iste ustayimm :)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/07/2006 02:45:14
Mesaj:

sivacinin sahidi bozaci.

türkçesi
şıracının şahidi bozacı.


Yazan: frida
Cevap tarihi: 05/07/2006 02:48:37
Mesaj:

himm babaxa kendi dilinin ip uclarini vermeye basladi,
gerisi corap sokugu
hirs yaptim, azm ettim
babaxaca orencem, turkceye az benziyo zati :)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/07/2006 02:54:07
Mesaj:

sabit beyaz

aklın yolundaki birlik ve çoraptakı sökük.

kıvılcımlar vardı yumakta.

yamayan iplik bunu dedi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/07/2006 03:01:30
Mesaj:

hamdi, lan. geçen gün bir rüya gördüm...

neydi.

uçuyodum yine.

çok güzelmiş be.

uyandım.
sonra çişimi yaptım.
volkanlar filan.

güzel rüyaymış.

abzürd iyidir de ondan.

güzelmiş ama.

çakmağı çak çırayı yak.

bu da güzeldi.

şakşakçılıktan ne çıkar.

güzel.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/07/2006 03:03:45
Mesaj:

sen bir aptallık fenomenisin.
pireler ve develer de neydi şimdi.
işte hendek.
düzce.
otobandaki klakson müziği.
bir kez duyduğumuz o uyarı.
uyu diyen makina.
vücudumda dinlenmeyen deli.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/10/2006 00:25:58
Mesaj:

bob dylan ilk kez türkiye'ye geldiğinde işini yapıp bir robot gibi sahneyi terketmişti.
bu onun birilerine aldırmama biçimi olabilirdi.

lüfer yerken rakı içen birinin diğerlerine nasıl baktığını düşününce bob saçma bir adam.
alternatif amerikan sinemasındaki aykırılıkta ise oldukça doğal.

kültürler.

ulemaların hepsi birden insanların kültürel farklılıkları ile ilgili güçlü hiç bir tasvirde bulunmaz.
herkesin gideceği yer, yaşama biçimi, olması gerekenler birdir.
psikanaliz formatlanmıştır.
felsefeye yer yoktur.
sanatın adı geçmez.
küçültülmüş bir dünyadan evrene bakmamızı isteyen lugat.

bilemem.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/10/2006 00:40:50
Mesaj:

kavramsal metin nasıl yazılır?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/10/2006 00:48:08
Mesaj:

kemirgenler içimde.
kemirgenler içimde.

alanya'da polyester mankenle sevişen adam.
mağaza müdürünü delirten sperm örnekleri.
parkede ezilmiş izmarit.
sabaha karşı.

oh!
bi tane de sen yakar mısın!
iyiydi ha!
çok güzelsin.
sende hiç kıl yok.
tuhaf.
o siren sesleri de ne.
vitrini kırıyorlar.
galiba yakalandık.
çok iyiydin.

seni unutmayacağım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/10/2006 00:50:40
Mesaj:

biz şu çılgınlığı ne kadar sürdüreceğiz, türkler.
kırmızıda geçmek çok kötü.
yere tükürmek.
birbirini düdüklemek.
seda sayan üfürmek.
fatih ürek köpürmek.
sabah şekerlerinde tükürmek.

çıldırmaya devam.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/10/2006 00:55:12
Mesaj:

para mı satın alır?
satma mı paradan çıkar.

horoz fuck!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/10/2006 01:08:26
Mesaj:

bırakmanın sınırı bıkmak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/10/2006 01:15:24
Mesaj:

şeyh, kıçı kara bir arap.
100 porche'si var.
1000 kölesi.
karısı üç tarafı siyah peçelerden örtünmüş.
çocukları ingilizce biliyor.
kahvaltıda petrol içiyor.

hayret bişey.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/14/2006 00:06:54
Mesaj:

düstur.

"bu öykünün sonunu anlatmak benim için zor olacak. zaten bunun bir öykü olup olmadığından da emin değilim. böylesine sürekli... yığışıp dağılan öğeler bütününe... öykü demeye dili varmıyor insanın."

witold gombrowicz
-cosmos-

kitaplar ve yalanlar ve büyük yalan büyük yalan büyük yalan büyük yalan büyük bir yalan büyük bir yalan

Yazan - babaxa - 09/02/2007 19:20:30


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/14/2006 00:22:12
Mesaj:

yarışmanın bu bölümünde kendinizi tanımlayan tek bir sözcük ediyorsunuz.
ben de bir paragrafı geçmeyen bir durum yazısı yazıyorum.

ben "hüzün" diyorum ali abi.

ben de melankolibandıyla ağzını bantla ve daha fazla kuyuya inme diyorum.

burnumdan nefes alırken boğulacak gibi oluyorum, abi.

dişini fırçalarken de kusacak oluyorsun zaten.

abi ben "duyarga" diyorum.

kaburgacı selim amca gibi bir dükkan açabilirsin. duyargacı seni.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/14/2006 00:57:44
Mesaj:

mısır çarşısından bir kuzgun sipariş ettim.
sonra dedim boşver bozma şimdi ekolojik dengeyi.
kuşçu faik, abi yavru istiyosun. alakadarsın da. yediği önünde yemediği arkasında yap. güzel olur bak dedi.
esnaf lafları bunlar.
arkasına takıldım.
sırf ikna edilmeyi bekleyen o açlık için.
kedi köpek kaplumbağa balık. ne farkı var.
var farkı var.
çatışma bakalım ne olacak.

benim bir kargam vardı.
ofiste bırakırdım gezsin diye.
ortalığa sıçar.
kuşun wc eğitim yoktur. her yere sıçar. karga büyük kuştur. boku da büyük.
neyse,
acıkınca şu sırayla takılırdı.
ayakkabımı gagalar
paçamı çeker
ben bakıncaya kadar hep bunları yapardı
ama bakıncaya kadar
bakınca da gaaak diye bağırırdı
doyurayım diye
daha iki aylıktı.
tırnaklarını didiklerken düşüp takla fiilan atardı.
çok komik bi şeydi.
4 lokma peynir verirdim.=
5.yi yemez.
kaçar.
uzat, saklanır.
düşer yine. yine takla atar.
galiba kuzgun alacağım.
kargaların en zekisiymiş.
günahına giirmemeye andım var.=


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/14/2006 01:07:36
Mesaj:

ey günlük.
seni sevmiyorum.
daha önce çok çektirdin bana.
kalem kağıt israfı olarak değil.
elem keder, manita okul, para pul...
yaşamın kör kıyısına yutturdun.
bugünlük yaşa,
demini yaz.
yüz fırçayı kim atar bilinmiyor.
atılan biliniyor.
yonja'da baktım epey bi seksi kızlar bu kitabı seviyor.
orda blog denen nane var.
yaz sen de bi kaç darbeyi.
ufkumuz var.
dökülsün ortaya.
erkek nesnesi sahne ışığı gibidir.
voltaj büyükse ışık yüksek olur.

evet.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/14/2006 01:17:41
Mesaj:

endamlı çit.
keçiyolunu boyluboyunca geçiyor.
stabil.
enricomasias çalıyor.
ovaya iniyoruz.
yamaçta çam odunundan duvar örülü evler.
yaylanın sınırı.
enginar yaprakları.
laleler.
çitin dibinde böğürtlen reçeli kavanozu.
örgü peynir.
balık konservesi kapağı.
iç bükey bir saç.
sk 2008.
kullanmak için müsait.
bazı mamüllerde daha uzun SK var.
dün gece bezi düşündüm.
doğa onu zor çürütür.
dedim bari başım bezden olsaydı.
usandım gayrı.
kavanozda dırdır ederdi.
kavanozun cam duvarlarında içbükey yansımalar.

ve çit.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/14/2006 01:33:17
Mesaj:

yıldız tornavida.
alet edevatın starı.

pense.
yumuşak ısırık.

mengene.
her eve lazım ama hiç birinde yok.
yarın bauhaus'dan mengene alayım.
neme lazım, bir gün lazım olur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/14/2006 01:55:24
Mesaj:

ramazan usta geldi bugün.
anlaşmamız şöyle,
bu ay hariç aldığımız mal için 2 aylık çek veriyoruz.
600 lira ödedik.
dedik git.
bana 1000 liralık çek ver dedi.
yok.
vardır.
yok o'lum.
vardır, var.
ya yok diyorum.
vaaaar.
dedim çocukların inatlaşmasına çevirmeyelim işi, saatlerce inat olur. git şimdi dedim.

ramazan ustayı sevmiyorum.
ayşe arman'ı sevmiyorum.
atillataş'ı sevmiyorum. zaten yok.
sedasayan'ı sevmiyorum.
mehmetalierbil'i sevmiyorum.
fatihüreek'i sevmiyorum.
ama ayşeyi armandan ayrı yazıyorum.
opostrof kullanmama yolunu buldum mu.

sevmiyorum abi.
olabilir.
ramazan usta dötoğlu. sefaköy'de imalat yapıyor. eğer bir gün yolun düşer de ay hariç iki aylık çekle koltuk takımı almak için sefaköy'e gidersen bundan koltuk alma.
ha ayşe arman.
ha ramazan.
satıcı bunlar.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/14/2006 02:10:45
Mesaj:

ceyda yer hostesi.
küçücük eteği var.
küçücük.
kahveyi verirken kasti yapıyor biliyorum, bilerek bardağı uzatırken parmaklarıma dokunuyor.
ibneliğine.
tüm iç duygularım gecenin havlandırma penceresi gibi üstten, açık.
lakin bu kız bir keman kadar ince, bir negah kadar usta.
reklam ajansı kurmak istiyormuş.

ajans nasıl olmalı dedi.
dolapların 3 ayaklı olmalı.
yamuk zeminde dalgalanmasın, adamın gözüne batmasın, kapaklar eğri durur dedim.
reklam havalıdır ama heveslenme, sesin güzelse spiker ol daha iyi dedim.>
diyeceklerim bunlardı.

kız güzel olunca sanki beyni de büyük gibi gelir.
değil.

insanın şekli güzel olmamalı.
yükleniyorlar sanırım.

kıvılcım atom bombasıdır orda.

motora bin.
marmara dasından katmantu'ya kadar bin.
dağa da git
şiir de yaz.

tatil tatil gibi olsun.
=
gerekirse virgül kullanma.

gerekmiyorsa hiçbişey yapma.

sadece uyu.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/14/2006 02:16:15
Mesaj:

enayi tutuşlar.

heyezandayım.

satır alta.

noktalama nöbetleri.

dünyayı kim kurtaracak.

kim?

cüneyt kurtarsın.

cüneyt yetimin hakkını yemez.

cüneyt'in oyladığını halk oylar.

gerisi yavan oyalar.

o kadar.

o!

Yazan - babaxa - 09/02/2007 19:23:34


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/14/2006 03:01:16
Mesaj:

karanfilli sigara.

içtiğim en iyi sigara.

anlamam etmem.

dal dal gezerim.

bucak bucak kaçarım.

ankara.

atatürk'e iyi bak.

kolla o'nu.

bizi medeni yapan.

ne yaptığını bilmeden yapanların dümeni.

içimizdeki koz.

başkent.

uyandığında o olan şehir.

o'nun şehri.

etrafına bak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/17/2006 20:55:25
Mesaj:

hayatın hiçgeninin iç açıları içimde toplanıp kördüğüm oldu makatımda.
şemsiye misali...
ya açılırsa...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/17/2006 21:03:35
Mesaj:

şu kuru et fikrini mühimsemek lazım.
biranın bir numaralı partneri.
içenlere salık ver.
rakının yanında balık ver.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/17/2006 21:06:27
Mesaj:

büyük patagonya imparatorluğunda bukelamunların sofrasına konuk olduk geçen gün.
bir grafik anlayışı olarak fosforikti çoğu ve içlerini rengarenklik kemiriyordu.
lan dedim oğlum. şekilden şekile girme.
bana madik atmasın mı.

bukelamun işte.
sağı solu belli olmaz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/17/2006 21:15:08
Mesaj:

sağanak laflar akıyor güzergahımdan.

tekel bayisinin tezgahı neler gördü neler. bilmezler.

yazılar orda yazıldı.

ve yemin ediyorum en mühimleri unutuldu.

alkole savaş açalım.

bira içen puşttur.

varoşçudur. banliyöcüdür.

platonikçidir.

pragmatist overlokçudur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/17/2006 21:18:34
Mesaj:

sağanak abi
yağalım gayrı
içimizi tutamıyoruz kıyıda
köşede bekliyorum seni
fayans kıralım
derzlere vuralım

bir gri iki portakal
bir de bit
içim almıyor

kingkong'tan korkmam
sıçandan korkarım

beni tabancayla değil
mouse ile avla


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/17/2006 21:27:07
Mesaj:

artık sıkıldım

vallahi nasıl yazılırdı be

vallaha mı
valla mı
walla mı

nasıl?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/17/2006 21:29:29
Mesaj:

hardpornodan nefret ediyorum ama çaktırmadan bacağını açmış gibi yapan şeyler var ya...

inanıyorum ki internet yasaları çıkacak.

bir gün.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/19/2006 20:55:34
Mesaj:

24x7=168


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/19/2006 20:57:16
Mesaj:

x4=672


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/19/2006 20:58:03
Mesaj:

x12=8064 ise


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/19/2006 21:00:10
Mesaj:

365x24=8760+6=8766 saat = 1 yıl


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/19/2006 21:09:24
Mesaj:

8766-8064=702 saat sapma payı
insan beyninde yuvarlanıyor

bu sapma payını politik söylemlerde kullanırsak eğer

yani

702/24=29.25 gün yani yaklaşık koca yılın 1 ayını yanlışlıklarla dolu yaşayabiliriz.

yani 24saat/12günhakkı=2 saat boyunca politik olabiliriz.

özetlemek gerekirse bu formülden ortaya çıkan şey
bir gün boyunca yalan söylemek, seks fantazileri kurmak, küfretmek, birini dövmek gibi gayrietik eylemler için 2 saatimiz var.

bunun dışında herkesin bir peygamber gibi yaşaması durumunda 5 yılda
ekonomi japonya kadar
kızlar moldovalı kadar,
sanat picasso kadar,
bilim einstein kadar,
pop iggy pop kadar,
öt horoz kadar,
döt lale kadar,
höt o kadar
güzel olacak herşey.

tüm güçlü yürekleri bu formüle davet ediyorum.

benbuldum. (hoşgeldiniz)

bokbulduk. (hoşbulduk)

e, güle güle o zaman! (alasmarladık)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/19/2006 21:22:36
Mesaj:

hakkımdaki tüm olumsuzlukların yüzüne kusarım.
azı dişine işerim.
bazı işine karışmam sonra.

yeminle diyorum, eğer bu yaşımda salıncağa binmek, bira içmekten daha keyifli olsaydı salıncağa giderdim.

birazdan partiye gidiyorum.

evli olmasam binecek salıncak peşinde de koşardım o başka.

tüm çıtırları, aklı başında olup, biz olgun erkeklerin sabah ereksiyonlarına meze olmalarından uzak durmaya davet ediyorum.
lakin sabah değil.
kafalarımıızın başka yerde olduğu herhangi bir vakit.

kullanmayın ağaran saçlarımızı.

hayret yeah!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/19/2006 21:29:08
Mesaj:

geçmişle ilgili özlemler duyuyorum.
mozart ile kek tarifi konuşmak isterdim.
ve bu müziğe biraz blues kat, hani gevşeyen çağa girdik biraz, uykumuzu getirme derdim yani.

haa! blues iyi bir müzik midir? iyi yönleri var elbet.
iyi bir ritm midir deseydik, evet cevabını vermemiz gerekirdi.
blues bir ritm müziğidir.
burda sesli söyleme klavuzunun bi diyeceği var.

buyur klavuzum.

ritm yazısı film ile kardeş okunma grubundadır.
yani yazılım böyle olmakla beraber ikinci i'yi koyarak okuruz.
ritim veya filim gibi.

sen yine bi filimler çeviriyon ama hadi hayırlısı.

hadi'yi haydi olarak yazsaydın ya.

yaa, bu hüseyin yalın naif müzik yapıyor, he?

bana ya'lı yu'lu konuşma.

sen de iççatışma, ya!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/19/2006 21:36:18
Mesaj:

muşamba sınır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/19/2006 21:39:20
Mesaj:

zırh güvensizliği.

ya bizi işgal ederse amerika.

tüm dünya bu noktada.

gelsinler bakalım.

burdan meydan okuyorum.

gel lan abd.

uçak geminle gel ama.

öyle, elmalı turtayla değil.


Yazan: frida
Cevap tarihi: 05/20/2006 00:53:52
Mesaj:

alıntı:
8766-8064=702 saat sapma payı

varya inanmadim bu olaya
oturdum hesap makinasi elimde
kontrol ettim
ama ama nasil olur?

neyse bi sonuca vardim
demek ki günlük hesaplar pesinde kosmayacaksin
zaman kaybettiriyormus :)

ben simdi gidip 2 saatlik politik olma hakkini kullanayim
hahaha eglenceli formul
aklina saglik!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/20/2006 23:35:25
Mesaj:

lars von trier'in öğlen votkası.
yanında havyar sever.

gündüz bu.

gece bilinmiyor.

von trier turfanda bir herif.

mevsimine göre değil.

hep.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/20/2006 23:46:12
Mesaj:

ecevit ölmese!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/20/2006 23:52:09
Mesaj:

atladevedeğilse ne?

at ladeve de ğilsene?

atla deve değilsene?

atıl devedeğil sene?

atıldığında ve girsene.

atıl kutoğlu ve senenin başı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/21/2006 02:24:23
Mesaj:

afroditzyak cümleler kuramam

olağan çiftleşmeler

kabalık yumuşadı

kalabalık sertleşti

hiç değilse oğlum, birini öbürüne vuran ver takke al külah hesapları
ve yarın burayı terkedebilirsin
bir final olabilir

bir yarı final

ikiye bölünmüş şampiyonluk

çünkü yarım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/21/2006 02:33:18
Mesaj:

batı ilerliyor

sanki heryer batıya gitmeli

yalan

dünya felsefeyi unutmaktan ötürü çok kayıplar verdi, biliyorum, varoluşçuluk içindi bunlar, içimiz efsane saltanatlar, siyaset bilgiçliği de var, ama olsun, rockenroll, roll'mak ya da rock'mamak, üstümdeki battaniye, uçak biletindeki termin, bildiğim şeylerin hepsi çok basit,

ve bunu ilk diyorum

bana anlaşılmaz denmesine üzülüyorum

feci hem de

papatya limonatası satan çocuk duyarlılığındayım

bana bakma!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/21/2006 02:46:48
Mesaj:

hayatım 750 kelime.

egzistansiyalist deme bana.

var ol neyine yetmiyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/21/2006 03:06:38
Mesaj:

uçurum iki şeyi sevmektir

aşağıyı

&

yukarıyı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/25/2006 21:29:34
Mesaj:

ben babaxa...
3kağıtçıların kafalarını ikiye bölmekten ve onların kırılmış beyinlerinden harf topladığım sırada siren seslerini duymaktan geliyorum.
kimseyle işim yok.
düz bir adamım.
öküz bir adamım.
herşeyin hallolabileceği yalanını bilmekten geliyorum.
orası atlantis olabilir.
bir chat odası olabilir.
bir entellektüel toplantısındaki mükellef toplantı olabilir.

aklın yolunun bir olduğunu bilmeten ama varoluştaki dolambaçları da bir bir tanımaktan mütevellitim.

muhteviyatım bilgiçliktir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/25/2006 21:39:28
Mesaj:

kafam sabun kalıbı gibi

yazdıkça köpürüp gözüme kaçıyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/25/2006 21:45:59
Mesaj:

bu toprakların gelişmiş bir ekonomiye sevk edilmesini talep ediyorum.

ama ormanlık denizlik olan bir yer olsun.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/30/2006 01:27:45
Mesaj:

istanbul sentezciliği artık bitmiştir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/30/2006 01:32:11
Mesaj:

tc kültürünü oluşturan azınlığın büyük çoğunluğu 5-10 milyon insandan ibaret.

genellemeleri faal toplumlar oluşturduğunda eğer azınlık daha çoksa o toplum gelişmemiş demektir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/30/2006 01:35:04
Mesaj:

bizi kim uyandıracak bunu merak ediyorum.

en büyük tasalarımdan biri bu, gerçekten.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/30/2006 01:39:01
Mesaj:

burdan ilan ediyorum ki durum mühimdi evet.
şimdi vahim halde.

eti tırnaktan ayıran makas treni yokuş aşağı bi durakta durdurabileceğini söylüyor.

yalan.

durmayacak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/30/2006 01:41:08
Mesaj:

mizah sadece ortalığı toparlar.
ciddiyet ise eşyaları nereye koyduğumuzu bulmamıza yarar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/30/2006 01:43:07
Mesaj:

sigara paketlerinde yazan laflar ciddidir.

her paket bir ölüm ajandası gibi olacakları yazıyor artık.

duman alarmı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/30/2006 01:44:17
Mesaj:

susatıcı duygular tuzlu fıstık gibi kabuklu ve tuzlu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/30/2006 01:49:02
Mesaj:

kuracağın cümleden tam olarak emin değilsen, sözcükler seviştiğin kadın memelerindeki ritim bozukluğu kadar iştah açıcı olsun isteyebilirsin.
bu bir canlandırma metodudur ve insan algısını canlı tutar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 05/30/2006 01:52:02
Mesaj:

mark twain gibi biri günaydın derken bile beylik bir laf etmek zorunda.

"pano laflar" ortada olmak ama ortalığı karıştırdığında da kıyıya çekilip neler oluyor diye bakmak zorundadır.

jeff buckley boğularak öldü. nehirde.
şarkı söylerken.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/01/2006 21:35:17
Mesaj:

aziz batu, içimdeki dolgu malzemesindeki harç dolandı bende. tutamadım tuğlaya.

kutsal ol. benden daha çok yaşayacaksın bak. ama dirilmeyi konuşmadık daha. hep olmakla ilgiliyiz. hep olanı gömmekle ilgiliyiz. hep bir katliam. hep bir koşturmaca.

yüreğimizin küfleri iç alıyor. buna pazarlık yapamayız. yürü lan aziz batu.

önümü kapamalarından korkuyorum. tüm geleceğim buna bağlı.

kefeni kapa. sanki hediye paketi gibi. sıkıca. hava almasın yolcu. aziz ol bi de. aziz...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/06/2006 21:46:48
Mesaj:

dün bizim okulun trienal partisinde çok bira içip, motorla karga'ya gidip, ordan kalamış kayalıklarında oturup, finlandiyalı sanatçılarla gezmekten dönen başım gitti cep telefonunu çıkarırken kayalıkların içine düşürdü.
denize inmeyen telefon kayaların dehlizlerinde sıkışıp kalınca canım kardeşim, hocam ve abim erkan telefonu çaldırıp yer tesbiti yaptığında gördük ki iki kayanın arasında sıkışıp kalmış telefon. cılız bir ışık, sarhoş bir baş. telefon hem çok derinde hem de eğer ellersek suya düşecek gibiydi.
dedim gitti 800.
erkan'dan telefonunu istedim ışığından yararlanayım diye, onunkini de düşürürüm diye sanırım vermedi.
o iki kayanın arasına giremeyince, bunlardan birinin öbür tarafından aşağı sıyrıldım. dar soğuk ıslak kayaların arasında, tünelde... finli kızlar bağırdı" aaali come" (onlar a harfini uzatıyorlar).
erkan'a dedim ki çaldır şunu. ve o karanlık kuyucukta, ıslak, derin, kaygan, biraz korkunç... ışığını gördüm benimkinin. elimi uzattığımda cihaz yana devrildi.
aaaaah! eğer biraz daha dokunsaydım bütünüyle suya düşecekti.
yakaladım. serçe parmağımla diğerinin arasından, çektim yukarı.
sonra da başka şeyler oldu.
anlamadığım dilde dönen aaali lafları.
dedim fuck ali. susun.
burda bir cep, biraz kayıt ve hatırı sayılır bir para kurtardık. ne bu...
hayret bişeydi.



Yazan: aybala
Cevap tarihi: 06/07/2006 00:04:15
Mesaj:


ben de
10 gün önce
10 km ötede
aynı kayalıklardan
denize düştüm
aklıma da gelmişti
düşerim ben diye
neyse
pardon

neden yanlız kalmak ister ki insan?


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/13/2006 22:33:40
Mesaj:

anlıyom seni
ama evlenecek ne vardı bunu anlamıyom işte


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/15/2006 20:19:38
Mesaj:

Underneath the bridge
The tarp has sprung a leak
And the animals I've trapped
Have all become my pets
And I'm living off of grass
And the drippings from the ceiling
It's okay to eat fish
'Cause they don't have any feelings

Something in the way, mmm
Something in the way, yeah, mmm

yani

köprünün altında
muşambam yağmur sızdırıyor
ve tuzağa düşürdüğüm hayvanları
beslemeye başladım
ve ben çimenlerin içinde yaşıyorum
tepemdeki damlalarla
ama balık yiyebiliriz
çünkü onların hiç duygusu yok

Yolda bir şey.. hmm
Yolda bir şey.. yeh, hmm.

-

ve ingilizcem kötü, çevirmedim bunu ben ve aslını sorarsan yıllardır ilk kez tam anlamını şimdi anladım, duygusunu parmakladım bu lafların, bunda bir şey hömm, bunda şeyin teki var, evet, hömmm...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/15/2006 20:35:45
Mesaj:

apaçık mektup (içinde pornografi barındırmadan -imalar hariç-)

helin,
eğer sting'in oğlunu götürseydin dün gece (ya da yapmışsan bunu) ne diyecektin arkadaşlarına, etrafa ne diyecektin...
roxanne diye bağırarak seviştiğini mi?
ya ne diyecektin, jartiyerli yırtık çoraplarını kemirtirken elin sünnetsizine...
roger waters'dan daha değerli olduğunu mu döktüğü tohumların.
helin...
ah helin!
talihsizin birisin
benim dediğim
etliyi sütlüye
stingi stringe karıştırdığın...
çok üzdün bizi...
burda,
100 yıl mahallesi esenler mevkiinde, bağlarbaşı namık kemal'de, maltepe sahilde, fikirtepe sinema önünde, afyon elmadağ'da,
bir kahvede tavla oynarken posta gastesine gözatan bunca daha fakir, bunca daha yeteneksiz, daha babası şöhretsiz, daha ufku dar, ama daha delikanlı, daha gür, daha bu vatan topraklarını yaşayan gerçekliğe ait, daha çok vatandaş, daha çok arena konusu bunca çocuğu çok hırpaladın.
ve anımsıyorum daha önce de fuck you yazan tişörtlerle erkeklerin önünde dansedip magazine malzeme yapmış idin.
seni gidi zenginlik bozgunu moda stilist şeyi...
akıllı ol...
ablan gibi salak olma.
seni seviyoruz.
o etekleri giymeye devam...
ama sırf bize, sırf bize...
seni gidi mahallenin kızı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/15/2006 20:48:54
Mesaj:

poyraz... poyraaaaz!

ne var abi. yine dellendin...

şarap bitmek üzre, biraz daha doldur.
ve biraz daha kars kaşarı doğra.
biraz elma da kes.
masayı temizle.
şişeyi döktükten sonra git yenisini getir. tirbişon ebenin darında.

abi şeyinin kökünü de ister misin?

ya konuşmaaa!
laf, laf,laf...
başka da bi şey bilmiyon.

tamam abi, tamam. o zaman az ye de kendine eşşek tut. bunca yıldır aynı sofrayı paylaşıyoz. bi dediğini iki ettim mi?
hesapları ödedim. masaları temizledim. canın ruslara gitmek istedi, uçkuru çözmek istedi tamam, içmek istedi, tozmak istedi, bilmem ne istedi... bi dediğini iki etmedim.

poyrazcım. doğrusun. sonu sürprizle biten bi gecemiz olmayacak bugün. çünkü yok. yoook! şarabı aç. mühim adamsın sen. geçen okuduğun şiir kurtuluş destanı gibiydi, biliyon. canım kardeşim benim.

...
2 dakka sonra
...

abi, şarabı açarken, hay bu tirbişona koyiim, kaydı elimden abi, düştü yeaaa...

tamam poyrazcım. anladık, okey,
yaa, bende bozuk kalmamış bi koşu şu köşedeki tekelden buzgağ alıp gelsen. hatta 2 şişe mi alsan ne. haaa, orası bu saatte kapalıdır, sen sokağın başına git. 15 dakkada yürürsün.
ben sana sonra parasını veririm.

...

o gün poyraz hamdullah ile (ismi bu) bi daha içmeyeceğine yemin eder ve şarap almaya çıkıyorum deyip budha bar'a gider. orda 20 yaşında konservatuvar öğrencisi bi kızla tanışır.
hadiseler ilerler.
kız prezarvativin var mı der.
poyraz geri çekilmeyi önerir.
ertesi gün açık bir eczane buluncaya kadar geri çekilirler.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/18/2006 16:19:15
Mesaj:

topiğimin bu bölümünde, 2 yıl kadar önce kısa bir süreliğine ağır bir antidepresan kullandığım, her 10 günde bir orda burda kavga edip ağız burun kırdığım veya kırdırdığım ve ilaçların etkisiyle arka arkaya gördüğüm garip rüyalardan not aldığım bir-ikisini anlatacağım.
bu enteresanlıklardan, sokeram sinir ilaçlarını deyip kendi kendime yatışarak kurtulmuş idim. iyi ki de kurtulmuştum.
evet,
6 kasım sabaha karşı rüyası...

I.
annemin evindeyiz. onun hastalığının son dönemleri. güçsüz ve sürekli kızgın. hayatın ondan kopmasına karşı bir nefret içinde. bu güçlü kadının bu duruma düşmesine karşı üzgün bir ruh hali içindeyim.
evin giriş holünde bir karamsarlık var. sonra balkon. valide varla yok arasında. balkonda birşeylerle uğraşıyor ama onu tam olarak göremiyorum. bana küsmüş. bu duruma feci üzülüyorum. ve rüyanın bu kısmını sadece bu duygu kaplıyor.

II.
dairenin bulunduğu binayı karşıdan gören bir manzaradayım. sağdaki karayolları bloklarından başka çok az bina var. tıpkı çocukluğumuzdaki kadar tenha. sabri babam evde validenin hastalığıyla ilgili yapılacak bir tadilat için elektrikçi bulmaya gönderiyor beni. elektrikçinin adı arif. bizim binada oturuyor ve dükkanı az ilerde sağda bi yerde. yeri bulamıyorum önce. sonradan anlıyorum ki biraz uzaktaymış. minübüse biniyorum. minübüste bunu görüyorum; arif'i. beni döküntü küçük dükkanına götürüyor. dükkanda 2 kişi daha var. eski bir odun sobası. üstünde çaydanlık. çay dökülmüş sobaya. kırık sandalyeler. aa! bir bakıyorum anannem orda. öleli bunca yıl olmuş. analayamıyorum burda olmasını. ancak garip bir biçimde olayı kabulleniyorum. ama eskisinden daha yaşlanmış. birlikte eve dönüyoruz (arif kalıyor, hani işimiz vardı. rüya işte).
kızkardeşim esin beni bekliyor. ve annem ölmüş. kardeşim ben ve anannemle büyük bir yas içine giriyoruz.

III.
evde salondayız. anannem balkondaki divanda uzanmış yatıyor. bunca yıl sonra yeniden aramızda olması çok garip. bunun nasıl olduğunu soruyorum kibarca. anlatıyor:
"ben öldüğümde diyor. aslında ölmemiştim."
parmaklarımla hesaplıyorum 7.5 yıl olmuş.
sürdürüyor...
"beni bir tabuta koydular. gömdüklerinde, duran kalbim çalışmaya başladı. ve ben "derin sus"tan uyandım. yani yaşama yeniden döndüm." (garip ama laf net olarak "derin sus")
çok ilgimi çekiyor bu. ne olduğunu soruyorum. o kısa ölümde, büyük bir karanlık içinde tabutun sağ alt köşesinde azrail gibi korkunç görünümlü bir yaratığın, kucağında tuttuğu bir bebeği şefkatle öpmesi olarak tanımlıyor derin sus'u.
devam ediyor,
"karanlık tabutun içinde derin sus'tan uyandım. kalbimin attığını hissedebiliyordum. beni gömüyorlardı. tabutu yumrukladım. hiç kimse duymuyordu. daha çok vurdum. kimse farketmiyordu. ancak aralarında bir çocuğun "yaşıyor!" diye seslendiğini duydum. tabutu dışarı çektiler. acilen beni fransa'ya götürdüler. çok hastaydım ama uzun bir tedaviyle beni yeniden hayata döndürdüler.artık yarı bitki yarı insan gibiydim. yapayalnızdım. bu beni tüketiyordu. kendimi toparlamam için türkiye'ye geri gönderdiler. burada elektrikçi arif beni sahiplendi. sonra sen gelip beni buldun. eve döndük ve kızımın öldüğünü gördüm..."
böyle bitiyor lafı. yüzüne bakıyorum dikkatle. şimdi 80 küsurlarda olmalı. yüzünün sol yanı çok şişmiş ve kırmızı lekelerle kaplı. arka odaya gidip annemin eşyalarını bir bavula topluyoruz. odadaki karamsar hava çok canımı sıkıyor. üvey ablam yatak yapıyor. hatırlamadığım başka bazı şeyler de oluyor. burası kopuk. işlerimizi tamamlayıp annemin mezarını ziyaret etmek için kızkardeşim, anannem ve üvey ablamla aşağı iniyoruz. geniş sarı topraktan bir arazinin ortasındaki beyaz minibüse biniyoruz. sonra anannemle gözgöze geliyoruz. sonra büyük bir gürültüyle ağlamaya başlıyor. herkes ağlamaya başlıyor. sonra ben de ağlıyorum. ince bir sesle ve iniltiyle ağlıyorum...

karım beni uyandırdı burda. gözlerimi açtım...
"alicim rüyanda ağlıyorsun uyan" dedi. hava ağarmak üzereydi. sonra yeniden uyudum. ve abartmıyorum 2. rüya böyle başladı.

bilmediğim bir kentte maki örtülü bir tabiat. evler 2 katlı. sonra klasik uçma rüyalarımdan biri başlıyor. uçuyorum. ve bu tip rüyalarımda duru bir suda yüzer gibi uçarım. kendime ait bir uçma hareketim vardır. sol tarafa doğru yatığımdır uçarken. gittikçe yükseliyorum. kent aşağıda kalıyor ve küçülüyor. kentten uzaklaşıp çalılarla ve tepelerle dolu çukur bir alanın üstünden denize doğru yöneliyorum. sonra denizin üstünde uçuyorum. bakıyorum altta bir deniz yatağı. üstüne iniyorum. deniz yatağına tutunmuş vaziyette suya girenin kardeşim volkan olduğunu görüyorum (bol aile bireyli bir film gibin). geldiğim kıyının tam karşısında başka bir kıyı var. bunun bir ada olup olmadığını anlayamıyorum.
volkancım diyorum. sen kıbrısta talebesin bu kıyılardan hangisi kıbrıs diyorum. geldiğim yerin değil karşıdakinin kıbrıs olduğun söylüyor. havalanıp kıbrısa doğru uçuyorum. ve tüm uçma rüyalarımdaki şey yine oluyor ve uçma şarjım bitip alçalmaya başlıyorum. artık havada kalmak için daha çok gayret etmem gerekiyor. ama şarjım bittiği için alçalıyorum artık. uçamayacak olduğumda artık kıbrısa varmış oluyorum. ama ancak kıyıya inebiliyorum. daha fazla giidemiyorum. indiğim yer yosunla kaplı bir yer ve sadece yosunlu kayaların 1 parmak üstünde su. her yerde ölü balıklar var. burda yürümek mümkün değil. sürünerek içeri doğru ilerliyorum. az ilerde bir çift farkediyorum. ortayaşlı bir karıkoca. el sallıyorum. "balıklar ölüyor" diyorum. balıkları ezmeden dizlerimin üstünde ileride binaların göründüğü yere ilerlemeye çalışıyorum. her taraf balıkla kaplanıyor ve artık ilerleyemez oluyorum.
demin gördüğüm çift yardıma ihtiyacım olduğun görüp yanıma yaklaşıyorlar. onlar buraları daha iyi tanıyor olmalılar çünkü yürürken benim gibi zorlanmıyorlar.
do you speak english diyorum.
no diyorlar.
are you rum diyorum. ulan diyorum şimdi bunlar rumsa ve benim türk olduğumu anlarlarsa iyi olmaz diye endişe içine giriyorum.
no, no diyorlar.
aynen şu cümleyi kuruyorum
"peki, do you speak turkish"
biz türküz diyorlar. bana iç taraflarda değil kıyıya yakın kısımda, daha düz kayaların üstüne basarak yürümem gerektiğini söylüyorlar. biz de köye gidiyoruz, gel seni götürelim diyorlar. kıyıya iniyoruz ve dar geçitte yürüyoruz. evet burası iyi. bir yandan da konuşuyoruz. afyonlularmış. kıbrısa yerleşeceklermiş. eşyaların almak için afyon'a dönmeleri gerekiyormuş. kırmızı bir murat 124 arabaları varmış. beni de oraya kadar götürebileceklerini söylüyorlar. diyorlar ki ordan otobüsle ankara'ya sonra da trenle istanbul'a dönebilirsin. nedense bu tipleri sevmiyorum ve tekliflerini kabul etmiyorum. neyse köyün girişine geliyoruz. girişte bir marangozhane var. dükkanın önünde biri genç biri yaşlı iki kişi. afyonlu çiftle selamlaşıyorlar. beni tanıştırıyorlar "arkadaş istanbul'dan"
aaa, ben de mobilyacıyım diyorum. ama biz daha modern makinelerle çalışırız diyorum. ben sizdeki makinelerin satıcısı olan adamı iyi tanırım diyor.
sonra yaptıkları tahta bir kapepeyi sırtlıyor bu ikisi. kabaca yapılmış ve ek yerleri bile zımbayla tutturulmuş basit bir kanepe bu. köyün içine doğru yürüyorlar. içimden kötü bir işçilikmiş diye geçiriyorum.
afyonlu çift ayrıylıyor. marangozlar koltuğu bir eve sokuyorlar.
yürümekten yara olmuş çıplak ayaklarıma bir çift sandalet almak istiyorum. bir dükkan arıyorum bunun için. sandaletleri üçük bir dükkanda buluyorum. hasırdan yapılmış ve dökülüyor. çok ucuz. diyorum biraz daha pahalı ve iyisi yok mu? yok... bakıyorum cebimde param var ama sandalet yok. sokakta yürüyen yaşlı köylüye bakıyorum. giysileri yama içinde. ped su şişesinden ayakkabı yapmış kendine. evler dökük. her yer eski. yerlerde çizgiroman fasikülleri görüyorum.
cebimdeki tüm parayı bunlara versem diyorum. ama parayla bile olsa alabilecekleri hiçbir şey yok ki burda. sonra istanbul'a nasıl dönerim diye düşünüyorum.
sonra kendimi bu fakirliğin kaçına yardım edebilirim ki zaten diye yatıştırıyorum. sokaklarda yürümeye başlıyorum yeşile, maviye boyanmış ama hepsi çok eski kapılar, duvarlarının sıvası dökülmüş binalar.
sokağın sonuna gelemeden uyanıyorum.
sabah olmuş...


Yazan - babaxa - 19/06/2006 18:59:48


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/18/2006 16:41:47
Mesaj:

geçen hafta antalya kaleiçinde bi sergideyiz.
bizim de bazı işlerimiz var.
neyse mekanın harika bir portakal bahçesi var. burda balık yiyoduk, rakı içiyoduk.
mekan sahibi mahmut, bak senin işlere talip varmış, almanlarmış dedi.
bi kızla tanıştırdı komşusuymuş, amerikalıymış. dedi bu sana rehberlik edecek.
kalktık gittik. dedim bendeki ingilizce ekmek su isteyecek düzeyde.
kız kafasını salladı.
2 tane kadın ikisi de 2 metre filan. biz 185le güdük kaldık yanlarında.
dediler kaç lira seti.
set derken 6 şerit alt alta bir resim grubu, bir öyküyü tamamlıyor birleşince filan. ama çerçeveci bazı resimleri karıştırmış konsept kısmen kopuyor.
dedim özür dilerim satamıyorum. bi proje var oraya gidecek bunlar. hele seriyi bozup hiç satamam. amerikalı kolleksiyonmuş gibi bi şeyler dedi, tam çevirmedi.
sen istersin belki hangi resim sevmiş bilmek, dedi.
ee, tabii ben bilmek hangisiymiş.
2lik alman gitti arabanın içinde bir çift deseni var onu gösterdi.
dedim bak işte burda da kopmuş, aslında bundan sonra şu resim gelecekti. olması gerekeni gösterdim, bunlar seks yapan çift, altında daha beteri de var. arabadan sonra olayı yani. bi de desenler çok açık seçik.
alman anlamadı. ulan dedi ben ne gösterdim bu ne gösterdi.
amerikalıya baktım bi şey çevirmiyo, ne ondan ne benden.
alman birden danke deyip döndü kapıya yürüdü.
ben peşlerinden.
orda bir adam.
adam 2.5 metre. karı 2 olunca makbul tabii.
dedim; abi nice to meet u, bye...
ulan dedim ne olur ne olmaz, şimdi abla benim gösterdiğim resimle ilgili bi alman yorumu yapar filan.
neyse uzatmayalım bir dil bir insan olayının noksanlığı üstüme çöktü.
mahmut'a dedim, abi senin bu amerikalı bi bok türkçe anlamıyo, ortalık karışacaktı he...
dedi, boşveer, bak bardağın boşalmış yenileyeyim.
olay tatlıya bağlandı.

haydarpaşa künefesi...

Yazan - babaxa - 18/06/2006 16:58:38


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/18/2006 16:54:50
Mesaj:

dün motorla dükkana dönüyorum, köşede bir kız gördüm.
ayakkabısının tabanı ve topukları 20 cm var.
askılı bir bluz.
çeperli mor bir şapka.
komik bir yürüyüş.
yanından geçerken, tam köşede
"hoop, beni metroya atsana" dedi.
dedim, oraya yakın bir yere gidecem gel.
bindi bu.
dedi ben çok çılgın bi kızım.
dedim topuklardan belli.
bakışlarımdan da belli di mi? dedi.
evet evet, dedim.
bi kız arkadaşımla buluşacaz, biraz işlerimiz var. sonra küüt diye, ben sana telefonumu vereyim akşama ara sevişiriz dedi.
dedim yok benim bu tür seksle işim yok.
sen bilirsin, ben çok iyi bilmem ne yaparım dedi.
ağzınla kuş tutsan (ki kuş, kuştur)... boşver şimdi dedim.
bu arada benim komşu mağazada duranların bazılarıyla gözgöze geldik.
arkamda fosforlu kıyafetleriyle açık seçik giiyimli bir kız. mahallenin deli orospusu.
ulaan dedim, ulaan...
artık 1 haftalık malzeme oldun.
ama masumum.

ow shit!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/21/2006 15:44:22
Mesaj:

roger waters konseri süper idi.

önce beşiktaş ahtapot'da 1 küçük rakı, bi balıkla başladım.
sonra memed aradı, 9'da buluşalım kapı önünde diye.
sonra bi defter bi kalem aldım.
sonra hafif sarhoş motora atlayıp kuruçeşme.
sonra kapının önünde memed'le yine telefonlaşıp giriş sırası.
sonra bira sırası.
sonra çiş sırası.
sonra şimdi memed'i arama sırası.
sonra cep telefonunu çaldırmışım, onu farkettim.
şimdi sırası mı bunun diye hayıflandım.
(kalamış kayalarının yutamadığı telefonu yankesicilere kaptırdık. pahalı bi şey bi de anasını satiim)
ne memed'le, ne burak ve ayla'yla buluşamadık tabii.
ben de kenardan süzülerek en ön sırayı kaptım.
kendime 1-2 de bira yaptım.
roger abi dayandı eski pink floyd'lara.
bi yığın kılıf pink floyd'cuyla biz de korkuluklara dayandık.
amused to death bekledim bolca, olmadı.
sonra 1-2 sayfa karaladım.
sonra çizmek için aldığım kalemi kaybettim.
fribekteki yedeği çıkardım.
sonra baktım bunun içi düştü, bu da çizmez oldu.
ananın gözü dedim kendi kendime.
aksaklıklar çok ama tadını çıkaracağım.
5 karış ötesine kadar sıyrıldım bizim ihtiyarın.
bu adamın gençliği çirkindi, at suratlı bir müzik tanrısıydı.
ama yaşlanınca bi güzellik geldi bunun suratına. erdi adam.
yalnız kolonun dibinde her bas ses saçları geriye doğru üfleyip, kulaklara parmakla sokulmuş hissi yapıyordu.

çekiç sesleri, çekiç sesleri, vurur, vurur, vurur kaportaya.

bu süper konserin şahsıma maliyeti epey yükseğe çıktı ama ne yapalım...
bi daha ne zaman olur ki. hatta olmaz bile, olmaz.

gitmeyen rockçı toplar utansın.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/21/2006 16:27:10
Mesaj:

ve bu adam şöyle bir adamdır ki sırf müziklik değil büyük beyinliktir.
işte bir şarkısında dedikleri

leaving beirut


ve willa ve ben, ayrıldık beyrut?tan
o doğuya devam etti; bağdat?a ve ondan geriye kalanlara ...
bense kuzeye yöneldim, eve doğru.
son sokak lambalarına doğru 5-6 mil yürüdüm,
yolun kenarında bol toz yutarak,
umutsuzca otostop çektim başparmağım ilerde
eve dönen araçların köhne geçit töreninde.
başardım!!!
antika bir mercedes ?dolmuş?!
sıradan,arap, dolmuş taksi yanaştı
ceplerimi dışına çıkarıp omuzlarımı kaldırdım.
?j?ai pas l?argent?
?param yok!?
?venez!?
?atla!?
dedi arka koltuktan yumuşak bir ses...
şöför yorgunca uzanıp iterek açtı arka kapıyı
eğilip içeri baktım; içeride iki adam oturuyordu:
biri takım elbiseli, düzgün görünüşlü, bıyıklı, kızgın, mesafeli, gecikmiş;
diğeri, benimle konuşan,
zayıf, 50?lerinde , kel, soluk tenli, kısa kollu solmuş mavi keten gömlekli
göğüs cebinde bir tükenmez kalem
bir katip belki, biraz gömülmüş koltuğa:
?venez!?
?atla!?
dedi gülerek.
?mais j?ai pas l?argent?
?ama param yok!?
?tamam, tamam, anladık; atla!?

bu insanları mı şimdi bombalamamız gerekli?
bir dağ mı gerçekten tırmanmak istediğimiz
yol zorlu, zorlu ve uzun
indir şu dördünden ikisini!
bu adam asla seni kapısından çevirmezdi

ah george! ah george!
şu texas eğitimi, beynini sikmiş senin daha küçücükken.

sanki bir çocuk el sallar gibi parmakları bir arada,
eliyle artritli bir hareketle içeri gelmemi işaret etti
şöför sırt çantamla eski hohner gitarımı bagaja koydu
ve yola koyulduk.
" vous etes francais, monsieur? "
"fransız mısınız beyefendi?"
" non, anglais "
"hayır, ingiliz?im"
" ah! anglais "
"ah! ingiliz!"
" est-ce que vous parlais anglais, monsieur? "
"ingilizce konuşuyor musunuz beyefendi?"
"non, je regrette"
"hayır, maalesef!"
ve böylece
devam etti küçük sohbetimiz iki yabancı arasında,
fransızca?sı garipti ama doğruydu
benim fransızca?msa duraksıyordu ama istekliydik konuşmaya
yolculuktu, hepsi hepsi bir yolculuktu...
kaba bir şekilde indi geç kalmış bıyıklı ,
ve bir kaç mil sonra dolmuş tek bir elektrik direğindeki ampulle aydınlanan
bir kavşakta yavaşladı,
bir u dönüşü yapıp tozların içinde durdu.
kapıyı açıp dışarı çıktım
yardımsever adam beni izlemedi
şöför gitarımı ve sırt çantamı ayaklarımın dibine attı,
teşekkürlerimi elinin bir hareketi ile savuşturup
eğildi yeniden bagajın içine
sonra bir çift koltuk değneği ile belirdi yeniden
ve mercedes?in arka kaputuna yasladı onları
arabanın içine uzanıp arkadaşımı kaldırdı,
sadece bir bacak, diğerinin olduğu yerde,
pantolonu kalçasının altından tutturulmuştu iğne ile
" monsieur, si vous voulez, ca sera un honneur pour nous
si vous venez avec moi a la maison pour manger avec ma femme "
?bayım, lütfederseniz, karım ve benim için sizi yemekte ağırlamak bir şereftir!?

17 yaşımda, annem, tanrı onun o tatlı yüreğini kutsasın, benim yaz rüyamı gerçekleştirdi
bana arabanın anahtarlarını verdi
topukladık doğru paris?e, depolarımızı içki ve dexedrine?le doldurup
yakalandık polise antibes?te
orospular soydu bizi napoli?de
ama herkes bize iyi davrandı,
ingiliz zıpırlardık biz,
babalarımız kazanmalarına yardım etmişti savaşı
ne için savaştığımızı tümüyle öğrendiğimizde.
ama şimdi, ingilizler yurtdışında sadece amerikan pişekarları
buldog artık bir fino oldu hergelenin kaldırımında şekerleme yapan.

"ma femme",
?karım?

allah?a şükür! tek bacaklı ama sapık değil!
taksi uzaklaştı sallanan lambanın zayıf ışığının altında bırakıp bizi
görünürde hiçbir bina yoktu
ne cehennem!
"merci monsieur"
?teşekkür ederim efendim?
"bon, venez!"
?tamam, hadi izle beni!?
yüzü keyifle kırıştı ve önüm sıra yola koyuldu
acılı bir dikkatle savurarak tek bacağını koltuk değneklerinin arasında
yolun tozlu kenarından karanlığın içine doğru.
yarım saat sonra ancak yarım mil kadar ilerlemiştik
sağ tarafta zor seçilen bir binanın siluetini fark ettiğimde
gelişimizi bildirmek için arapça seslendi
sürtünme sesleri geldi önce, sonra bir ışık yandı
açılan kapının altındakı boşlukta açısı değişen ışık,
bize birinin gelişini haber verdi
kapı gıcırdayarak açıldı ve elinde incil?den fırlamış gibi bir duran gaz lambası ile
beli bükülmüş bıyıklı bir kadın gülümseyerek eğildi bize doğru
dönüp bize yol verdi içeri girelim diye
o zaman anladım eğilmesinin sebebini
insanı şok eden bir kamburu vardı sırtında
selamına karşılık olarak başımı sallayarak gülümsedim ve nezaketimi kontrol etmeye çalıştım
bu tek ayaklı adamla kambur karısının arasında; bu kadarı da çok fazlaydı benim için!.

nezaket çok mu fazladır bizim için,
nezaket bir başkasının çocuğu için duyduğumuz acıma kadar
uzak bir duygu mudur yoksa?
bir akıllı bomba her zaman işini yapar, amacına ulaşır
başkalarının çocukları ölür ve savunanların adalet arayışı artar
amerika, amerika, lütfen duy bizi seslendiğimizde
hip-hop?unuz var, be-bop?unuz var, itiş-kakışınız var
atticus finch?iniz,
jane russel?iniz
konuşma özgürlüğünüz var
harika plajlarınız var, vahşi doğanız ve alışveriş merkezleriniz
sakın gücü boş bırakma, hristinlık adına, siktiret hepsini
kendin için ve kalanı için dünyanın.

heyecanla konuştular
gelip kocasının koltuk değneklerini aldı, alışık bir ilgiyle
adam el kol hareketleriyle azarlarcasına
bir misafirimiz var dedi
hatasından utandı kadın
eşyalarımı alıp nazikçe bir köşeye koydu
?du the??
?biraz çay??
tek göz odada, köşeye yapılmış setin üstüne, minderlere oturduk
yer sertleştirilmiş topraktandı, bir duvarın önünde yüksekçe bir platform yapılmıştı
1.80?e 1.20m, ve basitçe bir çarşafla kaplanmıştı yatak olsun diye.
kambur, küçük bakır cezvelerle birşeyler yapmaya başladı ve ocağı açtı
ve bize sıcak ve tatlı çay sundu
ve akşam yemeği,
lavaş ekmeği
açık ateş üstünde sacta pişmiş.
sonra dişi deniz kestanelerinin yumuşak içine batırıp, yemeğimizi yedik.
ev sahibesi yemedi, onun yemeğini ben yedim
misafirleriydim, bu kadarı yeterdi.
sonra kayboldu bir perdenin arkasında,
etiketi solmuş eski bir şişeden dikkatle paylaştırılan
rakıyı küçük kadehlerde içen adamları başbaşa bırakıp.
kısa süre sonra yeniden belirdi kadın,
neşe yayarak, kollarında gururları ve neşeleri olan çocuğu.
ben o bakışı unutamadım hiç,
öyle sert, biri sana bakarken diğeri kaybolmuş ardında burnunun.

benim adıma değil, tony, sen büyük bir savaş liderisin,
terör hala terör, kim nasıl koyarsa koysun kuralı
tarih hiç yazılmadı ki lanetlenenler veya yenilenler tarafından
şimdi cengiz han?ız, lükreş borjiya?yız, sam?ın oğluyuz biz
1961?de evlerine aldılar o çocuğu onlar
merak ediyorum ne oldu onlara
lübnan denen o kaynayan kazanda
eğer bulabilsem onları şimdi
değiştirebilir miydim birşeyleri?
acaba bu hikaye nasıl bitti?

ve yatak zamanı, benim için, onlar için değil
onlar tabii ki yerde uyudular perdenin öbür yanında.
bütün gece uymadan yattım o topraktan yataklarında
ve şafak söktü, heyecanlı fısıldaşmalarını duydum
dikkatli ve sessiz, misafir uyanmasın diye
esaslı bir rol yaptım uyumuş gibi ve gerindim,
teklif edilen bir leğen ısıtılmış suyu aldım ve yıkandım
ve kahvemi yudumladım minik fincandan
ve bolca teşekkür, eğilme ve el sıkışmayla
kadını angaryasıyla başbaşa bırakıp ayrıldık
ve, iki adam, yeniden yola koyulduk o kavşağa doğru.
parlak sabah güneşinin belirginleştirdiği acı dolu yavaşlığımızla ilerledik
dolmuş tam zamanında belirdi
ev sahibim koltuk değneklerinden birini bana verdi , diğerine yaslandı
ve boşta kalan eliyle elimi sıkarak ve gülümsedi
"merci, monsieur,"
?teşekkürler, efendim?
dedim
?de rien?
?rica ederim!?
" and merci a votre femme, elle est tres gentille "
?ve karınıza da teşekkürler, çok düşünceli kendisi?
kurtarıp kendisini diğer koltuk değneğinden
arka koltuğa bıraktı bedenini yeniden.
"bon voyage, monsieur,"
?iyi yolculuklar beyefendi?
dedi
ve taksi güneye, şehre doğru ilerlerken hafifçe başıyla selamladı beni
kuzeye döndüm, gitarım omuzumda
ve ilk esişiyle sert sıcak rüzgar
hemen kuruttu genç yanaklarımdaki tuzlu gözyaşlarımı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/25/2006 15:48:57
Mesaj:

aşağıda yazan şeye benzer maillere ifrit oluyorum.
yapma diye neyi diyorsa bi de utanmadan gider onu yaparım. bi bok da olmaz. bi arkadaşım bu ne cesaret dedi. ben de bu ne cahillik dedim. hem ikisi de c ile başlıyor. bu kötü mü şimdi. (allaa/allaa/yeaa/kapaparantez.

metin şu:

Bu yazıyı kimin yazdigini veya bu resmi kimin cektigini >>>>>>bilmiyorum.Resimdeki cocuk arkadaşlarıyla beraber Sundarbana >>>>>>tatil icin gitmişler .Resim cekmelerini istemis.Flaş >>>>>>patladıkdan >>>>>> >>>>>> >>>>>> >>>>>> >>>>>> >>>>>> >>>>>>bir süre sonra cocuk bagırmış ve bayılmış .Iki >>>>>> gun sonra cocuk krizinden >>>>>>ölmüş.Arkadaşları resimi çıkartmışlar ve res imi gorunce cok korkmuşlar.Resim cekilirken hepsi orda olmalarına ragmen >>>>>>gormedikleri bir şey varmış .Birer birer sinir krizi gecirip >>>>>>hastaneye yatırılmıslar.Bir asker bu resimi 13 uzmana >>>>>>gondermis. Hemen terfi etmis.Bir sirket sahibi bu resimi >>>>>>gormus,gulmus ve silmis. Bunun ustune iflas etmis.Baska bir >>>>>>genc cocuk resmi görüp bu sacmalık diyerek inanmamış ve ertesi >>>>>>gün trafikazasında ölmüş.Yine başka bir genc bunu görüp 13 >>>>>>kişiye yollamış >>>>>> >>>>>> >>>>>> >>>>>> >>>>>> >>>>>> >>>>>>ve en çok istedi?i şe?i >>>>>> gerçekleşmiş.Bu resimi 13 kişiye >>>>>>gonder.Bekle ve onlari seyret.Sakin resimi silme.. >>>>>> >>>>>>re im burada >>>>>> >>>>>>http://img82.imageshack.us/my.php?image=12po1.jpg >>>>>>


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/25/2006 15:51:13
Mesaj:

lan istediğim bişey var ama. açıp baksam göndersem mi acaba ama bıyk


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/25/2006 15:54:40
Mesaj:

bi de ben çok miktarda "bir, bi, bu, o, şu, ve, ya da, veya, ama, çünkü" laflarını kullandığımdan ötürü ifritim. veya firijitim. ya da difransiyelim arızalı. ama saykokillırkeskösse fa fa fa fafa, tenor. çünkü metinlerin belkemiğini kırıyor bunlar. onlarla şu oluyor. aç parantez, laf kalabalığından başka bi şey yok burda).


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/25/2006 15:56:50
Mesaj:

açıp faris e gönderim:)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/25/2006 15:58:41
Mesaj:

gördün mü resimdeki şeyi?
ayyy, ne korkunç, ne içsel mesajlar veren, ne bir acayip resim öyle deil mi?
insanın hayatının değişeceği geliyor...
(bu da merak dozunu artırıyor)


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/25/2006 16:00:38
Mesaj:

gerçekte dikkate değerden öte bir durum. vay canına, inanmazdım.


Yazan: perima
Cevap tarihi: 06/26/2006 06:08:08
Mesaj:

öyle demeyin
ben bir film izlemistim
film icabi videoyu izleyen bir hafta sonra ciss oluyordu
ayni bu resimdeki gibi bir görüntü vardi filmde
ölmemek icin ise videoyu kopyalayip baskalarina izletmek gerekmis
lutfen cabuk cabuk bu resmin 13 tane kopyasini yollayin oraya buraya
babaxa yapmiyorsa da sen yap ada
dayanamam yokluguna :PpP


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/26/2006 09:24:10
Mesaj:

merak etme bende kırk can var. biri çıkarsa gerisi yeter bize.
aslında herkes gibi bi taneydi benim de. ama sırf faris için 39 daha sigortalattırdım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 19:32:29
Mesaj:

bugün
monofazeli, 140'lık, en az 5 hava tabancası çalıştırabilen, 2hp, 8 bar hava basınçlı kompresörlere bakmak için perşembe pazarına gittim.

burda seyyar arabada sıkma portakal suyu modası çıkmış.
evvelden bilirim seyyar ayrancıları meşhurdur.

ayran 1 ytl.
sıkma portakal suyu 1 ytl.

ben portakal içtim önce.
sonra 1 bardak da ayrancıya ayran söyleyip dedim ki, ulen dedim, sıkma portakal suyuyla aynı paraya ayran satıyosun ve fakat belki de yarı yarıyadan daha aza malediyosun, dedim.

ayrancı, bizim ayranımız meşhurdur abi dedi.
yani bu şu demek idi, 1 milyonluk kahveyi starbucks'da 10 milyona içersin, konu ayran olunca ehöhuha mı şimdi bu.

üstelik ilk örnekte, ayranı ekşi yapmak için de ayranın içinde maden suyu var idi.

marketing, advertising, turing, i'm going to swiming, thinks better thing, çong yang bing

cümlenin bu sonuç kısmına, türkçeden bir ing bitişli sözcük motif edemiyecğim.
yok çünkü.

gitmişken morgen'in önerdiği bir sergi var, "aradığınız numaraya ulaşılamıyor" deyi.
bi reklamcı arkadaşım salık vermişti.
bu ikinci salık verilme halinde, ulan uğrayayım, dedim. hazır buraya kadar gelmişken.
(ben verilen salıkları dikkate alırım. müzik olur, film olur, çizgiroman cildi olur, rus cildi olur...)

gördüm sergiyi.
kafam zikuldi.
hayatımız sergi görmekle geçti esasen.
normalde bir sergiyi 10 dakikada, hadi yarım saatte, hadi bilemedin en çok 45 dakkada gezersin biter.
burda en az 1 saat filan zaman gerekiyor.
gaste küpürleri, objeler, tv programları, müzikler, vıdıvıdıcılar, tarihler...
gürültüler ve renkler.
ses cümbüşü ve renk cümbüşü.
sergiyi 15 dakikada gezdim. 5 dakikasında küpürlerden bazılarını okudum. kalan 10 dakikasında ibrahim tatlıses'in kadınlar matinesi için yaptığı tv1 kanalı videosunu izledim.
en eğlenceli kısım olaraktan bu kısmı buldum. ibo nerden nereye gelmiş dedim. neyse.

zaten tüm bu perşembe hikayesinde
ticari, müteşebbis, kompresör araştırmacı, işçi haklarını korumacı, yeni bir koltukçuyla tanışmacı, 1 ay fazla vadeye evrak vermeci.. gibi ca'lı-ci'li şeylere bir de sergimergi, ayrancımayrancı, sıkma portakalcı-mıkma mortakalcı derken kayda değer insanda erek, umut, öngörü, fazilet ve hukuğa dair hayatımdan bi şey de geçmedi.

vallahi geçmedi.
ya da vallaha geçmedi.
yahut vallaa geçmedi.
en azından wallaha billaha geçmedi.

hoppala cuppala geçmedi.
hay ebenimebeni.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 19:53:29
Mesaj:

abi, beni içkiyi seven biri yapan şey çakırkeyif insan serserilikleri düşüncesidir.

ya, rıza... alkoliksin sen oğlum. niye kulp takıyosun şimdi buna. çakırkeyif bilmemneleri bilmemnesi. komiksin yaa!

tamam. sen sabah namazı kılarken ben senin önünden geçtim mi hiç şimdiye kadar bir kere, allah için hiç bi kere.

geçmedin ama ne yani bu şimdi.

sen de benim önümden geçiyon abi, bu bu. hatta geçmiyon, kaldın orda, duruyon. önümü kapıyon benim.

ya, benle cümle sonlarında yon yun diye konuşmaya başladın yine. düzgün kullan şu türkçeyi.

abi o zaman sen de arapça okuyon duaları. ezan keza öyle. sen de türkçe oku. bozma.

rıza, sıkma şimdi benim canımı. iç şu üzüm şırasını, kır dizini otur.

abi, evet üzümle ilgili bir su içecem ama şarap olacak bu. yeter artık ya. en çok alkol konya'da tüketiliyo, bunu biliyo muydun?

rızaaa, rızaaa... tövbe tövbe yaaa.

tak tak tak (rıza duvara vurup sadece dudaklarını oynatarak bir şeyler mırıldanır)

şlaap! (mutaassıp kişi kapıyı çarpıp çıkar)

lap lap löp, ploşp, tkrıır, vıcik vıcik, gııırc, plop, şırrr, lıkır, lıkır, gulp, görgh
(rıza, mutfağa gidip şarap açar, bardağa doldurur, kafasına tamamını diker, yutkunur ve geğirir)

serserilik başlamıştır,
yürü be rıza...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:08:31
Mesaj:

şu misafirlere bakıyordum. ismimismi görünmeyenlere.

bunların belki yarısı, belki de tamamına yakını aktif kullanıcı.

nerden mi çıkarıyorum, hızlı cevap vermelerden.
bi şey yazılır, hooop misafirlerden biri cevaplayıverir.

ya da şöyle oluyordur,
misafirlerden birinin niki joancollins olsun. forumda diyelim ki stevemcqueen nikli kişi hakkında bi yazı çıktı. joancollins hemen bir telefon,
aloo, stevecim yaa, bilir misin senin hakkında ileri geri bi şeyler yazılıyor.
ne gibi joancım.
top mop filan diyolar.
eaaah! hemen bağlanıp gereken cevabı veriyorum.

neden bu yabancılık.
neden isimler saklanıyor.
neden kapıları kapalı tutuyoruz, gönlümüzün kırlarından sarı laleler koparırlar deyi mi?
neden bu kimliklerdeki gizemsel expressyonizm.
hedonizmin kollarına bırakmak varken arı böceklerinin dudaklarından akan polenden yapılma köpüğü. (bu cümle var ya bok gibi oldu)

haklısın. bu utanç beni gerdi. ben de logout olur, çaktırmadan izlerim olan biteni.
hedonizmi de yerim yani.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:13:57
Mesaj:

hedonizm neydi ki? ben bi tek romantizmi biliyom.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:17:27
Mesaj:

2 ay önce bir motor kazası yaptım ve hala virajlara girerken veya karşıma ani bir su birikintisi çıkınca kütük gibi kasılıyorum. yatıramıyorum aleti, manevra kabiliyetim duruyor.

otobanda, arkadan hızla bir minibüs, dikiz aynasının içinde küçücük.
sonra bir bakıyorum o minübüsün sol ön farı, aynayı bütünüyle kaplamış.
öküz gibi herifler. çoğu öküz. bi de etiler değil ki muhit, ikitelli, esenler, güneşli...

sonra senaryo başlıyor.
gözümün önünde hepsi.
minibüs motoro bir çakıyor, ben bi yana alet bi yana.
benden kask fırlıyor.
benim kafa şapırt diye şeftali gibi.
bacak elektrik direğine asılı.
motor ateşler çıkararak takla atıyor.
bu sıkıntıyı acilen kafadan atmam lazım.
acilen...

insan beyni mizah üretmeli bence.
gerilim varoluşun temellerine ters.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:18:24
Mesaj:

hedonizm,
zevksefayla haz almak.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:21:05
Mesaj:

aynıymış lan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:24:15
Mesaj:

romantizm altyapıdır.
hedonizm sonuca ulaşıp skor yapmak.

çaktın?


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:26:00
Mesaj:

yahu işin altı da üstü de bir, bakma sen.
neyse, öğrendim yeni bi kelime ama cümlede kullanmam lazım. yarın kafes te yazim bi kaç cümle.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:29:14
Mesaj:

mumlu masada yemek yemek romantik ilişki
yatakta birbirini yemek hedonik ilişki

doru mu?


Yazan: taygır
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:31:17
Mesaj:

alıntı:

ya da şöyle oluyordur,
misafirlerden birinin niki joancollins olsun. forumda diyelim ki stevemcqueen nikli kişi hakkında bi yazı çıktı. joancollins hemen bir telefon,
aloo, stevecim yaa, bilir misin senin hakkında ileri geri bi şeyler yazılıyor.
ne gibi joancım.
top mop filan diyolar.
eaaah! hemen bağlanıp gereken cevabı veriyorum.

Oluyor mu sahiden böyle şeyler.

Zaten kaç kişi ki burası?

15 var mı? İkisi birbiriyle dalaşıyor, bütün kızlar benle dalaşıyor, biri(sen)kendiyle dalaşıyor, birisi yalnız olmak istiyorum diyor başka bir şey demiyor, ha bir de herkes neden beni faris sanıyor, biri bana cevap verse...v.s

Bir de telefon trafiği dönüyorsa, eyvahlar olsun.

MSN'de varmış, estarabim yazmıştı. Normal yaşamda insana kıran mı girdi, bütün iletişim yolları buradakiler için harcanıyor?

Perşembe pazarına gitmeyeli kaç yıl oldu kimbilir...

Amerikan pazarı duruyor mu hâlâ?


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:32:41
Mesaj:

işin bi de yatakta skor yanı var ki artık o benim bileceğim şey.

kolaymış yahu hedonizm ve romantizm. birbirinin neden sonuç ilişkisi işte


Yazan: taygır
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:33:30
Mesaj:

alıntı:

mumlu masada yemek yemek romantik ilişki
yatakta birbirini yemek hedonik ilişki

doru mu?


Doğru ve bir ekleme hedonik adam, Tanrı'nın kendisini yatakta birini yemek için yarattığını düşünen adamdır.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:35:18
Mesaj:

hmm kötü bişeymiş bu. başka şeyler de var oysa hayatta.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 20:40:31
Mesaj:

romantizm müessesinde akşam yemeği masasınının mumla dekore edilmesi hususunun sonsuza kadar dokunulmaz kalması hakkımızda hayırlısıdır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 21:04:51
Mesaj:

evet.

bu msn ne komiktir, ne gevezelik icabettirir adama.

kullanamıyorum ben.

nber, slm neörüyon, şşt baksana bi hele

bilemiyorum ne diyeceğimi.
diyene ne cevap vereceğimi hele hiç bilemiyorum.
hele bu kişi samimi olmadığım birisiyse beni makattan kazıkla oturtup ipnoz ediyorlar ekrana öylece kalakal diye.

ne konuşulduğunu bilmiyorum.

yabaninin biriyim zaten.
kayınvalidelere sıklıkla gitmeyi sevmem.
tanımadığım insanlarla ilk tanışmalarda hep yanlış anlaşılırım.
aşureyi şapırdatarak, pirzolayı kütürdeterek yerim.
bira içince ağzımın kenarında hep birazı kalır.
işeyince donumda kalır.
allahım.
ölmek istiyorum.
bu ne biçim bir utançtır.
en gizli duygular, en onmaz etikseller zatım adına, en "ben ben ben" diyen ego ekosu...
şimdi ne yapacağım.
ya bu mesajı gönderirsem.
ya diğer insanlar beni yargılarlarsa.
ya artık kimsenin yüzüne bakamazsam.
hayır msn'de konuşamadığımı kimsenin bilmesini istemiyorum.

bilse ne olur kimse?

kim o?

kimsee!

hiç kimse mi, bir kimse mi, çok kimse mi?

her kimseee!

ya fuck şimdi kimse mimse burda küfretmeyeyim diye zaten ne taklalar attım.

ya olum, kimse kim işte sana ne yeaa!

sonuç ne sonuç. sadede gel. kimim var kimsem yok.

bıktım senden ya. hep bana soruyosun, hep bana. ben senin iç ekonum oğlum. çatışmanın başladığı alandaki inek memesinden besliyorlar beni, memenin biri bitse diğerine.

kanallar farklı olabilir ama depo aynı. aynı inek.

sen de aynı ineksin, hiç değişmedin bunca yıl.

hadi dolaba. bak biran bitmiş. insan 7sinde neyse 70inde bilirsin yani.

haa, öyle mi. ben 7imde bira içmiyodum ve msn'de yazışmıyodum, aptaaal!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 21:18:28
Mesaj:

dünyadaki yapılabilecek bütün tahlilleri yapmak adına saçlar neler çekti sen bilmezsin teoman dayı. bu kadar etüd, bu kadar tesbit, bu kadar şeyettiğimin şeyi...

utku,
yeğenim.
sen sıkma kendini. bak şu dalın altında uzan biraz. ayva çiçek açalı 2 ay oldu.

işte bunu diyorum dayı,
ayva çiçek açtı, sonra yaz geldi ama daha hiç denize giremedik.
bu nedir dayı yaa.

utku oğlum, canım yeğenim, bacımın kınalı kuzusu, diplomalı öküzlük diplomatı, sus yavrucum sus, git şu ağacın ora, uzan, destiden ayran iç, ayça şenbaşkan'ı çağır, frekansınız tutarsa sevişin, biraz gözleme ye, koyunlar meeliyor dinle... laf dinle.

tamam dayı. ama daha dün duş aldım ama bugün almadım yani ama.

aması ne lan.

yani dayı sende temiz don var mıydı?

al çıkarıp veriyorum. lan yeğenim sen ne ibibik biri çıktın yaa. oğlan dayıya kız halaya benzermiş. nah benzer. bu salak ya. olum cebimizde temiz don taşıyacak halimiz yok herıld.

ya dayı, kızla sevişmek mevişmek dedin ya, benim don biraz ishal olmuş da.

hem ineksin, hem de iğrençsin yani.

ya sikecem bu kır romantizmini, ben gidip tahlil yapacam. sanki britneyspears hiç sıçmıyo.

utku, bu şeher bozdu seni. biziktirgit ne halin varsa gör.

das kapitali okusaydın da görseydin.

o kütük gibi kitabı mı? hah hah haaay. annene söyliyeyim de hemen eversin seni. bozutmuşun sen.

olur teoman dayı. çeyizinde bolca erkek donu olan bi kızla olsun ama.

(buldun da kıl tüy şeyi yani)
bunu öykünün yazarı diyor. bu ikisi de çok salakmış. bi daha olmaz.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 21:47:39
Mesaj:

bayrampaşa mevkiinde, dükkanda elektrikler kesildi. saat 21 küsur.
karanlığa gömüldük.
internetten düştük.
müzik de kesildi.
fan durdu.
bu sıcakta ter başladı.

ibook'un ışığı dışında kaldık karanlıkta.
telefonda fener ışığı var, yaktık.
çekmecedeki kulaklığı bulduk.
telefona bağladık.
insanın bilgisayarının şarjı dolu olmalı, bilgisayarı laptop olmalı, telefonu elfenerli olmalı, ve radyolu olmalı, hatta mp3 çalarlı olmalı.
başladı seal, hey joe.
sonra başladı pinhani.
istanbul'da şarkısı...

hoop, insan duygusu...
aldırabileceğin çocukların var mı karnından. terketsinler diye seni,
biraz rahat ol diye, umursamamak istediğin şeyleri klozete boşaltsınlar yeter ki, diye.

ne diye bozdun kafandaki bunca güzel şeyi,
hooop insanoğlu,
farelerle yaşamamak için mi seçtin kedileri.

yaşlanmakla ilgili kaygılarındaki damar daralmasına taktığın kadar
niye takmıyorsun duygularının daralmasına, bozulmasına gittikçe vicdan tirajlarının.

hoooop insanoğlu lan,
ağlatmak zorunda mısın ufaklıkları,
küçük bir çocuğun hüznü, ayakkabıları bile olmayan, yere basamadan başlayan hayata, kafasına bomba atanların utanacağı bu dünyada, yürek bizim götümüze batan bir gözyaşı eti olacaksa...

elektrikler geldi.
fan çalıştı.
ter bitti.

gevezelik başladı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/27/2006 22:18:48
Mesaj:

bi dakka ruhum
uzun sürmez, çiş, fantazi, sifon, yarım açık musluk, biraz sıvı sabun, tertipsizce yırtılmış peçete, klozetin kenarlarını sil, üşenme yere eğil belindeki ağrıya iyi gelir.
sakın bana uzunum deme,
daha uzunlarını gördüm.

abi mizah bitti minieksepotansolarizme girdik galiba.

bilmiyorum abidin, neye gireceksek girelim,

bronzolalım, he!

heee!

yaa, beni de bu harf uzatma şeyindren yaptın ya helal sana.

her şeyin bir ilk i var dır hil al ab i.

cümleyi bozdun.

sen de benim keyfimi.


Yazan: ra
Cevap tarihi: 06/27/2006 23:47:56
Mesaj:

bi konuda kafam karışıyor bu gece. çocuk iken, "şimdi" yaşamaktan

öte gitmezdik. biraz büyüyünce (sorumluluk, süperego, satrançta iki

hamle öteyi görme dolduruşu vb) "şimdiyi terkedip, ileriye" yatırım

yapar olduk. biraz daha büyüyünce "şimdi" tekrar öne çıkar oldu. öte

yandan "geçmiş" ders almak için akılda tutulmalı hadisesi var.

aşırı bira kutsanabilir yani bir açıdan, hangisi ile yola devam

edilecek bilmiyorum ama, dedim ya, bu gece net değilim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/28/2006 00:03:10
Mesaj:

bu gece olacak olanlar için olaylara değil,
kimselere gereksinim var.

neydilerle geçmezse, kimdilerle geçer.

bu sigarayı kim içer.

bir sanat oluşumu mu, bir yeni şaşırtıcı cümle mi bilinmiyor.

komik mi?

hüzünlü mü?

sen cerrahsın.
açtın mı adamı?
etini yardın mı ikiye.
düşüncelerini erittin mi pudraşekerli kahvenin fincanına daldırıp.

bitiyorsa bunlar niye uzuyor bu kadar.

bilinmiyorsa, gerekli mi?

ingilizlerin o ağlak rock muhabbetleri kadar uzatacağıma
hayatımda ilk kez bu kadar uzun kaldığım ydforumundan uzar giderim.
bu bir terketme biçimi.
serseriliği başında anlattım.

muhammet.

muhammet ali.

muhammet ali clay,

kroşe, rövoşata, dingil, metre, beni arayıp rahatsız ediyorlar, gösteririm onlara eve nasıl gidileceğini,

burda sihirli laf lazım.

ama yok.

tedirginlik adamı öldüren bir ehvam.
bırak bunları.


Yazan: perima
Cevap tarihi: 06/28/2006 00:06:03
Mesaj:

halinin ustune minder uydurmak gerek :P


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/28/2006 03:24:52
Mesaj:

bardaktan boşanırcasına rock.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/28/2006 04:09:40
Mesaj:

üstesinden gelemeyeceğim yolculuklar, gidin şimdi.

ağlak acılardan istemeyiz.
içimiz batak.
lüzumsuz eş acılar
belki.

biraz da laf.
buna ozan dersin.
acıklı bin laf da edersin sen.
yazma bana.
endişelerim ateşlenir.
sonra kötü olur.

şimdi hırpalandım virajda,
gömülebilirdim, yolun daha başında, belki geçiyordu zaman, anlayacağından uzak tehlike, kimin neye ihtiyacı var,
patlıcan tava pehlivan uykusu muhakkak bütün,

ve şimdi,
yapamayacağım şey yok,
uykuya tenezzül böyle,
bakabileceğim göz,
bildiğin haller,
içim doluyor endişeyle,
gemiler aldırmaz kimseye,
en iyi sen bilirsin, bildiğin şeyi unutma.

bu sigaraları kimse içmez

sabah uyanmaktan bıktım
durmaz ahkam,

müzik boka battı bir kere

portakalları sula. bahçede durma. önce git.

sonra balkona çıkalım.

içi tuhaf otel odaları.

alın yolcuyu
burdaki yerden
bir dahaki sefere

ve kendimiz
biz yerdeyiz.

bu şiirde
bu olmaktan beter.
bitik biri gibi,
öylece.

bir kısmınla dinleseydin bari.

yavaşça yere bıraktığım zamanlar.
kırılmasın diye.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/28/2006 04:45:42
Mesaj:

martılar mühim. diledikleri gibi bağırırlar.

ve onların kanatları var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/29/2006 19:48:55
Mesaj:

bebek baileys henüz emeklerken ağzında bir emzik azucuk bitter çikolata çoğucuk bira yanında buz tabaa biraz da bal kabaa orta karar makarna vatan millet sakarya derken bak şu karna,
bak!
acıktı yine tosbaa...

karın kardeş, karın kardeş!
boş musun, dolar mısın, yemek vermezsem solar mısın?

bir çiçek gibin solarım,
içi doldurulmamış öyküler gibi kalakalırım hikayenin girişgelişmesonuç hallerinin katısıvıkarıngazı şeklinde.

al sana biftek, al sana elmadilimkızarmışpatates, al biraz da bira, derin acılardan çeken yüreğine yardımcı olur, beyne gitmesini engeller kanın, biraz da kayısı kurusu, ortasına ceviz kodum, bunu yazan tosundan da kodum, üstüne kavrulmuş tuzsuz kabak çekirdee, vanilyalı dondurma da ye, dondurmayı süpangilenin üstüne koyarak da ye, kavun kemir sonra, çay iç, dut ye, gel olmadı benimkini...

şşşt, hüooop! bana bağ, öyle arada geçirme bu lafları ağzından çıkarırım bak bunların hepsini, sıçırttırttırtma şimdi böyle. bilmiyorum artık.

okey karın kardeş tamam, biz de önce seni doyururuz sonra geliriz.
baarma öyle,
oldu mu böyle.

olduolmasına daaagurrrrg,gurulgurulguruduugğğ!

hep hazırdan yiyon ha, hep,
bak bu kadarını diyeyim.

zırrrrrrrrr!

çalma yine şunu yaa. iki kelime dağarcığın var zati
ya zırıldarsın ya guruldarsın,
hayret bişii.

zorrrrrr!

açken bi de bu çıktı başımıza, bi zoruldamaklar, mama isteyen çocukluklar, bi alınganlık hali,
alıngan bağırsak spazmı oldun iyice başımıza.
neyse...
biftek nerden bulurum aceba bu mevkiide?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/29/2006 21:52:31
Mesaj:

manzara şu:
4 genç arkadaş var. yeni geldiler. depoya mal indirmek için yardıma. yaş ortalaması 29, bir de ben (ortalamam kendi yaşımla birebir), yazaanede oturmuşuz, kimilerine aşina bir istanbul fırlama delikanlı muhabbeti ortamı. bizim elemanın rodvayvır köpeğinin muhabbetini işliyoruz. sonra bir araba dövüşü olmuş, hasımlarının kafalarını kırmışlar. bunu. biz de arada kelime attırıyoruz.

kahramanlar:
zafer (bizim eleman. doğma büyüme bayrampaşalı. macir. satış elemanı. aralarında en ağır olanı. yaş 30)
sabit (zafer'in arkadaşı, turkcell'de bir iş yapıyor. doğma büyüme bayrampaşalı. macir. aralarında en olgunu. yaş 30)
murat (zafer'in arkadaşı. bir şirketin finans departmanında çalışıyor. doğma büyüme bayrampaşalı. macir değil. kafasına göre takılıyor. aralarındaki en küçük. yaş 27.)
serdar (zafer'in arkadaşı. gümrükte çalışıyor. doğma büyüme bayrampaşalı. macir değil. aralarındaki en fırlama. yaş 28)

hepsinde saçlar bir biçim.
giyimler başka bir biçim.
hem racon hem modernizm tavan yapmış.

en güzel tavırları şu, birbirlerine hep yardım ederler. kendilerinden büyüğe saygılıdırlar.
bizimki, sabit'e trakya'ya turkcell muhteviyatlarının sevkiyatına yardım etmek ve arada denize girmek için izin aldı. pazar izninin bahasına. diğerleri akşamüstüne doğru işi asıp takılmışlar. birer bira ikram ettim. eski kaşar yedik. bir sigaralarını içtim.
acıkmışlar.
yemek ısmarlamadım.
karın doyurmaya çıktılar.

insanlar tür tür.
şekil şekil.
renk renk.
boy boy.

çeşit dinamiği. nuhun gemisine 2 tanesinin dışında kimse vize alamamış ya.
bu iyi değil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/29/2006 22:16:02
Mesaj:

rabia.
aklıma mukayyetülzekat ol.
aziz batunun eşi. azizelerin azizesi, ey rabia.
bio enerjimde çöküntü var.
memnuniyetsizlikten de var.
şükür ki aç değiliz.
zaten memlekeette kimsenin açlıktan öldüğü yok.
bize devlet yardım etsin.
sen de bizim sol omzumuzun altındaki kulak memesi kıvamındaki koltuk altı bölgesinden bizi ayağa kaldır.
ve üfür.

dedi ki,
oğlum, kanın mı, dizkapağın mı yoksa etindeki tüyün kılı mı diken diken oldu.
dedim ki,
evet ben üşüyorum, rabia.
üstümü ört.
bir tas çorba ver.

(domates çorbası)

kaşığı eğme.
eğmee.
üstüme döktün işte bak.

tamam gafur,
doydun.
titremen geçti.
dinlendin.
uyu şimdi.

hayır, aziz rabia.
gezmek istiyorum ben.

de git, bozma kafamı. nerde gezicen. bi sürü masraf şimdi.

kıroyum ama para bende rabia.

sağlığında sağlığın kıymetini bilmeyen overlokçulardan oldun yine. yanacaksın ateşler içinde.

al şu 100 öroyu da uzayalım. hadi ama.

sok o parayı cebine ve bi daha da benimle muhattap olma.

kiminle. aziz batu'yla mı.

aziz nesin'le ol.


Yazan - babaxa - 29/06/2006 22:17:27


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/29/2006 22:40:52
Mesaj:

sahanda yumurta için akşam tarifini veriyorum.

malzemeler:
2 yumurta (2 kişi için 4, 3 kişi için 6, 10 kişi için 23)
bir zeytinyağı kaşığı dolusu sıvıyağ (sızma zeytinyağı)
bildiğimiz kalaylı tava (teflon kanserojen diye)
kısık ateş.
ocağı yakmak için kibrit.

yapılışı:
kibriti çak çırayı yak ateşi kıs tavayı koy yağı dök yumurtayı kır bekle pişsin pişerse servis eder yersin.
afiyet olsun.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/29/2006 22:50:41
Mesaj:

süper bir enginar tarifi:

malzemeler:
kişi başı 1 baş soyulmamış, eldeğmemiş bayrampaşa enginarı (sapları kısa kesilmiş)
taze sarımsak (küçük dişli)
1 kase mandıra yoğurdu.
bir tencere.
tencereyi dolduracak kadar su.
ocak.
mart.
nisan.
(pardon mayıs haziran. enginarın mevsimi öyle)

yapılışı.
enginarı yıka tencereye koy yarıdan biraz fazla su koy enginarı tencereye koy.
iyice kaynat. çatalla yokla yumuşamış mı.
haşladığın dallı yapraklı enginarı süz tabağa yatır.
kaseye yoğurt doldur.
sarımsak dişlerini kopart.
enginarın yaprağını kopart.
yaprağı önce yoğurda daldırt.
yut.
üstüne bir diş sarımsak at.
dilersen ekmek dilersen etimek kopart.

şarapçılara, biracılara, akşamcılara ve ne olduğunu bilmezlere ilaç yaptınız.
afiyet olsun.

bürrk!
(illa bi iğrençlik, illa o çuvaldızı iğneyle yarıştırma kompleksleri. hey allahım)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 06/29/2006 23:08:11
Mesaj:

nietzche öldüğünde delirmişti.
komaya girmek yerine en iyi alternatif şekil delirmektir.

bir deli ölürken normal bir akıllıdan farklı hisler taşıyordur.
ve bu ölüm kadar büyük bir sır...

deli ne hissediyor?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 02:52:09
Mesaj:

bu olmalı mıydı saksı?
balkondan düştüğünde 1 kat aşağı. kırıldığında.
olmalı mıydı? gerçeklerin, düzayakların, başardığında merdiveni çıkmayı gerisingeri.
kibirli keçileri, içli bardakları, kalçası güzel salçası beter götürü hesabı sıcak bir bardak bira binbirgeceumutsuzluk, sağlam tabureden gül, demet demet düğüm, gebermek dediğin içli birinden işittiğin çıkış sohbeti.
alabilir miydin ülkeleri. işgal nasıl şey?
seninkileri batırarak çorbanın suyuna.
bastırarak.
apartmanın önünde parkedebilir miydin, biraz, unutmak için motor.
kilitleyebilir miydin, içi terk tuborg. markası bu muydu?
bir mod değeri, deri cekettten, iç cebi cüzdan, basit, küfür dolu, duru,
ve kabullenemezsem aşağıda olanları.
tuvalette işemenin endişesine yanaşmazsam bi biçimde
belimde kabus bitince,
uzlaşabilmenin anahtarı,
iyimserin kilidini açtı şimdi,
iyileşmeye doğru gidiyorum,
iyi adamı öldürüyorum,
matematik kötüye düşman,
fenomenim bastı,

kurudum.

ter soğudu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:00:17
Mesaj:

ve daha çok.
ve daha sulu.
ve
bunların anlaşılması gerektiğinde bütünsel, anlamsal, imasal, bir masal,
bastonu balyoz gibi vurduğunda topal
körükörüne afalladığında böbrek
bundan ötürüydü deminki olanlar
nasıl, niçin, neden, ordan, şurdan, sar baştan
domatesin kaburgası kırdığın közlü bibere çekirdekten cavur istimyeli bağır
sebep sensin.

sen.

sen.

sen.

sen kim olduğunu bilirsin.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:08:08
Mesaj:

içi iç dışı geç başı bul sonu dur

benzer mi hiç story

bizimki sory

kimseyi üzmeyene

elbirliği,

reddime rastgeldiğinde unut dediğimi,

kötürüm ruh gidince bırakmadı pek bi şey,

çamurlarımı heykel yapsaydım bari dedim,

kitapları istiflerken bana mı sordun dediim.

dedi istifleme.

dedi oku.

dedi orda durma

burda dur dedi.

ur dedi,

ciğerine geelmiş senin misafir dedi.

dur dedim

noktalama işaretlerinde bul dedim bunu

olmamalı dedi

endişeyi daha çok işleyeceğim sen merak etme dedim
ve orda yatıştı.

endişe.

bitişik dert.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:09:41
Mesaj:

nasıl bölük pörçüğüz görüyor musun? ben sen o o o diğerleri


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:26:15
Mesaj:

merdivenleri icat edenlere diyeceğim var
basamaklar çoğalmasın yüksekte başımıza sıkıntı basıyor diye
umudu unuttu bela aldırmadı gönül doldurdu defter batırdı beyaz soktu imge durdurdu hal

beyaza şunu diyeceğim
rengine körsün

yineleyeeceğim
renkkörüne

öldün sen

yazgı mı

olgu mu

sonu gı ile biten bu mu diyeceğim

beck's.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:31:40
Mesaj:

eğlenceyi tepmekle alakadarız.

rakıyı başa sardık, boşa


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:32:47
Mesaj:

beyaz kim lan? bak paranoyamı azdırma


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:33:25
Mesaj:

oturum dükkanı,

iki kelimelik arşiv.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:42:28
Mesaj:

göt kalkmayı iki kere yazmışın


Yazan: perima
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:44:22
Mesaj:

cen cen cen
cenebaz
ve iki cambaz
bir tel
ickiler benden ;)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:44:38
Mesaj:

at ok


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:45:07
Mesaj:

yay yut


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:45:14
Mesaj:

bok at


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:45:38
Mesaj:

şu bu


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:45:39
Mesaj:

at boku


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:46:06
Mesaj:

kuku


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:52:01
Mesaj:

boğuk kalem


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/02/2006 03:53:40
Mesaj:

lan yat artık


Yazan: perima
Cevap tarihi: 07/02/2006 04:08:12
Mesaj:

bu hendekten
ne etsek de
gecsek


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 04:25:01
Mesaj:

içimi gördün ramazan
basit, tekdümen geçti yönetmenin oldun kendine
alındığında küfret
veya küs
unut.

bulunmayı iste
onarılmak kadar boz.
uzlaşabilmenin anlamları, iletişim değerleri, hep bok, hep bot, hep de bi ot
olmazsa yeniden damlarsın,

kumrular
kargalar

peynirden 2 kelime
açlıktan 7

uykumu bölme lotus
öldürme beni.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 04:39:57
Mesaj:

ömrümü yedi tava
bir balık tüttü
bilemedikçe teknoloji battı güneşi doğudan kaba gelen bayılma biçimi durdu yokuşta ve elektriği kesmeyin unutmayın içimizi dedim
bilmem
yaşam geçiyor isyan büyüyor.

naber lan keriz, naber lan keriz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 05:34:05
Mesaj:

tan hafiften ağarıyor.
düzeltmeleri yap.

açık bıraktıysan kıçını ört.

kuşlar öttü.

kuşların kanatlarıyla arkadaş ol.

gizli yer bırakma.

saklı tutma olgun biri gibi davran, gerektiğinde öldür, uvertür uyku,

kim sevecek seni.

kim katlanacak alıngan tavırlarına suratsızken ve umutsuz bıraktığında bas gitar çalma hevesini.

olursa ve eğer olursa

kim daha fazla senin kadar en az o kadar açacak pencereyi içeri daha çok hava gelsin diye.

kasıntının dergahı.

gelen sabah.

ağaran gün.

patladı balon.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 20:12:17
Mesaj:

laptopumda bombanın pimine bir saat var ve hoşgeldin bebek,
devamına kadar bir sonuç yol iki lokma da yemek yok o zaman dışladın kendini patladı atom soyuldu dom dom korundu orman.

mezatta ne sattılar o gün.
yulaf arpaya akraba,
belli
kaç kiloydu içtiğin bi yol bira
neyle satacaksın ekmeği
para eden elin var kullan kır buğdayı dök mukaddes ol yaparsan olur
paraylan pullan olmayan şeyler olur budur otur
belki kurnazdır laf

ömrüm kusmukla bitiyor
gittikçe ölüyorum taburem kırık böcek
şerefe lan kader
getirdin koydun bizi buraya
neydiğimle oynattın aklımdaki en ahlaklı yaşam biçimlerini

tuvalette kusmak
uyurken osurmak
tutarken işemek
bozarken onarmak belki
susarken bile konuşmaktan beter yaptın lan kader bizi
rüzgar dekorasyonu
közlenmiş patlıcan kokusundan sofra

belki çok sonra
belki şimdi
belki de muallak abiyle içtiğinde gündüz vakti bunca hafta sonra robot sanıp kendini çalışmaların bittiğinde kafan karışmıştır işe gitmeedin diye

daha kaça bölebilirim kafamı
kaç adam daha olabilirim bilmem
kaç kıça daha bakacağım ömrüm boyunca
bunların kaçına arkadan duracağım dövmeli gamzeli ölmeli
mehmetalierbil çok utangaç herif
vıykvıyk etmeyi bilir

ulu allahım
şarjım garanti değil
usturayla kesilebilir muhabbet, birden
gider kusar gelir işer oturur yazarım
ulu ulama biçimi kendine bağlayan mekanizma düğüm
gördüğüm her masa mezarım
kördüğüm yer kasa sezarım
tasarımı yok kelimelerin, dedim sana ve şimdi bitiriyorsun enerjiyi içinden lokomotif konteynırı geçiyor, harp sürüyor, sertsin,
bu kötü
kolla götü

duyguları ordan oraya taşıyacağına bakkal dükkanı tut bari
belki bu çatışma hoş değil ama
gofret iyi gelir

esnafsan esnaf kal.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 20:22:49
Mesaj:

birden gelir işeme biçimi
brif verir böbrek git işe gel diye
yapmacık sıvı
küçük göl
taşan su her suya giren kadar abaran havuz
kaç kişiye kabardın bugün
karanfilleri berbat ettin boka battı buji
git temizle elektrik enerjisi yine gelsin diye
adams ailesiyle haşla yengeci

dürülüyorum

olan bu olmayan da o

nejat abi iyi adam lakin çok konuşup beynimi sikiyor gereksiz yere dudaklar hep aşağı hep yukarı gidip geliyor dairemde karınca var örümcekleri severim sistem bozuldu burda üşüttük isteristemez buyur komutan emret sağa dön sol dip

dürülüyorum, basmıyor bendeki pistonlar çelik motor çelik bilek çevik kale çubuk çomak

dürülüyorum
kepap
kuzu haşlama
bitengün
gelengece
bir bilmece...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/02/2006 20:31:36
Mesaj:

türkiye
içini aç bana

biz neden daha 1 asır önce imparatoruyduk kıtalararası denizler burası
şimdi ne olduk, kapısında yatıyoruz topluluğun

incittin bizi memleket

vermeden alarak nasıl atlatabilirsin endişeli bakışlar içiyor başımız

türkiye
bizi bize açmadan durma orda sakin vurgunlar dolar dolar çuval yaşattın fakire fukaraya

toplumsal mesajlar bitti
kişisel olanlar başlayacak az sonra

bırakıyorum.


Yazan: faris
Cevap tarihi: 07/02/2006 20:41:10
Mesaj:

konuları değil, isimleri okuyorum artık.
eskiden konuları okurdum; artık sıkıcı geliyor.
en son kim yazmışsa, ona göre seçerek harcıyorum zamanımı...
yoksa çekilmiyor.


Yazan: faris
Cevap tarihi: 07/02/2006 20:48:38
Mesaj:

örneğin; morgen ismi varsa bir konuda "son yazan" olarak, mutlaka oraya tıklarım. çünkü kesinlikle ilginç bir bilgi, öğrenilmesi gereken bir şey veya edebi bir keyif vardır orada...


Yazan: faris
Cevap tarihi: 07/02/2006 20:52:56
Mesaj:

pia ismi varsa bir konuda "son yazan" olarak, oraya da mutlaka tıklarım. çünkü konuya mutlaka değişik / farklı / ironik bir bakış açısı getirilmiştir. zihnimde yeni bir pencere açıldığını hissederim onu ne zaman okusam...


Yazan: faris
Cevap tarihi: 07/02/2006 20:58:56
Mesaj:

babaxa ismi varsa bir konuda "son yazan" olarak, oraya da mutlaka tıklıyorum ama bunun nedenini bilmiyorum. galiba yazdıkları arasında büyük boşluklar bırakıyor ve bu boşlukları okurken zihnin otomatik olarak doldurmaya çalışması keyif veriyor; bulmaca çözmenin verdiği keyifli çabaya benziyor sanırım. emin değilim.


Yazan: faris
Cevap tarihi: 07/02/2006 21:15:24
Mesaj:

malina ismi varsa bir konuda "son yazan" olarak, oraya mecburen tıklıyorum. çünkü içimde her zaman forumdan atılma korkusu taşıdım. atılıp atılmadığımı merak ediyorum. üstelik bende tuhaf bir patron fobisi var.

ayrıca sınırları belirleme konusunda çok faydalı oluyor onu okumak... tabii ki bir de, on cümlelik mesajın tek cümleye sığdırılması konusundaki mucizevi beceri konusu var.


Yazan: faris
Cevap tarihi: 07/02/2006 21:44:13
Mesaj:

mr. snakeskin ismi varsa bir konuda "son yazan" olarak, oraya da mutlaka tıklarım. çünkü tuhaf bir henry chinaski tadı var yazdıklarında... iyi bir şiir tadı beklentisiyle açarım onun yazdıklarını... gereğinden fazla dürüst ve bu dürüstlük sadece alkoliklerde ve çocuklarda bulunur.


Yazan: faris
Cevap tarihi: 07/02/2006 22:06:43
Mesaj:

benim ismi varsa bir konuda "son yazan" olarak, mutlaka o konuyu açarım. çünkü imla kusursuzdur ve anlatılmak istenen şeyin özüne, sade/duru/net ve temiz bir üslupla doğrudan inilmiştir. asla imge kirliliği yoktur yazdıklarında... saçma sapan espriler uğruna yazının güzelliği feda edilmez.


Yazan: faris
Cevap tarihi: 07/02/2006 22:53:25
Mesaj:

Ada ismi varsa bir konuda "son yazan" olarak, mutlaka o konuya tıklarım. sebebi alışkanlık olsa gerek... yazdıklarının çoğunu anlamak için satır aralarında elimde büyüteçle dolaşır gibi hissederim kendimi. bir de onunla dalaşmak, okyanusta balina avına çıkmak gibi keyif verici olabiliyor bazen.

kaptan ahab / moby dick hikayesi...


Yazan: faris
Cevap tarihi: 07/02/2006 23:33:50
Mesaj:

ra ismi varsa bir konuda "son yazan" olarak, mutlaka o konuya tıklarım. çünkü yazılarında (mesajlarında) karanlığı zemin olarak kullanıyor, böylece aydınlık kalması istenen yerler şekil olarak öne fırlıyor (şekil-zemin ilişkisi)

ayrıca yazmak için seçtiği konuların özenli/dikkatli ve titizlikle seçildiği de hemen belli oluyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/03/2006 23:18:21
Mesaj:

bira,
gel buraya ilacım.

sana diyeceklerim var biracım
süpermen değilim örümcek adam hiç belki batman
kaldıramıyorum bu kadar işi, üçe ayrılmış bir kafayı, iki kere kavrulmuş üreyi
bu yüreği uyut da öyle gezersin şehrin kanalizasyon borularında

ben birayım
deyip girme şekillere
senin havanı sikeyim

mucidinin heykelini dikmeliler münih'e, istanbul'a bir de prağa bıraktım sonuncuyu
şimdi
beni uyut
sonra git

bi de karaciğere yağ yapıp inceden
oynama benle yok yere

seni yağcı ibne...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/03/2006 23:33:38
Mesaj:

neriman'ın nesi var
niye açık seçik kısa kollu düşük belli dolaşıp duruyor namık kemal mahallesinde baştan çıkarıyor karpuzcu halil'i, nohutpilavcıyı, bakkal kerim var sonra bi de kasapların sırasındaki o ayı gibi olan montör bekir

vuracaklar sonra bunu kaldırım kenarında kalacak başı mazgala doğru çenei kanlar içinde gözlerinde rimeli akıtan bir damlacık yaşla
dedik o kadar burası türkiye yavaş dikkatli ve muhafazakar ol korkma ondan sonra
dürüstün rakibi olur mu derdi babam
olur babam olur
biraz sarıgöl'lü alim
biraz da bu ülkenin gördüğü bir lider kimliği

köy enstütilerini ateşe verdiler nöron gibi
horon teptiler kırsalda açtıkları kitaplıkların üstünde
eğitilmesinler ve namustan cinayet topraktan buğday işlesinler diye kırık dökük traktörleriyle
örgütlendiler sonra camilerde bir avuç yumurcağı o incecik sesleriyle bağırta bağırta anlamlarını anlamadıkları yeminler ettirip, kendilerinden büyük ciltleri ellerine vererek

sonra neriman taşındı sokaktaki sarı binaya
balkonda iç çamaşırı ekolünü ilk o başlattı
pakize de bir kere yaptı ama evde kaldığı için ve ayşen grudayı bile yendiği için kimse önemsemedi onunkileri
içime bir enerji gelip çökmüştü o sıra hani yeni birini tanımaktan aşağıdan yukarı doğru olan bir okunma biçimi gibiydim o sıra
sonra olan oldu ve nerimanı bir hurda tüccarına verdiler adam örttü bunu sırf bi citroen c3 otomobil vaadiyle
aldı da
ama neriman uslanmam dedi
daracık kıyafetler hatlar ortada donun ipi iz yapmış eteğe
baş kapalı ama gözler kalemli kalçalar kıvrak
mahallelinin hayal gücü daha çok çalıştı
ve otomobilinden inerken sıraya girdiler belki bacağının birazcığı açılır da 5 gün şirketten 31 çekeriz diye
herkes memnun ama ben değilim

bilmiyorum çünkü
neriman'ın nesi var?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/03/2006 23:43:26
Mesaj:

ülkeyi kurtarmaktan vazgeçiyorum kenan abi
bi mesajın var aç şu telefonu bip etti, her tarafta bakışlar kalabalık bir ülke zaten kalıpların dışına çıkamam çıkandan bana ne

ranan.
sen benim bildiğim aklı başında bi kızdın
neye kızdın.

abi olmuyo böyle kadın muamelesi görmekten sıkıldım bi de aslında kadınlara ilgi duyuyorum.

ne tür bir ilgi

ebeninkine duyabilirim senin şu halanın kızı var 18 yaşında bi cilveli ki sorma o var

yaa ranan. bi adam bunları deseydi var ya
neyse

abi, bıyık bırakmak nasıl bi duygudur

bacağının koltuk altını alıp duruyon ya bunun anti tezidir bırakmak. sen memur traşı yapıyon, her sabah öyle bak bi de olaya

haaa. tamam kenan abi geç oldu.

evet.

pardon abi bi de şunu sorucam ameliyatla olursam erkeğe dönersem ereksiyon olur muyum, hı ne dersin.

sen kafayı yemişin derim.

abi ben gideyim sorunlarım var benim.

cehenneme git.

fuck you.

anan.

boz palazım uzatmayalım.

bye.

bay bay.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/03/2006 23:47:01
Mesaj:

lan dingil seni:)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/03/2006 23:52:10
Mesaj:

lan cemgil lan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/03/2006 23:52:48
Mesaj:

gürültü için bugün bir kulaklık aldım
3 otobüs durağından ileri
en pahalı olanı değil ama pahalı
aynada bir baktım sola bal
bir de sağa döndüm oldum bir hal
saçları ortadan saldım şöyle üstünü örttü pencere geçti gece bir hece virgülleri koymadım ayrılmadı cümle ayrılan cümleleri sevmiyorum bugün virgül bağlaç bağlaç ekler var sonra söyle soran var mı ki

ulan türkçeyi zaptetme güzelim dilimizi ne hale soktun bak

uzun cümlelerim yok ki niye kızdın birden

trip şlop

hip hop

yok bi bok

kalk bob,
şu şarkını çal
all along the watchtower

yine yanlış yazdın öğrenemedin şu yabancı dili

bana yabancı, öğrenirsem böyle olayım



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/06/2006 00:55:37
Mesaj:

suya battı fish

patron çıkıştı
niye dedin, neden yaptın, ne bu, batırdın bizi, gidin

işçi çalıştı, jipe bin, eve bin, yata bin, tatile bin, olmadı gel üstüme bin

şirket büyüdü
olaylar aktı öylece, kapıcının karısı ve kapıcının kendisi, paranın açamadığı kapının nöbetçisiydi bunlar
ve hizmetçiler, biraz korplast çöp torbası, büzülmüş ipiyle, konteynıra yükleniyor bilinmedik bir ülkeye doğru, batıya gidiyor yelken ve lodos doğudan esiyor, dalgalar çığ gibi
kimse susmuyor ve bütün ülke çok fazla konuşuyor
hepsi istanbul'da toplanıyor
işçiler ve patronlar
kahyalara bakmıyor yolda bekleşen fahişeler
meniler birer rezalet, tüm dünyanın üremesi adına ora bura boşa saçılmış sperma
bomba at, hedef iran
kamboçya iflas ediyor sırf kot pantolon satamadı diye

istanbul,
nefes boruma kaçtın
ben de sana kaçırıyorum şimdi,
çişim kaç

bulut bugün tarlanın üstünde gezmedi

karpuz gölge arar

yaz hallerine eklendi neriman

kız kardeşi çok işveli

onun kızkardeşi hele

sormayın bunu

işveninbilimi o...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/08/2006 00:30:16
Mesaj:

dün motordaydım yine.
motor kullananların o garip tekveçıplakbaşına halleri vardır.
kimsen olmaz, direksiyonu tek tutarsın.
sabahın 4üydü, burası başka yani.
parantezleri açmamıştım.
noktalardan kalmamıştı.
kafamdan içeri rüzgar.
bacamdan sürat.
bir surat bir surat.

yol ölümü.

gelirsen, korkmuyorum ama zamanı seçmelisin

dedi fobi.

o gün bazı şeyler yaşadım,

balkondan aşağı işedim,

herkesten önce yattım saat 5 idi

millet 21de

ezan okunuyordu ve namazı kılmam lazımdı, kutbu bilmiyordum, kuzeydoğu, kıblebatı, batırsanagülreçeline

motoru ağaca bağladım

bir erkeğin atına itafen, duruş o duruşdu

gelişmeleri anlatırdı düstur

sorgulamaya gelmiyor lügat

atın adı koşanlügattır

yol kaygan lakin şeritler akıyor

kavis büyüktü ve uzun süre yatarak gittik yana

sonra uyuyarak gittik

yolölümünün döşeğinde miydi bu yatak

sonra neriman yine geldi

ben dedi

senin ecdadını sikerim uslu dur

eyvallah dedim ve ilk kez bir kadından bu kadar korktum, inanmazdım kas gücünün ağzına sıçacağını bu inancın

ve bildiğim herşey "kadın" oldu orda.


Yazan: pesmelba
Cevap tarihi: 07/08/2006 00:33:44
Mesaj:

faris,
beni ya yazmayı unuttun,
ya da artık tıklamıyorsun son mesajda beni gördüğünde de
onun için yazmadın adımı;
yoksa bir zamanlar benim her yazdığımı dikkatle ve keyifle okuduğunu
sık sık belirtirdin
ve yazdığım çoğu mesajın ardından senin bir yazın olurdu...

çaptan mı düştüm agam ?


Yazan: faris
Cevap tarihi: 07/08/2006 01:18:03
Mesaj:

unutmadım ama çözemedim :)
işin doğrusu, yukarıdaki mesajları çok çabuk yazdım ama sana gelince tıkandım. neyi, nasıl yazacağıma karar veremedim.

çok karmaşıksın galiba. sanatçılar hep böyle midir?


Yazan: pesmelba
Cevap tarihi: 07/08/2006 01:41:15
Mesaj:

bilmem,
başka sanatçı diyebileceğim kişilerle
onlara bu tanımı yakıştıracak kadar yakınlığım olmadı
pek fazla...

ama karmaşıklığı anlaşılmazlık anlamında kullandı isen,
öyle olduğumu sanmıyorum;
çeşitlilik anlamında ise
evet, ben dahil sanatçılar öyledir

ya da şöyle diyelim,
belli bir profili sürdürmek adına
özgür davranışlarından ödün vermezler,
herkes gibi ("kadar" değil) iniş çıkşları,
takıntıları, prensipleri, inandıkları,
zaafları, iyileri, kötüleri vb. vardır;
ama bunları diğerlerinden daha yüksek yoğunlukta
yaşar ve aksettirirler


Yazan: pesmelba
Cevap tarihi: 07/08/2006 01:44:24
Mesaj:

işleri rol yapmak olduğu için
başka kimliklerle empati kurarak,
özdeşleşme yaşayarak
uyum sağlamaları diğerlerine göre daha kolay olur
ve öyle görünürler doğaldır ki;
ama özlerindeki ben önem verdikleri noktalarda
uyumun ve empatinin üstüne çıkar

ya da ben böyleyim en azından


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/10/2006 01:35:25
Mesaj:

işemek

ayşe arman

bira

kalıp

balıp

olup

olup

dirilmek

dir

dur

bi

dil

(mutluyummutlusunmutlu)

akü.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/10/2006 01:44:01
Mesaj:

ülkemi korumak istiyorum neye karşı bilmiyorum
arkadaşım konuşuyor
sen korumazsan ben korurum diyor

ülkeler yanlızdır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/10/2006 01:44:45
Mesaj:

ülkemi göndermek istiyorum
göğe


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/10/2006 02:13:17
Mesaj:

risk yok
dışarı üfle
kurgu kötü
çünkü klavye pis
pc
benimki daha pc

yakup abi adını değişelim

neyle

yakub ile

manevi anlamları varsa eğer...

var var.

abi...

de!

deşifre ettim seni yüzün yumuşadı seviyosun di mi bi bilim

kant içindi

birkerede kasma
bu karede kas

bu kare olmamış

olduğukadardırkeder

bileşikbuluşoğuzatayındır

olabilir oldu ve evet şimdi

şimdi şimdi
ne bu şimdi

çişimdi

gitgel sonra konuşalım

çarpılıpgeliyorum

(içinegirdim parantezin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/10/2006 02:22:26
Mesaj:

bu hayatta benim kadar yanlız biri var mıdır acaba

(dünya konuşuyor, aşağıda)

ben

evet ben

ben de

bi de ben varım

evet

beni unutmayın

bu hayat çok yanlız lan
bu site bunun için

sağol site

ilk önce sana sağol.


Yazan: lula
Cevap tarihi: 07/10/2006 03:58:45
Mesaj:

alıntı:
bu hayatta benim kadar yanlız biri var mıdır acaba

sence...?


Yazan: naz
Cevap tarihi: 07/10/2006 06:41:15
Mesaj:

Kadar yalnızlığın ölçüsü nedir acaba?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/11/2006 20:53:21
Mesaj:

yüreğinin kanırttığı yere git
nasılsa çok şey kanırarak gitmiyor mu
sen de git...

yalnızlık kanırtıcıdır...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/11/2006 20:58:48
Mesaj:

kastamonuentegre fabrikasından getirdim talaşları yaktım ateşte sardı alevler istanbul'u tüttü duman başladı gece yürüdü kervan uludu kurt ve en çok bu lafı sevdim:

kurt ulur kervan yürür

içinde bir drama var belki bir gerilim belki de kuvvetle faşizm

öyle duruyor içeriği
düşünmeye gör hakkında

kurdunuluduğunda kervanınyürüdüğündeki tıpatıp hallere kondumkaldım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/11/2006 22:54:50
Mesaj:

zamanı rafa kaldıran evren kıyamet demektir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/11/2006 23:09:04
Mesaj:

terminolojik olarak size bir termin tarihi veriyorum suphi bey.
a ile ç arasındaki litaratürü karıştıracaksınız.
sorular bu bantta çıkacak.

a ile ne dediniz.

n demedim ç dedim.

çene dediniz sandım.

q nasıl

bizim litaratürde x yok beyefendi

ne demek yok sen çarpım tablosuna hiç mi bakmadın

6 kere 9

9'u 6 kere yazarsak olur

ya 6'yı 9 kere yazsaydın

bir pakette 20 sigara var

peki zekai bey 20 kere 1

dur yazayım yanyana sonra da toplarım
1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1

yaa, gördünüz mü bir pakette kaç tane sivri battı size

bırakmaktan başka bi yol bırakmadınız bana

gidin
çakmak da güzelmiş, bari bunu bırakın

hayırlı işler olsun

işiniz bu olsun.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/15/2006 03:50:35
Mesaj:

üstümü örttüm örtmesin diye annemden önce ve valide beni uyuttuğunu sandı ama geziyordum geceleri uykumu bölenlerle rakı içesim geliyordu ve kıramadım ikiye cevizi tutmadı aşı battı batak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 03:49:56
Mesaj:

syd...

seni efsane yapan mantığın taaamına koyayım taam da,
öldün tamam da,
eski kankan memlekete geldikten sonraya denkgeldin tamam ama,
niye senin hakkında tek bir kelam yok.

syd barrett öldü başımız sağolsun.
naaşı topkapı mezarlığında bu cuma öğlen namazını müteakip merkezefendi camiinde defnedilecektir çınarın dibinde bluesci çingeneler tambura çalacaklar gelin oynayacak yüreğim yerinden oynayacak.
çelengi bırakın bari biri çıkıp hakkında konuşsaydı.

tabiyetine dahil olduğum bu sitede 1 hüzün bastı içimi.

rockçılar da ağlar.

uuuu uuu uu u


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 03:52:58
Mesaj:

kafamı darmadağın etmek için kendime neler yaptım hamdullah yoldaş seninle yola çıktığıma pişman oldum adın bile devrimi bozuyor komplekslerimi birer birer ızgara tahtasında çivisi küflü çakmaktan usandığım sırada enseme yapıştı ter.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 03:57:49
Mesaj:

ter gardaş

karaciğer deme sakın değil heyecan de yeridir ama kimimiz mavi gözlü kimimiz hela

işemeyen insan zayıftır

bacı ve garı oturuyolar son cümleyi kurup sifonun karşısına kurulacağım şöyle sidik şırıltı sifon forş kapı çat keyif oh!

işeyip gelmezsem namerdim ki tayyip konusunda endişelerim var ve sanki laisizm hususuna bakınca ve bazı tavırlara cumhurbaşkanlığına girmez eminim ve daha bir yıl var tüm ülke skandaldan bıktı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:03:36
Mesaj:

bazı lafları telaffuz ettiğinde havayı bir telaş kaplıyor moloküller gıdıklanıyor sanki ortayerde.

cibinnik.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:08:01
Mesaj:

kafaya rakı fikrinin sokulması bir türk anlayışıdır ama birayla alman olmadım hiç olması grekenlerin dozajları dereceleridir aşkların ve maltların.

biri 6 öbürü 40.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:13:58
Mesaj:

wc...

moruk ne akıllı adamsın sen.

kadına rimel erkeğe tesbih resimleri

ya da diğerleri

kadın tırnak erkek yumurtalık

kadın hamile erkek dükkan açık

kadın fular erkek papyon

kadın tanga erkek boxer

kadın ince erkek kalın

kadın dişi karga erkek erkek karga

kadın + erkek >

kadın m erkek s

kadın k erkek e

kadın kapı erkek pencere

kadın o erkek b

kadın ne erkek ney


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:16:06
Mesaj:

zico eski bir topçudur fenere geldi başarılı olacak içime geldi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:16:34
Mesaj:

madalyonun öbür yüzünü çevirdiğimde ne göreyim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:17:12
Mesaj:

tüm bu şekilleri madalyonun ön yüzüne işlemişler arkası düzmüş be


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:19:03
Mesaj:

tüm tekel bayileri

işinizi adam gibi yapın ve siktiğimin hizmet hattını açın

444 bira 444


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:19:28
Mesaj:

wc 444 çiş


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:20:11
Mesaj:

dörtyüzkırkdert copypaste dörtyüzkırkdert


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:25:54
Mesaj:

herkesi allaha emanet olmaya davet ediyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:27:10
Mesaj:

ve bunu tekbaşıma yapıyorum

sebebi

inanç kullallahü
arasındadır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:28:02
Mesaj:

kendibaşıma aklımı allaha karşı sakınmaya davet ediyorum ileri gitme


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:28:50
Mesaj:

syd'i dansa davet ediyorum ve bu dünyada bir ilk ikimiz de dansetmeyi sevmeyiz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:31:17
Mesaj:

ılıman iklimin adını kodum maki doğası sığ çalıdan düz bir ovası var ülkenin

ve bu ülke bize etmediğini bırakmadı ve biz bırakmadık

en faşisti biziz oğlum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/16/2006 04:37:37
Mesaj:

kelepçelerimi tak

damsız alınmayan barlara hücreliyim

sikimde freud

içerde olanlar sevişmeyi isteyen insanların biraraya gelmesinden ibaret

"ve" lafını icat eden bayaa bir tanrı

ve "bir" lafını

ve " işaretini

ve çiş için konuşmuyorum bile

geeldi gideyim.

bob çalıyor.

salondaki kız kalkıyorgeliyor

daha önce kalkayım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/19/2006 22:56:24
Mesaj:

berrak bir müzik.
yoluna and rayına girmiş kimi insani değer taşıyan şeyler.
temiz bir su, tortusu çökmemiş, eskimiş yumurta kokmayan bardaktan içilen yudumdan.
dan dan dan. olaylar batıda geçen bardan.

alithekid bardan içeri yılan gibi süzülmüştü.
önce en taze olan kızlara baktı. piyano çalan orospuyu odasına yolladı. kasım aralık aylarında koyungüden jashua ile selamlaştı. sonra tecrübeli diğer kowboylarla gözgöze geldi.
barda thetekin, ne içersin dedi.
hepsine viski veren adam.

ordaki en çok tabancası olan silahşörle (2), barın bankosunda... yalnız. ürkek.

şerif içeri girdi.

neyapıyonuz lan dedi.
king için 4.ye yer var mı dedi.

tom;
jerry sıçmak için gitti ama hala gelmedi sen gel dedi.

hadi lan dedi şerif.

thetekin, bu biralar benden dedi.

manzara inanılmaz hale geldi.

tüm bar şaşırmıştı.

wahşisivas'ta, bir kangal böğürdü, dalgalıyele anırdı.

tüm saloon'dan aşk şarkıları yükseldi,

hepsi korodan,
sahra ve çıngıraklı yılan, sen ben o soundtrack

"susadım çeşmeye varmaz olaydım"

azıcık altyazı

ve

dıend!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/19/2006 23:03:03
Mesaj:

boğazımı sıkmak istiyorum.

sıkma.
tırnağıını ye.

sigara içmek istiyorum.
içme boğazını sık.

kafama sıkmak istiyorum.
sıkma sik.

bakkaldan kaşar almak istiyorum.
alma alırsan yanına şarap söyle.

ayşenur külah ile tanışmak istiyorum.
tanışma.

ne yapalım peki.
ne.
ne.

dur orda.

beyninin lobları gri
geldiğin yeri
6 yaşından beri
donanım zevk huy
yeri psikoloji ne

pardon.
ne dediniz?

soru işaretlerini kaldır da gel.
tanjuokan.
kıllanan beyin.
kıllan lan.
yanlış.

bugün balık pazarından sana sarı lüferler aldım.

ve bu adam bu kadınla evlendikten sonra mfö ruhuna sıçtı.
sarı laleler almışmış.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/19/2006 23:07:00
Mesaj:

endülüs.

dülü mü.

lüsü mü.

e.

muhakeme kekelerse yargı şaşar.

okçuya sor isabet anı için şaşırdın mı.

okçu der:
yo!

peki ben nasıl yazacağım.

nasıl.

ruhumda mısır patlıyor.

nasıl yazacağım?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/19/2006 23:13:47
Mesaj:

artık bıktım nihat, jübile yap.

yapmam. yapamam. üremek, üretmek, kürekle kazımak, kazmayla parçalamak, incirle iç geçirmek, çekirdek aile tüm hepsi.


nihat.

efendim abi.

laf kalabalığına koyarsam.

evet abi.

bana kızar mıydın?

kızmam abi.

eğer dayın, yeğenin, bebeğin.

evet abi,

sevgilin, şehrin, komposton.

abi yes.

kızar mıydın nihat.

abi kızmazdım.

nah kızmazdın pezevenk.

abi sen de kızma.

ya nihat al sana nah.

pozitif enerji bizi savaşa karşı koruyor.

aynı cephedeyiz.

yıllar sonra sesini duydum ya. allaha şükür.

(bir insanın allaha şükretmesi için çok sevdiği bir insandan uzun zaman ayır ve sonra birleştir bak nasıl şükrediyor yalarım sert hamleyi)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/19/2006 23:16:46
Mesaj:

bir insanı kızdırmak için kaldırımda omzuna omuz atabilirsin.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/19/2006 23:18:44
Mesaj:

amerika irana israil lübnana ve dökük duvarları görmek isteyen dünya beyruta omuz atıyor.

bize kim omuz atıyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/19/2006 23:23:08
Mesaj:

günaydın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/19/2006 23:24:22
Mesaj:

güp.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/20/2006 21:54:04
Mesaj:

ey kağan han
kağarkağmazkağdığın yetmezmiş gibi
oyaya da kaydın ya
seni kağışken seçiyorum be kağanım

bi fincan kağıt
bi kulp kalem.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/20/2006 22:09:01
Mesaj:

panjur kürsüsü

enimıl pisikolocisi
hümın leonardovincisi

politik mikrofon, retorik hitap,
buyur burdan yak...

yurttaşlarım...

ben (elde bir silgi, kameraya doğru sallıyor) geçen seçimlerde olduğu gibi (silgi kürsüye vuruluyor, sertçe), bir türkün türk gibi dimdik ve tüptürk kalmasını (silgiyi kameraya doğru tüpü işaret eder biçimde tutuyor), ve inancımızın, yüreğimizin, atalarımızdan bize miras kalan (silgiyi arkasına doğru götürüyor, geçmişi temsil hareket), ne diyordum, haa miras kalan bu ateşi bu coşkuyu bu ebenin mınını (silgiyi sağ eliyle tutuyor, sol elinin işaret ile başparmağını halka yaparak, silgiyi buraya sokup çıkarıyor), ve bildiğimiz tüm ulusları, sulhçü, etik, karbonhidrat, ekonomik olarak zinde (silgiyi masaya bırakıyor), olmuyor...

susuyor (silgi masada kalıyor bir ceset gibi).

lakin...
(silgiyi işaret parmağıyla avcuna çekiyor)

sonra da zaten önünde duran her şeyi silmeye başlıyor.
deliler gibi siliyor. kafasını bir rock star gibi sallıyor. öne, sağa, 45 derece filan.
sildiği kağıtları ekrana gösteriyor...
silgiyi de kameramana atıyor.

YURTTAŞLARIMMMM...
(bağırıyor)
sildiiim
(diyor)
olanbiten tüm rezaleti ve hazırladığım konuşmayı 22 yıllık kalkınma planyalanını sildim.
(diyor)
bu kafayı size hizmet etmeye kodum. okuyana da kodum okumayana da kodum helaya da yazdım tosunu da odun sobası sopa olarak da odun incelik olarak da osun.
yeter. söz halkın.
(tüm yurttaşlar kürsüye doğru koşmaya başlıyorlar)

bu halk çok unutkandır.
menderesi unutmayın.
iyi olarak değil.
kötü olarak.

ama kimsenin kimseyi asmaya hakkı yok, başka.

adam asmaca oyunu.
fena değil.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/20/2006 22:10:31
Mesaj:

:)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/20/2006 22:19:24
Mesaj:

bi sigara versene.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/20/2006 22:31:30
Mesaj:

ha? ne? sigara? patron yok valla başka zaman


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/20/2006 22:35:12
Mesaj:

düşkünleri öldürüp nietzche verin.
(burda ye harfi lüzumsuz kaldı nedense)

peki,
nietzche'ye verin
ve tüm dünyayı fonetik olarak güzel okunan ama yazı olarak zor yazılan dillerden uzak tutun.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/20/2006 22:35:46
Mesaj:

amir memur ilişkisinde kalacaksa bu, halin duman evlat.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/20/2006 22:37:53
Mesaj:

türk insanı ebeyle uğraşmasın.

fuck midwife.

ingilizce işini biliyor.

hep bilmiştir.

dünya onun.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/20/2006 22:53:25
Mesaj:

:)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/21/2006 00:26:28
Mesaj:

isteyen derviş
ekonomiye gelmiş

insanların hepsini

:
ve
)

yazmak yerine

muck yazma yoluna girmeye..

insanoğlu havvakızı

davetiye o.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/21/2006 21:19:32
Mesaj:

duvarı ör arkasında dur.

öbür taraf sıçan.

türklerin %60'ı aptaldır.
tüminsanların sadece %1'i iyidir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 03:59:15
Mesaj:

okundu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 21:58:24
Mesaj:

ne okundu ne?

boncuk kafa.

mesaj mı veriyon, direkt mi anlatıyon belli değil.

dağdan mesaj geldiyse ve bu uygulandıysa.

ne o ne.
(sadece benzerlik kast yok kesin)

abi demedi mi

dediii

bi cevap vermemiz lazımdı ya

çarpılacan bak

abi oku dedi okudum

çarpukçurpuk olacan

abi, okundu dedim o kadar ya.

zır zır zır, başka bi bok bilmezsin.
kelimeleri ver, kasa kasa üstüne kussun.

abi

ne

bi daha olmasın

olmak mı ya da olmamak mı, hangisi olmasın

allahım ya.

okundu mu lan onu söyle.

bokumdu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:04:02
Mesaj:

siyonizm lübnanı hap yaptı

delik duvarların resimini duvara astığı tablodan kurtaramadı beyrut


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:04:58
Mesaj:

barbar türkler mi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:05:35
Mesaj:

saçmalık


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:13:39
Mesaj:

fihriste bakıyordum

bir insanın fihristine kaydedeceği numaralar vardır

harf harf köşe bucak

aradığında bulabileceğin

3 gündür koltuk takımının şalları kayıp müşteriye sözümüzü tutacağız ama bulamadık ve ben şalları fihriste kaydedip nereye koduğumu yazsaydım 4 şal için 100 YTL kavgası yapmayacaktık

ya da cep telefonu teknolojisi her eşyaya ses taksın

kaybettiysen çaldır bulursun.

numarası kaçtı

bakiim. ha sude koltuk takımı yeşil şel.

dııııt, dıııt.

ulan ranzanın arkasındaki siyah poşetteymiş lan.

ama kaybettiğimiz eşyalarla ilgili hiç bir menifesto ya da kürsü yok

medeniyet ve sanat bu sorunu es geçmiş


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:19:35
Mesaj:

kaybedenler klübü kadıköyde bir alt kültür haline geldi ve bunu kent efem'de oluşturdular.

hepsi çok kafalı çocuklardı.

tanıştık.

liderlerini peygamber etmiş bir topluluk, iki kişi konuşur, bin kaybeden dinler.

bir radyo programı sadece.

sadece insanlar kendi kaybettiği şeyleri bulmak ya da daha az kaybetmişim kıyası yapmak içindi tüm bu fanzin ele avuca sığmıyor fikir.

rusun biri tam 61 insan öldürmüş. 63 taneye gelememiş, bu satrançtahtasındaki kare sayısı, yakalamışlar.

bir insan 61 insanı, gizli saklı, illegal, olabildiğine başka bir şeytanlıkla öldürüyorsa, insanın kafası normal değil demektir.

lübnanda 61 bin insanın katledilmesini daha namuslu yapmaz bu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:27:51
Mesaj:

nerimanın biri bi gün eczaneye gitmiş.

neyim var demiş.

eczacı bakmış şöyle bir,

aspirin tedavisi geçici ot çöp keza o kaplıcaları hiç demem manyas'ta bir kasap var bel tedavisi yapıyor ya da urfa'nın çitlembik kasabasında fıtık ameliyatı bul danış çöz

demiş.

mahalleli seviyor nerimanı, eczaneci ise kasaba kasaba dolaştırıyor lafı, aslında kavramlar karışık gelip bir yerde sıkışıyor ama maymuncuk anahtarı niye kasa kapısını açıyor da hileli, edirnekapı surlarının kapısını açamıyor.

fatih sultan mehmet istanbul'u maymuncuk anahtarıyla almadı.
karada yürüyen gemileriyle ve bunu itekleyen askerleriyle askerleriyle aldı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:28:07
Mesaj:

başka istanbul bok


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:30:37
Mesaj:

uzaktan kumandalı dansözleri japonyadan ithal ettiklerinde uzaktan kumandalı gemi maketlerini verip barter yapılması yönünde dış ticaret bakanlığı kahvehanede oturan ve sırf seks için 22 yaşında evlendirilen genç türk erkeklerini hoşnut etsin.

neyle başladı neyle bitti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:39:01
Mesaj:

bütün dünyanın ülkeleri olmamalı.

bireyler, kendi ülkeleri kurulmalı.

büyük bir cihaz (bir bilgisayar epey büyük bayaa iri bayaa) denetlemeli bunları.

benim ülke alistan

dağıstan olum dağısistan ne biçim ülke ismi, çok komik oğlum senin ülkenin ismi zaten bayrağında çük gibi bir dağ komuşsun bi de lila siyah renginde

lan okunmabilimi denen şeyi biz bizim cumhuriyetten kaldırdık çünkü bu bizi rahatsız ediyor

oysa biz bizim cumhuriyette en çok az kelimelerden oluşan isimleri kullanan bir 3 bakanlığı kurduk

ne gibi

gül, dur, bak, yap, boz, söz, saz, rak (ingilizce okunuyor da)


çıkarcı cumhuriyetsin

doğru, bu fikir kötüymüş.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:46:01
Mesaj:

paparazi programlarını ve ceviz kabuğu ve ontolojik çözümlerde bu hafta
gibi programları izlemektir adetim.

fikir sahibiyim.

aptal fikirler.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:47:43
Mesaj:

andy warhol jim morrison'la tanıştı çünkü roma imparatorluğunu geri getirmek istedi sanat.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:48:59
Mesaj:

sanat var ya acayiptir.

hayatımda gördüğüm en acayip şeydir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:50:15
Mesaj:

ve hülya avşara sanatçı denilmesi de acayip.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:50:47
Mesaj:

bunu türkler buldu.

bula bula neyi bulmuşuz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/22/2006 22:53:55
Mesaj:

zor topraklar.

ekonomik. fikrik, geldik, gördük, yendik, yaşadık.
didik didikiz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/23/2006 02:56:47
Mesaj:

bu ara dağınığım.

gecenin saten muşambasını örttüm üstüme.

cesaretini uyandırdım bankta yatan cılız kedi belki beyaz rengi aldı gitti başını olmadı geri geldi çalar saat uyandığımda gördüm sadece 3 saat olmuş geçen dar vakit bitti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/24/2006 23:37:38
Mesaj:

orhan gencebay, 30lu yaşların ilerleyen kuşağı tarafından 2 dönemde birden hiç anlaşılamamıştır.

1.si 70lerde tanımlanamamıştır.
2.si 80lerde tanınamamıştır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/24/2006 23:39:34
Mesaj:

mıştır'lı ve miştir'li cümleler.

kalbimi yediniz, kesinlik kazandırmaktan öte ne verdiniz bize.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/24/2006 23:41:08
Mesaj:

dünya kupası maçlarını atladım.
tv'nin başında patlamış mısır yiyemedim, iki bira açamadım hemen hiç.

iş işten geçmiştir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/24/2006 23:45:46
Mesaj:

ruh alemimde kaynıyor kazan
ocak sonuna kadar açık ve biraz daha açarsam gaz
ateşi söndürecek açmanın da bir sınırı var bunun bende siniri var.

yapıtaşların oynadı orhan abi,
sen çaldın biz söyledik biz çaldık sen mağrurdun
ablayla uzun zamandır rutin ilişki, açamadın kendini son ara, söyleyip de bizi kandıramadın saza gel diye ve senin oğlan hiphop dinliyor senin kız jazz konserine gidiyor ve senin karın mfö seviyor olsa ne olur olmasa ne olur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/24/2006 23:49:08
Mesaj:

lafkalabalığı kuyruğunda tüpgaz bekleştiğimiz yıllar geçti ve bence 1900lu yılların en güzeli 70lerdi.

çünkü sadece bu dilimini yaşadık kuşak olarak bir nesil
reformların olduğu seneler güzelse şimdi ordinaryüs olan büyüklerimizin bizi uyandırması lazım

biz uyumayalım diye.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/24/2006 23:52:05
Mesaj:

yeni şarkıların sözleri için neden halk adına bir alt kültür haritası çıkartılmıyor.

yılmaz erdoğan kim oluyor ki tüm ulusun en çok okunan gazetesi tarafından tam sayfa bir mayın bildirisi yazıyor ve gazete bunu yayımlıyor ve sanki hiç bilmiyoruz acı içinde geçen kan gölü kararlarını.

buna kim karar veriyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/25/2006 00:11:44
Mesaj:

şu kadarını söylüyorum ki

bu memlekette doğrudürüst yapılacak iş kolu kalmamıştır.

çocuklarınızı doktor yapmayınız, polis, sanatçı, popçu, bassçı, trompedçi, overlokçu, kardinal, imam, bakkal, senkalbengideyim, işletme profesörü, arkeolojisyen ya da pratisyen yapmayın.

onlar zaten kendiliğinden oluyor.

üreyelim gitsin.

özal'ın dediği gibi:

üremekte sakınca yok bizi kalabalık ve güçlü yapar bu
(yoksa demedimiydi)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/25/2006 00:20:59
Mesaj:

burdan 70 milyon insana sesleniyorum, brif jargonda gizli
(sanki 6 milyar eksi 70 milyon kısmı hayvan, kayahanın dediği gibi ben anadolu çocuğuyum ya diğerleri ne tövbe be)

büyük 70 milyon insan,

ne vaaaaaar!

akıllı ol.

tamaaaam!

şimdi evlerinize gidin

oluuuur!

giderken izdiham yapmayın

şlappatırtküldüüüürt!

yaa izdiham yapma bacım bi lokma çocuğu ezdin

sessizlik (hepsinin gözleri büyük bir merakla kalabalıkta ablayı arar)

tamam, anladık be, gidin

mehtermarşıııııı!

siziseviyorum

(2. sessizlik, hıçkırıklar arada)

yapabiliriz. herşeyi yapabiliriz.

(3. sessizlik)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/25/2006 00:22:51
Mesaj:

4. sessizlik!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/25/2006 20:57:32
Mesaj:

olanınbitenle alakası yok bunların manitu.
bufallonun öküzü bir süsecek şamanı, göğe erecek başı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/25/2006 23:49:18
Mesaj:

vallahi dünya yalan.

mitoloji çok kafalı ejderhaları icat ettiyse var elbet bir bildiği.
kafamızda kaç kişi olduğu konusuna kırmızı halı serdim.
here you are.

(buyrun için ingilizce kibarlık)

menüde közlenmiş soğan var
ali nazik var
nar ekşisi ve çoban salata var

unutmadan
urfalı bir tüccarın türkiye'ye lansmanı olan nar ekşisi için ilk yapılan marketing packaging çalışmasını yapmış olan insanız şurda (bunu unutmuştum)
ama o aralar domatesi bu kadar lezzetlendirebileceğini anlamamıştım narın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/25/2006 23:50:43
Mesaj:

insanı kendine getiren dürtülerle oynamak bizi çocukluğumuza götürür.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/25/2006 23:51:32
Mesaj:

çocukluğunu sevmeyenin kendine iki defa bakması gerekir.

sevenin bir defa bakması yeter.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:00:30
Mesaj:

sidikli horozun sabah alarmı
sabah beş
kalk
işe


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:02:24
Mesaj:

çişli inek bakır levha kazınan mafya azan fındık

fındıklıkta yılan var bacak kolla sokmasın bakarsın olmaz bakmazsın kavga ne var bunda ve galiba dibe gidiyorum işim çiş geliş söyleyiş bi iş söylemeyiş bi diğer iş,


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:05:07
Mesaj:

ticaret işi kalmış canavar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:12:27
Mesaj:

ruhumda ur çıktı urun kenarında çıban çıktı çıbanın dibinde siyah nokta çıktı siyah noktanın odağında beyaz bir irin çıktı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:13:52
Mesaj:

dükkanda yatan bir insanım

(kızların ben hayata barışık bir insanım, yok böyle insanım yok şöyle insanım laflarıyla kurdela kesiyorum geceyi açıyorum sabah allah kerim)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:14:29
Mesaj:

cinsiyet farkı tabii ki olacak hala mı bunu tartışır insan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:15:33
Mesaj:

sarıııı

köpüüüüüük

en büyüüüüük

e?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:16:07
Mesaj:

sandalyeye ters oturan insan karizması resmi çizelim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:19:03
Mesaj:

batı cephesinde yeni her şey var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:46:44
Mesaj:

sigaraya yeniden başladım

kanser yolculuğunu bıraktıktan sonra niye geri döndüysem damar tıkanıklığına


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:50:20
Mesaj:

rock and roll

bakalım komşular sevecek mi bu kadar açtık sesi rakenrol sever açılmayı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:53:45
Mesaj:

salatalık...

bu sözcük bence noksan kalmıştır iddia ediyorum yemin ediyorum

hıyar desen kaba

bostan desen yerel

ima desen hayır

ya ne?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 00:56:50
Mesaj:

zopa yemekten geliyoruz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 01:04:12
Mesaj:

aloo!

buyrun ben kürşat beyin sekreteriyim

üstünde ne var

pardesü ve başımda kapişon

ohh!

beyfendi burası bir banka müdürlüğü

pardon! dahili numaranın üstünde ne var diyecektim

kimi aradınız efendim yönetim kurulu başkanını bağlayayım size

çüş hanfendi böyle de söylenmez ki

efendim üstünüzde ne var

baskı var

yaa! nası oluyomuş uzun malboro sigarası kılıklı ayı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 01:07:15
Mesaj:

oltanın öbür yüzü avcıdır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 23:51:17
Mesaj:

her zaman derim ki
hamdullah suphi tanrıöver bey, sakin olunuz
adınız kadar sakin olunuz
üzmeyiniz canınızı
okşayınız patlıcanınızı
erotik kaotikler size geri getirmeyecek gençliğinizi ama bu iyi oldu geleneksel şiirin mührünü bastınız dizelerinizin altına alkışladı sizi flash tv yönetimi ve stüdyo ayarladılar slogan atın diye iki dakkada siktiniz beynimizi kimsiniz nesiniz nicesiniz

ben
dullah
hamdullah

anladık hamdullah hamdolsun tanıdık seni türk komedyen isimlerinden birini almışınız ve swatch kullanır mısınıız saatleriyle ünlüdür orası

arabistan riyali kullanırım

pardon abi saat kaç

dakikaların master'ını mı yapıyon cenabet panda

panda soykırımı için hazırım, yok takamıyomuş erkeği dişiye üreyemiyolarmış bitiyolarmış filan

aleme ters bunlar

bu hayvanı sevemedim bir türlü

soyusopu da umrumra değil.

duyarlı her ambleme sokmayın bunu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 23:53:44
Mesaj:

sakin ol çocuğum

elinde mikrofon

tanıt kendini bize...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 23:53:58
Mesaj:

aaaaayyyşşş!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 23:54:11
Mesaj:

eee?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 23:54:25
Mesaj:

ayşeee!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 23:55:23
Mesaj:

ha...

evet ayşecim gel aynı alana girelim, böyle gönder butonu işleri bize fazaladan mesai yaptırıyo da.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/26/2006 23:59:16
Mesaj:

evet. dedim ya benim adım ayşe, aynı yerdeyiz şimdi sizle.

hmmm. çok güzel, ilk defa mı bursa dolaylarında böyle bir karla üşüdün. yani bu beyaz alanda benim adımın kaasım seninkinin ayşe olması pedagog gak guk yani sıkıştırmalı mıyım seni.

kasım abi, bozma. kodlanmışın bi kere. kodlu kal. bu hayatı sübyancılık ve ensest ciddi olarak bozar ama oral seks konusunda gelenekler haksız.

ayşe, ayşe, gel benle işe...

yine mi çiş yaaa.

yaaa. maalesef, çişstar yarışmasıında ilk ona girerim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/27/2006 00:04:12
Mesaj:

perdenin önünde çok durma cam açık ama manzara apaçık.

şak!


Yazan: pesmelba
Cevap tarihi: 07/27/2006 01:57:10
Mesaj:

...

yazdığımın yanlış anlaşılabilecek olduğunun farkına vardım
ve sildim.

özür babaxa :)

Yazan - pesmelba - 27/07/2006 02:17:04


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 02:34:35
Mesaj:

kandırıldım kadıköyden kızıltoparğa kadar kimse yemedi bu öyküyü atladık galiba geriye getirebilmek için birini bile olmadı canın yanmasın

canın yanmasın ne demek?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 04:39:09
Mesaj:

bunun dahası yok.

yaşamak için daha çok umut besleme akvaryumda kimsenin klavuzu açacaksa kapıyı açmasın daha iyi kara cümlelerim bozmasın hikayeyi karışmasın kimse batıyorum hamsi tava çalkala beton alçılı çocuk düzeltilmiş laf.

bil ki i

bil ki yi

bil ki iyi.

neyi bilmiyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 04:45:05
Mesaj:

amcam bir ceset, cebinde bir kaderle öldü

dedik niye amca

neden öldün gerekli miydi

kendinini keyfinde bilmezsin bunu dedi

bir gidiş biçimi bu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 05:06:12
Mesaj:

uyku insanın bulduğu basit bir icattır ve ihtilallar düş. düşeriz. bi siktir git ulema kesildin başımıza.

olabilir.

ihtimal uykusu.

uyuyandan başka kimse bilmiyor.

iyi geceler tatlım.

karambol künefelerden yedirdin bize.

içinde peynir olan servet.

dışında ip var

kadayıf iplerden oluşur hamuru bu.

eyvallah.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 14:27:05
Mesaj:

yeter artık ya, yeter yeaa.

yazlıkçıların ve tatilcilerin eve dönmelerini ve tüm mobilya takımlarını yenilemelerini ve sektörde çırağankempisnskidüğünfişekleri gibi patlamalar yaşanmasını ve ittipli insanların beni boğumboğum pazarlık terleri içinde bırakmamasını ve bu güzidepazar gününde kasaya döviz ve ytl cinsi para basmayı ve onubunuşunu şubuo'yu istiyorum. ama yok.
yooook.
ziktüğümün denizi, müşterileri çaldın ya alacaan olsun. bi takım koltuğa bi set güneş yağı mı hediye etsem acaba. şezlong? acaba hangisi ucuzdur. tahtakalede şezlong bulurum. acaba güneşyağı toptancılarını nerde bulurum. haaa, istoç'da olabilir bak. koltuğunu bizden al yağını sürün tenini yak ama bak hep bi tarafa yatıp kalma piliççevirme gibi yan ip izlerini de bırak bikini altını dürüp kıvırıp sokma poponun iki yanağının arasına ayıp oluyo bak.
tamam müşteri geldi şimdi ama alıcı nerde alıcı? ablacım, yengecim, buyur beyamcacım, hürmetler gani, yalarım hani, pardon efenim dondurma hesabı hehehe.
seni gidi güzelsanatlarmezunueskiartdirectoresnafı seni... haftanın 7. işgününde dut gibi oturduk kaldık ya.
ulan yaz hali alacaan olsun alacaan. ulan ebenin mı. neyin mı. da da da... aha aha aha. dırtdırtdırt dı dırtdırt dı. aha aha aha.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 14:32:05
Mesaj:

tüm sahil şeridi...
ömer şerid.
öyle demi
neden egeye gelmiş tatile moor.
bruce lee.
ken parker junior the metafor pnc cool.

türkçeye daa çok iki harf yanyana üslubunun yerleşmesini istiyorum.
köpeen olsun lan. yanyanaymış.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 14:35:24
Mesaj:

daha yeni ayılıyorum ada çok pis içiyo masayı barcının kafasına geçirdi 1 milyonlukları da garson kızın eteğinin altına attı bulaşıkçının kafasını da deterjanlı bira bardağının içine sokuşturdu müdehale eden ikinci misafir kızı da eve götürdü sokakta yürüyen genç çifti de azarladı iyi de niye uzadı bu liste ve yalan hepsi ama niye uzadı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 14:41:57
Mesaj:

dil sürçmeleri federasyonu başkanlığına adaylığımı ilan ediyorum.

değerli dilisürçük yurttaşlarım...
sizi burdan, eee, yani tüm sıkıntılar elem keder yavuz bingöl sezen aksu vandergraph generator cdleri korsanlar hariç yani demin de dediğim gibi eroin mafyasını bitirsinler bu rus dilberlerini de satmasınlar mal gibi hamile hamile ne o yahu ulan hayvan herif neyse bizi sürçük mü sürçük günler bekliyor güzel.
size takdirlerimi ve takdirnamelerimi sunuyor ve arzımın talep bulmasını umuyor ve iyi ki bu "ve" şeyi bulunmuş yoksa nasıl sürçerdik.
hey okey ha dostum tamam,
şimdi sürçtürüp gidiyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 14:50:13
Mesaj:

zafer izinli ama unuttuğu güneş gözlüğünü almaya dükkana gelmiş lakin açmadım güneşyağıpromosyonu fikrimi.

güneş yanığı, güneş gözlüğü, güneş tutulması, güneş güncesi, güneşe yolculuk, güneşli günler, gümüş takı, götoş boku, gusül abdesti, gurme listesi, gubarmak...

neydi bu gubarmak...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 14:55:09
Mesaj:

çocukken de sevmezdim pazarları, evi bir deterjan ve sterillik kokusu kaplardı annem tüm pazar merdaneli makinada ve leğende ve kovalarda ve hamam taşının içinde ve evin muhtelif heryerinde çamaşır yıkardı üvey kardeşlerim murat ve rıdvan leğende çarşafları çiğnerdi ben asla çiğnemezdim bilirdi valide benim bundan hoşlanmadığımı ve tüm bu olanlar bilinçaltımın psikanalitik yapısına yerleşik kalmış ki pazarlara sevemedim bir türlü.
cumaları çok severim. namazıyla alakası yok. cumartesiyle var.
küçüklüğümle hele hiç alakası yok. 9 yaşından bu yana (her yaz ama her yaz) çalışmakla hele hiç.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 14:58:26
Mesaj:

bunda ne var yüce pazar bana para ver ama ne yazar nerdee...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 15:00:08
Mesaj:

çok para lazım çok...

kapitalizm sen ne üçkağıtçı bir ekonomi sistemi çıktın ya, üniversitedeyken de biliyoduk seni ibne ondan sosyalisttik ama şimdi halimize bak liberalleştik kaldık koltuk takımlarının arasında.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 15:03:45
Mesaj:

serdar ortaçtan nefret ediyorum...

hiç unutmam 4.5, 5 yaşlarındaydım yani 4.5tan 5 filandım, bunun karabiberim diye bir şarkısı var esmer bir güzel oynuyor klibinde ama kız kara hakkaten ağdacılar epey bir para götürüyor bunlardan neyse şarkı fena değil ama herif bozuk bu da kalmış bana çocukluktan bir hatıra ve ne var ki ben 94 senesinde 5 diil 25dim demek ki geç olgunlaşmışım ya da çocuk ruhluymuşum lan serdar siktin beynimi halimize bak ne geldik iki dakkada.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 15:19:46
Mesaj:

sakaltraşıüşengeçliği tedavi merkezi berberliği mi?

evet efendim buyrun, hayırlı traşlar.

size de hanfendicim, ııı, şey, nasıl desem siz de traşı kim yapar male famele?

famele efendim ve gördüğünüz gibi telefonlara da bir famele olan bendeniz bakıyorum zaten patronumuz rüya hanım müşteri memnuniyeti herşeyden önemli der ve bizde ofis boy dışıında herkes bayandır.

ya kes şu traşı bi. pardon, dalmışım. haa, ne ofis boyu hanfendi bu berberde.

traşköpüğü almaya gönderiyoruz ya.

haaa, ah benim aptal kafam. neyse çok uzadı ben bir randevu isteyecektim.

bakayım. hımmm, önümüzdeki salı sizin için uygun mu? saat 16.20?

salı mı? 2 gün var daha.

bizde işler kesat olsa bile çok doluyuz imajı esastır böylece marka değerimiz artıyor fiyatları da ona göre geçiriyoruz.

razıyım.

hah, işinizi biliyorsunuz efendim.

masaj da isterim.

mesaj alındı efendim.

görüşürüz, pardon adınız neydi?

bülent ersoy.

peki bülent hanım.

sağolun, size yardımcı olabileceğim başka bir konu var mı ali bey.

kontör yüklemek istiyorum.

kapatmak istiyorum çok sıkıldım.

click!

(aradan biraz zaman geçer çünkü yüze kapanan tüm telefon olaylarında yüzüne kapanmış kişi tarafından telefon elde telefondan yardım dilercesine telefona bakma şaşkınlığı takriben 2-5 sn sürer bu iq ile alakalıdır biraz)

aaa, kapattı. (burda geeçen süre 2.5tan 3 idi)

click track click track olur mu hiç çalışmamak...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 15:21:37
Mesaj:

şunu anladım ki geeceleri bira içerek yazma kariyerimdeki çiş olayının bu kadar alan işgal etmesinin nedeni bira imiş.
bunca laf ettim çiş kelimesi daha yeni geçiyor farkettiysem.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 15:26:35
Mesaj:

oligarşinin partilerine son.

monogami, poligami, fikret kızılok, çok içme sonrası çıkan bok kıvamında siyasi söylemlerim var alıcısı yok.

ama müşteri var.

bakalım ne olacak.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/30/2006 15:29:55
Mesaj:

alıntı:

daha yeni ayılıyorum ada çok pis içiyo masayı barcının kafasına geçirdi 1 milyonlukları da garson kızın eteğinin altına attı bulaşıkçının kafasını da deterjanlı bira bardağının içine sokuşturdu müdehale eden ikinci misafir kızı da eve götürdü sokakta yürüyen genç çifti de azarladı iyi de niye uzadı bu liste ve yalan hepsi ama niye uzadı.


asktir lan zamanında gitmişim haha


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 15:39:27
Mesaj:

kafam öyle kıyak oldu ki bu manzarayı görmek istedi canım bu barların kapanma saatlerine bir öfkem de var ya.

you know...


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/30/2006 15:44:22
Mesaj:

yabenceçokgüzeldiiyikitelaçmışımamaolansanaolduolmbenikişarapiçtimbilesinamasözlanbievimolucasendendöşüycemhehehe


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 15:47:41
Mesaj:

lanolum iki dakkada duvardan duvarahalı ettin bizi bunlar birer kızarmış yeşil domatesler tadında dostluk sözleri herkes anlamaz anlasınlar anlasınlaaar...


Yazan: ada
Cevap tarihi: 07/30/2006 15:54:08
Mesaj:

wanda adında bi balık geldi aklıma adam koltuk altını koklamadan erekte olamıyodu huhaha görüşemiyom öle naz ediyo karşımda susuyo para yok bi muhallebiciye götürecek bi gerdanlık alacak laylon


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:01:28
Mesaj:

panda adında bi ayı var ya insanın ayı demeye dili varmaz çevreduyarlılığı tavan yapmıştır bu hayvanda ve en nihayetinde sevemedim ben bu cinsi.

pandalar yok mu oluyormuş
olsun (keşke farelerin de soyu sopu kurusa tabiat hata ediyo bu hususta neyse)
koskoca dinazorlar yokoldu panda kim ya
bi de kim bu pako kim
köpek tarkandan daha şöhretli olacak bu gidişle

bi de hayvanlara fular takılması mantığı sahibinin salaklığıdır gasteci olması bile engel olamıyor, hırka giydirilen köpeklere ise giydirecekseniz önce traş edin yoksa biliyosunuz köpekler sadece dilinden terleyebiliyo terletmeyin çomarlarınızı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:15:21
Mesaj:

popüler yapılmış şeylerin tümünü sevmiyorum (bazı rock gruplarını ve film yönetmenlerini severim ama zaten onların da alıcısı belli kesim) avamlık bozuyor sanatın and marjinalizmin kimyasını.

insan şükretmesini bilmeli.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:19:14
Mesaj:

bildiğim dua sayısı 5, din hocaları nefret ettirirdi insanı ezberlemekten tüm eğitim sistemimiz ezberci 20 yıl okudum aklımda anılar kaldı bir de üçgenin iç açılarının toplamı ama sivastropol antlaşması neydi doğru mu yazdım onu bile hatırlamıyorum.

sistem kötüyse iyisini yapmalı insan.

daha ne bekliyorsunuz devlet büyükleri.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:22:48
Mesaj:

yazlıkların kapısına vurun kilidi, plajların kumundan beton binalar yapın binaları mobilyayla donatın sistem bunu istiyor çünkü esnaf darboğazında adam cuma namazına dururken bunları düşünüyor fakat bu satırların yazarı o gadar gaddar değil.

kalın lan plajda, yatın kumlara, yüzün, tarihi eserlerin prinç levhalarında okuyun bakalım selçuklu ne yapmış yivli minare

men at work çalışanlar var anlamına geliyor pazar pazar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:24:47
Mesaj:

ödediğim elektrik faturası 150 milyon

barajların kalın duvarlarına takılı tribünlerinin teknik servisine katkım var bu anlamda

baraj mühendisliği inşaat mühendisliğinden daha büyük


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:28:11
Mesaj:

ve şimdi karşınızda leopar desenler.

ben aslında
hakiki bir
leopar deseniyim
bakma laf gibi
durdu ğuma
lafları böldü
ğüme
desenin özü
puanlı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:31:37
Mesaj:

hayret, html boşluk tuşunu tanımlamıyor,
neyse olay şuydu:

_______ben_____aslında___
_____hakiki_______bir_____
__leopar______deseniyim_
____bakma___laf______gibi
durdu__________ğuma____
________lafları______böldü_
_____________ğüme_______
_______desenin______özü
_____puanlı______________


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:35:13
Mesaj:

sayın tüketici

mdf suntalamdan daha iyi değildir, kanmayın, en az 300-500 fark vermeyin boşa, sürgü kapılı dolaplardan da korkmayın düşer diye hiç bişey olmaz iyisini alacaksın ama

saygılar

hadi şimdi senet yapalım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:39:25
Mesaj:

bir mafya kabadayısı müşterimiz vardı
yağız bir çocuktu, mert ve mütevazi ama ortamları kötü, bize 550 borcu vardı ödemedi epey
aradan 6 ay geçti aradık, noldu diye yeğeni turgut açtı dedi hasan abiyi kaybettik, vurdular dedi
içim vuruldu, küçücük bir kızı vardı gördüğüm en şirin kız çocuklarından biriydi
demiştim buna bak dünya tatlısı kızın var bırak bu işleri
dedi, baba, ilk fırsatta!
ulan hasan yazık oldu be.

vallahi çok yazık oldu.

nükhet duru melankoliyi söylüyor şimdi isabet dram


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:44:50
Mesaj:

bir diğeri yine bu taraflardan aynı camiada hızla battı almış 7000lik takım 450 ödedi gerisi kaldı aylar geçti gittik hacizle topladık beyaz eşyaları sonra dedim beyaz eşyalarını geri verecem durdurucam geri kalan hacizi yoksa evin tamamını boşaltacaklar, sana verdiklerimi geri alacam fit olacaz sonra almaya gittik malları karısına baktım perişan ali abi sağol dedi ama malların çoğu yıpranmış bu sağol lafı için zararın üstünü çizdik helal ettik ama zor işte bu işler zor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 07/30/2006 16:55:55
Mesaj:

I. mektup

güzin abla,

reklam camiasına dönsek orası çok orospu burda kalsak posası çıkıyor hallerimizin motorum var kuryelik yapsam geliri düşük işletme giderleri bildiğin gibi değil burda küçük bir tekne var ama kimler ekmek yiyor kimler acaba devam etsem ne olur

I. cevap:

çocuğum (cem abinin yerini buraya taşıyıp kendi kendime mastrubasyon yapıyorum)

I. cevap devamı:

neyse pek güzel oğlum
takma kafana herşey olur olur gider zaman çözer herşeyi bırak zamanın kollarına bak güzel şeyler de var hayatında yaşamak güzel

II. mektup

ablacım sağol be, kalbime tuttuğun el feneri ekose damarlarımı aydınlattı baktım ki kanım kaynamış, sağol be...

II. cevap
biz böyle yazışma haline girdik oğlum, msn'e geçelim para yazıyo, gastede yer kaplıyo

III. mektup
nasıl istersen

III. cevap
lan ne inatçı adamsın uzattıkça uzattın yaa

IV. element
abla kapı açık kalmış...

biz türkler yolda seyreden bir arabanın birinin tam kapanmamışsa kapısı, tüm şöförlük hünerlerimizi gösteriri vatandeşlik görevimizi yaparız ama dünyanın en kötü trafik seyri de bizdedir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/01/2006 01:17:32
Mesaj:

ey büyük okul,

seyyar öfkelerimi dindir,
tezgaha getirme beni yaşadığım şeyi tam yaşat

kafama vurma!

kafama vurma!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/01/2006 01:20:54
Mesaj:

ey büyük okul,

üzme haketmeyeni, kıyma boşyere sözcüklere, kavramlara tekerlek tak yürüsün diye ve bunu anlaşılır yap ve bunun anlaşılır olması için yeminler et doğru şu çünkü yalanla işimiz yok diye bastonla dolaşırken dün koşmaya başla bugün son iki gün için öl öl diril kaybol kaybol akıllan.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/01/2006 01:38:29
Mesaj:

ey! gördüğüm en büyük okul,

bakkaldan aldığın ekmek kadar besleniyorsan saatin kayışı ne olmalı sorusundan deri ya da metal, niye bana söylemiyorsun ekmeğe ne kadar un ne kadar su ne kadar zaman gider diye, niye bana söylemiyorsun dümdüz gerçekleri zorlamak niye bozuyor başımdaki başak tarlaları gelmeni umutlar dünya ligi şampiyonu oldu, sırf şak.

şık aşk.

beymenden giyinmiş gibi.

fuatlarla gidilen akşam yemeğinde, suyu az konmuş rakının rakısının çok olmasından ötürü, fazla akan duyarlılık patlamış gibi, patlamış mısır gibi bunca nedenden sonra gidip soslusunu yapmışlar, patlamış mısır şak diye patlar, kelimeler dolanır.


Yazan: pesmelba
Cevap tarihi: 08/01/2006 01:39:58
Mesaj:

"melankoli"
nükhet'inki de,
italyancası da
sıkıdır...
sıkılmanın sıkıntısız şiirleri
sıkılmanın mutlulukları
mutluluktan sıkılmak
ara vermek
arada yitmek
arayı sevmek
ara ara
ara
ara
eh bulursun belki sonunda
daaa
yine düşersin bir gün kollarına

"melancoli
in settembre
mi dicevi
che non m'ami piu..."

al bano muydu yahu???


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/01/2006 02:32:12
Mesaj:

ey büyük okul,

üniversite kesildin başımıza ama yediğin bok ordinaryüslük.

olsak mı olmasak mı?

siyah giy.

marslılar oje sürmeli.

buz dostuz.

sıcak ne biliyosun profosorluk okulu.

kabul.

(peşmelba kabul, harbisin sen. dediğini görmedim sanma)

fırıncının odunu kibrit küçük yangın büyük.

Yazan - babaxa - 01/08/2006 13:53:41


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/01/2006 04:31:10
Mesaj:

alakası yok nivyork, başkentisin düşlerimizin büyütüyoruz seni, iran için son şansı ver dövüşme bunun için.

ve bıraktım artık,

bırak geçsin.

buş

bunlar boş...

kadın mı? dedin.

adamların kadınları olur derim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/02/2006 02:01:42
Mesaj:

kaç defa
kaç defo

şık a
şok b

baş z
son q

işeme konusunda
şema!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 00:33:54
Mesaj:

cumhuriyet...
bizi onar.

adını bunun için bu systemden koduk.

hükümler ve kararnameler.
hükümetler ve karargahlar.

daha çok bomba almalıyız.

daha çok bomba gibi kafalar yapmalıyız.

daha çok tarkan daha çok tanju çolaktan iyidir.

on ar damarı yırtılmamış bir durum yap bize, 5i yırtık, 5i sağlam, gerisini onar bari...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 00:35:14
Mesaj:

türbanın üstüne peruk takma konsepti, dünya laikkavramları enstütüsünün en yaratıcı ilk 5 fikrinden biridir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 00:40:22
Mesaj:

elektronik edebiyat...
başımıza iş açtın...

yazılanların haddihesabı yok, bakkal defterinden uluslararası litaratüre değin kalem oynasın, çalsın sazlar, sanat sanat içindir, bira içmek içindir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 00:48:47
Mesaj:

tümevarım mı tümdengelim mi.

üstünden gelemedim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 01:05:41
Mesaj:

şimdi ise karşınızda ulu batlı hasan...
hasan abi, şu batma işini bi anlat hele.

burdaki eksik olan h harfinden ötürü öncelikle teessüf ederim. bat diil, baht olacak. yani demem o ki ulu bahtlı.

abi peki yüzyıllardır süregelen bu yanlışı nasıl düzelteceğiz.

güzel kardeşim, yüzyıllardır sürekli geren dolu yanlış arasında benimkinin hiç bir anlamı ve ağırlığı yok. ama madem sordun...

hasan abi, şimdi geçelim diğer konuya.

neymiş o.

bayrak hikayesi abi.

göndere çekileni mi surlara dikileni mi?

stada götürüleni abi, büyük fenerbahçe, arslan cimbom, kara kartal.

madem sordun, şöyle ki...

abi, bahtın kara.

evet tencere dibin kara.

evet abi teşekkürler sana bizi aydınlattın ya, güzel insanmışın.
neyse değerli konuklarımız, bir başka "sosyal içerikli saçmalıkların laf torbasından bahtımıza çıkanlar" proğramında daha birlikte olmak üzere esen rüzgar kalkan toz. kalın salıcakla, kalın salıcak ince bağırsak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 01:11:09
Mesaj:

gündoğdu, hep uyandık, siperlere dayandık.

marş söylemleri betondandır.

rock söylemleri kayadan.

beton sahte, kaya tabii.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 01:11:46
Mesaj:

bi bira daha tabii.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 01:13:06
Mesaj:

insanoğlunun icatları arasında neler yeralmıyor ki...

aspirin ile camel arasında dağ kadar fark var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 01:20:47
Mesaj:

robinson'u cumaya bağlayan perşembe.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 01:50:56
Mesaj:

keşke sandalım olsaydı. heybeliye gider, sivrisineklerin arasında uyurduk.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 03:29:08
Mesaj:

monitörde tükürük izleri var.
siteden bi arkadaşın monitorü.
haybeliden telefon var.
haybeden saatler de var.
kimsenin bilmediğini bilmeye merak oyalıyor insanları ve hepimiz gittikçe yanılıyoruz.

gittikçe yanılacağına birden yanıl john wayne.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 04:13:28
Mesaj:

çünkü içki kimyageri olur dünyanın ve çoğu kimse turnasöl kağıdının hangi renkten hangi renge gireceğini bilmiyor.

bilim bilinmek içinse niye adamlar az bilimler hiç.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 04:31:17
Mesaj:

bob.

diyeceğini dedin mi.

bana kalırsa da haklısın silahları kaldırmalılar kedi mamalarından.

halkları fare yapma köpek.

kafaların nesi var.

ecza deposu var.

ve eğer

gündüz gözüyle savaşacağıma geceleyin papua yeni gine toplarım.

savaşırsan daha dünya

yumurtalıkların bağlanacak

basit olanı yapamayacak

cakları ve cıkların senin

savaşa cık

barışa he!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 13:39:46
Mesaj:

'geçip giden zamanları biryerlerde bulsak'

nah bulursun. romantik şarkıcılık ilhan şeşenlik şaşkınbakkal serkan şedele.

'sonraa üzülsek, üzüldüğümüze üzülsek'

bok üzül bok. bırak o gitarı elinden. birayı da dök başından. sabah sabah.

'barış için, kardeşlik için, insanlık için... batsın bu dünya'

orhan abiii, orhan abiii.

ya ne var lan, 'ne olursa olsuun, yaşamaya mecbursun' bunun için de batsın bu dünya.

abi var ya saygıda kasur etmemek için konuşmuyorum ama bırak ba andropoz lafları yeaa.

ya moruk. siyah noktalarımın derdi seni mi gerdi.

tabi, tabi. yaptın dünyalığını. uğraştığın müesseseye bak.

ulan, iki serçe parmağımın tırnağı aynı uzunlukta değil. acaba bi mesaj içeriyo mu bu, bi du.

içeriyo. manikürcün dalmış.

dalağını fak yu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 13:42:44
Mesaj:

artık yeter.
amerikadaki kadar kadını erkeği çoluğu çocuğu bu kadar yaygın bibiçimde fak yu denilmesi halinde bileceğim ki artık gelişiyoruz.
ben küfürbaz değilim. only amerikanlaşmak so sere serpe muassır medeniyet istiyorum.
shit.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 13:52:05
Mesaj:

fiçur cenereyşın.

ingilizcelik yahut anglosaksonluk yazıldığı gibi okunmamakla iyi etmiş.

allah yazdıysa bozsun ama bizim de yazıldığımız gibi okunmamız iyi.

türkmen başı türkmen başı kes traşı bırak telaşı odun talaşı köpek dalaşı ipek pelüş çılgın bediş madam siyavuş baş çavuş.

çok güzel bi dilimiz var insan konuşmaya kıyamıyo.
ayrıyetten duramıyo böyle.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 13:56:21
Mesaj:

kral çıplak kral çıplak, ama kraliçe giyinik nasıl üreyecek bu imparatorluk.

bence bu hikayenin antitezi şudur hani çocuk bağırır,

kraliçe firijit kraliçe var ya mantar var onda mantaar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/04/2006 14:06:20
Mesaj:

kral:
güzelim yanaş hele şuraya.

kraliçe:
sen kuzeybatı şansölyesiyle ve iki karı daha ve adını bilmiyorum şu imparatorluk yemeğinde dansa kaldırdığın 20lik bide. hahaaayt. bilmiyorum mu sanıyosun, taht deposunda grup yapmışınız. ahçının yamağı dedi.

kral:
giyinmeye fırsatım olmuyo inan ki.
kadınların bu popüler adam zaafından bunaldım.
bak daha the templeunderscood savaşının karşı taarruzu var, osmanlı bu sıra viyanaya dayandı, surlar eskimiş boya badana ettirmem lazım. var oğlu var.
senin kaprislerini ise hiç saymıyorum.

kraliçe (içinden):
ulan şu osmanlı hazır bu kadar gelmişken başvezire vermezsem bana da kraliçe III:parishilton demesinler.

kraliçe (dışından):
haklısın şekerim. sana kıyamaaam.

kral:
şu büyük boynuzlu ren başını tahtın üstünden acaba öbür duvara mı alsak. bu boynuzlara cüppemi asarım hem.

kraliçe:
kanaviçem benim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/06/2006 04:45:12
Mesaj:

beyhude teyze.
anan güzel mi?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/06/2006 04:45:56
Mesaj:

tuğlalar ve harçlar.
ruhumuzda harçlı seferleri.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/06/2006 05:15:15
Mesaj:

bu bir zaman meselesi majeste.
kutu biranının ağzıyla öpüşmek gibi köpüren çenemizden boğazımıza dökülen elimizin tersiyle de silinen değil lakin çoğunu içtim gurk! çok içmişim.

bana sorarsan bu mesele sormazsan bana bu handikapları doldurmanın alemi yok alameti fabrika müeccel cübeyitler hamdolsun ki eyvallah.
kızarmış sevgi domatesleri kabukları alınmış damağına yapışır adamın kabukları domateslerin..

iki nokta üstüste kapa parantez.
yani
:)

ne zormuş birader kompleks yenmek.

al! bu babam için :(
al! bu anam için :)
al! bu bacım için :ı
al! bu manita için ;)
al! bu da memleket için ;p

al al, bu da benim için :Pp


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/06/2006 05:23:48
Mesaj:

gönlümün misavirevi tanımlanabilir 15 dakikalık turları sevmiyor burak abi.
beni rahat bırak.
rahat beni bi rakı geçer birbira geçemez.... hahhayt! gülerim buna.
anam ağladı bu mevzuya gelinceye kadar, salonun perdelerini açtık, kim neyi biliyor kim 500 milyar ister, sorarım kim.

bill...
keşke sokağa attığın 500 milyon dolar bizim evin kapısının önüne düşseydi.
o zaman geğirmem gerekmeyecekti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/06/2006 05:31:13
Mesaj:

tavla oynamayı öğrenmek pulları kapı almak zarları sallamak ama atmadan elimde tutmak istiyorum.
bana bir çift
kaşarlı mı? yoo kavurmalı.
ayran mı hayır canım
ince belli
bardakta çay standarttır o.

e benin mi a benin mi et benin mi hangi ben'ini seviyorsun ego
ben ebeninkini seviyorum.

gürültü çıkardın kovuyorum seni.

boşalt başımı oğlum almanyadan gelecek.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/06/2006 05:43:23
Mesaj:

mukayyet ol.
oldunsa y kısmını iki kere yaz ki.
olmadınsa sobelendin demektir bu
ki eki gir
bi eki bir
sonuna r yazma sonra yazarsın borçlan gitsin.

ki bundan çıkan sonuç
bi yerden tanı yorum seni, seni gidi seni.

gidi gidi gidi.

madem gidecektin bu kadar gidi de neydi.

ben hangi beni sevdiğimi biliyorum.

eee!

eben.

esen.

eo.

eşu.

ebu.

ekim.

kasım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/06/2006 05:47:48
Mesaj:

paşabahçede eğribüğrü bardak satıyorlar ya
tasarımcıları sarhoşken yapmış.

kit.

kamu
iktisadi
girişimine
teşebbüsün
özelleştirilmesi
hususunu
mevlam bilir

şişecam!

plastik şişe kötü.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/06/2006 06:00:34
Mesaj:

baston yeryüzüne armağan edilmiş bir dayanma sopası elbette
gökyüzüne dayanmayı ise balonlar sağlıyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/06/2006 06:08:56
Mesaj:

bi big mac lütfeeen.

abd!

bi git mek gerekiyor.

sağol onbaşı, rütbelerini söktüm.

allahtan çok takmamışız.

cırt cırt.

git mek gerekiyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/09/2006 02:54:55
Mesaj:

insanımız durulmuyor kafalarda ne var?

kafalarda neyin var istanbul.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/09/2006 02:56:37
Mesaj:

bugün, farzedebileceğim 3 şarapçıyla bile felsefenin yapı taşlarıyla oynamak istedim o kadar şuursuzum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/09/2006 03:00:14
Mesaj:

şuur.
ah, şurubum.

kimseyi ayırmadan bir baş fikri bir baş soğandan omurilik katsayılarıyla ayrıştırıp ölüme doğru giden insanoğlu fikirleriyle kaç katmer daha zorlayabilir ki enayi nöbetlerini.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/09/2006 03:03:03
Mesaj:

zor text.

hakikaten zor musun söyle bana.

üşeniyor musun alınmak için.

üşeniyor musun küfretmek için.

küfretmek için üşenen barışçıl.

bir film ismi.

gibi geçen herşeyi seviyoruz, belli,

yaşam bellilerden oluşur,

belkiler fikir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/09/2006 03:26:31
Mesaj:

hakkımı arıyorum rüstem baba,

espri anlayışın uykuduR senin.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/09/2006 03:37:33
Mesaj:

dememek gerekiyordu dedim.

orda feribotta, biri öbüründen daha küçük görünen gözlü biri benimdi, akıp gidiyordu, saydam düşleri, cin, kuşkulanan diğer bilim, insanoğlunun ne alınganlıkları varsa ondan olmuştu, kimse kimseyi bilmez ve donumuz düşmesin aman diye kemerlerimize taktığımız tokalarımız, kemerinde toka var, çorbamda saç.

bir insanı olduğundan fazla mütevazi yapma.

bir insanı çok abartma.

bir insan bin.

bin bir.

1001 gece.

bunda bi bok yok.

bin bok var.

ali rıza binbok.

binbok.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/09/2006 03:43:31
Mesaj:

bir şişe bira bir almanı daha onurlu yapmaz.

arjantinin bardağı büyük.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/09/2006 03:51:52
Mesaj:

sabaha karşıyım

keşke akşam olsa.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/09/2006 03:59:59
Mesaj:

serbest fikirler klübünde
neler geçti, bacaklarımız ağrıdı gülmekten,
rock dinledik ama sıkıldık
bir insanı en iyi bildiği müzikten sıkan ney?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/10/2006 20:28:48
Mesaj:

benzinim tükendi.
gittim.
fullle dedim.
benzinci,
abi dedi 3 lll ile yazmışsın dedi.
dedim ingilizce biliyon da mı konuşuyon düpdüp dedim.

benzinci 95 oktav benzinli eliyle her fırsatta burnunu karıştırdığı için karaburunlu bir pinokyo kadar benzin fiyatları konusunda türkiyenin yalanlarını söylüyor, söyledikçe burnu kararıyordu ve para üstünü vermek için cebinden enginar büyüklüğünde bir kağıt para topağı çıkaracak kadar da para getiren sektördür benzincilik. al gülüm ver gülüm ticaret hayatının evraksız dönen kaymaklı kazanç yöntemidir ama ben çiçekçi dükkanlarını değil de demem o ki eğlence sektörü peşin çalışır şeklinde yorumluyorum tüm bunları.

kontağı açtım, benzin göstergesi zamanı gösteren bir ilerleme şekline benzer biçimde dayandığı kadrandan üst çizgiye kadar 0.5 saniyede hiç ritmini bozmadan çıktı.
yağ göstergesi önce bir yandı sonra bir söndü ve bir daha da yanmadı.
klimanın düğmesine bastım. hava ızgaralarını yarım ayar açıp yukarı doğru verdim. aşağı doğru olursa diz kapaklarıma vurup geleceğimin romatizma olasılıklarını tehdit ediyordu.

benzinci, abi hayırlı yolculuklar dedi.
dedim, evet ben biraz hayır çevresinde dolanacak kadar mualifim, haklısın, dedim.
ha bi de sağol dedim.

o eğilip bükülüp dikiz aynasına bakma tribini kullanarak otobana çıktım ve tozlu asfaltın trapezli virajlarında gözden kayboldum gittim.

ve bu saçmalığı niye yazdığımı hiç ama hiç bir zaman anlayamadım.

şel.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/10/2006 20:40:39
Mesaj:

yoko ono ama ona omo buna alo.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/10/2006 20:42:07
Mesaj:

tüketici haklarını koruma derneklerine tükendim, tükendim, tükendim artık isimli kayahan şarkısını armağan ediyoruz sayın dinleyenler.

dükkanı kapatıyoruz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 21:22:08
Mesaj:

arnavut kaldırımından kaldırıp yerine beton koduğumuz beyoğlu arasokaklarını,
40 yıldır istanbulda yaşadığı halde 1 kez taksime gitmemişlere ve alamancı olup da daha dankeşön demesini bilmeyen taşgibitaşra zihniyetine bağışlayalım.

kampanyaya imza vermek isteyenlerin,
kredi kartı numaralarını, bankalarını, son kullanım tarihlerini, arka yüzdeki son 3 dijital rakamı, anne kızlık soyisimlerini buracıkta açıklaması kaydıyla ve toplu bir kredi kartı kıyımına alet olmalara davet ediyorum.

beniimki

12345678910111213141516
kanbankası
60 yaş son ama her an olabilir
vay
be!

ayrıyeten,
kızkulesini, köprü ayaklarını, bikaç tuşu çalışmayan klavyesini, 0.2 megapiksel dijital kamerasını ve endişelerini satmak isteyenlerle masaya oturmak istiyorum.
satınalmak kaydiylen...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 21:25:40
Mesaj:

ağustos sıcakları, ağustos sıcakları.
nörüyon?

beni ilimle anla iki gözüm götünle anla ahmet kaya mehmet kum dik bi mum jamaica ya da yamaç paraşütü...

bu ay avusturalya sahillerinde en az birkaç kişi köpekbalıkları tarafından ham yapılmadıysa ne olayım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 21:27:40
Mesaj:

para pul toprağı
ek onu
eko nomi.
ne ektiysen o...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 21:30:00
Mesaj:

en çok istediğim şeydir farsçadan ayda 2 kelimee öğrenmek, osmanlıcaya azıcık olsun hakim olmak, ezberlediklerime de savcı olmak.

ama gördük ki unuttuklarıma cumhurbaşkanı olmuşum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 21:34:10
Mesaj:

dijital kitap çıkarmaları yetmiyor.
bunu beynimizin içine çip takıp okutmaları yetmiyor.
bunun 10 saniyede kafamızın aldığı virüs programları da yetmiyor.
okuduğunu sevecek misin?

bunu bilmek istiyorum.

ve uzun zamandır okumuyorum.

artık bu yaşta öğrenci olacak değilim.

farsça deersleri alırım.

faülün mefaülün meberekatühü, tüh!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 21:40:18
Mesaj:

yarın öbürgün iran konusunda yani diyorum ki abd,

akıllı ol!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 21:45:38
Mesaj:

inek beslersem, en iyi samanla beslerim.

hiphop dinleriz beraber, bakarız bakalım süt verimi nasıl olacakmış.

uzaylılar var.

bence öyle...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 21:46:48
Mesaj:

yüksekkaldırım.
alçakbaldırım.
ortadankırım.

perforajlarımı katla.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 22:20:10
Mesaj:

babasıyla sigara içenler klübü üyeleri.

babanız içmiyorken içmeyiniz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 22:20:54
Mesaj:

annesi sigara içsin içmesin önemli değil nasılsa ben içiyorum diyenler klübü.

biliniz ki arada çok fark var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 22:21:14
Mesaj:

araya diğer akrabaaları katmanın manası yok.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 22:23:26
Mesaj:

yanılıyoruz biliyon mu düstur, çok acayip lan bunlar.
herşey acayip.

tarumar olmuş hertarafta bildiğin "doğru".
yalan lan.
çünkü yanılıyoruz oğlum.

yani inanç ve bilgi bakımından.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 22:29:03
Mesaj:

sadullah.

evet abi.

asabisin he mi biraz.

hı!

abi bir berber dükkanında kısıldım kaldım.

anlıyorum.

saç kes sakal kes losyon sür.

evet.

kıllanıyorum.

bir berberin kaderidir o.

abi.

buyur.

beerber aynalarının araasına filim koymak ve cia gibi traş olanların yüz ifadelerinden film yapmak istiyorum.

haaa. lavaboya da kamera koy yüzlerini yıkarken gözlerini nasıl kapadıklarını çekersin.

peki abi. ama şunu sorayım.

sor.

bunda ekmek var mı.

düşüncenin her katsayısıında ekmek vardır.

yapayım mı?

yapma.

niye?

alt alanda vereceğim cevabını.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 22:32:12
Mesaj:

dükkanın karşısında traş yapan berber kalfası hafta sonları taksimde bir rock grubuyla sahne alıyormuş.

system of a down dinliyor.

traş olduğu hiç bir eesnaf onu sevmiyor. ve de iyi traşçı, ayrı.

patronuna dedim ki almanyada da var baba, tüm dünyada bunlardan var, ama türkiyede sadece sende var.

bu çok garip.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 23:06:49
Mesaj:

red hot çişi peypır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 23:10:08
Mesaj:

kuru kayısı
yaş kıyısı

kuru yemiş
yaş akmış

göz yaşı

yaşın kaç


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 23:14:52
Mesaj:

yanyana geldim
aynı bu kelimeler gibi

hayatımız bu kelimeler

nerde neyle yanyana geleceğini bilemezsin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 23:15:13
Mesaj:

iki kelime ekolü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/11/2006 23:15:38
Mesaj:

2 uç


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 00:46:48
Mesaj:

hey co,
pılını pırtını topladın nereye gidiyosun?

cimi ile içmeye. rock müzik dinlemeye...

hey co,
jimmy ile niye rak müzik, niye beerbirinize bakarak sarhoş olacak, ingilizceyle oynanayacaksınız joe.

yeah, içimden geleni kovalıyorum adamım. adımdaki sarımsak garlicthinks sos, bi süs bu laflar.

hey co,
meksika sınırını geçip, adam öldürdüğün için orda vicdanınla hesaplaşacaksan, elinde avcunda bi silah, where gonna with your gonna with your hand, ha?

fabrikada tütün sarar sanki kendi içer gibi, kadınlar kadınlar dağlara doğru tom.

hey joe,
hay senin özgün müzik saplantına...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 00:50:05
Mesaj:

siyasi görüşler içinde yıldızlı pekiyi alan öğrenciyi açıklıyorum: kominizm.

saplantılı olan: kapitalizm.

beter olan: faşizm.

devamsızlıktan kalan: idealizm.

en beter öğrenci: hümanizm...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 00:52:48
Mesaj:

sidik ya da bok kokan donlar için gerçek şu ki aynısını 5 gün giydikten sonra bu kaçınılmazdır.

öyleyse aristokrat düsturu çok saçma.

kraliçe elizabeth'in donu bok kokuyor ve tom cruise'ın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:01:14
Mesaj:

usta!
bana
akıllı uslu
bir laf öner.

ussuz bir aklım var
ama hızlı yaşadım o başka şimdi kaybolan yıllar sezen biri gibi aklı aksu yıllar olmuş toparlayamıyoruz akışkan hayat iki kelime üç durum beş oyun hepimiz bitiyoruz gerek pil gerek pilli bebek gerekse pirelli lastikten kaşıntı ya ne dedim şimdi diyen bir tiyatro sahnesi perdeler inecek sanatçılar gidecek seyirci kalacağız sırf seyretmek için seyirciyiz ya gişeciye ne olacak onun canı yok mu ona sahip çıkalım ve biletçiye ve de rum hudutlarında saf tutan nöbetçiye sahip çıkalım.

tuğlalar bunlar...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:05:38
Mesaj:

kırık duvarım...

teker teker konan tuğla birer birer sıvayan mala üçer üçer döşeyen koltuk yanar döner durum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:12:16
Mesaj:

bira şişeleri.
masamda tabur komutanıyım eğitim yaptırıyorum.
sigara molası.
diyet kolası.
oldum olası biliyorum ki
oldum olası oldum.
oldum virgül orası bana kalsın.
üstü kalsın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:16:11
Mesaj:

hudut demişken, ha dut demişin ha bülbül, biri yemiş öbürü susmuş hesabı ver garson


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:21:57
Mesaj:

hüseyin bir sevkiyatçı.
karısıyla şile kıyısında denize gidiyor.
yan komşusu hadi bizim çocukları da götür diyor.
biri 14 diğeri 16 yaşında 2 kız.
gidiyorlar.
14 yaşında olan denize girdikten bir süre sonra gözden kayboluyor. dakikalar geçiyor.
arıyorlar, bulamıyorlar.
aradan saatler geçiyor.
denize demir sümenlerden oluşan bir beton kolon atmışlar.
kız boy verirken denizde bir yerde bu sümenlerin arasına bacağı sıkışmış.
hüseyin arama ekibiyle teknede, kolları yana açılmış ayağı demirlere sıkışmış kızı görüyor, elleri iki yana açılmış, öylece boğulmuş.

dünyanın tam kalbinin içinde sinir bozuculuk var.


Yazan: faris
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:26:01
Mesaj:

alıntı:
cilt benleri var. onlar ne olacak?

cilt benleri konu dışı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:26:29
Mesaj:

haftanın yedi günü çalışan birinden performans ve boğulan kızın melodramı kalbin tam ortasına.

sonra bana küfürbaz diyorlar.


Yazan: faris
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:28:37
Mesaj:

alıntı:
dünyanın tam kalbinin içinde sinir bozuculuk var.


var değil mi?
gel de içme
dibini bulma şişenin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:33:34
Mesaj:

uyumak için içelim.

geçici unutkanlıklardan yapıyor bu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:35:46
Mesaj:

kalıcı dövmeler kötü.

ömrün boyunca ne kadar katlanabilirsin hep aynı şekil hep aynı şekil üstüne dövülmüş.

dövme yaptıracak olsam ayak tabanına kırmızı bir et beni dövmesi yaptırıp buna baka baka öyle katlanabilirdim.

ötesi boş.


Yazan: faris
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:37:00
Mesaj:

o halde geçici olarak unutmak için içelim
dünyanın tam kalbinin ortasındaki sinir bozucu yanı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:37:59
Mesaj:

anlayamıyorum, çünkü kıtım.

kıtam kıt.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:39:17
Mesaj:

son kıta:

"5 milyar yolcu beraber aynı gemide karatoprak bekliyor seni de beni de"


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 01:42:55
Mesaj:

yürekli bacak, biraz daha yaprak sarma, etli, asma yapraklarından tepecik, herbiri tuzlanmış, birbirine katlanmış, uzamaz, kısalmaz, duru, dururlar öylece asma yapraklar...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 02:04:44
Mesaj:

hayatımızda ilk kez yaşamanın ötesiyle ilgili kaygılarıı bir kenara yığdık bu aralar.

mühim değilmiş.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 02:08:25
Mesaj:

ve yaşamak kendini şaşmaktır dostum.

nasıl yapacaksın için durum değerlendirmesi haddime düştü.

nasıl uyuyacaksınla alakalıyıyız.

yıldız yokuşunda vurulduk.

dağ sancakları.

kimse kimseyi bilmez.

bağ bozumu.

üzüm mevsimi bitiyor.

biz bitiyoruz.

herşey gibi kural dibi.

duvar dibi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 02:11:10
Mesaj:

yaşlanınca koşamam


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 02:13:37
Mesaj:

eli yüzü düzgün fikirler, içgeçirmeler, asfalt, abdest, gusül, boy,

and did we tell you the name of the game, boy
we call it riding the gravy train.

yani şu:

ve söylediler mi sana oyunun adini, evlat,
biz ona işin kaymagini yemek deriz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 02:19:31
Mesaj:

gelişemeyen bir ülkede yaşamanın kötü bir şey olduğunu söyleyecektim.

laf dolandırdım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 02:21:29
Mesaj:

deliği uyut sanmasınlar sızıyor su

deliyi unut sanmasınlar sızlıyor şu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 02:41:46
Mesaj:

örf öt

sörf göt

çarşaf ser

yatak savaş

uyku yanaş

kafa talaş

çiş bulaş

bulaşık tabak

sepya peder

ya yalansak

ya olmadıysak

ya da

bu da

yalan sa

ne yapacağız oğlum

sabancıya duacıyız

koç.

doğan holding

doğmayan tabla

tab ile ya da tapmamak ile

okey allah var

kimim var kimsem yok.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/13/2006 02:43:43
Mesaj:

sevgili umut dolu terapist, saydam ruh hallerime yoga yap.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/14/2006 03:26:48
Mesaj:

yorulduk.

hüooop. kendine gel lan.

dalmışım hoca. neydi?

küçük ev dizisisini bi hatırla hele...

aa! umarım bu emek hakkını verir. lara küçük cohn!

evet o. hayat berabere. sorumluluk hep galip hep.

bok oldum be...

pardon baba...

ne?

kimse uyumuyo...

yes.

napalım?

koyuverelim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/16/2006 20:07:22
Mesaj:

ulan, kurduğum bütünsellik kalıpları... kapıların kapalı! lan, lannn!

...

bütün gece içtim yine ve savaşın galibini düşündüm herkes gibi ve herkes gibi anlayamadım neler olduğunu ve kimileri gibi canım sıkıldı dünyada olanlara ve başımın endişeler aldı yürüdü global duyarga ya da tabure ölçülerinde yürek boyutları dolu, bollukları bavulla.

gitar girdi araya, jeff beck kötü asılıyordu tellere, kolumdaki ve kulak arkalarımdaki tüylere de ben asılıyordum ürperti böyle gümledi, geğirdim ve ey sistem, bana para ver... deyiverdim. 6 ay tatile ihtiyacım vardı, katalonya olabilir patagonya florida sahilleri kuzeyde bir yer güneyde mısır ilerde hindistan safranbolu van gölü bolu dağı... bilmem...

uyuyakalmıştım, tuvalete kalktığımda ışık açık yanımdaki şişe yatıktı.
şişeyi kaldırarak birlikte ayaklandım oysa o benden önce dökülmüştü
tuvalete ışığını açmadan girdim yeterince ışık var etrafta klozetin kenarlarına dikkat damlalar sararır fayanslar güler sana elini yıka kafanı kirlet uyandığın an düşünmeye başla dırdır kafa dırdır kafa dırdır kafaaaa...

içeri döndüm setin led'leri yanıyordu sonuncu şarkıyı çevirdim geri, biraz da açtım sesini roger waters böğürdü günaydın dedi jeff, ebenin amı dedim, ebenin amııı... sarsılıyordum, içime öğürme geldi, gözlerimde anlamsız yaşlar, fırladım kümese, içerde tavuk bokları ölü sıçanlar tümsekte biraz işkembe boku yarılmış doku dağılmış dna'lar fırlama piç genetik bozukluk
üstün ırk alçak ten, gerçekten anlamsızdı, deliler gibi böğürdüm ama bu sese bu kusmuk saltanatı az geldi, beğenmedim olan bitenleri telleri tekmeledim canlı tavukları kanatlarından tutup duvara doğru savurdum ölü farelerden bir çocuk gibi ürktüm, sikerim fareleri dedim, zippoyu çıkarıp samanların üstüne attım alevler hızla büyüdü dumanı ikiye yarıp çiftliğin dışından yaşadığımız kümese baktım... berbattı!

böyle bakarsan gerçekten çok berbattı...

içimizde iyi olanlar olmasa yaşamak yaşamaya değmiyordu, bu bir umutsuzluk değildi, çocukların dünyasına dokunan dünyanın anlamsızlığından ibaret karanlık...

içimizde olanlar olmasa hiçbirşeyhiçbirşeye değmez...

yaşam elektrotlarından kurulan devrelerle koşuyoruz ve daha çok koşmalı insan çirkin çiftliği terketmeli güzelini yapmalı havuzlusunu teraskatlısını deniz manzaralısını anasını avradını...

akşam bu saatte amuset to death'ın bana yaptıklarına bak... hay allah!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/16/2006 20:19:41
Mesaj:

sayın yolcularımız, aracımız kalkmak üzeredir, yanınız, sağınız solunuz sobe, bakın eksik gedik var mı, içtiğiniz çayın kaşığını bardağa geri komuş musunuz, tabakta yemek bırakmış mısınız, mesanenizde sidik kalmış mı, pedler değişmiş mi, saçlar düzelmiş mi ve evet eğer bunları yaptıysanız hadiyin otobüseee...

ya belkıs, yaaa belkıs.

hamit abi bi dakka mikrofon açık, yolcular duyacak. click (kapanır)

belkıs sana kaç kere dedim kız, böyle anons yapılmaz. bir otoyollokantasıanansöründen ziyade tatilköyününgevezeanimatörlerine benziyosun.

abi, insanlar yolda sıkılmıştır. uyku sersemine baksana hepsi. bunları böyleyken tarikata bile sokarsın, uyuşmuşlar, uyandırayım dediydim.

acaba cem yılmaz'a anons programları mı teklif etsek ya. bak iyi fikir.

ben izzet altınmeşe için beraber olmayan sırf solo takılmayı öneriyorum.

dur şimdi dur, kafamı karıştırma şimdi. bak kamil koç'un kaptanı masadan kalktı, çabuk yolculara haber ver, tez toparlansınlar... haa, bu arada nasıl istiyosan öyle konuş. kafama yattı bak.

abi, bendeki potansiyeli son damlasına kadar hissettirecem sana, dinlenme tesisleri anonsörlüğü için doğmuşum ben, geceleri rüyalarıma mikrofonlar giriyo abi, ahhh!...

içinden söylenir "ikbal tesislerine transfer olup parayı bulacam harcadın bizi hamit abi ahh ahhh!"



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/16/2006 20:22:51
Mesaj:

sokaklarda mendil satar
sanki kendi sümkürür gibi
satarken de hayal kurar saman nezlesi kış gribi daha çok yayılsa gibi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/21/2006 22:15:03
Mesaj:

yeşilçam dünyayı kurtaran adam tribine girdiğinde cüneyt arkın'ın yerine koyabileceği tek isim daha yoktu.

lakin tarkan ve atıl kurt filmleri için uygun değildi o.
(bilerek atıl kurt. yoksa bildiğin tarkan bildiğin diğer tarkan çizgiroman popülaritesine kodu)

burdaki 3 portre, cüneyt abi, kartal tibet ve popçu tarkan...
yani hepsi birbirinden feci 3 karakter...

ama biz niye dünyayı kurtaran adamı çekerken memleketi kurtaran memleketin tamamı filmini çekemedik... ben vallahi de billahi de bu ulusu anlayamadan ölüp gideceğim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/21/2006 22:38:43
Mesaj:

ruh alemi kaça bölünür çarpım tablomda büyük sayıları oynatamıyorum yerinden çok ağırlar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/21/2006 22:41:09
Mesaj:

bizim ulus olarak yapamadığımız şey her kademede birbirine ilişmeden yaşamayı becerememek.
milletin derdi beni gerdi derdi büyükbabam, ben san franciskoda yaşarken öyle derdi sivasa göçtük dedi ki bir ileri iki geri mehteran takımı biri, öbürü halay grubu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/21/2006 22:46:54
Mesaj:

istanbul kültürü istanbul kültürü...

recep dayıya ekmek dadıya bez kadıya düzen ver...

üşüdüm üstümü örtsene anne, anneanneanneciğiiim...

küçük kurbağaya kuyruğunu soracağıma büyük zürafaya sorarım kuyruğun niye kısa değil olur biter...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/21/2006 22:57:58
Mesaj:

fırtınalı ruh alemleri, sağdan lodos soldan bodos
lama
tükürük
leme
seni latin hayvanı
seni bizim hayvanat
bahçemizde tutup
tükürtelim lan,
kangalın ve van kedisinin ve kelaynakların hemen yanıbaşında...

sen ne diyon recep?

biliyo muyum ben kendimi...

do do re mi mi re mi re mi sol.

sıkıntıma vicks oldun bi dakka, orgumda çalayım şunu.

efendiiiim, kimler gelmiiiş filan da de.

efendiiim bakınız kimler gelmiiiş, tavernacı saka, gazinocu ördek, sarı kanarya, kara kartal, aslan cimbom...

taraftar seninle gurur duyuyor.

hangi taraftan.

eğer bir haletiruhuyete tutunuyorsan keyfine bakacağın bir taraf muhakkak olmalı lordum.

aristokrasiden arı bir arınma birimi ararım ararım ararım seni her yerdeeee bulamaaaam...

son kararım saçmalama lugatına ne yapıp ne edip girmek ve burdan ekmeğimi çıkarıp şuraya daldırmak ordan çıkarıp nereye bandırmak istiyorum bandırma feribotu mürettebatı.

ey yüce yaradan, aklıma fikrime sahip ol ben olamıyorum artıkın başım sallantıda biram battı balık yan gider işim batmadan düz gider umarım ve artık arka tarafta koltuk üretimine de girmiş bir imalatçı haline soktuk kendimizi allaha yalvarma katsayılarımız arttı işte bundan lütfen lütfen lütfen ama lütfenlimütfenli konuşmak da nerden çıktı.


Yazan - babaxa - 22/08/2006 20:55:21


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:17:33
Mesaj:

değirmenci kardeş değirmenci kardeş,
buğdayımı un yap şekerimi toz yap piramidimi küp yap fırıncının kızını hüüp yap çok tırmandırdın dip yap yaparsa deep purple yapar gerisini johnny deep yapar deep blue ise yapsa yapsa filim yapar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:19:02
Mesaj:

manitusal maneviyat şamanın kalbine saplanmış bir güç kalkanı alakadarlığıysa jim tabii ki bundan etkilenip sabahtan akşama kadar viski içmekte haklıdır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:24:07
Mesaj:

manitusal maneviyat arabesk kültürleri arabex yapacak kadar bir hiphop oturup elektronik kalkacaksa rap rab rock red hot chili yani gerisini bilen bilir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:28:46
Mesaj:

göğsümü alevler aldı
(burda ü düştü)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:29:16
Mesaj:

harfler düşerse kırılır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:30:47
Mesaj:

kristal zamir kristal zamir
sen kendini ne sandın
samur
mu
inek
muuu
bebek eee
kuzu neeee?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:35:43
Mesaj:

takıntılıyım ne var

bak şule düşün cansu kaşın tekir yalan dünya dolan güneşin etrafını nasılsa seni ay dolanır gerisi yalan dolanır sen merkür müsün sen jüpiter misin sen terler misin.

evet. ve çok işerim.

çişin kitabını yazıyorum.
satır örneklerinden bazıları da işte bunlar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:36:26
Mesaj:

çiş teorileri


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:39:04
Mesaj:

bu hususta en büyük teorim tuvalete gidersin çıkarıp işersin.

ademoğlu uzvunu havvakızı donunu çıkarır.

çıkaran bundan ne çıkarır bilmem ama içindeki sıvıyı dışarı çıkarırsın.

sıvı dışarı çıkmak ister.

insan vücudu, organları dışında hiçbir +şeye ev sahipliği yapmaktan hoşlanmaz.
(kalp pilleri ve platin kaval kemikleri örnekleri hariç)

hayallah teorinin bu kısmı çürüdü birden.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:48:38
Mesaj:

ego kendi kendiyle konuşmayı seveeer.

evet sevsin de zaten.

kalbin içine ok çizili ağaca kazılı ne aşk muhabbetleri okuduk gülhane parklarında yıldız parklarında kat otoparklarında.

kişi kalp işareti içine ok işareti kişi.

neymiş... aşk iki kişilikliymiş.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:53:12
Mesaj:

ayaklarında mantar olanlara bir ilaç önerisi

undopate...

ucuz etkili ve sosyal yaşama geri verecek kadar da toplumsal.

halısaha maçları hayatının bir parçası olmuş olan adamların başkabaşka mantarlı ayaklarla girilen duşları ortak kullanmasından kararan hayatlara tanık olduk.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 21:59:58
Mesaj:

bir elinde tırnak kesme makası öbür elinde yok buna kanası, umrunda mı beyrut madakaskar hollanda danası.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 22:00:29
Mesaj:

ay, amaaan. çok duyarlı çıktın zibidi seni.


Yazan: pia
Cevap tarihi: 08/22/2006 22:02:33
Mesaj:

alıntı:
ayaklarında mantar olanlara bir ilaç önerisi

tros-yd
bilmiyorsun


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/22/2006 22:05:49
Mesaj:

bir ilaç bir insan bin ilaç bin insan.

farmokolojik bomba.

ama şimdi kapıyla işim var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/28/2006 20:51:39
Mesaj:

yağmur...

bilinen tabiat olayları içinde
içinden en çok drama çıkabilecek olan olay budur belki...

yağmur toplayarak yürüyordu kaldırımda...
paçalarından hazin bir puştluk akıyordu, mazgalı eriten, kanalizasyonun anasını züken, diken üstünde duruyordu laflar ve gökkuşağını mayalıyordu yoğurt çanağında hamdullah suphi yağmuröver...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/28/2006 20:58:01
Mesaj:

o gün herzamankinden daha bi anlaşılmazdı çenesi titriyordu ağustosta dün 35 bugün sağanak leş kimseyle kimse sonsuza kadar yaşayamaz evet ne demiştik ha evet hazin idi adı...

hazin ya da hazan farketmez en azından burası açık olsun ikisi de ruhuma rutubet artık su alıyoruz can simitleri ya da can simitleri sarayı kurtaramayacak bizi
gemiyi terkedin...

gemiyi ter kedin
kedimsin terledin
kedi derken ne dedin
sepet sepet yumurta yedin
kestanenin cevap olayı mı,
ha, bana mı dedin...

zırvala başım zırvala

başım zırvalamada...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/28/2006 21:26:55
Mesaj:

bugün burda yüce sazan tarikatının birer ikişer aida jespika hayranları olarak toplandık...
düzen bozulmuştu, yes... artık rock festivallerinin yapılabildiği bu laik demokratik müslüman ülkesinde gördük ki türbanlı bayanlar da bu tür müziği seviyordu, sevebiliyordu.
standart fikirler haline dönüşmüştü memleketi kurtarma operasyonlarının laf trenleri ve biz bu trenlerde seyehat etmekten bıkmıyor, usanmıyorduk.
sonra muhittin abi geldi...
çatlamış sesi, bir yüksek duvarın yaşlı olgunluğunun çizgilerini gözler önüne seriyordu ki herif konuştu...
sakin olun! dedi.
nasıl olalım muhittin abi, abimiz, canımız ciğerimiz... diye bağırdık
nasıl olalım, sen de biliyosun ortamlar malum... oxfort oldu da okumadık mı, ellerimiz kırıldı da yerlere çöp atmadık mı, çenemiz duruldu da olduk yerde boşa çene çalmak yerine aklı başında konuşmadık filan gibi şeylerden de dedik.

muhittin abi hızla gerisin geriye döndü...

abi gel gitme filan. gidecek adam. ya dur bi duble daha iç. yok yok...

bugün hepimiz yapayalnız kaldık çünkü kimse bize vermedi biz de sahip çıkmadık...

ormanlar yandı, trafikler kilitlendi, namus cinayetleri işlendi, piknik alanlarında sıçıldı ama hepsinin suçlusu oxfort...

her mahalleye oxfort kampanyası için günde 1 dakikalığına balkonlarda saygı duruşu eylemini başlatmak istiyorum.
(isteyen ışıkları açıp kapayabilir ama ayakta durmak esastır...)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/31/2006 18:23:58
Mesaj:

üşeniyorum öyleyse tümevarım
düşünüyorum öyleyse tümdengelim
kaşınıyorum öyleyse kendikendine gelin
bi bakıma da kendi kendine güvey
ve kendi özüne üvey
biri olma yabancılığı çekiyorum.

yokuşların ustasıyım düşük cümlelerin hastasıyım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/31/2006 18:46:30
Mesaj:

dün sokakta yürüyodum. baktım yerde 50 lira. aldım cebime kodum. arkadan yaşlı bi bayan omzumdan çekiştirdi. yapma yavrum, etme dedi. bırak o parayı ihtiyacı olan biri bulsun, evine aş götürsün çocuklarına ekmek yedirsin eşinin tükenmez vıdıvıdılarını bitirsin dedi. o sırada otobüs durağında yağmurdan ıslanmış, hafif pis sakallı, epey bi pis gömlek yakalı (gömleğin özü beyaz ama griye dönmüş) neyse böyle biri kadınla bizim diyaloglarımıza nikah şahidi olmaktaydı. ben parayı sağ elimle tutmaktaydım. bir kadına bir adama bir de üçümüze birden saatte 90 km süratle yaklaşan halk otobüsüne bakmaktaydım. otobüsün plakasını almakla akıllılık etmekteydim. ölü bir adamın plakayı bilmesinin ne önemi var diye düşünmekteydim. ama hala yapacak bir şeyler var mıydı, bilmemekteydim. uzatmayayım, ondan sonra ben...

iyi de bunlardan kime ne birader. hayret bişey. bana ne yaa.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/31/2006 18:48:56
Mesaj:

1 dakikalığına sigarayı bırakma kampanyasından sonra bir ömrün sonuna sigara sayesinde gelme fikri canımı sıkıyor, sulhi abi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 08/31/2006 18:59:25
Mesaj:

şiddetli salon rüzgarları kapıyla cereyan işbirliği yapmış, perdelerin canına okuyordu.
kendi menteşe ekseninde bir o yana bir beri yana salınan ve bu salınmaların çizdiği daireyi gittikçe genişleten kapı küüüüüt diye büyük bir şiddetle kapanınca perdeler duruldu cerayan kesildi.
rüzgara bağırdım:
ulan sen kim oluyosun da yüzüme kapıyı çarpıyosun pezevenk dedim.
kapı, kapıduvar olmuş konuşmuyodu.

bu metinler bi yere varmıyodu.

orduların kendilerini besledikleri kan gıdası destekli büyük protein füzeleri olduğu sürece barış bir hayal olarak kalacak.
sonsuza kadar böyle olacak.

ya da dünyanın sonuna kadar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/06/2006 16:18:22
Mesaj:

lukiluk niyazi'den enşanslı piyango biletini çekme tüyoları:

1. bilet tomarının (tam bilet) kalınlığına şöyle bi bak. bu kalınlığın herhangibiryerinde gözünün kestiği bir bilete doğru hamle et
2. tam elinin değdiği biletin kuzeybatısına doğru 2 bilet atla (fakat ilk biletin hangisi olduğunu asla unutma)
3. 3. bileti desteden dışarı doğru hafif çek
4. arkaarkaya 3 kere "bu defa yırttım bu defa yırttım bu defa yırttım" de ve ellerini ovuştur (laf zaten 3 kere yazıldığı için bu lafı 9 kere tekrarlayacağın anlamına geliyor)
5. bileti çek ve çektiğin bileti yırt
6. demin ilk hamlede bulunduğun bileti çek
7. biletçiye 2 tam biletin parasını ver ve sonra biletçinin telefon numarasını al
8. büyük ikramiye bana çıktığı zaman seni arayacağımdan emin ol, de
9. hayırlı işler diyerek biletçiden ayrıl ve eyüp sultan caminin haliç tarafındaki duvarın orda 18 adet kayın ağacı göreceksin bu ağaçlardan en yeşil olanının seç ve dibine biletini göm ve etrafa iyice bak seni gören olmasın
10. her ayın 9unda 19unda 29unda ve 39unda bu ağacın altındaki bilet sana en az bir amorti getirmek kaydıyle şans öpücüğü verecek

hayırlı uğurlu olsun.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/06/2006 16:30:06
Mesaj:

altılı ganyan tüyolarının vazgeçilmez ençormeni beygir bilal anlatıyor

oynayacağın at oynamayacağın attan genetik olarak daha şanslı olmalı ki diğer atlara üstünlük sağlayabilsin ve bu cümleyi dahaca çok uzatmanın anlamı yok fakat at arapmış ingilizmiş başka var mı bilmiyorum şilmdi yani ben ikisinin üstüne tanımam

oynamayacağın atlar arasında en şanslı olan atın nal çapı 12, kuyruk sokumu diri, yele kısımları kaşağılanmış, üreme organı bildiğin at yani yok böyle bişey (40-50 vardır) ve son olarak kulaklarının biri diğerinden kısa olmalı

burdan da anlaşılacağı üzre, şanssız olan atlar arasında en şanslı gördüğün atın kazanması durumunda parayı vurma ihtimalin büyüktür gerisini var sen düşün


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/06/2006 17:01:06
Mesaj:

35 yıl boyunca tibette, ağrıda, uludağda ve roga'moss tepesinde ve miami dolcegabbanada yaşamış olan ulu bilge ulgur türksen ile keyifli bir hayat sohbetinde daha beraberiz...
ulgur efendi, siz ki dünyanın 4 köşe 7 deniz 3 kıta birkaç limanında insanlar tanıdınız kültürler gördünüz.

evet

bunlar arasında en çarpıcı bulduğunuz bir anınızı anlatır mısınız?

hay hay memnuniyetle. efenim şimdi ben fi tarihte tekneyle kastamonudan rizeye giidiyorum orda çankırı koyunda demir attık bir kıyı köyünde teknede peynir var ekmek yok gittik köyün bakkalına köyün ihtiyar kadınlarından dürdane teyze çökmüş ekmek dolabının başına her ekmeği tek tek elleyip tek tek koklayarak en iyi en kızarmış en iyi mayalanmış ekmeği seçmeye çalışıyor fakat bir türlü de seçemiyor kararsız yani....

allah allah, eee?

sonra bakkal bana döndü dedi ki, abi şu kadın 90 yaşına geeldi 75 yıldır benden ekmek alır bunun 50 yılı ekmeği seçmekle 25 yılı ise takma dişlerini çıkarıp bir su bardağına bandırdığı ekmeği hamur haline getirip yemekle geçti dedi

yaaa! çok ilginçmiş

sonra biz demir aldık, çıktık yola baktık sağa sola

efendim, sizin sohbetinize doyum olmuyor röportajımızın bu kısmında bahçede beslediğim çilli horoza bir isim önermenizi rica etsek

elbette mümkün. horozunuza chilly ismini uygun gördüm. bu ona sabahları vakitli ötmek konusunda bir vizyon verecektir.

sağolun, bizi onurlandırdınız, taaa buralara kadar zahmet edip geldiniz. aklıma geelmişken tüm dünya globalationu içinde bizim kültürümüzün bulunduğu yeri yorumlayabilir misiniz.

bakınız, ben brezilyada, ingilterede ve portekizde yıllarca santroforluk yaptım ama böyle bir taraftar dünyanın hiç bir yerinde yok. buna inanın.

aaa, bakın bunu ilk duyuyoruz sayın seyirciler. neyse. yönetmenim bana işaret ediyor. sanırım reklamlar girecek. reklamlardan hemen sonra programımızın en heyecanlı yerinde yine birlikte olacağız. ha bu arada bu en heyecanlı bölüm hakkında tiyoyu vereyim. takriben 20 dakika kadar reklamlar sürer sonra yine biz ve size iyi akşamlar dileyiverip proğramımızı bitireceğiz yaa. neyse, gözünüzü bizden ayırmayın.

şey, pardon ama bi daha sizin programınıza gelen toptur top.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/06/2006 20:55:38
Mesaj:

rumuz: küçük var büyük var
yaş: 29

olay:
o gün kadıköyde kitapçıları dolaşırken birden bastıran bağırsak spazmı sonrası, umumi helaya kendimi zor atmıştım. içeride 6 kapalı tuvalet 5 adet pisuvar vardı. kapıların tümünün önünde birer adet sıkışan kişi, sıçmanın verdiği sıçmaya aldırmayayım da rahatsız olmayayım duygusunun stratejisiyle boş boş bakınıyorlardı. uçtaki kapının oraya gidip sıraya giirdim.
akabinde kapı açıldı ve önümdeki içeri girmeye vakıfoldu. yandaki adam ise vazgeçip pisuvarlara yöneldi. ben tam iki kapının ortasında iki tuvaletin sırasını birden yönetmeye başladım. şanslıydım ki pisuvara giiden adamın kapısı açıldı. içeri girdim. tuvaletteki mevcut sessizlik içeride bozulmuştu. demin arkasında sırada beklediğim adam musluğu açıp altına maşrapayı sürdü. aynı işlemi ben yaptım. musluktan gelen şırıltılı gürültüye rağmen, ıkınma ve yırtınan yel sesleri duyulabiiliyor, kokular net olarak alınabiliyordu. komşu herif muhtemelen ishaldi. ekşi bir koku tüm helayı kapladı. komşu sıçıcı musluğu biraz daha açtı. bu artık şiddetli ıkınmaları işaret ediyordu. ben sıçmanın ilk 100 metresini koştuğum için biraz rahatlamış biri olarak yan taraftaki tüm olayları ses ve koku örgüsüyle kurgulamaya fırsat buldum hatta duvara yazılmış tüm sapkın laflara göz atabiliyordum. takriben 5 dakikalık konser bittiğinde anladık ki tüm helayı velveleye veren yandaki herifmiş. sonra adam ışık hızıyla tuvaletten çıkmış adeta yokolmuştu. aradan geçen bunca zamana rağmen bu kadar gürültüyü çıkarıp kadıköy ilçesini kokudan sarsan bu adamın kim olduğu hakkında hala fiikrim yok.

sicmasictikcasirasanagelecek.com adresinden yapmış olduğumuz bu alıntıya bakınca görüyoruz ki sicmahakkimizelimizdenalinamaz çünkü biz de insanız.


Yazan: aybala
Cevap tarihi: 09/07/2006 11:13:46
Mesaj:

alıntı:
kaşınıyorum öyleyse kendi kendine gelin
bi bakıma da kendi kendine güvey
ve kendi özüne üvey
biri olma yabancılığı çekiyorum.

bir de böyle bir hal var
doğrudur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/07/2006 23:27:35
Mesaj:

tümsekleri atlatıyordum
tekerlekler zıplıyordu
iyice yana yatmıştım viraja lila ya da koyu mordum
rüzgara yapışmıştım sevgiliye gaz veriyordum egsozun sesini açmıştım
beni tutuyordu rüzgarın kucağı içine girmişti doblo marka bir hıyar seyirtiyordu yanımda atlattım nihayetinde geride bıraktım farlarını
tehlike vardı ama ben kollanıyordum
bu kötü şiir dinlemiyordu ne var ne yok
kuralları kendine koyan kalıplardı
dizeler bildiğin gibi mi olmalı
yoksa istediğin gibi olmanın bedeli şair olmamak mıydı?
motor kullanıyordum
aşk içindeydim
ve dizeler saçmasapandı

insan refleksi ölürse insan ölür

deli nereye?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/08/2006 01:15:57
Mesaj:

ve o gün kaf dağı beyan etti
mal varlıım bir dağdan ve dağı saran ormandan ibaret


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/08/2006 01:19:51
Mesaj:

içinde renk harmonisi
kör kedi gördü dedi

bir tasarımın iki yakasını bir araya getiren tek öngörü estetikse eğer ve bunun kısa vadeli çağrışımları yemediyse kafamızı insanız bunu unutma er meydanı dağıtma uluorta kafanı içinden geçenlere şahit olurlar bu kafayı yedi derler eko eko ekoisttir ego.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/08/2006 01:25:48
Mesaj:

çağlar geçer uygarlık olur yıllar geçer adam olursun derler ya atalarımız bunu nerden demişler bilemem ama vardır bir bildikleri insanların gerildikleri yerler düşündükleri yılmaz erdoğan cümleleridir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/08/2006 01:31:53
Mesaj:

ve etraftaki tavuk butları kazan dipleri sote lahmacun ya da pizza ölmüşler bunlar yediklerimiz ölmüş onları öldürmüşüz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/08/2006 01:32:58
Mesaj:

kalenin uç tarafında yatan hizmetkarlar tüm külleri ve yemek artıklarını temizledi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/08/2006 01:34:33
Mesaj:

alaattin keykubat isimli gencecik bir delikanlı yemin ediyordu sarayın sofasında

ve bir aşk doğuyordu çeşmeyle su arasında arif mardin girer araya bir rakı sofrasında


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/08/2006 01:36:38
Mesaj:

bir rakı girer araya dedi uç sahiller valilğinden bir lord
gelir senin kadar içer
gider senin kadar

lübnanı kuşatanlara karşıyım diyebildik

duyarlı tabanca patladı bi kere

bam!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/08/2006 01:40:39
Mesaj:

nöbetçiler söylenmeye başladı askerlerin hepsi açtı

ellerimizi kullanarak gidiyorduk gözlerimiz artık görmüyordu

saplanıyorduk kendimize duygu ve coşku denilen heryerden uzakta tutuyorduk kendimizi güverteden alabalık toplayanlar vardı hepsi bıyıklıydı ve sarı birer muşambadan yağmurluk giymişlerdi geminin kıç tarafında kahkahalar ve bu boktan deneysel metnin varacağı yerler var ya

sorma gitsin...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/08/2006 01:42:23
Mesaj:

askerler tekbaşlarına geri döndüler.

ve savaş bitmişti.

bu herşeyin sonuydu

ve herşeyin başlangıcı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/10/2006 22:32:22
Mesaj:

ön taraf animasyonda arka taraf internet cafe istirahatın köyü tatil yapıyor herşey dahil ama erişimin saati 7,5 bedello


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/10/2006 22:45:34
Mesaj:

bu gece atlantisteyiz sayın seyirciler
menüde kavrulmuş lahana öğürtüsü
içki olarak viski
sıçkı olarak peçete

kızlar rusyadan
sahne lacivert
odalar klima
bahçede fıskiye
kumda havlu
çayırda tavuk var

sıkıntı imparatorluğuna tatil yaptır gerisi kendiliğinden sıkılır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/12/2006 00:18:17
Mesaj:

bangırsesli düşüncelerin volümü kıçımıza kaçıyor abdullah.
duydun mu beni.
sikmeyeyim beynini...

sikme abi... bir çocuğun yalın düşüncelerinde olmayan şey filtredir abi, abim, kudretin, saltanatın, iddia ediyorumun rumu, iddia ediyoruzun rusu adına bunların hepsi sarıcık sarıcık, abi...

bir çocuk düşünürse dünya yerinden oynayabilir bazan. ve bazan daha az rastlanan bişey olur. bu tatil köyünde 12,000 öro kira vermeyegör internetin kahvesicisin cilalı bir deniz bok kokan patates yağını kaldırma, içimi kandırma...

burnum kılcal. viski ya da içmeye değer ne varsa o. kaliteyi düşürmeden. uyumaya giden. amına koyan bir çocuk beyni kadar yol almış.
içmeyi öğrenince başına gelen şu şey. içime aldırma


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/12/2006 00:40:04
Mesaj:

gauloises içiyorum.
ismi zor sigara bakmadan yazamam
gözümkapalı içebilirim
gözümü kapayınca düşünürüm
düşününce şuracıkta ölürüm
şuracıkta
bir tesis bir müzik biraz garip şeyler iki viski üç ölüm beş tuş işte hayat
içim kalabalık sev birine git şeklinde


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/12/2006 00:45:31
Mesaj:

nispeten iyi

nükseden iyi

yüksekten mi alçalıyor kuş içi boş hakikaten yanıldık yalan laf dolan bakkal olan bu

bilmiyorumun rumu rumuzun ruzu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2006 00:57:20
Mesaj:

divan edebiyatı salınıyor salıncağında
ayranla sosisli yiyor devrim edebiyatı
berbat müzik adam öldürebilir
yaşamaktan batabilirsin bir kereliğine
bir kereliğine gerçek olandan daha çok gidebilirsin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2006 01:02:36
Mesaj:

iştah patetesleri lokma lokma geçti
hep korktum
daha çok patates yiyen birinden
ayşe mustalip ederi yok kaçar kıçı içer cin

bunun için mi öleceğiz peygambersin sen tuğba
ve niçin tüm bu başkalaşım nöbetleri
tek tek basarak klavye
çok çok çorba
to be or not to be orda

ben burda
ne yapıyorum?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2006 01:22:35
Mesaj:

kucaklayan yasağı yoket ve içerleyerek uyu

çok sert bir uyku


Yazan: perima
Cevap tarihi: 09/13/2006 01:27:04
Mesaj:

sert uykularin ruyalari hatirlanamaz ki..


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2006 01:28:20
Mesaj:

zaman marul votka ya da salak kola

dikkatli içli endişeli yol

ucu diğerine çıkan bir

iki

üç

ya da biriç

kimine göre

kimine görece

bir ebe

iki am

biri öbüründen yumuşak

kavanozlara ölüm

tütün humması kalb

b ile gevşe p ile gerçek

kim ne


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2006 01:34:02
Mesaj:

tüttüm ama umursma

ses ver uyuyuncaya kadar bir hayat uluyunca kurt kurtulur dövmeler kurtulur kıçından güzel kıçlı biriysen aklında kalır şekil bil ki bu senin tercihin

ama olmuyor böyle faşist
böyle ayanbeyan
şöyle sesliyiz

ufaklık tüt

büyüklük öt

ortalık süt

liman kaptan

votka limon

hooop...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2006 18:57:27
Mesaj:

güneşgözlüğü icatları kon'federasyonu için konduruyorum ki bizlere havuzkenarı seyirleri hususunda pek çok vizyon katıyor rus bikini modellerini tanıma açısından bu güneşgözlükleri.
beyaz olanlar iyi.
siyahlar feci.
kırmızılardan ateş fışkırıyor.

lakin havuza girince gözlük takamama sorunsalına getirilecek çözümleri canhavliyle beklerken anlaşılıyor ki bu ekşi sözlük modeli cümlelerin üstüne kusacağım gelmiş.

ben kolay kusabilen herifin tekiyim.
ve allahtan iştahlı pek olmadığım için öğütülmeye yüz tutmuş yiyecek parçacıklarından ziyade krem renkli bir krema geliyor aklıma iğrenç iğrenç.
kim derdi ki bigün, sırf daha iyi kusabilmek için kalın dilimli biftek yememin şart olduğu fikrine geleceğini hamdullah.

evet ali kardeş, evet lan. beni niye sevmiyon, niye ki bu sinir.

sinirde yok sınır bankacılıkta var kömür ereğlisinin demiri çelik bileği gümüş balığı rakı mı bira mı yanında gitane mi bitane mi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2006 19:01:31
Mesaj:

kafamızın kitap kapaklarını aça kapaya çarpa çurpa kanatlandıracağız sözcükleri.

şekilden şekile gireceğiz ve böylece yere düştüğümüz de kendimizde gördüğümüz şekil yeni bir formmuş meğer.

geçmiş olsun kırık kanat çıkık kol yen mi içinde kalır öro muydu ö.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2006 19:09:05
Mesaj:

deneyselliğin daniskasının kankası olmakla takıntılı olup
çiş
ayşe arman
ve son olarak rustiğin rusu diyorum.
rumuzum babaxanın rusu kirazın birazı şarabın beyazı hasretin ayazı.

maalesef ayığım maalesefin aası vakaanın kaası salaan laanı.
istediğim yerlerini almak istemediğim yerleri geride komak kaydiyle kalabalık laf çitlerinden oluşan nuhun kitabının bir sayfasını yırtıp kağıt gemi yaparak bu işten yırttığımız vakit başa gelen çekiliyordu geri ve cümle düşünce ağzı kırılıyordu tuşların, ağzı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2006 00:21:07
Mesaj:

orman ağaç ve icabetten ibaret
ter gerilim tuz su ve bezelye gibi gözenek alkol cam damla

kimseye kıyma
herkese et
ben ettim sen biftektin
birbirine hamburger
gergedan etinden sosis
keçiden süs
ağızdan sus

husus başladı
deli dedi
derginim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2006 00:37:44
Mesaj:

yanman varmı?

evet bana yatıştırıcı olandan yaz

spazm gereksiz gürültü ellik çorap ve birikmiş paran var mı?

var. beni karşıya oturt kaşar yedirt şarap içirt ensemden tut elimden elle kaşımın altını öp burnumu koklarken solu

anlaşıldı. günde 4 öğün aspirin çiğne sigarayı bırak dükkan açık kalmış kapa kepenklerini 501in aç nike arala adidas az dur uslan biraz

yok. yapamam kafam ödem yaptı çişim şiş

şu işeme meselesine
işime karışma meselesini getirmeye çalışmak
çalışırken yorulmak
severken dirilmek

anlaşılmaz seninki başına a gelen olumsuzlukların var
apandist olabilirsin ya da antipatik, aform ageç agit agel akoğoğlu asentez parantez. hastasın. geğiriyorsun içiyorsun kalabalık kapı tenha baca iki kelimen neyine yetti aikikelime.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2006 00:47:24
Mesaj:

içerisi sıcak votka kötü
iran'ı kötü votka içirerek mahvet amerika telaşlı bombalar vietnamında namın kurudu ırak'ta ortadoğu kimsenin sahiplenemediği kara kazandır roma denedi osmanlı denedi sen deneme evi dene orda oturmayı uygarlığın başladığı yeri alamazsın bez bebeklerin nötron bifteklerine rağmen.
ve siyonizme ve pkkya ve hamasa va terörist fırkateynlerine söyle geri dursunlar. belli ki bu biçimde olmayacak bacanak abd.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2006 00:58:56
Mesaj:

allah bize duş verdi yıkanalım diye
dil verdi yıkanırken şarkı söyleriz iyi veya kötü
göt verdi kollayalım diye
duvar verdi dayanalım tuğla verdi atalım ana verdi anasını satalım diye
şimdi orda olmak vardı anasını satayım diye bir uzay verdi gemisini yaptık soğuk füzyon jetle açtık emergency evrenselini füze pilotları şair olarak gitti jüpitere galaksiler alıştı imparatorların duyguları var onlar da insan...
uzaylı bile olsalar.
evren bizim vatan toprağımız muhittin amca.
discodan kuantum fiziğine ramak var.
emecekareden ikiçarpıikiye kadar vur.

vur
vur
tu
bi
or
not
to
böğ.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 09/14/2006 01:10:59
Mesaj:

ehehe sen şiir yaz koç ben okuyom :)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2006 01:13:29
Mesaj:

bayıra yöneliyor ve yineliyor musun
öldük
öldük
öldük oğlum


ve zimmetime geçiriyorum karambolünü pirelli takvimleri ve böyle de sevebiliyorum birini en az 7 nokta 5 kısım var konuşma bana fotoğraf çek gerisi 31 çekecek tabiatla oynama oyundan kalçalar koyun memeler inek melemeleri bidon vidası beyaz utanmadan don giymiş ipi görünmüş içi titremiş bir arap
bir ingiliz
bir de kasımpaşalı aynı uçakta
sormuşlar kimin zipposu var
ingiliz atlamış benim
arap demiş petrol benim
kasımpaşalı kafa atmış
bu kafa var ya demiş
nevresim takımında yastık kuş

bi bok dememiş
şaşırtılmayı bekliyoduk.


Yazan: perima
Cevap tarihi: 09/14/2006 01:16:21
Mesaj:

ulan hepiniz mi votka iciyonuz
yazik bana
kufretmek istiyorum
hatmetmek zorunda kaldigim sosyologlarin
ictigim 5. kahvenin
ebesini...

icki icme hakkimiz engellemez!


Yazan: ada
Cevap tarihi: 09/14/2006 01:20:57
Mesaj:

sen de iç güzelim:)

ahanda ortada kalan üç deli biz olduk


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2006 01:30:02
Mesaj:

netkafe kapanıyor adam bakıyor
disko viski dobrovski ve daha bilmediğim şeyler olacak.
ben kapatılmaya kaderliyim
hepimiz gibi olmaktan ötürü

habibi ya muhammet ver 5 riyad
ver verebilirsen...

yağmur var damlalar aştı alıştı aşk anonim şirketi limited limitti bunlar

balonları şişirt uçurtmaları uçurt klavyelere hidrojen gazı tak

love olur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2006 02:56:11
Mesaj:

ecevit'e neoldu

borsa piyasa dolar korkan bir strateji mi bu boşalır diye alınları düşünceler azalır diye

o güzelim kara bıyıklara ne oldu?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2006 23:21:00
Mesaj:

devrimlerin
kan gövdeyi götürmeden daha
sıradan bir insanın bile içinde ezdiği küçücük bir nesnenin sonradan karşısında sen yaptın ve ben unutmadım diyebileceğini unutmamaları gerekirdi kapadokya cumhuriyetinde taşların üstüne taş koydukları alengirli manzarada şarap içmeleri halinde.

tahlillerin
unutmamaları gerekirdi tek noktayla bile oynarsan o noktanın diğer kayalardan biri olup başımızı ezeceğini

kamu bıktı
michael jackson gerçeğini kimse geçemez
kenan doğulu o olmak istiyorsa bunun adı insan

ve kafaların
artık durulmadan akmaları halinde geleceği bilemediğimizi göreceğiz

devrimler sadece tahminlerdir
olacak olan acıları bilirler
bunun herkesi iyi yapacağına inanırlar
ama muhakkak birileri üzülür

gerçekten çok üzülürler

yeryüzüne cennet getireceği fikrini iddia eden tüm fikirler sırf bu yüzden yalandır.

her diğer çok iddialı fikir gibi... çünkü bu kötüdür...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/16/2006 03:56:48
Mesaj:

yaşa ve öl
uçuşsun gelecek boka dönsün geçmiş...

bir akşam unutmuyorum, ben, kenan, belkıs abla, biraz kavun,
mahmut belkıs ablaya döndü ve dedi ki sen de bir dahisin
ve belkıs abla kıçından vurulmuşa döndü
niyedir dedi
sigara böreğine izmarit takmışsın
üstüne tütün serpmişsin
biraz da çörek otu dedi
belkıs ablanın heer olan bitene olduğu gibi tepkisi tekti
ayyy, yok canımmm!

sigara börekleri nefisti
ip gibi dizilmişlerdi tabakta
tabağın bulaşıklıktan alınmış haliyle sofraya geelmesinden ötürü masada olimpiyat halkaları giibi halkalar geçmişti su çizgilerinden birbirlerine geçen, ıslak.

gerektiğinde gerekmezse ne yapacağım dedi ali sofranın tam ortasında kendi kendine konuşurken fısıldayarak
garson geldi birden
dedi ki börekleri şef yaptı izmaritleri belkıs taktı
anahtarları yokladı
otogarın hemen yanında küçücük bir çimen tarlasında yatıyordu aracı
kontağı açtı
benzin kokusu geldi kadraj düzeldi

masa alemlere akıyordu asfalt güzeldi

10 kişiyle anlaşılmak kötü belki bu sadece bir ince tesadüftür gerisi yalan dedi lokantanın sahibi
kapının önünde donla donakaldıktan sonra viyadüklerde bir rüzgar esti ki bu yalnızlığın burnundan girip beyninden çıkan bir şey olduğunu uludu kulaklarına, garsonun sesi izmaritin benekli sarıyla beyaz lekesi küllükte kaldı sakinleşmesi lazımdı emperyalist kartonpiyerleri otobanın, bariyerler kuşatılmıştı bir bir

orospu çocuklarını kuşatalım diye bağırarak yola atladı biri
beti benzi kurumuş gözlerinde kapak düşmüştü
onun bu biçimde fotoğrafını çekebildim ve yarım saniyelik kadraj seneler boyunca kafamda asılı kalacak diye teklerken vurduk çocuğu
hemen çimenlerin orda bir doktor geldi ve ben tashih yaparım şimdi düzelteceğim hikayeyi dedi ellerinde narkoz ve mürekkep lekeleri vardı, bunları birleştirip bastırdı göğüskafesine yeniden atsın diye
darbeler bum bum nefesler küt küt atarken uyandı oğlan ve tüm piknik yapan aileler derin bir soluk aldılar çocukla beraber

yola devam ederken şunu gördük ey salam sosis ahalisi
bir hayat kurtuldu bir hayat tutuldu güneşe karşı kırık kırık camları mumla islendirip baktık belki çeperini görebiliriz diye güneşin ve ayın

walkmande ahmet kaya çalıyordu, ağladıkça ağladıkça, güneşi tutacağız göreceksin göreceksin...

garson kendine küçük bir animasyon grubunda iş buldu.
overlok operatörü oldu. ilimini öğrendi kontirpiye dikişlerin ve walkmani hediye eden abinin dediği lafın.

büyük yalnızlık...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/18/2006 00:06:43
Mesaj:

ne yapmalıdan allaha varmıdıra değin uzay felsefeleri
uğraşan durdur

hepiniz niye bilmiyorsunuz yadsıdığını yansıyordur belki

süs ekleri lle niye daha sulu içmiyorsunuz ayran gönülleri

niye es geçiliyor ki sanki bi daha geleceğiz dünyaya açık olacak kapak

ve um!

umutla.

istekle.

galaksi sadece istek

bundan ibareet.

yemek

sıçmak

çeperlerin boka batsa bile psikanalizi geçemezsin

çörek yeme dönemleri ve bunları sıçmak garip

kaşifin ettiği

kafirin sakındığı şey

çok basit

ve inanılmaz zor

...

sadece inandığıın şeydir herşey...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2006 00:08:36
Mesaj:

küplerin günlüğü.

zapata mexico sınırına ordularını yığıp "latin amerikanın kesik damarlarına" sempozyum uyguladı, tüm güney ortada birleşti panama kanalını açtılar şilepler geçti ve saydam amiraller atlarına atlayıp şileplerine bindiler, güverte bir güç sembolü halindeki atlılardan kabarmıştı kararlar alındı,

gidin ve didin dedi en büyük komutan.

tüm zenciler esas duruşa geçti, meksikalılar cipsi seçti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2006 00:17:30
Mesaj:

küplerin günlüğü...

insanın bazan herşeye eyvvallah demeleri ihtimaline karşı, bunların başımıza düştüğünde kaşımızı yaracağına rivayetle yağar dolu küp yağıyor başımızdan aşaa kasım paşa...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2006 00:19:07
Mesaj:

ve orda paşaların paşası kasım paşa azarladı zapata'yı,
sizin siestanız varsa bizim bomba taşıyan mandıra çiftliğinde yetişmiş çarıklarımız var

dedi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2006 00:22:23
Mesaj:

ticking away the moments that make up a dull day
diye zırlayınca pink floyd alarmın çaldığını, sabahın olduğunu anladık...
başımız yastığa gömülmüştü dudaklarımızda kuruyan tükrük yastıkda 1 santim büyüklüğünde bir kan lekesi gibi basılı kalmıştı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2006 00:24:04
Mesaj:

kollarımız üşüyordu kulaklarımız donmuştu okumaktan hoşlanmıyorsak yazmaktan kusmak gerekiyordu.

türkiye dedik
teşekkürler bize selçukluyu verdin...

selçuklu olmadan yaşamamız mümkün değildir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2006 00:29:29
Mesaj:

tekirdağ limanlarında damıtılmış en iyi on rakı bombasından birine başlık taktık nükleer.

sığınaklar abaza doluydu, tecavüz sahneleri,

çocuğunu elinden tutup merdivende fotoğraf çektiren bakkal, yardıma muhtaçları acıyarak dinlemek, lösemi için umut, bir grip vakasını bile unut

mutlu olamaz rakı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:12:28
Mesaj:

soner yüreklidelibatur başbakan olacak adamdır.
dağarcığı uzun, tecrübeleri kalın, omuzları ortalama bir adamınkinden 1 karış daha geniştir. mesleği plastik tavuklu pilav zanaatları, mevkii seyyar, sakal kirli, çene düşük, burun karadeniz.
hayatının her döneminde bir gedik bir de taş ve her daim bi çift lafı bulunur. kitleleri peşinden sürükleyecek karizması henüz doğduğu sigorta hastanesinin bebek dolu odasında başlamış olup, o ağladığı zaman diğer bebekleri susturmuştur.

soner, günün birinde kaldırımın kenarında, puslu gözlerle ortalığı süzerken, abdi isminde mahallenin pikotaj ustası tarafından, bir alacak verecek davası yüzünden kelebek diye tabir edilen bıçakla bıçaklanmış, buna rağmen abdinin kafasını, gevşemiş kaldırım taşını yerinden sökerek kırdığı gibi, kan kaybına rağmen kendini 500 metre ilerdeki kızılay kliniğine yetiştirmiştir.

ogünden sonra soner yüreklidelibatur'un ismi, tüm mahallede soner abi olarak yeretmiştir.
bunun, devletin üst makamlarıyla ilişkileri olduğu rivayet edilse de, soner bir derin devlet adamı değildir. soner bir derin düşünce adamıdır.

ettiği lafları mahalleli, esnafsa cama, ev hanımıysa buzdolabına, öğrenciyse defterlerinin ön kapak arkasına iliştirmiştir.

daha sonra mahallede kurduğu futbol takımındaki antrenorlük kariyeri hizla ilerlemiş, pilav işini bırakarak kendini felsefeye vermiştir.

ilk yazdığı "pilavdaki prinç tanesi bir futbol takımındaki kişi sayısından çoktur" isimli kitap, ahmet altanın tüm aşk romanlarından daha çok satmış ve kazandığı parayla altına suzuki bir cip çekmiştir.

soner abi dekoratör bile olamayacak bir adamken neden senatör ya da başbakan olacak adamdır bilmecesi bence ?'dir.
bu kancalı ?'nin oltasına asılan durum, elbiseleri askıya takıp dolaba yerleştirme titizliğini gösteren ev hanımlarına ibret olmalıdır ki bunca laf ancak dağılması gereken bir kafanın bulup çıkardığı aptal tümceler topluluğu olmasına rağmen biraz işe yaradığı gerçeğine varabilelim.

kafamızdaki karıncalara bak. yediği boka...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:23:23
Mesaj:

bağcıklar hükmeder, ayakları koyabilecek bir yükseklik aramak için bizi yönetmeleri bundandır.
jimnastik ustaları bağcıklara boyun eğmezler çünkü onların dizlerini kırmadan eğilme kabiliyetleri var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:29:42
Mesaj:

eğer orhan veli tekilayı tatmış olsaydı rakı şişesinde balık olacağına tekila bardağında 3 oda 1 salon apartman dairesi almak isteyecekti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:35:23
Mesaj:

adam odanın tüm dekoru beyaz ve bu kadar beyazı sevmem diye ortalığı şarapla kırmızıya boyamış.

birol ünel gibi adamlar, kolay tüketilen kenan imirzalıoğlu gibi adamlardan çok daha iyi çünkü sayıları az.

birol abi abidir... sikmişim soner abiyi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:38:00
Mesaj:

alacakaranlık bir akşam indi istanbula.
esenler mevkiinden tekila tarafına akmak ve geceyi nerde yattığımızı bilmeyecek kadar adres aramakla geçirmek yönünde bir taammüden limon yemem tuz yalamam lazım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:38:56
Mesaj:

incili balkonun çavuşları... içtimaya çağırıyorum sizi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:40:46
Mesaj:

taraftarın kafası hep karışık.
hiçbir taraftar kitlesi yoktur ki hep şampiyon olmak istemesin.

futbolun faşist arzularına boyun eğme, golü yeme.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:45:01
Mesaj:

sevda ırmaklarının suyu klorsuzsa içilmez
köprünün boyu pek uzunsa paha biçilmez
sazıma gel sazıma, sazsız sözsüz bu köprü geçilmez
tabakları getirdim tuzları hazırladım limonları ez
dörtlüğe koyayım sana bişey olmasın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:46:55
Mesaj:

kapının aralık kalma durumlarının yeryüzü sosyal yaşamında duruş olarak içeriği ya ışık süzmesinin gizemidir ya da içerde neler oluyor bi bakayım haletiruhiyevaziyetidir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:48:39
Mesaj:

askerler. pılınızıpırtınızı bırakıp, bu disiplinsiz halinize bakınca topunuzu...

yani topunuzu tüfeğinizi toplayın, savaşa gideceğiz ve kazanırsak söz piknik var.

subay olmak istiyorum.
yedek subaylık kesmedi beni.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 19:56:52
Mesaj:

askerler...
aranızda kurşun olanlar kalacak.
plastikleri alacak
ve ateşle barutu yöneteceğiz düşmana karşı
emir subayına hep saygı göstereceksiniz bunu bilin çünkü onun komutanla bağı var emir kısmını kurcalamayın
neyse
ne diyoduk
haa,
kurşun olanlar bir duvar gibi dik ve diri, ülkeyi kuzeyden latin amerikaya kadar ya da karargahın nizamiye kapısında şu elimle işaret ettiğim yere kadar koruyacak ve eğer içinizde ilkokul mezunları varsa bu cümleyi yeniden yazıp ellerine vereceğiz.
bizim bugün burda toplanmamızın sebebi uluslararası konseyde bize karşı gösterilen yok siz nükleer başlığı üretiyosunuz yok sizin petrol fiyatlarında kafanıza göre bi fiyat politikanız ne bileyim ne işte bizim ulusal kimliğimizle oynayan şeyler bunlar.
hoop, sen arkadaki eşek osurmuyo burda, karşıma dikilmiş esnersen bi daha senin uykunu sikerim, çavuş sunu amiralin havuzuna sok çıkar ayılsın.

şimdi,
çorap ve sakal kontrolünden sonra hadiyin savaşa.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 20:01:05
Mesaj:

aldırma dağlarına dayandık...
aldırma biz buna dayandık öteki vız gelir tırıs gider.

burda gelen vız eşek arısı giden tırıs arap beygiri, ingiliz beygiri
ya zır zır etme fakma beynimizi şimdi bırak gırgırı, karpuz iri

bu kafiye, kafiye yeterlilik kariyerimin sonu oldu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 20:03:38
Mesaj:

şiir kötü askerlik iyi...

evet...

askerler, olum bişey yapın lan, can sıkıntısı içindeyiz siz bi ordusunuz bi başıma halimle bi destek olmadınız şu zor günümde oysa ben sizi bunca eğitim, içtima, revir, ne blileyim kırmızı alarm derken yorgunum. unutma asker, komutanlar da yorulur. ve şu aşçıya söyleyin bi daha karavana kapuska koymasın, gaz yapıyo. ööörk!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 20:09:01
Mesaj:

ve o gün askerlerden biri yanındaki manga arkadaşına dedi ki
ya olum, yeter artık ya, biz sanki insan kulu değil köleyiz yani. yok kalk, yok sürün, yok tüfek omza, yok şu yok bu... tamam bunlar da olacak ama bana askerler diye hitabedilmesinden hoşlanmıyorum kardeşim...
der...

yanındaki
haklısın lan, kaç gündür ben de bunu düşünüyorum. sanki benim bi adım yok da. ben şu yanımdaki mardinli apoya benzemiyorum, üniversite mezunuyum bi kere. bana, ona seslenildiği gibi seslenilmesinden hazzetmiyorum yaaa...
der.

beriki
olum o halde fırlıyorum ortaya
hepimizin adına, insanlık adına, pamela anderson adına, augusto comte, immanuel kant adına,
der ve fırlar hakkaten.

yüzbaşıyı kenara iter ve bağırır...

komutanlar,
kararları siz aldınız siz savaşın o zaman. biz galip gelmeden, şimdi, kan dökmeden, yetim bırakmadan bir bebeği, yar mektubu bekleyen bir güzeli ağlatmadan, şimdi evet şimdi pikniğe gidiyoruz.
siz gidip kendi kendinize savaşın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 20:09:30
Mesaj:

der...

(bu kısım eksik kalmış o bakımdan yani)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 20:13:16
Mesaj:

komutan tokadı basar.
siktir git kerata...
çok komiksin ya.
tamam savaşmıyoruz lan. madem öyle. hadiyin pikniğe...

(burda biliyoruz bir sözcük var ki bunun için bakınız*)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 20:13:43
Mesaj:

*der...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 20:14:41
Mesaj:

bütün erat, sevgilisinden mektup gelenler bunları okumak, acıkanlar yemek yemek, uykusu gelenler kestirmek üzere bir dahaki içtimaya kadar dağılırlar...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 20:22:53
Mesaj:

askerlik hikayelerinin bundan daha saçma olmamaları sırf bu yüzden doğal gelmeli.

askerliğini yapmamış olan hanfendiler bilmez, askerliğini yapmış er kişiler bilir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 20:25:14
Mesaj:

bu tıpkı regl görmeyen bir erkeğin ay başları sancısı çeken bir bakirenin (bu ne lan) kepçeyle krem çikolata yeme istemesini anlamamasına ve apranax hapının ayda 1 kez kullanılması hususunu bilmemesine benzer.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 22:56:39
Mesaj:

o gün, aniden limonları ince ince doğrama makinesini icat etti. bunun sayesinde limonun suyu tezgaha bulaşmadığı ya da yere damlayıp durmadığı gibi, elimizde ya da tırnakla etin birleştirdiği yerdeki küçük çiziklerin deli gibi yanmasını da önlemiş oluyordu. dilimler o kadar muntazamdı ki bunları paketlesek ne olur dedi. limonun muntazam dilimlerin prezarvatif paketlerine benzer bir tipte ambalajladı ve 10'luk kutular haline getirdi. tesadüfen gittiği altın portakal film festivali ödül kokteylinde limon dilimleriyle tekila içildiğine şahit olmuştu. internette bir meksika chat odasına takıldı ve penelope gonzalez kruozze fellipe de errandas lopez isimli biriyle tanıştı. limon ambalajlarının fotoğraflarını buna gönderdi, inci tanesi gibi kıyılmış ve her dem taze limon dilimleriyle enfes tekila keyfi fikrinden bahsetti. penelope bu fikri hemen onayladı ve piyasa araştırması için bir koliyi kargoya vermesini istedi. araştırma pozitifti. ikitelli organize sanayi bölgesinde 300 milyona kiraya tuttuğu küçük atölye de haftada 92 kilo limonu dilimleyip ambalajlayabiliyordu. fakat fikir meksika'da öyle bir tutmuştu ki kısa süre sonra, önce 2000 sonra 18500 sonra da 36000 metrekarelik bir üretim parkuru kurdu. dilimleme cnc makinelerde yapılıyordu. içkiyle arası hiç iyi olmadığı için, tekila için limon üreten koskoca bir fabrikanın patronu haline geldiği halde tek bir shot tekilanın tadına bakmamıştı bile. sağ kolu olan limon pazarlama genel koordinatöründen, köşedeki tekele adam gönderip bir şişe tekila aldırmasını istedi. saat gece 01 olmasına rağmen tekel açıktı ve tekila geldi. şişeyi açtığında bunun, bizim rakıdaki gibi bilyeli bir güvenlik büşonunun olmadığını hemen farketti. koordinatörüne tekilanın yapılışı ve hammaddeleri ile ilgili bilgi toplamasını ve yarın öğlen 12de bunların masasında olmasıyla ilgili talimat verdi. ertesi gün gelen raporlarda bunun coca colanın sırrına kıyaslanınca omlet pişirmekten daha kolay olduğunu düşündü. limon dilimi paketlerinin depolandığı büyük bölümde, 4 katlı bir bina büyüklüğünde gizli bir imalathane kurdurdu ve sahte tekila üretmeye başladı. şişesi 17 milyona sattığı korsan tekila ekşi sözlükte bile efsaneydi artık. sonra, ürettiği limon dilimlerini yanında 3 gram tuzla ve slikondan bir kadın memesiyle birlikte pazarlamaya başladı. yapmış olduğu tekila kitini 35 milyona pazarladı. bir yudum tekila, memenin üstünde yalanan tuz ve ısırılan enfes limon sıralaması inanılmaz tuttu. artık reina bile müşterisi olmuştu. 12 milyona malettiği ürününe zam yaptı ve 175 milyondan satmaya başladı. artık ülkenin kabadayıları bile petek dinçöze şampanya yerine yerli tekila açtırıyorlardı. görüldüğü kadarını yani A4'e sığan 3 yıllık ticaret hayatını anlattığı bir kitap yazdı. kitabın satışından elde ettiği gelirini sokak çocuklarına bağışladı. sokak çocukları para yerine tekila istediler. bu böyle sürüp giderken satırların yazarı 1/2 tekilayı bitirmiş be.
limon tuz ve kral...

öneriyorum...

shakira'nın bir şarkısı var, hani bi bölümünde herif gevrek gevrek şagkira şagkira diyor. bunu tekila tekila şeklinde yorumlayan mesut bahtiyar olacaktır. şarkının mp3'ünü beleşe indirmek mümkün.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 23:29:02
Mesaj:

şarkıcı meyvesi hünnap.
türkücü karısı pakizeyle oturmuşlar konuşuyolar. pakizenin kocası temel reis, cartoon işlerinden sıkılıp müzik sektörüne girmiş, neyse odaya girmiş bu, pakize ve hünnap deriiiiin bir sohbetteler.

noluyo lan demiş.

karılardan pakize elindeki un kurabiyesini yere düşürmüş korkudan.
yok temelim, yok bişey, tencerede kıymalı ıspanak yapıyodum hünnap geldi demiş,

temel zeppelin pazulu kollarıyla iki elini başının ardına almış
çok açım demiş.

dur ben yemeğin altını kısıp geleyim demiş bununki.

bir erkeğin midesine giden yol bağırsaklarından geçer demiş,

pakize hünnap'a dönmüş, bizimki yine tekilayı fazla kaçırmış sanırım motoru bozmuş dur ben biraz türk kahvesi telvesi kapıp geleyim demiş.
hünnap ses çıkarmamış.

temel kapının orda önce çömelmiş. sonra dizleri yana yatık, başı kırık, dili dışarda, tükrüğünde hala bikaç baloncukla sızıvermiş oracıkta.

pakize:
koca reis sızdı artık bişicikler duymaz boşver şimdi bunu sen ajdaların parkelerini diyodun, ne renkmiş o kız
demiş...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 23:30:24
Mesaj:

erkekler niye içer?

tam olarak bilinmiyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 23:31:54
Mesaj:

kadınların içen erkeklerle çağlar boyunca derdi var.

buna kadınlar niye kızar?

bilim bulamamış biz mi bulacaz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2006 23:36:33
Mesaj:

sevişen bir hippi kolonisi içinde kimin eli kimin götündeydi o sıra anlaşılabilir şeyler değildi ama muhabirimiz gitti ve gördü. fotoğraflarını çekti onların, ben diyeyim 36 kare sen de 36000. fakat bunlardan bir kare vardı ki, sadullahın eli helinin poposunda, amerikalıların "çak moruk" dedikleri biçimde popoyu kavramış halde hatta mıknatısla vakumlamış sanki, yani buna benziyordu fotoğraf, neyse gördük, fotomontaj yok, bayaa bi el popo ilişkisi.
bunu billboard yapıp seattle sahillerine astık.

biraz olsun akıllandı dejenere hippi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2006 00:02:52
Mesaj:

biz tüm toplumbilimini bireyselden tuttuk getirdik sanki evrenin tamamı tıkış tıkış insan doluya.

bana kalırsa herşey basit. zorlaştırmak için birden fazla olmak yeterli.
siyaset yalan söylemekte haklı.
çünkü gerçekler herkese hitabetmez.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2006 00:04:13
Mesaj:

türküler güzel.
ama rock çok başka.
şimdi uzaya neyle çıkabilir insan.

gelişenle.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2006 00:23:21
Mesaj:

gitsem nereye.
birazdan.
hadi şimdi.
kalsam nereye.
bu kesinlik şimdi anonim kültürü sanattan kötüdür çünkü bızırdan üfleyerek şişer öbek öbek evrim geçirir çıkar karşına artık bırakamaz olursun bunu herkes sevmiştir populer kültür üanonimdir sevilir.
sanat sağlamdır ki tek başına. dolanıp çoğalır ve geri dönersin. otur oturduğun yerde. iyi seyirciymiş bu adamınki. o anonim biri. şirketi şimdi keşke olsaydı. ama yok.

aşık veysel.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2006 00:30:59
Mesaj:

yarınki dersimizde bundan itibaren yaşananları işleyeceğiz.

harekete geçmek için iftar vakti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2006 02:22:10
Mesaj:

sigara iştahı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 22:32:02
Mesaj:

o gün hava sıcaklığı 19 dereceye düşmüştü.
gittiği müzayededen hiç rağbet görmeyen bir havan almıştı. eve döndüğünde havayı dövmekle işe başladı.
havanın tokmağı -sanıyoruz bunun adı bu- havanın kendisine çaat çaaat vurdukça ortalıktaki hava yumuşadı. böylece yoğurda su, suya salatalık, sulanmış yoğurda sarımsak, sarımsağa hava koydu. yaptığı cacığın iri taneli sarımsak dişleri, 5er santimlik salatalık dilimleri ve 10 ölçek yoğurda 3 damla su şeklinde hazırlanmış cacık, tarihteki en berbat cacıktı. internetten guiness rekorlar kitabına başvurduğunda, rekormekor komitesi bu formülü zıp diye onayladı.
o gün hava sıcaklığı ilerleyen saatlerde 2 derece daha düştü.
bu herşeyin sonuydu.
gökyüzünü saran bulutların aralanan yırtık yerlerinden dev gibi bir kabak tüm istanbulda şok etkisi yaratmıştı. marslılar dünyaya kabak yollamışlardı.
belki de bu kabaktan iyi bir tatlı olabilirdi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 22:39:28
Mesaj:

ogün sanlısoy sanıyorum trabzondan fenere ya da burdan orduspor'a transfer olmuş olabilir, bilmiyorum
tüm askeri eğitimi boyunca sola dön kısmını sağa, tüfek omza kısmını uygun adım marş şeklinde yorumlamayı başarmış çevik ama nazeki bir kişilikti.
askerler çok mühimdir çünkü bizi dış mihraklardan korurlar, gerekirse o mihraklara uçak gemileri havan topları ya da radara yakalanmayan kara şimşekler gönderebilirler.
bush,
baş
komutanı olarak usanın
usandırdı bm'yi

dünyanın tüm toprağının her santimine gönderebileceği kocaman bir ordusu ve kasasında milyarlarca doları vardı birkaç bin insanın katili olup dünyanın ruhunu bozmaya and içmiştir o, gelirse imza alıp bundan duvar kağıdı yapmak ve bunu bizim sokağın çöp dökülen ve en çok işenen popüler duvarına döşeyerek o duvara şunu yazmak istiyorum
"buraya işeyen eşektir"
çünkü sırf bu yazıları okuduğunda bile canı sıkılan bush, tüm kadıköyü işgal etmek isteyebilir
bunun suyuna gitmek lazım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 22:48:00
Mesaj:

edinmiş olduğum izlenim şu ki bugün
barlara içkili bi vaziyette defter ve kağıtla gitmeyi adet edinmiş bir insanım
(mankenlere bakınca göreceksiniz ben şöyle insanım ben böyle insanım derler bunun hangi ego kaynağından köpürdüğü üzerine çalışıyorum hatta fikrini alacağım bazı akademisyen arkadaşlarım var etrafımızdaki bu entellektüelizmden kuvvet almak şarttı)
neyse,
rus nüfusunun çoğunlukta olduğu geçen haftaki tatil köy deneyimimde defterle bara gitme alışkanlığını sürdürdüğümüzde, sergei isimli sabahtan akşama içen ve akşam saatlerinde şuurunu kaybeden bir litvanyalıyla, sırf şekiller çizerek arkadaş olduk.
adam telefon mühendisiydi ve benden daha beter bildiği ingilizcesiyle anlaşmamız mümkün değildi
çizerek anlaştık
diyeceğim şu ki, eğer yabancı diliniz yoksa ve biraz olsun şekille ifade edebilme beceriniz varsa defteriniz olsun.

nedense bu hikayeden tad almak mümkün değil.

asker muhabbetlerinin yerini ne tutabilir, ne? sanmıyorum tutsun bişey.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 22:51:26
Mesaj:

askerler,

bugün, tüfeklerimizin yerine kalem omza, sürün yerine çizin eğitimi yapacağız.
çizginin ana esaslarının hangi boyutlarda geliştiğini gören herbiriniz, artık eğitiminiz
ve bildiğiniz herşeyi unutacağınız yere geleceksiniz.

çavuş,
şunların tüfeklerini topla, yere A4 kağıt ser ve eğitim başlasın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 22:57:30
Mesaj:

ogün askerlerin hepsi sevinçten havalara uçtu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:03:50
Mesaj:

oranın frenk yemişi diye bilinen
güneyin sıcak ikliminde yetişen meyvenin,
kuzeyin boğaziçi köprüsünden geçirilmemesi, levent manavlarına dağıtılmaması, mango denen puşt meyvenin uzak ülkelerde yetişmesinin ayıbıdır.
küçük burjuvalar
frenk yemişi de yiyebilsinler.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:05:27
Mesaj:

insan yeter ki istesin
çocuğuna yeter ismini bile koyar
türk isimleri bazan anlam itibariyle komiktir

satılmış ne demek?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:08:10
Mesaj:

yurdunuseven
milletinisavan
turşuyabayılan bir insanım

imza: tuğba özay ile aynı fikirdeyim, lakin sadece "şu şekilde insanım" kısmı. kısmi imza.


Yazan: perima
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:14:14
Mesaj:

bi baktim bu topike 1000 mesaj yazilmis..
1001. mesaji yazmaktir maksat
siz devam edin bayim :)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:14:46
Mesaj:

nüfus itibariyle
(itibariyle dedin mi akan sular durur)
yd forumlarının 10-15 kişilik takipçi kadrosunda sanırım bazılarının isimlerine fal açabilirim.

iyi bir kahve falının esasları
kahvenin gücücük kahve fincanında bıraktığı telvede görülen sana yol var, para var, manita var, bok var, o var, bu var, halide edip adıvar, sulhi aksüt, frenk yemişi, askerlik mevzuları filan, yani bunlar da olmalı evet ama artık yüzlerimizi göstermek zamanı gelmedi mi?

askerler temkil verirler
kaya çilingiroğlu, bilmem kaçakaç, sinop... emret komutanım...

ben kaya çilingiroğlunun aramızda olduğunu düşünüyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:16:50
Mesaj:

zamanında elvis presley için saçını başını yolan genç kız triplerini anlıyorum
ama kaya çilingiroğlu ile öpüşmeye can atan eski mankenler var ya

anlamıyorum.

ya ikisi de aynı kızsa.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:38:53
Mesaj:

Le Grand Cahier :
Dans un pays ravagé par la guerre, Claus et Lucas font l'apprentissage de la vie, de l'écriture et de la cruauté. Premier roman d'une émigrée hongroise installée en Suisse, Le Grand Cahier est également le premier volet d'une triologie qui comprend La Preuve et Le Troisième Mensonge. L'oeuvre d'Agota Kristof est aujourd'hui traduite dans une quinzaine de pays.
Le Troisième Mensonge :
De l'autre côté de la frontière, la guère est finie, la dictature est tombée. Pour vivre, pour survivre, il a fallu mentir pendant toutes ces années. Klaus et Claus T. découvrent à leurs dépens que la liberté retrouvée n'est pas synonyme de vérité. Et si leur existence était en elle-même un mensonge ? Ainsi s'achève la triologie inauguréee avec Le Grand Cahier, et traduite aujourd'hui dans une vingtaine de pays.
La Preuve :
Au-delà de la fable, on se livre ici à l'explosion impitoyable d'une mémoire si longtemps divisée, à l'image de l'Europe. À travers le destin séparé de Lucas et de Claus, les jumeaux du Grand Cahier, Agota Kristof nous révèle que, dans l'univers totalitaire, générosité et solidarité sont parfois plus meurtrières que le crime.

binbir laf...
ellerimle yazdım tek tek...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:45:04
Mesaj:

dünyanın anlam mühimmat durum oturum ticaret kötürüm tutsaklık mafya kurugıda yaşmeyve ortopedikmasa ve yarıortopedikkalem olarak dertleri bitmez.
dünyanın önemi biz yaşadığımız sürece bitmez
ama kurt cobain için artık önlemi yok
menderes ağzımıza sıçtı ama hala portresini asan insanlarla arkadaş
ama menderes için dünyanın anlamı dünyanın onu sildiği yönünde...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:47:24
Mesaj:

keşke konstantinapolenin sahibi bizans yerine pakistan olsaydı.

uğraşmayacaktık.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:51:12
Mesaj:

anadolu, dünyanın en değerli yeridir, hem bahçeli bir evinin olması hem pansiyon yapma ihtimalin hem göcekte yat demirleme ihtimalin hem nemruttan güneşin doğuşunu hem safranboludan evlerin duvarlarını hem de urfadan ademle havvanın doğduğu yeri hem de noel babanın durduğu ve hem de çok daha şeyi görme şansın vardır.

herşey yolunda.

ve yaptığımız bi bok yok.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:52:34
Mesaj:

bazan,
daha 5 asır önce milyonlarca yıllık dünya tarihinde dünyanın egemeni olan bir topluluğun vatandaşı olduğuma inanamıyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:55:33
Mesaj:

hiç değilse takım kadrosundan ancak 3 5 isim sayabilecek kadar fenerliyim.

ama bunun için niye kavga ediyor dünyanın en büyük futbol fanatikliği ansiklopedisini yazacak kadar trübinlerde bağıran herkes.

acaba çok mu sıkıldık, daha 4-5 asır gün önce herşeyi yapabiliyorken bugün ab'nin kapısında beklemekten ve evine 1 milyona ramazan pidesi götürememekten.

bu olabilir mi?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2006 23:59:35
Mesaj:

demirel koç gibi ortalıkta dolaşırken ecevit niye cihaza bağlı.
özcan deniz niye kralı sanıyor kendini ümraniyenin ya da kiraz konserlerinin.
ayşe arman niye hayatının her kademesini anlattığı bir gaste köşesiyle işgalediyor burjelarab gören plaja yatak odasını götürüp.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 00:01:54
Mesaj:

bu millet yapılan bunca çok şeyden sonra
sırf istanbul trafiğinde geçirilen 10 dakkalık tecrübede nasıl sevilebilir.

yakışıyo mu bu sana hamdullah abi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 00:03:03
Mesaj:

amiral battı ise
piri reis
harita kadostronun adem kişisidir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 00:07:45
Mesaj:

eşşeğe ters binen ise hocamız nasrettinullah ül şevk

mizah seven zat

temeli namık kemalden ayıramayınca
reha muhtarı cem yılmazdan kültür bakanının uykusunu internette yayılan enteresanlıklardan...

taşlar oynadı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 00:19:53
Mesaj:

askerler,

artık ordu dağıldı.
hepiniz başınızın çaresine bakacaksınız. maaş ödenmeyecek. tazminata karşıyız. savaş dönemi bitti. ingiltereyle imzaladık, müttefikliğimiz plajlarda güneşlenmekten ibaretiz egede. aranızdaki aptalları ayıklayıp yurda vereceğiz. akıllılara kelepçe takacağız amacımız atom bombasını akıllarına getirmesinler. aşık olanlar msn mesajlarının bir kopyasını karargahta bırakacak çünkü albay bunların arasında en etkileyici olanları karısına yıldönümlerinde kullanacak. başörtülerini pardon keplerinizi çıkaracaksınız. hiçbiriniz beyaz donuyla plaja girmeyecek. üstümüzden eğitim buldozeri geçecek. üniversite bitirenlere bile yetmeyen karmakarışık bir etik sempozyumu dökümanından baskılar şoku ugulayacağız.

askerler,
unutmayacağız
burda acı ya da tatlı çok günümüz geçti
koğuşlarda hala memleketten gelen bi takım gıda maddesi bırakan olursa taksimde sallandırılacak ibret olsun diye böyle olacak olması gerek
artık savaşmıyoruz...
bu kadar.

o gün askerler,
savaşı değil
askeri eğitim yüküyle ezildiği disiplinden kurtulmanın sevincini yaşayarak kışlayı terketti.
tümamiral izzettin paşa savaş uçaklarının indiği pisti soğan tarlasına çevirdi.
soğan bizim temel gıdamızdı.
o bunu biliyordu.

yaşasın barış.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 00:23:16
Mesaj:

bir rock star yaşıyorsa içimizdeki dumanı dışarı üflemek kadar mutlu ne vardır,
hayat sevinç içinde geçiyor sadece princin taşını ayıklarsın armuttaki çürük kısmı ısırmazsın.

çok güzel bunlar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 01:00:20
Mesaj:

ogün durup birden
o ile gün kısmını ayırmak konusunu düşündü.
yelkovanın akreple
toprağın çapayla
bardağın tıpayla
şarabın salkımla
olan

kaos şeylerle uğraşmaktan yorulunca şopenhauyer okuyup masif bir masanın ayaklarını kemiriyordu o gün kalorifer petekleri su kaçırıyorken beyaz sedef saydam sabit veya durağan yerden

terasa çıktı, fanilayla, çamaşırlar ace kokuyordu mandallar muntazam

nizami dere.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 01:11:27
Mesaj:

telefon defterinde 2den fazla cep numarasını değiştiren insanlar varsa bunlar ibrahimtelsim, ibrahimavea, ibrahim532, ibrahimenyeninumara, ibrahiminebesini
gibi...
ibrahimin sağı solu belli değil demektir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 01:37:39
Mesaj:

kara kar.

dağınık dağ.

deli demir.

dolu boru.

laf turu.

iki laf.

o keder.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 01:48:09
Mesaj:

ninja kaplumbağaların samuray kadrosuna girmelerine gerek yok.

memur sınavları artık stadlarda değil plajlarda.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 07:31:44
Mesaj:

serçe uçtu
perçem

sabah kanıyor
oluk oluk...

şiirin sevdiği tüm lügatları sürahiden boşaltarak ağzımıza
kana kana
içiyoruz ama küt bu sabah,
sanki hayatımızın ilk güneşi gibi tatlı tan
o kadar sararmış gökyüzü
mantık almıyor günün yeniden doğabileceğini
sanki gece duvara asılı kalacak gibi sabit oturuyordu
tahtı boşaltmıyorsa kral
kıçını tekmeleyebilirdi lahmacunda soğan
gönülde solan bir adam
olmak...

gürül gürül
osuruyordu gönül
bukowski ile rakı sofrası
puşkin ile hiphop
etkiyi yavaşlatmak için suyuna gidiyordu gece kırmızı biberler doğranmış
yerlerin tozu alınmış sayfalar temize geçilmişti...

benzer bir şey yaşamıştık
yalan söyleme demiştik...

sonra son...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 07:41:12
Mesaj:

neler olabileceğine dair iki sesli harfi yanyana koyabiliriz
harflerin dekorasyonu
kişileri aynı koltukta tv izleyen iki kişi yapacak azizeler üşenecek dvd olmadığı için güçlenecek holding patronları ve eğer milyon doların yoksa bu duygunun ne olduğunu bilemezsin
acaba kapitalizm çok mu şey?

ney?

buy?

şopendmayls mı?

oy!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 07:47:45
Mesaj:

formula 1 ise
formulbe kaç

ilim irfan yuvası kendine kafes
hep kendine hep kendine...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 08:08:14
Mesaj:

gerekenler ne?

malzemeler hazır...
biraz kimyon bolca çekmece birazcık geçmece

kendinden...

zamirler aşağılık insanlar uşak ve holding.

bilinmiyor bundan sonra ne olacak...

balık limon uyku sekiz dokuz.

üçlü koltukta veya salonun dekorasyonunu bozan horlamalardan horlama beğen.

turfanda

yaz kış.

yazkış!



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 23:25:20
Mesaj:

öncelik sırası için mi yoksa tümsekleri virajlara savuran herkül kollu dişlilerden kurtulan rulmanların sorumluluğunda yatan beyaz bir keyif için uğraşanlardan olup olup dirilmek mi yokolmak.
yokolmak nedir?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2006 23:48:03
Mesaj:

çöp kamyonu ve balo...
limuzin ve safranbolu...

sadece gülümsüyordu kaptan sağa çekti. eli tuttu. biri soldan öteki sağdan inerken camı kırdılar. önce el indi sonra peynir. beegees çalıyordu.

peynirli makarnayı peynirli künefeden ve şurdan peynirin sülalesi kalabalıktır ordan bir tutam ezine bir tutam tulum... o halden birine burdan derine neresi neresine bilmiyorsan al birini vur ötekine.
aferim, dolaylıların müsfetteli harita kadastro odası.

"işte abdullah hoca da simo köyünde bu duruma ulaşmıştı. sino'da satınalıp genişlettiği bahçeli, ahırlı evinden başka, malı-davarı bile olmuştu. dahası, güçlü ve dayanııklı bir kişi olmaktan, kendisine ayrılan toprakları ekip biçmekle yetinmemiş; kendisi de toprak satın almıştı"
kullateyn - turan dursun

eğer lafı bağlama yeteneğin tutukluk yaptıysa kütüphaneden çektiğin rastgele bir kitaptan alıntı yaparsın yazar.

ayem e sitbull. goign tu manitu. or a.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 00:09:00
Mesaj:

mongolian overstone singing / altai khairKhan

whisstle in the wing


etnik müzik yapanlardan mübarek ramazandan yola çıkanlardan yola başkoyanlardan... güzel notalarmış diyenlerden.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 00:54:10
Mesaj:

aldırma dağlarına dayandık.
ve dadandık ağlamaya, dinlemeden konuşmadan arandık üstümüzden dil çıktı kestiler sesimizi ütülendik kolalandık kovalandık
oyalandık aldırma ovalandık saldırma temiziz hakkımız düz sade net basit garip manyak mihrak rak rakı bir bira tek tekila bak bakardi şar şarap halinde içeriz severiz düşünürüz üşeniriz çalışırız şuyuz buyuz şaşığız...

şaşık rak rakı tek tekila şar şarap bir bira kaşık

rok roka... yok bu olmadı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 01:10:26
Mesaj:

şunu biliyorum
ancak sokaklar anlar derdini

der dini
du duası
hast bin deustchland
bitte bringen


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 02:15:27
Mesaj:

çeşmeden su
sudan çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdan mısınız gelinceye kadar cümle döveceğim

bu gidişle kimse türkçe öğrenemeyecek
yeni öğretim yılı
yeni bir ramazan
yeni yıl bir
yeni de bana
eski de sana diyorum gelinim bana muhattap kaç yıldır
eskiden beridir geldik öyle gider inatçısın keçi yıl
keçi yıldım
kaçı yıl ikibinaltı
bini bir ikibinyedi
biri dur ikibindokuzyüzseksenyedi
yıllar çok uzun
hayat çok kısa...

3 ay
2 mars
1 maraş
0 talaş
eksi eski
kızını dövmeyen hüzünü döver eğrilir kız babası ya yalan ya da yaran yara ağrır acıklıdır hayat çok kısa kıza sor bak dövüşmekten ne hale gelmiş geçmiş üç ay gelmiş bayram açılmış sahur delik pide bi de üstünde çörek otu mutlu bir mut sahibi ol mutluluk iyi beyin beyi

beyin beyi

uç köylerde

üçayların beyni...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 02:23:53
Mesaj:

unutma havva da bakireydi
bi gün ademle tanıştı çünkü başka şansı yoktu
sen biliyo musun onun sülalesinden geldin
aaah, ahhh
biz türkler depremi ve terör dönemlerini nasıl unuttuysak ademle havvanın seks yaşamını da ohooo, silmişiz zihnimizden
olsun
mühim olan cep telefonunun çekip çekmediğidir.

kapsama alanı içimde
dışımda kapsayamam


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 02:37:31
Mesaj:

bir ayla kaçırdım birayı

birayı var bayramın
bira bir ayı değildir çünkü o içki

bi bi bi
biraaaa!

tüm kavramsallık çuvalladı mtv ekranlarına döndü bu yazılanlar ve belki belkıs abla haklıydı çünkü gerçekten anlayamıyordum hayat çok güzel yaşamak biraz kötü bir kadere inançların tümünün kederlerini arşivlediği dolaptan çıkardık hepimizin başına geleceği malumdur çünkü öleceğiz ama sağken tadını çıkarmalıyız felsefeyi yarattık şimdi kafamızı onarmalıyız bildiğimiz en güzel fıkralarla uyumalıyız bildiğimiz en enfes horlamalar en enteresan sabahlara yakışan yüz yıkamaları ve selamünaleyküm lan güneş gittiydin şimdi geldin seni gördük şükür demek ki herşey güzel olacak uğraşmak gerek herşey için güzel için olsun diye için...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 02:44:01
Mesaj:

herşey bi bira içinmiş

marslılarla birayı kanserle savaşan hücreleri barter yapıp değiştirmeliydik

hastalıklar veba gibi
heba olacak tedavi merkezleri gece gündüz çalışıyor ama

öldüler,

onlar ne olacak?

günün birinde tedavi edilebilen bir hastalıktan ölenler...

anneye ne olacak?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 02:45:50
Mesaj:

cennete inanmaya inanıyorum...
değerli bir ölüm şeklinde varoluş hikayesine açıklama getirebilir o.

inanmaya inat.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 02:46:54
Mesaj:

yaşamın noktalama işaretleri yoktur

o kadar hızlı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 02:49:25
Mesaj:

yaşamakta nokta yoktur çünkü berbat bir ulanma biçimi bu
biri yokolurken öbürü yaşar
beriki doğarken gerisi gelir herşeyin

her doğan çocuk servettir
çünkü şans denen şey başagelebilen bişeydir

başa gelen şansları unutmamak
talihsizlikleri konuşmamak gerek


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 02:51:52
Mesaj:

işkembeden çorba
bağırsaktan orda kokoreç yapıyorlar
ciğer arnavuttan
paça kelleden

kelleden çıkan şeyi yeyin insanlar, başın bir bildiği vardır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/25/2006 02:54:20
Mesaj:

işe yarayan organlarını yaşaması gerekenlere
sakatadlarını işkembecilere bağışla
kel ile paça
şırdan ile sirke

türk gurme uyumu budur

hodur hodur ye

ay sey ye...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 19:38:38
Mesaj:

memlekette, ticari camiamızı dönemsel ve olaysal vaziyetler yönetir.

ağustos ayı tabii, insanlar yazlıklarında, tatilde... alışveriş yok, şaşırılacak şey değil.
okullar açıldı. millet okul masrafından başını kaldıramıyor. şimdi bu yollardaki tadilatlar da yapılır mıymış, okul servisleri talebeler... offf, of.
ramazan geldi işler durulur biraz. zaten esnaf 6.5 dedi mi kapıyor.
önümüz şeker bayramı. insanlar memleketlerine gidecekler. o zaman da millet parasını buna harcayacak. normal tabii.
aa, yakında yılbaşı... yılbaşı süsleri dışında kim ne alır ki zaten. insanlar evde, dışarda, bi biçimde para harcayacaklar, ne yaparsın.
kurban bayramı yaklaşıyor. zaten iki bayram arasında düğün mü yapılırmış. insanlar düğün için yapacağı masraflarını erteler. normal yani.
kurban bayramı çok yaklaştı. şimdi bu defa da millet koç moç alacak. bu sene bi koç 1den başlar herhalde. biz bayramın geçmesini bekleyelim bi.
bahar geliyo, anaa, şimdi piyasalar toplanmaya başlar, yazın daha iyi olur herşey.
yaz geldi, haydaa, okullar kapandı insanlar yazlıklara gidiyor.

yaşananlar budur yani.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 19:46:58
Mesaj:

geneller için:

okulunu okuduğun işi yapamazsın. yapsan da yeterince zevk alamazsın.
hobi olarak tuttuğun işini yapamazsın, yaparsın ama bundan karnın doymaz.
başka iş seçersin onu yaparsın, keyfin kaçar, uğraştığın şeyler boktandır. boşa geçen yıllara ne olacak.
bi şekilde yaptığın bi iş vardır, işyerinin koşulları, sistem, patron zıpzıpları filan, kesin kötüdür.
iş yapmazsan olmaz, nasıl yaşayacan.
işi zükeyim, çalışmak güzel şey ama.
iki ucu boklu değnek tuttuğun yer hepten boklu. hem de vıcık vıcık...

profesyonellik... kalıbımı basıyorum ki çözüm budur. holdingden ameleye kadar tiril tiril
profesyonellik...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 19:54:57
Mesaj:

işle ilgili ruhsal sempozyumumu bitirdim hemşire hanım.
şimdi üstümdeki gömleği çözün, revirin kapısını açın, kilidi paspasın altına koyun,
ki geldiğimizde içeri kendimiz girebilelim. biz, bize bir hemşire hanımefendisi tarafından bize kapı açılmasına racon açısından karşıyız.
biz, pardon müsade ederseniz sigaranızı ben yakayım (ceplerinde çakmak arar), ne diyordum, evet biz delikanlıyı bozacak olan, bekletiyorum da sizi ağzınızda sigarayla böyle ama, yani delikanlılığın kitabında bir bayandan önce kapıdan girmek yazmaz yani önce bayanlar, yaa bu arada siktiğimin çakmağını hangi cebime koymuştum, pardon afedersiniz çok özür dilerim çakmağa küfrederken hay allah kusuruma bakmayın, yine ki yani diyordum ya eğer paspas, hoop hemşire hanım siz sigarayı yakmışınız bitiriyosunuz bile, hayretbişeysiniz, cırrt cııırt cırrrt cooort zırrt, hay ben senin gibi çakmağın bla bla bla (en nihayetinde bulduğu çakmağın gazı bitmiştir).


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 19:57:49
Mesaj:

iftar bitti ve ortalık yeniden ses revan insan toplum karmaşa kaos paparazi programlarından yükselen hande ataizi naraları ve buna karşılık veren hakan uzan'ın şu eski karısının neydi adı unuttum onun lebiderya demeçleriyle doldu.
oh, iyi oldu.
bi an kendimi lüksemburgda sandıydım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 20:02:54
Mesaj:

devrik cümleler tesbih taşları gibidir, ha saat yönünde çekersin ha tersi yönünde bunu.

sebebidir tercihin bu sadece

insan kendini nerde saadet sıvasıyla örüyorsa ordadır.

bazan beter olsa bile bu ne diyorduk allah beterinden saklasın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 20:07:44
Mesaj:

demokrasilerde çare
monarşide çar
tek başına çur

bak şimdi nereye geldi olaylar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 20:10:03
Mesaj:

alacağın olsun eyüp abi, bari 3 ay daha açsaydın ya valörü.

valör enfes bir laf.

anlamını tam bilmiyorum ama havalı bi deyişi var. vadeyle alakalı olduğunu söylemek ise havayı bozuyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 20:14:34
Mesaj:

büyükbabam derdi ki,
"bi insan hayatı boyunca hiç mi dedesini tanımaz yaa. bari birini tanısaydık. destuur"
derdi.

bunamış mizah...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 20:15:42
Mesaj:

anneannem hiç konuşmazdı.
tabii, yeni kuşak bilmez, eskiden evin adamı konuşurken evin kadını susardı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 20:23:19
Mesaj:

toplu ayşe arman okuma katliamlarının 7. yılındayız.

geçen gün bu katliamlardan birinde ayşe hazretleri erkeklere kirli sakal bırakmamalarını salık vermiş. hatta emreylemiş.

eğer insanların nasıl yaşamalarına hülya avşar ve ayşe arman karar verecekse ben buna karşıyım.

ulan, kocasının kendinden sonraki 27. manitasından doğan çocuğu, hem de ortak çocuklarıyla (bozuk oldu bu kısım cümle itibariyle) ziyaret edebilecek tek bir florida vatandaşı (florida yazıldığı gibi okunduğu için kolay olsun istedim) var mıdır bu dünyada.
ya da sevgilisiyle yaşadığı cinsel yaklaşımları paylaşmak ülkenin en çok gastesinde, dubai plajlarında yaşadığı dadı deneyimleri dahil...

doğru mu bunlar.

şu taşralı taş kafayı düzeltmek lazım, düzeltmeeek...

ah. başıma vurma lan. aptal edecen adamı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 20:33:13
Mesaj:

johnson and johnsan neden sırf son iki harfinde yeralan sondan ikinciyle ayrılıyorlar bilmiyorum ama bildiğim şu, hiç bi nane bilmiyorum şekline gelen sokrat aristo platon üçgeni ve diğer başka eski yunan isimlerinde sonu tes ile biten manalar.
bilgi bilgiyi kovaladıkça gelişir medeniyetler.
ve iddia ediyorum insan ömrü uzadıkça medeniyetlerin hız katsayıları feci şekilde çoğalacak çünkü kişiler artık diğerlerine daha çok bilgi aktarabilecekler.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/27/2006 20:47:26
Mesaj:

ekşi sözlük pinhani grubuyla ilgili meşhuur içli şarkısının sözlerini yazmamış ve artık kutsal ama güvenilmez bilgi kaynağı olmuş istanbulda kim var bunun için bilen.

beymen yorgun kalben hastasıyım.

cem boyner...
beymen çarşıları depo müdürlüğü...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2006 00:34:05
Mesaj:

makas ve pense.
bense ne yapacağımı bilemiyor haldeyim kumaşı ipliğe dikişi dikişmakinesine veya pedallı olanlar artı bejler var sonra...
bile
mi
yor
um
ne
ip
ne
bip
ey
yer
hay
var
huy
yok
up
stair
...
alt
alt
a
...
gel
en
eği
kye
rin
a


na
ya
şar
şarı
ltılar
üşen
meye
ninülk
üsüdür
bilmekne
oluyordiye
etrafabaksa
gözgelseyanı
mabelkigeçer
harflerinbas
tığıyerlerve
bubisalak
lıkoldu
azaldı
gittik
çe
d
.

harcamak için zamanın darsa bile hayat kısadır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2006 00:51:07
Mesaj:

zabitler
ordular
halkevleri
kahvehaneler
baruthaneler
sipahiler
tulumbacılar
sıkma portakalcılar
cep telefoncuları
seyahat acentaları
tacirler
sırplar
makedonya
tayvan
yavancılar
avamcılar
sanatçılar
pezevenkler
sıvacılar
şıracılar
oldumolasıcalar
değnekçiler
pideciler
biletçiler
kapadokyacılar
taksimetreciler
sevdacılar
baselciler
basurcular
osurukçular
şirketler
biletler
uçuşlar
konserler
yemekler
anlaşılmazlar
şişeler
kadehler
damlalar
sahteler
gerçekler
filmler
laflar
alıklar
balıklar
rockçılar
overlokçular
dökümcüler
yaratıcılar
çocuklar
anneler
babalar
sülale
cümbürcemaat
hepsi
ama hepsi
bir aradalar
ve sevmediler birbirlerini
yaşamın yanyana gelen
yerleri
düştü
yere.

davul ol ramazan zurna ol kurna kurnaz ol kurma


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2006 00:54:43
Mesaj:

sadece iki kişi olmak istiyorum tekbaşıma.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2006 00:57:31
Mesaj:

asmam çardaktan
suyu bardaktan
gelöpeyim gocaman gııız iliman yanaktan
amanın iliman yanaktaaaaaaaan.

...

iliman ne demek?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2006 18:17:18
Mesaj:

şırıl şırıl yağmur
haşur huşur şemsiye
pırıl pırıl pasaj
gürül gürül ses
işte şemsiye işte pasaj iste ses iste büzüşsün iste salınsın iste dursun durduğu yerde

tekerleme sempozyumumuz ilk dersini verdi şimdi ikinciyi söylüyoruz sayın dinleyenler

şemsipaşapazajındasesibüzüşesicelerlebirliktebuduvarıbadanalasakdamısaklasaksarımsaklasaktamıdalkalkarkartalsarkarmıydıo

akıcı bir türkçe doğru bir türkçe ve kekemelerin bile tekerlemeciler olduğu bir türkiye için
3 kere
sağol sağol sağol sağol
son sağol şirketten

gelin konuşalım
giriş ücreti 10 amerikan dolar avrupa topluluğu erör

tekertekerlafçokarçokarkaos ve tasarım ltd. şti. kollektifliği adına
nizami tamsolak
arge departmanı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2006 18:21:51
Mesaj:

arge departmanında bu hafta
7.30 kalk
8.00 duş
8.30 kahvaltı
9.00 yine yat
9.30 rüya görülecek gör
9.33 rüya bitti
18.21 sussana oğlum
18.21.05 sus lan artık sus
18.21.12 sıkıldım artık sus diyorum bak kötü olacak
18.21.40 haklısın sıkıcıymış araştırmanın gelişmediği de bi gerçek


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 22:05:23
Mesaj:

oldumolası, yani 6 aylık bir bebekken bile evinde telefon olan bir aileden gelmeme rağmen, telefon konuşmalarını pek beceremem. tıkanıp kaldığım anlar olur, uzatamam normalde ve nadiren uzun konuşurum ancak konuşacak şey bulduğum insanlarla filan.

ve oldumolası, yani 1.5 yaşımdan beri bizim evde internet takılıdır, emesen yani namı diğer msn yazışmalarından pek hazzetmemişimdir ancak nadiren ve hemen hemen çok bir insanlarla konuşabilirim. yani beni listesine ekleyen insanlara belki ayıp da oluyodur ama, mesela jennifir lopez isimli bi bayan beni eklemiş biliyorum ki sahtekar biri, ne denir ki buna, aa slm jennifer popon konusunda tüm dünya haklı hadi çau filan demeyi bilemiyorum, kimse de yanlış anlamasın bunu (ama aşacacağız medeniyet bunu emrediyor).
internetin ilerlemesi devrimdir en nihayetinde. ikili yazışmalar eskiden mektup yoluylaydı, ki benim büyük büyük büyük babam arkansas'ta posta arabası şoförüydü, şimdi açıyorsunuz pcyi, karşınızda ekran, bi de msn. yaz oğlum yaz. sonsuz bi mektup halinde yazışabilirsiniz orda.
neyse uzatmıyayım, aşağıda yaşanmış bir msn diyaloğundaki hatalar ve yanlış anlaşılmalar yürümüş gitmiştir. herkes yanlış yapabilir. allahın kuluyuz hepimiz de bir o kadar.
yüksek yargı komitesi olarak buyrun siz karar verin kim haklı kim haksız.
aşşaa buyrun lütfen...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 22:20:40
Mesaj:

ramazan: slm

hamdullah: mrb

ramazan: nbr

hamdullah: ii

ramazan: ya senin için bu alende şey diyolarmış

hamdullah: what

ramazan: son of the beach

hamdullah: oh yeah, plajların öe gökyüzünün oğluyum ben

ramazan: bi de şey diyolar senin için

hamdullah: olum, bırak onubunu da şurda bi çet odazı var

ramazan: nerde

hamdullah: eben biliyorum

ramazan: bana ebem mi dedin LAAAAAAAANNNNNNN

hamdullah: yok be olum, ee ben biliyorum da, diyecektim

ramazan: hah, nerde bu çetçi karılar

hamdullah: abi senin için seninki kalkmıyo diyolar

ramazan: şimdi fener tur atladı ya kimle oynayacağız

hamdullah: haldun taner ve mehmet ali erbille, yönetmen sinan çetin

ramazan: ne lan bu

hamdullah: film

ramazan: skrm filmini ne filmler çeviriyon

hamdullah: abi pardon kapı çaldı pizzacı geldi sanırsam

ramazan: hadi sen kapıyı aç ben de şu çetkanalındaki sılagözlüm'e yazayım

hamdullah: yettim

ramazan: bu sıla harbi bişeye benziyo

hamdullah: acı koymuşlar mna koyim

ramazan: hay ben bu klavyenin

hamdullah: bi dakka kola alacam

ramazan: hayatımızın lig fikstürü çekildi. birinci klansmanda oynanacak maçları şimdiden kaybeden a milli takımımızın bundan böyle emperyalizmden uzak olacağını öğrendik

hamdullah: havadurumu bugün de berbat, yavaş yerler yaş. hazan mevsimi ya da bu bağlaçlara sığınıp durduğumuz şuracık. yazıştığımız buracık.

ramazan: borsa indeksinde kalsiyum şoku. dünyanın yuvarlak olmadığın öğrendik. rahmi koç'a telefon ettik nazerin miydi neydi adı teknesinin onla dünya turunu yarıda kessin diye. yoksa adam aşağı düşecekti. bir habercilik dehası daha, yine bizden.

hamdullah: ve şimdi spor.

ramazan: skor?

hamdullah: berabere

ramazan: bye

hamdullah: hi

ramazan: peki beşiktaş turu atlarsa ne olacaktı

hamdullah: çetrefilliçetçotanank.


çotanank çok güzel laftır...
çok!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 22:34:15
Mesaj:

astronotun kartviziti
dünyayı kaç kişi bırakabilir kısa süreliğine
yakıt ikmaline bağlı herşey
kaç süreliğine aydan seyredebilirsin yeryüzünü
ciğerlerindeki havayı yeminlerle kaç süreliğine dolduracak hipokrat
sonu t ile biten aristokrat
demokrat

bunların hepsi bir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 22:36:10
Mesaj:

rahmetli valideyle bir gün bir koltuğun köşesinde oturmuş konuşuyorduk...
hayata oturmuş dünyaya sırt dayamış şeylerden.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 22:57:16
Mesaj:

babam ve oğlum bizim ağlama kalitemizi yansıtıyorsa

içimdeki deniz...

bi de bu var. bi film...
hakikatli...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 22:59:25
Mesaj:

randıman ormanında yangın
ağaçlar yanıyor
araziye dönüyor dağ
orda artık böcekler olacak mı
suya inecek mi kuzular
ayağı karaya basacak mı yılanların

aferim
bok gibi bir orman yangını tasviri...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 23:04:07
Mesaj:

rahmetli valideyle döşeğin köşesinde zaten bunu konuşmuştuk...

büyük yalnızlık.

karnından çıktığın insanla aynı şeyi tıpatıp paylaşıyorsan hayatta herşey şeydir, şey yani, basbayaa şey, başka da bi şey değil.

ne farkeder gidenler gitmiştir.

gel de buna şey deme.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 23:08:47
Mesaj:

geçen gün işkembecinin yanındaki tekelden utanarak içki alan insanların şişelerini sardırdıkları gaste kağıdını şıkırtıyı önlemek için bir izolasyon olarak kullandıklarına tanık olduk.

kimbilir hangi gaste, hangi tarihin, orda ne yazıyor, insanlar niye daha çok çalışmaları gerekirken, bu ay işyerlerini 17.30da kapatırken gururlanıyorlar da, diğerleri utanç içinde şişeleri gastelere sardırıyorlar.

garip..


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 23:12:10
Mesaj:

içindeki orman yangınını küçücük bir tepeye bile taşıyamadan, rıhtımda beklemek ve artık ümidini keserek gelecek gemiyi beklemek...

aptal aptal cümlelerle beklersen geminin önce dumanını sonra bacasını sonra gövdesini sonra burnunda yazan ismini sonra kaptanı sonra tayfayı en sonunda makine dairesini görürsün.

dünya iyi ki yuvarlak.

yoksa içinden nasıl çıkacaktık.

içinden çıkılamaz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 23:25:40
Mesaj:

bir gün herkes aynı yere gelecek.

bundan sonra ise bu iddiayı ne çürütebiliriz ne de onun adına büyük salon lafları edebiliriz.

kendi adıma zevzeklik şansolyeliğini kürek kemikleri köpük törpüleri sigara tablaları radyo kanalları ramazan dayı adına aldım.

içimdeki deniz filmi çok güzeldi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 23:35:17
Mesaj:

türkiye cumhurbaşkanlığı seçimlerinde karışacağını bilmiyor.
odtü'nün tavrı bunadır biraz.

ten years after eğer yaşasaydı (çok saçma geç bunu)

bir gün ab üyesi olduğumuzda
bir gün memlekete irtica geldiğinde
bir gün ortadoğunun kuzey batısında türkçe konuşulduğunda

bir gün uçan arabalar yapmaktan daha zor bir tahmin...

ama biliyorum ab olacak...

naçizane...

bir gün ölüm ertelenecek... umarım işe yarar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 23:37:24
Mesaj:

bir gün insanlar telefonlarını ceplerinde taşıyacak demek için 15 yıl önce hayal kurabilirdik.

yaşamayı çok sevmiyorum ama yokken bile anlatılanları dinlemeyi gerçekten çok isterdim...
gerisi yalan.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 23:38:49
Mesaj:

bilinmiyor...

hayat bilimden ve sanattan güç alıyorsa bundan.

salt bu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2006 23:40:00
Mesaj:

çiş konusuna eğilmeyen profesör profesör değildir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2006 22:16:08
Mesaj:

kiminin sapanı var kiminin tankı kiminin kalemi kiminin kelimeleri kiminin kilimi kilimin ipliği ipliğin dokusu dokunun birisi birinin kokusu öbürünün demesi berikinin gelmesi tokat ardahan kalamar kalması kalakalması evrakları en yüksek rafa koyup bir gün öncesi bir gün sonrası var olacağı varmış olsun... evrakları en yüksek rafa çıkartıp orda unutmak varmış belki bir gün burdan inerken düşsün diye başımıza kütük gibi taş gibi dünya gibi batıdan güneye kuzeyden kızıltoprağa ordan oraya savrulması var...
kalemi seç ve geç alta...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2006 22:54:15
Mesaj:

yüksek makam.
alçak büro.
komütbüro.
komiktüyo.

biri birini kovalayan çağrışımlarla bu iş olmaz.
olamaz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/02/2006 00:29:09
Mesaj:

dünyanın tüm umutları

bir kereliğine kahvaltı

çorba

zeytin

dal

dağ

yer

kuyu

dip

su

yüz

balık

kolon

durum

soğuk

karbon

dargın

peace

füze

ırk

inanç

eza

nazar

sezar

ramazan

abi

ramazan abi...

abilerin abisi...

baba

çocuk

sik

göbek

hezarfan

sezeryan

siyaset

buz

dolu

yağmur

irtifa

dış

kış

kışla

ve askerler...

ordu

çırpınırdı

karadeniz

köken

etnik

inat

faşist

düş

görümce

ölüş

ölümün samimiyeti...

buluş

bilimin samimiyeti...

basbas

bağır

paspas

kapı

kapalı

zil

açık

final

kara

üç yanı denizlerle çevrili bir ülkede yaşamaktır final

türküm doğruyum çalışkanım...

bok çalışkansın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/02/2006 00:58:43
Mesaj:

baştanaşağı aldatıldık
duş teknolojisi daha dün kovayla dökülürken başımızdan aşağı
bir soğuk bir de sıcak oldu sana ılık
ortalık yerde
aldatıldık

(değmedi)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/02/2006 01:03:29
Mesaj:

ve artık yavaşça dizlerimin üstüne çöküyorum bir deve gibi
nasuh mahruki
dağa
ben aşağa

dipte buz
kıtır kıtır mavi
pütür pütür kara

deniz göründü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/02/2006 01:14:29
Mesaj:

dırdırlıdır yaşam.

vardır yokdur

uzatamam.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/02/2006 01:32:29
Mesaj:

bakkala baktım

kapalıyız kristal amiralin gemileri dökülüyor içimizden üslerine iniyoruz uzayın damarımız kanıyor hepimiz çok kapalıyız bu bize iyi gelmiyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/02/2006 01:41:56
Mesaj:

daha çok çalıştır lan hayat
daha çok unutturursun muhakkak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/03/2006 18:52:01
Mesaj:

sökülüyor tahtaları eski bir evin günü akşamın bu saatleri ırgat gibi götürdüğü gönlü yokluyor yerinde mi durmakta durakta vagonlarını trenin ve yağmur mu ıslak ışık mı kuru yoksa bakarken insan neden bir elmasın keskin dişlerini gözünün önüne tutar gibi görsün tahtaları sökük evin balkonundan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/03/2006 19:03:35
Mesaj:

iftar saatlerine ıssız gömün araba gürültülerini yeniden ve bu defa mazgallarına gireceğiz tüm şehrin altından çıkacağız üstünde öleceğiz koridorları geçerken göreceğiz çarp çarp çarp kapıları çırp çırp çırp kafaları çark çaaark lan dünya dönersin kendi etrafını seni kovalamakta zorlanacağız çünkü sen bizim büyüğümüzsün söyle lan biz ne yapacağız bilir mi
kimse
siz
biz meselesi o kadar bu gaddar şu dar alandar
lığı...

hayatın lığında alandar...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/03/2006 19:16:01
Mesaj:

hey, komşu gezegen, hayat var mıydı sende,
hava ve su?


ya tüm bu sonsuzluğu bir blues ritmine bindirip sonsuza kadar çevirip durursak bin asır sonra dünyaya dönmek için kaybetmiş olursak onca yol bunca zaman geçen bin asır bin takırtukurhipertrilyon ışık yılı..

komşu gezegenin halkı, uluorta alçak desibel radyo dalgasıyla konuşuyorlar aralarında tabancalarının ucu matkap kömüründen aniden bir top atışı BAAAM diye patlıyor herkes kaçışıyor yere yatın yere yatın kıyamet koptu koruyun kendinizi anonsları yapılıyor halk yere yatıyor ayakta unutuyorum kendimi kafam dağık nık lık halinde, şarapnellerden biri kulak mememi deliyor oraya toka bakıyorum aklıma küpe yapıyorum marslılar iyi çocuklar ama yere atmasını bilmiyorlar kendilerini kendini ayakta unutan dağ ık nıklı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/03/2006 19:20:15
Mesaj:

belkıs abla karabasan kesim çiftliğinde müdürdür.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/03/2006 19:22:23
Mesaj:

aynı çiftlikte kesim kontrolörüyüm. önce görüyorum, sonra diyorum ki uygun, kesin...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/03/2006 19:27:08
Mesaj:

bin çarpı bin metrekarelik bir arazi, 100 kmlik mesafe, bi yığın leçber uşak kahya ceo broker makasçı bıçakçı traşçı ve kalfa... hepsini de göremezsin ki kardeşim. yoğun bi mesai... kesim çiftliği, kesim çiftliği, bıktım artık keşke resim çiftliği olsaydın tabelan yanlış süleymancık...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/03/2006 19:38:37
Mesaj:

kendini unutan dağın lık ık... git yolun bin fit...

bineza
bir
bin
hikayesidir
ich bin motor
in kadıköy
din
ince
bir
eza
n...

yolun bin fit şimdi bin git...
bunun buçukta olması gerekmiyordu unuttuk...

vınnn!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 01:31:20
Mesaj:

bir bebeğin boynuna dolanan sebepsiz kordon kadar gaddar hayat
kafamızı kör kuyularında gezerken cümlelerin klavyeye düşmüşken bulalım diye mi taşıdık
cümle niye düştü
niye üşüttü fan

bunların hepsi şiir lafları
sen diye başlar
ben diye biter
bomboş bir odada tekbaşına yatarken duyduğun tedirginlikten ibarettir herşey

kalkıp ahmet kaya dinlemek isterse canın camın açıktır içeriye inat düşer uyumaktır ibadet sarhoşken annamaz ayıkken anlamaz arada anlarız yüz yıkar çıkarız gün başlamıştır kapıcılar ekmek taşır satıcılar bağırır

domates.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 01:56:56
Mesaj:

fenerbahçe kocaelispor maçı için tahminim izmit treni sakarsa sakarya 0-0 berabere
sakar sakarsa sakardır
dal kalkarsa banane babanne
100 dakka oturduk ovalde
normalde
10 dakka kalamam john
onların radar teknolojileri
bizim midye dolmalarımız var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 02:00:31
Mesaj:

onlar dipfrizden
biz prizden çekiyoruz dondurmayı
oval ofise sek sek sekeyim
onların zırhları var
öbürlerinin zırları deli
zorlama deli
delirmek kolaydır
akıllanmak zor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 02:04:26
Mesaj:

mukaddes

ne demek?

çocuk hali
sebze hali
uzatma hali
örme halı
hepsi kafasına göre uzuyor
banane babanne

zır demek ne deli demesek iyi olacak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 02:28:02
Mesaj:

matematiğin takati bitiyor kelimelerin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 02:35:39
Mesaj:

um...

artık yazamam umarım

artık um

umarım ummam

umman

ürdün

yanıldım

yanılmamayı umarım

um!


Yazan: pesmelba
Cevap tarihi: 10/04/2006 02:40:07
Mesaj:

n'aber
haber
ha?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 02:41:34
Mesaj:

bum!

sakin kalırsam patlamayacağım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 02:43:37
Mesaj:

haberler
bu
m!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 02:51:02
Mesaj:

yeni mesajlara baktım görünmez adamdım
şimdi görüneceğim
hepimiz tek başımıza olmak isteyip kendimizi kandırdık
spontan yalnızlık için sahur vakti menüde arpa suyu
bira çıkar huy çıkmaz
çiş...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 02:58:36
Mesaj:

bir insan kendini bu kadar da mı zorlar içim ayran

kadar da mı
kısmını doğru yazdığımdan emin olamayacak kadar yalancıdır imla klavuzları şimdi bunun aslını nerden bulayım bu başıma


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:01:17
Mesaj:

burası çok güzel bi yer lan
ortam güzel bi kere
artık bi için r koysan sevinirim

koyamam...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:07:15
Mesaj:

lan oğlum sana yazan insanlara cevap vermemişim tam utandım şimdi

farkında değildim sebep bu

demek ki bencilceymiş

hay fak yu

onu demek istemediydim

neyi demek istediğimi de bilemedim

allah benim cezamı versin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:13:59
Mesaj:

öncesinde küçük bir bahçede soğan biber dikmek klübesinde köpek beslemek istiyodum şimdi bir yarımada satınalacak kadar çok piyango bileti alıp bunun için umut beslemek istiyorum millipiyango çok faşist 20 milyon ne demek daha dün ancak bir öğün yemek bugün piyango develiasyona bak


Yazan: pesmelba
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:22:30
Mesaj:

hahahhha ahhhayyyyyyyyy
cezayı Allah'tan istemek ne nazlı bir kaçış!

kendin ver be gulüm kendine cezayı,
gaddar ol,
çekinme,
cezanı çektikçe
ceza alası şeyler yapabilmekliğin genişler ;-)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:22:36
Mesaj:

beton dünya alçılarını başımızda kırma git başka yere


Yazan: pesmelba
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:24:18
Mesaj:

hay Allah benim de cezamı versin!
gidip bi yolluk almaklığım farz oldu
yorgun argın,
arınmamışların kiri üstümde
iş dönüşü
boşalamamış ruhumla...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:26:19
Mesaj:

hahhay ne güzel lafmış be
sanki bakkala gider gibi
pide alır gibi
sıcacık
kemirir gibi

gaddar kötü...


Yazan: pesmelba
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:30:39
Mesaj:

kötü olmayı kelimelere bağlamaklığın
yarım kalmış acınılasılığı

salakların akıllılığından bezişlerin kaçışı


yoksa ben mi salak da
gaddara bağlamış gider
sanır
gidemez

döner durur
yanar dönerlerden dönme çabasında


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:36:22
Mesaj:

bu gece burda yine bir şarj sorunu var kaçınılmaz

bitiyor
son cümle için bile %1 şans

hayat güzeldir

buna bakmak gerek


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:37:44
Mesaj:

zaten eğer bizi gönderen bir sebep yoksa bazan kalasımız geliyor ama gitmek gerek


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/04/2006 03:38:53
Mesaj:

el sallar laflar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 19:50:24
Mesaj:

inşaat malzemeleri ve ev gereçleri limited ferhatpaşa çiftliği mevkii anadolu kurumlar vergi dairesi 1500053692

bir laf dizilimdeki anlamlar boyunca gelip giden her noktanın değdiği hatları çizen kalıpları götürebildiğin kadar uzağa atarsan bunların rakamsal ölçeklerinin dört işlemi iki kere ikinin dört tam köşesinde kalır ancak bu kadar uzatmaktan mağdurum yapacak bi şey yok.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 19:54:44
Mesaj:

akşamların erken olmasını sevmiyorum mağdur emmi, bana kış saati uygulamasına geçilen o ilk günleri hatırlatıyor bir bakıyorsun hava kararmış daha dün o saatlerde kavun peynir rakı yerken kahvaltıda ayın şavkı şarkıları vurmuş kapıya tak tak ben geldim adım gece demiş.

bu kış saati uygulamaları keyfimizi uygun adım marş şeklinde kaçırmasın yürümesin hiçbiri kıt'a dursun...

hazrol... rahat!
şimdi dağılın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 19:58:20
Mesaj:

yeryüzüne baktım dün akşam discoverychannel'de amazonları anlatıyordu uzun uzun dünyanın en uzun akansuyunu, keşfi az toprağı, timsahları 8 metre kurbağaları yeşil dedim ki dünya ne küçük aslında sadece bir tane amazon var başka yok ne küçük bir yerde yaşıyoruz bir tane nivyork bir tane istanbul bir tanecik nemrutta gün batımı var
hepsi bir büyütüyoruz dünyayı aslında değil...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:03:16
Mesaj:

dünyayı kilometreler değil orda bi yerde patagonya var dev kertenkeleleri ömrübillah görmeyecek olmak büyütür oysa darwin üşenmemiş uğraşmış ben marksın yerinde olsaydım bu kadar kalın kitap yazamazdım üşenmemiş yazmış sonra dünyayı değiştiren diğer kitaplar ve dünyayı hiç değiştirmeyen bestseller

seller ve barajlar

suyu bırak aksın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:09:59
Mesaj:

araç sürdüğüm yollar boyunca düşündüm düşünürken kamyonların altına baktım ve bakarken hayalettim bunun dingil mesafesinde kaça bölünür hücreler unufak olur tekerlekler burda takılma git kalamış taraflarında uzun yürüyüşler boyunca düşün,
italyada herkes motora biniyor ama onların hepsi çeşmenin orda ya da eduardomilazzodeportecosso plajında kıyı şeridi boyunca dalgın dalgın yürüyerek hayal alemlerinde dolanıyorlar bizim memleket çok kaotik bi şeyleri deşmek için çok sebep var plajlarımız da güzel ama buralara gidecek zamanımız az şehirleri boşaltın herkes sığınaklara bir kişi sığmayacak yer kalıncaya dek herkes sığsın...

sığınaklar kendine ihtiyaç duyuluncaya kadar bomboştur...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:14:09
Mesaj:

kenti boşaltın...

başımıza bombalar yağıyor depremler kırıyor yerinaltındaki yılan gibi kıvrılan kayaları trafik kırıp geçiriyor asfaltları mafya elegeçirdi otoparkları, kenti boşalt... bazı sokaklarda yürürken kıroların kaldırıma sıvadıkları tükrükler olmadan yürümem lazım uzun uzun...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:15:52
Mesaj:

insan kendine kurumsal kimlik arayışında olmalı marketing planları medya satınalmaları şapkalarının üstünde billboard taşımaları ve şunu demeleri lazım: ben kimim?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:19:31
Mesaj:

daha çok develiasyon ha...
develi istasyonları cüzdanımızın
durakladı dolar durağında...
türban ya da tüyap!

Mustafa Kemal'in türkiyesi kendine sor bi: sen kimsin?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:20:13
Mesaj:

aldırma dağlarına dayandık...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:22:10
Mesaj:

bizzat kendim işgal altındayım, zihinleri boşaltın...
sığınaklar mı dedin. orda kesme makarna pirinç cola sıkılmış nar suyu bira tekila taze sarımsak ev mantısı bırakmışlar mı aç ve ayık kalmadan geçirebileceğimiz günler için...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:26:36
Mesaj:

ve bir deve gibi
dizlerimin üstüne çöküyorum ağır içimi açıyorum bağır kollar yukarı ağız açık
allahım, bir mağara adamından günümüze kadar karışan aklımızı çöz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:32:01
Mesaj:

tane tane erik dilim dilim randıman ilik ilik ne?
bunun iliklerime kadar üşümekle alakası ne?

tek tek ünlem rap rap çavuş küt küt kapı fış fış kayıkçı karizmayı dağıttın lan temel kaptan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:39:12
Mesaj:

ramize evet...
boston milano hattında rötardasın, anlıyorum, trende palyaço mu çiziyosun pek güzel kompartıman amirine sor bakalım 33lük bira kaç öro yemek servisi sırasında koltuğunu yatırma arkandaki yolcu walkman'da jimi hendrix dinliyo taa buraya kadar geliyor sesi gürültülü bir müziktir tünele girdin galiba hatlar çekmiyor sana söylemiş olmalıyım janpaulbelmando street hudutlarında bir işkembeci açılmış urfalı bir türkmüş sahibi, boyan mı bitti, eritme peynir kullan her zaman yanındaki yolcu sorar yolculuk nereye memleket nere hangi takımı tutuyosun bunların hepsi uzun bir yolculuğun uzun gevezelikleri için birer tuzaktır onların hiçbirini cevaplama şimdi kapıyorum kontör bitti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:43:29
Mesaj:

lan temel kaplan flikaları yakmışın boksa soyunmuşun adına da kaplan demişler şortuna pençe çizmişler sert roundların yarılan kaşın dağılan başınla ring diye bir duydunuz zilin sesini siz bir seyirci misiniz?
evet...
yazılanlar eğelnceli mi?
hayır...
bir evet hayır oyunundan daha mağlubiyetle ayrıldım...
insan bunları kullanmadan onayamıyor yadsıyamıyor ne yaparsın insanlık hali...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:52:19
Mesaj:

seri saçmalamalar lügatında bugünkü menünün de kapağına
asma kilit vurmuşlar
okunaksız darboğazlar
kırık klavye
üstün körü
götürü
usulü melankoli ihalesi verilecektir
iştirakçilerin ud çalmaları ve teminat olarak bir avuç notayı bir yudum biradan sonra yutmaları gerekmektedir
şirketimiz özkaynaklarını 184 yıllık siyavuş çiftliğinin patronu olan hacı osman paşanın işletme müdürlüğünden beri petrole yatırmıştır
neymiş
ihale askıda kalmışmış...

bunlar çok saçma...

haklıymışım hayat çok saçma çünkü...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 20:53:08
Mesaj:

üstüme saçıldın lan hayat,

saçma...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 21:11:51
Mesaj:

tipografi bilincim çöktü...

komşu camideki teravih sesleri
oda arkadaşım...

bunun dışında tekbaşımayım...

ve crime of the centrury baladı patlıyor salonun köşelerinde
ortalığa havuç ve zeppelinler saçılıyor uzun adımlarıyla pehlivanlar dolanıyor çimenleri bayırda yükselen bulutları havanın
kontum, bizde şeker bitmiş de bi fincan almaya geldik diyen şansolyelerin kan bürümüş gözleri işgale gelmişler içimizi hertarafı kontrol et öyle yat içeri giren olmasın çalmasınlar müzik setini
gardopta biraz altın ve bor madenleri stokladık almasınlar hırsızlar...

bunun dışında bişey yok.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 21:23:02
Mesaj:

sümenleri eğik bir inşaatın temellerinde kireçle potasyum varyasyonları karıştırarak bomba yapma tekniklerini öğretti militanlar filistin işgal altında kaldı

çok işedim klozette sidik kaldı

galiba kafayı gözü dağıtmak namına ortalıkta yere dökük leblebiler köpük biralar hüpür hüpür sakarlıkları ellerin insan ayık kalmamalı
ellerim acıyor yazamıyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 21:27:38
Mesaj:

latin amerika işgal edilirken yerliler
işgale gelen atlıları "koşarken 4 ayaklı durduğunda ikiye bölünen yaratıklar" sandıklarından
vebayı tifoyu aidsi lenf kanserini kuş gribini ve kolostrolü bilmediklerinden yenilmişler.

anna karantina.
güzel roman.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 21:34:30
Mesaj:

mümtaz abi ogün tesbihi yeniden saat yönünün tersine çekmeye başladı
oralet içti içine şeker atmadı
sandalyede bağdaş kurmadı
okeye dördüncü aradıklarında
okey dedi
taş çalmadı
ıslık çaldı
gülmedi
gürlemedi
dürülmedi
ve içinde ürlü üllü geçen başka bir lafla gelen ne varsa yoklamadı dağarcığını
bir kahve yaşamı gibidir serenomileri sahillerin
hep kum hep kum
ne var ki bunda...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 21:35:55
Mesaj:

bill gates için kendi portresini nakşettirdiğimiz bir kilimi hediye etmekle başlayan arkadaşlığımız yok
bu çok üzücü...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 21:37:29
Mesaj:

rahmetli sakıp ağanın da dediği gibi

çalışmak
çalışmak
çalışmak

elleriniz dert görmesin işçiler
fikirlerinize allah zeval vermesin ceo'lar

hep ileriye hadi evırbadi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 21:39:59
Mesaj:

ingilizce öğrenmekle ilgili geçen 10 yıllar boyunca adres tarifi sormaktan öte gramer düşüklüğünden başka ne var ki elimizde.
artık fransız bile konuşuyor.
hayret bişey.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 21:42:06
Mesaj:

when i was going to down
if i want...
hooop, where? upstair or down
i say, down
haaa okey...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2006 21:48:39
Mesaj:

doymuşluk çizgisinde ve iftarla sahur arasında dolanıyor hacı
patikalara takmış bir halde sayıklıyorken buldum kendimi yol uzun ama depo dolu gaza bastıkça tork yükselecek
ıslığı rüzgarın
sağanak odunlar yağacak kaskın üstüne yol hikayeleri başlayacak herbiri diğerinin aynı gazla akacak emniyet şeritlerine dalacağız hiç zorunlu değilken hallerimiz
beter menşeili finaller...
vizeyi alamadım finale kaldım.
ben sana doktora yapamazsın demedim dedi hacı hüsrev
adam olamazsın dedim, ordinaryüslüğün fasafiso

fasafiso kapasitesi yüksekse bir insanın fabrikada tütün sarar sanki kendi içer gibi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/06/2006 12:07:34
Mesaj:

dilencilerin, hem ramazanayı hem kutsalcuma itibariyle vicdanlarımızı kemirgenler familyasının en ısırganları olarak ısırıp durdukları bu güzelim cuma gününde şunu bi kere daha anladım ki insan günde iki kere uyanır.
balıklı rum hastanesindeki püro tedavisinin 5. günündeyim.
hemşiranım sağolsun bir laptop verdi.
laplup patküt şapşop çatçut yazmak için şahane bir cam kenarı buldum kendime. arnavutköyden hadımköye kadar panoromatik bir istanbula açılıyordu manzara.
zigonda kahvaltı tabağı avuçta mavuz bahçede havuz
odada beyaz bacaklarıyla dolaşan hemşiranımın karyola ayakuçlarındaki hastaraporlarına bakmak için eğilmesiyle oluşan çanak anten gibi enfes kıçı, nazımın da dediği gibi mesudum...
bugün 6 ekim cuma...
uyandım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/06/2006 12:13:45
Mesaj:

konuya sadece hemşiranımla devam edip anotomik hududlarını çizmeyi arzuladığım halde feyzaldığım bugünkü günaydın gastesinin de dediği gibi çorba güzeldir...
oruçlu dimağlar için verilecek haber değil ama olsun.

gaste demişken, uçağı kaçıran adamın çocuğunun lafını airportlara ibret olsun diye asmalılar:
babam bana oyuncak uçak getirecek sanıyodum, meğerseme uçağın kendini getirecekmiş...

bir çocuk aklının yalınlığı...
hayatı filtre etmeden küüt diye...
hastasıyım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/06/2006 12:19:05
Mesaj:

yazınsal hususların hassasiyetinden kalemin hukuksal kütürdekliğine giden şu kalın yolda lafları zorlamanın manası yok,

duman'ın da dediği gibi:

manası yoktur
yok bu alemin
manası yoktur
yok bu gafletin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/06/2006 12:31:52
Mesaj:

lig fikstürü laf diziliminin insan üstünde rahatlatıcı bir etkisini keşfettim

lig fikstürü
lig fikstürü
lig fikstürü

bızzzt!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/06/2006 12:33:38
Mesaj:

ben yine de cibinnik üstüne tanımıyorum...

cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik, cibinnik...

oh be!


Yazan: ada
Cevap tarihi: 10/06/2006 12:52:50
Mesaj:

olm sen sıyırıyon iyice:)
daha fazla kopmadan bi göreyim seni, böyle hatırlarım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/07/2006 02:33:46
Mesaj:

düf be tesadüf


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 00:55:07
Mesaj:

marulun niye yemeği yok...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 01:06:26
Mesaj:

yazmak için malzeme yoksa kendi iç kaynaklarına başvurman gerekir.
bu; dinlemekten beter sıkılmış diğer insanları daha da sıkan bencilce bir davranış olur ama insanlar eğer anlatma tarzından hoşlanırlarsa ve kendilerinden de azıcık birşeyler bulurlarsa okurlar.

ayşe arman bunu yapıyor.
hülya avşar bunu yapıyor.

ve ikisininde de cümle uzunlukları aynı.

ayşe arman
hülya avşar (mikron kısa)

hülya'nın ayşe'den bir harf fazla olmasına rağmen aynı gibi görünme sebebi m harfidir.

m bilinen en geniş harftir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 01:12:36
Mesaj:

bilmiyorum...

bir gün laflar da bitecek.
duyguların nerden nereye gideceğini kim biliyor zaten.

niye olanbitenleri anlamakta zorluk çeker insan.

hayat saçma değilse ben saçayım.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 01:14:12
Mesaj:

niye insan silmek ister...

ve medeniyetlerin mancınığından fırlamış bir döl tanesi gibi fışkırırken uyum ister hayatın ta kendisiyle...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 01:16:16
Mesaj:

boşaltılmış labirentlerin zorluk dereceleri için google earth klavuzunu kullanarak çıkış yolları saydık,

a kapısı
b kapısı
c kapısı
d kapısı
e kapısı

hangi kapı...

hangisi?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 01:29:20
Mesaj:

varoluşun annesi...

anakarnından itibaren başlıyorsak bunun ötesi ne olabilir ki?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 01:31:59
Mesaj:

zivanaya veda.

çıktık bi kere.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 01:33:36
Mesaj:

gecelambası içerik olarak sönük kalıyor.

eğer gecelambası üreten bir firmam olsaydı adını geceninışığı koyardım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 01:35:53
Mesaj:

uçurumun kıyısında boşboş bakıyorsan yaratıcılık bitmiş demektir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 01:40:58
Mesaj:

davulcular...

patlatın mandanın derisini kasnaklarınız gergin. bir dergin var bir de derdin. anlat...
anlat davulcu.

ogün şimşekler çakarken göğü kapamıştı çekirge kolonileri.

zor bir yolculuğa çıkmıştık tasvir edemezdik kilometreleri ve esas olan şuydu zorlayamazdık kelimeleri onların bildiği şeyleri yakalayanlara hak vermek gerekiyordu bohçalar tümce öbekleriyle ve kızartılmış ekmekle doluydu üşendik suya bakmaya çıkmıştı suyu yolculuğun hakkı bu değildi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 01:58:18
Mesaj:

abilerim ablalarım.
bir vapur hikayesinde daha beraberiz silgi satıyorum ben.
dayım kanser. babam felç. teyzem çoban. kuzenim kötürüm.
bilin ki şopenhauver kadar sabit tutuyorum hayatı, ama koltuk değneklerine mahkumum.

pişşşüüt. silgici kız... heyy!

buyrun bayım, bana mı dediniz iki kere y yazdınız.

sana sana. gel bakayım. şunlardan birini ver bana kaç lira.

bir silgi alana bir kalem bedava.

kaça?

ona...

ver ve git.

mümkün.

yakanızdaki rozette hayvanlar alemi yazıyor mistır.

ee?

kediniz var mı?

var var da sana ne bundan.

benim bir kedim vardı, araba çarptı, 4 ayaklıydı, üçü kaldı da.

hüzünlüymüş.

hüzünlüdür.

şu mendilleri al. beni ağlarken görmeni istemiyorum.

çok salaksınız bayım.

salak senin ebendir.

ya, dilenciyiz ama onurluyuz küçük kafanı kırmayayım senin.

doğru konuş benimle, akıllı ol kaçıl gözümün önünden, git, gelmemezcesine.

bi patlatırım suratına görürsün.

kızım gitsene bi.

bana git deme, sen kim oluyosun laaaaan...

orospu...

...

bir kavganın terminolojisini çizdik.
şimdi hava durumu.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 10/08/2006 02:17:55
Mesaj:

zamanıydı adını değiştirmen deeeeee
bu bir kasıntı hali değil mi be babacım yani?
hani,
''len bu gadder sayfa yazdık artıkın uzunçalar olsun yani
e hakketmedik mi gari''
der gibi :)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 02:18:40
Mesaj:

kısa ve öz için ölebilirim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 02:21:30
Mesaj:

emniyetli hayat için herkes aynı yoldadır...

ütüyü prizde bırakma.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 02:25:30
Mesaj:

battaniyeyi doluyordum bir hörgüç gibi üstüme güçlü paltalar patlıyordu uyuyamıyordum
düşünüyordum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 02:27:47
Mesaj:

ayakparmakları
incecik bir kum
ipek gibi bir düş
köpek gibi bir gidiş

uyuyamıyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/08/2006 02:34:24
Mesaj:

bir kadın bedeni ipek
bacakları titreyen delikli göbekleriyle
ıslak ibadetlerine sokulan küçük çocuklar gibi
boşalıyorduk içine giren sığınakları bir bir yoklayarak

en has haz anlıktır anlatılamaz.

delilleri yoket.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 10/08/2006 03:45:22
Mesaj:

eric clapton
river of tears

taa nomad ın türkçeye çevirisini aynı okuyor ve aynı anda dinliyoruz bu şarkıyı; inanılacak gibi değil değil mi?
nomad...
unutmuştur bile bunu
:)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/09/2006 21:10:37
Mesaj:


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 21:41:06
Mesaj:

hayatta anlatılabilecek o kadar boktan hikayeler var ki bunların değeri belki hiçtir.

ve bazan öyle büyük hikayeler vardır ki, bunların değerini anlatacak olan bilgiçtir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:03:42
Mesaj:

çiçek desen değil börülce desen hiç değil yonca desenli bir etek giyen kız koşturuyordu piknikte aşağıdaki dereye doğru yalpalıyordu başını çarpmıştı şarap eğribüğrüydü.

tüm piknikçiler tutulmuş gibi bakıyorlardı tüm çocukların tüm bildiği tüm dereler gibi bir köprü geçiyordu dereyi tüm çocukların desen çizdikleri küçük resimlerindeki gibiydi tablo.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:08:27
Mesaj:

çiçek desenli etek
hiç bildiğim şey değil
ereksiyonla cevap veriyorum...

serttir hayat...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:16:07
Mesaj:

randıman hukuğu yükselişe geçiyordu

ve böylece tank doladık boynumuza

ve böylece tanık olduk yapamadıklarımıza

kendimizden geçiyorduk ulambatordan tatara

ve tuborgtan tibete kadar

yalpalayarak çiçek desenlerden çizdik

umursanmak için daralıyordu vakit

kalıplarla oynamak bir malimüşavirin odasına girip klasörlere bakmak kadar utanç vericiydi

ogün bunları birgün bırakmaya karar verdik

ya da sonuna kadar sürdürmeye tüm bu olanbitenleri...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:17:20
Mesaj:

babamın da dediği gibi

bunlar para ediyor muydu?

etmez...

serttir hayat.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:18:22
Mesaj:

ve eder...
çünkü takım tutmak kadar basittir herşey...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:20:20
Mesaj:

kullanılmışlar...

bunlar bir küfür kadar her defasında yapılmamış bir sex olmasına rağmen hırçındır...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:23:16
Mesaj:

boyluposunca yatırdık acil servise boysuzposmaz şikayetleri...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:27:55
Mesaj:

güneş doğudan doğar kuzeyden kusar

her havuzun dibi aynıdır...

duvara karşı yüzersin
bir alamancının önsözü gibi fatih akın...

ve birol ünel çok mühim adam ve biz bunun kıymetini iyi bilmeliydik...

siktiret sabah programlarını!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:29:16
Mesaj:

poli
tik
tak

aaa...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:29:50
Mesaj:

aaaaah!



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:43:26
Mesaj:


büyük çiş...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:46:28
Mesaj:



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:53:33
Mesaj:

hemoroit nasıl ki ayıp değil sırf hastalıktır
nasıl ki artık bir doğum operasyonu kameralara çekilebiliyor
ve nasıl oluyor da tecavüz vakaalarını detaylarıyla işleyebiliyor reha muhtar

bilmiyorum artık
çişin ayıbı olmaz

tıpkı sanat gibidir o...


olmaz ayıp olmaaz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/10/2006 22:55:24
Mesaj:

suzzy ve tommiks.
idrak edemedim onları hiç.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/12/2006 23:12:59
Mesaj:

orhan pamuk nobel edebiyat ödülünü kazanan ilk türk.
bu gerçekten çok güzel...

oğuz atay, orhan pamuk'un büyük büyük abisiydi ve yaşarken değerlendirilemedi.
gerçekten çok kötü bu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/12/2006 23:21:03
Mesaj:

neden duyarlı olamıyoruz tavadaki zeytinyağı çatırtıçuturtusu, basit insanların basit hikayelerine kolayca ağlıyoruz ama neden gerçek anlamda duyarlı olamıyoruz...

sanki fransa duyarlı...

bu da bunu çürüttü. sağlık olsun...


Yazan: ra
Cevap tarihi: 10/12/2006 23:34:58
Mesaj:

alıntı:
orhan pamuk nobel edebiyat ödülünü kazanan ilk türk.
bu gerçekten çok güzel...
övgüler mi, sövgüler mi galebe çalacak bakalım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/12/2006 23:37:36
Mesaj:

? işareti
! işaretinin köyüne gitmiş bi gün...

? demiş ki
biz size tanrı misafiriyiz

ooo, hoşgeldiniz sizinle provaya hazırız demiş ! işareti

sesimi duyuyor musun demiş ?

ha demiş !

...

ilk prova başarılı geçmiş. sonrasını allah bilir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/12/2006 23:41:19
Mesaj:

orhan pamuk ermenilerle ilgili laf etti ve fransa reddetme saçmalığını oylamaya sundu sonra nobel edebiyat ödülü geldi...

bu dizin birbirinden bağımsızsa eğer tesadüfleri yıllarca hatırlamamız gerekecek.
bunun olduğu zamanlar ise şimdi.

ya yarın ne olacak?


Yazan: ra
Cevap tarihi: 10/12/2006 23:49:23
Mesaj:

süzmek zor olabilir gerçekten, belki de en iyi yol cüppesizinki...
ne diyor mirkelam ;

alıntı:
dümteka-dümtek, nasıl olsa birgün hayat bitecek


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/12/2006 23:54:44
Mesaj:

biz diye konuşmak çok garip.

taraftar trafiğinde dolanır dolanır dolanırken koluna gireceğin biriyle beraber
biz tam 7 cüceyiz 14 kollu bir deviz haline dönüşmek adına dövüşüyordu tüm stad.

biz stadız

biz makasız

biz pençeyiz

biz bir ulusuz

yürü lan türkiye...

üslenelim.
.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/13/2006 00:09:19
Mesaj:

başımı sokacağım küçücük bir forum olsun yeter
başka da şey istemiyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/13/2006 00:16:43
Mesaj:

eee... sonra

eee tipi cezaevi

...


laflar hapsoldu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/13/2006 00:18:59
Mesaj:

çok sevdiğim bi askerarkadaşım demişti

maruldan ancak salata olur çiğköfte boş


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/13/2006 00:24:01
Mesaj:

başımın boruları bugün yaptığımız iftar sofrası sonrası içilen sigaraya döndü
bu biralar bu biraradalar
namus ve cinayet replikleri...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/13/2006 00:30:14
Mesaj:

laptop teknolojisinin şarj sınırları...

gerdiniz lan beni...

uzun cümle kuramazsın kısa cümleler öz olmalı vasatlar tatminsiz zaten.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/13/2006 00:32:01
Mesaj:

cümle kurmaca oyunu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/13/2006 00:40:44
Mesaj:

bugünkü dersimiz cümle nasıl kurulur
ben edebiyat öğretmeniniz rıza hemsalak

şimdi nasılsınız cümlesini kuracağız.

naa başlangıcı için dişetleri görülecek biçimde ağzımızı açacağız ama dişler az açılacak dil damağa hafifçe yapışacak sonra hemen aşağı inecek. buna naa hecesi diyeceğiz.

sıl kısmında ise dişler yaklaşyacak dil bu defa dişlere yapışacak, titreyecek.

sı kısmında dişler hafif aralanıyor dil alta kayıyor nefes bolca veriliyor.

nız final kısmı burda görev dilindir ve üstten alta kaymasıdır esas olan.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/13/2006 01:07:56
Mesaj:

ve biz seni biriymiş gibi görmeyi bırakmayacağız.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/13/2006 01:09:38
Mesaj:

aradığın zaman burada olacağız istanbul
kısmi felç geçirmiş bireyler gibi boğaz köprüsündeyiz

çelişkideyiz istanbul
geldiğin zaman bizi hatırlamış olacaksın sadece
bilirsin
içindeyiz...


Yazan: ada
Cevap tarihi: 10/13/2006 01:17:35
Mesaj:

olm bırak bunları lan. bak aşk şiirleri yazıyom ben. oku feyz al biraz çocuğum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/15/2006 04:52:53
Mesaj:

büyük inat

bu çok büyük


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/16/2006 02:31:26
Mesaj:

insan idealizmi gittikçe azalıyor ve sanırım karl haklı çıkacak

kendini imha programı için geri sayım başlayalı çok oldu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/16/2006 02:36:20
Mesaj:

siyah, mert bir sigara içiyorum markası djarum black
her fırtta öğürüyorum hayatımın geri kalanını kurcaladığını biliyorum dumanının
böbreğim yağ bağlıyor beynim kan içimde bir can tutuyorum dışımda kalan ne var
bilmiyorum

içtiğim mert bir sigara olsun istiyorum çünkü beni öldüren şeyi ancak öyle affedebilirim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/16/2006 02:40:41
Mesaj:

kırmızı, sert bir bira içiyorum markası tuborg
bira sarhoşluğu için kestirme bir yol kullanıyorum

belki zamanı iyi kullanmanın yollarından biri aşağı doğru hızla ve sertçe düşmektir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/17/2006 19:14:03
Mesaj:

tarih atmak mı dedin...

tarih atmak şeyi ogün için hergüne bedel bir alimünyum mızrağı kafayla omuz bölgesinde kalan boynun gırtlak kısmından girip enseden çıkmak kaydıyla duvara saplandığı film sahnesinde kan gölüne dönüştürmüştü.
başladığımız yeri unuttuysak eğer cümlenin sonunda nerde olduğumuzu anons etmek kaydıyla ilanetmiştik bunları yazmak karmaşık bir eylemdir zaten.

tarih atmıştık... 18/10/2006


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/17/2006 21:52:53
Mesaj:

bugün bir kardeşimin yaşadığı acıya paydaş olarak gerisin geriye tarih silinecek...


Yazan: perima
Cevap tarihi: 10/17/2006 21:56:57
Mesaj:

Zafer'e bassagligi dilerim
uzuldum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/17/2006 22:33:15
Mesaj:

ufak bir kıyı, cık ekiyle küçültülmüş
sapandan taşan taşlar gibi dalgalar ayaklarını eziyor suları insanın
cık ile dağ olan annecikler bulutlarda
bilesimiz yok orda olmadık
acık

ta
raf

cığı yaşam az.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/18/2006 00:46:42
Mesaj:

silip silip süpürüp şlap şlap yutalım şapır şupur yaşam şam şam şam eko.

seinfield eğer burda olsa şunu derdi

gitmem gerek.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/18/2006 23:59:24
Mesaj:

migros işletmesi poşetlerinin altını deldi sırf halk bu ebattaki poşetten çöp torbası yapamasın gereğinden fazlasını almasın diye.
bunu gördük.
koç cimridir.
bunu gördük.
holdinglerin hepsi cimridir.
kapitalizm ağzını açıp yukarı bakan kuş yavruları gibi beslenmeyi bekliyor kolay yoldan anaları tarafından...
tüketim çılgınlığı marketler dolu
poşetler delik
türkler deli
çıkacıdır deli türk...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 00:07:33
Mesaj:

bugün mezara beyaz kostümlü bir cenaze koyduk cansızdı et toprak kokuyordu bayır
tahtalar taşlar talaşlar kovuyordu imamı ölü rahatlamak istiyordu imam feci konuşuyordu ruh rahatlamak istiyordu bunu gördüm
bir kardeşimin anası gidiyordu dünyadan
herbirimiz veda ediyorduk ama farkında olamıyorduk
aynı şeyi diyorduk esasında
aynısını
bize de olacak...

berberin aynası
ensemizi ısırıyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 00:10:41
Mesaj:

balans ayarları teoman
halk kepçe
tüketici kelepçe
sabah programları gibidir gerekçesi çalı süpürgesiyle halıdan kül süpüren kadınlar bilmiyor jip sattıklarını şov dünyasına
verdiklerini parasını villalarının

gerçek sadece kavşakta kırmızıda beklerken limuzine öncelik tanımadan yeşili ummaktır

kostüm beyaz

ruh biraz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 00:13:50
Mesaj:

matematik aklın iksiridir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 00:22:03
Mesaj:

şarjörü boşaltıyorsan

hapşuruyor gibi boşaltma kovboy,,,


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 00:24:10
Mesaj:

çok yaşa az öl ortada dur ortalıkta bulun hesabı öde tuvalete git

köprüdeki inat

kimsin sen...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 00:31:02
Mesaj:

şairler bakkal oldu

satmak gerekiyorsa her türlü sanat bakkaldır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 00:34:24
Mesaj:

başında kelepçe
sonunda dipçik

koş...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 20:59:48
Mesaj:

enteresan hayat
çekkarnelerinin para balyalarına batan beyni birden düzelten şanslara şehadet
patagonyanın pa ile başlayan çiçekleri
pat ile patlayan sesleri bombaların

üslendik
önce silahlandık
sonra silkelendik

enteresan hayat
şanssızlıklarının üstüne
şaşal içiyorum
su olarak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 21:08:47
Mesaj:

iletişim var bilişim var
dağarcık dağarcık gezen seyyahları sevişim var

finali şimle biten şeyleri şimşim ile şimdi
kaybedişim var ötesinde ise buluşum

deyişim o ki bunları yapışım için sebebim çoktur



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 21:11:42
Mesaj:

brain damage on the system
başımın daşı düştü etti sitem

iyi ingilizce bilirim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 21:20:36
Mesaj:

karl bi gün bana dedi ki ya oğlum bırak şimdi bu kapitalist sistemleri
gramer bilgisi olarak eksinin altında durduğumuz için anlamıyor sadece tahayyül ediyorduk tabii şimdiki gibi yüksek oxford teknolojisini kullanacağımız çağ değildi o sıra
uzatmayayım
karl kapitalist düzeni sevmiyordu
hepimiz sevmiyorduk aslında yani özcan deniz belki seviyordur bilemem
adam kalktı bir de kitap yazdı topkapı surları kalınlığında çok dolmuştu içi ve haklıydı da ama ne yaparsın geldiğimiz noktaya bak hepimizi sikti imf
ya karlcım dedim yani dear karl şeklinde
oğlum bırakalım bunları, bak tülin şahinin bile kitabı var filan dedik
daktilosına taktığı kağıdı boyuyordu mürekkep şeridiyle
her attığı laf uzaya çıkıyordu lafların üstümüze düşmesi zaman alacaktı yazdıkları yıllar sonra geri gelecekti uzun bir yolculuktu anlattığı
ogünden sonra bıraktım ingilizceyi almancayı fransızcayı
kolejde okuyan kızlar güzeldi ama biz fakirdik ingilizce öğrenemezdik
halk fakirdi
hulk yeşil bir devdi
balgam da yeşildir
tükürmüşüm sisteme
dünyaya bişey olmasın...


Yazan - babaxa - 26/10/2006 18:17:55


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 21:23:31
Mesaj:

endişeli kalıplarımız kapı aldı zar attı tavlacılık sanatları
sedef tahtalar
hedef marslar jüpiterler karamboller ulambatorlar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 21:30:46
Mesaj:

insan ne ister bilir misin ey insansoyu çağlar boyu
huzur
odur istediği

bir müzik gibi kullanmalısın kelimeleri
akmalı akarken takmalı takarken yakmalı varsa tüfekleri av mevsimlerinde ördek sürülerine atmalı barutları düşenler yaralıysa koparmalı kafasını yahnisi güzel derler ördeğin
işte rap bundan çıktı
bir hiphop parçasını dinlenebilir yapan şey oydu tahtayı kurt gibi kemirdi atmosferi gecenin bacanın kurumu şöminenin cır cır cır huzuru

insansoyu şömine ister

bu işte para var.

Yazan - babaxa - 26/10/2006 18:18:58


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2006 21:36:47
Mesaj:

masanın köşesinde oturuyorduk
köşesi bağrımıza dokunuyordu
sandalye topaldı
bira ılık

elma dilimli patateslerden söyledik garsona
garson beri bakıp ne dedin abi dedi
sana elma dilimli patates söylüyorum mübarek dedik anımsıyor musun

çoban gibi güdüyorduk masayı mezeyi haydari cacıkla akrabaydı
akrabaydı oruç açlığa hasretle



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 01:37:56
Mesaj:

allah herkese cadillac gibi bir kader nasibeylesin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 01:43:59
Mesaj:

salondaki parke beni parket üstünde kaydım hışırt diye


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 20:45:28
Mesaj:

reankarnasyon denilen safsata elbette vardır...
o bu dünyada yaşar asırlar öncesine değil o ana bağlıdır.
insanı şuzaman biri ozaman diğeri yapan ruh halleri 1 değildir safsata adamın o bağrını ikiye yarar sol yanını sağdakinden başka yapar...
vardır o.
ispatlayabilirim.
ooo yettin gayrı o.
efendim kim...
o.
ben mi?
yo.
o halde.
öteki.
haaa o mu... tamam lan.
reankarnasyon varmış.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 20:48:27
Mesaj:

neyin var olduğunu söyleyeyim:
kaydırak...

düşünceyi hangi kaydırağa bindirirsen o yöne kayar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 20:56:20
Mesaj:

bir kitap okuyunca insanın hayatı değişir mi orhan abi. yok be o kadar da değil. yani şartlandırıyon bizi.

solak kadın
bir kalecinin penaltı anındaki endişesi
bunların sahibi peter handke...
handikaplara basıyor.

bence lafın doğrusu şöyle olmalı

bir kitap okudum kafamdaki ayarlar değişti...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 20:57:24
Mesaj:

mesela ben ahmet altanı iki satır okuyunca bakıyorum ayar oluyorum diyorum ki değişiyor hakkaten.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 20:59:43
Mesaj:

bundan 10 sene önce misafirlikte gördüğüm kitabı bile okuyabilirdim ama şimdi baktıklarım manara, ken parker, şamdan, gala, gece krizi...

ayşe armanı da zaman zaman okurum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 21:09:06
Mesaj:

şu da var
yazarsam puştluğun kitabını yazabilirim.
zaman zaman.
her zaman değil.
genelde değil.
yani nadir olarak.
40 yılda bir.
mecazi olarak 40.
40 olmamış biri olarak belki 40ta.
az kaldı.

fenerbahçe dün iyi oynamış.
izlemedim. zico bizim gençliğimizin futbolcusudur.

fanatik olabilseydim sinan şamil sam'ı tutmak isterdim.
kişi olarak hepimiz ölümlüyüz.
oysa takımlar süreklidir. oyuncular değişir isim aynı kalır.

keşke reankarnasyona yeterince inanabilseydim de muhammet ali'yi bundan 2-3 asır sonra sahiplenebilseydim.

peter handke'yi de tutuyorum.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 21:13:21
Mesaj:

bizim bi ustamız var;
hüseyin usta. döşemeci.
topsakal bırakmış geçen gün.
abi dedim kendini daha yakışıklı hissedet de haftada bir takım fazla çıkar.
sırıttı.
sen sat hele ben yaparım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 21:17:02
Mesaj:

mark twain ile oturduk geçenlerde.
(mark lafların on numaralı madikçisidir)
yaa mark dedim, varoluşun manası nedir.
yaşamak çay demlemek gibidir altta su üstte demlik dedi.
su koyuverdin dedim.

mark çayı açık içiyor.
yanına un kurabiyesi yeyip olayı tatlıya bağladık.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 21:18:40
Mesaj:

hepsi hikaye işte.

zırtpırt yazdurt.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 21:28:08
Mesaj:

benim cümle kurmadaki son teorim şudur, eğer kurduğum bu cümledeki gibi deminki virgülü bile kullanmadan yazabilirsek her sözcüğü iki üç kere okuyarak saçı başı yolarak şaşı bakarak şaşırabiliyoruz bunları karıştırabiliyoruz atış alanı genişlediği gibi kolayına da kaçmış gibi görünüyoruz ama aslı astarı öyle değil yani ben noktalamacı değil bağlaçcıyım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 21:35:49
Mesaj:

noktalamacı cümle yapıları iki noktalama arasındaki belirgin aralığı kullanmak zorundadırlar.
bakın yineliyorum zorundadırlar.
bağlaçcılar ise araya bir
ve
ya
veya
yahut
ya da
ama
fakat
lakin
ki
hadi lan
filan gibi şeyleri sıkıştırarak yeni heyecanlar katıyorlarmış gibi görünebilir.

eğer kullanıyorsanız en mühim yerlerde noktalama kullanınınız. ve eğer cümlelerinizi birbirine bağlamak istiyorsanız bağlaçlar hususunda cömert olunuz.

yani...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 21:38:19
Mesaj:

ayrıca coğrafya derslerinin kaldırılıp bunun yerine google earth dersi konmasını öneriyorum.

iran'ın nükleer silah füze ürettiğini ispatlayan öğrencilere takdirname verilmeli.

sanki abd bi numara bilmiyo.

evimize kadar burnunu sokmuş da bilmiyo ha.

dünyadaki derinler ikiye ayrılıyor. derin devlet ve derin abd.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 21:39:55
Mesaj:

bir takım oyununda kanatları kullanmıyorsanız ligden düşebilirsiniz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 21:42:01
Mesaj:

kaldırımlara tükürük duyarlı sensörler takılmalı ki üstüne tüküreni gördüğü zaman mazgallar tüküren adamın üstüne kussun.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 21:44:15
Mesaj:

doors break on trough tili adırsayd demekle ne demek istemiş?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/20/2006 23:04:22
Mesaj:

bu dünya batacak...
big bang gerçekse...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/21/2006 00:35:13
Mesaj:

batıya
refahtan bıkıp adrenalin arayışlarını tatmin etmeleri için haftalık istanbul trafiği pratikleri turizmini öneriyorum.

şahinler kartallar halk otobüsleri orucunu misafir evinde açıp eve acelece dönenler minibüsler koloniler dolusu kamyon...
bir çimento konteynırı şehrin içinde saatte 150 kilometre hızla gidiyor rick gerald.
hepsi gerçek.
ineğin kıçından bok çıkaran mtv numaralarına benzemez.
adrenalin mi dedin. istanbul trafiği katılımcılarından biri ol derim rick.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/21/2006 00:37:39
Mesaj:

ve bunlar daha 20 dakka önce oldu rickcim.
köprü berbattı yine.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/21/2006 01:13:23
Mesaj:

çağlar devriliyor ardımıza bakasımız yok

kaçasımız var.

bu kenti aldık 1453.
bunun içinde 1345 var
2 yok. bok yok.

konstantinopolis

bok yoksun

çünkü biz istanbuluz...

...

çıkış noktası iyi
varış notası boktan.

ama kenti alış tarihinde beşe kadar sayınca 2 gerçekten yokmuş.

hay allah...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/21/2006 01:17:46
Mesaj:

alimler gözlüklerini burunlarının tepesine geçirmek ve gözlerini gözlük camının üstüne kaldırmak kaydıyla ciddi olurlar.

oysa mizahçılar öylemidir ya. cem yılmaz eğer isterse gözlükten bisiklet yapabilir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/21/2006 01:32:28
Mesaj:

noktayı söylenmeye getirme
ya da şöyle kurayım
söylenmeye başlama.

sığ
sağ
sol
sür
sal
sel
sar

hoş...

hepsine varım.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/21/2006 01:56:26
Mesaj:

artık vırvır var.
belli ki gereksize girdik.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 01:41:35
Mesaj:

sakal niye uzar
ben çık dedim mi kıl


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 22:53:05
Mesaj:

insanın kanatları olmalı dedi bakkal yamağı şevki.
iyi bi yamak iyi bi yalakaydı.
bakkala yapmadığı şaklabanlık kalmamıştı.
şaklaban bakkala yamak yalaka şevkinin
gözünde tiki tipi orta bodur boyu vardı.
saçrengi kahve göz rengi elaydı.
kahve saçlı ela gözlü şaklaban bakkala yalaka şevki bi gün ehliyet aldııı...
bakkalın dolbosunu o kullanmaya başladı ve ücreti artırıldı.
doblo bakkal arabası kullanan kahve saçlı ela gözlü şaklaban bakkala yalaka şevkinin aslında ilave edilerek çığ gibi büyüyen bi geçmişte kendi ikizi vardı ve artık onlar gittikçe azaldı azaldı azdı ve bitti...

az anlamında değildi de azdı,,,


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 22:54:42
Mesaj:

delirmiş bir rende gibi harfleri rendeliyordu matrix filminin mavi fonlu jeneriği...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 22:55:59
Mesaj:

yok lan yeşildi yeşil... fon...
imf fonu
fon fonunun fonfonu.
fonfon güzel bi kedi ismi olur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 22:57:40
Mesaj:

1. deneme
damak tadı dil yarası dudak ruju... ruj iyi gelmedi buraya.

2.si
damak tadı dil yarası elinin körü...

hah bu iyi bitti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 23:00:58
Mesaj:

lak lak lak konuş dur lan
nereye kadar ama
di mi
di mini nini ni şimdi...
bi sus lan laklakçı ördek.
vaak vaak vaak!
vakladın durdun tepemizde...
o yamak şevki figürü ne çirkindi öyle olum...
yara çıkar tabi dilinde.
hayret bişey yaa...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 23:01:59
Mesaj:

haber bültenimizin bu bölümünde nükleer başlıklı silah denemelerinde hasıl olan sesin yüreklerimizi nasıl dağladığı konuşacağız.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 23:03:29
Mesaj:

insanlık çok basit bir şey istiyor.
ortık yorulmayın huzursuzluklarla içimizi yormayın dedikleri bir şey...
barış.
evet evet yanlış duymadınız sayın dinleyenler.
barış istiyorlar tüm kalpleriyle...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 23:05:07
Mesaj:

longplayi bir radyo bülteni yapar gibi sürdürmeye başladığımız istanbulun tam göbeğinde insanların tam gözlerinin önünde bu akşam bir drama yaşanıyor sayın seyirciler.
kibritçi kızın son kibritle ısınmaya çalıştığı gibi sokak çocukları üşüyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 23:06:28
Mesaj:

yukardaki ise bir haber spikeri edasıyla bir tatlı huzur almaya geldim kalamıştaaan kalamıştaaaan.

kalamışta olabilir. n ile bitmesi belki de bir hafıza hatasıdır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 23:11:46
Mesaj:

dizi dizi pense elmamı yerse
portakalı koydum var sonra
opiti piti karemele sepeti fena değildir.
omo karamo ise son hatırlayabildiğim saymaca biçimleridir.

teksas tommiksler ise bir çizgiromanlar bütününe bir türk yorumudur.

hayatım teksastommikle geçti.

bu sayede güzelsanatlarda okudum. çünkü 2 yaşımdan beri nesneleri taklit ediyordum. sonra teksastommiksleri taklit etmeye başladım.
iyi çizmiş kalemlerin süper çizimleri ulaşılmaz geliyordu bana.
milazzo kraldı.
alfredo alcala erişilmezdi.
john buscema en iyi conan figürü çizen adamdı süperdi.
yani bir teksas tommiksin geldiği yere bak.
buna da hayret bişey.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 23:14:33
Mesaj:

kalem kullanmak çok önemli bişey...
her insan yazarak diyeyim efendime söyleyeyim çizerek olsun isterse de hesap kitap için defter kullanarak ne bileyim...
insanoğlu kalem kullanırsa uygarlaşacak ve uzayda tribleks villalar kuracak. ama köpeklerini bağlamak gerekecek çünkü villa uzayda uçuyor. 1400 metrekarelik bir uzay yerleşim birimi. ama en pahalılarından. köpeği bağlamazsan ne olur. köpek gider uzaya düşer.
çomarlarımız uzaya düşmesin.
ben dünyada yaşamaya karar verdim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 23:21:25
Mesaj:

yıldızların ışıklarının milyonlarca ışık yılından önce görünen şimdiki halleri geçmiş hakkındaki bir bilgiyi gözlerimizin önüne seriyor.
izlediğimiz yıldız bundan milyonlarca yıl öncesinin fotoğrafı. caplanlı gözlerimizin önünde.
insanın kanının donduğu an o andır iştee.
zaman geçen bişeyse geçmişi nasıl görebiliyoruz.
çok komik bi şey bu yaa.
ya da insanın görme hızı var.
beygir gücü ışık hızı kadar çok değil.
75 beygirgücü olan fiat albea gibi. 1.2 motor. ama 1 ton.
o çapta bir motor ancak micra punto gibi küçük hacimli arabalarda var.
içim bayıldı yani şu zaman kavramını çözünceye kadar be.
çözdükçe boğuluyosun...
şimdi bu satırlara başlarkenki zaman gğeride kaldı ama yazdıklarımızı en baştan okuyabiliyoruz.
haa o halde yıldızı gördüğümüz gibi ilk haliyle uzayda görebiliriz bigbang teorisi.

BİGBENGGG...

yarış başladı sayın izleyenler.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 23:23:47
Mesaj:

o bir start sesiydi.
küçük bir sesle başlıyordu ama değeri üçyüzmilyon bang! idi.

Yazan - babaxa - 24/10/2006 03:09:38


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/22/2006 23:25:25
Mesaj:

insan neden patlama sesinden korkar.
çünkü genlerinde bigbengin çıkardığı o büyük gürültülü patlama yatıyor patlama sesini ilk duyduğu zamanda ise uyanıyor işte.

beng. bunu üçyüz milyon kere yazmak çok sıkıcı olurdu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/24/2006 03:20:15
Mesaj:

yürüyoruz
içimizi karbon kağıtlarıyla kapladığımızdan beri yangınlara karşı
yanarsak yokolabileceğiz
bildik diye içi karbon kağıdıyla kopyalanmış bir aptallağı kopyalıyoruz ateşe karşı
yapacağımızı yapamadıysak diye siliyoruz
biriyle biri
yürüyor.
çim ve bal...

kimsenin öldürmesine gerek yok kendimi kalbim katil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/01/2006 00:01:38
Mesaj:

barclay james harvest yumuşacık bir pike örterek başlattı yazıyı yaradan önce yaratılan sonra


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/01/2006 00:40:57
Mesaj:

yeni laflar yazmak için tuştakımının üstüne saç jölesi sürmek gerekebilir.

sonuç can sıkıcıdır.

üaveumalzsmş...
bu pek öldürmedi

lmküaehynüçzö...
bu sanki biraz oldu sanki
ama yetmez

süoroğdıirneakmc
boşa...

problemli olan saç jölesidir...

kafanın saçının suçu yok.

jölsaç
içgöç
işgüç
suçlu ordusunun amiralleri...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/01/2006 00:46:12
Mesaj:

kımıldaktı ormanları karadenizin
bulutları kaşkoldu dağa sarıyordu
dağı denize doğru üflüyordu
yaşlı kadın buğday topluyordu
dudu dudu dilleri du ile başlıyor du ile bitiyordu
oydu
tarkan

ajdar akıllara zarar

du...

du bist...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/01/2006 00:51:15
Mesaj:

en basit isteğim bir müzik
kar tanesi gibi lapalanan lapalapaların içinden bir lap kadar tek
sek susuz tek rakı gibi sert
bir laptop bunu yapamıyorsa
mp3 ölüdür

yalnızlık duygusu geçicidir
yalnızlığın kendisi kalıcıdır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/01/2006 01:09:43
Mesaj:

evinde yatmak gelmediyse dükkanda yatarsın
dükkan batarsa sokakta yatarsın
sokak çökerse mezara göçersin
mezar kesmezse gezersin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/01/2006 01:18:13
Mesaj:

kafam kıble tarafında çalışmıyor bugün


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/01/2006 01:25:04
Mesaj:

tüm dünyanın samimiyeti donkişotla başlar şablon o


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/02/2006 02:36:51
Mesaj:

cep olayı hepimiz happymiz. yptgna bknz. nnz vradnz. kadere küsüm tom tümü bom.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/02/2006 02:52:41
Mesaj:

güdü meseleleri artık yeter


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/03/2006 23:40:49
Mesaj:

hava bedava su bedava
buna ilaveten havadan internet bedava
sahibi net ulaşım hayratının vanalarını kısmadığı sürece kana kana şurda şuracıkta şunlar bunlar olacaksa da bana ne be bana ne...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/03/2006 23:52:40
Mesaj:

garson bana bir süt biraz da gofret getir
süt vişneli gofret duble olsun.

dağlara bakan pencerenin ordaki şu masa boşalınca bana ayır orayı
yeşili sarıyı baklavayı baklayı en iyi şişiren şu tepeciğin hemen yanında var ya orayı

garson süt bitti likör getir
bisküviden bi lokma bile yemedim
şunu götür

masa boşaldı
ben sigara ve küllükle gidiyorum
diğerlerini sen getir

malak müsfetteler yazacağım orda
yamalak eskiler donatacağım
kodum mu oturtacağım hala bira ılık hala köpük ince hala küllük dolu hala doluyum

şu hala meselesini a için şapka takmadan bırakmam
babamın kız kardeşi mi ki sadece tekrarladığını anlatan ala bir laf


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/04/2006 00:00:47
Mesaj:

hepimiz birimiz
birimimiz hepimiz için
yani
bir birim votka
bir birim burn
üstüne sıkıntıyı sık limon gibi
bir birim alkoy bir birim balkoy

hoppala paşam
malkara keşan

kafiye denen şey son heceleri sesuyumlu cümleleri altalta koymaktır
niteliksiz hecenin akşamındayım
vakit çok geç.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/04/2006 00:09:36
Mesaj:

tutunamayanlar
ve kaybedenlerden sonra
yamruyumruklar klübünü ilçenin kaymakamı saadettin hıztümsek açıyor
büyük oğuz atay abinin nobelli orhan'ın kent fm'li kaybedenlerin ve kentsoylu yaşamı yaşam trendi olarak kaderlerine eklemek isteyen köylülerin ve hayatı cihangir sokaklarında bağdat caddelerinde geçmişlerin, tesettürün bülent ersoy'un ve ali kırca pornosunun ve 7 günlük seri cinayetlerin ve bir bebek kıyameti patlamalarının memleketi...
ekşitmeden iç
bunun son kullanma tarihi
şimdi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/04/2006 00:11:36
Mesaj:

olası şeyleri biliyorum doktor
spazmlarımdan mütevellit
kalın bağırsağımda zart diye bir gaz var çıkmıyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/04/2006 00:17:18
Mesaj:

zar zor zartlıyorum
kayısı ve yoğurt yiyorum
ıkınıyorum
sıkılıyorum
bakınıyorum da
bi heladayım da
orkid kutularında vinyetler
diş macınları meyveli
olmuyor
olm olmyr
ölünmüyor yaşanmıyor
global dünya gol yedi
ya çok sıçıyor
ya hiç yapmıyor

kabızla ishal arası karışıklık paktı sunar
kapitalizmin çanağına sıç
büyük bin küçük bir dolar...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/04/2006 00:22:05
Mesaj:

ışık hızıyla uyumak lazım.
bari düşünemiyoruz o hızda...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/04/2006 00:24:12
Mesaj:

haa
ses hızıyla içebilirim
ve o hıza yakın bir suratla işeyebilirim.

büyükadada bir tepede sıçabilirim de aç parantez iz) nokta


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/04/2006 02:22:08
Mesaj:

zaptedilmişti dogma

gül yaprağı yumuşaklığındaydı serum ve tabanca
kaldıramıyordu kalp
salak bir erik çekirdeği gibi sıyırmıştı etini kemiğinden

hristiyanlık son 100 asrın şarabını buldu
insan ömrü uzadı böylece

hacı
sağ ayakla içeri gir
suyu çömelerek iç
tabular tahtadan
kırmızı şarap

kadehi çömelerek iç cennete çık


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/04/2006 02:36:32
Mesaj:

daha ne kadar hızla gidebilir F16lar
delme gücü
deşme gücü
beygir gücüne benzemiyordu kalbimin gücü
azalıp duruyordum gece gece


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/04/2006 03:02:02
Mesaj:

küçük bir sağlık biçimi

gripken mendile sahip olmak gibi basit

damar damar üstüne delinen yoğun bakım ünitesinden önce son eğlenceli tarafı konuşuyoruz

günbatımı tarafından dağa bak orası da coğrafya güneşin kalbine git bir kereliğine öyle yakala de ki batıyorum göründüğü gibi kızıl bilindiği gibi usul usul kızararak bulutların arasında eriyip çözülüyordum de
de ki üzülüyorum şapur şupur batmak canımı sıkıyor kaçırıyor iştahını batımlarını günün ama yorumum bu pardon

acaba rengi kırmızı mıdır acının
evet
çünkü kırmızı biber acı

kan acıdır.

buraya kadar geldi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 01:32:08
Mesaj:

siliyorum sadece

artık matrak değil tümcelerin cemilesi geçmiyor bir sorumluluk meselesi
azalıyor azalıyor kısaldıkça yarıda kalıyor
olmaması gerektiği için silmeler var lagaları ve lugaları

ne olacak hey allahım

son bir sigara daha içip uyuyunca ne olacak?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 01:50:23
Mesaj:

anlamıyorum

anlatmalıyım

geleneksel türk evi yer safranbolu ortada kilim cam kenarında sedir banyonun kapısında bakırdan bir mandal var kapılar tahta
bir grup sanatçının bir durup bir sergi açtığı eskiden cezaevi şimdi galeri beyaz duvarları buğulu havalandırması taş kemerleri yanında saat kulesi varyantlarına bakıyor köyün her tarafı kanyonlarda dereler akıyor beyaz binalar siyah pencere çerçeveleri taştan yollar fosilden dağlar
kaymakam mahzun biri vali güleç cumhuriyet bayramı resepsiyonu lipton ice tea diye red bull verecek kadar acemi geçiyor kokteyl yuvarlak masaları kuşatmış bürokratlar astsubaylar şairler köylüler ve istanbuldan kaçıp gelmiş olanlar mesela ümit abi orda emekli bir yat kaptanı beyaz koca sakalı çatlak bilgiç sesiyle

otele dönünce kadim dostumla bahçede bira açıyoruz gidip dış duvarına işiyorum mutfağının otelin ortalık sonbahara çalıyor sarı kahve yeşil ya da ara tonları kurumaya yüztutmuş yaprakların, bunlar var heryerde

telefon çalıyor
sabah oluyor
şarkı çalıyor
something in the way
yea
mmm!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:14:02
Mesaj:

memleket kovuyor içimi

ve şimdi şikayet ediyorum

gerçekten...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:23:13
Mesaj:

adı hamdi
ya da her kimse
sabahları kalkarken böğürüyor
eski büyük yüksek tavanlı gri duvarlı bir rum evinde resim çiziyor
kalkanları çelikten
şablonları delikten
içerken bira döküyor yakarken sigara düşürüyor tıpkı bizden biri eti kızıl damarı sert kalbi harp
müzikler patlıyor başında

hamdi

bakkala inerken merdivenden
dışarı bakıyor
mangal yapan komşularının kokusu kaburga biber patlıcan ve petetes
sigarasını yakıyor aldığında bakkaldan

hamdi

ha şimdi

ha kimdi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:26:22
Mesaj:

belki bazan hiç bir şey yapmak gerekmez

olur o


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:31:13
Mesaj:

burdur ile liverpool arasında
şunun şurasında ne var?

e benin a mı

a b c d e mi?

vyzye kadar gider o.

o

yeah.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:41:01
Mesaj:

tüp baba

bunu ters oku

püt bebek

ters laf

sret fal

heryerin heryere varması işimizi kolaylaştırıyorsa yapacak bişey yok.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:41:49
Mesaj:

koç "sigara" mitçi

ters oku ters


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:44:33
Mesaj:

anonim
minona

bi oraya varmamıştı oraya kadar vardı bravo

ovarb

herkes için yaratıcı bir nick var adın ovarb olsun.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:46:36
Mesaj:

nick mi dedik

acaba alınmamış bir

kcinname@hotmail.com

var mıdır

bilinmiyor denemedik

fikir yokluyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:47:47
Mesaj:

şuur varsa şiir var

ne var lan ne var

davar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:49:15
Mesaj:

hayatta bildiğim soğukkanlı en büyük tez şudur

oyundur herşey

oyun


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:49:41
Mesaj:

başladığı gibi gelişir
unuttuğu gibi biter


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/09/2006 02:55:17
Mesaj:

you ever me together but so or well may be the wall
eyfel kulesi gibidir eyvallah
betondandır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/13/2006 13:34:09
Mesaj:

ezan sesi eşliğinde istanbul yağıyor bugün
terminaller eziyetli
tarifeler geri alınamaz oluyor
bir dörtlük bitiyor diye bugün ödümüz kopuyor

biz de ikiliklerle tekliklerle ya da yokluklarla yazarız

yazamazsak susarız

susarsak içeriz

bira için erken bir vakit

aslında tam zamanı

sayın yolcularımız
13 kasım 705 sefer sayılı uçağımız başımıza düşmek üzeredir lütfen kemerlerinize takayım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/13/2006 14:53:42
Mesaj:

sayın yolcularımız
duvarları kırmızıya boyadık
dokununca elleriniz kanasın diye
sayın yolcularımız kaptanınız konuşuyor parasının üstünü almayan var mı?

hay ben böyle uçaklara da böyle kaptanlara da böyle yağmurlara da böyle küfürlere de havadaki neme de
hay ben hay bu
hay ne var lan
ne var hayvan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/13/2006 15:04:17
Mesaj:

mutlakacı

mutlağın mutfağı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/13/2006 15:18:40
Mesaj:

mutlaka ve mutlaka kesinliğinde kelimelerin keskin kenarları kanattı bileklerimizi uçurumun kenarından kuyunun dibine kadar gidiyordu geliyordu oturuyordu kalkıyordu hop

işte öyle bop,
hop diye içim istifa etti oğlum kalkıp zoruma gidiyor
istifra da etseydim bari diyor
yerleri yeni paspasladım git arka tarafta duvarın oraya kus diyorum
falan oluyor filan oluyor ne bileyim ne...

ah bop, işte öyle
yeni bir şarkın var mıydı üstümüze devrilecek
yok muydu?

cansıkıcı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/13/2006 15:21:50
Mesaj:

over lock'çu gameover


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/13/2006 16:31:23
Mesaj:

ambulanslar ve itfaiye arabaları geldi sedyeleri indirdiler vagonlardan enkazı götürün burdan dedi afet şefi hızla ölüleri topladılar yerden, yaralıların başının altına yastık koydular sağlam olanları sıcak bir odaya doldurdular
enkaz, siyah ağır yıkık ve dipsizdi yere çömelip ortalığa bakıyordum dizlerim titriyordu hafif bir sızı sızım sızım boğuyordu ağzımı ve burnumu nefes alamaz hale geliyordum yumruklarımı sıkıp toprağa bastırdım düşmemeliydi taşları rockandroll'ün bunu duymuş gibi mızıkacılar geldi sonra acıklı bir türküye başladılar boş bir anımızda yakalanmıştık en zayıf tarafından gri tepeler tutunamıyorduk yanmış kapılar kırık kıtalar gri tepeler ve bitmiş zamanlar yorucu uzun bir yolculuk dişlerinde kamışma gözlerinde tüp ve gri tepeler ve gri tepeler ve evet gri...

üzgün gri biri gibi yığılmış tepeler siyahtan açık beyazdan kara ortadan yüksek acıdan çok acı gri tepeleri enkazın hertarafta doluşmuşlar ne diyeceğimi bilemediğim ne ad koyacağımı kestiremediğim gitar soloları daha önce tadını tanımadığım bir hüzün gibi beter acıklı gri tepeler evet evet onlar gri sigaranın dibi gibi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/13/2006 16:35:56
Mesaj:

hoca bi gün tepeye tırmanıyomuş köylüler hocam tepeye ters tırmanıyosun demişler hoca demiş ki çıkarken inme provası yapıyorum

yorgun mizah...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/13/2006 23:31:52
Mesaj:

ogün usulca kanalizasyon borularında gürültü yapıp kentin en tepesini gören çanakantenlerin yusyuvaarlak birer beyaz gezegen gibi dizildiği terasa kadar yolculuk yapmıştık yol uzundu zaman kısalmıştı şehre bakınca uçasım gelmişti uçamamıştım ve uçamayacağım lan caner çok zırladın oğlum bize kaldı iki gözyaşı alacağın olsun ratingler senin sabah programlarındaki karıları da al ve siktirgit başımdan
suçlusun caner...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/13/2006 23:52:40
Mesaj:

kendine dönünce yokolur gözlem gücün ve içinle dövüşmekten usanınca ancak körelirsin olanbitene bir insanlık hali bu hep dışında tutumazsın ya kendini biraz da içinde dur otur artık orda yapabiliyorsan durdur olanbiteni bir insan gibi yaşa bir ölü gibi gevşe ayaklarım küvette ayaklarım küvette


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 00:00:27
Mesaj:

terasa çık mavi gezegenin oğlu
aşağı bak ne görüyorsun anlat

evlat, eğer çömeleceksen hızla kalkacakmış gibi sapana dönecekti bacaklar sıçrayacaksın
binanın en yüksek noktası ciğerimin köşesi duman girdi griydi

niye gri

rengini çok kısa anlatıyor

al gibi değil

dal gibi

ol gibi

öl gibi

kendi neyse o gibi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 00:11:30
Mesaj:

yükseliyor salondaki müzik yavaş yavaş
olanbitenleri anlamak için belki anlata anlata tek tek bam bam vuruyor davullar tekin değil kafam almıyor belki arızalıyım bana iyi geliyor bu durum
iki kere söylenen her şeyi kullanmak istiyorum
müzik var usul usul
su şırıl şırıl
kim mırıl mırıl
o küt küt
şu şıp şıp

bilemedim
bilmek de istemiyorum
bu bu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 00:35:27
Mesaj:

unutturan bira
bi ara söyle bakayım
neyi uyuttun lan
e ile başlayan ben ile biten
ebeni mi
neydi o?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 00:36:40
Mesaj:

kuğu gölü mü
bira gölü mü

gönlüm biradan yana


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 00:44:20
Mesaj:

kavak
çam
asma
gül
çınar
ya da bacam
tüter
tıkanırsa
ne var
yoksa
kimin var
yoksa kimim?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 01:10:49
Mesaj:

iç boyutlar
kalk iki oynayalım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 01:19:59
Mesaj:

müzisyenler şanslı
şairlere bulaşma


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 01:53:55
Mesaj:

yaşıyoruz işte büyük allahım

bakıp bakıp kendimize bilinmiyoruz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 02:12:29
Mesaj:

kuşlar yokuş


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 02:13:16
Mesaj:

kimin acabası varsa gidip onunla kalleş olmam lazım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 11:57:13
Mesaj:

goodmorning vietnaaaaaaaaaammmmm!

ne goodmorningi lan öğlen oldu.

n'apalm (bir vietnam neyapalımı)
bari bugünlük yetim bırakmayalım aydının gününü
günaydının öğleni böylesi olur muymuş

mışmış

hahmış

mışlı muşlu muymuş

burası muşmuş

günaydın muş, günaydın izmir, günaydın nivyork, günaydın uranüs

oha, nerenüs

uranüs uranüüss

vesus!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 20:16:05
Mesaj:

nasıl ki bir maymun küçük bir fıstık tanesi için bile parmaklıklara yapışıyorsa 4 elle küçük bir umut için, öyle anlamsız geldi bu yere bu cümle ama bir maymunun duygularına sahibim ellerim 4 parmaklarım 20 yüzüm çirkin içim hırçın göğsüm çın çınım çığ gibi büyüdü de öyle geldi maymuna döndü gondollarım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 20:25:51
Mesaj:

yağ lan istanbul yağ be oğlum sana yağmak yakışır
ihtiyar kentim benim
geberttin lan bizi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 20:30:35
Mesaj:

mahallenin karılarını sabah programları stüdyolarına götürüp bağırtalım
bunların adamları stadlarda bağırmıyor mu adamların ne ayrıcalığı var...

bence kimse bağarmasın
bas bas bağarmayın lan gidin artık bakın böyle giderse ab almayacak sizi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 20:41:03
Mesaj:

kafayı dağıtma konfederasyonu başkanı olan veli dünkaldırıma bağlanıyoruz,
evet veli, durum nedir ortalıkta neler oluyor maç kaç kaç biter zico hakkında ne düşünüyorsunuz

aloo, sedat... sedat... ha evet şimdi geldi ses,
evet, stad herzamankinden kalabalık yerler boş bira kutuları ve sidik dolu atmosfer inanılmaz keşke burda olsaydın keşke hepimiz bu coşkuyu yaşasaydık, haa sedatım be niye gelmedin be oğlum orda stüdyoda duruyosun lan çok acıdım sana şimdi...

ya abi sana ne soruyosam onu cevapla sikmiim şimdi geyiğini
ayyy ben ne dedim yaa, pardon sayın izleyenler ve rtük hazretlerinin saygıdeğer beyefendileri
ya veli majesteleri pardon bey her ney isen şimdi sadede gelelim dilersen

evet sedat, atmosfer kaynıyor küresel ısınma hepimizin canını sıktı tuncay bu gidişle depresyona girecek çocuk taktı bu mevsim normallerinin anormalleşmesine bi kere bana kalırsa gol atamayacak maç seyirci taşkınlığı nedeniyle hakem kararıyla iptal edilir çünkü tüm stad içmiş ben şimdiye kadar 37.468 boş bira kutusu saydım yani özetle maçın sonucu iptal olacak gibi bir his var içimde

anlıyorum veli bey, biz daha aklıbaşında yorumlar yapmazı için ulu hıncal ve yüce hülyaya dönüyoruz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 20:49:55
Mesaj:

stüdyoda seyircileri koltuklarından indirip ana sahneye aldık ve sıraya dizdik hepsine talim ettirdik hazrol rahat sağa dön pardon sol daha iyi uygun adım marş bas git stüdyo başından kanalın programı ofisboy bitirecek.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 20:52:46
Mesaj:

tek başıma ölmek istiyorum sayın seyirciler
bu gol
bu göl
bu böl böl böl lafları olayı
buğday tarlası onun başakları amblem burçakları umre kalemler süngü klavyeler kalkan bu defa da böyle olsun...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 20:53:33
Mesaj:

her insan tekbaşına ölecek bunu ister ya da istemez...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 21:02:39
Mesaj:

uç fikirlerin başı ölümdür şimdi bunu açıklayalım murtaza azası samatya arkeoloji kazısı ekibi
en bilinmeyen yeri gücünü denediğinde bulabileceğin bir fikre sahip olacaksan büyük bir dindir ölüm sırf bunun korkusu içindir dinler ya da ideolojileri felsefelerin doğmaveölme aralığında neler olacağı için çarpışan üç şey bilim sanat ve sırf
yani eğer büyük bir gizi yakalamak istiyorsan salt doğru ölmekle tanımlanabilecek büyük bir mistik son bunun aslında sadece sondurak olduğunu düşünüyoruz öyle değil mi levazımat başçavuşu neyse intihar eden insanların hayat akışlarıyla ilgili epey kafa yordum çünkü ressam bir arkadaşım vardı okuldan sertifikalı deli biriydi beraber ürgüpe gitmiştik 4. kattan attı kendini daha 30 bile değildi ve annesini aradım dedim ki bi gün sizinle görüşmeliyim bildiğim şey şu ki kenan giydiği dönemin heavy metal montuyla aslında sadece sınırını denemiştir belki bir yolcu gibidir insan üzülmeyin ne olur filan ama görüşemedik bence iyi oldu
derken metin karıştı gitti...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 21:16:01
Mesaj:

çişim var bunun deminden beri farkındayım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 21:27:51
Mesaj:

bakkallar nereyi seyrediyor
baskülün kaç gram zeytin tarttığı olabilir mi
gazoz şişelerinin kapaklarında yazanları belki
meysuysa at sepeteleri bu tamek de olabilir
bakkalların sorunu bakakalmalarıdır
yoksa onlar alışveriş merkezleri kurabilirlerdi
voleyi böyle vurabilirlerdi
bakkal bakkal kal...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2006 22:15:05
Mesaj:

sayın başkanım
müzik insanın ruhunu sakinleştiriyor belki yönetim kadrosuna eye of the tiger dinletmek iyi gelmiyor ama bizim gibi muhafazakar bir parti sevmiyor rocky"yi rakıyı ve ne farkı var yuvarlanmıyor içim

çünkü üye
sen ihraç olmayı sevmiyorsun sanki hep yapabilirsin gibi geliyor düşün ki yapamayacaksın bi gün duracaktın şimdi de durdun neyi halletmek istiyorsun dur hele

değerli başkanım
satırları atlatamayacak kadar tembelleştiğim olamaz mı kaldırasım yok bardağı masadan kelimeleri nasıl dizeyim nasıl konuşayım söyleyin hele

çük üye
eğer biz burda başkansak ve tüm kademelerini yönetiyorsak halk yüreğinin kalk yürü diyeyim sana inceden bir saz çalar gibi başladı herşey bileşenlerine ayrıldıysan buna aldırma mağdur toparlan

başkanım, pek kadim başkanım
bilemiyorum virgülleri kullanmalı mıyız gerçekten bilemiyorum ağrıyor hertarafım rehavet çökmüş düşünemiyorum artık koşmayı değil yürümeyi değil sadece durmayı istiyorum neyim var ha neyim ben

küçük üye
samimiyetini anlıyorum düştü kalelerin küçük tartışmaların çığ gibi büyümesine döndük daha şimdiden yapılacaksa yap kalkacağın mı yok yat oturacağın mı var otur usanasın mı geldi git usan ve dur artık yazıcısısın partinin nöbetlerini yaz

be başkan
baştan çıktık yolun
yolun samimiyeti yok yemin ederim herşey yalancı lan

üye abi
yerlerimizi değişelim mi

başla bi başkan
şimdi değişelim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2006 00:20:41
Mesaj:

akif abi cılkımız çıktı be
cılk; dünyanın herhangi bir bölgesinde bulunur
çıkar be abi çıkar dünyası işte


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2006 20:30:00
Mesaj:

insanın standart olarak yazma refleksinde olagelen dürtülerin başında inatla yazma eylemi fikri geliyorsa da bundan çıkarılacak sonuç belki bir manevrayla cümle kurgusunu başka bir yöne çevirip ajdar denilen son büyük dünya fenomeninin psikolojik tedavisi için kurulacak fon için ilk para bağışlayıcılarından biri olacağımı belirtmekteki amacım bu adamın tedavülden kaldırılmasını şiddetle önerimekten ibarettir ve bunun her tv'ye çıkışından önce ekrana 18 yaşından küçüklerin izlemesi sakıncalıdır yazısı döşenmeli.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2006 20:31:54
Mesaj:

insanın standart olarak yazma içgüdüleri ikiye ayrılır
a- moleküler rizibitasyon anjikleri kontrimasyonu
b- şemsipaşapasajındasesibüzüşesiceler tribünündeki laf kalabalığı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2006 20:35:25
Mesaj:

ben standart olarak b şıkkını tercih ederim hatta hazır sözü gelmişken yakın akrabalığım var bu şıkla


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2006 20:36:50
Mesaj:

insanın şemsi paşa pasajında ikamet edip sesinin büzüşmesinin anlamı bir hiçtir çünkü ses büzüşmez kısışır yani kısılır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2006 20:47:14
Mesaj:

insanın oturduğu binanın kapıcısı tarafından hava sıcaklığı 10 derecenin altına düştüğünde kapıcının kıçını kaldırarak kalorifer dairesine inmeye üşenip kazana kömür atmaması kadar kötü bir şey yoktur şeyi sadece insanın kapıcıya alınma yeteneklerinden bir örneğe iştikal eder
yani şu gibi: hava o kadar soğuktu ki donduk
bir ikinci yani: boğazlarım (bilerek çoğul) öyle bir şişti ki nefes alırken öleceğim sandım
insanın bu güzide küresel ısınma sürecinde alışageldiği mevsim normallerini araması doğaldır lakin artık 80li yıllardan beri tüm mevsimler değişti
şeker bayramı kışın
yılbaşı yazın
kılbaşı döndü
falan ise filandır

stop gayrı zırva


Yazan: memet
Cevap tarihi: 11/15/2006 20:54:31
Mesaj:

düşündüm ki nefes alırken ölmesi imkansız..
bu konuda çabalarken ölmesi daha uygun olur.
hem ölüme de bu yakışır


Yazan: memet
Cevap tarihi: 11/15/2006 20:55:42
Mesaj:

Tamer Yiğit Efkan Efekan bunlar hep ölürken nefeslerini teslim ederek bize örnek olmuşlardır..


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:00:33
Mesaj:

reklamcılıkta yapılan yahut tasarlanan her işin adı iştir
iyi iş çıkarmışsın
boktan bi iş olmuş
zor bi işti 3 gün sabahladık
1 saatte attırabileceğin bi iş

volümü aç
kolonları sars
komşulara bas
mahallelere dinlet alanlara göletlere okyanus diplerine dibine kadar dalan sarnıçlara pencere güzellerine süzme mercimeklere kıtırlı domateslere katırlı inatlara hatırlı insanlara geldiği yere gittiği yerekadar gidenlere durduğu yerde duranlara oturduğunda çöküp kalanlara talanlara olanlara bitenlere sananlara sanallara sarmallara yaprak sarmalara biber dolmalara dolmuştan inmelere inter netlere geçen zamanlara saniyelere asırlara lamborghini marka makinelere zor metinlere salak fikirlere benimkilere başkalarınınkilere duygulara zırlamalara zorlamalara horlamalara hor görmelere düş görmelere ülkülere avamlara salaklara bilerek bir salak gibi olmalara akıllıyı oynamalara umutlara ümitlere hayallere açık kapılara dobra olanlara ve türk dil kurumunun sözlüğüne koyduğu her kelimeyi hor kullananlara boş metinler yazsın diye mi koyduk bu kadar kelimeyi diye sormazlar mı?

boktan iş çıktı
doğru tanım

bir eski alışkanlık...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:14:04
Mesaj:

üç nokta özeni kompleksim var
yani hayatımda hiç 2 ya da 4 noktayı yanyana koymadım
cümle sapan gibi gerildiyse 3
cümle bittiyse tek nokta

bu şu demek;
nokta virgülle kardeştir

virgül noktayı havalara atmıştır orda uçurmuştur
ama üç tane ;;; henüz tümce literatüründe yer bulmadı

şimdi
bunu deneyeyim nasılsa biraz oyalanıyorum

şuandan itibaren yazdığım şeyi 3 anlamsız işareti birden kullanarak açıklayacağım ve ortaya çıkacak sonuçtan hiç memnun olmayacak mıyım;;; evet ben...

yine mi 3 nokta

yoo
virgüller noktaların hamalıydı orda ;

mıknatısları ters çevirince iterler ya bunlar birbirlerini esasen yapışmak içindir bunları ters çevirsin iterler
, itmiş .yı
olmuş ;

takmışım ;'e

kavramsal işte

lafı götünden anlıyor...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:21:34
Mesaj:

noktalama işaretleriyle bu kadar ilgili biri olarak :) işaretini kullanmayı yeğlemeyişimin nedeni şudur

açıklayıcı olan : işaretini niye kapa parantezle tamlıyoruz

eğer : küçük bir eşittirse biz buna tanımlama diyelim

tanımlama var kapa parantez nedir bunu aklım almıyor

:)

inatla sempati imlemesiyle değil işaretlerle uğraşan biri olmanın kaynağı işte sırf bu grafiker ruhlu biri olmaktır

basit bir piktogram
internette smile şeyleri çıktı
ve karmaşık bir hal aldı tüm bunlar

gerikafalılık diye buna derim ben
benimkine yani...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:24:26
Mesaj:

:) mi
yoksa (:) mi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:24:49
Mesaj:

galiba hiçbiri oyalanma bitti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:30:35
Mesaj:

klozete damlatılan erkek sidiği damlası
ilk damladığında kristalize olan o damlanın daha sonra sidik sarısına dönüşüp
oturarak işeyen karşı cinsin tam önünde durması hiç hoş değil

erkekler! ne kadar sallarsanız sallayın peçete kullanın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:31:55
Mesaj:

damlattıktan sonra da peçete kullanmak serbest o halde klozeti iyi silin peçeteyi atınca sifonu bir kere çekin
terbiyesizlik etmeyin.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:35:11
Mesaj:

erkekler salaktır
ben size söyliyeyim

kadınlar!
onları yönetin...
onların ellerine iş verin perde taksınlar dübel çaksınlar ampül değiştirsinler gerekirse çorap katlasınlar

yok yok katlamasınlar
ampül değiştirmeyi yeğlerler


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:40:07
Mesaj:

şarabı masaya koymuştum örtüyü yeni yıkamışım şişe git sen devril

cisme sen diye hitap edenlere karşıyım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:43:58
Mesaj:

siktiğimin şişesi niye devrildin lan demek daha mı iyi

şişeyle senlibenli konuşmak ve şişeyle cinsel ilişkide bulunmak

kadının ince öngörüsü adamın kaba tecavüzü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 01:50:22
Mesaj:

bilmiyorum
harfler oynuyor mu sıcak suyu küvete doldurunca köpüğü daldırınca sırf sonu aynı bitsin diye son heceli cümleler kurunca mı şiir yazılıyor

bildiğim şu
yaşayınca ancak

hayat ancak yaşayınca oluyor

bunların hepsi boş

içimdeki lambanın nefti rengi vurmuş duvara aydınlık yanı loş

oldu mu bilmiyorum

aslında

zırıltılar bastırıyor yerli yersiz

yapılacak olan yapılacaktır

ve yapılacak...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 02:18:51
Mesaj:

ve bira başımı deldi yine hazırdım zaten bunlar kötü oldu
yorulmaya hakkım var...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 02:21:31
Mesaj:

başımda durup beni yorma başım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 02:23:24
Mesaj:

arabesk festivali


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/16/2006 02:32:02
Mesaj:

olacağını bilmediğin
yumuşak inişler için

durmaman gerek sürekli koşmalısın bağlamalısın hisleri gerekirse her sabah yeniden bir kıyafet daha giymelisin biriyle telefonda konuşmalısın kapının önüne çıkmalısın içerde kalmalısın

ve eğer gerekirse tüm zıtları bir arada tutmalısın

ve eğer gerekirse tekrarlamalısın

gerekmiyorsa da dersin ki insanlık hali işte


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/19/2006 17:57:34
Mesaj:

balıkçı kenan bir turcu. teknesiyle gezdiriyor rakıcıları taze balık ızgara ediyor onlara
eğer parası pulu varsa ve keyfi yerindeyse cigara ikram ediyor
bir tayfası var adı hamit
hamit oğlum sar bi tane misafirlere diyor

o kafayla denize atlamak isteyenler de çıkıyor tur boyunca sebepsiz yere kıkırdayıp duranlar da

ılık bir temmuz akşamı,
günlerden pazar alemlerden işgüzar bir halde arkadaşları toplayıp pendikten büyükadaya kadar teknede rakı içelim balık yiyelim istiyorum
şevki hemencecik olur diyor
kani dur bi düşüneyim bu ara dardayım diyor
latif zaten hazır nefer, her yere gider her ortama uyar
mustafaya ise yer yok kani gelmezse o gelir

kani mustafadan borç alıp geliyor

akşam 21 suları,
pet şişe ve bok kaplı boğazın suları
açılıyoruz rakıları açıyoruz bardaklara doldurup doldurup başlıyoruz içmeye
zaman geçiyor

kenan abi sesleniyor
latif oğlum, şu yeşillik poşetlerinin altında kağıt var çıkar sar
diyor

balıklar kızarıyor rakılar ağarıyor dumanlar kafalar rakamlar dalgalar ve iştahlı bir damar var o gece hepimiz olmuşuz bomba kani en bomba çıkarıp denize işiyor ortalık yerde sonra kafasını sıkı sıkı tuttuğu teknenin kenarından aşağı denize doğru sarkıtarak kusuyor

kani kusarken bize dönük kıçına bir tekme atasım geliyor çünkü bu adam yemeyi içmeyi gezmeyi sözsöylemeyi bilmez hep hiyanet hep üçkağıt hep içinde bir harp var neyse ki katlanmamız gerekiyor latifin teyzesinin oğlu sırf latif için bunlar sırf

büyükadanın arka cephesinde demirliyoruz tekneyi
içimizi alevler almış gökyüzü berrak su duru midemiz boru gibi yediğimizi yutuyor

diyorum ki ben denize gireceğim pantolonla
atlıyorum şlap diye bir su sekmesi havaya sıçrıyor
gulp diye yutulmuş bir yudum plajcı sidiği içerikli deniz suyu
35 cm derinliğe kadar dalıyorum ayaklar çırpınıyor ama gövde denizin altına doğru gitmiyor kıç desen zaten suyun üstünde rezil olduk diye düşünüyorum büyük adayı ufuk çizgisinden gören kör plajın kör gecesinde biraz daha çırpınıp kafamı denizin üstünde aya doğru tutuyorum gözlerim yanıyor midem bulanıyor falan

kani bana bağırıyor ordan
abi, abi açılsana biraz, plaja kadar yüzebilir misin ha

duymazdan geliyorum

abi sen hani iyi yüzerdin, çok yalancısın
yalancı yalancı yalancı

3 kere söylenen "yalancı" lafıyla birlikte denizin üstünde 2 cmlik bir buhar tabakası oluşturuyor
ayın tam üstünde 3 karabatak feyk atıyor ama çemberin sınırlarından dışarı çıkmıyorlar sürekli dönüyorlar birbirlerinin etrafını
tekne alabora oluyor
büyükada yavaşça sulara gömülüyor
ızgara balıklar canlanıyor
kömürler cozurduyor
kaninin ise sadece elini görüyoruz suyun dışında
yardım istiyor
gidip ensesine yapışıyorum el yordamıyla kendini tutan kolu kavramaya çalışınca yakasını bırakıp saçlarını tutuyorum ve adanın batmasına bir kaç metre kala bunu karaya kadar sürüklüyorum

kani lan, çık şimdi en tepeye yüzmeyi öğrenmek için 5 dakkan var sonrası yok deyip bir kahkaha atıyorum tüm marmara bölgesi sarsılıyor kahkahadan fay hatları kırılıyor istanbulun

tepeciğin üstünde sanal yüzme hareketleri yaparak götü kurtarma antremanındaki kaniyi, tersdönen tekneyi, teknenin üstüne çıkmış arkadaşları, pendik kadıköy sahil şeridini bırakıp yüzmeye başlıyorum biliyorum ki uzun bir yolculuk bu ve geri dönmeyeceğim

kilometreler boyu yüzüyorum
sağ kalmak için deniz suyu içiyor ve yunus balığı kusmuğu yiyorum
artık yavaşça günağarıyor
denizin üstünde bir lahana gibi yükseliyor güneş
en uzakta bir kara parçası
şimdiye kadar gördüğüm en güzel parça
yani kara olarak
bir anakara

heyecandan öyle bir el çırpıyorum ki ağzım burnum su doluyor
öksürükler içinde kalıyorum kenarlara yapışıp kendimi dışarı atıyorum perdelere sarılıyorum

meğerse küvetteymişim
sızmışım...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/19/2006 18:16:42
Mesaj:

sürzırva öykü denemelerinde 2. adım
arabanın tampon bölgesinde biraz kan lekesi görmüştüm sabah sabah
allah allah
dedim
ben dün akşam kimi ezdim
bilemedim

yukardan bir kova su bir çift bulaşık eldiveni bir adet saklama poşeti bir camsil bir bez bir kez bile olsun kullanmadığım tuvalet açacağı, sabun ve tahta kaşık getirdim

eldivenleri geçirip kan örneklerini tahta kaşığın yardımıyla buzdolabı saklama poşetinin içine koydum
ve poşeti torpido gözüne
camsili camlara sıkıp biraz sildim
sonra gayriihtiyari yaptığım bu hareketten sonra sileceğim asıl yerin tampon bölgesi olduğunu anımsayıp camsili tekerleklerin kenarına bıraktım tuvalet açma pompasını da arabanın ön camına vakumlayarak yapıştırdım
sabunu kovanın içinde erittim bezi suya daldırdım ve kabaca tamponu sildim
bezi bu defa birkaç kez daldırıp daldırıp çıkardım ve sıktım
cama yapışmış pompanın plastik kenarlarını sildim biraz
arabaya geçip teybi açtım
kaseti beğenmedim
biraz kanal aradım
"güzellerim benim" diye hitap eden best fm radyo spikerini dinledim
beğenmedim
çıkıp kovanın içindeki suyun çoğunu tampona kalanını kafama attım
tuttum kovayı başıma geçirdim ve kova başımdayken biraz şarkı söyledim sesteki eko dengesi iyi geldi bu hoşuma gitti bas bas bağırmaya başladım kovanın içi buhar dolmuştu sesim kısılmıştı
kovayı başımdan çıkarıp cama saplı tuvalet açacağına astım
kaportanın üstündeki bezi de kovaya astım
derken sabuna bastım
düştüm
alt tasım çatladı

zorlanarak doğruldum arabayı kitledim ve yukarı çıkıp işe gitmek yerine sabah programlarını seyretmeye karar verdim
hikayenin esas öldürücü tarafı o zaman başlıyordu

tamponda kan var ha
al sana ceza...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/19/2006 18:35:17
Mesaj:

delph town morn geçitinde
ki orası kudüsten riyada kadar kıvrak bir alanda geçit vermiyordu pazarcılara satıcılara dilencilere bombacılara rockçılara mini eteklilere dar gömleklilere bol paça levis giyen hiphopçulara
oturduk rick ve ben bir de bop
kahve içiyor su böreği yiyoruz
rick çiğnemeden yutuyor bop çok çiğniyor ben se en peynirli taraflarını kesiyorum maydanozları kenarda biriktiriyorum ki en son lokma bol maydanozlu olsun
rick elime vurdu
suböreği hukuğunu delme dedi
bop kafasıyla onayladı
sofradan kalkıp toz vadisine doğru yürüdüm
nereye gidiyon dediler
vişne suyu alacağım boğazımda bıraktınız lokmaları dedim
bu bahaneyle uzun kayanın arkasına geçip ağladım
bana bunu nasıl derlerdi
nasıl bana derlerdi bunu
derlerse bunu bana derlerdi nasıl
şeklinde cümle denemelerim oldu
gözlerimi silip çıktım

hey rick
hi bop
başka vişne suyu isteyen var mı

ikisi birden elini kaldırdı

ibneler bi de benim emeğimi kullanıyolardı utanmadan

bunu bana...

neydi unuttum...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/19/2006 18:51:51
Mesaj:

bir gökdelenin tepesinde kraliçe ile kanaviçe ayaklarının altında çiğnediler gökyüzünü ezan sesleri arasında istanbul..

zırılzırılzırvapazar
akşam oldu kepenkleri kapatma vakti
tatil başlasın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 21:06:47
Mesaj:

aklımda çok büyük bir roman projesi var...

istanbulda yaşayan çingenelerin hepsini fb stadına dolduracaksın. herbirine darbuka klarnet keman filan vereceksin. tüm kent oynak roman havalarını dinleyip yerinde duramayacak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 21:38:43
Mesaj:

tbmm, ırak'a asker gönderme ve teskereyi çıkarmalı mıyızdan daha mühim bir döneme doğru ilerliyor;
cumhurbaşkanı kim olacak?

onu cumhurbaşkanı yaparsak bu durumda ne olur buna ordu ne der
çankayaya türban girerse ortalık yerinden oynar mı
laisizmin duvarları feci çatlar mı
cumhuriyet balolarında şarap ikram edilecek mi

yine çok karışık şeyler yaşayacağız...
dolar fırlayacak borsa allakbullak olacak
yine ekonomik hıztümseklerine ayaklarımız takılacak...

niye bi şeyi de tam olarak beceremiyoruz...

niye?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 22:02:40
Mesaj:

adamın biriyle konuşurken dikkatimi çekti bu akşam,

herif yaptığı işi nasıl iyi nasıl güzel yaptığından bahsedip duruyor laflar uzuyor bi de gereksiz detaylar bi de sıkıcı bir üslup falan...
adam cam ustası
yani bildiğimiz usta...
memleketin ustaları malum...

bi yerde açık verdi bu. dedim ya bu şöyle olsaydı yani doğru gelmedi bana dedim...
işini zevkle anlatan kendini yere göğe sığdıramayan adamın bakışları kaş yardımıyla çatılıp sertleşti birden
bu şu demekti
"ne yani benim gibi bir ustaya inanmıyo musun sen
yani benim gibi işini iyi bilen süper bir ustaya"

gördük tabii bu ifadeyi

ya zülfikar işini bilmeyen o kadar çok insan var ki yaptığı işten bırak geçinmeyi parayı hiç yere vuruyolar allahsızlar bi da bak sen neler çekiyosun filan dedim

zülfikar ve ben yeniden dava arkadaşı oluverdik
abi, bunlar işini doğrudürüst yapmadan günde 150 kaat alıyolar biz 90 kazandık mı göbek atıyoruz
dedi

bundaki sonuç ruhsal gelgitlerin kısa sürede değişkenlik gösterebilmesi heyezanı
yani buna bağlı olarak kısa zamanda arkadaş sohbetine girmek ve anında hiddete dönüşebilme meylidir
kentsoylu insanların taşralılar ile olan diyaloğunda hep bu perişanlık yaşanır
yani daha soğukkanlı, mesafeli ve daha kapalı olan kentsoylunun bildiği bir tavır değildir bu ve demin sözü edilen refleks türleri, kentsoylu için ürkütücüdür
taşra ve doğudan yoğrulmuş kültürlerin mafya olabilme becerisi işte bu psikolojik gelgitlerle pörfekt yaşamaları ya da çok iyi taklitl yapabilmeleridir
keskin harbilik
keskin şiddet

bunun örneklerini holiwud filmlerinde de görürüz ama konumuz local.

psikopat ruh yapısında olan insanlardaki her ruh gelgiti ve bunu etrafa yansıtma biçimi
kentli sosyal yaşam için ürkütücüdür
ürken insan teslim olur
teslim olan yönetilir
yönettiğin insanı sömürebilirsin

mafya akademisyenleri tarafından ortaya konulan öncelikli tez illegal olanın elaltından yürütülmesi hususunu kolluk kuvvetlerine rağmen fason bir güç oluşturup bununla işlerin yürütülmesi ve piyon olarak dizkapağı ayakbileği bölgesine ve gerektiğinde öldürmeye iyi nişan alan ve bir karizma peşinde olan delikanlılardan oluşan piyonların kullanılması kaydiyle yasaların genel boşluklarından da yararlanmayı iyi bilenlerin bellediği bir iş olarak belirlenmiştir.

bu uzun ve olabildiğine devrik cümleden de anlaşılacağı üzre yeraltı örgütleri medeni bir müessese değillerdir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 22:22:39
Mesaj:

güzelsanatlar fakültesi camiasından dolu tanıdığım var...
farketmiyor, orda da işler karışık.
bazan bakıyorum da heryer o kadar karışık ve o kadar tuhaf ki kafam almıyor neler oluyor nedir yani.

hukukçu arkadaşlarım var.
doktorlar var.
mühendislerden iktisatçılardan finansçılardan ağaç ürünleri tüccarlarından ayakkabı tabanı kalıpçılarından çanta imalatı dikişçilerinden ve daha aklıma gelmeyen envai meslek gruplarından gani gani...
çevrem geniş bi kere.
en son bi kasapla tanıştım geçen kurbanda
adam süper bi kasap dalak böbrek sakatad demiyor alıyor herbirini kabinden dışarı doğru

ne diyordum
haa, müşavir bi arkadaşım var
ofisi 80m2
kafası mc2
işini bilen bi herif
saçları uzatmış
ortam böyle babaa dedi
sekreterin var mı dedim
fısıldadı
offf!
normale döndü
kahve içelim mi, ha, hadi içelim nergiiiss dedi
sekreter içeri girdi
bize iki türk kahvesi yapar mısın lütfen
ben nescafe bekliyordum tabii
devam etti: neli olsun
şekerli
benimki orta dedi
ama şu sehpadaki küllüğü de boşaltıver
nergis küllüğe eğildi
pantolon düşük
pembe
iççamaşırı yani
başka bi şey var mı mustafa bey dedi nergis
yok teşekkür ederim dedi mustafa
çıktı bu
ağır olmuşsun yakışmış sana dedim
napalım hayatım kazanıyoruz dedi

kahveleri içtik ve dışarı çıktım

hayat hiçbirşeydir diyesim geldi

ve o an buna çok fazla inandım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 22:29:25
Mesaj:

amcamın teyzesinin küçük dünürü hastalanmış ziyaretine gittik elimizde kolonyalar mandalina poşetleri yaprak sarma kurdeşen dolma vs.
güvenlikçisi hastanenin 180 boylarında benden biraz kısa gözleri koyu benimkilerden biraz koyu neyse bizi içeri almadı poşetleri bıraktık zor girdik içeri
içimde bir sıkıntı var bir sıkıntı anlatamam hastanelerin kokusuna ifritim o sıra
baktım diğer bir hasta yakını siyah bir poşetle oturmuş amcamın teyzesinin küçük dünürünün yanındaki hastanın başında poşetten kuzu haşlama çıkardı afiyetle yediler
faşist güvenlikçi nasılsa bi ziyaret saatinde daha geleceğiz buraya
bakalım o zaman ne olacak....

bu text kendini imha edecek...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 22:46:48
Mesaj:

blujean pantolonunun arka cebinden lucky marka sigarasını çıkardı, box.
kapağını baş parmağıyla açtı, elini ileri seyirterek sigara öbeklerini paketin dışına taşırdı ve bunların arasından birini dişiyle ağzına doğru çekip öbür eliyle zipposunu ateşledi.
sigarayı yerine zippoyu masanın üstüne kodu.
sigaradan bir fırt aldı. kütüphaneden topladığı monaliza biyografilerinin anlatıldığı kitaplardın birini masada kaydırıp kapağını açtı.
"monalisa... dudak kıvrımında bir sır var"
okumaya başladı.
sıkıldı.
bunu bırakıp öbürünü açtı.
"monalisa... gülüyor muydu ya ağlıyorsa"
biraz baktı.
kapatıp öbürünü açtı
"monalisa... yüzündeki de ney"
sıkıldı.
sonra diğerleri
"monalisa... duyguların çağlar"
"monalisa... şifreledik seni çözeceğiz sonra"
"monalisa... ressamın fırçası bunu dedi"
"monalisa... ebenle doğdun azraille öl"
"monalisa... yitik kentin yabancısı"
"monalisa... kırmızı pazartesi"
"monalisa... kara kitap"
"monalisa... latin amerikanın kesik damarları"
"monalisa... nesi var bunun"

monalisanın nesi var...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 22:51:26
Mesaj:

ıslak müzik taneleri...

kaç kere söyleyeceğiz kemanı suya bastırmayın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 22:52:40
Mesaj:

kaç kere söyleyeceğiz kaçmamız lazım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 22:56:11
Mesaj:

ya akdenizde nüfus patlarsa...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 23:24:36
Mesaj:

karnavala geç gitmiştik bilmiyorduk başımıza gelecekleri aldırmıyorduk ama endişelerimiz vardı kıyamıyorduk huzurlu olmaya kaçsın istemiyorduk otobüs yerine minibüse bindik
ucuz keskin çiçek parfümlü görümce makyajlı kızlar içeri girdiler üstleri lila renk tuvaletler bordo dudak boyaları kara rimeller ve ucuz parfümlerin berbat çiçek aromasından kokularıyla içeri daldılar
ütü izleri çiftti oğlanların onlar bunları karşıladı bembeyaz yüzleri kalem gibi bakışlarıyla lojistik çarpışmalar geçti aralarında
oynadı ortam zaten hepsi seviyor oynamayı
koskoca kına gece yapmış yani

masaların altında votkalar kolalar
üstünde kuru pastalar fiyonklu şekerlemeleri tabakların

bir ilim adamı olarak nişanlıların yanına gidiyorum
ikisinin ortasına geçiyor ve ellerimi omuzlarına atıyorum
bir birine bir öbürüne dönerek tek bir cümle kuruyorum
tek yastıkta ha, tek
kafalarıyla onaylıyorlar hiç düşünmeden
insan bi kere düşünür be bi kere
herşeye öyle zırtpırt evet denmez ki birader...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 23:34:29
Mesaj:

geçen ağlama duvarında gözyaşı birikiyor mu projesi için israildeydik diger ilim adamı komitesiyle
adamlar duvara yaslanıp yaslanıp ağlıyorlar
bizim gönlümüzde ruhani bir temsili olmadığı için manasız geliyor hepimize
yerde duvardan kopmuş bir parça buldum
çaktırmadan alayım dedim
takkeli adamlardan biri yapıştı elime bırak onu dedi
ya hatıra olarak götüreceğim dedim
hayır o bizim için kudüs senin için ise sirkesi az bir işkembe çorbasından öte değil dedi
adam benden daha ufaktefek
söktüm aldım taşı elinden
ben bunu senden daha iyi görebiliyorum ama dedim
hemen sonra bir haham geldi
ne oluyor burda dedi takkeliye dönüp
çaktırmadan taşı ağzıma atıp yuttum ve cebimden bozuk bir 50 kuruş çıkardım
haham bana döndü
o sıra parayı taş atayormuş gibi attım
bi taş için tartıştık dedim
artık o ikinizin de değil dedi

maneviyatın yaratıcısı insanın kendisidir hocam dedim...

iyi demiş miyim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 23:45:44
Mesaj:

bir tuvalete girmeden önce paçalarınızı kıvırınız
bağcıklarınıza şöyle bir bakınız
eğer yerle temastaysa bunlar
bağcıkları bağlayınız
paçaları kıvırınız
tuvaletin kapısını bulabiliyorsanız peçeteyle
bulamadıysanız serçe parmağınızın dış tarafıyla açınız
mikropların size nerden bulaşacağı hiç ama hiç belli olmaz

ve böylece kralımız uzun yıllar yaşayıp tam 34 yaşında öldü imparatorluğunun sınırları amazonlara kadar dayanmıştı sulak topraklarda prinç yetiştiren büyük kavimlerin çadırları yağmur almıyordu köpekler havlıyordu düşman aç idi perişan idi
oysa krallığın içindekilerin çıplak göğsünde kalkan olmuştu inançları balyoz olsa düşman işlemiyordu

aztek ciltleri bölüm 10 satır 3


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 23:49:34
Mesaj:

bi dahaki örovizyon şarkı yarışması için adayım ajdar

örovizyon şarkı yarışmalarında yaşadığımız facialarda yine öne geçelim diye.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 23:52:33
Mesaj:

kadınların sabah porogramlarını magazini ve paparazziyi
hülya avşarı
ahmet altanı
can dündarı
selçuk erdemi
ve tabii ki ayşe armanı çok önemsiyorum

her biri birbirinden bilge...

niye önemsemeyeyim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 23:56:58
Mesaj:

biz ancak yanıla yanıla öğrenen bir toplumuz

bu çok can sıkıcı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/21/2006 23:58:11
Mesaj:

gerçekten yaşadım diyemeyeceğimiz bir hayatı yaşıyoruz

en sıkıcı olan bu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/22/2006 00:23:50
Mesaj:

giriş var
gelişme var
sonuç var

var mı?

yok.

o zaman bu hikaye boktan.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/22/2006 00:25:13
Mesaj:

birinci paragraf
ikincisi
sonuncusu

var mı?

var.

sonuç?

yok...

çok boktan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/23/2006 00:57:18
Mesaj:

gres yağı bulaşmış tulumuna tam 17 işçi
4 ustabaşı
2 yağcı
1 mazot kompozörü
3 kemancı
7 basçı

büyük orkestra
domates tarlasına girip büyük yorganı burunlarına kadar geçirmiş dinliyorlar neler olacak diye

hiç kimsenin aklına gelmiyor

gideceğiz

sarı püskülleri şeker kamışlarının

kıvrılmış kıyılarıyla salon müzikleri çalan 5 yıldızlı tesisler

ispanya wait bizi

rota o


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/23/2006 01:15:54
Mesaj:

sonra çavuş geldi
neler oluyor burda dedi
hepimiz sustuk
susmamız doğruydu davranış olarak
çavuş aramızda yürürken hareket etmedik
çok doğruydu

ne zamandır regl oluyorsun dedi hemşireye dönüp
12 diye cevapladı hemşire
sigortadan ne zaman emekli olacaksın dedi berikine
3 dedi işçi
hiç resim sattın mı bu sergide dedi boyacıya
dedi hiç
molozları toplayın granitten birer kaldırım sağlayın gidip yürüyesimiz var orda bunu böyle bilin ve buna göre yapın dedi

işçi ve kraliçe
kalfa ve tekel
sosyalizm ve ütopya
kalkıp ellerine birer kürek aldılar

sonra hepimiz biraz çalıştık
sonra herşey yoluna girdi...

biraz olsun.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/24/2006 15:50:24
Mesaj:

artık benim de bi sitem oldu... acaba siteme ne isim koysam.

güneşli bi gündü...

yok yok

hazan mevsimi saz çalar

yok bunu da beğenmedim

deliye hergün ayran. hiç olmadı...

aman işte, her neyse

http://www.aligunyildirim.com/

ve değerli katkı için çok teşekkür edeceğim

bakalım ne demek bu?


Yazan - babaxa - 25/11/2006 01:22:26


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/25/2006 00:48:18
Mesaj:

ölçülü beyin kendini sınıyordu karkuşağı gelip çatmıştı ve ne acı ki salonla mutfağın arasındaki duvarı kırıp sobalarımızda yakarak ısındık ok kış sonra kapının çalmasıyla kendimize geldik kapıda bir astronot sırtında paraşütüyle tam karşımızda duruyordu
ben tanrı mesafiriyim dedi
içeri aldık ve karnını doyurduk
kuru pilav cacık ve kaymaklı ekmek kadayıfı verdik
ow yeee ow yeaaa diye diye yedi gariban


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/25/2006 00:52:55
Mesaj:

ömer çökkağnış küçük bir çocukken
when ömer was a small child yani
astronot olmak istiyordu
beyaz bir tulumla uyduların planörlerine yapışmış yaratıkları temizlerken kendini görüyordu düşlerinde
sonra çok çalıştı
hiç durmadı
hiç bıkmadı
hiç usanmadı
çalıştı ve universty of colombiadan takdirle mezunolup nasa'nın yolunu tuttu
mr. omarcokkagnis olarak yazılmaktan nefret ediyordu
avukatı aracılığıyla türkiyede w q nasıl kullanılıyorsa hümanist bir tavır olarak amerika birleşik devleti sınırları içinde ğ ş ı gibi harflerin artık kullanılması gerektiğini savunduğu bir dava açtı
bütün ülke çalkalandı
ve gerekli yasa değişikliği yapıldı
işte o gün tüm diller evrenselleşmişti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/25/2006 00:57:30
Mesaj:

ilim adamları komitesi dünya inançları araştırma merkezi fonuyla arizonanın tam ortasında büyük dinlerin ibadethanelerini yanyana hatta bitişik olarak inşaa ettirdiler
herbirinin arasında bir kapı vardı
isteyen bu binaların birinde kalıyordu
isteyen bu binaların bazılarını ya da herbirini ziyaret edeyiordu
isteyen ise sadece dışardan dışardan seyrediyordu olayları
din işte o gün evrenselleşti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/25/2006 01:04:14
Mesaj:

macit bir türk dedektifi olmanın sorumluluklarını harfiyen yerine getiren ve kanunlar ölçeğinde çalışan yetenekli nişancı yakışıklı nişanlı uzun gürbüz koyu kumral bir delikanlıydı
12 numara macıt derlerdi ona
hedefe sıktığı kurşunun açtığı delikten defalarca diğer kurşunları geçirebilmesinden kaynaklanıyordu bu onur
macit bir izin gününde bakkala ekmek almağa indiğinde müşterisi tarafından arandığı bir sırada sinirli sinirli kalpazan takibindeki terbiyesiz bir kadının laflarına tepki gösteriyorken bir dalgınlık halindeydi ve lincoln marka bordo bir jipin altında ezilerek öldü,
o sokağa "12 numara macit onurlu bir dedektifti sokağı" ismi verildi
sokaklar da o vakit evreselleşti himina koyayım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/25/2006 01:17:51
Mesaj:

bankalar caddesinin hemen arkasındaki nalburun ordan girince sağdan ikinci sokağın tek ahşap binasını karşısına alan sarı düz beton binanın ikinci katında merdivenlerin ordaki dairede yalnız başına yaşayan şükriye teyze 50 yıl önceki fotoğraflara bakıp bakıp ağlıyordu hasır mavi kilimşilemeli döşeğin köşesine yaslanıp
bi sahne ampulün içine yerleştirilmiş bir kamera tarafından görüntülenirken dış ses adres tarifini vermişti
sonra içtiği sigara havayı kokutunca pencereyi araladı
bir rüzgar vurdu pencereye pencere açıldı
ampul sallandıkça kamera sallanıyordu
ve kadrajda sallanan diğer şey masif bir pencere kanadı
gözönünde canlandırma programının sonunda ise yazarken klavyeden çıkan çıt çıt çıt seslerini canlandırarak olayı noktalayacağız
nokta cümlenin sonunda ÇAAAAT diye düşecek
.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 00:25:06
Mesaj:

yönü yok insanların bulamadığı yönler için yazılıyor yol
akıp gidiyor hayat ayağımıza geldi yine uyumak
kafama taktım bugün çok şeyi gerçekten üzüldü içim
ve biramı içip balığımı yeyip aşka geldim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 00:43:21
Mesaj:

bence olacak
istemek bazan gerçektir çünkü
bir ispanyolun taş kahverengi killi sıvalı dökük tuğlalarla ördüğü evini istemek
bazan çok basit bir iş için büyük rüyalar için çalışmak gibidir bu inşaat yaşamımızda çünkü
ve istemek mühimdir
çünkü o olmaya yarar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 00:59:48
Mesaj:

porsiyonları büyüttüm orhan abi

artık 4 ekmekli tostlardan yiyorum

abi bi aykırıyım aslında

bilmiyorum kendimi ne olur bul beni

diyosun ya orda
feryada gücüm yok feryatsız duy beni

abi güzel demişin bi diyeceğimiz yok
ama
ammaa
ama abi
abi
ama

olmamış
üstünde durmadı

nesi olmamış oğlum nesi

abi bilmiyorum be
üstünde durmadı işte

nesi durmadı lan nesi

abi üsteleme

peki be evlat tamam

işte huzurlarınızda orhan abi büyüklüğü yine yaptı yapacağını


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 01:23:24
Mesaj:

eğlencenin kudüsü
endülüs mahkemelerinde yargılandı
hepsini astılar
duvarları yıkılıyordu şairin
içeriyi su bastı
ördeklerin nasıl yüzdüğünü bir görseydiniz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 01:31:01
Mesaj:

zaman alıyor yaşamak
yaprakları dökülüyor ağacın üstümüze
kendimizi bulamayacak halde yerde bir yitik olarak görüyoruz bir gün
kolundan tutup kaldırmak gerekiyor bulamıyoruz gücümüzü
birlikte çöküyoruz birlikte soluyoruz ılık güzel ve melodik bir nefes bir soluk
göğüslerimiz şişiyordu nefes almaktan birbirimize ve bu havayı soluyarak uçabildik solucan tarlasında asma yaprakları arasında kelebek kozalarına değerek


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 01:34:28
Mesaj:

ciddiyet için maratona kalkmış stadyum start için bekliyoruz evet patlayacağız bunu tüm koşullar adına yapacaksak ömrü dolmuş bir barutu ateşle oslondo halkı gidip kuyularımızdan petrol çekelim varil varil araplarla kanka olalım belki yarın kolombiya türkiye artık şartlar neyi gerektirecek bilmiyorum dünya görüşleri içinde değişmeyen şeye rastlamadım ben


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 01:36:26
Mesaj:

eğer dünya bir fincan olsaydı ona dört kulp koyardım 4
kuzeye
güneye
doğuya
batıya
eğer dünyayı değerlendirmem gerekseydi dört bir ağızdan içerdim kahveyi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 01:38:16
Mesaj:

yanımda 3 kahya çalışıyor ben bu kahyaların hepsinin yanındayım çünkü ben dördüncüyüm hepsi üstümde ve ben en alt rütbedeyim o halde bunlar benim yanımda nasıl çalışıyor olurlar bilmiyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 01:42:36
Mesaj:

bilmenin birkaç yolunu biliyorum
duymak
görmek
okumak
gezmek
bakınmak
tadmak
düşünmek
üretmek
uyumak
rüya görmek
sabaha karşı
ezan
dokuzuncu kat
uydu anteni
merdiven
küvet
mum
tekila
kırmızı
eşofman
uyku
battaniye
taksi
azeri şarkı
airport
masa
kelepçe
sulak
salak
sulaklıklar
galiba

bilmenin birkaç yolunu biliyorum demek ne saçma


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 01:44:05
Mesaj:

bir yolunu biliyorum sevmenin kelebeğin kanadındaki deseni


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/27/2006 01:55:45
Mesaj:

ogün lacivert bir geceydi
gökyüzüne bakınca görüyorduk
hiç karanlık bir şey yoktu
perdeyi kapayıp uyuduk
mutfağı hortlaklar bastı tezgahın üstünde dansettiler korkmayın bizden diye bağırıyorlardı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/29/2006 22:08:23
Mesaj:

nasıl başlamalı ki ana fikir

çıkış noktaları için kadercilik enstrümanlarıyla

ya da içinden geçenleri direkt atıptutarak mı

sıçıpsıvamak var sonra silipatmak da var

acaba nasıl başlamalıydıya kadar alınacak bir yol varsa ki vardır
muammalı

bunun adı kesin:
başlayamama septomu ünite I.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/29/2006 22:16:04
Mesaj:

abd uzakdoğuya cornflakes pazarlamaya gittiğinde başarısız olup pazardaki hızlı gıda tüketimiyle ilgili ipuçlarıyla geri döndüğünde kendi pazarına suşiyi taşıdı
kendi mamulünü satamıyorsan kendi insanın için satınalabileceğin bir malla geri dön
yani
win win denen pazarlama tekniği bundan 15 sene önce de geçerliydi
sadece büyük kapitalizm lügatları kendine saklıyordu
telekominikasyon olayı tüm dünyaya yaydı ve herkesin birşeyler hakkında fikri olmaya başladı
oligarşinin büyük üstadı kamothing chao mihenk der ki
yaşamlarımızın sadece yaşadığımız süreçlerini satıyorlar bize ve tarih denilen şey gelecek denilen şeyle aynılaşıyorsa adsl teknolojisi için muhakkak yapılacak şeyler var
paul rodgers ise susuyordu orda



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/29/2006 22:17:40
Mesaj:

insanın mükerrer iç düşünceleri adına atabileceği adımları için her ne kadar se mi ner var sa
he ce he ce
mü him di
bu nu bil
git bul
pit bull
red bull
pekos bill
fi lan
lan

lan en iyi he ce ler den bi ri dir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/29/2006 22:25:05
Mesaj:

yapmak zorunda olmak evrenin en tetikleyici insan gücüdür
tüm evren tanımı için herhangibir dehanın yapma zorunluluğu etkisi açıklayıcı olabilir
e=mc2

niye kare

niye küp değil

daha mı çoğalacak (kavramları vuruştura vuruştura kendine çekme mantığı)

pc tüplerinde data organizmaları yüzüyor

her monitör artık tüm yaşam noktaları için birer akvaryum gibi besliyor lafları fotoğrafları videoları satınalma nöbetlerini şiiri ve hisleri

herkes aynı akvaryuma bakıp başka bir şey yapmalı bence
önümüzdeki viraja bununla girmemiz için sadece biraz zaman var

ve herkes internet akvaryumunda daha bir balık okyanus yok

okyanus yok

olunca kıyamet kopacak...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/29/2006 22:28:59
Mesaj:

herkesin ne istediğini söyleyeyim

hUzuR, HuZUr, huZuR, HUZur, HUzUR, huZur, HUZUR

yani böyle yazılsın bile istemeyecek kadar tek bir sıra halinde garip sığ tutarlı bir duygu bu

her harf küçük yazılmalı

çünkü adı huzur...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/29/2006 23:49:11
Mesaj:

tüm dünyayı istediğim zamanlar oldu
orda oturup bir lokma yaşamı elegeçirmek için öylece düşünmek gerekiyordu belki kesik kesik cümlelerle kapı açılıyor kapanıyor hayatımız birkaç kişiden bir işten bir günaydın mesajından bir süphangileden bir gerivitesten bir ileriyebakmaktan bilmiyorum zaten hiç bilmedim o kendi içinde oldu ve artık akıtıyorum dağların içine su kattım araziyi bassın diye

yumuşak gönüllü adamın tekiyim

bir huydan kıllanırım

bir huy gelir tırmanırım

orda durup bakmak için gideceğim

bilmek için yapmamız gerekiyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/30/2006 00:04:42
Mesaj:

yaradan inancı

küçük kül tablası

büyük villa

bugatti araba

jöle

kapı hizmetlisi

delik bir çorap

eksik bir şiir

yutulmamış lokma

yürünmemiş parkur

al
kur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/30/2006 00:34:41
Mesaj:

neyin önemi var ayrıştıramıyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/30/2006 00:35:38
Mesaj:

şu an kalkıp salona gidince değişmeyecek müzik
sabah kalkıp homurdanınca dinleyeceksin orkestrayı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/30/2006 00:38:08
Mesaj:

delirme fırsatı için teşekkürler


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 01:21:39
Mesaj:

zavallı yokuş

olduğun şeye bak sadece yokuşsun


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 01:33:19
Mesaj:

kendine münhasır dataları oynuyorsa bir başın sormayın gitsin karışıktır orası mutfak koktu balkona çık diyebilirdi ya ramizenin kocası
balkonlara çıkacağımız yoktu
odaya soktuk kendimizi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 01:35:30
Mesaj:

badem raflara kasetleri dizmiştim
3 kuruşa satılan vidayla da rafları çivilemiştim duvara tuğlaya alçıya sıvaya badana kürek kova fırça sert azar çok tüm hep herşey tüm her şey ama tüm
badem raflar ve tüm herşey
şiirin başı buydu işte


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 01:37:47
Mesaj:

sonra ali geldi
kafası hiç çalışmıyordu
küçük lacivert bir şapka takmıştı başına
sonuna fiyonk işlemişti bağcıkların düğümlenmeye başladığı yerde
ve bitti
minimal son


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 01:41:00
Mesaj:

herşeyi taşıyabilirsin ama önce duygu taşı diye azarladı dağın bilgini
ceylanlar çömelmiş nargile içiyorlardı çardağın altında
köstebeğin teki çıktı ve dedi ki
bağlarımızı çaldık içimizden dağ yapalım diye bunlardan ama kamburumuz bize kaldı
sadece bize
dedi
salon bir duvardan duvara halı boyutundaydı
külleri halıya saçılmıştı küllüğün ve bu kadar kül ağırlığını taşıyamıyordu motif
halı motifleri zora düşmüşlerdi
kafa olarak iyi değildik
belki bundandır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 01:47:38
Mesaj:

insan kendi kafasında yeni bir kafa olursa ne diyeceğini bilemiyordu çünkü masayı sadece 3 kez ziyaret eden garsona bahşiş bırakmamalı mantığının gurusu olan hacı arif bey şunu diyordu

sipariş al
sipariş getir
hesap al

bir garson bu 3 hizmet barajını aşamıyorsa bahşiş almamalıdır

o doğru söylüyordu

imf gündemine bahşiş meselesini soktu

ütopya her zaman ki gibi işin dışında kaldı

bana fikrimi sorduklarında bir türk bahşiş bırakma sanatçısı olarak çok kere gereksiz bir babayiğit parayı masaya bırakmışımdır dedim

ve bahşiş hikayesi beni öyle çok yordu ki bırakasım geldi

ve böyle bitti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 01:50:58
Mesaj:

blaşlayasım geldi yeni bir hikayeye konusu dedektiflik mecrası filan
dedektif kim olmalıydı
ne giymeliydi
isim
cins
famele
familya
filan derken dedektifi seçme aşamasında en girdaplı soru işaretleri ve merak uyandırma teşebbüslerinde bulunan fikirler yaratmanın bana göre olmadığına vardım
dedektiflik hikayeleri yazmayacaktım
çıra hikayeleri yazacaktım
lafonten masalları gibi
bremen mızıkacıları gibi hikayeler
çıra hikayeleri
ve 2000li yıllardaki ikibinli yıllar mantığında masallar bu çıkış noktasıyla başladı felan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 01:53:48
Mesaj:

ve çıra hikayeleri tüneli aydınlatan ve mangalın altını yakan bir sivil toplum hareketi haline dönüştüğünde polis jopları yiyen zavallı üniversite öğrencisi profilinin bile elinde sönmüş bir çıra vardı sırf bunu yakabilmek adına ve yanmıyordu çünkü kaba kuvvet kötüydü diyebilirim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 01:58:23
Mesaj:

ve yazı kuvveti diye bir kasma organı keşfedildi haberi verildi discovery channelde saçmalayan saçmalyana şu internet dünyasında esas olan şey yazıydı çünkü internette sürekli yazıyorduk sonsuza kadar böyle gidecek kadar çok yazıyorduk
ve yazı sonsuza kadar bildiğimiz tüm formatları değiştire değiştire gidecekti
bu kaçınılmazdı
ve umarım bu yazdıklarımı marslı bir dostumuz okuyordur
bunu gerçekten ummak isterdim ama diyeceğim şudur ki
nah!
nah izler.
al sana işte
bu nedir
bunu kendin söyle
hani bir paranın önyüzünde akıllıysan oku
arka yüzünde salaksın dedikleri gibi bir şakadır nah!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 02:01:48
Mesaj:

hiç şaşırmadığımız nahsız bir dünya için batsın bu dünya

karabataktan tanrı
arasolaktan saati sağ bileğine takan insan modeli
künefeden atık peynirleri geri dönüştürme makinesi modeli yapalım

nasıl yapacağız bilmiyorum

bilmemek iyidir

yapmazsın olur biter dedi üşengeç duygular

masa dağınıktı

kafayı sormayın

sonra bakkal çırağı geldi

bende 1 milyon eski türk lirası bahşış aldı yüzü şımardı orda

hayatı seviyorum evet

çünkü bir yığın şımarmayla dolu

ve bunları yapabiliriz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 02:05:02
Mesaj:

alaattin abi yani sıfatı keykubat bir iş yapıyordu ama şimdi hatırlayamadım bir türlü
bunu bi kere bile hatırlamalı insan
mimar sinan
ya da sinan erkoç
sinan tekin
sinan sür sarlısoy
sinan sanar sanacağını
ya da başka isimler
keykubatı bilmeyen birinden daha ne beklenir ki

duraklar gece tarifesi işte

nah gece

aydınlık var bi kere

nah sana gece


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 02:07:33
Mesaj:

çok düzgün türkçe şiveleri konuşan bir grup
çok bozuk bir türkçeyle para üstü isteyen diğer grupla migrosun kasasında karşı karşıya gelmişler bi gün
o gün işte ispanyolcayı öğrenebilirim dedim
türkçeden daha önce öğrenemeyeceğimi biliyordum ama kolay tarafları vardı zor tarafları nesneye dişi ve erkek sıfatları takmasıydı ama zamanla o da olur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 02:12:19
Mesaj:

katıla katıla gülme fikrinden hazzetmiyorum
bi kere insanın midesi acıyor

bunun gibi olayları eylemlere bağlayan daha kaç hikaye girişi yazabilirdim ki

hiç

çok

az

bir az

ve biraz daha

ne kadar

ne çoklukta ve ne kadar ağırdı

unuttum

herşey boştu

kafana sıktığın bir düşüncenin içi boşsa seni öldürmüyordu metaforu kadar dolaylı ve saçmadır yaşam

ve birden ansızın sebepsiz umut dolmakla ilgili sıçrayaşlar yakalamalısın diye homurdanıyordu toplumun herhangibir kesiminden herhangi bir tipli herhangibir herhangibir yazılımı için rekor deneyen bir tip olabilirdi bu bilmiyorum şimdi

kaydıraktan aşağı baktık ve beraberce güldük

çünkü duygu taşıyan bir kızağın kaptanıydı temel reis ve hepimizin eğlencesi olan tek reistir o
gerisi reistir, ürkütür insanı

yani.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 02:15:09
Mesaj:

bir insan 3 kağıt çeviriyorsa kartlarını nasıl oynuyor olabilir
3 kart var ve bunları çeviriyor
bozuk para hangi fincanın altında bak bakalım 3 fincandan en 3 kağıtçısı kim
saçma
evet
peki dürüst olmak demek ne demek olayı var
nihilist
endülist
şatanist
egzistansiyalist
ve
evet ve
dürüst
sonu st ile biten aziz
ha saint ha st
citroen hariç...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 02:18:50
Mesaj:

ahmet kayanın ağladıkça şarkısı pek duyguludur
bunu uludukça ile yerdeğiştirmek istiyorum
ve o şarkı şöylece rock opera haline dönüşecek böylece boylu posunca uzanmışım kumsala cebimde mouse taşıyorum avucumun içindeki çizgilere baktırıp fallar yaptırıyorum bir insanın kaç yaşına kadar yaşayacağı bilgisini bir avuç taşıyamaz
taşır bin avuç
ya da barlarda limon ekşili suya bandırılmış bir havuç
iki side uç
imge yanlışsa deliği tutturamazsın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 02:25:19
Mesaj:

kirlenmek güzeldir isimli global temizlik maddesi ürünü tema duyurusunun altında çocuklarımızın beynine şunlar çakılmaktadır yani geçişmek mekişmek mikişmek bakışmak ama daha önce filan bunlar da güzeldir
eğer bir şiir toplumuysak yandık
ve eğer bir şiir toplumu olmayacak kadar aynı şeyi yazmak adına şunu demek yani şiir toplumuysak eğer biz ağlayacak yerde ağlar gülecek yerde güleriz
hem deterjanlar iyi
hem deterjanlar kötü
en güzeli ise aşk dolu kokan bir banyoda üstüne kalp çizilmiş ayak havlusunun tam da üstüne basmak

evet tam üstüne bastın
taşşaklı aşkları ezme

bu da böyle olsun

ha?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 02:30:51
Mesaj:

hikayeleri romanları halk öykülerini efsaneleri ve ekranlarda izlediğiz filmleri beyin yazıyor
yaşadıklarına hissettiklerine ve geliştirebileceklerine dair hisler taşıyan ulu film dünyasında bi bakıma kendim öte yandan bakınca nerelere geldim hissiyatı ruhalemaların anlam hece renk ses gürültü rünyasından kurtulamıyorum göçmem lazım biçmem lazım sıçmam lazım açmam lazım kaçmam lazım taşmam lazım
tüm ipuçları
tüm sonuçları
tüm bakışları bir yana bırakıp kanat çırpıyoruz sıcak iklimlere doğru
çıra hikayeleri bölüm bir isim ilk
kırlangıç göçü kanat gücü
bir kırlangıçlar hikayesi
2 milyon sattı
2.000.000
eğer şunu dersen hata edersin al bu bilgi de benden
iki imlyon
iki çarpı 3 sıfır
iki bu rakamlaydı sonra altı sıfır
ya da iki ytl


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 02:53:23
Mesaj:

beklemeye daldım
uykusunu alan biri dalabilir ancak uyanık kalarak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 02:59:19
Mesaj:

hayatı nasıl davranmak gerekir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 03:01:44
Mesaj:

hayatı nasıl ele almak gerekir ve bu malzemeden na yapmak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 03:01:56
Mesaj:

her şey bi biçimde komik
mizah duygusu olmasa kötü olurdu bu bu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 03:03:53
Mesaj:

enerjisiz makine olmaz
bugün benzin
yarın güneş
öbürgün hava
insan enerjisiz değile geldi konu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 03:08:26
Mesaj:

bekliyoruz

bakalım nasıl beyanatta bulunacaklar

hadi yatalım bakalım çıra hikayeleri iyi geceler diler yatıyor yana bir bardak suda fırtına bir sigaranın koruna ise kıyamet kopardık

nebileyimne

ne bileyim ne

nebileyim ne
ne bileyimne

güzel kombinasyonlar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 03:18:09
Mesaj:

ayışığıma ayyaşıma mayışığıma ne bileyim neye
galiba benzedi biraz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/02/2006 18:02:43
Mesaj:

mutfak robotları denen camiaya havucu elmadan soğanı patatesten ayırma sensörü takıldığında sadece ve sadece toyota'nın merdivenden çıkabilen robot modelinde bulunan bir çipi yanlışlıkla buna da monte ettiklerini farketmedi profesörler.

meyvesebze ayrıştırıcı datalarla merdivende ayak bileği hareketi yönlendirici imitasyonları arasında bir gece durduk yerde oksitleşme hasıl oldu ve mutfak robotları düşünebilen robotlar haline dönüştüler.

ramize hanımın mutfağındaki robot liderliğinde telepati yöntemini mors alfabesi tıkırtısına dönüştürerek örgütlendiler. örgütlenmeleri çığ gibi büyüdü. arkansas'tan tokat'a kadar her mutfakta uyku halinde sanılan canavarlar yatıyordu artıkın.

bi gün pakize hanım kivi çırparken, robotun elini kıyma girişimindeki kasıtlı olan hareketi bu farketti ve tezgahın üstünden yere çalmak kaydıyle robotunu kırdı.

liderlerini kaybeden robotlar çılgına döndü ve düdüklü tencereden miğverler çatal bıçaklardan silahlar yaparak mutfakları zaptetti.

çamaşır makineleri bu olaya o kadar bozuldular ki kireç çözücü tozları tamburlarına vakumlayıp mutfak kapılarından içeri püskürttüler.

ortalık bembeyaz oldu ve ev halkı çamaşır makineleriyle robotları barıştırdı.

olay böylece tatlıya bağlandı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:26:01
Mesaj:

hayatını kararttı

neye göre ve ne için

bugün kendin için ne yaptın

ne?

ev için diyecektin hayatım sen oraya yanlış yazdın

bir laf

egemen oluyor kafama

bir hayatı yaşıyorken buluyorum kendimi

biliyorum

doluyorum

ki

bu oluyor


gittikçe daha çok doluyorum

kırmızı gezegeni

beyaz papatya kırmızı rakı

şarap gibi

şurup gibi bir kırmızıdır hayatımız

bana rengimi sor söyleyeyim.

just julia love it

and breakfast the table on the road

bir şeyler değişecek

ama bunların ne olduğunu bilmiyoruz

oysa bilmeliydik

biliyoruz da

biliyoruz ki

balık

çimen

michael jackson

plaj

sürmenaj

hepsi olabilir

bugün bunların hepsi var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:29:44
Mesaj:

konu başlığı

kaale almak kelam ve bir kalem

adam kadın sayfa zabıt kağıt beyaz saydam dram güdü düdük zamk kalemtraş polis büzük küçük kol büyük ayak iki ayak bir hayattır çünkü ve nerden başladığın mühim değil hangi dine inandığın mühim

hepimizin içinde bir din var aslında

ve hepimizin

bunun için din bitmedi

hala bunun için var

ve buna inanıyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:30:28
Mesaj:

taraftarı olduğum bir takım gelmiyor aklıma


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:33:15
Mesaj:

bunu aklına kim koydu deyiverdi nancy

eğer hepimiz doğru okuduysak sorun yok nensiy dedim

bombaları gümledi bam lafını bunun için sevdim

küçük kowboylardan mı olmak istiyorduk yoksa

yoksa bunu oynayıp oynayıp

kaynayıp kaynayıp

koyunkoyuna

boyluposunca

kısakes

ve

uzat

sonra son

sonra son gelir.

sağol.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:39:28
Mesaj:

oh

ah

yuh

sus

mıh

öhö

bana

mıhı deme

kırbaç etkisinden az bir kamçı iteliyorsa eğer karpuzu

bana

deme

motorkontrol

thank you

i agree

dillerle düşünmek tuhaf

başka dil bilmiyorum

konuştuğum dili biliyorum

başkasını bilmiyorum

ve latin alfabesi kullanarak

küçük

basit

çabuk

bir lokmacık

sıcak

sürü

saf

kaf dağı

yağda kızartılmış bir kadeh şarap

armut sıkılmış portakal

portakalları sıkmayın canımız sıkılıyor uzatmayın halleri

halhlerimizin halleri

ve mahalleleri bırakıp sokaklara daldık halleri var sonra

mizah yapmamalıyız

cansıkıcı olabilir

ve soğuk bitti

öyle gerekti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:41:33
Mesaj:

yamayacağım bunu

adı sıfır

bir dünyaya girene diğer dünya

olmayan küstah

http://www.youtube.com/watch?v=_cKbIQi3oqc

acayip maffay

gariban davul


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:45:00
Mesaj:

öküz inek buzağı saadeti çiftliğinde ben kadınım uşak kalem döşek ve domates dilimleri bir arada uyuya kalmıştık

şarap denen meret ne demek bilmiyorum ama

ama

çünkü

ki

bi

hi

bi

bip

hangisi bilmiyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:46:54
Mesaj:

bacaklarmda dolaşan kalemleri üstü açılabilen otomobil fabrikatörlerine sattım o gece deyince kadın
çıldırtan laflardan biri daha edilmiş olur

olunca iyi olur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:49:29
Mesaj:

halı dardı

süpürge geniş

uç aç

iç zaten aç

ve halimiz dumandı

ha deyince olmuyordu

hu deyince oluyordu

utanmadan kalkıp hepimiz birden

hu dedik

hatta hu hu dedik

bir insanın demesi gereken tüm hular için uludukdurduk

hu mu dedin

bu gerçekten iyi

ha...

ne?

hu!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:50:14
Mesaj:

namazımı kaçırdım

bu beni üzmüyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:52:04
Mesaj:

derinlik

derinlik evet

içe doğru dipten siyah coşkulu içten bir kavun dilimi sululuğunda

yapabileceklerin var

ve bir de bunların sonrası var

böyle bak!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/03/2006 23:55:53
Mesaj:

tamamı küstah idi dünya otobanlarında soluduğmuz asfalt kokuları
doluydu belki boş
benziyorsa benziyordur
kapını çalıyorum

çünkü acıktım
der gibi
bir lokma ekmek yer gibi
tık tık tık yürüyordum kilisenin tavanları çökmüştü
beyaz bir gül

üstünde

yapamam yazıyor hayat

sonra uzaktaki gülle beraber

güllaç oluyoruz

su yeker şerbet adam ve kız

yamuk değil bu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:11:34
Mesaj:

dünya halkları ve küçük uluslardan büyük mü büyük devletlere giden halklarıyla
alkışlarıyla tüm dünya ayakta
gidiyorduk eğlenceye

orhan abi çok yalancı oldu bu kötü ama pazarı var bu söylemin

peki bu nedir?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:12:27
Mesaj:

dalan halici gözlerinin rengine çevirdi
izmiri ölen belediye başkanı temikzledi bilgileri içindeyim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:16:55
Mesaj:

allahın var mı diye sordu içki sofrasında kavun yiyorduk ve diğer ayrıntılar size kalmış adamın kafası çok kıyak

var dedim

çünkü var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:17:31
Mesaj:

bazı düşünceler için masada kükremeniz gerekir

bazan da masaya küsersiniz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:20:56
Mesaj:

eğer hayat bir masa olsa ne yapılırdı ki

sandalyede

solda çatal sağda bıçak kuzeybatıda kaşık güneyakdenizde maşa tezgahta pul mektupta post postalda marş motorda buji benzinde su rakıda buz halıda kül kilimde gül deseni işleyen köylüler yani bizim köylülerimiz

ve biz

emre hasret okan

adam kız televizyon

benim kafa karıştı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:24:37
Mesaj:

kirvem hallarımı böyle yaz rivayet sanılır belki
diyorsa ahmet arif
orhan pamuk nobel edebiyat ödülünü alacaktı elbet bu adamı alkışlayalım
kafasının dediklerini dediği için miydi türkçe konuşma yapmaya karar vermesi
milliyetçi bir havayı vermek için miydi bu tercih
star tv'de olaylar çıktı
gittikçe daha çok bıktım
star'ı açın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:27:39
Mesaj:

şübelek beşinci birinciden dört kişi gerisindeydi meyve tabaklarının buz gibi tezgahları dönüyordu içimizde öksüren böğürtüleriyleydi iştahlı olmak

24 saat boyunca değil

yılda bazı zamanlarda iştahlanırım

çırpınan balina

çöken deve

homurdanan fil

karıncalanan ayak

bence hiç farkı yok


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:29:25
Mesaj:

sol ayağı sağdan göz göze bakan insan samiyetiyle selamlıyorum
ve sadece yeni kelime denemeleri yapıyorum
denenmesi gereken cümleler kurmak lazımdı ya çok zavallı buldum kendimi pardon


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:29:51
Mesaj:

yarın oku


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:30:24
Mesaj:

yarın yaz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:30:56
Mesaj:

yarın yap


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:32:03
Mesaj:

yarım yap

ya da tam

ne yaparsan yap

insan için gıcır gıcır bir düstur daha

yaparsın

git yap.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:34:33
Mesaj:

paparazzi ışın karacayı seviyor
magazin dünyası ferhat göçeri kolluyor
bu memleketi sevmiyor muyum
çok seviyorum aksine
sadece anlamadığım bir millet bu

insan milletini anlamalı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:35:55
Mesaj:

bu günlerde gülme sayacı için ilk iki isimden ikincisi hepimizin bildiği uyuyan bakan atilla abi diğeri ise asenanın sevgilisi gülmek için iyi bu birincisi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:36:45
Mesaj:

silinmeye aday yazılar yazıyorum
aynaları açık bıraktım
tuvaletler beleş
uykuları sorma


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:38:00
Mesaj:

habire zaman geçiyor
beyaz yufka
sarı şerbet
8 katlı üniversite
19 kere 365


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:38:00
Mesaj:

habire zaman geçiyor
beyaz yufka
sarı şerbet
8 katlı üniversite
19 kere 365


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:39:12
Mesaj:

bilmiyorum demiş eski yunanlı bir sokrat bildiğim tek şey hiçbir şey demiş bildiğimiz bir laf kasmak için çok bile geç kaldık


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:39:51
Mesaj:

amaçla uygula yap mantığı için hangi sistem gerekiyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:41:59
Mesaj:

buram buram ne kokuyorsa sahne bir ped şişeye 7 kiloluk maket gemiyi sokabilme becerisi içindeydi

kızarmış erik

buzlu biftek

tatlı kaşığında yoğurt


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:43:31
Mesaj:

lezzet damak adına mı
zevk adına mı
tad adına mı
neye göre
damak neye göredir
görece şeyler
zevkler ve renkler tartışılmazın yanına damağı da koysak mı acaba


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:47:15
Mesaj:

seri cinayetler, seri akıllar okulunda sınıfı geçtiğinde hademelerin tümünü birden gebertmek istercesine sıkılmıştı okul hayatından
bir tütün damlamıştı kül tabaklarına meyhanelerin
sigarayı kapatmadan gitmiştik
bırakmamıştık sevdaları
mono yayın yapan kötü sese rağmen
stereo surround halinde pide yiyorum

mantarlı domatesli peynirli yumurtalı yanık kenarlı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:49:02
Mesaj:

asma yaprakları arasında babil dolmaları yiyorduk bir insan bu kadarda mı dolar
bu kadara kadar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:49:42
Mesaj:

dünyanın 7 harikası ile uğursuz 13 arasında sadece 5 sayı var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2006 00:51:03
Mesaj:

rakamlar

dağlarda geçen yollardaki rakımlar

kulak tıkanması

burun sıkrılıp kapalı dudaklara ıkınması

rakamların rakımlardan farkı duygusaldır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/05/2006 23:28:37
Mesaj:

küçük bir hatipti
küçücük bir kürsüsü vardı
bunun içindi avaz avaz bağırması

şu an sıfıra çekilmiş bir formatla nasıl hitabederim diye düşündü kafası sıfırdı
ne diyecekti

dostlarım
sanatçılar
millet
kızlar
kahvehane ahalisi
müslümanlar
leydis end centilmıns
sayın bakanım değerli milletvekilleri ve kıymeti bilinen ya da bilinmeyen yazıcılar
lan
hooop
bi şey diyecektim
turizm bakanım uyumayın
öğrenciler
işçiler
işveren jipleri
beyaz sayfalar

evet buldum

beyaz sayfalar diye başlamak iyi olur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/05/2006 23:32:42
Mesaj:

ey beyaz sayfalar

kaldırımlara döktünüz bizi

kanalizasyonlarda yüzüyorduk kazıdınız ahalimizi

kınageceleri yapılırken masada votka içiyorduk kaldırmaya çalıştınız dansa ve oyuna

kalkmamaya direndik

oynamak istemiyorduk

ve kalkanların suratında hep o sevmeden yapılan şeyin duygusuyla yürüdük

kaldırımların taşlarını döşe beyaz sayfalar

ve o taşlar isteyenin istediği şeyi yaptığı ifadesiyle dolsun dans pistlerine

namüteşekkürleri maateşekkürveçokvar şekline dönüştürdük saygıdeğer kemerburgaz kahramanmaraş kehribar enginar ve nar suyu

sağolun varolun biricik nar suyunu sakındığımız beyaz sayfaları sakar sevmiyordu kaldırımların


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/05/2006 23:33:20
Mesaj:

hatip
kürsü o kadar küçüktü ki nefes alamıyordu
bırakın konuşmayı
o zaman kürsüyü büyütmeye karar verdi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/05/2006 23:35:31
Mesaj:

işte marangozlar geldi filan
ölçüler alındı sazlar çalındı
işçilerin hepsi amerikan inşaatçıları polonya ipregazcıları gibiydi
sarışın
iri
uzun
ve güçlü
porno sektörü iyi bir fikirdi bu
ama ahlak adına iyi değildi tamam

sonra fırınlanmış gürgen dirseklerle epey bir tahta gökdelen diktiler

sonra gitti marangozlar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/05/2006 23:37:50
Mesaj:

ortada inşaa edilmiş katedral büyüklüğünde bir kürsüyü koydular ayasofyanın karşısına
mimar sinan şamarı patlattı
yumurtanın sarısını kullanacak kadar hakimdi müezzinin eko veren dengesi için
bu da iyiydi
dedi müezzin
kendimle konuşur gibi hissediyorum dedi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/05/2006 23:40:06
Mesaj:

tren garlarında tüp aşklar gaz ocaklarının nefesiydi
yumurtalar rafadandı
kaşarlar beyaz peynir yeşil zeytinler kızarmış ekmeğin yanına tereyağı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/05/2006 23:43:34
Mesaj:

ökçeli ökçeli yürüyorken ayaklarını mazgaldan kaçırıp durmakta zorlanan travestiler
rock bar organizasyonları uyuşturucular grup seks ayyaş nöbetlerle kusan gitaristler
kim dinlerdi türkücülerin hız tümseklerine takılı kalan küçük arabalarını çaldırmaları
boynu bükülmüştü orda sarı kafalı çocuğun ancak en küçük sesiyle konuşmak istiyordu ama tuvalet kitliydi
altına kaçırdı
uzun yıllar altına kaçıran çocuk suçları en masum sidiklerdi
çiş
en güzel şeylerden biridir
namusum şerefim üzerine bak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/05/2006 23:46:26
Mesaj:

salak adam komedisindeki son nokta
futbol federasyonu seçimlerine katılmak istiyormuş

ve zicoyu milli takım başına getirecekmiş

yoo
bir bilgi gerektirmiyor

zico yönetiminde oynayan fenerin hiçbirşeyini pek tanımıyorum
taraftar bu davranışı sevmedi
mahmut usta takımdan dışlandı

ve kürsünün başkanı seçimleri kazandı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/05/2006 23:52:05
Mesaj:

varak kaplı uzun ayaklı bir ceylan gibi duran kürsüsünün başına geldi
yürüdüğü krompenasyon zikzaklarının halısı ayağında kayıyordu
kürsüye iki elini birden parmaklarını kürsünün parlak tablasına bastırarark tek tek yaslandı
15 saniye kadar öyle kaldı
oditoryumdakiler sıkıldı filan
sonra sağ eliyle mikrofonu düzeltince şöyle deyiverdi kahramanları olan kısa zamanlı filmler çekeceğiz insanların kafasında özetlenmiş ve mümkün olduğunca yoruculuktan uzak senaryolar ama olabildiğine içten

kürsünün üstünde havai fişekler patır patır
garsonlar gazoz tekila redbull dağıtıyorlar
bana bir bira dedi garsona

garson döndü ve
efendim bira kalmadı tekila limon tuz olur mu hem de siz bıkıncaya kadar size bunlardan hazırladım dedi

olur tabi dedi niye olmasın

tekila masalı bölüm bir isim ispanyaya giriş


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 00:06:19
Mesaj:

yaşama küsen insanlar
katil doğanlar
küçük bir kürsüsü ya da küçük bir dşüncesi olanlar
dünyayı kurtaran adam
dünya kurtaran adamın oğlu
dünyayı kurtaran adam bir orospuçocuğuydu
rocky yeniden yeniden ve win win away
terminatör termilojiye karşı
inek şaban bekçi
turşucu adile naşit
tişörte yapılabilen baskıya sinema afişli tişörtler bastıra bastıra giymek hoş olurdu

afişe edilmiş yeni modellerimiz kapış kapış
siz sevdiniz biz hazırlandık istediniz yaptık
5'e
1 marlboro fiyatına
gelin buyrun

tüm filmlerin altına geleneksel olarak bu yazı asılmaya başladı o ara abd vietnam ve ırak ile ilgilenmiyor

afişler bunlardı işte

biyere gideceğiyok


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 00:14:09
Mesaj:

kütük gibi sarhoş olmayı isteyecek kadar işibüyüttüm ama daha çok çalış diyecek kadar da kendimi çürüttüm
mineral katkısı olarak e vitamini
eh işte oldu denen bir zevk biçimi
rengi biçimli resim tabloları
gölge ağırlıklı fotoğraf çalışmaları
düzenbaz satırlarıyla şiirler
bastonu oyup yaptığı flüte üfleyen ihtiyar topal zenci
dım dım dım davul çalıyorken flüt üflüyordu

o tavana bakmayı çok istiyorduk
ve bu olursa kesinlikle gülecektik


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 00:31:04
Mesaj:

daha büyük bir cümleyi nasıl gönderebilirdim

oynasaydım eğer sadece birine oynardım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 00:32:40
Mesaj:

daha küçük tasarımlar herzaman kötüdür


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 21:49:54
Mesaj:

küçük bir futbol takımında kalecilik yapıyordum
amatör kümede oynuyorduk
lisansımın bedeli 40.000 liraydı
lisede okuyordum
2-3 başka amatör klüp ve lisenin futbol takımı hocası ramazan hoca ve hentbol hocası deli niyazi gel kalemizi koru diyorlardı, kaleyi korumak en mühim misyonumdu o ara
neyse
deli niyazi boksördü hem de lisanslı
korkumdan hentbole geçtim kötü dövüyordu korktum bahane eder beni döver diye
fakat hentbol betonda oynanıyor
top küçük ve bir gülle gibi sert
her antremanda yara alıyordum dizlerim dirseklerim kasık kemiklerim sırtım ve yüzüm yaralanıyordu
niyazi dedi ki git ramazan hocanın takımında oyna sakatlanacaksın benden bilecekler
ramazan hocaya gittim dedim ki hocam müsaitseniz takımda görev alayım
hemen dedi ramazan hoca
ilk gün antreman maçına çıktık
maç heyecanlı saha toprak zemin sert takımlar iddialı ve hırslıydı
ilk devre 0 0 bitti
ikinci devre bir atak
arap ramazan diye bir herif var karşı takımda adam bir cambaz ödüm kopuyor ceza sahasına gidecek diye
raşit diye bir diğeri var okulun hem güreş takımında hem de dsi sporda oynuyor çok çevik çok tank bir adam
arap ramazan tank raşite bir orta çaktı baktım top cezasahasına geliyor
bir kaleci uçar
uçtum
raşit bacaklarına kan pompaladı ve gerildi
topu tokatladım
adam topu ıskaladı suratıma çaktı
ben havada spin attım öyle düştüm yere
yaşadığım şimşekler gözümün önüne geldi
dişim dudağım burnum kanadı yanağım mosmordu
hoca dedi devam edecek misin
yediğim tekmeden azı dişim sallanıyordu ama dedim ederim
maçı 1 0 aldık
ama o gün üniversiteye hazırlanmak daha sağlıklı bırak bu futbol ayaklarını dedim
takımı bıraktım
ve dersaneye asıldım
dersanenin adı maç dersanesiydi
benzerlik çok komikti...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 21:56:01
Mesaj:

annemle babamı sevişirken gördüğümde 5 yaşında filandım
sese uyandım
6 yaşımda boşandılar
7mde başka okuldaydım
10umda ilkokulu bitirirken 6 okul 13 hoca değiştirmiş bir öğrenciydim
sınıf öğretmenini resim öğretmeni olan bayanla aralarında seks ilişkisi var gibi görüyordum
çünkü bayan hoca adam hocaya bakarken elini onun koluna atarak konuşuyordu
başka çocuklar kanabilirdi ama ben kanmam diye düşündüm
kandım nihayet
bunun, yıllar sonra bir fesat öngörü olduğunu anladım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:14:43
Mesaj:

ilk rocknrollu dinlediğimde 17 yaşındaydım
üniversite 1deydim
pink floyd dedi ev ortağım hüseyin
baktım tılsımlı müzikler
cyndi lauper ve rod steward'dan sonra değişik geldi
kasetçiye gittim
bana pink floyd tedavisi uygula dedim
adam ummagumma albümünden reçete yazdı
o sıralar azı dişi ağrısı çekiyorum bir gece sabahlıyorum ağrıdan uyuyamıyorum felan
ummagumma dinledim sabaha kadar acı içindeydim
dedim cem abi (kasetçinin adı) senin ananı sikeyim bu mu pink floyd kafadan girdik
zaman geçti
tüm harçlığımı bu gruba yatırdım
o sıra anadoluda yani zaten okuduğumuz ilk üni anadolu üni sene 1987 bulunabilecek seri rock kasetleri 3 gruptan ibaret pink floyd - deep purple - beatles
sonra baktım gerisi varmış
istanbullu ev ortağım mustafaya talimat verdim: bana diğerlerini bul
zaten sonra istanbuldaki okulu kazandım
memedle kanka olduk başladık kaset alışverişine
pink floyddan king crimsona ordan ten years aftera ordan emerson like and palmera ordan fleetwood maca ordan gonga ordan supertrampa ordan gentle gianta ordan freeye ordan humple pieya ordan oraya daldan dala
memedle ortak walkman dinlerken birden kalkıyorduk sınıf derse konsantre olmuş ortam sessiz
arkadaşlar eğleniyor muyuz diye bağırıyorduk
herkes bize bakıyordu
bunlar salak diyordu
onlar mantı yemeye gidiyordu
biz kant ve schopenhauer üstüne konuşuyorduk
orhan pamuk daha yeni yazmıştı kara kitapını
bir üniversite grubumuz vardı memed ben nigar füsun ayla nelli didem
sürekli konuşuyorduk sürekli dünyanın sınırlarıyla ilgileniyorduk ama kızları bırak, memed ve ben deli gibiydik;
o, dünyanın en iyi grafikeri olmak istiyordu ben yeni bir din teorisi yazmak istiyordum hatta odamın köşesine ibadet kuyusu yapmıştım orda yatışmaya çalışıyordum geceyarısından sonra
ve bir sürü daha var
zaten insanın içi daha daha daha ve dahadır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:18:57
Mesaj:

her şey şov


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:21:16
Mesaj:

dostlarınızın birazını abilerinizden seçiniz
onlar size yarın olacaklarla ilgili kanıt mahiyetinde bir bilgiyi nakşederler


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:22:34
Mesaj:

dostlarınızın bazılarını sizden daha küçük olanlardan seçiniz
onlarla geriden gelen kuşağın nereyi hedeflediğine dair müspet deliller edinirsiniz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:23:19
Mesaj:

dostlarınızın bazıları sizinle aynı şey olsun
işte orta sıçacaksanız ağzınıza sıçarsınız


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:25:15
Mesaj:

ne önemi var birader
kadehler seri halde çalınan piyano notaları gibi kalkıyor ve iniyor parmaklaraysa ödem oturmuş


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:28:13
Mesaj:

kim kimi tanıyor ve günümüz türkiyesinde canımızı sıkan limanlar var
ab bizi bırak

sonra diğer bıraklar için

abd bizi bırak
islam bizi bırak
kıro bizi bırak
ayılık camiası bırak bizi
salaklık bizi bırak
istanbul trafiği bırak bizi götsün
ekmek kavgası bizi bırak
bırakın bizi

bırakın lan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:29:14
Mesaj:

bırakmazlar yapışık ikiz yaparlar bizi bi de utanmazlar bundan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:36:05
Mesaj:

tek başına yazarsan anlamı kaçan bu nedenle 2 kere yazacağın kadar hüngür hüngür ve benzeri kelimeler için içip içip sarhoş olup sarhoş olup işeyip işeyip taksiye gündüz tarifesi açtırıp taksiye gündüz tarifesi açtırıp gidenler için için
onlar için için...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:40:43
Mesaj:

iddia ediyorum dünyada toplumsal bir akım gelmeye gebedir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:45:07
Mesaj:

düsturu ayırmak ikiye
kompozisyonu öğrettikleri gibi girişe gelişmeye sonuca bölmek
genel zeka için reçete
ve genel rekat için namaz
iki rekat ve sonrası 3 rekat cümle


huzur arıyor
bulmalıyız

huzur insanın içindedir

aldanarak aldanmayarak ya da tanrıyla ödeşerek


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:48:49
Mesaj:

tutumlu çınar
cömert çuval
uyuşuk akıl
savaşa rağmen barış

ve oklarını yayına gerdiklerinde savaşçılar hedef belli

elma

ya kafasını vuracaksın adamın ya da elmasını

elmas'ı tam 12den vurmayı isterdim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:50:39
Mesaj:

müzisyenler dünyanın en şanslı üreticileri

kolay taşınan ve tamamiyle yaşanan şeyleri üretirler


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:53:08
Mesaj:

daha karışık kültürlerden salata yap bana garson


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:54:35
Mesaj:

:)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:55:05
Mesaj:

:(


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:56:29
Mesaj:

dörtgözlüler için de bunlardan var
::))

ve bunlar içenler için
::((

onlar herşeyi iki görürler


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:56:55
Mesaj:

:*

ben en çok bunu seviyorum


Yazan: perima
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:57:49
Mesaj:

:P


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:58:01
Mesaj:

:%

bunun bence dudağının altında ve üstünde sivilce çıkmış


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:58:33
Mesaj:

:1

bunun adı tebessüm


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:59:00
Mesaj:

:y

bu yarım ağızlı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 22:59:24
Mesaj:

:T

bu tam ağızlı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 23:09:35
Mesaj:

:p
bu dil çıkarıyor

:b
bu da dil çıkarıyor ama o solak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 23:17:10
Mesaj:

yüksünmüştüm
kargatulumba attılar beni bardan
burdan gitmek istemiyordum
zarar vermiyordum
ve oynatmak istiyordum taşları
yeniden pekiştirmek istiyordum herbirini tek tek
tak tak vurmak
küt küt takılmak
katıla katıla gülmek var
kutuya kutuya girmek var
box
box

kutu değil de boks benimkisi
hep dövüşmek hep


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 23:22:22
Mesaj:

neye karşı olduğu önemsiz
niye yapıldığı maksimum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/06/2006 23:24:37
Mesaj:

artık hiç bir şey bilmiyorum
bu salak sert müzikler ne yaptı bana böyle


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/07/2006 01:35:33
Mesaj:

hacivatla karagöz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/07/2006 01:36:05
Mesaj:

ecevitle karaoğlan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/07/2006 01:38:53
Mesaj:

karadutla kahramanmaraş elbistan yunanistan iskandinav van ağrı muş ulambator mayorka gürcü kafkas makedon kürt dağlı yaylalı içkici türkücü alemci namazcı niyazcı piyazcı sultan ahmet köfteci

istanbul koca çocuk

yaptın yapacağını


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/07/2006 01:39:49
Mesaj:

badanaları karart

kireçlerin içine karafatma koy


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/07/2006 01:42:59
Mesaj:

muallak
ve
muhakkak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/07/2006 01:43:36
Mesaj:

adem ve mahluk

ikisi de bir toprak

kafalar başka muhakkak


Yazan: selma
Cevap tarihi: 12/07/2006 13:41:51
Mesaj:

alıntı:

artık hiç bir şey bilmiyorum
bu salak sert müzikler ne yaptı bana böyle


:) :) :) :)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 21:33:03
Mesaj:

ahmet kaya eğer grammy ödülü alsaydı buna sevinirdim.
nobelli orhan abiye de bu sebepten ötürü pek seviniyorum.

evrenselleşmek kötü bişey değil her şey buna doğru geliyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 21:34:01
Mesaj:

tanju çolak altın krampon giydiğinde memnun olduğumuz kadar sevinsek yeter.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 21:34:37
Mesaj:

tanju çolak hülya avşarla aşk yaşadığında bile daha çok sevinenler olmuştu.

üzücü...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 21:41:19
Mesaj:

ve sonra hamdullah yine geldi.
insanın iç konuşmalarını hikayelere çevirebilme becerisine sahip biriydi. kişi kimliğini üstlenirdi. konuşması gereken yerde konuşur susması gerektiğinde küserdi. hamdullah süperdi.
o gittiğinde kuantum fiziği, hasarlı ikinci el araba fiyatına düştü.
iki cümlenin bir kelimeyle değiştirilebildiğini o vakit anladık.
anladık ki hamdullah sıradan biriydi belki ama döner bıçağının kendi eksenini dönen dönerin çeperinde sümük gibi akan yağlı terini sıyırabilecek biri olma adına son kozlarını oynamamıştı daha.

hamdullahı çağırdık.

gel dedik.

gelemem dedi.

niye dedik.

yeri değil dedi...

Yazan - babaxa - 09/12/2006 13:00:09


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 21:46:21
Mesaj:

eski ortağım hülya kocasıyla büyük sorunlar yaşıyordu yatıştırmak için iyi niyetli müzakereler sürdürüyorduk ikisinin arasında ama hülyanın kafası karışıktı biliyordu ki bu iş olmayacaktı.
ortak ajansımız vardı, sergilere filan giderdik, içerdik, lak lak lak konuşurduk.
meyhane alemlerinde iyi kahve falı baktığım şeyleri yayılmıştı o ara.
(bu arada çok yakından tanıdığım hiç kimseye fal bakmam üslubum bu, atma alanım daralıyor)
hülyanın falında bebek çıktı.
cevapladı: saçmalama.
bunların çocuğu oldu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 21:57:55
Mesaj:

çok eski bir arkadaşım vardı topaldı bu.
parantezli konuşmam gerekirse eğer o eski günler tabiyatıynan güzeldi
bigün topal dostuma okulun atletizm takımı antrenörü olan ömer hoca tarafından şu soruldu:
antrenör nasıl yazılır?
utanmadan, röptoşambır yaz bi de dedi

topal olan arkadaşım 1 oda 1 mutfak bir evde yaşıyordu
yazamadı tabii
takıma giremedi
ilk 5te de oynayamadı.

ıslak kasım gecesinde donla sırılsıklam kalmıştı balkonda.

insan eğer hep iyi olmak istiyorsa etrafı denetlemekten vazgeçmeliydi balkondaki kaktüsler kırık saksılar aşağı sarkıyor hepsi birer yokolma endişesindedir hayatın bileşenleri.

çünkü hayat önce şunu bilir biz hepimiz bi biçimde yokolacağız.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 22:05:24
Mesaj:

geri güç
kocaman dişli sağlam büyük

ön güç
düz küçük idareci yönetici

biz buna psikaytr dilinde traktör tarlayı öyle sürdü diyoruz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 22:11:31
Mesaj:

neyi anlatabilir ki dimağ


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 22:27:40
Mesaj:

seks kurumları yaşama biçimi kurumları evlilik kurumları aile kurumları sosyal sigorta kurumları yetim çocuk kurumları çocuklu aile kurumları boşanmışların çocuklarından bazı kurumlar güdüsel kurumlar dürtüsel sanat seri cinayetler cinnetler küçük taneleriyle öğütülmüş karabiber tohumları laflar sükutlar diller dünyalar sigaralar enjeksiyon edilmiş nesneleri yaşayan gönülsüz insan gözüyle yaşanan laz ailelerin bir laz gibi yaşadığı herşey

ve benzeri

vb.

edebiyatı taklaya getiren iklimde yağmur var.

yv...

yağmur var çünkü.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 22:35:22
Mesaj:

küçük sosyal toplantılar için gece geçiriyoruz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 22:38:18
Mesaj:

dün 5-6 atlet terledim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2006 22:40:10
Mesaj:

alkol?

evet çok kötü...

uyuşmaya yarıyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/09/2006 19:32:44
Mesaj:

bamya...
ses uyumu çok yüksek.
lezzetini veren balgam kıvamında bir salya.
bamya.
bombaların baaaaaam diye patladığı ülke. litvanya gibi değil. bamya.
ortadoğunun kaynayan kazanında bir kepçe gibi çorbayı karıştırıyor altı tutmasın diye.
bam yaa...
bam işte hayret bişey bam dedim.
bim bam bom...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/09/2006 19:34:17
Mesaj:

cumartesi akşamlarının kayıtsız koşulsuz alkol sevenler için anlamı çok büyüktür.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/09/2006 19:36:23
Mesaj:

alkol insanın kafasındaki pencereler için kişiye gören dozlarda açma etkisine sahiptir. dozaj arttıkça artık pencerelerin hepsi kapanır ve üstüne kalın kadifeden bir perde çekilir. algı azalmış ağız gevşemiş j ile kurulan cümleler ve t, p gibi sert harfleri söylerken karşısındakinin suratına tükrük sıçramış olur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/09/2006 19:37:39
Mesaj:

cumartesi gecelerinin bir diğer güzel tarafı televizyonlarda birbirinden renkli proğramlar şovlar reklam kuşakları vardır.
ben tv izlemem pek. ama ne vakit gözatsam bunlara şahit oldum. allah için öyle.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/09/2006 19:40:20
Mesaj:

sonra şunu da ilave etmem gerekirse.

etme.

niye.

ya yine boş boş konuşmaya başladın.

ama ilave etmek istiyorum.

ilaveci kemal takısız cemal ile namaza durmuşlar bigün.

neyse. ilave etmek gerekiyorsa edersin. ab ile entegre yasalarına ve fransada refaranduma bu maddeyi koymalılar: ilave etmek gerekirse edilmeli mi edilmemeli mi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/09/2006 19:46:28
Mesaj:

ramazan abinin dünürü, hani şu halasının kocasının kayınçosunun ebesi var ya onun koluna girmiş yürüyorlarmış ılık bir sonbahar akşamı yerler yaş balkonlar kaygan falan filan konunun içeriği tabii ki sıfır neyse bu bana kalmış ister böyle yazarım ister öyle burası tek başına olup kafa göz dağıtmak için ideal bir yerse ramazan abinin dünürü olsaydı şöyle derdi ile bitirmek istemiyorum çünkü ramazanın derdi alemi mi gerdi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/09/2006 19:51:57
Mesaj:

tabi faydalı bilgiler barındıran metinlerden yazmak gerekirse ki gerekiyor
vinleks türü malzemelere yapışan lekeleri çıkarmak için bildiğimiz makine yağlarının nasıl da leke çözücü olduğunu biliyor muydunuz.
ya arabanızdaki çizikler için ayakkabı boyası kullanabileceğinizi.
peki gaz sancısı bastırınca dirseklerinizi yere bastırıp gövdenizi havaya kaldırıp bisiklet çeviriyor gibi yapınca çatır çatır gaz çıkaracağınızı biliyor muydunuz.
kime anlatıyorum ki.
hooop.. biliyon mu oğlum.

biliyoruz be. hadi naş. kafamızı fak yu yaa.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/09/2006 19:57:09
Mesaj:

bu seanslık vakit doldurma ve içerik olarak göya mesajlar veren ya da vermeyen gülen ya da küfreden metin yazma septomunu şimdilik atlatıp atlayıp taksime gidiyor ve canım kardeşim erkanla içiyor içiyor içiyor ve içiyoruz.
gelecek zaman kurgusu bakımından beter oldu ama olsun. türkçemizi sevelim lafların nerden nereye geleceği hususuna bilakis dikkat edelim.
bi lakis.
bi lak is.
is this a pencil. yeah, bilak is a pencil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 00:41:22
Mesaj:

düş

duş

bush

teksas anamur hattı

telekominikasyon ayarlar

ortada uyumak

vapurda bağıran biri olmaktan iyidir diye bağlıyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 01:09:24
Mesaj:

ne yapayım efsane başlamıyor gibi

oysa güdükdük

yeniden saracağım

patatesler

somun

daş gibi un

taş gibi bir uyku istiyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 01:12:50
Mesaj:

so5yal toplanıların
1icik umutların
k3cük salaklıkların
harfleri değiştiren her şe7


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 01:39:38
Mesaj:

keskin gözlü sabit ela çubuk topal ve sarhoşum

ayaklarım birbirine dolaşacak kadar yorgunum ve sırf kendi şikayetlerim için burda benzemeye çalışıyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:26:37
Mesaj:

zamirler vakko yüklemler beymen sıfatlar belucci


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:29:28
Mesaj:

sadece şunu biliyorum ölüm tedavilerine hazır değilim bunlar boğuyor beni

şu var şu var şu var

hazır değilim

gelin dövün beni

gelinim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:31:21
Mesaj:

yayla evinde hiçbirşey yapmadan

basitçe

tüm evreni karşına alıp

sırf oturup

öylece kaldıysan

ya bunlar olduysa


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:33:12
Mesaj:

sırf bunun için sadece kusursuz bir biçimde dövülüyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:34:42
Mesaj:

gömülen insanlar gibi gri

ölenlerin duyguları var gibi

atlarken eşikten aşağı

100 yıl yaşar gibi

dövülüyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:35:03
Mesaj:

sebep ver bana hayat


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:35:29
Mesaj:

endişeli ya da çaput


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:35:52
Mesaj:

istek ver bana hayat


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:36:12
Mesaj:

doğduk yaşat


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:38:22
Mesaj:

olmazların keyfi

piyango kader

ardıardına

dürtü

ve kader var

pazarları satalım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:41:35
Mesaj:

hadi gel teneffüse çıkalım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:42:19
Mesaj:

balkonda

intikam alıyorsun sanabilirsin çiçekleri sularken sudan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:43:37
Mesaj:

allahınaşkına

rengarenk türlütürlü başkabaşka yenibaştan hiçyoktan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:45:45
Mesaj:

kara yağmur

klavyede çamur

ayak baş parmağında sucuk

ortam sıcak

kanepede sız

yerde yatarsan belin üşür filan

belkıs ablayı sev

bilakis abiye küfret


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 02:48:13
Mesaj:

tümseklilik

otomobilde koltuğu yatırarak

asla kimse bilmilor ne yaptığını devriktik

devrim yerine devrik

cümle bu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:00:47
Mesaj:

rangers nihat orospu eğilimli neriman muhafazakar ramazan milliyetçi hamdullah boztürkçü kağan mobilyacı ali boyacı erkan baloncu padişah işbilen hıncal yatakodası kadrosundan ayşe arman oynat uğurcuğum ve pop star adayı merih bir yılbaşı partisinde biraraya gelmişler.

turnikeler masalar tabureler müzik ve iyi servis

sonra saat 23.59 olmuş

ortalık şöyle bir durmuş

bu kadroda kim kimi kutlayacak kişilerin ve kimliklerin yazarı neyi yazacak bilinmiyor

müzik susmuş

içki kadehleri bırakmış tokuşturulmayı

sessizlik

salıncak

kalorifer dairesi

yangın ve deprem

parti talihsiz bitmiş


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:04:35
Mesaj:

adı hikmet bir dünya o
dağ gibi kaprisleri
kırmızı yanakları
yemek yerken şapurtuşupurtularıyla kendine münhasır
şık kravatları
gümüş kol düğmeleri var
gümrük kapısında çalışıyor
ayda 10.000 kazanıyor
dolar bazında yiyor
öro bazında likit fon cari hesap ekstresi günü gününe ödenen çekler müşteri alacakları gayriihtiyari yarımamülleri var

hikmet
tam bir salak
geviş getirmeyi biliyor
sakız çiğniyor

ve dünya dönüyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:07:04
Mesaj:

ve dünya dönüyor

şu anda bile

bir insan çok yavaş hareket etmeyi anlamak için suyunaltında yüzerken kollarını havadaki gibi hızlı hareket ettirmediğinin normal olduğunu

ne diyorum ben?

yani dünya kafasıyla düşünürsek ayağımızın altında dönen toprağın kayıp gittiğini anlayabilirdik.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:11:29
Mesaj:

oklavacı bilalle bülent örsoy

hey allahım

hey allahım

hey

hey you!

help me ha!

dont forget me yaa!

alvin lee ve ringo star

insanlık için sabit düz genel bir sistem yazılmasına karşıyım
bir anarşist tavrı bakımından değil
matematiklerin yanlış olduğuna inanan bir salaklık adına
kadına adama çocuğa hiçliğe ve varsaymaya dair

bu dünya sana uymuyorsa neci olaman gerekir hey insanoğlu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:14:57
Mesaj:

umut beni kalbim
unutmadan

ve ilkin yoncalı patika
ardından bahçe içinde küçücük meşe kaplı kapısıyla üst katı çalışma odası olan bir ev
colorado elbette gelişecek çünkü evleri bundan

colorado ispanyolca renkli toprak demek

mümkün!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:21:12
Mesaj:

renkli siyah
berrak tüzünağaç
ulu manitu
ananın kutsallığı
küfür kötü

ve dahası
papatyalar beyazdan
çilekler pudra şekerli
şeftalileri kadınların çıldırtıyor erkekleri
ebenin doğurtma uzmanlığı

ve sonra
çemberimi yontarım
alnımı yolarım
karnımı boğarım
ecdadını bildim de geldim

ha ancak
şimşekleri
üşüyen titrek kollar
gülüşen evkadınları
pazar programları

sövüp sayıyorum
lakin sövmüyorum
çünkü küfretmedim
ama sayıyorum

galiba iyileşebileceğim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:28:36
Mesaj:

kadınla erkek aynıymış...
allah belamı versin ki yalan.

hangi kadın bir klozetin sidik veya su biriken havuzunun hemen üstündeki patlıcan moru bir bok milimini işeyerek suya indirmeye çalışmış ve kapağa damlatmadan

hangi adam için topuk kreminin anlamı var (bu daha küçük bir cümle çünkü orda neler olduğunu bilmiyorum)

feminizm ve maçoluk yalancıdır

birbirinden başka demek daha doğru


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:32:35
Mesaj:

henüz ilkokula giderken yaş 6 bilemedin 6.5 iki abi burdurda eşek tecavüzüyle ilgili bir hikaye anlatıyorlardı

küçük bir hikaye anlattım

sanki eşek tecavüzüyle ilgili bir olaya tanık olmuş gibi davrandım

ve bana inandılar çünkü bir çocuk ahırda geçen hikayeyi kuramazdı nlara öyle geliyordu

bana çirkin gelmişti ama ikna kabiliyetini ilk o zaman kavrayıverdim

ikna demişken

yine söylüyorum dünya saçmadır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:34:39
Mesaj:

saçmak güzeldir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:39:13
Mesaj:

muhakkak hayat ve açık çay
un kurabiyesi tabak pudra şekeri şamar sinirli sinirli konuşmak var

bana banknot getirin

kağıttan

legal


dolar bazında

nakit

masaya para koy

cebinde paran varsa alnın diktir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:46:08
Mesaj:

direksiyonu kırdım
virajda
viyadük kavis çiziyor

olanları görmedik
sadece çarpıyorduk
sadece biliyoruz
parça parçaydık kamyonun altında kaldık
üzgün ve kadavrayız

ve dünya için bir diğer gerçek

güç kullanmak gerekirse eğer...

kullanmalısın!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:50:02
Mesaj:

ulu manitu

şamanın yakın dostuyum

içki içmem kumar oynamam hızlı araba kullanmam kuru fasülye yemem pudra şekeri genzime kaçar

oturan boğanın kavmindenim

çadırımız su alıyor

köpeklerimize kemik veremiyoruz

ısırganotu hoşafı içmekten bıktık

ve kelebeklerin çadırlarımızı istila etmesinden

osuramayacak mıyız

uslu uslu oturamayacak mıyız...

bufallo bill geldi

yine bir gelen vardı

tanrı misafiriydi

sürüyü güttü ve köyü kurtardı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/10/2006 23:51:41
Mesaj:

melakinmen tedavüllerin süphangilesinde kayarken muşambaları kulfallahüahat yallahuhayat telefonun çalıyor hayat açsana şunu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/11/2006 00:01:50
Mesaj:

ve cehennem

kendini düşün

şeytana akıl ver

ve küçük kutuların olsun

bunları açtığında

elfeneri gibi

kalın dilimlenmiş meyhane patatesleri her dilim özensizce kızartılmış mısır yağında teflon bile olmayan tavada

kutular kutuplar mıknatıslar balkon ve hacı

dünyanın her yolcusu esasında bir hacıdır



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/11/2006 00:06:39
Mesaj:

kilimlerim organizmalarım piyaz şiş görüş meseleleri

ve beyoğlundan geldim orda bayankızları var

bakmadım desem yalan olur

bunları kurmadım dersem doğru olur

şehrin bassçısı solo atıyor battaniye pike umut klavuz at terkisi ve karavanda iki şey

kutu kırmızı içki bira alkol sert makam mert anan bam durum ilginç

şunlar bunlarla ilgili hep dedik ama acaba bunlar gerçek mi?

nobelli orhanı sevmiyor olabiliriz ama onu sayalım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/11/2006 00:14:15
Mesaj:

içgüdü meseleleri

çıtır çıtır karanfilli sigara dumanı bir nefeste şömine yakarca

içine akarca

benzersiz güdüler için tabure 3 ayaklı dördüncüsü rakam

birincisi geldim

ikincisi plan

üçüncüsü takvim

dört ayak sonuncu çünkü bir insanın iki ayağı var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/11/2006 00:20:24
Mesaj:

gitmeli mi gerçekten

sabitleyebilir misin uçanbalonları

birden kafan attığında kendinle konuşmayı bırakıp kanser hastası gibi öldürürken seni tabiat alnında boncuk ter karnında karınca ağrı göğsünde hayat taşırken ve bunun için iki kişilik bir sinema bileti almadın mı molalarda sigara için
bunun için sırf
almadın mı göze burnu alından ve iki kaşın arasından ayıran cesaret nedir

kelimeleri geri sarmadın mı
bunun için sırf

bloknot peyzaj kalkan tecavüz zabit meyhane hıyar peynir ve rakı

bunun için
sırf bunun için...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/11/2006 00:25:44
Mesaj:

yatırım yapacaklara sektör belirlemelerini öneriyorum önümüzdeki yıl karışık geçecek.

çocuk yapmayı planlayanlar bez stoklayabilir.

özel sektörde dalgalanmalar olacak.

türkiyede herkesin dikkatli olması gereken bir yıldır 2007.

dikkat...

bu kadarını diyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/11/2006 00:31:39
Mesaj:

plastik sanatlar adına yeni bir şey yok.

şiir adına da.

moda adına var ama.

kobi gelişecek.

bürokratik tanışmalar ssk bağkur asker evlilik hukuğu özlük hakları ve küresel ısınma adına enteresan geçecek.

türkiye büyüyor ve yakın gelişmiş dünya buna ihtiyaç duyuyor. 2007 memleketin özgüven adımı için ilk ayaktır.

fabrikalar şatolor mtv klipleri şarapneller şekerli purolar jipli işadamları ordu dayanışma kurumları için çalışanlara bağlanan maaş

dikkat 2007 geliyor...

deprem hariç!

fbnin şampiyonluğu ve canerle tülin yine evlenmeyecek..

niye bu kadar kafamızı siktiler o zaman?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 01:59:29
Mesaj:

şu var
asla ve asla buraya oturup öylesine ve kafama göre sıçmıyorum

çocukluğumun önemli bir kısmı çizgiromanla geçti
ve ben hayatı teksasta saloon'a çiftli eksik yarı kapıyı ikiye yararak giren ve kötüleri kovup viski kadehini kafasına diktikten sonra conan gibi elinin tersiyle sildiği kadınları kucağına oturttuğu bir han ortamı sanıyordum
tombraks tex alaska tenten sipru sipuru ya da manara

küçüklüğüm, kahraman olacağım bir gün muhakkak diye diye geçti nedeni çizgiromanlardı biralar rakılar minieteklikadınlar sanfranciscolar floridalar piller arsalar futbollar ve başım döndü.

ve şunu anladım ki herkes peygamberini bekliyor bunu bulmak çok mühim. hem de orda, sağol...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 02:06:35
Mesaj:

bazan şunu düşünüyorum
yapılan şeyleri kim seçiyor

kim, iyi veya kötü olduğuna karar veriyor gerçekten beni yoruyor bu

insanların sestonları yürüme biçimleri kaşıgözü için saçını tarama yöntemleri için oturmasıkalkmasına verilen hayatın notları
yazılanlar yapılanlar icadolulanlar kahrolulanlar göğüskabarmaları onur ahlak din allah ve insanın tam kendisi

buna kim karar veriyor?

gel de bil...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 02:10:37
Mesaj:

bazan salya antipatik
ve bazan susmak hepsini çözebilir

onaylamadan ve tükürmeden önce susmayı ne zaman öğretecek bize dünya denen şu alet

ve sevgilinle floridada elele sahilde bir film sahnesinde gördüğün plaj evini belleklerimize yerleştirdiği yetmiyormuş gibi amerika, diyebilecek miyiz orayı da gördük esas olan huzurdur

buna inanmak gerek...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 02:12:44
Mesaj:

öküzü boyut olarak ele aldığında 1 tondur ağırlığı bu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 02:21:36
Mesaj:

yaşamak denen meret
vites boşaldı
yokuşaşağı yolalıyor bariyerlere çarpacak tren

biryerlere gidecek yaşamak öylesine başlayıp şöylesine yaşamaktır o

dalgageçmeyi

ölürcesine seçmeyi

gelenekler

yenilikler

ve

zaman var.

yeni şeyler olacak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 02:25:41
Mesaj:

insan 7 gün boyunca çalışmamalı makine garanti sürecinin dışına çıkar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 21:35:39
Mesaj:

lebideryadan ya da anahtardeliğinden.

vitrin...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 21:39:38
Mesaj:

saatkulesinde

bir dağın tepesinde

bir çukur kümesinde

bir sakatın koşamamasında

bir çuvalın boşalmamasında

bir çöreğin ısırılmamasında

bir kaşığın yalanmamasında

bir yoğurt kasesi gibi

bir sümbül

bir bülbül sesi gibi şakımasında kulağında

bir ömür geçerken

bir kedinin kuyruğu masanın altında bacağını sarıyorsa

bir masada oturmuşken

bir lokma ekmek atmak

bir şuur bir şiir bir şakırtı bir de şamar bir de şapurtusu gelir kulağına kelimelerin

bir defalığına susarsın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 21:41:41
Mesaj:

insan korkmamalı
insan korkmaya değil ölmeye hiç değil bakmaya ve yaşamaya gelmiş dünyaya
her insan bir kalemlik yaşam boyunca yaşar
hecelerle okunur olmamalı
cücelerle yedi prensesle tam

acaba biri kablolarla mı oynuyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 21:46:13
Mesaj:

lüzumsuz tape player of the road

hot and buz

bakınınca görünebilen bir hayat seçmeliydik enbaşında buzağının ilk memeyi emdiği çıtadan ayaklarıyla ayakta durmaya çalıştığı gibi yeni baştan verilmeliydi herkese ve herşeye tölorans ve şans

sıradanlık ya da tüm.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 21:47:55
Mesaj:

kurgulanmış bağdaşlıkları

ilkbahar sonrüzgar biryaprak gülpembe samserpe tülperde cümlealem istersen zorlama diye çobanın tekince güdüldü güdüldü güdüldü....


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 21:49:26
Mesaj:

kornişon turşu

kemikleriyle kaburgadan ızgara

ekmeği mangala yatır

colayı aç

kolaysa aç

zorsa...

bilmiyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 21:51:59
Mesaj:

kadife tül
biriktirdim çeliklerini rulmanların
bildim hep bildim ve hep bilerek öleceğim çünkü hayatımda gördüğüm en acayip inatçı kişiyim
bir insanın külü kireç kireci çaput çaputu simit simiti bilye bilyeyi kavelye sabunu kalıp kalıbı sanıp sabunu köpürtüp köpükten çelik yapacağına inandığım için bildim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 21:58:24
Mesaj:

bulmak için aramanızı öneriyor trt1
bulduğunuzda ise sonuna kadar gitmenizi
kalıplarla

zaten herzaman beryerlerde kalıyoruz bazan da doğru yerde kalalım...

ayık ayı ayılıp ayırırsa ayrıca şunu diyecek

şunu da bari sen de

bari bir şeyi...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2006 22:00:54
Mesaj:

trt1 ile tırtı arasında bağ kurdum ve bu bana çok şey öğretti...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/14/2006 23:55:55
Mesaj:

bizim eski çaycı geldi. lacivert bir takım elbise açıkrenk bir gömlek rugan ayakkabılar. detayları tam incelemedim buna benzer bişekil.
nerelerdesin görünmedin çoktan beri murat dedim.
abi ayrıldım, anlaşamadık şerefsizle dedi.
900 ytlye başka bir çaycıda iş bulmuş.
biraz anlattı hesapladım iyi bir esnaf ortamında bir çay ocağı 3000 civarı kazanabiliyor.
bir mühendisin alacağından fazla.
niye ayrıldın para mı yetmedi dedim.
anamavradım olsun gebertecektim herifi, gözüme 2 aylık kızım geldi dedi.
yaşı 25.
çayocağının sahibi olan patronu aşağılamış bunu.
nasıl gebertmek istedi canın dedim.
neyle olursa olsun dedi.
bloknotu önüme çektim.
iyi halinden 30 yıl yesen deyip sayfaya rakamla 30 yazdım.
30un yanına + koydum 25 ile topladım. altına 55 yazdım.
sen 55 yaşındayken 30 yaşındaki kızınla ancak kucaklaşacaktın dedim.

şimdiye kadar anlattıklarım aslında boş bir muhabbet.

daha başka bir şeye gelmek istiyorum.
reklamcılıktan adetimdir, concept-kampanya filan konuşurken bi yandan da kağıda karalamayı severdim ya da bunu yaptığım çok olmuştur .
karşındaki gözlerine değil karaladığın şeye bakar.
fikir için imgeler oluşturursun.
bir yandan da fonda konuşmaların geçer.
karşındaki ise o şekilleri kafasına çizer.

1999 senesinde memlekette internet bağlantısı için turk.net, superonline ve veezy gibi birkaç marka mevcuttu.
internet bağlantısı modemle idi ve kablolu erişimden başka olanak yoktu.
insanlar telefonla konuşurken kağıda karalarlar.
siktirik bir ajansta çalışıyordum.
yer nişantaşındaydı müşteritemsilcisi kızların hepsi çok güzeldi mini etek giyiyorlardı filan ama ajans gerçekten siktirikti.
hayali bir internet kampanyası yapıp portföyüme eklemeye karar verdim.
mini etekli müşteri temsilcilerinden ve sekreterden, telefonda konuşurken karaladıkları kağıtlardan istedim.
mektup zarfı çizimleri çiçek motifleri telefon numaraları küçücük notlar cinaliler yatay dikey çarpraz ve anlamsız çizgiler vebenzeri ve hepsi tükenmez kalem ile...
bunları tarayıp fon yaptım.
"internet... ve matbaa ikinci kez icat oldu"

sonra bu sayede yeni bir iş buldum kendime.
epey bir süre sonra türk nokta net türk reklamcılığının ilk internet erişim kampanyasını yaptı.
şanslıydım. şanssızdım. bişeydim ama bilmiyorum.

ve demin günlük defekasyonumu gerçekleştirirken çamaşırmakinesinin üstünde duran plastik nemlendirici krem ambalajını gördüm.
loreal nutri soft 24 saat.
altta bir görsel var.
paçalı don giymiş çıplak bir kadının meme altı ve donun hemen dibinden kadrajlanmış.
fakat kadın görselini iki tane adam eli tutuyor.
üstünde şu yazıyor: 24 saat nemlendirme, 2 kat daha yumuşak cilt.
ulan loreal, dalga geçtin hadi yedik ama abi bunu da yapma be.
ulan ibne reklamcılık sektörü.
ulan herbiri 1-2 milyon dolarlık kampanyalarla insanların beynini yıkayacaksınız tamam ama bu fotoğraf ne lan.

reklamlara inanma.
çünkü onlar layout olarak önlerinde karaladıkları kampanyalarla para dayarlar ve kandırırlar. markanın gözünün içine bakamazsın orda. satınalırken emin olmak için aldığınız malın gözünün içine bakın.
şekle değil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/14/2006 23:58:53
Mesaj:

lazerli ve internet güdümlü mutfak.
düdüklü tencere.
teflon tava.
melamin tabak.
tahta kaşık.
ve ateşin icadı.

ve hayatında ilk kez pişmiş bir şey yiyen insan.

çorbanın tarihi ateşin icadı kadar eskidir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:00:41
Mesaj:

sütlü nuriye
cevizli ev baklavası
kaymaklı ekmek kadayıfı
sidikli oksitlenmiş kaşık
burun karıştıran bir köfteciden yarım ekmek köfte.

ye iç yaşa.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:03:49
Mesaj:

gündüz gözüyle

tülleri yak
küllerini savur
ölüleri uçur
diriler için herşey.

hayatta herşey diriler içindir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:06:45
Mesaj:

mister no
misiss yes

süpermen
evişlerinebecerenbayan
örenbayan
görenbay
ulanyay
sallanay

güneşi tutan ayı salla

güneş tutulduysa tutulmuştur
ya ay
ya ay...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:08:51
Mesaj:

tuvalete yine gittim
gidersem bir hacı gibi giderim severim işemeyi
kafam orda başka işliyor
geri dönünce anımsamadığım şeyler
samimiyetle

Yazan - babaxa - 26/12/2006 21:15:37


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:12:00
Mesaj:

bob geldof önderliğinde bir müzisyenler ordusu toplandı.
yeni bir marşı bestelemeyi istedi miancarlo sebastian jull de paco.

gala, madonnanın konuşmasıyla açıldı.
uyuyarak bitti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:15:59
Mesaj:

ve boktandı.
çoktan olamıyorsan boktan ordan olamıyorsan burdan burdan olamıyorsan şundan ordan burdan şurdan filan iyi anladık ama virgülden muaf olma böldük kelimeleri bölerken bilmedik dediğimizi bunları derken yemedik içmedik sıçmadık çalıştık nasıl virgül olmadan daha boktan metinler yazabilirdik içimizde bir samimiyet beynimizde salak salak şeyler vardı
boktansa bundan...
çok üzgünüm.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:20:30
Mesaj:

bir parka gezmeye gitmiştik
yanımda değer verdiğim biri vardı sanırım pazardı
parka, istanbulu fetheder gibi bir heyecanla hemencik gezelim edasıyla sokulmuştum
etraftaki kır çiçeklerinin rengine çayırlara konan güvercinlere bakacak zamanım yoktu adeta halbuki çiçekler ve kuşlar oracıkta duruyordu
dedi ki bana sakin ol yetişmek istediğin bir yer atlamak istediğin bir eşik var mı
çabuk adımları yavaşlatma öğretisinin ilk dersini almıştım
bunu iyi dinledim
ve unutmadım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:29:35
Mesaj:

eğer yapabilecek olsaydım sarhoşluk adına bir konferans verebilirdim
başlangıç cümleleri olarak şunu diyebilirim
hiç içmediysen ve sarhoşları düz çizgide yürüyemeyen insanlar olarak görüyorsan haklısın
oysa her büyük sarhoş ilk sarhoşluğundaki anılarında midesindekileri çıkarıp yatakta nefretle uyumuş olmanın hatırasını taşıyordur
herhangibir insan herhangibir içki sofrasından sonra sarhoşolmanın bazı zevklerine veya zevzekliklerine varamaz
içkiyi tatlı kılan şey, daha önce tuvalete çıkardığın onlarca kusmuk tecrübesinden sonra vardığın hoş bir siroz tehlikesine rağmen güzel bir kafa ve ağzından çıkan güzelleştim kelimesidir
şunu unutmayalım saf beyin için sadece ve sadece iyiniyetli insanlar sarhoş olmalıdır
salaklar ve kabadayılar adına bunu önermiyorum

konferans bitti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:37:31
Mesaj:

unutmayalım ki orhan veli sarhoşken çukura düştü
bukowsky delirdi
kurtarıcı siroz oldu
erol abi hollandada klüp işletiyordu ve otel odasında traş bıçağı kullanmadan uzun koyu kahve sakallarını uzatarak ve hakkı verilmemiş bi biçimde beyoğlunun ara sokaklarında şarap içerek delirerek kaşe pardesüsüyle geziyordu
erol abi çok büyük bir adamdı
dünya onun kıymetini bilmedi
terbiyeliydi
izmirliydi
ellibeşlerindeydi

sanırım erol abi öldü,
buluyorum ki sefalet içindeydi,
bunu kimseye kolayca demem ama erol abi gerçekten iyi biriydi
abi
durduğun yerden eğer buraya bakıyorsan kıymetin çoktur böyle bil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:39:21
Mesaj:

büyük romanlar

daha büyükleri

ansiklopedi büyüklüğünde öğretilerle saf yalın düz dımdızlak beyaz alt kategoride desteklenen

büyüdük romanları

Yazan - babaxa - 26/12/2006 21:16:26


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:42:06
Mesaj:

elektonik müzik
gitaristin çıkıp ortada solo atması durumları
anamızı siktiği
başımızı gerdiği
kendimize getirdiği
ne dediği mühim olmayan
sade
net
duru


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:45:55
Mesaj:

bütün dünyaya
yaşayan herkese
bakkallara
marketlere
kasiyerlere
ve diğerlerine
samimiyet öneriyorum
samimiyet var ya bizi kurtaracak olan yegane şeydur
adını kuantum koyabilirsin ekli gramerlerden çıkacak sonuçlara açık mısın diyebilirsin
başlamak ortada olmak geçiştirmek bitirmek
herşeyi diyebilirsin

hayat
hadi gel samimi ol...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 00:57:54
Mesaj:

atölye

ayrıntıları açıkla

yatar: bir tabaka suntayı makinenin üstüne yatırıp kesen cihazın adı

şerit: kütleyi dikey keser

tabanca: kompesör esaslıdır çivi çakar

punto: 7nin altında okunmaz 9 kullan

statik: sümenleri kıvır betonu doldur

otel: yarım pansiyon için kahvaltı ver

yazı: bir adresi anlatıyor gibi

şiir: heyecanlı kelimeler nota

çizim: parmakların var

düşünce: kafan oynar

rüya: altında bilinç yatar

vicdan: hesaplaşma sahası

şehir: alta geç

isim şehir hayvan

ali istanbul öküz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 01:03:29
Mesaj:

futbol takımın var
villan yalın şaton var
italyanca konuşan hizmetçilerden oluşan bir adan var
ve aldırmayacak kadar dağ ördün diyelim dünyaya

sor
neyin var

hiç!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 20:50:28
Mesaj:

interneti karıştırmamayı öneriyorum
yani burda kırgızca bilen birini ingilizce bilen birinden ayıran ciddi anlamda faktörler var
factory factor yahut tracktory tracktour

traktör

ayrımına varamayacğım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 20:57:55
Mesaj:

insanoğlu göbekdeliğinden türer
daha önce ayakbileklerine sakaltraşlarına gülerkengözkırışıklarına bakanlara tanıkoldum
göbekdelikleri ise bir insanın doğum izlerini taşır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 21:06:45
Mesaj:

saaf dükkanları
bir hol gibi kısacık sokakları olan yerler
side kaş urfa ısparta konya erdek
şu o bu be ve antalya giritli mahallesi

sonu lumpur ile biten bir yer vardır ya koala kaola kubola kabulola filan gibiydi adı

neymiş,
çok okuyan mı

çok gezen mi...

sanki çok gezegen

ya da bunun adı çok geveleyen olmalı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 21:42:01
Mesaj:

ifade özgürlüğü kısıtlanmış

düşünce özgürlüğü adına zaten hayatta olmaz
istediğin gibi yapamazsın

istersen esasında yaparsın

bi kere yaşarsın

bi kereliğine iki yaparsın

iki bazan hep olur

hep bazan dünya olur

sıradan biri olur da kafan dolandı mı çözer çözer çözersin

sen çözemezsen çözer ömer

en azından rangers nihattan daha iyi bir isim

ömer için aklıma soyisim gelmedi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 21:45:30
Mesaj:

barikat
istek
hafriyat
köstek
hayat
yaşamak

bildiğin ve tanıdığın şeyi sonuna kadar yaşamak

kükrerse gök kükrer çünkü göğün canı yok gücü var

beklemekten nefret ediyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/15/2006 22:00:38
Mesaj:

ve bu arada

dolaştım çok geçmişte ama buna geldim buna inandım buna yaşadım
ve bunu hakikaten içederek hazmederek düşünerek tartarak okuyarak ortalığı karıştırarak gibi görünse bile belki bir biçimde bildim ki

allah büyüktür...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 22:49:55
Mesaj:

koca dünya
kara toprak
ak ciğer
sigara
ölüm
doğum
oğlum
dikkatli ol
diyen ses
akan
büyüyen
küçülen
ortalayan
geriye kalan
yalanlar için dünya
doğrular için en büyük lafları eden
dizimde kireçlenme
altımda motorsiklet
alnımda ateş
birbirini birbirine vuranlara rağmen
mangalda ateş
külde pamuk gibi
dilde olduğu gibi bir laf
olduğu gibi bir düşünce
sabit düşününce
harbi
sabit
mertçe
düşününce
masayı tutup iki kulbundan birden oynatmak lazım biliyorum
eğer sallayamıyorsan sallanırsın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 22:53:51
Mesaj:

balık ve salata bir yaşam kalitesi standartıdır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 22:55:44
Mesaj:

balık salata 2 bira bu sınırın içindedir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:01:46
Mesaj:

dini dinle
dilini dinle
müziği dinle
gereğini dinle
gerektiği kadar dinle
sonra salla

dinlemek gerek

ve acaba dil bizi kandırıyor mu

acaba daha ne kadar kanabiliriz

acaba çok güzel bir arkadaştır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:03:47
Mesaj:

insanlar nükleerle ilgilendiği kadar niye felsefeyle ilgilenmez ki


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:05:07
Mesaj:

bölükpörçüktür atomları dünyanın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:20:25
Mesaj:

düşüncelerimi silmek zorundayım çünkü demokrasiye inanmıyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:24:12
Mesaj:

müzikleri silmek zorundayım

konferans verir gibi odayı yiyorlar ses içinde bırakıyorlar bizi

kulaklar kulaklıklar olan bitene duyarlı ne varsa o kadar çok bir orkestranın ekmeğiyle oynayasım var

bugün müzikleri ve müzisyenleri sevmedim

samimi bulmadım çünkü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:27:08
Mesaj:

intikam alıyorum
inatlarımdan

almak zorundayım
inatçıyım

olmak zorundayım
verdim şimdi geri calıyorum

zorundayım
karar var

karar
çünkü insan karar verir yaşam alır
intikam alıyorum
intikam...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:29:03
Mesaj:

ruhun haritası


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:31:24
Mesaj:

borcunu öde artık


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:36:52
Mesaj:

kabul meselesi gibi
red halinde etekli bir kızın bacaklarını ellemeye benzer ipekten sıcak solukalmaları değişen şey
kalın dirseklerini dayayayan kalın masaya kalın ifadeyi karın ağrısı yapar bu alanda oynarsa
kalın oynar gerçekten orda kalalım
kalacaksa kalsın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:42:10
Mesaj:

teneke dünya


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/17/2006 23:44:17
Mesaj:

seni düzeltmeye çalışırken kesildi parmaklarımız


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/18/2006 00:26:33
Mesaj:

şarj
montör
matbaa
kapak
kitap
marş
içinde k olan aş
pilav
yoğurt
bulut
pamuk
anneannem
annem
bacım
çeşme
bakır
altın
gümüş
diriliş
ölüş
seziş
hamur tarlası
gözleme
turta
elma
orman
uzun orman
uzak orman
uzandığım orman
uzun ağaçları tırmandığın kedi
batırdığın tırnak
patlamış ampul
başlamış ışık
anlamış mantık
gittikçe uyanan uyku
gittikçe
gittikçe

insan dışarı doğru gider

içeri gittikçeyse kavuşur

gittikçe içeri doğru


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/18/2006 00:30:37
Mesaj:

ciğerime değsin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/18/2006 00:32:34
Mesaj:

canıma değsin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/18/2006 00:34:14
Mesaj:

değmesi gerekmiyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/18/2006 00:46:23
Mesaj:

herşey konuşulabilir
her türlü kelime kullanılabilir
çünkü dünya yuvarlaktır
kaygan bir dünyada yürüyen herkesin ayağı kayar
çünkü her türlü düşen başını kırar
kafayı kıran başını toparlayamaz
bilmiyorum
çünkü kırdım
yaşıyorsak dünya kaygandır
biliyorum

hem o hem bu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/19/2006 20:41:53
Mesaj:

dörtbiryandan bastıran hayat cepheleri cebinden çıkardı birerbirer paralarını pullarını postalanmış tatsıztuzsuz kapının altından atılmış pizza broşürü gibi küçük bir çanağa atıp köpürttükçe köpürttü kolsuz beyaz ütülü katlanmış çekmeceye yerleştirilmiş fanilalar gibi ağzım burnum boğazım ciğerim kavruldu ve patlayan bir başın şelaleleri dökülüyor üstüme yeniden doğ diye gömüyorlar artık ölmekten yoruldum lan nihat gel gidelim içelim dertleşelim sallaşalım yolları sokakları şaşırarak yanyana omuzlarımızı birbirimize vurararak tekbaşınalık oyununda oynaşalım kamburlarıyla ticari taksilerin gece tarifelerinin ve bir nin fazla gelen ninniler anlatalım bir nin için bari uyuyalım lan nihat lan oğlum lan kardeşim lan abim lan babam lan budha lan budha
lan
lan
lan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/19/2006 20:43:52
Mesaj:

ne var lan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/19/2006 20:47:15
Mesaj:

audi niye kadife model araba üretmiyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/19/2006 20:48:19
Mesaj:

deliler niye politikacı olamaz
olmalılar
kesinlikle olmalılar
sahtekarların arasında dediği gibi olan olurlar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/19/2006 20:57:07
Mesaj:

politikacılar sahtekar mı
nasıl yani
değiller mi

ya da sahte bir dünyayı masal gibi anlatıp hayatın yaşam biçimlerini kim yapıyor manifaturacı osman mı başkan bush siyonist takke allahsız budha kafayı kılınçla kesen hınç hıncahınç dolu bir halk otobüsünde evine gitmek için gecenin 1inde ayakta boğaz köprüsünde haftasonu trafikte uyuklayan herhangibiri mi

kim sahtekar
3 anahtar vaadeden çiller mi
10.000 dolar milli gelir diyen mi
her mahallede bir milyoner
erken seçimler
geç kalmış hayalleri tüm bir ülkenin
tüm bir ülkenin geç kalmış hayalleri mi
limon gibi sıkılanlar mı
ve tüm bunlardan sıkılanlar mı
sahtekar kim?

onların çoğu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/19/2006 20:58:42
Mesaj:

niye nobelli orhan abiyi sevemiyoruz
neden onun konuşma metninden alıp dediği şeye geliyoruz
bu savunma biçimi doğru mu
bu olma biçimi doğru mu
bunun olması doğru mu?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/19/2006 21:04:35
Mesaj:

insanı daraltan gerçek tek bir alandan bakmak
daralma sürecini kesmek lazım
genişlemek lazım
büyükokyanusta ada zaptedmeden de genişleyebilir
büyük düşünerek de
politikacıların daha büyük düşünmeleri gerekiyor
çok daha büyük
daha çok
uyumadan salonlarda
yemek bile yemeden gerekirse
çalışmayı sevmek gerekir
bir ulus olarak
bir kafa olarak
bir mantık olarak
ne bileyim hz. muhammedin selam verdiği tembellerin arasında toprağı eşeleyen adam gibi belki

deliler ve delilleri iyi.
bize gerçekleri kanıtlıyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/19/2006 21:09:23
Mesaj:

özensizce karalanmış bir roman ölümü
tasasız yapılmış kapak tasarımına bakarak satınalınmış düşleri anlatan küçük romanların ölümü
son hecesi ikiz olan şiirlerin kaygıları
ve kısa kesilmiş öykülerin ölümü
metnin bu bölümü
musluk damlıyor mu ip gibi mi akıyor
damlamak mı mühim
akmak mı
salak
lan salak
lan allahın salağı
lan dallama mantığı
baştaki fikri sonunda söyleyen her sanattürü için başım kıldan ince


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2006 03:42:41
Mesaj:

uyandım
fıkır fıkır ilkfikir

kaynıyor

sokağa baktım bütün arabaların sinyalleri oynuyor parketmiş otomobillerin
bakmaz olaydım ile iyi ki baktım arasındaki mesafeyi görmez olaydım

iyimser olarak kalkmak için mizah lazım
zaten bütün dünya mizahtır
zaten bütün dünya ne bileyim ne
ilk fikir günaydın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2006 03:47:04
Mesaj:

çocukların gözlerini kapatın
ihtiyarlara yem verin ve ölmeden önce uyumaları için dua edin onlar için
klavyeyle kardeş olmuşa benzer hallere girerek piyango bileti çekin
varsayın ki yarın milyonersiniz
tüm bu kıraathane
tüm bu imece
tüm bu hece
ce e
sobelenen olacağın yerde şişeyi dik gelişmeyi uyut yakışmıyorsa unut
pardesüyle uyumalı
yorgan ağır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2006 03:57:50
Mesaj:

etkileşim edebiyatına deneysel metinler yazmaya usandıydı klavye
olurolmaz mizah olmazsa olmaz telaş
heyecanlı olmazsan yazamazsın
ilham perisinin göbek adıdır heyecan
ismini koyma çocuk doğmasın

bak dostum ince bir geçiş için yapamadıysan yapacağını çürütürsün psikolojini

en azından bunu aldık ki çürük psikoloji geçiş yapamayan bir dosttur

imza bir dost

dost imzası görmek sıkıcı

düşmanın atom bombası atsın daha iyi

çakmağı yak çırayı yak

kelimelerle kıyamet bombalardan iyi

karar ver iyi mi kötü mü?

ne?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2006 04:07:06
Mesaj:

herkes yattı
bugün ilk kez sıfır insan var billborardda denetleme kurulu tesadüfen gördü gerçekleri geçirgen fikirlerin sonu gen ile biten
ve gen ile başlayan
ben diyeyim nedeni
sende debeleneni
bold ve bodur
kalın bir yazı
ince bir misal

kendibaşıma hep aynı üslubu düşünmeye yönlendiren yazıyı bold yapsam ne olur yapmasam ne olur
zaten koyu değil mi yazı
yeterince


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2006 04:15:32
Mesaj:

hata yapacaksan yazım hatası yap
hatalı sollama
sollamanın ne oluğunu bir kere düşün

bir kere düşün

bin kere olabilir

yazıhanede bira içip otomobil gürültüsü ve otopark için dörtlüleri yakınca
kendiliğinden
imdat demek için bari
bari bir kere

bir kere düşün ve öyle bağır

ah!


Yazan - babaxa - 26/12/2006 21:07:19


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2006 04:20:17
Mesaj:

denenmiş miydi uyku

biliyor muyduk tadını


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2006 04:32:26
Mesaj:

yorganın altında dünya var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:46:50
Mesaj:

soru işareti sorunun neresine konulmalı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:48:37
Mesaj:

? nedir bu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:48:59
Mesaj:

nedir bu?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:49:21
Mesaj:

bu?
nedir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:49:50
Mesaj:

bunadır
?ne

ve doğru okuyunca değişiyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:50:18
Mesaj:

hayatı doğru okumalı insanın dölü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:51:22
Mesaj:

yaptığı yerden bulunduğu yere
olduğundan kastettiği şeye kadar
sorgulayarak
tam bir güç uygulayarak
duygulayarak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:51:58
Mesaj:

sorgulayarak yaşamalı insan
?lerini daha çok kullanarak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:52:58
Mesaj:

bira kötü mü?

kaşar keçi sütünden ve ekşi

kişi keçi sütünden inatçı olunca bira iyi bir şey


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:56:45
Mesaj:

şey kelimesi için bir şey yapılacaksa bunu yapasım var ama öksüz kederler kırılmış sigaralar dökülmüş biralar kemirilmiş kaşarlar ve arkası arkasına dizilen bu tür matematikleri tekrarlayıp durmanın mantığını kavramak için bile bir şey var
mantık ve keçi
salon ve tabure
alan ve oturma biçimi
biri birini anımsan her şey
ve daha özenerek
daha da dağıtarak

daha da dağıtarak yaşanmayan hayatlar
düzelt diye bağıran gök gürültüsü
bedavadan bir gürültü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 01:58:38
Mesaj:

bıçaktan korkuyorum
bıçakayan bir mahkumun kabiliyetine tanık olmak
burnunun dikine giden her şeye karşı hakim olmak isterdim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:02:58
Mesaj:

beden badana ruh rahman rahim ulu iri geri diri biri olarak düşününce
hep şu hep şu
hapı yut
hap şu
çok yaşa
ama unutma
düşünce unutulabilen bir şeydir
ve doğmakla başlar herşey
adını sonradan koyarsın çokşeyin

türkçe bizi kandırıyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:04:48
Mesaj:

türkçemüzikdinledikçetürkolamazsın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:05:11
Mesaj:

türkçe kullan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:10:23
Mesaj:

türkçe için uğraşmaya karar verdim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:11:02
Mesaj:

basit türk mantığını bırakmaya karar vereli çok oluyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:12:41
Mesaj:

türküyü türke
rocku operaya

osuruktan teyyare mi dedin adamım

yeah bunu öğrenmek istiyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:13:27
Mesaj:

yol ver bana çubuk beli geçeyim
a gız geçeyim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:17:57
Mesaj:

yarımyamalak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:20:59
Mesaj:

yarım
yama
lak

lak lak lak
vak vak vak
dut dut dut
yap rak yap
yapabiliyorsan yapraktan rock
kalk
kalk aşk
kalkışarak
kalkış a rock
alkış
protesto eden alkışlar
dut için dövüşmem lazım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:25:32
Mesaj:

deli uyanıyor salon büyük kilimin ortasında sperm katlanmış bir peçeteye sürülmüş bir nesil gibi oturuyor cumhuriyetini kuruyor yine huzurlarınızda pencere pencere pencere açık kapı aralı aralık ocak şubat 2007 2008 2009 hayat aralık kapanmıyor geçmişini siktiğimin tarihi geleceği oynatırsa

eğer gelecek oynarsa

gelecek gelecek kapıyı açık tutuyor olacağız

öleceksek buna benzer bi şey

gelecek geldiğinde kapıyı açmış olacağız


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:28:33
Mesaj:

kül
lük


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:30:04
Mesaj:

önemsemeye başladığın zaman dikkatli okursun


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:30:32
Mesaj:

z
k


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:30:54
Mesaj:

o
k


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:31:16
Mesaj:

fin
al


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:32:48
Mesaj:

en
te
ra
san
an
jin
san
ya
da
baş
ka
bi
şey
san
bil
mi
yo
rum

rumlar bizim yeryüzümüz aynı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/21/2006 02:35:27
Mesaj:

nasıl yapılır bilmiyorum ama galiba önce dil değişecek


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/23/2006 02:22:32
Mesaj:

a4 sayfalar ile ibooklar

yavaşça işliyor yoğurt ıspanağa karşı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/23/2006 02:34:16
Mesaj:

neden daktilomuz yok
neden laptopumuz var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/23/2006 02:37:52
Mesaj:

kafandaki taşları oynatmak için ses gerekiyor üçüncü tekil
sağırsan ve penguensen danimarkayla alakan yok demektir hepsi ordan başlıyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/23/2006 02:53:55
Mesaj:

betondan notalar
elyazısıyla veda mektupları
daktilodan olanlar
laptoptanlar
camın kirine yazanlar
aynaya rujla
yere kanla
banu alkan
yok
bozuyor bu gidişi
betona yazan
güdük
hiç
ve içten

yetiyor...

içten olan hey men...

enough.

takıntıyla ingilizce.

kafam bavul toplarken betonlar batıyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/23/2006 03:02:25
Mesaj:

göbeğimde uyan uyku
sabah henüz heyecanını yitirmemiş heyecanlı tebessümleri paketleyip hediye et bana ne yapıyorsan yap güzel sabah uykusu için gülümseyen bir kıvrımı gibi dudakta ve göz kenarında tutunan en önemlisi uyandığında heyecanlanan
ve yarışmayan diğerleriyle
bu sabah uyan ey uyku
kafana göre bildiğin gibi olduğu gibi gerektiği gibi ve gibisi yok ham düşünmemiş olmamış belirlememiş birine benzeyerek uyan ey güzel uyku
herkesi mutlu ederek
kalkarak
uykunu alarak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/23/2006 21:43:15
Mesaj:

durum hakkı için hakkını veren her durumun hakimi neyse oraya gelen oraya kadar gelen cumartesi akşamı bu gece kalabalık ve ağzına kadar dolu bir biçimde iç
iç içim
içe

içe

içiçine geç.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/23/2006 21:49:35
Mesaj:

güzel sigara
randevum var seninle çıkardığın dumana ciğerimde yervereceğim
randevusuna sadık kalanlara diyeceğim var:
iyi yapıyorsunuz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/23/2006 21:52:22
Mesaj:

bir aç öç alıyor
haçlı seferlerinde tüketilen kapuskalarla
bir öç alıyoruz midelerimiz kaynıyor
gözlerimiz kararıyor
ahmet kaya
"mehmet, hadi lan" şeklindeyiz

biz diye konuşmak bireye coşku katar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/23/2006 21:58:01
Mesaj:

anlaşılmamanın altında aynı dili konuşmamak
ya hut
hudutta
konuştuğun dili kullanmamak yatar
içinde kasmak kesmek kusmak koşmak varmak var
anlaşılmamanın dilinde dil boğaza kaçmıştır

şar şar akan su şelale
ve kaşar
bundan sonra ne var?

üç nokta koyup gideceğim boşluğu kafa doldursun

...

3.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/26/2006 21:27:57
Mesaj:

boktan batarya yapabilir miyim diye neleri denemişim
burdaki boklarım nereye gidecek bilmiyorum ama gerçekten sıkıldım
insan sıkıldığı bir şeye sımsıkı tutulabilir mi geberiyorken 4 metrekarelik tahta bir yazıhanede
rolling stones gibi klişe müzikleri dinleyemeden
sırf elektronik
sırf yeni bir şey
güneş tutulurken ? yoktu şimdi de olmayıversin
soru işaretleri ünlemler noktalama işaretleri hayata getirilmiş vahiyler gibidir
sıkıldığın şeye nokta koyarsın
noktalama işaretleriyle çok ilgili olduğumu sanmıyorum
2 gündür film izliyorum
dehlizlerini kurcalıyorum başkaları tarafından denilmiş lafların olayların üstün yetenekli görsel malzemelerin ve yeryüzüne yerleşmiş gerçek beyinlerin satırlarına şahit oluyorum
buna rağmen gittikçe ölüyorum
en son süpermeni gördüm bir film
dayanamayacağımı gördüm bir araçtır kriminal
amaçlarım için diğer amaçlarla eş olmanın gerektiğini gördüm
insan yazarken yalnızdır
bunun için bu boklar
ve şimdi
boku yedim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/26/2006 21:32:28
Mesaj:

yazı terördür
güllerden bahsettiğinde
beyni götürür

gerçek hayat

anlamını bilmediğim şeyin teki
bilmediğin herşey boktur
bildiğine inan
insan

gerçek bok alengirli laflarla açıklanamaz

ve artık bir parçasıyım

kafam sıçıyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/26/2006 21:40:11
Mesaj:

ne var lan hey öğretmenler eğlenceye son

virgüllerle dayanaşalım yoksa mana kayboluyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/27/2006 01:03:28
Mesaj:

kerane ozon
bulutları süpermen deldi ve bize yırtık bir gökyüzü kaldı
uçmalıydık
niye yeterince ağlayamıyoruz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/27/2006 04:31:58
Mesaj:

cehennemden çok orospulardan korkuyorum
kötürüm cennetleriyle oynatıyorlar kıyametin kendini
uyanık tutmak için
kendi sinir hücrelerini
bilmediğim yerden tutup
şaraplarını içiriyorlar kambur kadehlerinden tılsımlı olduklarına inanırlar zehir akıyor
gelip gelip giden yüzlerini gösteriyorlar parçalamam için duvarda
gelip geçiyor ayazları
yeniden besleniyorlar kör sadakatleriyle kendi öz çocuklarını emzirererek
orospulardan evet
öğürmekle alakalı
kusmaktan korkuyorum en çok
yüzlerine yüzlerine



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/27/2006 04:33:15
Mesaj:

osmanlıyı sabahı güneşi ve ahlağı anımsayan roma
kendine gelen ne varsa o kadar düşen kırıklarıyla çubuklar
galiba hafızamı kaybettim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/27/2006 04:37:19
Mesaj:

gökgürültüsü amaç çorba ya da kendine gelen bir hayat için yaşıyorsak
niye daha fazla küfretmiyoruz
niye


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/27/2006 04:39:28
Mesaj:

neden herşey boka batıyor amaçlamış gibi dünya bunu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/27/2006 04:43:34
Mesaj:

eski bir müzik
klasikler
45likler 44den büyü
o halde buna neden 45 denmiş
neden
neden
nedeni yok


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/27/2006 04:44:45
Mesaj:

hız sınırını aşınca patlama oluyor
gördüğümüz her şeyin sınırı var
kördüğümüz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/28/2006 22:17:23
Mesaj:

test
ilk düzeltiden sonra altında değişen bir tarih görülecek

Yazan - babaxa - 28/12/2006 22:17:54

altına yazıyorum bakalım ne olacak

Yazan - babaxa - 28/12/2006 22:18:23
her düzeltinin altına yazabiliyorsun

Yazan - babaxa - 28/12/2006 22:18:54
benim daha sonra yazdığım zaman esasında seninkinden sonra olacak ama mantıken altında olması gerek peki niye üst mesaj olarak görünüyor

ve şimdi satırı düzeltiyorum bakalım nedir bu

Yazan - babaxa - 28/12/2006 22:20:57

Yazan - babaxa - 28/12/2006 22:23:04

son düzelti tarihinden sonrakiler üste çıkıyor

Yazan - babaxa - 28/12/2006 22:25:07


Yazan: perima
Cevap tarihi: 12/28/2006 22:17:58
Mesaj:

tost

ee gorduk ne ise yariyacak

Yazan - perima - 28/12/2006 22:19:54

Yazan - perima - 28/12/2006 22:22:24

Yazan - perima - 28/12/2006 22:24:40


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/28/2006 23:21:06
Mesaj:

bir de bu isim gösterme ve de gizleme taktiği var
buna dahilim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/28/2006 23:31:40
Mesaj:

bazı şiir sitelerinde bazı şiirlere baktım tuhaftılar ama gerçekten çoğu acayip çok tuhaftılar
taklit etmeye çalışayım:

güz
bir yaprak dökümü gibi düşüyor ayaklarımın direği titriyor bekliyorum diye sarardım soldum seni beklerken
oysa kış
bir kartanesi gibi buluyordu kendisini ayın şavkı kararmıştı yıldızlara kaldırdım başımı kütür kütür geçiyor tağneleri miğdeme ağrılar giriyor tağbi ki yumuşak g var işin içinde kar tanesine baktım
oy anam oy oy oy baktım baktım ve baktım
(iyi bok yedin)
öyle yalnızım ki bulamadım bulamam bulamayacağım
hilalleriyle yıldızlar sarınıyor battaniye giydiler
gök ve bulut kadar hürdü gönlüm
(eben)

zırva...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/28/2006 23:39:18
Mesaj:

sandalyeye bağlı bir topal
taş döken bir böbrek acısı

tabancanın ucundan fırlamak üzere olan merminin ilk saniyesi
merminin saplandığı yerdeki patlama sesinin ilk hecesi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/28/2006 23:56:35
Mesaj:

kapı açık
gel buyur
içerde bir çingene
yaşlı
küçük

ayaklarını oynatıyor
hasta
seyrederek tırnaklarını
kapıdan biri girecekmiş gibi bakıyor
üşüyor
yırtık yorgan giyinmiş kırık gönlüyle kapıya bakan döşeğinden beddualar ediyor
yaşlılar beddua eder...
pencereler nefeslerini tüketmişler
rüzgarlar solumak istemiyor
geçerli nedenleri yok çingenenin
gitar solosu girerse araya
kopmayacak kıyamet
ve bir gün yalnız öleceğimiz düşündüğümüz için korkuyorduk saha epey büyüktü
tek bir açık kanat titreyebilir
azaltmamak lazım korkuyu
tabancalarımızı belimize takıp
anacaddede meydan okuduk
hiç kimse çok iyi değildi
saadet
basitti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 00:01:28
Mesaj:

bilemezdik nereye dönüyor bu dünya
yanıtlanması gereken bunca şey varken aldanıyor gibi etrafımıza bakıyorduk
tutunmak için el yordamıyla
ayağa kalk ey düşünce
kalk lan pezevenk
hadi hooop


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 00:06:21
Mesaj:

oyuncakları tuğlaların yanına dizince
beyazdan siyaha
küçükten büyüğe
alttan üste geçen
ducarları yıkınca
geri bir zeka için
uyuyunca salak o

belki
küçük arsalar
yeni kelimeler fil büyüklüğünde heceler
belki daha küçük
belki hiç olmayacak kadar büyüktür hayal
kime oynarsın
heceler büyüktür
solucan olabilir

olabilir bir hipotatom

bu nasıl yazılıyordu?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 00:07:17
Mesaj:

hipotamus


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 00:10:57
Mesaj:

tabancayı yastığın altına sakladım
kafamı oynattıklarında çıkaracağım ordan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 00:29:24
Mesaj:

artık zaman yoktu
daha doğrusunu söylemek gerekirse kalmamıştı
kalmayan zaman neyi ifade ediyordu
bu büyük söylem esasında neyi ifade ediyordu
çift yumurta kırılmış etli pideyi mi
tavuk göğsü inciklenmiş göbek salatayı mı
ordan oraya atlayan bir bakış açısını mı
ya da bunu yakalayanı mı

zaman daraldığında panik başlıyordu
çünkü zaman yoktu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 00:31:40
Mesaj:

düstur kötürüm
kibir için bazı izdüşümler okudum
acaba kompleks diyebilir miydik buna

mr. subasman çekmeceyi karıştırdı
serum iğnelerinden buldu
şişeleri kırdı
kırdı geçirdi

kibir için bazı şeyler okudum
değmiyordu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 00:34:33
Mesaj:

gerçekleri araştırmak uzun sürecek belli
gerçekleri araştırmak için zaman ayırmak lazım

kafana göre dersin biter


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 20:16:24
Mesaj:

çiziktirmek
acıktırmak
kurcalayıpdurmak
yazıktırmak
laf başlasın
sıkmasın
şönil kumaş giydirilmiş bibloların bildiği gibi oynansın halay
halayı teyzeden dayıyı amcadan ayırınca esasında akrabalık formatı hep sevmiştir halayı
ley ley ley hop hop hop

ve hip hop


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 20:17:41
Mesaj:

rap buna benzer konuşmaları tekrarlardurur
konuşupduran bir müziktir rap

işte cartel maffayla beraber


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 20:20:18
Mesaj:

Gözünü 4 aç ve kulak ver bana,
98 Cartel direk gelir sana.
Maffay'la kaynaştık ne öyle yan yana
Bıktım usandım kibrit gibi yanmaya.
Ceviz bos kaldı sele gitti nefretin.
Haksızlıkla yolsuzlukla doldu taştı defterin
Devletin sağ kolu musun ulan zühdü insanlara karşı hakaretlerin sadece püftü.
Dar kafalığın sonucu elbette meskenet.
Dünyanın her yeri sana bana memleket
5 milyar yolcu beraber ayni gemide
Kara toprak bekliyor seni de beni de
İşte Cartel Maffay ?la beraber.
İşte Cartel Maffay ?la beraber

Sevgi tarlasına etnik tohumlar ektik.
Sonuçta estetik fotoğraflar çektik.
Cartel Maffay iste kültürlerin birleşimi.
Dik kafalar öğrenemez kafa yoran bilir işi.
Bilir kişi acemi acaba kim yener.

Örümcek beyinliler karanlıkta gezer.
Aydının elinde her sefer fener.
Şener şen gibi şen olup birazcık da gülelim.
3 günlük dünyada neden üzüp üzülelim.

Su gibi süzülelim çuval gibi büzülelim.

Dargın suratlar nefretin kaç paralık.
Gerçeklere gözünü yumanların sonu karanlık.
Susarak kime yarandık bu parça size.
Karanlığa birazcık ışık tuttuysak ne mutlu bize.
Gök ne sınır tanır ne vize.
Onu bunu bırakın da gelin artık kendinize.
Sinirli ufuklara gözü gören körlere
Yaşamayı unutup ölen amatörlere.

Tek yön çemberinde dolaşıp dönen şoförlere
Paydos ulan uyan 2000?e 5 kala.
Yola çıktık yöreselden ulusala
Ulusaldan evrensele
atlıyoruz daldan dala.
Ağaç gibi tür tür yasamak tek ve hür.
Orman gibi kardeşçesine bir ömür.
Kömür başına mı vurdu.
Senindi benimdi derken unuttuk cihanı yurdu.
Barışı sulhu
imdaaaaaat
ulan orman yanıyor.
Kızılırmak tan kızıl
gönlüm kanıyor.
Kim geliyor kim kalıyor.
Hangi at gözlüklü eşek kalacağını sanıyor.
Bizi bizden iyi tanıyor gök ve deniz.
Bir de kara toprak
n?aber lan keriz,
n?aber lan keriz?

İşte Cartel Maffay ?la beraber
İşte Cartel Maffay ?la beraber
İşte Cartel Maffay ?la beraber
İşte Cartel Maffay ?la beraber


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/29/2006 20:21:09
Mesaj:

bi sürü tashih hatasına rağmen incelik dolu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/02/2007 02:38:57
Mesaj:

gres yağıyla vakumlanmış karbüratör
kızağa alınmış kayık
kavramlar boşlukta nereye atarsan oraya düşer
pastırmalı ve kurutulmuş kırmızı biberli kuru fasülye ve turşu ve pilav ve bandığın lokma ve odun fırınında pişmiş ekmek ve damakta lezzet ve dişte fasülyenin kabuğu ve kürdan kullanma sanatı ve dişinden atmak istediğin şey
kavramlar attığın yere düşer
kimi kasten kimi istemeden
hayır ve şer

şer ve hayır


hepsi aynı şey


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/02/2007 02:55:14
Mesaj:

kıyıda köşede kalmış sürüklenerek yürüyen kulübelerin camlarını kıran klüplerin kapısından dönen kırarken yerdeki cam kırıklarını yiyen yerken tüküren tükürürken kendine gelen sürüngen organizmanın tanımladığı alandan bildiriyoruz marsta hayat belirtisi var dünya buna taktı
evet
marsta hayat var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/02/2007 03:20:36
Mesaj:

kadehler kalkıyor
mario kafayı yemek üzere
kime kaldıralım bunu diyoruz
ve öyle gelişiyor
annemi anıyoruz

kaldırımda koluma girmiş
kısacık boylu
heyecanlı
hareketleri pireden
yanakları hep ıslak
anadoludan
ağlamaklı
ve içmeye karşı

bunları düşünürken kadehi deviriyorum
devirmişken kırıyorum
çatal elimde kalıyor ucunda bir lokma peynir

mario roka istiyor
bol olsun diyor
bol
olabildiğine bol

peyniri yutuyorum gırtlağım kanıyor

kadın kaybetmek diyorum

çatal elimden kayıyor

nerden geldi bilmiyorum ama dünyanın en güzel anası benimdi

masa darmandumaın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/02/2007 03:25:07
Mesaj:

hüzün alınmış abdesttir bozma bunu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/02/2007 03:35:09
Mesaj:

2000in sıfırlarına rakam atarak ilerliyor yıllar ve ondalık sayılara geldiğinde herşey yine değişecek sonra yüzdelikler var
derken
zaman geçiyor
hayat bir sıkımlıktır
ve zaman geçiyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 19:39:34
Mesaj:

lüzum gereçlerinin gerilimli ruh hummaları adına sokak yapılmış ciddiyette insanlarla dönen dönme dolap dur dönme yetti tahliller tamam lan labaratuvarda acid unutmuş asistan havaya uçtu klinik formülleri yandı rahatlamanın asistan işinden oldu girişteki bekçi tuvaletteydi çıkamadı ve öldü

hepsi matematik...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 19:47:34
Mesaj:

şşşt joe
nereye oğlum yine
hep bi yerlere doğru böyle
yolculuktan bıkmadın mı adamım

evet evet
bıktım yolalmaktan gitarı zikümle çalmaktan
meksika sınırına var daha kapıda sararmış üniformalı eski maya kalıntısı iki gümrük zibidisi olacak
beyinlerini uçuracağım kapının tam orda variller var ordan nişanlayacağım

hoooop joe
barış getirdik dünyaya bakıyorum da duyduğun yok
sidikli meksikada ne bok yiyeceksin
teksas iyi
kal, açalım 33lük biraları sonra seni köşedeki klübe götürürüm orospuları mıncıklarsın
kafan iyi olunca eve döneriz üstüne battaniyeyi ben örterim kardeşçesine

doğru yaaa
bunu niye daha önce düşünmedim
düşünemez oluyor bazan insan
peki be rickim
gidelim...

akıllı ol joe
akıllı ol...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 19:59:14
Mesaj:

haritayı çızıktırdın mı hazineyi nereye gömdün

fikirtepe eski murat sinemasının sırtındaki arsaya
kaportacının hemen köşesindeki çitin dibine çitin rengi musluk yeşili

güzzeeel
nimetin boyutları nedir

348 cumhuriyet altını, tam
79 sarı burma 24 ayar
16 inci gerdanlık
6000 amerikan doları 3800 avrupa örosu
1 çuval da nakit para

aalaa
şimdi haritayı scan et internete koyalım
(ellerini manşeti işaret eder gibi iki yana açar bir film yönetmeni edasındadır parmaklar kadraj gösteriyordur)
ve adıı, dabul vyu dabul vyu dabul vyu ganimetim nokta kom
(www.ganimetim.com)

haritayı internete koyarlar
haritanın altına şunu yazarlar:

özel sensörlü ganimet arama cihazlarımız çıkmıştır. sadece altın gümüş pırlanta değil, öro dolar riyad da arar, hem de sahte mi değil mi söylüyor. kampanya boyunca sadece ve sadece 250 dolar + kdv. eve teslim.
memnun olmazsanız
demeyeceğiz çünkü yaklaşık 1 milyon yenitürkliralık bir ganimeti bulmaktan kim memnun olmaz. haa, ayrıca bir not: ürünlerimiz stoklarla sınırlıdır ve yarıyı geçeli çok oluyor...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:01:59
Mesaj:

www.engüzellaflarinaltinicizmekicinsadecebuformattayazsistemkendiligindencizgiyicekecekgorursun.com


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:02:31
Mesaj:

www.azlaficiziyorsadece.com


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:03:01
Mesaj:

www.oysabendahacokyazdim.com


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:03:27
Mesaj:

www.hayretbiseyyaa.com


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:12:08
Mesaj:

şıkır şıkır şakırdayan şakır şakır şukurdayan bir kanaryam var

ayrıca bu yaz kuzgun alacağım kısmetse
ayrıyetten 3 sene içinde bir köpek
bahçesi olan bir ev bahçeye biraz soğan patates şekerkamışı ananas brokoli filan ekilebilir

ayrı yetten
ayrı yet
ayrı yetmez
gayrı yetmez


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:35:43
Mesaj:

2x2 (iki çizgi üstüste yani lafla eşittir) şekille = 4
4 (iki nokta üstüste ama ne yazıkki daha kısa bir tanım yok (bölü'yü dışında tutuyorum konu itibariyle)) : 3 = 1.333333 (gider bu)

geçen aylarda asfaltta yaz sıcaklarında filan ufuk noktasında buharı çıkan ışıklı yakamozik durumların adını araştırmıştım (sonra adını buldum ama ecnebice bulmamı sağlayana derin teşekkür). türkçe karşılığı yok.
:
iki nokta üstüste
: için çok uzun bir dizilim ve üzülerek söyleyeceğim saçma
= laf olarak eşittir oluyor da
: niye iki nokta üstüste oluyor (bölü bunun dışındaaa)
( niye aç parantez
) niye kapa parantez
çok uzun
gereksiz çoklukta
tdk hala yatıyor
"a'ya şapka takalım mı"ya uğraştıkları kadar bunlara da uğraşsalardı ya
ayıp yaa


Yazan - babaxa - 06/01/2007 20:45:15


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:42:44
Mesaj:

nobelle birlikte gelen orhan pamuk'a verilen tepkiler saçmaydı
bu adam için türkçenin belli kaçış noktalarından kaçarak/kaçmak zorunda kalarak diğer dillerde beğeni toplaması başarı değilse ne?

bu kısımda şunu inceleyeceğim
kaçarak/kaçmak zorunda kalarak olayı var
bunu bilerek yazdım çünkü normalde sevdiğim/seçtiğim bir tarz değil
yani net anlatımın inceliklerine uymuyor sanıyorum(nanlar da vardır belki)

dil kullanımında berrak teknikler konfederasyonu olarak bunu ona(yla)mıyoruz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:51:09
Mesaj:

rahmetli izmarit
live ızdırap
eğik prasa
çürük çük
düdük kanalizasyon
yırtılmış ozon
ne?
ozon yırtılmış mı?
ama nedeen?
deodorantlar... evet onlar yüzünden.
ya robotlar dünyayı elegeçirirlerse. ben bir makinenin evinde bulaşık yıkayan hizmetçi olmak istemiyorum. bazan yan gelip yatmak istiyorum. haftada 2 gün bilemedin 1.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:52:26
Mesaj:

robotlar seslerini yükseltmeye çalışırlarsa onlara işeme duygusuyla ilgili derin anlamlı gerçekler anlatır ve kafalarındaki data döngüsünü bozardım.
işeyemezsin kel robot annen güzel sen teneke...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:56:15
Mesaj:

hiçbir robotun masaya yumruk vurup elektronik içerikli seslerini yükseltmesine izin vermeyecek nasa bunun için çalışıyorlar tüm abd halkı vergilerini ödüyor cari dış açığı en büyük ulus onlar ama gerçekten çok güçlüler ve bizi robotlardan korkutan filmleri yaptıkları gibi önlemlerini de alacaklardır kuşkusuz.
ben usa'ya güveniyorum.
kıçımla güveniyorum.
çaresizce.
çünkü şunun için korkuyorum
robottan fare yapmasınlar...
lütfen...
rica edeceğim robot zebra robot rende yapın ama robot fare fikri kötü.
gerçekten...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/06/2007 20:58:29
Mesaj:

robot kedi fikri çok iyi.
canlı fare yutup öğütür bunlar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/07/2007 03:10:48
Mesaj:

ada ve ben
köşecikteyiz
gözlerimiz kırıştığı için yaşlandık
daha kuvvetli sevebildiğimiz için çok konuştuk
3. katta
yamulduk oğlum
adamı yıkar işte
hayat adamı yıkar

en son ne zaman banyo yaptın paragrafın çocuğu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/07/2007 04:24:28
Mesaj:

öğreneceksin! hem de benim sözlerimle değil; kendi vicdanınla,
buruşuk bir bezelyeden yarınki beyne kıvrılacak vicdanın.
işte o zaman af dilemeni istemiyorum.bana bak ve sadece gülümse! ne dediğini anlarım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 01:51:01
Mesaj:

ılık birayı dengelemeli


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 01:51:48
Mesaj:

entari giyiyoruz kabinede


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 01:54:25
Mesaj:

çömelerek işiyoruz

haydi pisuvarlar

heidi endamlar

hadi len gidenler var kalanlar benim

ha öyle

ha söyle

ha da hu

sofradan aç kalkanın lafı olsun bu

ha da hu!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:00:57
Mesaj:

palyaçolarla usul usul geçit töreninde yürüyorduk
halıya dönmüştü bakışımız ve elegeçiriyorduk izmaritleri ardıardına atıyorduk adımlarımızı başımız dönmüştü geçmiş zamanla işimiz vardı belki yanılgıları daha doğruya çeviren bir pusulaydı du dı di ekleri mışlar kütüydü dü du da de dö do re mi fa sol

cüzdanda fotoğraf

tükenmez kalemle imzalanmış kitap

mezartaşında bırakılan kuşun cıvıltısı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:02:03
Mesaj:

hayat altedebileceğimiz bir türe benzemiyor tanıdığımız şey değil yenil gitsin
kazanmanın anlamı yok...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:07:04
Mesaj:

elastik kordonlar işlenmiş nakışlar bol tutulmuş birer zenginlik göstergesidir altını parlatmak
gümüş kolyeler taktık sevgilimin boynu gümüş çınar ağacı edasında titriyor yaprakları çınarın
junior çırağı çınarın topukları çatlak koşuyor dükkana elinde çivi yüzü sevinçten titriyor
eldiven giyiyor parmaklarını örter diye ve bardağı düzgün tutmak istiyor
insanın elleri üşümese bile titrer
eldivenler
merdivenler
ya da zengin kafiye
ruh alemine göre dağılan ne varsa o var...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:11:49
Mesaj:

elbette beklemek gerekiyor düşünmek için lazım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:20:19
Mesaj:

gerçek sert şeyler yaşıyoruz şurda

kadıköyün bu nezih semtinde güzelim feneryolu mahallelisini terkediyoruz hepsi uyuyor ve sabahları 10da işe gitmemize kızıyorlar oysa akşamları 11de eve gelmeye 6 gün sürekli çalışmaya 4de yatmaya karışmıyorlar hepsi faşist bunlar pezevenkler orospular ve en mühimi bilmiyorlar ama farketmez bu sokağı usulca terkediyorum şehrin en varoş kısmında nefes almak istiyorum gerçekten farketmez gözealmak dünyanın bir ucuna gitmek demektir

ahali uyuyor ve küfürler sonra


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:31:13
Mesaj:

oğlum

fenomenleri toparla kadehler kırık

tabutun başında durma çürüdükçe yürü başka şeyler düşün virgülleri düşün bir kere noktalar yok


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:34:03
Mesaj:

kütüphaneleri han yapan bira evlerini ve birahaneleri bırakamayacağım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:36:10
Mesaj:

sadece salaklık için rekor kırmak istiyorum çünkü uyumalıydı öküz bunun dikiz aynası kriminaldir başka salon yok tek başına geçişen tuvaller savruluyor ne olduğu ile ilgili kimi kadınsal oysa değil kendi başımayım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:38:33
Mesaj:

2

iki

2ki

ik2

i2k

2i

i2

iz

2 kişi

buna...

bunayım

hep

ve

her

da

im...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:47:10
Mesaj:

lezzetli pipo
şeker çektirdin sigarandan nefes nefes
ve bitiren kitaplar
damarları delen kel virüsler ölümcül

galiba yenemeyiz hayatı gidecek tüm bunlar kırda yürüyeceğiz yoksa içimizde sıkıntı kıçımızda bir kaç dağ kırıntısı batacak duracak

geldiğin yerde durunca

en baştan

şimdi

eh!

ay!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 02:49:17
Mesaj:

by atmosfer!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 03:14:55
Mesaj:

odunları oduncular kırsın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 03:15:19
Mesaj:

şarkıları oduncular söylesin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 03:18:37
Mesaj:

oduncular

onların da canı var

devrimler 68

kime göre neden nasıl sonuç ne fakat bilmem bir bildiği vardır yani ve

allah allah

en güzel şaşırma biçimidir...

yani
şaşırıyorum ama yaratan adına iki kere
benim adıma artık var sen düşün şeklidir o.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 03:21:27
Mesaj:

sabahlamaya karar verdim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 03:21:55
Mesaj:

saçma bir karardı uyumalıyım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 03:32:11
Mesaj:

kendimi 2007 yılı boyunca uyutmaya karar verdim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 03:38:45
Mesaj:

cinnet geçirenin vardır bir bildiği

ama hey joe çok iyi şarkıdır

aaaaaaaaaaaaaaaaah!

geçti gitti işte.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 03:46:26
Mesaj:

ne diyorduk?

evet. oduncular.

bunların amacı ağaçları kesmek. işçiye para ver çalışır. 9 yaşımdan beri işçiyim. artık başkasına çalışmak istemiyorum. kendi odunumu kendim kesmek isitiyorum. çünkü ben de bir oduncuyum. sikerim. odunculuk hali işte. kaba. ama baltayla ilgili. yapacağım bir şey yok. üzgünüm. oduncuyum. nerden çıktıysa bu. sıkıcı. ama oduncu. ama gerçekten çok sıkıcı. üzgünüm.

oduncular üzerler.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 03:48:24
Mesaj:

ve politikacılar.

karemela katılmış uyku cinslerini pazarlıyorlar.

kanmayacağız.

ey halk...

bak söz ver
sakın kanma.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 03:54:35
Mesaj:

zorluk dereceleri alta doğru düşünce saçmalık dozu artar

bilmiyorum ama bunun gerçeklik payı için iddiada bulunabilirim ama gerçekten bilmiyorum niye bacağı kırılan atın ölmesi gerekir tekerlekli sandalyedeki topal atları yetiştirsin çiftlik veya ağzına alır barbie paris hilton oral seksin mastrubasyon markasıdır ve hep aynıdır ne yapayım ki derece düştü kafam şişti

herkese olur

üzgünüm.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 04:08:07
Mesaj:

diğer büyük şişe de bitiyor alkolik mantığı yok tüketim esas
gözealdığım hayattan sonra çıkmayı dilerdim bulutlara
bari uçak kullanmayı öğrenseydim hayatta hiç uçamayacak mıyım o zaman niye ömrümboyunca en fazla uçarken görüyorum o rüyaları sakat yoruluyor mantık gücümegidiyor var birşeyler bunun adını herkese koyayım diyor hidayet aslında temizim
nihayetinde birşeyler olacak
eh ve ay
oh ve ah

aynı şey olacak...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 04:10:37
Mesaj:

ok ve yay
çık ve tak


nefer
kadim dost
iletken ordu
hücum

hücum

hücum

ve

heyecan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 04:13:14
Mesaj:

ve bir gün herkes geri gelecek

gitmediğimiz için burda kalabiliriz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 04:13:58
Mesaj:

geceleri uyumak istemiyorum
sabahları hiç istemiyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 04:14:43
Mesaj:

ne istiyon ovakit?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 04:18:14
Mesaj:

gücendi mtv pazarladı kral tv


Yazan: aybala
Cevap tarihi: 01/10/2007 12:30:35
Mesaj:

baba elli olmuşsun
hayırlı ossun


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/10/2007 14:32:43
Mesaj:

eyvallah gözüm...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/12/2007 01:22:27
Mesaj:

öykünün bu kısmı hiç hoş değil
çamaşırlar kalorifer peteklerinin dibinde askıda kovada makinede orda burda her yerdeler
sütyenlerde deterjan lekeleri fanilalar olduğu gibi ölü bir mumya dolanıyor jeanler kanserojenler 2. katta kat kat çamaşırlar arasındayım
o steril atmosferimde kelimelerleyim
kafamda gökkuşakları
elimin ortasında ozon tabakasındaki bir delik
burun tanesi gibi duruyor evreni soluyalım diye
alnım dik
dikim burk
ve sirk
sirkteydik
dün
bugün
yarın

rınnnnn!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/12/2007 01:40:42
Mesaj:

bilmeye uğraşarak hepten boktan

hızlı düşünceleri terkedince bozuyor kavramlar hayalleri

üretkenlik kendi kendine olmak istiyor

gitar davul bando komando fernando futbol gol kale file çizgi final kupa köpürük küvet öpücük omlet rafadan yumurta


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/12/2007 01:41:52
Mesaj:

saatler geri alındı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/12/2007 01:43:46
Mesaj:

saatler geri alındı
ileriye alıngandı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/12/2007 01:48:44
Mesaj:

elli
elle
eli elleyip
kendi elini
elinin körü
eli kim
el niye kör
elini sev
el salla
el diye başlama
eline başlarım şimdi
el alem

elalem...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/12/2007 02:00:54
Mesaj:

neye yarıyor

hiç!

üç parmakla yazar insan

baş işaret orta

diğer ikisi boş vites

boştadır bunlar yüzükparmak serçeparmak

ayaklar üvey mi

parmaklar ayaklandı

en büyükten en küçüğe kadar sıkıcıdır
böyle
suç onların

bir şiir parmaklandı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/12/2007 02:03:34
Mesaj:

aldırmıyorum
çökecekse dağ çöksün
şeker içecek bayramları şeker toplayarak geçiren çocukluk

çocukluk
hayatın gerçek güzelliği


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/12/2007 02:08:51
Mesaj:

artık bitiyor

herkes beklemediği biriyle biranda birden biryerde birbiçimde birebir karşılaşmıştır

özlediğin şeyi bulduğunda dedi soyafasülyesi

onu bırakma

tut

gerçek zeytinyağlı fasülye

ve vapur bekleyen arabalardan oluşan kuyruk


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/12/2007 02:11:21
Mesaj:

sanmazdım

kemancı

orkestracı

salatacı

cı cı cı cı cı

müzik

nota

ilginç şarkılarıyla flüt

sert bateri

sonra da solo

do

re

mi

fa

sol

...

müzisyenler çok şanslı insanlar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/15/2007 21:38:38
Mesaj:

yumuşak boyutlarıyla açıklanabilir birşey midir, doğru mudur, yanlış mıdır, yanlızdır yalnıştır yamyamluştur yamuş yumuş yapıştır l ile n hiç bu kadar yer değiştirmedi. artık yorum yorumcunundur, peki bu kaynamanın sebebi insanoğlunun ırsi geçmişi için bugün bulunan üç toynaklı at fosiliyyle beraber nerden geldiğimizi açıklamıyor mu... bkz hürriyet gastesi ilk sayfa.
biz ne beygirden ne ademden ne maymundanız. insandanız bi kere adını koymak bu tahlillerde üzgünüm herkes adına ama henüz mümkün değil. düşünceler düşüncelerdir. gerçekler ise gerçekler.
madem gelecektik filozoflardan filan gelseydik. ya da aklıselim insanlarınn herhangi birinden.

konuyu buraya getirmenin de lüzumu yok.

lüzumu olmayan şeyin lüzumu yoktur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/15/2007 21:46:08
Mesaj:

otobüs durağında kademe kaynıyor
ilkin kulağı deliklere sonra kalemi kırıklara
ve sonra anamur paskalya mum kokulu kadınlar anamur muğla gelibolu

ellerimi doldurmuşum elimde migros poşetleri
"uzanmışım kumsala güneş damlar içime"

yalnış.
yanlız.
eşortman.
bisküvit.
melemen. menemen.
kardolap. gardolap da var.

doğru olmayan bilgi insanı bir yere götürmez. eğer "yanlış" yazmasını bilmiyorsan doğru olmayan, de.

de'nin öncesine virgül koy. de-da eklerine benzemesin diye öyle.

ve hala röptoşambır yazamıyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/15/2007 21:53:20
Mesaj:

sonra anamur muz kadayıf ceviz bal tabak servis öğrenci hademe demin de dedik var bir kademe demin ve daha demin de sanırım anamur dememiştim diyeyim, anamur.
demiş miydiğimin cevabı, miydiğimin miydiği ve bu güzide miyen şeyin miyilmesiyle ilgili.
sorgulanmayı miyiyorum.

mıyıyorum.
muyuyorum.
müydüm.

artık yeter. insan şu, mı-mi-da-de eklerini bi kereliğine olsun başa alır. al lan ben yapıyorum...

miiiii
deee

oh be.

öğrk...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/15/2007 22:04:56
Mesaj:

bu dünyadan bıktım.
mağrur kıyılarda öylece anlaşılmadan esaslarımı tek tek kaybederek gerçek bir savaşçıyım da esasında savaşan insanlar her yerde ama gerçekten savaşan insanların ne zırh giydiklerini tanımlayamıyor terminatör çünkü kafası formatlanmamış bir bilgisayar yahni kelimesi için ne tanım kullanabilir ki...

yahni...
soğanlı bol etli yemek.

ya da ben yahnilerin etlilerini seviyorum.

trafik açılmıştır. artık bira da çoktan bittiğine göre. gerisi kafama göre. ama yahni? yok!

bugün mesaj geldi. kırmızı boğazlı bir kazak almış. çok yakışmış. mailime fotoğrafını attı. orlon bir şey.
ayyy...
kaşındırır o ayol,
a yol,
a way,
samting enivey

huummm ye...

...

eğer bir lafı bir şarkıyla bağlamak istiyorsan yanında cd hediye etmelisin.

çarpıkçurpuğum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/15/2007 22:11:32
Mesaj:

hayatımızda yaşananları paylaşmanın yolları inanılmaz mühim.

bak şimdi ikinci mesaj gelmiş. bu defa bornozu mor.

seviye için basınç uygulamak.

ayağımda mantar çıkmıştı birden kıçımdaki basur memesindeki basınç arttı ve çok alkol alan bir adamı ıkındırtmaktan nefret ettirtti ve bir şeyin çift t ile yapılması onu buna zorlamaktı gittim bir kutu böbrek ilacı aldım son damlaya kadar işedim artık çamur banyosu yapabilirdim çünkü bastığım toprak suyla inceltilmiş ve sanırım batacağım kazaklar gürcüler madakaskar ve gerçek şifre.

hayatında en çok hangi kelimeyi seversin deseler; ve!

"ve"

derim...

bayılırım

ve

ve

ve

ve

ve

çok severim...


Yazan: perima
Cevap tarihi: 01/15/2007 22:26:33
Mesaj:

uydurukcu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/15/2007 22:32:46
Mesaj:

madem indin dereye
taş bulamadın
made in japon
bulsaydın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/15/2007 22:53:26
Mesaj:

kelimesikelimesinesikerim ki
bugünlerde küfretmeyi becerebilirim ve bira içebilirim
ipuçları akıl olan şeylere karşıyım
akıllı olanla karşılaşmıyorum bu sıra, başta ben...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/16/2007 00:16:45
Mesaj:

küfür bazan kişisel değildir

boşluklardan havalanır bulutlara tüner


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/16/2007 03:13:39
Mesaj:

sağ kolum bir balyozun gücünde olsun isterim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/16/2007 03:19:58
Mesaj:

battaniyenin altına çeker gibi kendini
çek birbirine nefesini içine içine
ciğerlerine ayrılık geçsin önce
sonra gözyaşları karışsın
ilik ilik ılık bir acı tüketirken
bulaşmak isteyip de gel
ve gol
hayal 1
salak sıfır

sen lig
son lug...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/16/2007 03:23:54
Mesaj:

uyuşuyorum usulsüzüm
alnım takıldı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/20/2007 02:35:14
Mesaj:

insan vücudunda varolan çift organların biri olmadığında diğeriyle idare etmeyi gerektiren dolu durum var
sol el sağ el bir daşak öbür daşak kulaklar kulağın memeleri göğsün memeleri burnun delikleri dudağın altı üstü başın iki yanı kaburganın ön yüzü bir de arka yüzü
baktığımız yerin bir görünen yüzü
bir de öbürü var

hisler
düşünceler
algılar
süreç

öfke
hiddet
ve faşizm

çift olan organlar
ve tek olmaya çalışan ne varsa onlardan var
bu kocaman fabrikanın işletme müdürüdür insan

bağlayamayacağım zaten yok da isteğim

bu dünyayı tam olarak çözemeden öleceğime eminim

karamsarlık fikir besliyor olabilir

aydınlık mı?

insanı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/20/2007 02:40:06
Mesaj:

adres şu
www.uygarbirturkiye.com
ama hala yapım aşamasında

hala
civilization is under construction in turkey


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/20/2007 02:48:12
Mesaj:

bu sigaralar bu biralar bu trafikle bu gelişigüzel gelişen şekille bu kişisel özetler geneller şekiller ve çemkirik öfkelerle
siyasetler dinler söylemler zabit fikirler içten felsefeler ve serzenişlerle bu boktan şeylerle ve daha boktanlarıyla ve daha da boktanlaşan cinnetlerle

kalbim hırpalanmış bir ete döndü

artık bunu koruyamıyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/20/2007 02:51:58
Mesaj:

hikayeler gelişiyor klavyedeki tüm harflerin birer manası var sadece yerlerine yerleştirilmeyi bekliyorlar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/20/2007 02:55:41
Mesaj:

bugün başka herhangi biri için gitmenin anlamıyla ilgili yazılacak her türlü duyarlı anlayışa karşıyım

fatih akın'ın da dediği gibi duvara karşıyım

ya da bu duvara işeyen eşektir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/20/2007 03:00:05
Mesaj:

cümle yapılarına alan kurgularına gereksiz yere köpek gibi çalışmaya paris hilton gibi partiye gitmeye doğru partiye oy vermeye partizanlara kömür siyahı parizyen çoraplara alınganlara başta salaklara en başta geriye doğru gidenlere fikir olarak his olarak keyif olarak yapacak tek şeyi bu olarak bunu yapanlara karşıyım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/20/2007 03:09:50
Mesaj:

adamlar ön safhada durmuş ekmeğin fırından çıkmasını bekliyorlardı

beklenti had safhaya çıktığında her birinin birer somun ekmeği oldu

paralarını verdiler

gaste parçasına sarılan bir ölü gibi ekmeği dürünce eve doğru artık gün akımı başlamıştı sabah olurken itirafsızdı kış soğuk getirmeye söz verdiği halde kafalarını karıştırıyordu odundan fırın taştan labaratuvar kalkış bir hiddetle bir zamanlar olduğu gibi duymayı tatmayı atişe yeniden icat etmeyi umuyorlardı

sonra internet geldiğinde
tamlanabilir direktifler çin hayat bir deadline'dır dedik
gözler açıldı

çocuklarımız dijital iletişim içinde dogduklarında bunlara kısa bir geçmişi anlatmak zorunda kalacağımız kuraldır

hayat beni santrala yazdır ve konuşmayı bekle
ya da cepten ara
sıcak bir ekmeğin lokması veya hotmail

herşey hızla gelişiyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/20/2007 03:13:12
Mesaj:

herşey bir yere gitmiyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/20/2007 03:25:42
Mesaj:

yabani nar...

uluorta ikiye kırılmış gövdesiyle ilkokul öğrencisine pazardan alınmışken nasıl bir tanenin bin olduğunu anlatıyor
sanki bir filozofun kitabını okumaya benziyor

bizden veya
komşudan değil

hiddetli?
hiç!

kütür kütür...

değişme değil
değilme değiş

değiş
değiş
değiş...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2007 21:06:16
Mesaj:

şiir deniyorken
boz dağın neresine bakayım

ağırca kafayı gömdü güneş
vadinin önünden öteye doğru
önündeki düzlükten burnumun ucuna kadar mesafeden ufku izliyordum

duyguların kafa ayarlarıyla oynayarak
dizleri sallayarak
soluyarak
düşünerek
üşüyerek
ürperdim dağ
ürküttün beni
güneşi nasıl yuttun
yamaçların niye kara

ve ay!

dene veya denenme...
deney veya düzenek
dert ya da dürtü
dut veya bağlaç
süt kokan anaların küçük bebeklerinin solukları veya el yordamıyla beslenme biçimleri
dur veya doğur
bitir veya batır
başla veya boşla
zıt ya da zırt
bırt bir osuruk dur
sırt bir dağ
anlam sızı
anlamsızı anlamdan ayıran sızış biçimi
damarları yırtıp tene karışan sızıntı
kan
kömür
kambur
dağ
yaklaşım
ve akşam...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2007 21:11:57
Mesaj:

şair deniyorken
şiir denmesin
deney deniyorken
bırak denesin
gerek yok demiyorken
gereksiz de
demelisin
son durumda
durum budur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2007 21:16:27
Mesaj:

sigarayı dudağa takma yöntemlerinden sonra baktım çakmak yok
yakmadığın şeyi ciğerine çekmek yok
çakmak yoklamadığın cepte
çekmediğin çekmecede
belki elinde tutuyorsun
dalgınsan
dalgınsın
olupbiten betere dargınsın
düzdün bizi hayat siktin başımızı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2007 21:27:43
Mesaj:

dükkan açık
donun patronunun pantolunun kepenklerini açmasını bir metafor yapacak sayıda işçileri çalıştıran kafa çiş mesaisinden gelirken unutmuş kapıyı kapamayı

kapıyı kapamayı
olayı kapmayı
kargı
karga
kurgu
kara kuru laf
bir yere gitmeyen kavramlar
bir yerde durmayan
bir şey olmayan...

olsun...

öyle olsun.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2007 21:38:23
Mesaj:

yumuşak müziklerin, tütsü tüttüren masaları dumana boğmasına benziyor muydu etkisi
benzemiyordu demine şimdi
virgüllere benziyordu cümle oyunlarıyla süren salaklık
şimdi ne olacak bilinmez diye yaşayarak yaşamı
bir notadan diğerine geçiriyordu 3 dakikalık şarkı zamanı
bir sıkımlık ruh ediyordu

ruhum gel
otur dibime
dur benimle
yaz benimle
kus elimde.

sabahları kalkarken
yaşayacağım diye böğür
benimle sür.

korkma üşenme salınma sallama darılma
dönme gerisin geri
gidenlerden bıktırır hayat
gitme ruhum
bırakma ölümcül zevkleri öldürücü korkuları yokederek hallet

ruh


ve uf...
canımı yaktın lan.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2007 21:57:59
Mesaj:

bir taksi çevirip 30 liraya konfor yoklayacağım için
bir süre sonra tavana bakıp ulan oldu diyeceğim için
içim içime sığmadığı için ve biraz daha içince sızacağım için
ibook imac ipod için ve çin için

çin sevilecek bir ülke değil.
panda üstüne titrenecek bir hayvan değil.
ayşe arman kalıcı bir yazar değil.
ahmet altan alttan alınacak bir aşk adamı değil.
orhan pamuk sırf ermeni durumuyla kurcalanacak adam hiç değil.
fenerbahçenin parası var ama bu takımı tutma sebebim bu değil.
o değil bu değil değ değme dokunma oku okuma bak bakma kara karafatma kara basma iz olur türkün türküsü güzel olur al yazmalım yazmalı mı yazmamalı mı bütün mesele bugün bu ama to be or not to be haddinden fazla büyütüldü zaten sorun bu değil.

mizah ve hüzün vardır hayatta...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2007 22:33:41
Mesaj:

tom kafasına estiği için dinamitçiden bir dinamit lokumu alıp burnuna soktu fitilin ucundan tuttu mutfaktan çakmak aldı jerry'ye telefon etti ve kırçıl siyah patlamış moloküllerine ayrılmış bir düşman görmek istiyorsan payedar sokak zambak apartımanı 3. kat 7. daireye gel dedi.
gelmezsem macera yaşayamayız dedi jerry.
bu telefon konuşmasından sonra adresi not ettiği kağıda kendi ismini yazdı. isminde niye 2 r geçtiğini düşündü. fareydi ama 2 kereydi belki anlamı böyleydi. kendini önemsedi.
komşusu bir kara fatmaydı. çarşaflı bir kadındı ama duldu hürdü hurmaydı hacıydı dini bütündü ve çok iyi araba kullanıyordu. karafatmanın zilini çaldı. gece 3 olmuştu. karafatma setinde çalan mozartın sesini kıstı elindeki patrick suskind romanını bırakıp kapıyı açtı.
jerry açmazdaydı. okuduğu kitabın en heyecanlı yerinde bir gerçeğe tanık olmak istediği için ehliyetinin ruhsatınının kredi kartının arabasının anahtarınınnı buzdolabının yedek prizinin sütyeninde olup olmadığını kontrol etti.
tamam gidiyoruz dedi.
mustang'a bindiklerinde araba deri döşeme kokuyordu.
20 dakika sonra zambak apartımanının önündeydiler.
jerry hızla dışarı çıktı. kapıyı sertçe kapadı. arabanın ön tarafından dolanarak şoför mahalline yöneldi. karafatma elektrikli camı indirdi. cam daha tam inmeden beni burda bekle dedi jerry. burdayım ama kapıyı çarpma kapının kaportaya gelen hizasındaki şekle karşı mükemmelliyetçiyim diye yanıtladı kara.
...
tom; ağzında dinamit lokumu, lokumdan sarkan fitil ve elinde çakmakla açtı kapıyı. jerry hiç düşünmeden çakmağı aldı çaktı ve öylece fitili ateşledi.
ateş, fişekler gibi üzerinde ilerlerken fitilin, hızla merdivenleri indi. mustang'a bindi, gazla fatma dedi. cayırdadı lastikler. daha sokağın başına gelmemişlerdi ki büyük bir patlama oldu. şarapnel parçaları gibi dağıldı bina. otomobilin etrafında uçuştuğunu gördüler tuğla parçalarının. tom, kömürleşmiş gövdesiyle yumuşak bir kavisle uçup motor kabininin üstüne düştü. gözleri ürkünç tırnakları kısa kulakları dik keyfi yerindeydi. ölmüştü. birden dirildi. cama yapışmış böcek leşlerini avuç içiyle sildi. fatma bu hareketi onaylar gibi başını salladı.
bir dahaki macerada görüşürüz dedi tom.
fatma ve jerry dışarı çıkıp öptüler bun'u pardon tom'u.
helalleştiler.
ekranı kaplayan daire formatı küçülüp jerry'ye odaklandı. jerry o sevimli yanağı sağ gözüne doğru kalkmış bir vaziyetteydi ve seyirciye göz kırpıyordu.

film var filim var.

keşke tom, jerry ve karafatma yerine odada filim olsaydı.
eve sığmazdı.

evde fil beslemeyin.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2007 22:45:08
Mesaj:

olmak ya da tüh.

kimse formülü bilmiyor.

oluyor ya da olmuyor.

bu söz niye bu kadar büyütüldü?

tubiornattubi.

youtube diyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2007 22:52:47
Mesaj:

burna yapışmakta direnen sümüğü çıkaran tırnak uğraşındaki keyfin kaba sayılması.
evet zevklidir uğraş.
sümüğü mancınık hareketiyle parmakla atmaya çalışmak boktan. nereye yapışacağı belli olmayan, o füme küçük balya eğer çorba konulacak tabağa yapışırsa diye korktuğumuz için mi ayıplıyoruz bunu.

götündeki boku sildiği parmağı koklamayı sever insan profili.

insan kendi vücudu ile ilgili şeyleri paylaşırken bundan korku duyan bir varlıktır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2007 22:59:04
Mesaj:

zabit.
tutanağı tutup atıp tuttun mu?

evet. kısım 2009 ay mart salak serbest. şimdi biraz daha işim var. 30 km yol için 30 ytl 30 şey ödeyeceğiz. hazırız.

iyi. mataraya bira doldurup verdiğin sözleri tutacaksın.

tamam.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 03:01:17
Mesaj:

hesaplar hesaplaşmalar yılandan türeyen yalanlar ve sallananlar adına yut bu yaşam hap olur geçer yaşamak diye başladık yine gırtlak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 03:03:13
Mesaj:

kent idaresi
kont idaresi
rock and roll
ve kontrol


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 03:09:00
Mesaj:

öykü
bilim
kelime
durum
oturum
kalbur
sanrı
sincap
fındık
kutu
kemik
ve kabuk var

sıdkı sıyır


üç
güç
geç
süzgeç

çağrışan şeyler ve ç
tekrarlıydı yes

gelişmedi
görüşmedi
bulaşmadı
yakışmadı
yapışmadı
öpüşmedi

kamıştı.

kam
come
code

zor o.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 03:15:08
Mesaj:

dokunaklı dakikalar başlarken baş harfleri baş komutanlarıydı cümlelerin

bir yere varacağını sanmadığım denemelerin sonu yok


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 03:21:20
Mesaj:

yapabileceğim en sarhoş sohbetlerim aslında bunlar
en fazla bu kadar karıştırabiliyorum esas bunlar var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 03:29:09
Mesaj:

kafa değişime uğrar sonra
çıtırdar karanfilli sigara

ne kadar daha yaşayacaksa kadar
ölçersin kendini zaaflar var zar zor yapışarak durursun kader zorlar
zorlanmayana kadar
ilet lafları
illet laflardan bıkıncaya
kusuncaya
kursağında safran
midende spazm
dar alanda kalınca kaldığın kader kadar yaşa ey şu

bu bir test yayınıdır gönül feryat dinlemiyor

dilenciler para vereni yalvardığı kadar dinlemiyor

köpeğin havı

ördeğin vakvağı

kurbağanın çataldan bacağı var

becerik kurbağa bacaklarını açar

ve öyle yüzer.

kurbağaya komşu ol.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 03:45:31
Mesaj:

değişim geldi epeydir

alkolle yatışıyor bir a

şık şu: a


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 03:49:06
Mesaj:

sana söyledim çocuk
oyun şöyledir
köşeyi dönmek

and did we tell you the name of the game, boy
we call it riding the gravy train

trene binerken i harfini unut bavulda

artık tek yönde ilerle.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 04:03:55
Mesaj:

tuvaletin ışığını yakınca gördüm
karanlıkta kalmak kötü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 04:51:03
Mesaj:

bana balkon ver yaşam


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/28/2007 05:05:17
Mesaj:

ve yaratıcı düşünce bitti

yatağa gidiyorum

biri beni öldürmezse sürdüreceğim.

yanyanayız.

oh!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2007 22:14:49
Mesaj:

gaddarın takvimi geri sayımda ilerliyordu
kafalar epey karışmıştı yeterince yerlerine oturtulmayı bekliyordu
zaman meselesi gelip çatmıştı
belki yanılıyorduk kendimiz hakkında
belki aslında çok iyi biliyorduk dünyanın sonuna daha iyi hazırlanmanın yolunu
dükkanı yokladım koltukta uyuyabilmeyi kesti kafam
musluktan su akıyordu ellerimi yıkayabilirdim ama duş alma konforu yok
ve uykuya doğru gaddarın takvimi ilerliyordu battaniyeyle işi vardı gece üşümelerinin
hep nefret ettim şiirlerden onlar efsaneye çevirebilme yetenekleriyle doluydu sıradan yaşamları
devrik cümleler için ansiklopediler dolusu intihar biçimlerini çevirdim
çatıda iki kedinin debelenerek yaptığı alan kavgası

çocukları bırakın yaralıları revire götürün keskin bıçakları köreltin

amaçlı yaşamların vardığı yer için tüm dövüşleri yapacaktık biz bir orduyduk
inandıklarımızın dışında duramazdık
yoksa kıçımıza girerdi erdemler...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2007 22:25:54
Mesaj:

izmarit içerek
son sigaranın kıymeti için esrarlıymış gibi davranarak
tek
kalan
sırf bir yerde varmışı seyreder gibi
aslında kabadayıyım küllükleri yemeyi tercih ederim sigaraların yerine
nehirde ilerliyor kağıtlar
gitmeli
bakınca görüyorum bırakılıp duruyorum
bırakıp duruyorum bildiğim halde inat ederek fazla kimsenin anlamayacağı satıcılarla pazarlık etmekten usanarak
alan büyük ve değerlendirmek zor bütün hayatı
denenmiş şeylerin taklidi gibi
sürdürmeliydi hayatı.
yoksa
herkesin eli herkesin götünde asılı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2007 23:13:16
Mesaj:

başına tülbent geçirilmiş heyecanlar
hu hey ho ye hay ho

camda sırıtıyor yaşamın ter bezi
bizden biri gibi kabul ediyoruz kuaförü
nankörleri konuşturun
kalabalık boğucu
bağcık
küçük çak
çakmak
ahmak
pardesü
ve geriye dönüyor adam
sırtında kahverengi bir kıl
bin verip bön almak
yaşamak adına
sırtlan gidişi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/01/2007 01:21:07
Mesaj:

elveda zamir

bize yatak aç. nasılsa yoksayacaksın bunları.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/01/2007 01:33:06
Mesaj:

salataya sıkılmış limonla doydum bugün. açım.

beklentilerin hepsini taşıdım olmadıkları yere

kaldıramıyorum pencerede kırılan ışığı

asosyallikler
amınakoduğumlar
kırkayaklar
karınca çalışkanlıkları
yuvaya dönüş
memoş
keroş
şaşoş.
şaşkınlık

sempatik

olan hoş

olan hoşa olur

varsın öyle olsun.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/01/2007 02:05:52
Mesaj:

böyle
kırmızı tarlalar
dokununca ağlayan duvarlar
altına çökünce herşeyin bittiği şey
kemirgen baş
korku tüneline sınavdı nane
baka baka manzara
sigara


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/02/2007 21:03:22
Mesaj:

bu meyhane bugün bardakları kemirecek hancı
cafein uyarılmalar yaşayacak insanların ayık kalmaya orucu
suyunu dökecek gök bulutlarından semer geçirecek başımıza
kemiklerini yıkayacak tabut yolcularının
eklem yerlerinden kopmuş kaburgalarda damlalar kalacak
sabah alarmı çaldığında terden yanağım yastığa yapışmışken kafamı kaşarlı makarnadan kaldırır gibi kaldıracağım jimmy

ve gerçekleri hancı, rockçı ile paylaştıracağım bir lokma kalmış sahandaki yumurta
bana bir bira ve biraz az kızarmış patates ver
arabamı depoya parket uzunları yakma gözümü alıyor burnumun önünü göresim yok
dimdik içeceğim hep yaptım alışkanlık haline geldi bu ve bazan ağladığım da oldu birilerinin yanında heyezanlara kapılıp
eğer tabureye sıçarsam so long jimmy'yi çal
masaya sıçarsam bir teselli ver'i
teybi sonuna kadar da açma hoporlör patlamış kafamızı sikecek yine gürültü
leblebileri kaldır
cüzdanımda bir fotoğraf saklıyorum arka cebime takılı
biraz dolar var orda bozukluklar kotun sol cebinde banknotlar sağdakinde
hesabı atm'den çeker gibi burdan kullan
üstünü geri bırakmazsan eğer
geri dönerim
şöminenin ordaki orospunun ağzına bir çuval talaş tıkarım
bardaki soytarıyı bardakların asıldığı yerde sallarım
kapıda bir göt var sikini keserim getirir senin ağzına sokarım
bana yanlış yapma hancı...
...

ve yağmur başladığı gibi bitti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/02/2007 21:07:05
Mesaj:

usul usul yere yapıştığı kadar yapışarak salyangozun dürtüsü duvara takılı
oyuncakları kavanozda unuttun
salyangoz kemerini takip edip içeri doğru döndürdün elini ve antenlerini elledin tükürüklü antende duyarlıydı yapışmaya parmak uçların
yapıştın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/02/2007 21:08:44
Mesaj:

herkes yapışıyor hayata bir salyangoz gibi
tutunamayanlar
kaybedenler
üşüyenler
yapayalnız kalanlar
kederliler
eğlenceliler
esnaf
hükümet
halk
köylü
ölü
ve taş...

rolling stones...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 14:48:05
Mesaj:

enkaz emmi tabutların içi boşaltılmış kefenler yırtık bir sitem var sanayi sitesi kira geliri olarak makul seviyede tembellik donattık etrafta emsalsiz sabah keyifleri ve ilk uyanma ereksiyonları, griydi gün bulutlar pamuk helva tadında niye diye sorma emmi emmim emmilerin emmisi gemileri yüzdür anakaradan büyük denizlere doğrult rotayı ah o gemide bir de ben olsaydım açık denizlere yolalsaydım benim güzel enkazım gel bulgur pilavı kaşıklayalım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 14:52:33
Mesaj:

sürümsürüm süründürür sürrealin kelimeleri oynaşıyor tepemde durun durdurun duradururkenduranduru duru demişken duru güzel kelime güzel de kız ismi çıkar burdan durdur demişken burdur gurbetçinin askerlik yaptığı kıraç bozkırlarla çevrilmiş zavallı küçük atakenti... demişken bağlantılı kızak...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 14:53:13
Mesaj:

3 tekerlekli bisiklete binme kıvamında keyfim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 14:57:22
Mesaj:

ve rıza dayı ile aynı masada oturmuştuk rokanın sapını cacığa batırıyorduk hıyarları doğrayamamış meyhaneci dedik sana dimi rıza dayı etilerde olmak vardı anasını satayım varoşun salaş mekanları yansıtmıyor gurme trendlerini hadi çıkalım burdan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 14:58:32
Mesaj:

ve rıza dayı puşt puşt sırıttı
hadi lan dedi demli çay bir dilim limon içine kaşar teptiğimin simidi dedi
iyi ki de öyle dedi
çıtır çıtırdır şimdi susam


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:01:49
Mesaj:

yurtseverlik milletsavarlık kanaryaseverlik derneklerinden türemiş lıkırlıkır içilen sonu lik ile biten bildik biralık biraralık aralıktan önce kasım ondan önce ekim
film ekimi süper fikir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:04:31
Mesaj:

üstümden notırdamın kamburu büyüklüğünde bir hat geçiyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:05:34
Mesaj:

notırdamın kambur dağının zirvesinde bir çıban çıkıyor
buz yeşili bir cerahat çuvalı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:10:31
Mesaj:

yaşamak çok güzel
herşeye rağmen
sonrasında ne olacağını kim biliyor
kulağına mı fısıldadı biri bak ben gittim gördüm yaşadım diye
bu sebeple yaşamak
hani büyüklerimizin de dediği gibi bir defa geliyor insan dünyaya
reankarnasyon zırva.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:14:22
Mesaj:

malum
hayatta hakikatlar var
esaslı çakıyor suratına gerçekler insanın acı verir insana ruh hali böyle işte ben tüm evrende başka canlılar olduğuna tüm kalbiyle inanmış bir insanım
kulağıma biri mi fısıldadı
yoo!
sanki sırf bizim için bu kadar büyük bir alan faşistçe olurdu diye düşünüyorum
bir metinde insan lafını arka arkaya yazarak zırvalayan bir insanım ayrıca


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:15:07
Mesaj:

insan düşünen bir hayvandır
bazan insanoğlunun yaptığı iğrençliklere bakınca keşke hayvan olsaydım diyen bir insanım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:16:06
Mesaj:

cılkı çıkmış
cılk nereye çıkmış
balta kesmiş
dağ nerde
dev içmiş


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:18:13
Mesaj:

sanırım mp3 formatı geleceğimizle oynuyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:19:05
Mesaj:

mp3 ilk çıktığında neden bilmem ben bu mp3'ü empi küp diye okuyordum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:20:45
Mesaj:

şarlatan laflar şapırşupur hapurhupur çatırçutur kıtırkıtır takırtakır
kütürkütürdür şimdi arjantinde karpuz
yaza 3 ay var
neyse az kalmış


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2007 15:21:13
Mesaj:

gidip biraz yazı bekleyeyim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 20:58:52
Mesaj:

reankarnasyon lazım
kayıp şimdiler için onarmayı mümkün kılabilirdi ukteleri...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 20:59:54
Mesaj:

evreni masabaşından kontrol edebilen cümleleri arkaarkaya döken kutsal ciltler çözümdür kimine.
kimine değil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 21:01:25
Mesaj:

ufukçizgisi kesişiyor gökle yer arasında saplantı haline geldi nerenin nereyle bitip nereye döndüğü.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 21:03:18
Mesaj:

önce dumanı gördük sonra bacasını sonra gövesini geminin
dünya yuvarlandı fil devrildi boynuzları köreldi öküzün dünya kafatasında duruyordu şimdi yerine geldi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 21:04:59
Mesaj:

eski bir arkadaşı görme heyecanı gibi yürüyor hayat bazan lezzeti kaçan soğumuş etli fasülye yemeği gevşemesi yaşamak için bir çözüm üretiyordu kavuşmaları dostların.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 21:14:16
Mesaj:

teras kadından balkonu pimapenli aspiratör yağlanmasına varan mak ekli mak satlar
olmak ya da olma mak adına kel ay nak bam bu pan da sam ba tan go gür le hır la dur mak boş al mak koş uştur mak yar ış tır mak gür eş tir mek sür dür mek için hayatı
kafaya getirilen paketten nelerin çıktığı kimi ilgilendir mek soluk benizli kızıl ceketli pavyonda kavga barda ayna var...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 21:20:51
Mesaj:

hırkayı askıya asıp
sürgülü yazane kapısından alta inip
kovaya su doldurdu
kemerini çözüp
pantalonu indirdi
çömeldi
deliğe baktı
gerekli ayarları yaptı
bağırsaklar çözülüyor
ses gaz su kova fayanslar ve duvara sıkısıkıya yapışmış bir klozetin bağımlılığı gibiydi manzara süperdi
terasta, papatya ve zambak yetiştiriyordu profesör
parmakları ustaca geziniyordu çiçek yapraklarında
suyunu ve gübresini vermiş kendine sütlü neskafe almış ve oturup bi de sigara yakmıştı cihangirden salacağa salınan balkonunda huzur zaman ölüm keder kahkaha
ve orospulanmalarıncehennemini
ve olabildiği kadar dürüstlük adına kısmıştı gözlerini
gözler kısıksa bakışlar büyür
balkonun boyutu mühim değil
mühim olan huzur.
dur!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 21:30:50
Mesaj:

randıman abla memelerini yalatma süt ver gerisini koyu ver
açık kumral
ortanca dalton
tek red kit
pek os bill
mac os x
bil im sel
turk cell

avrupada kredi kartı kullanımında 3. ülkeyiz
3 yaşında sigara tiryakisi olan bir çocuğun kalp krizinden ölen babasının başında 3 gün kalması hikayesini duymuş olmanın endişesine de tabir gerek rüyalar tabirliyse

duygular şöyle
baldırına kadar giydiğin bağcıklı bir botun her bağcık boğumunu tek tek çekip ayağını geçirdikten sonra bunları tek tek sıkıp tek tek düzeltme seansına benziyor disiplin.
bunu konçlu bir converse giyince daha iyi anladım.
bazan diş fırçalama ya da sabahları yüz yıkama üşengeçliğiyle düşününce allah beterinden saklasın der insan.
her kadir gecesinde gelen sms'lere cevap verme zorunluluğu kadar zor.
hepsi bu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 21:31:56
Mesaj:

marsta hayat olsaydı kızılırmakta hayaletler dolaşıyor olurdu.
mısır piramitlerini insanlar yaptı.
bu
dünyalı olmanın gururudur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 21:33:32
Mesaj:

poker
pazar
palto
balkon
baston
büst
tütsü
kursak
kurnaz
kurna
kurmaca
kandırmaca
olmaca
ya da maca
olmamaca
şekspiri sikmece
adam asmaca
asmam çardaktan
suyu bardaktan.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 21:36:15
Mesaj:

hiç değişik bir hikaye yok.
oysa herkes değişik bir hikaye.
bence hepsi hepsi bir zamanlama sorunu.
biçokzaman denkgeledir yaşamak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/28/2007 21:40:52
Mesaj:

mezheplere paragraf ve pilli deklanşör açıldığında içeri görüntüleri doldu diyaframın sadece biraraya getirme operasyonuydu bunlar
ve sadece kelimeler kancıktı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/18/2007 02:31:40
Mesaj:

büyük zevk ormanı küçük kız sıcak bızır beyaz sayfa kalan her kişi için bir laf daha olmalı ormanı yak ve sonra dur ve sonra sor sonra olduğun şey ol


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/18/2007 02:33:45
Mesaj:

allah kullarına büyük olduğunu dedi
kulların hepsı birden buna iman etti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/18/2007 02:44:32
Mesaj:

hava sıcaklığı 16 derece
kalp kabaca gerçekleri yansıtıyor
şiir fikri boktan
müzikle ilgiliydi kafaları halı olan iki kişilik mevzuu
ve cidden samimi hepsi
getirebiliyorsun kendine

birden
batırabilirsin
oysa sadece burda olmayı diledik
allahın şiiri
allahın şairi
olmakla ilgili

cidden şey


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 22:28:54
Mesaj:

orman tabii işler ve yürütme genel peyzaj direktörü mümtaz sağnak artvin atamasıyla ortaya çıkan yolsuzluk haberlerinin ardından istifa ederek ailesiyle birlikte önce manisa çukurca köyüne gitmiş, oradan tekrar istanbul ümraniye hamit sorkut sokaktaki evine dönmüş ve burada kös kös vakit öldürürken özel bir şirket tarafından önerilen güvenlik müdürlüğü iş teklifine sıcak baktığı için kadıköy yeldeğirmeni'ne taşınmıştı ancak şirketin merkezi olan beşiktaş'a mesai için gittiği bir vapur yolculuğunda, vapurun kıç tarafına sigara içmeye çıktığı sırada ateş isteme ve omuza yanlışlıkla çarpma sonucu ortaya çıkan tartışmada 5 yıl önce aftan yararlanarak salıverilen sabıkalı, 1976 diyarbakır şadırvan doğumlu rıdvan taşbudak tarafından baldırından, omzundan, uyluk kemiğinden bıçaklanmıştı.
olay yerinde incelemede bulunan timuçin esen isimli başkomiser mavi isimli kaçak ve kaçıklar organize oluyorlar departmend tarafından aranan sevgilisiyle beraber martıları simit ve ekmeğin kuru kısımlarıyla beslemekteydi aslına bakarsak tanığın ta kendisiydi.

bu tür bir metni yazarken bile çok çok sıkılan bu metnin yazarı, okuyucu tarafından kaçırılan ipuçlarıyla çözülebilecek olan şu güzelim zevkli ve zevkzeklik dozu yüksek bulmacadan tüm insanlık tarihinin de sıkılacağıyla ilgili her türlü fikre sahipti.
maksat insanların ömründen çalınacak 5 dakikaydı.

bunu verdiğiniz için sağolun.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 22:32:28
Mesaj:

kaşar ve şarabı punduna getirmek...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 22:48:14
Mesaj:

büyük şehir büyük asfalt büyük asfalttaki lastik kokusu büyük basitlik büyük barbarlık büyük sıkıntı büyük kafa büyük deli büyük geri büyük geri vites büyük turbo büyük papatya büyük gün büyük kucak büyük aşk büyük orman büyük dağ büyük su büyük su büyük su büyük su büyük şu büyük şamata büyük tarlada büyük adımlarla büyük büyük koşmak bu büyük döngü bu büyüklükte küçük olmak büyük yalnızlık büyük birliktelik büyük yüzük büyük bilek büyük yatak büyük uyku büyük rüya büyük allah büyüktür allah allah büyüktür...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 22:48:45
Mesaj:

büyük para
seninamınakoyayım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 22:49:06
Mesaj:

büyük hırs
senindeamınakoyayım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 22:49:39
Mesaj:

büyük gaddarlık
senintaaamınakoyayım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 22:53:49
Mesaj:

büyük zorluk insanoğluna kader

iyi bir dünyada değil iyi insanların yetiştiği iyi topraklarda yaşamak büyüktür...

gerisi hikaye


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 22:55:54
Mesaj:

küllük hikayeleri kısım 1


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 22:57:21
Mesaj:

pense kerpetene karşı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 23:07:27
Mesaj:

yolda durmuş kenarda oturmuştuk hamdi abi

bahar gelmeden erken açan çiçekleri taciz ediyorduk otostop çekiyorduk

abi, bir kamyonun egzosundan çıkan mazot ve küresel ısınma esaslı dumanı gördükten sonra ayağa kalktık

otostop yapan başparmaklarımızı tuttuk, işaretle yanındakinin arasına geçirip kamyona doğru salladık

kamyon durdu abi, kamyonun şöförü camı açıp dışarı sarktı

ne diyonuz dedi

otostop çekiyoruz dedik

adam arkaya doğru kaykılıp bir levye çıkardı abi, allah seni inandırsın 2 metre çelik ışıl ışıl kodu mu öldürür yani

gidin başka yerde çekin dedi

yani sen küresel ısınıyosun mazotla biz de böyle ısındık dedik

kamyon gürleyerek bir patinaj yaptı ve düzlükte kıvrıla kıvrıla gözden kaybolup gitti

patinaj yapan kamyon gördün mü sen hiç hamit abi
biz gördük
işte o gün...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 23:08:44
Mesaj:

sen git hamdiyi hamit yap
abdullahı abdurahman ha?

isim isimdir

hayaliyse eğer...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 23:11:29
Mesaj:

ve hamit ya da hamdi abi ismi pek farketmez verdiğimiz kartvizitteki numaradan bizi aradıktan sonra geldi buluştuk kadıköy rıhtımda
adam hala aynı sakal traşıyla

abi sen bu pis sakal olayı için hangi berbere imaj yaptırıyosun dedik

sakal uzamasına limit koyan epilasyonlardan yaptırdım 3000 öro dedi

haaa...
diyebildik.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 23:13:30
Mesaj:

başbakanı köşkte görmek istememe meyli o kadar çok arttı ki sayın seyirciler başbakan karısına sordu protokollerde türbanın üstüne renk renk peruklardan takmaya ne dersin yoo düşünmem dedi karısı ve o da bunun üzerine köşke çıkmamaya karar verdi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/21/2007 23:23:48
Mesaj:

ve bazan bu bir keyif meselesi
bazan bir hüzün
bazan daha karışık ikisi birden ya da parçalar var

adamı parçalar...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/28/2007 23:33:51
Mesaj:

bu vatan toprağının cansıkıcı durumlarına kendime veya yakın bir arkadasımın canının sıkkın olmasına üzüldüğüm gibi üzülüyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/28/2007 23:58:55
Mesaj:

ve hayrullah
ben sana demedim mi dedi

dedin abi dedik

hayrullah hiç olmadıysa 3 saniyeliğine sustu ve bize baktı
biz o bakışın altındaki 3bin manayı öyle bir gördük ki
ekşi limonsuyu tatlı portakalsuyundan ayrılıyordu

limonatacılığı bıraktık

tabii bunlar saniyelik kararlar

büyük riskler

30.000 dolara depo kiraladık

yatırım yapmak herzaman riskli bişeydir tamam
ama artık ceo olmak istiyorum
neco olmaktan iyi

bu sıra
ceo in
neco out


Yazan - babaxa - 19/05/2007 20:04:19


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/29/2007 00:06:32
Mesaj:

dünyadaki tüm sistemlere diyeceğim odur ki
insanoğlunun ruhanişeklini şevhetini ahlakiiyiniyetini üretkendenetimini uydukanallarını bireyseldüzgüngelişimini ve biraz kişisel olacak ama klavyesini bozma...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/29/2007 00:13:03
Mesaj:

gereği görüldü

yaz kızım

cenabülsabahsal keram sam yeli küresel sakız hızlı rüzgar atılkurt uzayyoluatılgan yahut chip ile chp arasındaki fark sırf muhafazakarlara karsı kullanılan oylardır
sandık
yani oy kullanıyoruz sandık

kullandığımı sanmıyorum

oy oy anam oy!

hilekar seçmen.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/29/2007 01:02:25
Mesaj:

mümkünmertebe



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2007 21:44:23
Mesaj:

bir süredir niyedir bilmem ne yazasım var ne çizesim elimden çıkan işler boktan

her neyse ve sonra başka şeyler var bunlar feci can sıkıcı

1 asra ilerleyen laik tc'nin meclisi önümüzdeki ay cumhurbaşkanını seçiyor

2007 mayısında 1 asra ilerleyen türkiye cumhuriyetinin en başında
kimin, kime benzeyenin veya neyin olacağı belli
saçmasapan şekilde nasıl oldu bilmiyorum ama bi yerden bi yığın ses korkmayın bişey olmaz diyor
böyle giderse şeyoğluşeyler olacak...

bana çizmelerimi giydirmesinler diyen adam bu günleri görseydi üstüne robdoşambr geçirip digitürkün başına oturmaz, olanbiteni çekirdek yiyerek izlemezdi

kafamdaki 1000 1 ayarı kuramıyor
durum için bkz*

*bu kez zor...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2007 21:46:33
Mesaj:

hayatın turuncu cephesinde kırmızıya sarı katan kablolar koptu elektirik çarptı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2007 22:04:25
Mesaj:

kepezi çıkıp sola doğru sapar ve biraz daha gidersen termessos var orda tepede kartal yuvası gibidir yolları 20 yıl önce bozuktu ama manzara süperdi

yıllar evvel lisede gitmiştim aklımda kaldı ve yıllar sonra bir gün antalya'da bir otelde kafa kırık, sahilde sabahçı tek bir büfe buldum şarap almaya uğradım altımda vespa 200px motor başımda dönmedolaplar çıkacaktım bu tepeye vardı epey kilometre ama olsun

şaraplar camdan tezgaha dizilmişti her sırada dolu sayıda dolu çeşit
seçerken birini başımdakidönmedolaplardan biri çarptı beni çekerken şişeyi diğerlerinin hepsi devrildi birer birer patlıyordu şişeler ayağımın altında ve ben ve büfeci seyrediyorduk patırtıyı yapamazdık da bi şey camlar kırılıyor şaraplar saçılıyordu

ben dedim
termessos'a şarap içmeye gidecektim tek açık yer seninkiydi ama buraya bu şekilde şişe koyarak beni bu keyiften mahrum ettin dedim ve kızdım adama

sonra neler olduğunu hatırlamıyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2007 22:08:53
Mesaj:

örümcek adamla ilk tanısmamız ise resat nuri gültekinle at çiftliğinde örümcek ağı temizlerken oldu

örümcek adamla ilk tanısmamızda ise resat nuri gültekinle at çiftliğinde örümcek ağı temizlerken öldük

örümcek adamla ilk tanısmamızla birlikte resat nuri gültekinle at çiftliğinde örümcek ağı temizlerken dost olduk

örümcek adamı tanımıyorum ama kitaplarını okudum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2007 22:13:49
Mesaj:

bugün kandil

eskiden fener alayları vardı onlar bitti

demek ki kalıcı olan dini duygular

cebime gelen tüm kandil kutlamalarını cevaplıyorum dürüstçe

herkesin fener alayı da kutlu olsun


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2007 22:25:48
Mesaj:

rahmetli annem kadınlar üstüne konuşurdu bazan
gidenin ardından efsane yaratılır bu türlü konuşacak değilim
haklıydı kadın öyle hatırlıyorum
neleri konustuğumuzu ise tam olarak hatırlamıyorum


Yazan: snake
Cevap tarihi: 03/30/2007 23:37:39
Mesaj:

herif kırksekiz sayfa yazmış
nasıl okunur nasıl sataşılır

ama

bu kadar yazınca inandırıcılığını mutlaka kaybetmiştir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/02/2007 14:18:15
Mesaj:

ülen ibars ülen.
yüzümüze başka konuşuyon üstte başka.

ne yise.
ney ise.
neyi se.
ne y se.
neyi se.
filan.

say ready set go be cool when he was a adolescent kid so (maybe well) handy madalion and yellow melon or this is a not pen, pencil, egepen, pimapen, fıratpen, hay shit pen only broken rubber meeen, diyelim.

esas olan kelimelerin bi biçimde yanyana gelmesi.
gerisi hiç mühim değil. 48 ya da 4800.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2007 20:32:03
Mesaj:

john wayne gibi paytak yürüyüşlerle ürkütürsün vakvakları
ebenin arka bahçesine çam dikmişler git topla kozalakları

ve şölen böylece başladı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2007 21:08:04
Mesaj:

motorsiklete binme deneyimini bir kereliğine olsun herkesin yasaması konusunda ısrarcıyım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2007 21:09:44
Mesaj:

motorsiklet kazalarının ölümle sonuçlanması ihtimalinin ne denli yüksek olduğunu hatırlatmakta yine de fayda var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2007 21:10:36
Mesaj:

"yine de" lafını tam olarak doğru yere bilerek koymadım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2007 21:16:14
Mesaj:

kavramsal takılmayı tavsiye etmiyorum hiçkimse ve herneyse herkese.

ayarları bozuyor çünkü.

bi sürü devrik cümle bi yığın noktalama isareti oyunu dolu kepazelik üstüneüstlük bira gaza gelen sevda küllüğe acemice bastırılan izmarittürü berbat bir koku düğün durum dürüm dürtü gürültü siktiğimin klavyesi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2007 21:19:25
Mesaj:

kavgagürültü

kargatilki

peynirrakı

motorkask

cumabeyoğlu

ebevajina

karmançorman

çomarterlik

klavyeyisikeyim

allakbullak

allahbüyüktür


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2007 21:21:14
Mesaj:

ekoseli pantolonlar giyen bir rockgrubunda davul çalamamak feci kötü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2007 21:22:19
Mesaj:

insanı dis fırçalamaktan alıkoymak istemiyorsan onu daha çocukken buna alıstıracaksın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2007 21:31:41
Mesaj:

hayatı boyunca dislerini hiç fırçalamamıs bir çocuk tanımıstım ve bu oğlan günde 3 lolipop 16 kesmeseker bikaçkülah dondurma muhteviyatı çürük baska bilimumvgıdalar filan uzatmayalım
tanısırken sırıttı bu bana
sırtçantamda tasıdığım boyaynasını çıkardım

oğlum bak dedim
ilerde bazı çağların olacak bunlardan ilki bluğ sonra gençlik ortayas yas35 40dırt sskemeklilik anjiyokalppili filan neyse ergenlikte kızarkadasınla mango mağazalarına gittiğinde o aynaların herseyi ince gösteren aynalar olduğuna dikkat et götü büyük bir kızla çıktıysan bluejean pantolon denemelerinğ mango mağazasında yapın

çocuk anlamadı tabii

sırtçamtamdan bu kez sakaltrası aynasını çıkardım

iki ayna asla yüzyüze gelmek istemez

çünkü evrenin ve düsünce gücünün tüm formülü birbirine bakan iki aynadadır

birbirine bakan iki ayna kadar büyük bir kaos yoktur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/08/2007 10:56:22
Mesaj:

allahım bunlara yardım et
manavlara
yanımda çalışan adamlara

ve bismillahirrahimlere

delirdi kapı

yattı balık

bitti pil

pildi bit

bitli kel

onaramıyoruz arıza büyük hepimiz tektüküz makyaj kızlara özel topuk kremleri yumuşatabilir duyguları güneşi karşılıyoruz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 12:34:30
Mesaj:

cumhurbaşkanımın atatürk ilke ve devrimlerine yürekten bağlı olmasını istiyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 22:38:47
Mesaj:

sol beyin lobuna bağlı soğancığın etrafına dolanan pvc liflerin kaygan bölgesinden sağ kısma doğru uzanan daha kuru mal gibi duran sinir hücrelerini tetikleyen bir diğer kısmın arasındaki mesafeye sığdrılabilecek hayali ve bütünüyle gerçek yasamın yasamsal belirtisine dürtülü bitkisel yasam saksı kafa gübre toprak nohutlu pilav alevli lokma yanan geniz yumuk göz yalan dünya 300 ıspartalı 1 demirel


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 22:41:36
Mesaj:

autocontrolareada arbede

makul seviyeye dönme operasyonu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 22:58:20
Mesaj:

ergenekon gecekondu
milenyumda da yıkıldı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 23:04:39
Mesaj:

evet moruk
hayırlısı olsun bütün dünya tuğla kullanıyor ama anamalzeme kürdan çöpü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 23:09:31
Mesaj:

danimarka b grubu sabah 11de isbası yapmak istiyor.

bence de.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 23:12:17
Mesaj:

bütün türkiye göğüslerimi daha önce de gördü demis bizimokullu 37lik manken

bence de

selpakla da sil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 23:15:11
Mesaj:

içislerimize elini sokanın bileğini keseriz demis ırak

bence de

herseyine bulasmak için omzuna kadar götüne giren abdnin elini de orda kalsın diye kestin belli


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 23:17:21
Mesaj:

küresellik ısındıkça liseliler eteklerini daha önce kıvıracak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 23:21:45
Mesaj:

son 20 yıl

renkli fashion tv
airbag
gsm
www
laptop fanı

kerküğü niye almıyoruz ki.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 23:23:35
Mesaj:

ya bu köprüyü geçersin ya da ayıya dayı dersin

ogs diyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 23:37:16
Mesaj:

seyirten bir ulus olarak manevralarımızı yapabileceğiz

ama hersey yeterince yavas

töloransiyatifikastımyok tanzim bi yere kadar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/14/2007 23:43:12
Mesaj:

içgüdünün güvenlik kamerası


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/15/2007 00:03:56
Mesaj:

to be
or kid


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/15/2007 00:09:32
Mesaj:

gözümün tam içine bak lan hayat


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/15/2007 00:11:57
Mesaj:

kafamda garip çizimler kalem oynatıyor
bigünbiyerdeveyahiç


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/15/2007 00:12:54
Mesaj:

kelleni önüne aldınsa kaybetmekten korkmazsın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/15/2007 00:14:19
Mesaj:

birvirgüllebilehayatındeğisebilecekseödünpatlar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/15/2007 00:27:19
Mesaj:

sevgili günlük
götün teki çıktın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/15/2007 00:31:23
Mesaj:

birazdan pastanın içinden bok çıkacak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/15/2007 00:39:20
Mesaj:

dükkanda yatmanın neresi iyi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 01:57:57
Mesaj:

gez e gen gez.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 01:59:26
Mesaj:

her zamanki gibi samimiyet müessesesini kuracağız.
bu su demek oluyor önce çarçurpatküt sonra mırmır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 02:05:11
Mesaj:

3 metre yüksekliğinde bir bira açtım.
her santimi uyku her milimi ayaktadurmaya inat.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 02:15:26
Mesaj:

burda risk almam.

gidip baska yerleri karıstırayım.

bu güzel insan nasıl böyle yine asabilesti kimbilir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 03:04:50
Mesaj:

hiçkimsehiçberseyi bilmesin.
herkesherseyi anlasın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 03:08:05
Mesaj:

aradabir kıra çıktığım oldu.
orda insanlar daha baska gülüyor bunu gördüm.
insan kendini sakındığı zaman savas yapıyor.

bunu da.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 03:21:09
Mesaj:

galiba yeniden toparlanmak bu defa zaman alacak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 03:23:05
Mesaj:

galiba bu makineyi kırmayacağım yoksa yazamam


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 03:32:28
Mesaj:

hiçbir zaman daha önce uyumadığını bilmediğin kadar huzurlu koymadın basını yastığa diyelim faytonların derdi sinekler


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 03:34:57
Mesaj:

herkesi memnun etmeye çalısıken sakıncaları söküyordun tavandan çatı tepene dökülür oysa bu bir niyet gösterisidir dünyanın bin halinden birine hapsın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/22/2007 03:56:56
Mesaj:

ve en kötüsü sert vuruyor genesis

paça bıçakla yırtıldı kedileri götürelim

yatma vakti

selalede dus alacağım sarhosken aramayacağım

ayıkken kurulanırız

koltuklarımın hepsi iyi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/25/2007 23:23:58
Mesaj:

hayal göremeyecek yerde duruyordu baldırlarından enerji fıskırıyordu sıçrarsa ayı ezebilirdi.

pinokyo,
senin burnun
gözümde dürbün.

bana sadece 2 gün ver hayatın sartları.

2 sorunsuz basit tekdüze sorumluluk duymadığın sıradan
dırdır etmeden baslayan bir beyinle 2 salak gün...

dinlenmek lazım.


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 04/25/2007 23:32:19
Mesaj:

Dünyada ölümden başkası yalan.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/25/2007 23:59:34
Mesaj:

haklısın

öyle
gisela abi

normal büyüklüklerin nasıl olduğunu görmekle ilgili

bazan 1 kilo 1000 gram değildir

daha önce de 1 kilometreydik.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:02:26
Mesaj:

bavulunda dis macunun var mı bi kere


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:03:27
Mesaj:

data hesapları bozuk bir hesapmakinesi gibi kurcalanıyor çarpım tablosu


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:04:08
Mesaj:

Var, nolcak ki?

Babaxa abla:)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:05:04
Mesaj:

hep verimli olamazdık
sasırmamız gerekiyordu zaten dediğimizden farklı hiç olmadık

ve bence dümdüz bir çizgide yürümenin anlamı inanılmaz büyüktür


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:07:25
Mesaj:

Kollarını iki yana açmadan bence zor yürürsün.

Tamam gittim:)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:07:34
Mesaj:

hisleri ne yapıyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:08:08
Mesaj:

hisleri yapan ne


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:13:03
Mesaj:

hiçbiyeregidemezsentuvaletegidersinburdakihikayelerinneolduğunabirbakboncukboğacakbeyninifazlasınıbekleyemezsinyaotobandanfırkateynkaldırıyorzabıta


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:24:06
Mesaj:

gerçekten deliriyorum sanırım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:27:45
Mesaj:

ne deliriyon dur bi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:38:08
Mesaj:

kriminale sabote


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 00:41:16
Mesaj:

baskül ve destur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/26/2007 02:08:09
Mesaj:

kedi geçti
oda boz

evreni adlandırabiliyorduk nihayet

mahlukla elektirikler

asfalt

sokak lambaları

ve birtakım lafları

uyandırabiliyorken henüz kısmadan gazocaklarını

olabileceklerin pesinde ayak ayak üstüne atarak

istatistik.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/30/2007 03:21:29
Mesaj:

ve ulema bayrağı açıldı
ve zamanı kontrol edebiliyordu ihtiyar

kontrol dısı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/30/2007 03:26:50
Mesaj:

ve tazyik
ve somut
ve olabildiği kadar uçurum kenarı
ve bunların ne olduğuna dair hiç bilgi
ve yeterince açık değil
ve sana sordular mı
batırabiliyor muydun çorbayı gırtlağına


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/30/2007 03:32:31
Mesaj:

ve unutabileceğin yerde harflerini tek tek
ve atlatabileceğin yerde düserek
ve bunun için miydi umut
bir sokakta
birden bardaktan
bırakaraktan
yok
yokolma
yokolmayı istemiyor hayat

inat bunun için iyi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/30/2007 03:45:18
Mesaj:

dolabın arkasında dolabın arkasında
otur otur
üsendirerek izmaritleri söndür küllük bu alıngan
koku boktan
giyilmis kıyafet
sarılmıs peruk
ton balık
göbek salata

hadi kendi olmadı bari manifestosunu gönderseydi maksat


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/30/2007 03:57:05
Mesaj:

ve sehir yasantısı unutulup gidiyor garip durumlarla
hayatın hikayesi uçurtmaya dair

ömer abi iki kızı için niye ağladı

ve sehir yasantısı bir büyük bitirdikten sonra küçülüyor giderek
istanbul yasamaya değmiyor
havuza sokuluyor plastik ördek

ömer abinin derdine ibrahim sokuluyor elle diz kapağındaki kıkıdağı

ve bazan umutları atabiliyoruz
ve bazan atlatabiliyoruz soğuk battaniyenin altındayken solukları

ve bağdastırmaktan gayrı kötü ne var

henüz ölebilir duvarın kösesine masumca ağ kurmus örümceklerin geçmisi

batabilirdik bundan kimsenin haberi olmadan suyu hissederek

artık yukarı çıkmayı istiyordu kurbağa

ve bunun için kulaç kulaç bacak attı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/30/2007 04:02:23
Mesaj:

soluk
soluk
soluk

yasat bizi ve sesimizi yükseltmeye yara

bağırmaktan
gebermekten
böğürmekten geliyor

gelmisini geçmisini gerisin geri getirmekten geliyor hikayelerin bütünü

ve sahtekar garson gülümsemesi
ve sahtekar bahsisi verirken titreyen boktan el
poker oynar gibiydi salon

araları doğru ver

aralıklarda soluklan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/30/2007 04:13:41
Mesaj:

ve çok kızıyorum büyük yüksek kalın sert duvarlara
ve kaldıramadan çamuru daha üste
sıvaya sıvaya
arka arkaya
oturup oturup kalıyorum
düsünüp düsünüp
ölüp ölüp diriliyorum
perde perde
hızlı hızlı
soluk soluğa

niye bu telas

ve niçin zaman doluyor utanmadan uyuyor köpek gibi gece

ve niyesi yok nedeni var tüm bu zahmetlerin

ve nedeni yok tüm bu zahmetlerin akıyorsa su uyuyabilir kafa

ve neden olmasın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2007 03:17:35
Mesaj:

cümle yapıları için tek bilgi sokakta


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2007 03:25:02
Mesaj:

her zaman diyorum

herşey karşılıklıdır

iki örnek vereyim

birinci örnek işim var gitmeliyim

ikinci örnek uyukm geldi yatmalıyım

çok ehemmiyetli görünüyor

satırları aç

bigün geri geleceğim

örnek ve oyalama

tecavüzden sonra sapık

açtan sonra tok

duadan sonra uyku

uyumak iyidir.

sonra bolluğuna rağmen.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2007 03:31:07
Mesaj:

hayat ve patron

toparlanabilir şeyler

babamın dediği gibi demek için bile baba olabilir insan

sabah kalkmak için uyumaya benziyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2007 03:32:05
Mesaj:

ders vermekten ötürü yorgunum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/13/2007 03:36:38
Mesaj:

dersvermeyi bırak

konuşmayı bırak

otobanda dolaşmayı bırakma

otoban nesillerin bir diğerine aktarılmasıyla ilglili


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 01:57:54
Mesaj:

burnundan kurtardığın sümüğü parmaktan sapanla atmaya çalışıp çalışıp hani yapışyapıştır o atmaya mı çalışırsın sandalyenin altında arşivler misin?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 02:39:16
Mesaj:

lunaparkta deli gibi amorf yağmurdan sonra koktuğu gibi düşünen kirliler ütüden sonra buhar olup tüten mandal neyinin olmadığını bilerek ve neyinin olduğunu ne olacağını dalga geçince bat bath hiç kimseyle işin yok

...

hayat zararlıdır zaman karlıdır

küçükten büyüğe gidiyor sayılar olaydan kapağa sayfadan sayıya gramdan tona

üçüncü katta ölü gördüm

muslukları açıktı

duvarda patine

taş gibi ev

seyyar satıcılarla ilgili konuşmak bunların saati başlatması büyük lafların kötüsü olmaz

koltukla çarşaf arasında

sadece karışığım.

sahur vaktinde liberal olabilseydik

hey hoca elindeki mikrofonla nereye gidiyorsun böyle diyebilirdim hey joe takıntım

ateistleri öldürmek için onları ikna etmelisin inanç daha öteye götürülebilendir

sınırlı bilgiye ulaş

yaşamın boyunca

teypte ne çalıyosa osundur

bu senin zevkini yansıtır gecenin bu vakti

tüm küçümsemeleri gerisingeri yansıtan başka ülkelerin başka çocuğu olalım.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:02:48
Mesaj:

şairin telefonunu çaldırdılar
dediler sen aradığımız şair misin
yaratıcı değiliz
kıvırcık saçları vardı diğer adamın
yüzü esmerdi
kavga duyduğum için gözlerine baktım
kaşları çatık
yanağı yamruyumru
bağlantılar var
paketten sigarayı çektim
ben bob'um dedim

sığ sular durdu
surf yapmayı kesti henry
christina bu siki artık bir daha ağzına almadı
rusya kominizmin emperyalizmden bağımsız bir düşünce biçimi olduğuyla ilgiliydi
ortalıkta çıt yoktu

orda neler olduğunu bilmiyorum
imparator olasım geldi
hayatın nasıl yaşanmasıyla ilgili bir yığın şey
tanrı olmaya hak verdim bu çok zor
dünya ödünsüz kötüdür
yaşamak herşeye rağmen iyi

kimin yönettiğini önemsemek

rastlantısal olanda sörf yapmak

biri var.

yaşamak herşeye rağmen iyi

bunun söylenmiş olanı yenmekle ilgisi yok

yokedilmenin imtihanıyla

kitabın bir kez daha yazılmasıyla ilgisi var

kıytırıktan

en azından bunu tartışabilecek insiyatife sahibim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:09:26
Mesaj:

santralistanbul

veya bienal

sanatçılar

daha büyüğü

daha ilginci desek

zamanaşımına uğramış

gidebilseydim tek varolma platformunu zaten seçerdim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:10:14
Mesaj:

eminolmanın ne olduğunu biliyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:14:40
Mesaj:

internetle beraber tüm insanlık tarihi dataya döndü

artık daha güçlüyüz

önceden kahramanlar yazılırdı

şimdi bireyler blog halinde


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:15:10
Mesaj:

zamir meselesi

duraklamak mümkün


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:18:39
Mesaj:

iç düşünce


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:19:04
Mesaj:

nadiren düşerim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:20:45
Mesaj:

sünnet olan çocuğun çeyrek karış sikini küçümseme belki porno filmlerinde oynayacak o belki kızlar buna bakıp bakıp sevecekler


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:23:18
Mesaj:

belki tabiat geri dönecek

ne olmadığnı bileceksin

yatakta huzurlu uyuyup milyar insana bakacaksın

daha çok hız

daha çok yazı

insan bir hayatı boyunca ne kadar sızlanabilir

alemdar

üküdar

sydney

şişli

sosyal ortamlarda

istanbul'un nesi var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:38:08
Mesaj:

cesur çelik yıkıyor tank boruları orta doğu kıyı kül

beyrut

sırp

süreyya

pamela anderson

pasaport işlemleri

sevgilim

avustralya

babam 70inde bunu yapabiliyorsa
aile bağlarım olmadığı için kendimi kötü hissettiğimi gördüm

3. sınıf otel

son derece şarap

uyuma amaçlı alkolü yazmayla değiştir

sinsi ol eğer yapabiliyorsan

çarşafı at

ilgisizsin

düğmeler kopuyor patır patır

izleniyorsak

gizlenirsin

orda

ne olduğu önemli değil

alışkın format

inceleyebilirim hayatı belki bu hep olduğu gibidir

nerden yarıyorsun

ortadan ikiye

mouse

sallanan memeleri engelleyemezsiniz.

inkar etmenin de bir sınırı var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:40:12
Mesaj:

gümbürtüye hazırım

ödenmeyen çekler

ödenemeyen.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 03:43:17
Mesaj:

çok iştahlı iç düşünce

yokedilemeyen

inkarsız inat

zamanaşımına uğramıyor

sahura kalkabilirim

hamurla aç

hurmayla da olabilir

karmaşa insanın içinde

aktarabileceklerim şimdilik bu kadar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 23:45:57
Mesaj:

günün şarkısı sonra sette çalanlar karambol hayat ramazan vakti canım bir rock şarkısına söz yazmak istedi
al

isteristemez yorgun / agy

yarım sigaram
yandı şimdi alev aldı odayı
camı kapadım ısınmak için bebek
evet
ne demek
yerde halı var
evet halı boyluboyunca başımdan aşağı

diktim içkiyi
geçtim direksiyonun başına
bir kasa bira eksilmeye başladı hızla
hızla uçuyor dallar çamlar otobanın kenarında
camı açtım sönmek için
evet
evet ne demek bebek
ayağımda firen var
ama basıyorum gaza
yeah (bunu tekrarlamayan ne olsun)

dün bir rüya gördüm
neydi unuttum
sadece başıma gelenler ve yastık
her ikisi birden tepemi dönüyordu
keşke hatırlayabilsem evet
nedir bebek
gönderiyorum şarkıyı
send to yes
bu gece rock'n roll yapalım
bu gece rock'n roll yazalım
bu gece roll yapalım
tüm gece söndürecek ateşimi
evet

ve gitar...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 23:49:21
Mesaj:

bilmiyorum akorlara basmayı
sahneyi umursamıyorum mikrofonu nerde bıraktıyrdım
ha elimdeymiş şimdi gördüm
diş fırçası ağzımda
macun aynanın orda
karl gibiyim
bush gibiyim
avandgarde birinin uşağı gibiyim
futura iyi moruk

gel gidelim geceye
gel gidelim geceye

sahurda olur
sahur da olur
olur bilirim

ve sahne
ve piyano
ve olmayan


solo...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/14/2007 23:54:59
Mesaj:

küçük bit / agy

küçük bit küçük bit
endişelenme yüzmek mühim değil
zıplamak
en yükseğe
dağı yaracaksın
şelaleye varacaksın
gecekondu şelale
beni şehirden uzaklaştır
bitim ve ben

ow evet
yine biliyordum bunu diyeceğimi
yuvarlanıyor kayalar
yuvarlaktır hayalar
dik dağ
zirvede
soluk alamıyor jim
yardım etmeliyiz
kartpostal göndermeliyiz mesela panayır gibi bir yerden

gitmeliyiz jim
düğmelerimizi iliklemeliyiz
önce kafiye
şarkı için
şiir için

önce kafiye jim

7 8 9 10

o senin piyanon...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:04:43
Mesaj:

new yok city new yok old war
old spice gerdi cildimi traştan sonra
kapitalistleri aşağılayacağız
gökkuşaklarını belimize takacağız

biz anti anti anti kapitalistiz (geri vokal)

bilinç meselesi hepsi dağarcıklarımız daraldı ancak bob dylana benzeyebilirdi
söylenerek şarkı söylemeyi bırakalı çok oldu artık plajda ateş yakıyoruz henry
akıcı olmak iyi müzik yaptırmıyor yapanı da sikeyim yine meydan oku derdine

düzlükteyiz cristopher
marşa basma benzini yemesin motor
yokuşaşağı sür

ve tuvalete girdim pardon (şarkının özelliği bu solo sırasında işemek isteyen seyirci gidip işeyebilir nota şöyle do do re mi re mi re mi sol)

yeni geldim ernst
dayanabilecek miyiz konserin sonuna kadar
yanıyor yüreklerimizin değil dışı tam da içi
projeyi geliştirebilecek miyiz

ve benzin pompacılarına ölüm
benzin pompacılarına ölüm

oh yeah.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:05:32
Mesaj:

mızıkayı içtim bir çırpıda
biraz bile olsa artık öbür adamım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:09:30
Mesaj:

son şarkıyı gönderiyorum

i feell good for all hadi yallah / agy

artık 18 değilsin gitarını temiz tut
artık geçmişe dönemezsin içinde duruyor tüm bir hayat
artık bununla ilgili olmak gerekmiyor yapı eskidi sadece müzik yapmak istiyorum
sadece teller tuşlar yaylar üfürmeler sesler
artık sadece sesler var
artık sadece müzik

artık arttı arttıkça artçı

bu bir bireysel depremdir.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:18:30
Mesaj:

acıklı porno filmleri / agy

herkes inanıncıyla yaşar
sadece şunu anlamıyorum
herkesin acıklı bir günahı var
niye bu saklayınca halletmiş oluyoruz

ya da neden bazıları gerçekten götken daha iyi görünen göttür

fakültede sanat tarihçisi hocam picasso'yu sevmeme nedenini onun kadınlarla ilişkisi olduğunu söylediğinde dersliği terketmiştim

şimdi olmasa sınıftan dışarı çıkmadan onu terkederdim
bu daha iyi anlayabildiğim bir tecrübe olduğu için belki
ve bağlantıları da yok
ve bienale gideceğim

hayatı başka bir yerden görmek
yaşamakla hısım olmalı insan

oh be!

ow yeah bunu diyor olsa gerek...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:20:07
Mesaj:

kaburga ezmesi
egzersizlerin vücuda uyarlanan
yapılan sporu yaparsın

eylem öyle


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:29:41
Mesaj:

yusuuuf baban geldi.

sokaktan çocuğu çağıran anne çığlığı.

babası evde çorbanın başına oturmuştur bile.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:39:49
Mesaj:

elveda istanbul


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:40:04
Mesaj:

içimi ittiğin yetti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:43:25
Mesaj:

son konferans iyi geçmedi yine

okazyonlar

gelişiyordu insanoğlu tarih günbegün ilerler

acaba internetten sonra ne değişecek

ÇOK ŞEY

bunu yineleyeceğim

hep...

belki birgün sydney'den

belki birgün atlayarak.

internetle beraber çok şey değişecek.

duygular dahil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:48:50
Mesaj:

ajansa girdim moruk

en iyi bildiğim işe döndüm

kurabiye yiyoruz

ama medeniyeti unutmuşum

yapmak için yukarı çıkmalı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:49:49
Mesaj:

umut tezgahlarında satılan

demiştim

bit.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 00:51:33
Mesaj:

seğiren kaslarıı onarabiliriz

biten organlar...

işimiz onlarla.

her insanın düzgün yaşama organı için zamanı olmalı.

www.wwwyinemi.com


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 01:00:08
Mesaj:

terapi merkezi
terapi merkezi

tamam

cızırtı var frekans değiştir

tamam

galiba oldu tekrarlamayacağım bak bunu

tamam

mouse hapı yutmuş

tamam

hi sen kendini mutlu etmek için güç harcadın mı

tamam

ne tamam lan hep tamam hep tamam telsiz konuşmasını adapte ediyorsun şuraya

tamam

moruk biraz sakin ol 2 sene içinde diyorum ki altyapı tamam

tamam

o halde tamam.

klik.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/15/2007 13:33:20
Mesaj:

denkgele ve sürekli fazladan yaza yaza bir hal oluyorum.

sonra da oturup siliyorum.

geviş getirir gibi yaz yutar gibi sil.

allah hepimize merhamet etsin.

kıyamet gününden önce çünkü hep kıyamet kopar (boktan oldu). uzatma.


bugün cumartesi.

yıllardır ilk kez cumartesi tatili diye bir şey olduğunu tam olarak idrak ettim.

merihli diye bir site var insanlar günaydın adanadan filan diyorlar. gülüyordum buna ama o duyguyu anladım şimdi. duyguyu duydum. duyguyu yedim.

duygu dikmenoğlu çok güzel kızdır.
tan sağtürk çirkindir. çok çirkindir. gördüğüm en çirkin adam. duyguyu yedi o. yani güzellik duygusunu. hay fuck herşey gittikçe karışıyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 00:50:17
Mesaj:

kırmızı patagonyanın renkli kelebekleri kozalarını terkediyorlar. 380 metrelik dev ağaçlarda barınan böcekleri sırf 16 milyon buna karınca arı sümüklü böcek karafatma hatta kelebek türleri dahil.
bu ağaçlara verilen isim omazido skuh yani dünyanın yeni ülkesi.
yerlilerin hepsi yılın belli bir zamanında ormanda nadiren rastlanan o dev yeni ülkeye gidip ateş yakıyorlar köyün en güzel bakiresini yaktıkları ateşin etrafında dansettiriyorlar.
pencere zümrüdü ismi verilen ottan elde ettikleri yapraktan taze sıkma sıvıya maltl esaslı alkol katıyorlar ve dans seansında hepsi bundan içip sarhoş oluyorlar.
ağacın kabuklarından kemoterapi ilaçları için gerekli ve çok değerli bir madde var. gramı 10.000 usd. bunlardan her yıl 1 kilo satıp aralarından birini las vegas'a gönderiyorlar.
sattıkları her 1 kilo için 100 kiloluk kabuğu da köyün asma bahçelerinin örttüğü mağarada depoluyorlar.
saçmalık böyle uzayıp giderken gelinen son nokta 3g teknolojisi için verilen gazete ilanlarıdır.
turkcell 3gyi istiyor bu gerekli.
diğerleri istemiyor ama bu gerekli dedik ya tröstler boşa uzatıyorlar işin ucunu.
ha kartel ha tröst ha tekel. esas olarak tekel bayisi diye küçük büfeler vardır.
tekila satar ucuz şarap galon boyunda dev biralardan.

elveda las vegas filmini izleyip buraya oturdum aklıma da bunlar geldi.

film tam bir alkolik filmi.
son çeyreği dışında gayet iyi.
kötü olan çok amerikan olan.

ama hayatımızı kavramış amerika.

amerikanın satma ve satınalma gücü dünyadaki en büyük cüzdan.
bomba ve rüya tacirliği yapıyorlar ordan.

iranı işgal ederse yorgunluktan canı çıkacak. ondan edemiyor. yoksa neydi o gömlek giyip sakal uzatan adamın adı ahmedinnejat gibi birşey konuşabilir mi öyle kolay.

geçenlerde filipinlerde geçen gizli kamera skandalı filmini indirdim.

eğer amerika bunu görseydi film yapardı.

iyi ki görmemiş. cia herşeyi görür. patron uygun görüyor mu o var. değilse hepsi çöp. o ise uçak gemisinde tank ve buldozer taşır bunlar.

bozuk son cümleyi onarayım.

patron uygun görüyor mu. değilse hepsi çöp. o ise (gördüğü) uçak gemisinde (körfezde ya da uzak doğuda) tank ve buldozer (yıkım ve inşaat için ne varsa bundan) taşır bunlar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:01:55
Mesaj:

önceden kitapmitap okur sohbet ederken kafamızdan uçanları evimizdeki kütüphaneden karıştırmak için dakikalar bazan saatler kaybederdik.

ahmedinejad

sağol bulduk google. tabii ki de milyar dolar edersin.

bilgiye erişmeye yatırılan bu dünyada adam başı 2 simit parası bile değil.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:03:31
Mesaj:

internetten önce pek beğendiğim yazar agotha kristofu'n erkek olduğuna inandırmıştım kendimi.

uzun zaman sonra şimdi biliyorum ki o bir kadın.

16 mayıs 2007.
(tarihleri abartmakta fayda var)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:23:55
Mesaj:

geçenlerde büroya emlakçılar ve dağcılar masası marka temsilcisi bir kız geldi büroya.
askılı bluz giymiş.
kısa etek.
siyah.
paça tarafları transparan.
beyanname toplantısı için akşam yemeğine gittik 3 kadeh içti sarhoş oldu bu. askılar düşüyor omzundan etekler geri çekiliyor masaya dayanmış otokontrol kaybolmuş konuşurken öpücük yollar gibi büzüyor dudaklarını masadaki elimi tutuyor (tüm erkeklerin malzemesi kadın vücududur).
birşeylerle uğraşıyor ne olduğunu anlamadım.
baktım ki kız sigara paketinde sigara peşinde.
meyhanenin yakışıklı bir garsonu var. adı bond.
ben bu ne yapıyor derken çakmağı muhabbetin tam ortasına lap diye koydu.
buz, göbek salata, haydari, kavun, kavunun tam dilinmemiş dilimini bıçakla ayırmak, fazladan koyulan rakının masaörtüsündeki suyunu peçeteyle silmek gibi şeylerle uğraşmaya dalmıştım ki marka temsilcisi kız tuvalete gitmiş.
uzun zaman gelmedi.
masaüstu uğraşları bırakıp tuvalete yöneldim.
kapıyı açıyordum. erkekler tuvaletinin tam yanı kadınlar tuvaletir ya. öbür kapıdan biri çıktı çarpıştık. çakmağı yakan yani garson yani bond yani james yakasını düzeltiyordu.
sonra da kız çıktı.
çakmağa gazı doldurmuş nihayetinde diye düşünüp işedim ve sonuncu damladan bir öncekini sallamayı unuttum.
masaya döndüğümde kavun tabağında hala birbirinden kopmamış o iki dilim kavunu görünce de çılgına döndüm.
başladım bağırmaya.
dedim ben boşuna mı uğraşıyorum ayırmak için deleri kileri mıları mileri dilimleri lannn.

ertesi gün dün ne olduğunu hatırlamadım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:33:48
Mesaj:

yan taraftaki binaya gelip giden bir muslukçu vardı memleket olarak muhacir iş tulumu filan giyen uzun boylu yakışıklı 24 cmli elinde ingiliz anahtarı kalbinde fantazi olan adamdı 6. kattaki bedia ablaların dairesini feci tamir eden sonradan da film sektörüne atılan.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:35:07
Mesaj:

insanların muslukçularla fırıncılarla overlokçularla tasarımcılarla politikacılarla sanatçılarla kıtkanaatgeçinenlerle ne işi olur ki.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:37:01
Mesaj:

insanın kendine sorması gereken soruya cevaben bir toplu terapi olarak soruyu sorunca verilecek cevap ketılın suyunu taşırmayan şey ordaki otokontroldür.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:41:48
Mesaj:

herşeyi döktüm
herşeyi kırdım
heryere gittim

kendimden uzağım batı aynı senin gibi
kalamam artık geri geride kalandan bıktım

aldım sazımı çaldım bile parmaklarım kanıyordu
bir müzisyen otlağın ötesinde leçber gibi iner traktörden
karadeniz arkansas londra
manile ulambator ege
akdeniz manila geneva
sydney melbörn ankara

pöh.

insan nerde yaşıyorsa oranın tadını bilir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:48:11
Mesaj:

insan beyni iyi organize olmalı

tüm evren insanın kendi beyninde.

günaydın ısparta

senden bir demirel çıktı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:50:18
Mesaj:

rastgele galeriye alınan tren vagonları gibi dizilmiş kelimelerden oluşan cümlelerin lokomotifinde kömür bitti su buhar oldu ve seansın bu kısmı puff olup uçtu.

ölesiye yalnızım makinist.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:57:32
Mesaj:

geriye dönüp yazdıklarıdan bazılarını silmeyecek tek bir yazar tanıyorum hiçbiryazarı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 01:58:33
Mesaj:

tiryaki olup da hayatında son bir sigara yakmayı isteyecek malboroculardan tanıyorum hem de hepsini.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:00:22
Mesaj:

tanışmadığım insanları tanıyorum onların buzdolapları eminim standart değildir kimininki 2 kiminin 3 kiminin 4 kiminin 0dadır bu bir tercih meselesi her şey karşılıklı nice to meet you.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:08:53
Mesaj:

en büyük din en büyük siyaset en büyük sanat en büyük baklava en büyük tepsi ve en büyük fikir sadece kabuldür.

kafana yatan şeyle etkileşmek saptamak yaratmak saklamak kaldırmak ortadan ikiye yardırmak...

kabulet bunu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:10:25
Mesaj:

denizin üstünde yürürken suyun ikiye yarılmasını gelişmiş batı kabuletmedi mi.
usa hala incile el koyarak seri katiline yemin ettiriyor parlemanto açıyor.
bunların mühim bir kısmı yalandır kabulet.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:12:13
Mesaj:

ruhumuzun temizlenmesi için büyük efsaneler yaratıyoruz ama sebepsiz yere bebekler ölüyor basitçe düşünen maneviyat hayatın en büyük destekçisi ve bunu bırakmak insanı kötü yapar bunu kabulet.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:13:18
Mesaj:

ne olduğun hiçbirşeyle ilgili değildir ve yaşadığın her ama her ama her şey ayağına dolanır adını sen koyarsın buna ne dersen de kendi kerçeğindir hadi kabulet.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:14:13
Mesaj:

manifaturacılar manifaturacılıklarını saksılar saksılıklarını etti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:14:35
Mesaj:

kabul
uzayda hayat olması mümkün.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:15:25
Mesaj:

kabul
tabiyatın gerçekleri yaşayan kim ne nasıl olursa olsun o organizmanın genetiğindedir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:17:07
Mesaj:

kabul
saptamaları tutalım diye elimize vermeyen gözümüze sokmayan kulağımıza söylemeyen konusunda hislerimizi kullanırız.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:17:33
Mesaj:

kabul!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/20/2007 02:20:38
Mesaj:

gidipyatmayı ediyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 00:47:30
Mesaj:

bulutlar mıncıkmıncık
güneş dönüyor dünyayı
ayı yalnız yakalayınca
ağa sokuyoruz
kelebeği
örümceği
ya da aklımıza düşen
herhangi bir şey gibi
önemsiyoruz
ağ örülüyor
ah ağ
ağ ah

böğürünce
büyütünce

masalar ışıl ışıl

medeniyet hakkımızdır gezegenleri geziyorduk birinde davul çalıyorlar sabah 4
çingene çıkarı için uykumuzdan uyandık

zaten ya hep uyumak var
ya da hep uyanık olmakla

ilgiliyiz hayatla her türlü

kül kokmasın diye küllüğü parfümle

sperm
ve ejderha

uç düşünceleriyle zamanaşımına uğruyoruz
uğrak yerlerimiz kaşınıyor

uyan ve yüzünü yıka

tüm hayat süreci için özet.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 00:52:18
Mesaj:

tamamlamak her birini tek tek
sırasıyla akıyor zaman
dakikadan sonra dakika isimleri bile var saniyelerin

anlar

kimin anısı yok bu dünyada hadım edilmiş

belki birgün söylerim diye çoğaltılan karbonla

içini dışına

gerisini başına getiren

yalnızca

gitmeyen

varmayan

olmayan ol

müzik bekleyemezsin las vegas

ışıklar sönünceye kadar yaşayacaksın

motelleri havuz gören elmas değerinde sehpalardan kıracaksın

kırılacaksın las vegas

ölesiye yalnızsın

tıpkı biz gibi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 00:53:38
Mesaj:

dehşetli duygu

onarılamaz artık çip

kredi kartından molotof kokteyline yürüyor

ısmarlama ortamları çay molasıyla çözmeyi umuyor olasılık


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 00:58:24
Mesaj:

zamanaşımında

bellibelirsiz

artık sloganımı buldum tango dansı eşdeğerliğinde pisti kullanan iki biri viyola kardiyolog alo bim pastel kırmızı bira ram az an

bellibelirsizim pastel renginde transparan ışıklar yansıyor kıçım üşüyor sonbahar geldi sabah kalkınca dişlerimi fırçalıyorum bütün gün kemirmek için daha iyi hayatı

lavaboya işiyorum yine
tek damlası kaçmıyor kapının
kolumda solumda
uyuşukluk

zayıfladığımı söylemelerinden bıktım sosyalizm
rejimde değilim sadece 2 dilim yiyebiliyorum ekmek

sol kolumda kaç gündür bir uyuşukluk
sol serçe parmağım bir gün

her parmak için bir madik.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 00:59:19
Mesaj:

insanın en iyi yaptığı iş en iyi bildiği iştir

kutsalmış,


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 01:11:14
Mesaj:

kaybedecek hiçbirşeyiolmayan erol abi.
büyümen lazımdı senin hollandada klübün vardı mezarını bulmak için belki birgün diyorum ki çaba göstereceğim zamanım kalmadı.

kaygılı olmanın anlamı yok

kaybedeceğin kadar kaygı duy

br ömür bir dünya olur

bir dünya nedir ki erol abi...

hepimiz yanılıyoruz

birbir
tektek
sürekli
tümden

bu dünya bana doğruyu öğretmiyor abi.

sana öğretmediği gibi,

lakin...

kızma son diyeceklerimi dinle

örneğin büyük bir filmin bir plan südütyosundasın ve bunun nasıl yazdığını anımsamıyorsun orda duvara yaslanmış bir viyolansel var stüdyo duvar kağıdı tutkalı kokuyor...

kağtları sökersin öyle değil mi?

viyola duvarda.

köpekler havlıyor.

okullar açıldı.

cumhurbaşkanı gül.

herşey nasıl da açıldı artık.

allah yardım bize etsin.

yerlerini değiştir erol abi.

başa al.

sona gitme.

zamir adamı.

samur ipliği.

çiftlikteki yokuş.

içimdeki duyguları boşluğa doğru savuruyorum.

yöntemim budur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 01:16:04
Mesaj:

ve bir gün ömer abi

matrix bize de ziyarete gelecek

çaya şeker atar gibi aktaracağız kendimizi bizi çöz diyeceğiz

boğumlardan başlayacak

parmaklarımız düğümlenmiş göeğimizde abi

hiç sayacaklar bizi

efendimize sığınacağız

bu işten de sıyrılacağız

asıl amacımız çalışmadan oturmak değil

çöpçüler çerçeveciler inşaatçılar siteciler holdingçiler politikacılar reisler evet hepsi ekmek yesin biri bir yerden tutar öbürü öbür yerden hayat müşterektir benzin pompacılarına sempati duyuyorum onları yokladım sadece

araba yokuşta kaldı....


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 01:20:15
Mesaj:

alanında geziyor özgüvenin imla hataları

belki de zamanaşımına uğruyor yapılan her uğraş

yazılar yavaş,



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 01:22:49
Mesaj:

hıçkır

kampüsten düşer gibi gözyaşları içinde en mühim cümleleri en mühim kelimelerde hata yapar gibi savur

hiçbir

zamanını almadı abi

bunun ne olduğu hakkında fikrin yok.

zamir var orda.

emiyor kelimenin kanını.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 01:24:37
Mesaj:

ölesiye yalnızım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 01:30:15
Mesaj:

sanmam
ki anlaşmam mümkün değil.

kilitledim kaleleri.

anahtar paspasın altında.

paspas kapının önünde

emlakçı sokağın başında

daire teras katında

balkonda cibinnik yüzüyor

dalgalı

allahım

bana ede ede bunu mu hediye ettin

yine hıçkırık

hiçbirik

çolukçocuk

sosyal yaşamın ne demek olduğunu bilmiyorsan

caddede karşıdan karşıya geçemezsin

hayat var ya

herkese hayat gibi

aslında değil

aslında hiç

hiç değil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 01:31:27
Mesaj:

bu alanı terkettiğin an hiç.

hiç düşündün mü moruk?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/21/2007 01:46:56
Mesaj:

insan kendini birşey yapıyormuş gibi filan zannetmemeli.

değiştirince sanki kelimeleri

uzaklaşıyorsun hertaraftan.

belirgin yöntemler.

küçük çocuk küçük çocuk

üşenme fazladan sigaram var bir tane de sen iç

paçalarını kıvır

ayakkabılarını yalar
çomar.

basit basitin tekidir

gidişat bunu gösteriyor.

çocuk olma...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 00:46:47
Mesaj:

O harflerini istifleme olimpiyatları

.O O O.
...O O...


bunları nasıl birbirine takabileceğimi bilmiyorum

şu lingi buldum
(olimpiyat seçmeleri birinci ling
turkcell super ling)

gugıl sağolsun

http://www.uydurmahaber.com/uploadresimler/haberler/r_20060527123205_olimiyat.jpg


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 00:47:29
Mesaj:

çok uğraştırdı beni.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 00:54:14
Mesaj:

işaretleri tanımlama uğraşları
XIV. level yedinci detay

3
popo

/
pipi

V
mimi

:
joni

)
hani

:)
şimdi

S
sezen

S:)
gülümse. imza: sezen aksu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:01:44
Mesaj:

başka duygular için yanyana getirmece oyunu

=+=
american air force

)*
gözünü kapayan hilal

=*)
kktc

+
ch

-
mermi

o-(O)-o
motorsiklet

UU
rakı ve su

R
sürahi

"/"
takma kirpik

"'"'"
ters kirpi



Yazan: gisela
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:02:07
Mesaj:

Çok pardon ama bişi soracam.
Ölesiye yalnızım ne demek?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:03:57
Mesaj:

TV
televole

MTV
emzikli televole

NTV
enbüyük televole

YETV
yılmaz erdoğanın tvsi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:05:37
Mesaj:

zzzz
uyku

hrrr
sinir

vzzz
arı

p
priz

(çözümlenemedi)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:07:26
Mesaj:

jetpa

jetix

jet

jo

james

jale

jamela janderson

janimarka

jameica

jira

jiçtim jafam jarıştı jimdi junu jırakayım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:12:09
Mesaj:

çiş
çüş
caş
jochua

jartiyer

jöle

jelatin

jilet jeyi ju jöyleyemem

jarhoş jolsaydım jerdim jimdi jeğil

...

hep beraber danimarkaca öğrenyoruz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:14:05
Mesaj:

jaslını jorarsan jostum jiç jir jaman janlaşılamayacak jolmama jok ja jüzüldüğüm jok

ju ja jenim tercihim...

jepimizin jokeri jar.

testi geçen janimarkacayı öğrenmiş demektir.

j ile bozan jafa.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:15:13
Mesaj:

jale ile jülide

ikisine birden ajığım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:15:34
Mesaj:

ujatma kej.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:15:59
Mesaj:

jafam jarıştı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:18:15
Mesaj:

mermiyi sıkınca dümdüz gidiyor...

ismail türüt denilen adamın ne olduğu önemli değil.

adamın bakışlarına bak evvela.

bu gözleri sevdiğim hiçbirinsana takmak istemem.

garip bi kere.

çok garip.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:26:20
Mesaj:

insan sıçtıktan sonra tuvaletten kaçar gibi çıkmamalı.

birgün aslında yarın
ya da yarından sonra en fazla 3 gün içinde nebileyim bilmiyorum istatistiklerini ama kısa süre sonra gider yine oraya.

ben sıçarken musluğu açmayı umumi wclerden ve patırtının su sesiyle karışmasından ötürü seviyorum.

jack daniels bana demişti ki...

yok
bob
ben bobu tanırım
jack'ı tanımam

j çok sıkıcı edebiyatıma mani oluyor
danimarkalı bir piç o.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:27:28
Mesaj:

artık danimarkaca öğrenmeyeceğim

öğreneceğim dili biliyorum;

ingilijce...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:28:20
Mesaj:

GONG;stanbul

eskiden çok iyi bildiğim ve geri döndüğüm yurt.


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:33:54
Mesaj:

Valla bence sen öldüresiye yalnızsın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:33:57
Mesaj:

duydunuz gongun sesini
mehter marşıyla gelip izmir marşıyla gideceksiniz.
marş söylemeyi bilir misiniz.

olacaksa bizim yöreden olsun ben safranboluluyum

evet olabilir

dediniz beyefendi

ne dedim

onu

neyi

yani demememiz gerekiyordu hani

bilmiyorum ne dediğimi

kaybettiniz işte tam da bana söyletmeyi umduğunuz ilk anda

bakın ne dediğimi söylerseniz size 1 milyon dolar vereceğim

evet dediniz

oh be evet dediniz. nihayet...

ama önce siz dediniz

olsun size evet dedirebildim

ama bu size 1 milyon dolara maloldu

olsun hırsımın önüne geçemedim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:43:31
Mesaj:

kızları düşürüyorum gözleri çıpa gibi kısık
yıldızları çekiyorum aşağı yalnızız batıyor ay güneş sonsuz gökyüzü yüzüyor sörfçü patırtıda
kumsalda yürürken buluyorum terliklerimi
ayaklarım içinde
başım dışında
yok bir şeyim

elveda istanbul hazırlık sürüyor bavulumu toplayınca
özleyeceğim seni nasıl olduğunu bilmeden
yaşadığımı bilerek nasıl

devrilen cümle
dalgalı deniz
köpüklü bira
sesi açık teyp

o koca coğrafya jeofizikler haritametodlar

teybin sesini çok açtık istanbul
büyük bir müzik yakışır sana...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:44:58
Mesaj:

gisela bana yazı yazmış


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:45:35
Mesaj:

jisela


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:47:54
Mesaj:

takılma bi buna be jisell


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 01:48:47
Mesaj:

ortalıkta olanbiten şeyler var galiba


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:19:38
Mesaj:

metabolizma toparlıyor etini
toparlanıyor kafa
zaman alıyor zamir
zamirler
zamirler ordusu
zamirlerin küçük iskenderi
zamir denen şeyin nesnesini çeviren gelmiş geçmiş en büyük kaçık olabilme gücüne imrenen zamir

toparlanıyor yavaş yavaş


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:21:47
Mesaj:

gelmiş geçmiş en büyük kaçığa imrenmek mi diye konuştum

kaçtı kaçık artık buna dönerim elimde pek malzeme kalmadı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:23:04
Mesaj:

kaçırıyorum kaçıları kaçın kurası kaç kaçık çorba

sen kaçmazsan ben kaçacağım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:28:42
Mesaj:

tişört kusmuk koktu diye çıkarıp atınca aklıma geldi bundan yıllar önce bebek civarında bir arkadaş grubuyla eğlenmeye gitmiştik bara orda bir kızla birden nasıl olduysa dansetmeye başladık sonra da öpüşmeye gruptan birinin yakınıydı hızlanmıştı hadise kaçar gibi benim eve döndük kız başladı kusmaya sonra üstünü çıkardı birden çıplak kaldı memeleri kusmuk kokuyordu yatağa geçince unuttuk kokuyu sabah ilk uyanınca ablasını aradı merak etmeyin iyiyim dedi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:29:58
Mesaj:

supertramp

süperkramp

breakfast in america.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:36:26
Mesaj:

sadrazam hüseyin paşa hakkında bazı bilgilerim var.

adı: hüseyin

ünvanı: sadrazam

memleketi: osmanlı imparatorluğu

şapkası: kavuk

amcası: vezir

makamı: padişahın bir altı

mührü: parmakla basıyor

tc kimlik numarası: bilinmiyor

tuttuğu takım: fener

en sevdiği yemek: hünkar beğendi

en beğendiği manken: halide edip adıvar

kullandığı son uçak: f16

mürettabatı olduğu son uçak gemisi: boat on the river

söylediği son şarkı: susadım çeşmeye varmaz olaydım

son nefesi: ünffğ


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:37:38
Mesaj:

hala kusmuk kokyorum bi daha motorda kusarsam sikerim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:38:30
Mesaj:

kokyorum

ne yazdığına bak öyle konuş zümüğünzuyu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:42:16
Mesaj:

genel kültür olarak pek bi genişim

ulubatlı hasan ile ilgili de bilgilerim var elegeçirilmemiş daha burada paylaşayım

cins: erkek

ilgilendiği cins: bizans

diktiği şey: bayrak

elinde tuttuğu şey: bayrak direği

bulunduğu yer: sur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:49:56
Mesaj:

bu hususta sıkıldığım şeyin ne olduğunu diyeyim
adamlar gideli asırlar olmuş bırakın onlar da rahat edip biraz insan olsunlar yücelte yücelte bir hal olmuduk azıcık durulalım zaten herifler büyük efsane, abartılar can sıkıcı, nedir bu kadar şişirme nedir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 02:59:35
Mesaj:

en son bornova atatürk mahallesinde üniversitede okurken tekinin yanına gitmiştim gecekondu dolu tepede izmiri görüyordu bekar evi güneş yavaşça doğuyordu mutluyum dedim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 03:10:55
Mesaj:

ağır ağır sabah oluyordu
hatırlıyorum misafiri vardı tekinin
dinci biriydi bunu sorun etmemiştik
imam çay içmişti biz şarap
kaçırmıştık ama çok da abartmamıştık
o sıra sosyalizm heyecanlandırsa da beni
çok barışseverdik hepimiz
dinci gitti salonda yerde bir yatak açtı tekin
kalkınca cama baktım geniş pervazlar kırmızı turuncu arası bir kent
düşündüm ki hiç borcum yok
bugün ya da yarın tasa etmem gereken bir şeyim yok
aşık değilim
çocuk sahibi değilim
annem sağ
babam selamet
kızkardeşimin yanakları al al
palazlanan bir gencim gezmeye gelmişim şarap içip john cougar mellencamp dinlemişim
pencereyi açınca tüm odayı bu hava kapladı
tekin içerde uyuyordu
birazdan uyanacaktı kahvaltı yapacak dışarı atacaktık kendimizi
keyfimiz bütünüyle yerindeydi önümüz açıktı
mutluyduk.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 03:11:54
Mesaj:

kısa zamanlı mutluluklar

çok yoruldum tanıdıklarımın arasında mutluluk oyunu oynayan en büyük piçim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 03:12:55
Mesaj:

ölesiye yalnızım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 03:15:51
Mesaj:

başıma geldi biliyorum yarın gelir hissediyorum sanki buna benziyor orada öyleydi düşündüm de filan bir an gibi birşey değil bu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 03:43:19
Mesaj:

çingeneler güncel din duygularımızla oynuyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/22/2007 03:44:31
Mesaj:

ah canım ahmet büyük bir ses sanatçısıydı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2007 03:20:23
Mesaj:

güniçinde tutmuyor kafamı yüreğim olmadık yere boşaltıyorum içimi
sadece ne olduğu önemli
acıklı da değil gerçekçi gidiyor durduk yere

durduk yere...

durduk yere
eğdik kafamızı kimsem yok
eğildiği yok aynı ayarda büyük bir veda mektubu gibi aşağılayarak
durduk yere atılan adımların geldiği şeyler enkaz
bazan biliyordum büyük yalnızlığı tanımlayamamıştım
anlıyordum sadece
ve tanımlayamamıştım

ayağımın altında kayıyor
buz içinde ateş

usul usul söndürüp ışığı
karanlığa alıştırıyorum içimi

kapının ordan bir ihtiyar
benim yerime yaşlanmış

dolduruyor müziği
gömüyor kalbine kalbine baskılar yapar gibi bilir o neyi nerde söyleyecek

odanın bir ucunda oturdum artık öteki ucu yok olması gerek

benzer şeyler

yaşamakla ilgili çilekli pasta.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2007 03:38:37
Mesaj:

mezarlık sokağında oturmanın hiç sakıncası yok
iki yüzlü kent

ve bununla ilgili yaşanmış herşey

ayçiçeği tarlalarının orda gördüğün ceset

kolu başından ayrılmış

başı bacağından

bozuk paralar

merdivenden inince gördüğün kavram

salıncakta kendi bedeninle uyku halindesin rüyana karışamazlar

tekeri çevirirken dalların arasında

mahalle okşarken başını

anne en son koynunda bundan 5 yıl önce başımı okşadı evet

nereye geldik mahalleli bunun sonu yok.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2007 03:41:06
Mesaj:

diş tarlaları kemirdin beyni

tamamlamam gereken satırlar var

uyandıran

gerçeğe çeviren

maviden beyaza

biradan suya

uykudan dokunduğun yastığa

allahtan itibaren

başlıyor yaşam ve gidiyor sabit veya yalpa.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/23/2007 03:45:56
Mesaj:

çıtırdıyor gece


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2007 02:08:32
Mesaj:

piyano
zamanı çok tuşlar bozuldu sesi kesildi
kısık tonda üşüyerek açtı avluyu tabakta marul
sonra beyaz peynir

bağırıyor şarkı
küsmemi istiyor dünya
caddeler
lambalar
üşüyor zaman

gelişiyorum herşeye rağmen durdurma çizgisi şimdi
demin ya da yarın

geldiğimiz gibi
gördüğümüz gibi
olduğumuz gibi

bitmek
bilmek
görmek

kafasına göre kader yazan saat
oldu 2
uyku vakti...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2007 02:13:10
Mesaj:

Sadece sev
Onu yağmur yapabilir
Plajın,
deniz tarafından öpüldüğü yolda

Sadece sev
Onu yağmura yapabilir
Aşıkların teri gibi
Alanlar.

Sev, benim üzerimde hüküm sür
Sev, benim üzerimde hüküm sür,
bende yağ.

sev sadece sev
Yağmuru getirebilir
O, gökyüzüne özlem duyman için seni o yapar
Sadece
Yağmuru getirebilir
O, üzerinde yüksek gözyaşları gibi düşer

Sevgi, benim üzerimde hüküm sürer

Kuru ve tozlu yolda
Bizim, ayrı yalnız harcadığımız geceler
Ben, serin yağmuru serinletmek için eve dönmeye ihtiyaç duyarım
Ben, uyuyamam, ve ben, koyarım, düşünürüm
Gece, mürekkep olarak sıcak ve siyahtır
Oh Tanrı, ben, serin serin yağmurun bir içeceğine ihtiyaç duyarım

...

reign over me için birebir çeviri...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2007 02:20:31
Mesaj:

Ben, cehennemdim
alaycı, gümüş şişme.
O o gün, yağdı
Sert, eğirdi.
Sert,
kazandı. Hayır
Okyanus çiçek akvaryumu
Kötü ülke.
Bir el ver.
Bal, dipttir. Flim yalanı
Hey hey. Hey hey.
O kedi, büyük kötü bir adam gibi yürüyebilir.

Bize göstermek için öyle mutlu
Ben, nilüferi yedim.
De, sen, fark etmedin mi?
Ben, nilüferi yedim

Storefront penceresi, yansıtırım.
Sadece geçen hafta, cehennemdim
Ölçeğe bahşiş ver. Ben, cehennemdim
aldı, sonra, düştüm.

Bu yabancı, kimdir? Levye omurgası
... Ve ben, iyi hissederim.

Ona yağmuru izin ver, yağ, yağ
Yeniden benim mutlu arkama getir.

Bize göstermek için öyle mutlu
Nilüferi yedim.
De, sen, fark etmedin mi?
Ben, nilüferi yedim

Ona yağmura izin ver, yağ, yağ
Yeniden kendimden beni kurtar
Çirkin günahlarımı sürükle
Başparmağa karşı çıkmak, sırta ait yüzgeç
İçi ölmüş olan o maymun, sırıtır
Yeniden mutluluk getir

Ona yağmuru izin ver, yağ, yağ
Yeniden mutlu geçmişi getir

Bize göstermek için öyle mutlu
Ben,
nilüferi yedim.
De, sen, fark etmedin mi?

Ben, nilüferi yedim
Ben, nilüferi yedim
Ben, nilüferi yedim

i ate the lotus...

i ate the lotus...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2007 02:38:08
Mesaj:

bekaretini vermeye karar vermiş kız kararlılığında erdemlerden taşıyor zaman

şarabı sarhoşa

suyu balyoza çeviriyordun dün

festival

zifiri karanlık

ilk kez sevişen oyuncaklar gibi

tüylü

yumuşak

zevkli ve temiz...

ne olacağını kim biliyor?

nasıl bitecek bu?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2007 02:49:27
Mesaj:

oynamayı devam ettiremezsin...

kesilir bıçak.

hem sonra
hem önce
hem arada

şıkır şıkır ses

hasar yap

yatakta düşün bir kez daha

uyumadan önce

kaldırmaya çalış zorluğu

üşengeç horoz

sabah vakti erkenden kahvaltı yapan

süt döl böğürtlen

ulusal marş

erkenden bağırıyor ağız

erkenden yatıyoruz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/24/2007 02:55:43
Mesaj:

bilmece çözülmek istiyor

amacı buydu uykuların gelişiyor zaman kilimci bir anam var dokudu gitti tuval gibi


abc

def

gğh

uğraşma

geliştirmek için çalış

bilirsin

makineyi açık bırakırsın

korkusuz deh

sopa bir top gibi dövüyor zamanı

tabancalar siyah

sesli düşün...


katı olmayı öğreneceğiz bayım.

herkese rağmen.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2007 02:25:57
Mesaj:

şair kimdir merak ediyorum
ne yer ne içerler
kendine ters olana içerler insan

mukaddes olanı seviyorum
inançsız felsefenin dediklerine kapamam kulağımı
romantizmin havuzunda fıskiye altında da
ülkesi işgal altında kalan ulusların kafasında da
anlarım neler oluyor bir insanlık görevidir anlamaya çalışmak

sabahın 7sinde

gecenin 4ünde

taş taşıyarak yorulanı
her şeye sırt dönerek dinleneni bilirim

çoluğu çocuğu olanın keyfini
çocuğu ölenin cehennemini
anası karısı akrabası gideni
babası bırakanı
sevgilisi gömüleni
iş kuranı işçi olanı patronu yağcıyı sanatçıyı sıradan bir bakkalı

ezeli hayatın zengin kısımlardan da oluşabileceğini ama buna tanım getireceksin ancak yat sahibi olunca anlarsın demek olduğunu

abdest alma duygusunu
isyanı

bilirim tereyağında kavrulunca kırmızı pul biberin kokusunu

yoğurda dökülünce

ekmeği banınca

lokmayı yutunca ne demek bilirim.

hayat
bir duygunun
bir bulgunun
bur burdurun
bur denemenin
bir denkgele lafın
neyi
burası neresi

önümde bir monitör duruyor
ellerim açmış parmaklarını

yüzüyorum...
boşlukta gibi sıkıntısı olanları anlama kabiliyetim yitmiş sırf kendime dönen o garip ruh geldi çattı yine sadece oynuyorum harflerle hecelerden sandal kurup karayı geçiyor ve sahranın orda su içiyorum.

birazdan yatıp
sabah dokuzbuçukta kalkacağım depodaki son siparişi yerine göndereceğim küçük parasal açıklar milyarların yanında büyüdü ne olduğunu anlamak için birkaç ay daha
sadece kafamı kendi yapamadığım için kötüyüm.

birazdan basit bir otizbirle yatarım

zaten sonra uyumadan önce en büyük kucaklaştığım şey pike

çarşaf yorgan yastık dün geceden kalan atlet de olabilir,,,

2 yaşımdan beridir birkaç saniyelik huzur odur sonra herşey yeniden başlıyor.

1 2 3 ve 8 9 10

başladığı gibi biten bir hikaye.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2007 02:33:28
Mesaj:

ikinci biri

niye böyle olamadık ve bu bir kas yorgunluğundan ibaret olmamalıydı

niye ikinci biri gibi düşünemedik yeterince maya mı aztek mi eti mi sümer mi atlantıs mi osmanlı mı atladığım gelişmiş bir yer var mı
selçuk?

herkesin ikinci bir beyni
herkesin ilkine gitmeyen tek ortağıdır....


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2007 02:43:27
Mesaj:

otobanda
uzun yol
şeritler açık
binalar mavi
insanlar güleryüzlü
kediler sakin
bahçeler bir bitki ismi
otomobil markaları alman olsun

insanlar insandan olsun
kolları bacaklarıyla
geldikleri yer
durdukları yer

büyük ülkeler

dünyanın dayanışma hattında ardı ardına dizilen her ülke

belleğimizden temizlediğimiz kelimelerle unutmaya çalıştığımız çağrışımlar

bağıran bir solist sahnede tekmeliyor florasanları arabasını unutuyor parkettiği yerde

cambazlar

imalatçılar

inatçılar

bizim tam burada olduğumuzu

ancak tam da şimdi anlayabilecek soydaş

stalin

night white saten

king krimson

ccr

lcd

paul young

jacksons five

julia

çağlayan lisesi

köşedeki bakkaldan sakız çalan hırbo fırlo cocozanchiler

anılar bildiniz

yargılar evet

geçici alınmış

ödünç sanat

sonsuza dek bırak

artık her harf sonsuz

ayıklamak için zaman yok yıkılıyor işte duvar olumsuz konuşmak ve yineleyip durmak bildiğin en iyi şeyleri

büyük yalnızlık

büyük zaman

büyük yalan...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2007 02:43:47
Mesaj:

hüzün ve mizah vardır hayatta


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2007 02:44:23
Mesaj:

queen ve kaset gibi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2007 02:44:49
Mesaj:

mefruşat ve pimapen


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2007 02:45:48
Mesaj:

herkesin bir anlığına cocacola markasına varis olduğunu düşündüğünde dünya karışacaktır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/28/2007 02:46:22
Mesaj:

sanatçılar ve müzisyenler


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 03:24:13
Mesaj:

küçücük memelerini dünya nimeti gibi açtı
haklıydı

gölün dibinde kuğular başlarını kanatlarının arasına sokmuş tutuyorlar düşünceleri koltukaltlarında

küçücük kaldı
bağırıyordu ıslak saçları şemsiyeyi yırtıyor
avlunun köşesinde
bir bıyık uzaması mesafesi
ekmeği telaşlıca poşete koyarak

endamlı piliç

portakalı soymadım

başucuma koymadım

merdivenlerin hepsi sallanıyor mösyö

merdivenler neden sallanıyor kapıyı yine açık bırakmışız

başbaşayım bütün bir hikayeyi fırtınaya doğru düz tutmaya çalışıyorum kurşun döküyor anannem yaşlı dudaklarının her kelimesiyle kutsal bir biçimde korunduğuma inanıyorum ağır iş makinesi kullananlar

ağır uyuyanlar

ağır ağır kalkıyor

demirdöküm aletedevat delikuvveti

deliye nağmesi duruyor başında diskonun nöbet tutan sağanak halinde yorgunu dinlendirmek için gelişen tuvalet hemen peçetelerin dibinde playboy ciltleri pencerede beydağları kötüleri iyilerden ayırmanın her yerleri


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 03:27:20
Mesaj:

varetmediğin şeyi kaybetmiş sayamazsın muhakkakların kanunu için hayatın esası içerliyor unutarak gelişir insan soyu büyük bir din varsa eğer makineyi geri getirmelisin tanrı organı insan aleti yarattı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 03:36:49
Mesaj:

yapabileceklerini yapmaya dayanan 3 ayaklı bir masanın dördüncüsü

zamanı kollamaya yarayan o yalancı dördüncü ayak

imha ederim eğer gerçekten anlayamazsam hayatı.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 03:42:46
Mesaj:

zengini kuru fasulye yemeye çağıralım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 03:43:26
Mesaj:

lahana turşusu için gıcırtı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 03:46:04
Mesaj:

kesilmiş tırnaklar birer hilal


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 03:47:04
Mesaj:

derin boza kıvamında bir uyku


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 03:47:37
Mesaj:

allahımı her anıma davet ediyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 04:08:21
Mesaj:

rıhtımı turlamak yerine

tuvaletteki deliği tuttur

dondurmayı ye

çayı camda iç

bugünü yenile

camekan acılara kıkırda

zavallı çokluk

sağolun beni kendime getirdiniz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 04:10:03
Mesaj:

başedemeyen toplumların genel yaklaşımı kendine acımaktır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 04:11:20
Mesaj:

genel toplumların zamanı bu kadar çok değil işçi çalışıyor işveren gülüyor magazin bir görüntü bana kalırsa patronlar da ağlar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 04:27:03
Mesaj:

yastığa bıraktım biraz
tükrük
buradaki dna
sabah sabah kolonların arasında dolandım durdum

marş basmıyordu
kafam almıyordu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 09/29/2007 04:29:30
Mesaj:

uykudan önce kan pompalanan kaburgalar ruby ruby ruby


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:20:45
Mesaj:

bulgaristan sınırında toçki beldesi uzun sarıya dönmüş çimenlerin kapladığı arazi.

iri bir adam, elinde bavulu, gömleğinin düğmeleri göbeğine kadar açık. kumral yoğun kıllar kıvır kıvır kalkan gibi bağrında.

yanında yarısı boyunda bir kadın elinde poşet.

güneş doğmak üzere gölge olmuşlar şu titreyen dalgalanan sillüetlerden iki taneler günbatımının turuncu ışıltısına saplanmış adımları.

bavul açılıyor sonra dökülüyor çamaşırlar ortalıkta düzensizlik filmde dendiği gibi düzensizliği yapmak zordur her şey çok farklı olmalı. samimi karmaşa iyidir.

sınırı geçip edirneye giriyorlar otobanın kenarına geliyorlar tırlar tarlalarda bir iki traktör ve sabahın ilk saatlerinde tatili bitip yurdu terkeden gurbetçiler...

bir çorbacı buluyorlar mekanlar ve durumlar tanımsız anlatmak canlandırılmasına yetmiyor beyinde uyanmıyor manzara film şeritleri gibi akacak mıntıka.

garson ingilizce konuşmak istiyor mavi gözlü kasiyer kızın boynunda bir fular.

masalar dümdüz akıyor peçetelikler, çin malı yazan beyaz tabaklar ters çevrilmiş, tuzlukların metal başlarında nemden büyümüş tuz taneleri...

hikayenin ilk adımları atılıyor ve adam tuvalete giriyor. yüzünü yıkarken kafasını kaldırıyor aynanın üstüne iliştirilmiş bir silikon kutusunun kapağı göz hizasının üstünde. kapağı yakaladığı için seviniyor. ama üzülüyor da yeterince uzun olmadığına.

bunun büyük bir yolculuk olduğunu anlıyor.

hem de nasıl büyük bir yolculuk olduğunu...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:21:05
Mesaj:

tu bi kontinyü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:23:17
Mesaj:

yazacak konu bulamadığında daktilonun ilk satırları için silindire dolanmış kağıdın üstteki iki köşesini ıslatırdı diliyle kağıdın hamurunun tadı iyiydi.

önemli olan duygudur insan beyni konuşacak yeni şeyleri veya tekrarları her zaman bulur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:25:34
Mesaj:

insan beyninin dinlenmesi için öldürülmesi gerekir yoksa tüm evren kafasının içinde havuzda salınan sarı plastik ördek gibi yüzüyordur önemli olan zaman kıvılcım yakıyor mu aydınlatabiliyor mu kafatasının içindeki çeperlerini et sinir hücre zar yağ ve o büyük kemik küresi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:28:16
Mesaj:

çok zaman boşa konuşan dırdır kümesi büyük kafesin kısıtlanmış yaratıcılığı. yoksun zamanlar.

ahmet altan.

ayşe arman.

hülya avşar.

serdar ortaç.

mehmet ali erbil.

seda sayan.

ürettiklerine bakınca bunlardan geri kalır yanı yok.

olmasalar da olur.

ama herşeymiş gibi duruyorlar. cansıkıcı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:29:24
Mesaj:

peter gabriel olmalı.

pinhani olmalı.

seinfield olmalı.

tanju çolak olmalı.

orhan pamuk olmalı.

görece mi...


sanmıyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:32:04
Mesaj:

popülerliği genel bir şey etmeyeni sevmiyorum.

gelecekle güçlü bir komşu olmayan popülerlik ajdar tadındadır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:33:03
Mesaj:

biranın tadı colanın adı var.

halide edip adı var.

ve şimdi bile var.

helin avşarın olmayacak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:33:45
Mesaj:

paris hiltonun olacak çünkü pariste bir gece diye nefis bir porno eseri bırakmayı başardı o.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:42:13
Mesaj:

amerikada sahte tarikatlar var liderleri birer peygamber diye anılanlar da çıkıyor aralarında onlarca bazan binlerce üyesi mevcut...

isanın bulunduğu şartların rüzgarı kendilerine de essin istiyorlar kahraman yapacaklar kendilerini ama yanılıyorlar.

yeni dinler için tüm dünya çok uzakta.


gelecekte başka dünyaların başkalarıyla iletişime geçeceğimize inanıyorum hayal değil bunlar yemin ediyorum bu koca evren boş bir kutu değildir ufolara değil başkalarına da inanıyorum aklın hesap makinesi yazıyor çok net.
ve bu uzayın yeni insanları şuna benzer bir şey diyecekler...
biz hristiyan değiliz.
ve evet bizim de dinimiz var.
ama ışık hızını yakalamayı başardık. zaman tünelinin makinesini yaptık. insanlara topuğuna toka alır gibi alabileceğin küçücük aletlerden satıyoruz takıp uçabilirsin.
orda kafalar tümüyle karışacak.
önümüzdeki bin yılda önceki 2500 yılda olanların hepsini allakbullak eden herşey olacak.
insanların tanrıyı tanımlayabileceklerini sanmıyorum ama.
abunun ikili bir diyalog haline sokulabilmesi maneviyattır.
maneviyat herşeydir.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:48:17
Mesaj:

üniversitede ev ortağım ferhat ateistti.
çapaya tıpta okuyan kızarkadaşının yanına gittik bir gün.
masada başkaları da vardı biri sakallı bir öğrenci siyaset konuşuluyor.
çocuk bize döndü ve ateist misiniz dedi.
değilim dedim.
ferhat evet dedi.
çocuk kalktı.
ferhatın elini sıktı.
aynı düşünceyi paylaşıyor olmanın akdi gibi.
helal sana dedim.
kendi düşüncelerine uygun olanın tam olarak doğru olduğuna inanıyorsun ama sadece bilgiden ibaretsin. ya burada herşeyi üreten bir beyin varsa. ve senin kafana bilgi olarak yerleştirmediyse bunu. ve sen sadece böyle düşünüyorsan. şöyle düşün ki, eğer tanrı olsaydı ürettiği her şey onun kendi dağarcığıyla yarışabilir miydi.

bence yaratıcının dağarcığıyla yarışamayız.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:51:32
Mesaj:

inanç herkesin içindedir ve bunun yöntemlerini kendisi belirliyor insanın.
her inanç bir din.
her inançsızlık buna dahil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:55:55
Mesaj:

istanbul tüm dünyadaki büyük kentler içinde kendi içinden beslenmeyi en çok beceren ve bunun olduğuna inanmayan tek kenttir...

iddialı laflar lapası.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:56:40
Mesaj:

tüm türkiye istanbulludur.

içinde hepsinden var.

derneklerini bile kurmuşlar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:57:29
Mesaj:

istanbul tüm türkiye tabiyetinden biraz barındıran ve diğer tüm kentlerden ayrılan ülkenin en acayip çöplüğüdür.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:58:02
Mesaj:

arabaların vızır vızır olduğu tem yolunda karşıdan geçmek isteyen zihniyet buna dahil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 00:59:24
Mesaj:

istanbul denizini ve 7 tepesini harcamaya kararlı öğütücülerin tekeline doğru dönerken hala boğaza bakabiliriz. buna bugün yarın birkaç sene daha dahil.
ama sonrası hariç.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/01/2007 01:17:44
Mesaj:

hey joe,
zamanımızı çalıyorsun elindeki silahla kalbimizi kırıyorsun, nereye böyle

sapanıma taş kırdım yuvarlıyorum bunları adı rock and roll canım sıkkın yürüyorum yolda

anlıyorum joe, plastik tütünlerden içmişsin genzinde zift var umursama bırak geçiyor zaman

bir taksi çevireceğim adamım seattlea gideceğim opostrof kullanmayacağım virgülleri görmezden geleceğim noktaları motorsikletin ruhsatına jelatinin içine saklayacağım

hey be joe, bilmiyorsun gözden kaçırdığın aklını kaçırdığındır, boşver şimdi daha önce de dedim gel keraneye gidelim çıkınca balıkekmek yeriz

yok be sağol ama tuttum bunu gözdenkaçırdığın aklınıkaçırdığın olayını şimdi bir solo girelim

drankdrankdın dralilidralili dadant dadant daaant

thank you.
şey adamım...

efendim...

i wake up this morning öttürsene gitmeden önce.

elbette.
dıt dit dıt dit dıt. rınk rının. rınııırının nın. rınk rının.

smoke on the water patlat bi de şimdi.

sözü mü olur.
dant dant daant, dant dant dadaant, dant dant daant dant dant.

tamam lan iyi bir gitaristsin sen.

konu sensin joe.
where you gonna with your buğday in your hand...

fırına ekmek yapmaya yaptıklarımı içine doldurmaya bin fırın ekmek yemeye.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/03/2007 01:58:34
Mesaj:

gidip görmeye değen onca yer varken oturup kaldık internetin başına.


Yazan: perima
Cevap tarihi: 10/03/2007 02:06:22
Mesaj:

gecenin bu saattinde promil seviyesi artarken
görülcek pek bir yer yoktur dert etme...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2007 00:07:52
Mesaj:

en güzel kız of the kainat için feyşın tivi para verdi karınları kasıklarına kadar çizgisiz yağ dümdüz karınlar kadınların da adamların da anlamayacağı şeyler var diye programı açtı jim carrey kavuğu ferhan şensoy'dan devraldı.

dünyanın kodladığı dil ingilizce
send me message to toprak
ha!

bir cv gibi

bir çivi gibi

bir palyoz gibi...

ne düşünürsen osundur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2007 00:13:25
Mesaj:

camekanın kırılgan tarafı yansıtıyor havai fişekleri uzaktan
zaten cümle karışık betimlemeye gerek yok algının nereye gittiğini süsen boğalar süsülen matadorlar arenada seyircilerin arasında mısır cipsi yiyen çocuklar var ve adult adulttur.

18 yaşından büyüklerin giremeyeceği yerler de var

rüyalar falan...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2007 00:14:48
Mesaj:

aldırmaz gibi görünerek yükü ense kökünden omuriliğine doladığın zaman beyin soğancığına çapa saplanır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2007 00:15:47
Mesaj:

tuvaletin ışığını açmazsan en çok etrafa sıçrar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2007 01:54:37
Mesaj:

çok uzun zamanlar sonra dediğimde aradan geçmesi gereken çok karışıklıklar var anlamına geliyor köşede durdu bank veda etti bacak titredi tütün tüttü buhar su küçüğündür söz büyüğün.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2007 01:57:07
Mesaj:

unutmaktan iyisi yok.

bu şimdiyle şu an arasındadır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2007 02:21:59
Mesaj:

hey co
bakınıyorsun civarında gıcık çok
istediğin gibi olsun
açıkçası kafan karışık
çatın sağlam değil
anladık alttan alıyorsun
damlatıyorsun çatıdan

dağıttın
vurdun tambura
diktin
bayırda bira
tozu dumana katarak

çadırda yatarak

yürü be co
sattın bizi
batırdın dibine kadar içimizi
bankalar faiz peşinde
sen kendinde değilsin

havuzlu göl
kuğu ve deneyim

bir sabah alarm çalınca
10 yıl sonra

günaydın küllük
zamanın yok

hadi ben sarhoşum
sen nesin...

sonra zamanımı alıyor.

kaçırıyorum kontrolü ve iyi ki orada değildim.

çok karışık hepsi.

çocuğu aldırma.

ben onun babasıyım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2007 02:33:48
Mesaj:

noksan gri ile paydos mavisi yapılmış en son ve en iyi tatil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2007 02:35:25
Mesaj:

kıraç mahmut tuncere karşı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/05/2007 02:35:43
Mesaj:

sabaha karşıyım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/07/2007 01:22:41
Mesaj:

son üşüme geldi
bir titreme bir titreme

üstüme en ağır şarkılardan örttüm

boğazıma kadar geçirmiştim kazağı
duşta bile kazakla biraz daha sıcak biraz da soğuk
ayarla
avun
ıslan

deliler gibi savaşıyorum hayatla bunu kimin bildiği filan gibi bir deneyim yaşamıyorum
sadece tahmin
sadece affedilmeyeni yaparken sınırları ne kadar zorlayabileceğin

gördüğünün ötesinde zaman

van mor taym

deliler gibi savaşıyor
ölesiye yalnız

bugün ağır kokulu bir parfüm aldım
ağır geldi
ağırıma gitti
ağır ağır yürüyorum
başım ağrıyor
ya da buna benzeyen hisleri var bu kokunun

zahmet etme ben kendim anlarım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/11/2007 23:22:59
Mesaj:

tashihler çok uzun sürüyor

noksan olan şey disiplin ve yoga


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/11/2007 23:25:35
Mesaj:

kiraladığım bu dairenin birkaç eksiği var klozet yok sifon yok sessizlik yok insan çok ama aslında insan yok nereye gideceğine dair hiç bir bilgi yok

yok anlam itibariyle eksikliğe vurgudur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/11/2007 23:29:37
Mesaj:

insan çoğu defa düşünüyor bunun insani değeri mi olmalı edebi mi diye


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/11/2007 23:31:33
Mesaj:

kontrat imzalayacak kadar kontrolün yoksa iyi niyetli o aptallığa sığınıyorsun sonra da bir bakıyorsun

kümesi satınalmışsın artık senin teller

uzun zamandır fobim var

tapum yok


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/11/2007 23:33:25
Mesaj:

yaşamayı incelemenin ilim dallarına salıncak kurunca sanmıyorsun rüzgar var

sallanınca yarıp havaakımını rüzgarı sen yaratırsın

tüm o hayat salıncakta sallanıyor

emin misin muhammet bize bu duaları ezberletmekle

bugün oruç tuttum yemedim

ama diğerleri yedi

bundan emin misin?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/11/2007 23:39:00
Mesaj:

hayatın bütün kirli noktalarına bakınca aslında

bunun ne kadar rol yapan bir çevre olduğunu görebilirsin

kasaptan eti kasabın tüm sevgisiyle almıyorsun (istediği kadar canayakın olabilir)

o sadece senin kasabın olmak istiyor

sen de senin kasabından biftek yemekle ilgilisin

kadınlara daha önce defalarca gül aldım

pazarlık yaparak

ama verince kadını mutlu edersin

sorun şu
gülcü çingene sana bunu fazladan paraya satıyor geçinmek için romantizmin kazıklanmamak üzerine kurulu

bunun neyi kötü

musluktan para akmıyor

onu kazanıyorsun ve sevdiğin insanı sevindirmek için gül alırsın

kızların erkeklerden 2 misli fazla hayat okuması lazım
erkeklerin yarısına bakması yeterli

bu aptallık.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/11/2007 23:50:24
Mesaj:

sınırlanmaktan bıkıyor beyin
akıl almıyor

illa ki akılla arkadaş olmazsan...

herzaman yapabileceğim kadarını yaptım

çoğu az geldi bu ara


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/11/2007 23:51:50
Mesaj:


samimi olmanın tek yöntemi olarak umursamama bilgisi geldi şef

hayatta kalacaksın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/11/2007 23:53:49
Mesaj:

bardan sarhoş o kadar çok çıkınca öğreniyorsun
daha çok içmemek gerektiğini
sıkılınca
az içmişsin
çok yap


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/11/2007 23:55:10
Mesaj:

gelişmekte olan bir toplum bireyinden özele ait laflarla başka bir edebiyat bekleyemezsin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 02:37:54
Mesaj:

zamanı gelmeden önce yazılan metinler gibi akıyor beklemeyi bilmeden

hem bu yoruyor belli ki bu sevindiriyor

bizi ile ibiza arasında cehennemle cennet arasındaki farklardan var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 02:39:07
Mesaj:

külleri döküyorum koltuğa sanki bunları gelip biri temizleyecekmiş gibiyim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 02:57:02
Mesaj:

gırtlağıma kadar karıncaya gömüldüm


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 02:57:33
Mesaj:

tesbih taşları sabrında ilerliyor gerisayım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 02:59:46
Mesaj:

belkısı belki'den ayıran baldırı yalayan heyecan gerdeğe giren tüm tutkulara bakınca götüne aspiratör asılmış arsızlara bedeldir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:01:43
Mesaj:

pulun tutkalı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:04:50
Mesaj:

herkesin ekmeğine sinek konabilir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:05:12
Mesaj:

herkızın başına gelebilir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:05:30
Mesaj:

herbokun zamanı vardır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:06:09
Mesaj:

herbibok başına hızlı geliyorsa artık saldırı altındasındır


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:09:40
Mesaj:

gayduruguppaklarla değil ummagummalarla


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:17:25
Mesaj:

1 milyon dolara ihtiyacım var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:23:35
Mesaj:

artık bu yudumla da yatamayacaksam suç işlemeye meyilliyim demektir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:27:02
Mesaj:

kümes hayvanı olmaktan başka elimde hiçbir materyal kalmadı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:27:36
Mesaj:

mantık yürütmeyengiller


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/19/2007 03:27:59
Mesaj:

ne yürüdü ki bu yürüsün


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/23/2007 03:23:10
Mesaj:

zaten iki kelimelik bir hazneyle konuşarak çözmeye çalışıyorum

işin kötüsü başladığı gibi gitmiyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/23/2007 03:24:54
Mesaj:

çok sordum kendime

bi yerlerde bulununca

niye bu yalnızlık.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/23/2007 03:26:14
Mesaj:

zaten sonra herkesin anlayacağı bir dil geliştirmek başlıyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/23/2007 03:26:41
Mesaj:

içimde kanama var kalpsiz o


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/23/2007 03:32:19
Mesaj:

zımbırtı

ulak

oğul

valiz

salata

kalamar

ancak acıktım

ama bunu almıyorum

ne yaptığının önemi yok

pardesü giydi sabah

sattı seni en güvendiklerin

artık gerçeğe doğru dönüyor zaman

dakikaların zamanı yok

saniye saniye

itilmiş

it

it

it

itersen sanki başka olacak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/23/2007 03:46:05
Mesaj:

ağzıma asit doldu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/27/2007 02:06:30
Mesaj:

bir ansiklopedi ne kadar yazarsa yazsın kitap ayracının bulunduğu bilgiyi okutur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/27/2007 02:07:21
Mesaj:

bir iklim ne kadar değişirse değişsin vajina ıslaklığının tadında yağlı metal şekeri hep bulunur


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/27/2007 02:08:07
Mesaj:

bir bira ne kadar soğursa soğusun iyidir

ılırsa o biradan soğursun


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/27/2007 02:19:25
Mesaj:

malum abi
dertleşmeye niye gelmiyorsun
samimiyetime olan inancına jöle mi sürdüm


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/27/2007 02:35:25
Mesaj:

özel hayat polikliniği

asansör sadece bodrum kata iniyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/27/2007 02:42:51
Mesaj:

çobanı koyunu sağdırmaya zorlama diye bişey yoktur

bazan canın istemiyordur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/27/2007 17:11:00
Mesaj:

depo sevk notu

25.10
erguvan yeşil çizgili 2lisi 3lüsü yataklı 1 tk. 1.200
lotus kahve krem 1 tk. 1.000
zühre bordo krem şallı 1 tk. 750
kırmızı bej hepsi açılır 1 tk. 750
mini takım 2 tk. 320x2

27.10
hepsi açılır nisan isktelet 1tk x
3lü berjerli iskelet x
mini takım iskelet 1tk x
mini 2 ad. tekli iskelet x
2 adet çekyat iskelet x
batu tekli
kolu ahşaplı cemre tekli
pino ikili büfe (paketli) 1 ad 250

3.11
kırmızı köşe koltuk 1 tk 600
kolu ahşaplı açılır koltuk cemre 1 tk. 1.200
pino 2'li büfe 2 ad. (takımın kalanı gelecek)
pino tv sehpası 1 ad. (takımın kalanı gelecek)

Yazan - babaxa - 08/11/2007 14:17:19


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 03:15:01
Mesaj:

bayrampaşaya her girdiğimde miğdem buğulanıyor.

insanın midesine ğ girmesi, alien filminde olduğu gibi adamın karnından ıstakoz çıkmasına benziyor.

korku dolu anlarla yaşayarak köşedeki çaybahçesine bakıyorum.

miğdem feci bir biçimde bulanıyor.

öğürüyorum bayrampaşada.

Yazan - babaxa - 08/11/2007 14:24:39


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 03:19:20
Mesaj:

gündüz gözüyle gelin görümce

kaşmir şöleni gibi dokunma biçimi sedef

yapınca olmayan olunca yapmayan penceresi camcama muallim tatında muhallebiler fırın sütlaçlar üstünde nar taneleri serpili güllaçlar

tatlı yiyip tatlı konuşanlara kuru fasulyenin yanındaki turşudan konuş

döneri sarmayı hacivatı baklavayı kaptırdık
bari turşuyu yunanistana kaptırmayalım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 03:23:23
Mesaj:

ölesiye yurtseverim ama canım memleketim

hrant dink dedin yürüdün

türbana kalktın yürüdün

pkkya taktın yürüdün

lakin hiç yürümüyorsun

yürüsene be...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 03:24:37
Mesaj:

2 ileri 1 geri

ya da

1 ileri 2 geri


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 03:26:55
Mesaj:

ateşsuyu bir kızılderili içeceğidir

bitter çikolatayla içilmez

patatesle fındıkfıstıkla içilmez

kavunla içilmez

sütle içilmez

vişneyle içilmez

şalgamla içilmez

şamanla içilir.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 03:32:32
Mesaj:

ateşsuyu düştüğü yeri yakar

yaktığı yerle içilir

oturanboğanın kuzeni doldurulanbiradır...

geceye karşı güç kullanan sabit ölücülerin atışalanıdır masa

için bütünüyle aşı ister

apaçiler sarınca etrafını

rakı getirsin diye şamanı çağırırsın

gelsene lan

amına koduğumun şamanı dersin

gelmez

işte orda kahramanlığın biter

sadece ağzının suyunu siler

açık unuttuğun fermuarını çekerek dışarı çıkarsın

bir fasıl sana eşlik eder

otomatik kapı arkandan kıçını teper

hemen kapının orada ne var peki

bitmiş bir hikayeyi kurtaran karton kutuda oturan sabırlı gönül yazar fan klübü üyelerinden sadullah



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 03:40:24
Mesaj:

üstünkörü dolanıyorum hayatım bin parça körebe oynar gibi diğer şeylere çarpıp döküyorum yere içimi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 03:45:55
Mesaj:

sigara paketlerine daha caydırıcı laflar yazılsa ne olur yazılmasa ne olur...

sigara damar tıkanıklığı problemi yaşadığınızda sigortanız yoksa eviniziyurdunuzu satıp tedavi olmanızı gerektirir.

tütün kullanmayı insan uygarlığı buldu ama şimdi içmenizin zararlı olduğu hususunda birçok faktöre kıyasla daha bir tehdit altında bulunduğunuz hususunda ihtimal olarak gelecekte sırf tiryakilikten ötürü ölebileceğinize dair sizi ikna etmeye çalıştığı içindir ki sigara ananızı siker...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 03:46:47
Mesaj:

belki de sigara paketlerine yazı yazılması yerine mayın filan yerleştirilmeli


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 03:54:49
Mesaj:

http://www.youtube.com/watch?v=GSxOAHZJUDs


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 04:00:55
Mesaj:

yarın istanbulun en büyük rezidenselerinden birini yapan babalardan birine iş sunacağız.

bir katalog. hem umrumda değil. hem de umrumda.

rezidensin tanesi ortalama 1 milyon. umrumda olan kısım burası.

bu arada helin avşarın diğer inşaat grubunun başkanıyla yeni bir aşk yaşamasını akla uygun bulmuyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 04:01:46
Mesaj:

bunun ne anlama geldiğini herkes biliyor zaten.

yani insanlar sevebilir.

gönül ferman dinlemiyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 04:04:38
Mesaj:

günün lafı
hıztümseği

günün yemeği
kapuska

günün filmi
gudnayt ırak

günün cinsi
pamuklu ya da elyaf

günün kelimesi
güp


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 04:05:53
Mesaj:

insanoğlu günün haftanın tüm zamanların

ya da en ibaresine akraba şeyleri sever

bunların değişken olduğunu düşünüyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 10/30/2007 04:14:33
Mesaj:

türev
türkü
türban
türkan
türsab
türlü

fasülye
patlıcan
kabak
kuşbaşı
soğan
salça

türlü türlü


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/06/2007 00:43:43
Mesaj:

pepsicolanın şekerini cocacolanın sert asidiyle fixettiğimiz, yoksatacak bi kola formülü bulduk.

şişenin altında yeralacak olan son kullanma tarihi gofresindeki kristal yansımaların ışık değerlerini ölçecek arkadaşlara şirketimiz tarafından pasifik okyanusunda satın alınacak adadaki mangal partisinde en büyük ceo'larla tanışma ve feysbuk tarzı milyar dolarlarlara patlama yapabilme randevuları sağlayan tek odalı küçük ofisimizin kapılarını açtık.

bu ışık yansımasını formüle eden kağıt parçası için sekreterden randevu almaya gerek yok çünkü şirketin ne telefon hattı ne de buna cevap verebilecek bir elemanı mevcut.

doğuş, doğan, koç, sabancı, enka, orbit, tamteckt, huouna chi, çikiyabazell, van dan dik, el mahmudu mahval corperation, yoga isgood, virgin gibi bazı holdinglerden sponsörlük mektupları aldık bile.

katılacaklara şimdiden duyurulur.

çünkü bu işte para var.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/06/2007 01:06:02
Mesaj:

yepyeni bir aşık veysel sivil toplum örgütü olan
sazla aşıkatma geleneğinden yolaçıkan
ve aklına estiği biçimde varoğluvar geleneği adına 3 üyeli küçük vakfımızın büyüyeceğine inandığımız için sabaha karşı saat 3te yatakodalarımızın ışıklarını 5er saniye aralıklarla tam 30 saniye boyunca 6 kere açıpkapama eylemini başlatmış bulunmaktayız.

aramıza katılacak olan varsa zaten biz burdayız.

var mı?

yani acaba...


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 11/06/2007 11:55:25
Mesaj:

Gofre ne demek?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/06/2007 19:51:36
Mesaj:

örneğin hoş ve pahalı ciltli bazı kitaplarda filan şöyle hafiften kabartılmış (kambur) yazılar vardır ya, örneğin elinle dokununca çıkıntılıdır, hissedersin.

yani teknikçesi, belirli bölgeleri zemine göre yüksekte kalan baskı.

şu tip:

http://www.sdk.com.tr/images/P1.jpg

bi de tifduruk baskı vardır. bu da tam tersidir yani çukur baskıdır.

normal baskı tekniğinde ise baskı biçimi cmyk dediğimiz 4 renkle oluşmakta olup, yani cyan magenta yellow ve k (black), e tabi burda ekstra renk baskısı da mümkün neymiş adı; pantone. aslında tabi pantone bi renk skalası markasıdır tüm dünyada pek bi geçerlidir. artık hani deterjana tursil deriz ya o noktaya gelmiş olaylar...

(sazı elime aldım mı bırakmayı bilmeyecek kadar da çenem düşük görüyosun. hani belki tbwa'nın patronu filan okurmokur, ulan bak bu herif biraz baskıdan anlıyor filan deyip beni ajansa artdirektör olarak alır yani internet bu ya feysbuktan sonra iyice nevrimiz döndü zaten. tbwa ne diye soracak olursan memleketin en güzide reklam ajanslarından biriir. bitti.)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/06/2007 19:54:55
Mesaj:

haa,
bu arada şu işleri bi oturtayım kafa yerine dönsün webderslerine hemmen yeni yazılardan yollayacağım çünkü her an tokat gelebilir
öyle hissettim.


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 11/06/2007 23:12:21
Mesaj:

Tamam gofre ne demek anladım.
Yellow sarı, black siyah onları zaten biliyorum gerisi önemli değil;)

Tbwa da iyi bişi değilmiş, bak ne yapmışlar:)

http://www.youtube.com/v/MupFwlDKqQ0


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/07/2007 02:13:17
Mesaj:

reklamdan bıkıp farenin deliğine girdim kediden usanıp geri geldim.

farenin kilosu: 200 gr

kedi: 3 kilo

fasülye: buzdolabının borusu güzel müzik tıkır tıkır arıza

soğutucu: artık tüm türkiyenin tüm akılları piyangoya kaldı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2007 02:05:46
Mesaj:

bugün başka bir beynin gümrük kapısından geçtim rakı sofrasında içtim

gölgeli incinin gölgesinden...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2007 03:01:12
Mesaj:

leblebi merteğinden tosun okumasına


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2007 03:01:45
Mesaj:

çökelek çekirdeğinden diş karıştırmasına


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/14/2007 03:02:37
Mesaj:

harika!

ne yapacağım diyemiyorsan

nasıl yapacağım dersin olur biter...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2007 23:45:16
Mesaj:

gerisi hiç değişmeyen uzun başka bir zamanı anlatır gibi masanın köşeli kısımlarını elimde yoklayarak kendi kendime buna bir geçiririm başıma masa gömülür diye düşünüyordum sabaha karşıydı şokella kaşıklamış su içmiştim aynaya bakmaya utandım kendimi sabahın bu vakti görmek yerine rüya görmeyi yeğiliyordum ve kafayı masanın köşesine çarpmak yerine gidip yastığa vurdum acı yerini vazgeçmeye öyle bıraktı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2007 23:46:56
Mesaj:

eğer cümlenin samimiyeti yoksa ve geri dönüp kurgulamaya başlıyorsan düşüncelerin kendinden emin olmadığının matematiğine girmiştir zamanı yemek yapar gibi soğan doğramaya çevirirsin 1 ölçek tuz iki ölçek baharat ama nane var kekik yoktur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2007 23:48:46
Mesaj:

eğer cümlenin kendiliğinden diyeceği bir şey yoksa kotun altına yünlü bir uzun don giyer rüzgarlı havada öyle gezersin üşümek yerine ehemmiyetli olmaktan ibarettir bazan yaşamakta küçücük bir alan zaten biliyoruz yağmur aynı mahalleye yağarsa her sokağa aynı yağıyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2007 23:54:37
Mesaj:

ölüm meseleleri duş meseleleri gibidir
sinir ötesi operasyonu yapılacak mı yapılmayacak mı çelişkisi gibidir insan psikolojileri karar veremez bir türlü

gidin alın derler
gidip alamazsın

bi duş alayım belki geçer dersin

rahatlayamazsın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/15/2007 23:59:43
Mesaj:

yaradılış meseleleri yaradanın meseleleri gibidir
içinde olduğun bir mesele hakkında konuşamazsın korkuyla sıvamışlardır içini

sıvacının malası tuğlacının bi yerde kalası vardır ama şöyle gider inşaat, duvarlar örüldüyse badana yapıldıysa daire satıldıysa genç bir çift evlendiyse evin adamı işe gittiyse evin kadını o duvarların tepesinde örümcek ağını gri ve kuru bir salya gibi sarkarken gördüyse süpürgenin ucuna dolayıp çöpe atar...

oysa örümcek ağları yerçekiminden kısmen bağımsızdır bütün bunların hepsinde mütahitin suçu vardır.

tüm mütahitler örümcek düşmanıdır tüm süpürgeciler geçimlerini mütahitlere borçludur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/22/2007 21:07:29
Mesaj:

daha 2 gün önce kahvemi ısıtmış içine 5 kesmeşeker atıp karıştırmış ve sehpanın üstündeki çanağa koduğumun ayvalı poaçamı kemirirken 27 inçlik bilgisayar ekranıma dün gece nar ısırmaktan ötürü sıçramış kırmızı küçük lekeleri temizliyor öte yandan da millipiyango idaresinin her ayın 9, 19, 29 sıralamasına denk gelen biletime bi nane çıkmış mı diye http://www.millipiyango.gov.tr/millipiyangosonuc.html adresinin yenilenmesini bekliyordum bir de ne göreyim...

payıma 450.375 ytl düşen büyük ikramiyelerden çıkmııış.

118'den osmanlı bankası ankara beyoğlu şubesinin telefonunu buldum, şube müdürü nezih beyi aradım ve dedim ki size bir vekalet gönderiyorum gidin milli piyango idaresinden ikramiyemi alın, likit fonda yatırım olaraktan değirlendirin ama 55.000 ytl'yi pamukbank istanbul çankaya şubesindeki hesabıma yatırın ona göre dedim.
nezih bey sağolsun ilgilendiler.

55.000 ytl'yi çektim.
esenler otogarında bir dürümcü dükkanı bulup devraldım.
diyarbakırlı bahtiyar adında bir adamla anlaşıp işletme müdürlüğü verdim.

sonra dün bahtiyar bana dedi ki abi elle kıyılmış kıyma tadında otomatik elde kıyma makinası üreten birini tanıyorum bizim köyün ağasının yiğeni adı eşref ikitellideki 1.000.000 dolarlık fabrikasını 500.000'e satacak, alsan da pazartesi günü en kötü ihtimalle 800.000e satsan dedi. ikna oldum. nezih beyi aradım durumu izah ettim talimatı verdim.

bu sabah yaklaşık 50.000 ytl kredi çektim. öğlen 500.000 nakite fabrikayı aldım. akşamüstü kopmuş bir elektrik kablosu yerdeki su birikintisiyle temas edince suda bez ayakkabıyla yürüyen bekçi sadullah elektirk akımına kapılmış bir refleksle yerinden sıçramış ve tam o sırada sigarasını yakmak üzere olduğu zipposu kıyma makinelerini yağlamaya yarayan mazot tankerinin üstüne düşmüş.
tüm fabrika yandı bitti kül oldu.

bu akşama doğru devir hakkından doğan ertemeli sigorta borçlarının ödenmediğini ve sigorta şirketine 5.000 ytlik bir borç biriktiğini öğrendik.

bu akşama 55.000 ytl borçla girdim.

sağlık olsun...

pozitif düşününce insan sorunlar aşılıyor.

pazar günü sadullahın mezarını ziyarete gidecek karanfil koyacağım.

ne demiş isa sana biri sağ yanaktan çakarsa ona solunu uzat.

dall lama bilgeliği...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/22/2007 21:26:15
Mesaj:

tüm bu olaylardan sonra ve 2 saat kadar önce cızırtılı sesli bir telefon geldi.
arap aksanlı biri bozuk türkçesiyle şükrü şeref şallı bey siz misiniz dedi.
benim dedim.
mısır'dan arıyorum ben sizin taa osmanlıya dayanan dedenizin dedesinin dedesinin ebesi soyunun avukatı darül a caze muhtar el kemal'im dedi...
buyrun dinliyorum dedim.
sizin dedi, soyunuzunsopundan zamanımıza değin gelen bir arsanız var yeri taksim'den üsküdara inen bir yokuş vardır bilir misiniz orayı dedi.
biliyorum dedim.
dün sabah kahire'de yaşayan ve eşini 37 yıl önce kaybetmiş amca tarafından olan dedenizi kalp yetmezliğinden kaybettik dedi.

birden bir üzüntü çöktü içime.

hadi ya... dedim.

dedeniz dedi, siz dahil sadece 7 kişiye bu arsayı miras bırakmış ve satışının hemen gerçekleşmesini vasiyet etmişti bu sabah ihaleye açtık öğlen dubaililere 250.000.000 dolara sattık, akşamleyin de payınıza düşen yaklaşık 36.000.000 doları ne yapıp ne edip bulduğumuz nezih beyin idaresindeki vakıflar bankasına yatırdık güle güle harcayın dedi.

hadi yaaaa... dedim.

bir sigara yakıp kahvemi kodum.

düşünüyorum da bu pazar ziyaret edeceğim sadullahın mezarını pırlantalarla süslü altın ferforjeden mi yaptırsam.

mezartaşına da "öbür yanak kurban sana" yazdırırım.


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 11/22/2007 22:30:32
Mesaj:

Hayal dünyası geniş insanları seviyorum:)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/22/2007 23:24:13
Mesaj:

e hani anlamıyodun yazdıklarımdan bişey öyle dediydin gisela abi. türküm keçiyim hiç unutmam logocuyum...

(bak, ali abi yerine ali dayı ali kemal ali zurna ali çene gibi bi laf bekliyorum hazırlığım ona göre)

neyse hakikaten şaka ediyorum.

bu yılbaşı ikramiye 25 trilyon diye duydum.

aklında bulunsun.

birkaç dakikalığına bile olsun durup bu paraya sahip olabileceği şekline varınca hayal gücü baraj kapakları 16 metre açılmayacak insan tanımıyorum.

hayalinizdeki barajlar açılmıyor mu...
25'iniz var va pasifik civarında tropik bir adaya demirleyen yatınızın yelken direkleri arasına gerdiğiniz hamağınızda tatlı horultular içinde uyuklarken rolex saatinize bir kelebek konduğunu düşünün.

saatiniz duracaktır...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/22/2007 23:26:17
Mesaj:

daha iyimser olmak gerekirse günışığı saatinden kazanmak için saatlerimizi sırf bizim mahalleli geri almıyor hepimiz birden alıyoruz...

pozitif olmalı şeyinden...


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 11/23/2007 11:18:56
Mesaj:

Abicim (sadece abi) sen düz yazı şeklinde yazınca daha rahat anlayabiliyorum.
Öbür türlü her mesajında tek kelime ve hepsi ayrı tellerden olunca bana zor geliyor.
Aslına bakarsan (muhtemelen) frekanslarımız tutmuyor seninle:)
Yoksa sen iyisin, hoşsun ve logocusun;)


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 11/25/2007 16:57:00
Mesaj:

Bişi anladıysam arap olayım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/26/2007 01:08:40
Mesaj:

insanın zehri içmesine müsaitse psikolojisi

içer...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/28/2007 01:10:19
Mesaj:

bi ile bir arasındaki mesafeyi ayarlamanın anlamı...

bence vardır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/28/2007 01:18:39
Mesaj:

çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz tabelasına laf'ım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/30/2007 00:37:52
Mesaj:

şimdi 2. matematik...

saat 24den sonra 2ye kadar en geç uyumak gerekiyor.

sabahleyin erken daha kalkmak...

süt içmek fena fikir değil.

çorba ve tost mümkün.

cümleleri gece devirip gündüz onarmak fena değil.

beyin death can dance modunda.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 11/30/2007 01:05:41
Mesaj:

"flash tv" mantığını "cnbc-e" yapınca bitecek.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2007 01:33:50
Mesaj:

ellerinden dirseğine kadar olan kolunda sadece tek bir gri ben biraz sarı kıl ve gerisi pürüzsüz ten gördüğüm bir kızla aynı masada oturduk

gold renkli dunhill sigarası ve sıradan çakmağı vardı cep telefonu sükseliydi lafları havalıydı hiç ayarım değildi

masa kalabalık sayılmazdı ama bizi götürebileceğini söylüyordu dünyanın en mühim elektronik müziği ilk 10 o bir türk şimdi adını geçiyorum bunun çaldığı klübe gitmek için teslim olduk ve rezervasyon yapılmıştı bile

dünden beridir uykum az gidip biraz uyuyacağım uykudan sonra da süsleneceğim kaybolmayın dedi biz masadakiler bu pazarlama biçimine onay verip masaya önce birkaç bira ve sonrasında tekila aldık ve büyük maceranın umuduyla içtik

geceyarısından önce pürüzsüz kolları ve sakız dudaklarıyla kız geri geldi ve kapıdan sorunsuz bir biçimde içeri girdik montu, atkıyı, kaskı vestiyere verince müzik uğulduyordu lazer epey etkiliydi

içerisi kalabalıktı insanlar dayanılmaz bir enerji üretme çabasında zıplamakla meşguldü bira biraz pahalıydı sikime takmadan kredi kartını çıkarıp bir öncekiyle hesaplaşmak için bardan 4 bira aldım ve birşeyler oldu arkadaşlardan birinin midesi bulandığı için kalktı diğerleri ve bitirilmemiş şişelerle garsona bakıp dururken buldum kendimi ama bizi buraya getiren kız herkesten fazla inanıyordu eğleneceğine sonra erkek arkadaşı adayı geldi sarıldıklarında anladım biz oyuncağız

önce salonun ucuna sonra başına gittim
etrafta konuşulabilecek herhangi bir kadın yoktu aslında o an için anlaşmak için hiç kimse zaten yoktu
herkes benimle aynı fikirdeydi

klüpte tanıdığım tek kişi vardı

gelip kıza
bu adam seni bu gece sikecek dedim

sonra gittim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2007 01:34:07
Mesaj:

olmuş.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2007 01:38:29
Mesaj:

yarın motor çalışmayınca akü biterse

trafik sıkışınca bir hayvanla hayvanlaşınca yarın

petrolün varilini bırakıp musluktaki suyun nasıl bulanık olduğuna bakınca

dün bugün yarın akp canımızı sıkınca

neye benziyor bu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2007 01:39:23
Mesaj:

toplumun hali

domates hali gibi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2007 01:53:01
Mesaj:

türban 4 senede patlamış
yargıya siyaset girdi
çankayada ne var
yeni bir anlayış için şekillendiriliyorsun türkiye

batı, askeri darbe ihtimaliyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor
inciklericincikleriyle
onların arasına girmeye çalışıyoruz diye bizi kendileri gibi mi sanıyor bunlar
kurcalanıyoruz
uyuyoruz
daha önce hiç uyumadığımız kadar uyuyoruz

işin kötüsü kabüllenmiş gibi görünüyoruz

iş çok ciddi

yemin ediyorum çok ciddi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/04/2007 01:54:23
Mesaj:

bu işin sonu iyi değil...

buraya yazıyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2007 23:20:30
Mesaj:

lafları ikiye ayırmak başka bir şeydir bu avludaki aklı bahçekatı konforuna sokar insanı sırtını bir dağa dayamış olduğu halde bahçesi olan bahçekatında yetiştirilen taze domatesler pırılpırıl kabaklar soğan ve sarımsakların yetiştirildiği o küçük sermayesiyle kendi geçimine sebze olarak geri dönen ekonomileriyle bahçe katları


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2007 23:34:05
Mesaj:

dinozor silahşör kente şöyle girdi iki eliyle iki yanına yerleştirdiği 6 patlarlarını sıvazlayıp

dinozor şerif uzun namlulu tüfeğini duvardan söküp aldı masanın oraya biraz cephane yığdı yandaki işmerkezinin batı giriş kapısı güvenlik görevlilerinden misis jane'yi yemek yeme bahanesiyle getirdiği ofiste son bir kez becerdikten sonra arka kapıdan uğurladı daha sonra da ana caddeye doğru bağırdı:
hey co, baksana
elindeki silahla nereye ne halt etmeye geldin bizim kasabaya
dedi

dinozor silahşör bağrında dinozor silahşör yazan kostümünü üstünden yırtıp attı yeni kostümünde dinazor silahşör yazıyordu o ile a yerdeğiştirmişti 6 patlarları kınlarından koparıp yukarı dikti ve
mert adamlar arıyorum bu çölün ortasına kurduğunuz jel şeker sanayii ile geçimini sağladığınız ekonomizin varolan borsalarından kıssadan hisse edinebileceğikiz indexler adına bağırdığında artık kasabanın otobanının tam ortasına gelip yerleşmişti atının o başdöndüren sürati

dinozorluktan dinazorluğa terfi eden şerif masayı bir sağ tekme darbesiyle kapının oraya kaydırdı masanın peşisıra kendisi de yuvarlandı tekerlekli makam sandalyesini kendi sillüeti gibi kapı girişine yanıltma maksatlı yerleştirdi kendisi sol arka taraftaki camın oraya doğru yuvarlanmaya devam etti

artık çatışma başlamıştı

Yazan - babaxa - 08/12/2007 23:51:41


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2007 23:36:42
Mesaj:

iki dinazor kowbooy büyük western arazisinde ihaleye çıkmış 2 adet 6 patlar bir tane uzun namlulu bir masa bir yürüyen sandalye ön cephesinde 16 penceresi olan şerif ofisi ve meraklı kasaba halkından oluşan tozlu yolda tam yetmişiki mermiyle patırtı çıkarıyorlardı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2007 23:38:49
Mesaj:

en son dinazor makas namındaki kasaba valisi filmi ikiye ayırırken aklında dağı yaran ferhat suda yürüyen isa ve suyu ikiye ayıran musayı anımsatan adımlarla yürüyordu rapada rapada diye


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/08/2007 23:43:46
Mesaj:

dinazor makas lakaplı valiye dinazor kalın tuğla nickli cumhurureis de katılınca dinazor silahşör atının gemini gırtlağına kadar çekip tüyleri gümüş gibi parlayan gri dağarcık isimli atını epey zorlayıp o sert viraja kastı

ve gri dağarcık isimli at hayvanlarda görülen o keskin geri dönüş manevralarıyla enfes bir biçimde sahibini çıkan saçma mermilerinden korudu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/09/2007 00:06:01
Mesaj:

aidat ve hadise


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/09/2007 00:06:37
Mesaj:

kendi anlattığın aidatlar

başkalarının anlattığı hadiseler


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/11/2007 23:55:28
Mesaj:

yıldız sineması antalya falezlerinin odak noktasına yakın bir kıyısında kurulu her karesinde bir harf yazan tabelaya sahip bir sinemaydı orda dedektif filmi izledim diye hatırlıyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/11/2007 23:57:09
Mesaj:

bir gün yeniden hayatta olacaktık diye hatırlıyorum bunun reankarmasyonla yok rüyadan kalkmakla var alakası


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/11/2007 23:58:44
Mesaj:

tadım yok büyük bir hastalıktan kalkmak üzere gibi ya da yorganı çekme gibi başına


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 00:01:15
Mesaj:

bir ingilizce uzun metnin çevirisi gibi özneyi en sona yüklemi daha karışık bir yerlere alan tümce

belki bu karışıklıklığı barındırıncaya kadar başından sonuna kadar okumalıdır türkçe


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 00:07:49
Mesaj:

yağmurlu havalara bakınca tablonun rengi gridir yerler ıslaktır yüzünde damla damla damla sakızı balon olur sonra da pat diye patlayıp zar şeklindeki sakızdan parçaları burun deliklerinden çıkarıp çiğnersin ben böyle iğrenç bir sakız çiğneme yöntemini geliştirebilecek başka bir çocuk topluluğu tanımıyorum bu çocuklar bize büyümeyi öğretmeden puştluk peşinde koşturmuşlar bunlar parkı sulayan fıskiyenin altına bile girerler bi de utanmadan zevk çığlıkları atarlar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 00:16:25
Mesaj:

yaban mersini

eresin otel

tabaktaki mayonez

beyaz sayfa

kırmızı kanarya

elyordamı merdiven

patikadaki ark

skrol dağcı

kaptan buz

buzdan dağ

çarpacaksın dur

baaam buuum

çatııırt çutuuurt

the end.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 00:26:55
Mesaj:

mutlağın zamanı ansızın gelince hazırlık aşamasında tüpün yarısından çoğu doluydu
mutfağın tüpü gelince omletin yarısından çoğu pişmişti bize tabaklara bölüştürmek düştü

muşmulanın muşundan mışmışlığın mişini çıkarınca mutfağı muşamba bastı ayaklarımız ma yıştı
meşakkatın gökdeleninden aşağı bakınca saçlarımızın nasıl yere doğru uçuştuğunu gördük bunun adı yerçekimiydi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 00:27:45
Mesaj:

baloncuklar evet


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 00:29:18
Mesaj:

clash iyi gruptur rock gerçek erkek müziğidir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 01:00:00
Mesaj:

koşulları hızla
kayışları çelikle güçlendirdik

dağın daha tabanından baktık ki tırmanılamayacak dağ değil çadırı açtık içinden son teknoloji bond çantanın içindeki hap helikopteri çıkardık helikopter kendikendine şişti içine binip dağın arka tarafını gördük zirveden helikopteri hap yapan teknoloji sağolsun


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 01:08:55
Mesaj:

başının iki sokaklı lokavtı pankart açtı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 01:15:50
Mesaj:

notaları yazdığım şekliyle olsun diye bildiklerimi sıralamak istedim...

bir cümleyi karıştırmak için 3 şeylik anlamları yanyana dizin ve sonuna özne, yüklem, işaret filan koyun...

küllük de ben de yorgun düşmüştük sidiği lavabodan kovma planı yapıp kentin entegre küresel inanç sömürüsü tesislerine dalmaya karar verdik ve içeri daldık akıyorduk çarpıyorduk çırpınmıyorduk su ile taşınıyorduk geri dönüp düşününce insanın anıları bugüne su ile taşınmıştır hep bir yumuşaklığı vardır anılara bakınca bir çocuğun toprağı kaldırarark koşturduğu arsadan ne çıktığını mahallenin en meraklısı olan hacer yenge gördü bir manda

bir manda çıkmış...

çıka çıka...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 23:13:42
Mesaj:

yaban ördeği mevsimi arabayı sağa çek dostum dışarı arabanın üstüne koy ellerini bacaklarını aç inerken de ruhsatını ve ehliyetini al çavuş letts bu adamı bu vaziyette tutun ben evraklarını kontrol edeceğim evet tüm birliklerin dikkatine tehlikeli adamı elegeçirdik duyuyor musunuz birazdan size gelişmeleri aktaracağım görev iptal edildi görev iptal

zaten sonra görev iptal diye bağıran bir yığın telsiz görüşmesi tüm birimleri dolaştı ve birlikler cephede durağan kaldılar

sir jr james isimli officer evrakları incelediğinde son muayene muhayene muyahane gibi bir kısımda tarihsel gecikme farketti hem de 2 yıldır ödenmemişti nasıl olabilir ve buna feci sinirlendi
evrakları daha az önce kesilmiş yağumurla ıslanmış çamura savurdu üstünde çıkıp tepindi yazılar okunamaz hale geldi

elmalara bakınca bu elmaların kabukları sert eti tatlı

neskafeden sonra ikinci sigaraya istek gibi birinci kesmemiştir

otobüsün şöförü ön kapıyı açık unutmuş yolculardan birinin yarım kalmış bulmaca gastesi pencereden otobana savrulmuşmuydu muştur belki muşmuşsa da ne olmuş

bir garip yolcuyum hayat yolunda yolunu kaybetmiş perişanım ben

nasıl bir melodi nasıl bir masala binmiş gidiyor apartıman gürültüleri beni yarın sorgulama şimdi gecenin bu vakti sesini açayım setin bi yandan yazman bi yandan dinlemen gerekiyor kemancılardan koca bir tümen peşi sıra ekoseli yakalar kapitoneli koltuklar koltuk mu dedin asla koltuk takımı deme bana başka ne dersen de



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 23:15:32
Mesaj:

elmayı yerken uyuşuk bir odanın ağırlığı biner başına kombiyi başına geçirip şöminenin başına geçersin


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 23:18:46
Mesaj:

yamukyumuk ekranda izleniyor hayatın nafakası kanalları değişiyor insanın çizginin üstünde değil şaşmadan yürümek düşmeden sekmek gerekiyor seke seke ilerliyor saniyeleri kösteklerinde tren resmi olan made in china gümüş renkli siyah kamçılı zamanın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/12/2007 23:53:15
Mesaj:

rum mahallesinde koyun güden bir çobanın ferdiydim aşıklar çeşmesinin yakınında bir yerlerde kamp kurmuş turistlerin bıraktığı karton kutu artıklarını topluyorduk minibüsümüz bile vardı 17 kişilik tüm aile fertleri bununla tüm italyayı dolaştık durduk sonra bir gece garip bir rüya gördüm ve minibüsten kaçtım

feci düşmüştüm bir kulağımın tamamını öbür kulağımın bir kısmını kaybetmiştim işitme derecesi olarak beterdi ortada ameliyat izi yoktu ama biraz ağır işitiyordum dalıp müziğin sesini çok açmışım tanımadığım bu kentte biraz da fazla içmişim balkona çıkmış işemişim aşağı

ekipler amiri bana bir tokat çaktı ve dedi ki
ne yapılorsun ulan
ha?
ne yapıyorsun

kendime geldim evet ben burda ne yapıyordum
ben ne yapıyorum komiser
buralarda biryerde tuvalet var mı demişim

amir tekmeyi çaktı ve tüm gövdemi sıkı sıkıya urganlarla bağladıkları sandalyeyle kapının sağ köşesine doğru düştüm

ceketinin iç cebinden kanyağını çıkarıp pantalon kemeriyle tokanın arasına giren gbeğini düzeltirken bir yudum çekti öbür cebinden de uzun filtresiz pall mall çekti sadece bir nefes sürdü dönüp dedi ki ister misin elinde konyak şişesi öbüründe sigara
vereceğim bunları sana sadece kim olduğunu söylersen ve ne için yaptığını tüm bunları sen kim oluyorsun

karakolun tuvaleti evdekinden sadece biraz daha pisti bu sidik pistinde de kazandık ve idrarımızı kentin kanalizasyonlarına dökebildik diğer boklar kusmuklar prezarvatif artıkları sümükler yapışkan gri uhu lekeleri bamyalar içinden kurçuk çıkmış baklalar soğanların buzdolabında çürüyen soğancık filizi kokuları arasında yine formulamayan forma girmez forma hiç giymez egolarımızı atlattık bu işemek iyi gelen bir tedavidir insana diye içeri girdim ki karşımda babam 5.000 dolar kefaleti ödemiş ve ben de serbest kalıverdim

amir yukarı doğru kızaklı açılan ahşap penceresinin mandalını pencere insin diye çektiğinde öbür elini camın eşiğinde unutmuştu kasa elini tahin helvası gibi ezdi ses havanda kırılmış fındık kabuğuna benziyordu acı ve öfkeyle bağırdı kefaletini burnundan getireceğim yakandan düşmeyeceğm ölsem de hortlar gelir yine izini sürerim doğduğun köye girerim ordan kadın edinirim orda ürerim orda soyuna sopuna karışırım dediğinde tepem atmış durdum geri döndüm

köyüme mi dedin köyüme girmek öyle mi

evet dedi

kafası parçalanarak öldürülmüş hücre arkadaşım jack'in çene kemiğine bağladığım don lastiğiyle yaptığım sapana 38 numara bir rullman bilyesi yerleştirdim sonra da cama doğru gerdim lastiği tam kafasını kadraja sokunca da bıraktım bilye wwwuuuup diye fırladı cam kırıldı teğmen bağırdı yüzbaşının muhabbet kuşunun kafesinin kapısını kırdınız ve adı keşkülah olan canım muhabbet kuşunun kaçmasına yolaçtınız tutuklusunuz diye

elimdeki bavul o şokla yere düştü kilitli olmayan kapağı açıldı bavulun içindeki bihter bisküvi kırıldı bunu gören muhabbet kuşu bavulun altına kondu bana da kapağı tekmelemek düştü kuş bavulun tuzağına geldi geri dönüp bağırdım evet teğmen kuş kafeste ama ben çıkıyorum bavul kalsın

yüksek duvarların dışına çıkınca şunu anladım sağlığım yerindeydi ve özgürlüğüm de çok şükür

saat gece 12yi 3 geçiyordu çevirdiğim taksiye gündüz tarifesiyle bağcılara gider misin dedim taksici başını sadece salladı ön koltuğa oturdum bir sigara yaktım e5ten gidelim girişi sana tarif edeceğim dedim paketi uzattım şöför sol elinde tuttuğu sigarayı gösterdi

sonra bariyerlere çarparak ters dönmüş pejonun orda trafik tıkandığında taksiden indim beyaz pejonun sahibi kaputu daha yenice açmış yanan motoruna bakıyordu hemen arka koltuğun önündeki büyük plastik paspası çektim aldım ve alevin üstüne attım ateş biraz azalır gibi oldu paspasın üstüne sol elimi bastırdım baktım ki avucumun altında ateş vardı ve etim koktu dumanı tütüp lastik kokan elimi kaldırdım poşette gece için daha demin tekelden aldığım 2 biradan birine kıyıp getirdim alevin üstüne boşalttım yangın azalıyordu sönmüyordu arkaya baktım arabalar gittikçe birikiyordu ama adamın yanmaya yeni başlamış arabası için hiçbiri yangın söndürücüsüyle yardıma gelmiyordu ben de geri döndüm taksiciye parasını ödedim az ilerdeki evime koşarak gittim son biramı içtim işedim ve uyudum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2007 00:18:59
Mesaj:

roger watersi açtım sexual revolution şarkısı patladı kemer sahillerinde sarhoş olup odalarına dönen turistler yalpalıyordu olayın bir zemine oturtulması gerekiyordu neden ve sonuç ilişkisi için psikolojik atlama teknikleri kullanılıyordu olayların gidişlerini sürekli değiştirerek seyirci oyalanıyordu tüm bunların hepsi şu zavallı lüfer kuyruklarının birkaç aydır burda olmasından ve olacak en beter kokusundan başlıyordu başlayacaktı başlayacağım başlarım ha başlarım şimdi senin psikolojik textlerine deyip seti kıstım kuyruğumu bacaklarımın arasında tuttum aman dedim iyi bir uyku çekersem sabaha karşı uyanıp sabah oluyor ve uyanmadan önce son 2.5 saatim derim dedim yatağa zıpladım

kapı plaap plaaap diye çaldı gittim baktım şerif gelmiş siciliniz var bayım kapıyı açın yoksa kanun zoruyla kırıp içeri gireriz ocağınızı söndürürüz dedi başımı kapının gözetleme deliğinden geri çektiğimde delikte olan biten hala flu bir biçimde gözümün önünde duruyordu hipnoz olmuş gibi şu tatlı kilit çevirme sesine eşlik ederekten kapıyı açıverdim

şerif kimliğini burnuma doğru uzatmıştı
ben... gidip içerden gözlüğümü getireyim dedim ve içeri zıpladım bu arada şerif görevini harfiyen yerine getirmek namına oradan tek milim bile kımıldamadı içerden geri geldiğimde gözlüğümü taktım kimliğin üstündeki yazıyı okudum dedim ki ooow mister wayne

yeah, my name is wayne
john wayne
dedi

birazdan koruma altına aldıkları evimden koyumordumanlar çıkmaya başladı bu hepimizin sonu olacaktı hepimiz birden kandırılmıştık ve katil hala aramızda dolaşıyor olabilirdi hatta ben nasıl nefes aldığını duyar gibi oluyorum hırnnnf fırrrhğ diye bu şokun ardından soluyarak yaya geçtinin ordaki insanlarla aynı hizada durmaktan bir anlığına sıkıldım kaldırımdan bir adımla aşağı indim mitsubishi marka pickup bana çarptı ve vücudumda kemikler kırıldı ayağıma platin taktılar allahtan bacağım bu tedaviye 8 ayda cevap verdi platini çıkardılar ve şimdi her salı halısaha maçına gidiyorum çünkü orda şunu diyorum ne mutlu benim bacaklarım var evet kaybetsem ne kötü olurdu bunların hiçbirini yapamazdım bacaklarım var hooop pas ver hooop sağa kaç allaaah işte şimdi bacağının arasından geçirdim haydaaa gol noktasındayım şlooop kaleci düşürdü düüüüt penaltı amaney hey!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2007 00:33:59
Mesaj:

yürüyen insanlara bakınca iki yana yalpalayanlar vardır kafasını eğenler ellerini kapalı sallayanlar ayaklarını dışa doğru atanlar burnu büyükler hadımlar mütevazilik suları jipler ve bisikletler misketler ve süpermarketler kentler rengarenk kent gökdelenleri

...

bu market bir kent olmayı başarıncaya kadar vitrinlerimize ihtiyaç duyabileceğiniz herşeyi yığacağız

wall wayne mart - wallmart marketler zinciri sahibi, marketlerine kent inşaa etti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2007 00:34:56
Mesaj:

mağaza müdürünün suçu yoktu altıüstü kaybolan el kadar bir hesapmakinesi çıkarıp cebinden ödedi ve olay hızla kapandı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2007 00:37:45
Mesaj:

o sırada oymak başı gelip izci başı selamı çaktı

ip gibi bir disiplinle geri sektik

sanırım sakaydı adı şu yabani ötücü kuşların kafesleri örtülür hani kuşlar karanlıkta kalıp da kuduran köpekler gibi kızışır soyguna gelmiş hırsızın kafasına geçirdiği külotlu çorabı aklıma getirdi bu kafesler


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/13/2007 00:44:09
Mesaj:

gümrük müşavirinin sucuklu kurufasülye sevdiğini yalıdaki tüm hizmetliler biliyordu
eğer sucuk ve soğan kokan bir akşam bir de küçük rakı gelmişse beyefendinin sofrasına yalıda ziyafet ve keyif var demekti insanlar gecenin geç vaktine kadar şampanya patlatıp havuzun fıskiyelerinin tazyik ayarlarıyla oynarlardı

ama o günkü kutlamada bir terslik olmuştu

sular kesilmişti

ve havuz fıskiyesiyle taşak geçemeyen hizmetliler sıkılıp erkenden yattıkları için patron sinirlenmiş ertesi gün hepsini birden işten çıkarmış ve benim keyfimle kimse oynayamaz yazılı tişörtlerin de yeraldığı tazminat paketlerini bizzat denetlemişti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2007 03:10:13
Mesaj:

öküz gibi yorgunum.

öküz gibi iş yaptım.

öküz gibi battımsaplandım.

günlerdir öküz gibi çalışıyorum biraz da yoruldum.

yatasım var ama bir öküz gibi oturuyorum.

öküz gibi 50 biletini yaktım ajans sabaha uçak bileti yaptı iş uzadı eve geldim baktım 3 adamız.

3 öküz.

hirbiri birbirinden öküz.

olay böyle başladı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2007 03:15:59
Mesaj:

bavul hazır.
bardak dolu.
belimde ağrı mola vermiyor.
sigara çaktım.
aklın matematikleri her türlü algılama metodunu düşünerek harekata geçti artık sürekli yanlış anlaşılıyorum.
anlamsız kaçtı bu cümle.
sınavı aldırmazsam geçerim.
epey yorgunum.
herkes gibi.
ama gerçekten çok.

daha önceden böyle bir acıklı gelişmeye bir mizah konuşması koyup atlatıyordum.

şimdi koymuyorum.

alaaddin derdim.

demiyorum.

nihat yok.

neriman kayıp.

hamdullah piçin teki çıktı zaten.

ahmet altan da olmasa türk edebiyatında sükseli aşk romanları yazacak kıllı kollu sakallı kirli gülüşlü adamlar bulamazdık zaten.

ahmet altan'ın sahte aşk romanları armağan olsun memlekete.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2007 03:23:28
Mesaj:

kurban bayramında kaç koçun kafası kopacak diye panter patlıcan olacak değilim.

döner yiyen bir milletin zaten kafası kopmuş danaların etiyle alakası vardır. tuhaf kaçıyor eti kesmeyin demek kanı dökmeyin işkembeye balkonda ipe asmayın filan.

asma bahçesi gibi bakınca yaprakları tek tek açıyorsun pirinçlekıyma haşlamayı içine koyuyorsun güzelce dürüyorsun tencereye istifliyorsun ocağın altına ayar yapıyorsun kapağı kapıyorsun sarma pişiyor tencereyi tezgaha sokuyorsun içinden dolmaları çıkarıyorsun...

keseceğim olaylar böyle ilerlemiyor mu

bunca laf kalabalığının ilerlediği gibi

sonracıma

sonrayı cıma işvesiyle renklendirip iç taraftan şu renkili marul biçimli bitkilerden leyla diyeceğim geliyor enginar değildi ebruli hiç değil her neyse hatırlayamadım litaratür meselesi değil ya

dolmalar soğudu bu arada

artık zamanının kalmadığında gündüz tarifesine odaklan

gaz çok mühim

gazımın olmadığı çok muhakkak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2007 03:28:30
Mesaj:

niye bira yemiyoruz

içeceğimiz yerde yiyelim bari...

belki yi gelir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2007 03:39:18
Mesaj:

ben insanların bir tane esas akla bir tane de yalan akla sahip olduklarını düşünüyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/20/2007 03:48:19
Mesaj:

önümde sehpa ve bardaktan başka düstur yok.


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 12/21/2007 00:48:49
Mesaj:

Bir zamanlar yoga hocam olan adam hep aşağılardı bizi.
Yani hem beni hem de ders alan diğer insanları.
Hepiniz dedi bir gün, geri zekalısınız.
Melul melul baktık yüzüne cümleye nasıl devam edecek diye.
Niyeküne dedi içimizden biri.
Çünkü ne yerseniz o'sunuz dedi.
Yani biz hayvan eti yediğimiz için hayvanmışız.
Dolayısıyla aklımız yokmuş.
E iyi de ot yiyen hayvanlar da var dedi yine içimizden biri.
Hoca ne cevap verdi keşke hatırlasaydım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/28/2007 22:05:50
Mesaj:

kuru erik pall mall marmara bira

kıyıda kantinleri kapanıyordu plajların geceyarısını çok geçmişti artık turistler geri dönüyorlardı birbir
denizin kenarındaki asfaltta düşürdü hızını
gözünün ucunda sapsarı sıpsıcak konyaltı plajları
dilinin ucunda dişine kaçmış kuru eriğin kabukları
manzaranın fotoğraflarını çekti beynine herbiri aklındaydı artık sadece eriğin lifini çıkartmaya çalıştığı dolgulu iki dişin sivri aralığına sıkıştığında dilini çekerken bazı doku kaybına uğradığında ah dediği vaktinde kaçırmıştı manzarayı.

aslında zurnanın zırt dediği yer buraydı...

baktı az ilerde çevirme var arabanın tepedeki ışığını açtı sağa çekti polisler yüzüne tutuyordu feneri
alkollü müsünüz dedi polis
gülümsedi ağzıma bile sürmem şöyle gargara yapar gibi hani yavru kuşlar mama bekler gibi açar ya işte öyle açar biraları rakıları ne ağzıma ne dilime değmeden foşuurrt diye boşaltırım dedi
polis bu uzun cümleden şunu anlamıştı;
alkolü ağzıma sürmediğim gibi gırtlağımı temizler ağzımın ucuna getirdiğim balgamlarla alkolik hasmımı avlarım şeklinde algılamıştı
ve buyrun efendim sizin gibiler bize lazımsınız diyerek evrakları uzattı ve saygıyla bir adım geri çekildi

bu olan bitene anlam verememişti

yavaşça sokağı dönmüş polisler kaybolur kaybolmaz da patinaj yaparak ordan uzaklaşmıştı
bu kısacık gece macerası da işte bu aksiyonla bitti


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/28/2007 22:09:19
Mesaj:

ve bununla ilgili başımdan geçen tamamiyle gerçek bir hikayeyi anlatmadan geçemeyeceğim

oldum olası bu "sözünü etmeden geçemeyeceğim" lafını hep sahte buldumdurdum ama burda bunu da es geçemeyeceğim için bazı alışkanlıklardandır belki dinlediğimiz haber programlarında olduğu şekliyle bu gerçek hikayeyi anlatmadan geçemeyeceğim demem gerekti

böylece hikayenin gazı biraz alındı ki düştüğünüz dehşetin suları durulsun diye

ve işte gerçek bir olay...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 12/28/2007 22:39:37
Mesaj:

bundan birkaç yıl evvel kafamın bozuk olduğu zamanlardı bişey oldu tepem attı ve zastava yugo marka iki yumruk büyüklüğünde küçük tosbaa arabama feci alkollüyken bindim ve bir arkadaşıma doğru yola çıktım

sokağın sonunda daha ilk ışıklardan caddeye çıkarken öyle bir fırlamışım ki trafik çevirmesi vardı polisler onca aracın arasında ilk beni çevirdi

beyfendi alkollüsünüz sanırım evraklarınızı verin inin dedi
ve sonra ben kullanırım diye onca ısrarıma rağmen polisler arabayı alıkoyacaklarını alkolsüz bir ehliyetli kişiyi çağırmamı filan söylüyorlardı ben de adamları ikna ettim ve minibüsteki başkomserin minibüsüne binebildim

polise hepimizin başına gelebileceği gibi bazan ne yaptığımızı bilmediğimizi ve benim canımın sıkkın olmasındaki nedenleri anlattım
nerelisin dedi
antalya dedim
a ben de antalyalıyım dedi ordan bir hemşerilik muhabbeti başladı ve polise adını sordum yunus dedi
onunla yunus diye hitabederek uzun süre sohbet ettim ve sohbeti kesip
bak ali abi arabayı şu apartmanın oradaki otoparka bırak sonra buraya gel şu ruhsatını ehliyetini al gözümün önünde taksiye bin eve git yarın sabah da arabanı alırsın dedi ve ben harfiyen dediği gibi eve döndüm

arkadaşa gelemeyeceğim diye bir telefon edeceğim zaman cebi arabada unuttuğumu anladım ve video kamerayı alıp bi güdüyle arabaya doğru yürüdüm
müjdat gezen ışıklarının ordaki benzinciye doğru yürüdüm ve benzincinin orda arabaları pompacıları benzin almaya yanaşanları kameraya çekmeye başladım

birden benzinciye vııığğğn diye bir polis otosu girdi ve beni kolumdan tutarak içeri çektiler
istanbulda'ki konsolosluğa filan yapılan o büyük bombalı saldırı zamanlarıydı
dediler ki benzinliği mi uçuracaksın trafiğin akışını mı kontrol ediyosun nedir bu kamera
aa dedim gülerek, ben art direktörüm benzin istasyonu müşterimiz için yapacağımız reklam beni uyutmadı demo film çekiyorum yarın sabah patrona gösterebilmek için dedim
hatta dedim
şu az ilerdeki çevirmenin başkomseri yunus bizim oradan hemşerim antalyalı başkomser yunus o da biliyor buralarda olduğumu araba şurda cebi de içinde unutmuşum gidip alayım eve gideyim bari dedim
polisler aman ha deyip beni yunus'un saltanat minimüsünün önünde bıraktılar
minibüse gittim camdan yunus'a cebi burda unuttuğumu alıp taksiyle geri döneceğimi yoksa çalınabileceğini söyledim yunus kafasıyla geç dedi ben de arabaya gidip bindim ve vites kolunun orda kıvrılmış kaşkola sarılı cebi alıp cebime soktum

sonra sola baktım yol boş
arabayı çevirdim
farları yakmadım
ağacın ordan çevirmeyi gözledim
dikkatlerinin en dağınık olduğu bir vakit hızla yola çıktım
evlendirme dairesinin oraya geldiğimde dikiz aynamdan gördüm yol bomboş

hikayenin bu ikinci kısmında

hasanpaşa'dan geri dönüp ziverbey çevirmesinin oraya doğru arabanın burnunu doğrulttum
gaza ve debriyaja aynı anda basarak otomobilin 200 beygirlik motorunu kükretiyordum
farları yakıp uzunları dörtlüleri ve müziği sonuna kadar açtım közümü ve klimayı kıstım
camları araladım
vitese taktım
gaza bastım
asfalt cayırdıyordu
saatte 220 km hıza ulaştığımda 27 ekip arabasından ancak 16sı otobanın üstünde baraj kurup arabalarının arkasında tüfeklerinin namlularını bana nişanlamışlardı
arabadaki yangın söndürücüyü alıp havaya ateş eden deliler gibi sol elimle pencereden çıkarıp sola sağa sıkmaya başladım
bunca sisbulutunun arasında polisler gelen kocaman beyaz canavarın dev bir tır olduğunu sanmışlardı
ilk spin attığımda arabanın sağ kıçı bariyerlerden sekmiş saat yönünün tersine dönen araç bu defa saat yönünde dönmeye başlamış ve o hızla 2 takla atıp benim bulunduğum yerdeki kapı fırlayarak bir oto galerisinin bahçesine konmuştu
kırık kapıdan yararlanıp aşşaa atlayarak bahçede kaybolmuş ve ıslık çalarak evime dönmüştüm
mışşıl mışşıl da uyumuşum

yalnız tabi burda ikinci kısım olduğu gibi yalan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/07/2008 02:35:56
Mesaj:

gümbürtü kapağı açık bırakılmış bir tencerenin gürültüsüdür yemyeşil maydanoz yaprakları gözlerini kırpıştırıyordu salata tabağında

işin kötüsü uyumayı istemeyerek öteye atılmış zamanlardan satınalıyordu eskici
sonra bir saatçi gelip alarm satıyorsa sıçtıktan sonra olduğu gibi büzülüyordu göt

kabalığı geliştirmek istemedim

camekanda organizasyon yok

kıyıda gelşiyor mahkum saksıda yetişen yabanotu gibi sakıncalıydı herşey


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/07/2008 02:39:24
Mesaj:

kopuk kopuk ilerliyorduk ekmek kuyruğuna sıralanmış pireler gibi endişeler bir damla kan için birbirini ezen laflar çömelip sıçıyor tarlada

yokuşu aşağı doğru yuvarlayınca baldırlarının arasına aldığın battaniye sıcaklığı kıvamında bir şevkatle göğsün terli uyanıp yorganı kenara atınca hayatında tattığın en büyük üşüme nöbetleriyle lavaboda işediğinde bilirsin ki zaman geçmez geçişir labirentin öte ucunda ayakta uyursun

koparmadan telafileri var vakitlerin

temiz bir çarşaf uykunun kral dairesidir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/07/2008 02:44:50
Mesaj:

ülküm uykudur

vaziyet uçuşuyor kelebeğin kanatlarında toz her hareketinde koz var

gözüne doğru sokulan parmağa kırptığın ürkek göz kısmıyla

yeterince gitmiyor aslında sızlıyor belim ince ve geçince rahatlayacaksın deyince ufalıyor olsa olmuyor ağrı ağrıdır

cemaat eğildi

yaradan biz sana küçüğüz

o elini kulağına götürdü

başını büktü

yaradılanı affet allahım

ona acı ve aç olduğunda lokma tok olduğunda imdat ver

onu eğ...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/07/2008 02:49:00
Mesaj:

gerçek hızlı imza

atılmış karalamaların en şahsiyetli olanı

bize hız ver allahım

yolumuz uzun çok yürüdük daha var

yaptıklarımıza gönül ver

yapacaklarımıza izin

ufalt gerekiyorsa

çoğalt gerekiyorsa

aralarda durmamıza izin ver

zaten sonra cebrail fısıltılarla konuştu

mağarada sigara içmek yasak kadarını duyabildik

işin ucu yok

kelimeleri niye sardığını bilmeyen kasetlerin kapları dağınıktı

bunca kaseti nereye koyacaksak!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/07/2008 02:53:56
Mesaj:

bu ülkeyi ölesiye sevdiğimi gelibolu belgeselini izleyince iyice anladım

ve kafama şu da geldi aslında büyük olmakk gerekiyor en azından yaşından birkaç yıl daha çok

daha çok bira içerek büyümüyorsan
kaç dedik

abdest suyuma limon sıkıldı

limon çok sıkıldı ve greyfurt düşüncelerle flört etmeye başladık

azığı azalan çoban kıvamında patika

acıktığında yiyen beyrutlu gibi yolalan militana benzedi abdest

asker arkadaşımın telefonunu buldum arayamıyorum...

alaşağı gidiyor fleedwoodmac

olacağı bu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/07/2008 03:13:55
Mesaj:

birini bulunca öbürü gelir gibi uyuşuktur ayaklar kararlı

keyfini kaçırınca bütün bunlar yalınayak yürüyüp gidersin

olmasına kısmet tesadüflerinle ve tuvalette kalmak hakikat

ilgilen uygula yat yolal sonu gituyu ile biten edebiyattır

son yazdıklarımı hiç sevmedim ve almadığında
aklımı oynatmayı başardı zaman

artık gittikçe boka saracaksa bunu anlamı ne?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/07/2008 03:14:30
Mesaj:

çok keskin...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 22:46:19
Mesaj:

elektronik postalama işlemleri yere düşmüş tokalama işlemleri gibi rastgeledir.
toslamaya toslamanın dışında ayrıca ücret alınmaz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 22:52:54
Mesaj:

çektik kafalar artık orada burada


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 22:57:08
Mesaj:

levazımat çavuşu bel ağrısı can sıkıntısı kask baskısı aşk şarkısı şark görevi allak bullak allah allah allahına kadar kadranda hız gişelerde memur var...

2li okumalarla bitti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 23:08:50
Mesaj:

çekoslavakyanın bunu başaracağına inanıyorum.

adını uzun zaman önce andığım bir ülke olmasına rağmen avantajı büyük.

yeterli.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 23:13:23
Mesaj:

hayatın iç organlarında cerahat birikmiş artık cerrah olmanın vakti ve mahşerin de dört atlısı var beraber estetik camialar kuralım isa.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 23:15:17
Mesaj:

insanlar bazan kanar...

"cevap veriyorum" diye büyük bir fenomen duymuştum şu geçtiğimiz kısa yıllarda

hem cevap verdi hem parti kurdu

başımdan siktir git neye cevap veriyorsun

oyunu yükseltmelye bak konuşacağına

pragmatist söylemler bi yere varmıyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 23:15:39
Mesaj:

insanı akıllı da deli de eden kendidir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 23:16:07
Mesaj:

öyle akıllı olacağıma böyle bir deli olurum yeterli


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 23:17:13
Mesaj:

kanaviçe modellerimiz yeni uçurumdan aşağı yuvarlanıyor ilmikleri kemiklerimizin

iç organlarımız parça parça aklımız henüz yerinde bacaklarımızda kangren var gidemiyor oturup kalıyoruz


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 23:21:31
Mesaj:

önceden gelecek bir mektup için aylarca at sırtında geçen zamanlar

şimdi bir sms anında adamı ayara sokabiliyor

teknoloji buysa insanoğlu takkesini önüne almak zorunda yine

insanoğlunun takkesini önüne alması en büyük dindir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 23:21:56
Mesaj:

erkeklerin önü çadır

kızların çukur kurar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 23:22:42
Mesaj:

aldırma dağlarında yine ipimiz koptu uçurumdan yuvarlandık


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/09/2008 23:28:45
Mesaj:

silmem lazım yine

silecekler çalışınca önünü görürsün.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/11/2008 02:26:52
Mesaj:

anam beni karaciğerimyağ süreyim diye mi doğurdu biralarımı helal edeceği yoktu yudumlarıyla akıyordu arpanın suyu gırtlağımdan oluk oluk

eminem

ciğer köşem

mezarını sularla yıkadım selam verip geldim mermerin başına daha geçen bayram hayat hakkında konuşamadık eniştem ellerini önünde bağlamıştı kimsenin bilmesini istemedim muhabbetimizi ama utanmadan cümle alemin önünde yazıyorum bunları eğer tepedeysen anlayacağını umuyorum

kınama biçimlerine maya yakalım tutsun diye bi yerinden bi şekilde...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/11/2008 02:35:36
Mesaj:

dilimdeki tüy damağımda sakal oldu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/23/2008 02:11:38
Mesaj:

yeni saçmalıklar yazmak için hala zaman var.

yaşlanmayı çok büyütmemek gerekiyor...

uykuyu büyütmeli.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/24/2008 01:51:52
Mesaj:

sivil toplum örgütleri evrak düzeltilerinden bafl›n› kald›r›p en az›ndan bu flamatan›n içinde yeralabilir...

ilkeler ve ülkeler öyle kolay kolay olmuyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/24/2008 01:58:06
Mesaj:

ve saat olmufl iki...

çal›flmak iyi...

çal›flmak gerçekten iyi...

yapaca€›n fleyi biliyorsun...


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 01/24/2008 12:06:27
Mesaj:

Klavyene noldu?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/24/2008 12:39:10
Mesaj:

baska bir makineden yaziyorum su anki satirlari ve altta yineleyecegim bakalim ne olacak.

başka bir makineden yazıyorum... yineleyeceğim. ağaç yaşken eğİlir...

hala aynı mı?


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 01/24/2008 12:40:55
Mesaj:

Tamamdır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 01:35:21
Mesaj:

etrafta kafası kaynayan dolu insan var...

etrafta kafası kaynayan bir kazana benzeyen kaybeden dolu deli var...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 01:37:43
Mesaj:

60 x 40 metin alanı yazmayı deli gibi isteyip de yazmayan benim gibi dolu adam var etrafta...

türkiyenin nüfusu 70 milyon küsur ve bunun yarısı 28 yaşın altındaymış...

hayatım boyuna yaşlanmaya takıntılı biri olarak idrak ettim ki bu yaşımda nihayet artık yaşlıyım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 01:40:02
Mesaj:

bu sabah dışarı çıkınca mahallenin delisiyle karşılaştım

öyle bir rakam söyledi ki bin ile bir milyon arasındaydı rakamları yutuyordu

imrendim bir delinin 1 lirayı anlatma mizahına...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 01:44:47
Mesaj:

çıkarıp 1 lira verdim sonra da bunun kaybeden biri adına nasıl önemli bir para olduğunu açlığı anlamayı yoksulluğa bakmayı düşündüm ve esnaflık zamanından kalan bir hatıra olarak sırf geridönüşümlü sevaplardan edinmek için dilenci sevindiren tavırlar aklıma geldi sonra şunu düşündüm burda ayıp olacak ama salt çıkarsız aramızda kalacak o hoşluk için paylaşmışım parayı
deli ben motorsiklet
ve sabahki yağmurdan kalan asfaltta kayan muşamba
bundan daha iyi ne olabilir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 01:51:24
Mesaj:

bikaç şeyi öğrenmem gerekiyor:

desenleri yağlıboyayla renklendirmeyi,

ingilizceyi,

bu bel ağrısına karşılık ayağa kalkma şeklini,

bu mide spazmının 16 saat süren ezasını engellemeyi,

dişleri fırçalayarak kombiyi kapayarak yatmayı,

çamaşırları istiflemeyi,

yeniden kitap okuma alışkanlığına dönmeyi,

yeni müziklere bakınmayı,

barış için kardeşlik için curcuna için batsın bu dünya şeklinde yaşamayı,

aburucuburu,

şapuruşupuru,

ağzını şapırdatmadan gözünü kırpmadan hayata bakmayı...

ve diğerlerini...

öğrenmek gereken diğer milyonlarca national graphicler final artlar etic ahlaklar...

belim yatınca iyi doğrulunca bir azap gibiyken cız etti.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 01:53:53
Mesaj:

türküm doğruyum çalışmaya meyilliyim ama yorgunum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 01:56:57
Mesaj:

son bir sigara...

idam sehpasında değil evin salonundaki koltuğun sol köşesinde wenge renkli sehpanın karşısında...

sonra ölüm değil...

uyku...

sonra ahir değil

zahir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 01:59:10
Mesaj:

samimiyetten kaybediyorum...

looser to take madik attack the idea.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 01:59:50
Mesaj:

babama beni koleje göndermediği için kızmayayım da kime kızayım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 02:01:58
Mesaj:

i will angry to pa go to english speak school when i was for a small child but i'm a donkey man.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 02:03:38
Mesaj:

türkçe konuşurken saçmaladığım yetmezmiş gibi şimdi ingilizceyi mi karıştırmaya başladın dark book a head...

yani darbuka kafa demeye getirdim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/25/2008 02:05:49
Mesaj:

ne konuşmayı ne yazmayı ne susmayı bilmemek ne kötü.


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 01/25/2008 12:37:48
Mesaj:

Ben de bazen susmayı bilmiyorum.
Bazen değil de sıklıkla desem daha doğru olacak.

İşin güzel tarafı gün boyu devam etmiyor olmam.
Pilim bitiyor akşama doğru.
Muhatap olduklarım bir yana bana da yazık di mi ama.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:39:23
Mesaj:

dünyanın sonu filan gelmedi sadece bugün cumartesi gecesiydi

kaygıları biraz olsun ayıklayabildiğimiz basit bir yıl basit bir pazar bağlantısı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:41:16
Mesaj:

salon salomanje kapıları yakağa götüren buzlu cam dövüşçüsüne

dikkat bebek!

pist kaygan çıkış kapısının orda duran sepetin içine girmekten başka yol yok...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:41:55
Mesaj:

asıl cevap yoksa

cebin niye boş...

buna bak!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:43:23
Mesaj:

merdiveni çıkıyoruz yüksek sesli soluklanarak soluk soluğa kalıyoruz he yanımız kalp atışından ibaret yaşamanın ya da sakin

ikinci kısım için fazlasıyla sakin...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:44:03
Mesaj:

fazlasıyla sakin....

dört nokta boyunca olası sonsuzluktan sonra....


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:44:39
Mesaj:

penguenleri foklardan ayıran faşizm.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:47:14
Mesaj:

hepsi 3 boyutlu daha muntazam olurken belki de eski büyük düzenleri gelişen çökelekleri siyah kayıyorken umutsuzken altına aldığın adaletlerin ne olacağını bilmeden tabureyi yan tarafa çekiyordun orda bir kaban üstünde sapan gibi erilmiş ciddi bir ok işte sana mesaj
şekil işte seni şimdi öldirdim işte şimdi seni gerçekten öldürdüm.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:48:02
Mesaj:

ve bunlar hiç eğlenceli değilken

sevgi uyuzluğu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:48:48
Mesaj:

insanın ilk aklına geleni yazması kadar komik birşey yoktur...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:52:15
Mesaj:

bekarlık hertarafı kirlettiğinde sana kızmayacak olan öfkeye sultanlıktır

diken diken lafları kullanmaktır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 02:52:53
Mesaj:

hiç zamansızdı lunaparkta tost


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 03:02:45
Mesaj:

şey nedir?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 03:03:10
Mesaj:

şey'in anlamı nedir?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 03:04:50
Mesaj:

bana bir şeyler oluyor nasıl olduğu gibi diğer başka bir dile çevrilebilir


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/27/2008 21:26:51
Mesaj:

çivi, çekiç ve kerpeten...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 21:45:55
Mesaj:

bi masal anlatsam şöyle akşamın uykulu gözleriyle...

karıncaların masalı...

büyük bir karınca klanı varmış. çocuk parkının hemen dibindeki küçük toprak alanının altında kurdukları...
tüm karıncakenti bir ofis buzdolabı yadar yer kaplıyormuş toprağın altında.
krallık sarayının tacına at kestanesinden amblemleri daracık kurumuş çamurdan sokakları esir ateş böceklerini astıkları sokak lambasının ışığında aydınlanan kil bahçe duvarlarında çitlenbik barbeküsü yapan karınca ailelerinin bulunduğu mutlu krallığa bir gün
kaan isminde bir yaramaz ibne çocuk dadanmış.

babasının garajında bulduğu bilyeli rulmanı kentin giriş kapısından içeri sokmaya çalışıyormuş amacı tüm kenti tekerlekle ezmekmiş.

öncü kraliçe müsteşarı lukaleyna kutub demiş ki krala yandaki nar ağacında üsleri olan eşek arılarından 1 çorba kaşığı buğday karşılığında yardım isteyelim demiş.

bakmışlar hazinede 5çorbakaşığı buğday/3 tatlı kaşığı arpa/3karıncaadam ağırlığında 7 buğdaş tanesi/1 kırık başak dalı/bir damla cocacola var çaresizlik büyük tamam demiş kral.

ordunun bol madalyonlu assubayı hambdullah başçavuş bu iş için görevlendirilmiş nar ağacı saray odalarında yaptıkları eşek arılarıyla pazarlık iyi geçmiş yuvanın girişindeki yaramaz çocuk kaan ordan uzaklaştırılmış ve belli aralıklarla verilecek çengelgöy salatalığı tohumu karşılığında burada bir eşekarısı timi hep bulundurulmuş.

daha sonra karınca sanayinde bir atılım olmuş büyük şerefli başak tepesinin civarında karıncahatten gökdelenleri yükselmiş.

bu gökdelenlenlerin zirveleri önce toprak zemini sonra üstündeki betonu sonra arabanın alt kısmını sonra arabanın tavanını sonra havayı sonra tüm gökyüzünü delmiş.

karıncaların gölgesinde kaç tane karınca bacağı olur?

bu barajı geçtiğimde işte bu masaldan bir şey anlamış olacağım...

peki ben saydım buldum.

sen biliyor musun?

daha altı okumamız lazım çünkü cevap büyük

asansör alt kata iniyor bunu ışıklı göstergeden görebiliyoruz

artık ineceğimiz yere gelmek üzereyiz

ve işte cevap

7...

karıncaların kaç gölgesi varmış

marlon brandonun da dediği gibi;

mahşerin yedi anakraliçesi ve 7 süvarisi adına...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 21:51:55
Mesaj:

bu tür mailler var boşuboşuna zaman alan...

insanların inananları dışında bi de şu tipli olanları var

-acaba dediği şey çıkar mı-

işte bu korkuyla forwardlayan insanlardan baş forwardçı hüseyin artçıdeprem

hüseyin bey

buyrun

siz bunu niye yaptınız

neyi

yani tam olarak inanmadığınız halde şüpheyle, zanla, korkuyla, kabusla, istekle, merakla, hırsla tam 37 kişiye o maili niye forwardladınız?

bana bişey geldi abi, kendimi tutamadım, elime kan oturduğunda mousenin kırık parçalarının saplandığı elim kan içindeydi...

bi daha olsa bi daha forwardlar mıydınız...

size bir şarkıyla cevap veriyorum
no forward no cry...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 21:56:58
Mesaj:

şöyle bi şey olmuştu üniversiteye girdik rod steward dinliyorum ev ortağım bana pink floyd dinletti sene 86 ulan sihirli bir müzik bu dedim...

sonra bulduğum her pink floyd kasetini solo albümler dahil topladım ve diğer yığınla rock grubunun humple pie cockney rebel gong elp ten years after free gibi ve daha bir çok kasetler birikti tüm harçlık bunlara veriliyordu...

demin atom heart mother'i

şimdi a saucerful or secrets'i dinliyorum...

bazı insanların kafalarının yaptığı çok acayip müzikler...

acayip müziktir rock...

baya bir acayiptir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 22:06:56
Mesaj:

yazmak için çok erken bir saat telleri kopuk saz gibi ötüyor orkestranın dökük notaları ve tam ofsayttayken tayfun çizginin bu tarafında kalıp voleyi çaktı ve top ağlarda millet kalkar bağırır tepinir kızarır bağırmaktan artık gırtlakları yırtılıyordur

goooooooooool

bu birinci büyük yetmez daha büyüğü de gelir
goooooooooooooooğğl

bi kez daha
gooooooaaaaaalllğğğögh... öhöö... öhhööö...

millet topun ağlarla buluşmasını görünce çılgına dönmüş gibi olur...

stadyumların ruhları böyledir...

büyük bir zafer için balyoz olmuş tek bir yumrukla kupayı kaldırmak...

ben bi keresinde sinirden tekmelediğim koltuğun köşesine çarpmış ayak serçe parmağım kıtırdadığında bunun benim sinirlerimi bozacağını anladım ve lisanslı olduğum akseki spor amatör liginden eldivenlerimi yırtarak çıktım...

evet utanarak söylüyorum ki ben bir kaleciydim...

hem de çevik bir kaleciydim...

bi keresinde futbol takımı hocası ramazan hocayla hentbol hocası deli niyazi kendi takımlarına almak için tartışıyorlardı ben bi şekilde niyazı hocanın hentbol takımında kaleciyken buldum kendimi...

çok komikti...
top gülle gibi küçük ve sert insanın değdiği yerini yakıyor ve ikincisi insanlar ellerini ayaklardan daha iyi kullandıkları için atış isabetleri ve o sağa atar gibi yapıp orta beşikten gol çakan yetenekleri vardır...

orda adam seni kandırmak için elini ordan oraya oynatır sen de onun her oynattığı karşılık harekette ayna olmak zorundasındır ki topun kaleye gitmesini önleyebilesin...

neyse ben beton sahada ordan oraya atlamaktan yara içinde kaldım niyazı hoca da beni futbol takımında oyna sen yoksa sakatlayacaksın kendini dedi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 22:08:07
Mesaj:

işte o gün gol kralı seçildiğim bu mayıs havasında en iyi şiir okuma yarışmasını kazanmıştım ve başımdaki şiir kepini havalara fırlattığımda topun yuvarlak 89. dakikanın hayal olduğunu işletme okudum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 22:11:58
Mesaj:

nah işletme okudun nah al buda nah hareketi naaah

ne nahı ne nuhu ya okudum işte işletme okudum

dün gece seni yolda görmüşler yanında da biri varmış

kimmiş?

kömür mafyası...

maden işletiyorduk onu konuşuyoruz...

neyi konuşuyorsunuz şimdi yeme bizi...

olum sırf okumakla değil pratik yapmakla da yeşerecektir kariyerimizin tere otu yeşil yapraklı goncası...

işletme... yani işlet onu demiyor. işletme onu diyor.

bu nedenle de tüm yaşayan insanlar en az bir kereliğine işletme okumuştur...

işlettim işte...

işlettim oldu işte.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 22:16:40
Mesaj:

bazıları kadın memesiyle ilgili çok kaba düşünürler...

bazılarının aklı fikri çiçeklerinde bazılarının ki kedilerindedir kimi de futbolla yatar formula1le kalkar insanlar type type tık tık...

insanların çoğu benim de yeraldığım bir boşluk içinde...

tık tık...

boşuz...

bomboşuz...

burada çin malı lokomotif motifli köstek zincirini tutan sahibi tarafından salınıyordur

toplu ilizyonun bu ilk aşamasında sadece açık mavi bir gökyüzünü hayal edeceğiz...

evet gözümüzün önüne geliyor...

bulutsuz mavi bir gökyüzü...

tüm görüş alanımızı kaplayan bu mavi boşlukta o da ne bir ufo beyaz hızlı bir leke tüm gökyüzünü geçiyor kayan bir yıldıza benziyor arkasında bıraktığı izleri takip eden duygularımız...

uyutacağımı söylemiştim çünkü uyutan bir yazı yazmayı planlamıştım...

benim bile uykum geldi...

işlettim işte...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 22:19:50
Mesaj:

işletme alanında master yapmış biri olarak işletme dersleri vermek istiyorum

bill kendine dünyanın en büyük servetinden bir imparatorluk kurmuş biliyor musun?

bu adam bizi işletmiyor

evet bill gates dünyanın en zengin adamı...

burada bize yön veren sadece hislerimizle değil entellektüel bilgilerimiz ışığında yürüttüğümüz mantıkla işe başlamalıyız...

entellektüel bilgi neyi söylüyor, microsoft'un başkanı bill dünyanın en zengin adamıdır ve biri bizi bununla işletemez...

buna nonpembe pesimist depresyon atağı diyoruz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 22:27:10
Mesaj:

bir de nah pembe optimus depresion spazmları vardır ki bunun için kara mizah yaklaşımı daha uygundur...

mizah için açılan ağızlar gülmenin tadını tamamiyle çıkarır ama kara mizahta hep o acı gülümseme duruşunun kompleksiyle korka korka gülerek sallanırız sokağın ortasında yoksa

bence karamizah'ın gelişimi bildiğimiz mizahtan çok daha eskidir...

bu bilgiyi ilk ben ortaya koyuyorum burda. ya da nah öyledir bilmiyorum şimdi.

yani karamizah aslında mizahın başlangıcı bence ondan önce insanlık uygarlığında.

insanlar gülmeyi kahkaha atarak değil dev gibi bir dinazorun solucan gibi kendini ezmek için attığı adımda dinazorun iki parmağı arasında sıkışmakla atlatmıştır avı ve dev adımlar atan o kallavi dönmedolapta acı acı gülmektedir... bence ilk kara mizah başlangıcı için yapılan ilk varsayım da bu olabilir.
en azından bunun ilk olduğunu iddia eden ilk savdı bu.

işletme ihtisas ister.

ter ister.

emek ister...

nazik kollarla şinav çekmeyi sevmez.

belediye otobüsü peşnde koşmayı sevmez.

jipe binmeyi sever...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 22:31:08
Mesaj:

hayatımda ilk ıstakozu burj el arab4ta yedim...

yemin ederim...

nisan ayı 2006 senesinde 36 yaşımdayken...

hani insanlar birbirlerine sorarlar ya hayatında ilk kaç yaşında sikiştin diye...

pat diye oldu ama erkekler böyle soruyorlar...

kızlar sanırım ilk ne zaman elini tuttun, biraz daha marjinalleri ilk ne zaman öpüştün, biraz dahası ilk ne zaman bekaretini verdin...

erkekler böyle öküzdürler işte...

küüt diye...

ilk ne zaman ıstakoz yedin

i was it the istakoz eat at april 2006 in burj el arab sir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 22:43:46
Mesaj:

babamın porchesinin anahtarını hiç yürütmedim...

ama babamın 200E mercedes arabasının tepesinde bira içerken led zeppelin çalıp dansettim konyaltı plajlarının başında antalyada 1991 senesinde...

oldu bu.

çağla yeşili metalik büyük kasa mercedesti. krem renkli deri koltukarı vardı. sürücü ve yandaki yolcu için güneşliklerin ortasından ışık sızmasın diye dikiz aynasının oraya da bir tane minik gölgelik yapmışlar... ayrıntılarla dolu bir arabaydı.

ben bu arabayla şöyle oldu bi gün.

kızkerdeşim ve sacide annemin kızkardeşi ufuk'u kemer'e götürüyordum belek'ten bu arabayla.

ufuk bana dediki giderken ali hiç kaza yaptın mı...

sağ elimle torpidoya vurdum allah korusun hayır...

sonra kemer merkezdeki otoparkta salakça arabanın yüksek arka kıçını ağaca sürtüm bütün gece babama ne diyeceğim diye uyuyamadım.

bundan bir önceki sabah da babamla plajda konuşuyoruz...

ben deli gibi araba istiyorum.

baba bu koyunlardaki (orası antalyada bir yer) arsayı satalım bi ford taurus alalım dedim tüm cesaretimi toplayarak.

babam da
oğlum hiç araba için toprak satılır mı dedi...

babam üniversiteye girdiğimden beri benim manyak gibi bir araba istediğimi biliyordu.

evet ama nafile.

ben de şunu dedim

baba be ben gerçekten bir araba istiyorum ve bunu ancak bu yaşımda sahiplenirsem tadını çıkarabileceğim yoksa bundan yıllar sonra trilyonlarım olsa bu tadı alamayacağım filan dedim.

babam ikna olmuştu.

ama arabayı vurduğumun ertesi günü beni garaja götürürken
oğlum şimdi sana araba alsak benzini kazası var bunun bi yığın masraf sonra bakarız demişti...

tüm araba hayali için evet ve son kez hayır 1 gün içinde oldu bitti.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/29/2008 22:50:17
Mesaj:

ilk bezimi kendim değiştirdiğimde ise 16ydım.

ilk beyzbol sopasını beni içeri almayan badigardın kıçına soktuğumda 18,

katmandu'da 10 yıl projesinin afişlerini mahallede dağıttığımda ise 45 idim.

hiç kement kullanmadım...

hiç barış çubuğu içmedim...

hindistan'dan hediye gelmiş en ufak bir eşyam yok.

avladığım geyiklerin başını doldurmadım...

geyiklerin başını bi türlü dolduramadım...

geyik başı süslemesi...

bu başı evin dışından evi toslayıp kafası duvardan içeri girmiş gibi düşününce avcılığa değil geyiğin duvarı delmesine konsantre olabiliyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 00:08:08
Mesaj:

bazan müzik güzeldir geceyarısından sonra sana tarife açmaz sen borçlu çıkmazsın o öder hesabı ve öyle kalkar

bir müzik hesabı ödediğinde insanın içindeki yeri ayrı kalır...

bazı müzikler ve bazı hatıralar...

keloğlan değneğine bağladığı çıkısıyla geziyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 00:12:33
Mesaj:

bazan keloğlan bazan süpermen bazan ortadirek bazan yolcu bazan tek başına yapılan bir ev kahvaltısı bazan da öylesine yazan bir kalem gibi hışırdayan şakşuka salonlarının piyesleri

piyesleri okutulan şekspir

olmak ya da olmamak
işte bütün mesele bu

diyen o yüce varlık

olmak ya da olmamak işte bütün mesele ne

bütün mesele ne sence olmak mı olmamak mı madımak mı tarantula mı parmakkapı mı başparmak mı sence sorun ne olmamakla filan ilgisi ne meselenin politikacı şipşak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 00:15:08
Mesaj:

bütün mesele olmaktan ibarettir...

olmamanın bununla ilgisi yok...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 00:17:17
Mesaj:

bazı keskin tesbitler bir müzik ağıyla dolanır gönüllerimizde
bazan müziklerin kendilerine tutulduğumuzu sanarak dolanırız

bir zamanın ezgisi gibi yumuşakça geçen

hiç bir acı duymadan bastığın toprakta tedavi olur ayakların...

blow the line...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 00:23:13
Mesaj:

mobilya sektörü daha bir beterdi...

ordaki reklam danışıklı rüşvetler ve laubali çıkar ilişkileriyle yürüyordu...

delikanlı bi abimizdir...

iyi esnaf gözünü yum...

zarar eder zarar ettirmez abi dürüsttür hacıdır...

bir sürü reklam zikzakı...

aslında doğru insan beyni reklam algısını bu zikzaklarla değil bildiğimiz tekniklerle algılar...

arçelik robotunun boyu kaç cmdir...
a) 45 cm
b) 1.20 m
c) 6 cm
d) 155 cm
e) hiçbiri

en yakın şık a olmalı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 00:26:37
Mesaj:

ama bu saçmalığın içinde olmak da güzel reklamdan bahsediyorum...

düşünsene kamyonet üreten iki farklı markaya hizmet veriyorsun ikisini de diğerine göre yükseltmek zorundasın...

aklına bir gün bişey geliyor birine

öbürgün öbürüne uyduruyorsun artık...

reklamın çarkı bir pazar teknolojisidir amacı malını satmak üstüne kurulu bir hırs pazarı...

en iyi en tatlı en keyifli en güçlü en yaygın en çok en ile ne varsa hepsiyle ilgili eni en çok en çöplüğü...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 00:30:37
Mesaj:

olmak ya da olmamak mı

almak ya da bırakmak diyen centucky kızılderilileri yuvalarına yollamış silahşör adaylarını avlamıştı

sığır çobanları sonradan bufallo bill ile avlanmaya başladılar cayen şefi konserve tenekesi pençesi atalarının atası olan büyük piton darbesi isimli büyükbabasından bu yana ilk kez bu öküzlerin yokolmasından korkmaya başlamıştı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 00:38:23
Mesaj:

muhtar emmiyle diyaloğumuz çok kısaydı...

köyün delisi nerde rıza dayı...

bilmiyom ki kılkuyrukların recep derenin gıyısında yüzerken görüvermiş onu hele...

ne zamanmış ne zaman...

dün değil evelki gün... bandırma feribotunun kalkış saatleri civarı yatsı gılınırken...

ekipler üçe ayrıldık...

tüm limanı gümrük kapılarına kadar taradık.

alttaki dereden kazak yünü parçalarına bile dna testi uyguladık.

tüm mahalleyi vardiyalı olarak izleyen ekiplerimiz güvenliğiniz için geceli gündüzlü uğraşıyordu...

sonra bir sabah murat isimli 3 yaşındaki sarı oğlan boş bisiklet lastiğini dereye yuvarlamış aşağı indiğinde gördüğü manzara karşısında deli gibi ağlamıştı...

bir boğanın iki boynuzuna 3 adam saplanmıştı ve dereye düşmüşlerdi hepsi birden boğulup sürekli su aldıkları için şişmişler dev gibi olmuşlardı...

kasaba bu cesetleri bulunca seri katili ve kurbanlarını da ele geçirmiş oldu...

o köy o yıldan sonra da matador yetiştimedi boğa güreşi düzenlemedi...

o köyün adı

ordatos birköylandus varus uzaktaus'tur...

en çılgın boğalar en soğuk biralar en şebelek yamalar ordadurs...

okey durdumus...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 00:42:58
Mesaj:

bizim orda bir köyümüz varsa uzakta ispanyolun da orda var comaestası...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 00:57:09
Mesaj:

dead can dance de acayip gruptur...

bunları dinleyerek sabri babamın ticarı taksisinde sabahın 3ünde beklerken masa dağı isimli antalyayı en tepeden gören tek noktaya müşteri bıraktıktan sonra bacaklarımın arasında sakladığım birayı bitiriyordum şişeyi de yere atıyordum insanın gençliği çok gariptir bazılarımız meydan okuduk durduk yeterince sert durduk bu nereye gittiyse...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 01:02:11
Mesaj:

duvarların rengini önemsemiyorum yerdeki çöplere bakmıyorum bile
şişeler birikiyor arada bir poşetliyorum nadiren de atıyorum dışarı
motora atlıyorum kazak üstüne hırka üstüne iyi bir kaban giyerek yağmur yağıyor yer donuyor yol beni rehabilite ediyor kendime geliyorum orda

kalemliğimin içinde kalemuçları sehpanın önünde 3 günlük çoraplarımla ayaklarım var

ah schauper schuppur, yarım kalmış da bir biram var hala buz gibi çünkü ev zor ısınıyor 3 adım ötesinde mezar olan bir ev nasıl ısınır soğukluğuna kadar çıkıyor bazan limit...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 01:12:14
Mesaj:

hışırtılı gece
bir soğuğa karşı fısıltılarıyla yapalalnız kömürlüklerinde duvara emaneten çakılı bir çividen sarkan kurdelanın altında korunmaya çalışıyorken tehlikelerden

fışırtının urgan gibi atıldığı bir gece hışırt diye sürüyor
atlılar koşturuyor piyadeler topukluyor denizciler kulaç atıyor kolejliler üstü açık arabalarda geziyor masonlar gönye kullanıyor mimarlar odası yeni bir açıklama yapıyordu bağırarak

gökdelenler geliyor gökdelenler...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 01:15:46
Mesaj:

artık gökdelenler ozon tabakasını kırmamak için spiral şeklinde büyüyordu herbiri birbiren geçmiş uygarlık solucanlarına dönüşmüşlerdi

gelecek teknolji simetri formunu değil bol yuvarlaklı bir dizaynı benimseyecek yani uzay gemileri kullandıkları lazer tabancaları elektronik çatalları yuvarlak hatlı olacak ama insan organizması daha sert hatlı olacak buna inanıyorum.

elmacık kemikleri alınlar çene omuzlar dizler ayaklar hep kemikli görünen sert hatlı...

dombalak bir uzay kolonisi çağı insanı hayaledemiyorum hiç...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 01:18:19
Mesaj:

pigmeler gerçekten savaşçıysa niye washingtonda onlar oturmuyor...

kızılderililerle türklerin akraba olabileceklerine inanmıyorum...

bu tür ve benzeri hiç bir sosyolojik varsayıma inanmıyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 01:19:46
Mesaj:

kontripiye

feci laf...

şaşkaloz piyesi aksiyonun...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 01:27:56
Mesaj:

ırgatlar traktörleri terkediyorlardı paçalarına turp sarmaşığı dikenleri takılmıştı arıktan su akıyordu uzaktan bir kına gecesinin şölen ışıkları yanıyordu gaz lambalarından oluşan bir fener töreni gibi koşuyorlardı büyük yemeğe

binlerce insan sofraya oturdular

gerekli dualar edildi

menüde geyik eti kaz ciğeri portakallı ördek 2 asırlık şarap antik meşe fıçılarda dinlendirilmiş viski tekila yeşil üzüm rakısı votka kola tekel birası kırmızı marmara fındık badem tuzlu fıstık elma dilim patates elmalı turta zeytinyağlı ayşekadın soğanlı yahni ve rus hardalı vardı...

yediler içtiler...

the cult ön grup olarak çaldı.

sporcular koşturuyorlardı

polislerimiz selam vererek yürüyorlardı

uyku yatağın efendisidir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 01/31/2008 01:38:16
Mesaj:

ve gerçekten son yudum gelip çattı...

küçük bir gece olacak çünkü sabahın zorluklarının yanında kağıt helva arası dondurmaya döndü şimdi zaman

yapabileceklerimin dışında kalmıştım yuvarlanmayı sürdürecek kadar yakıtım var ancak sezenin de o şarkısındaki gibi hoop yatak şinanayda yavrum hopa şinanay şinanayda yavrum hopaşinanay...


Yazan: snake
Cevap tarihi: 02/01/2008 10:06:15
Mesaj:

sigaramız bitene kadarmış aşkımız
sonra gündelik hayata döndük
trafik
uzak
soğuk
nefret
tanrı
iş, güç

sonra kürklü mantosundan bir paket daha çıkardı
ve uzadı aşkımız

tonic water
winston blue


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/02/2008 01:14:57
Mesaj:

kapalı kapıları kapatan tüm şinav gücüm bitti ve daha ne kadar dayanabileceğimi bilmiyorum mukaddes hamsi


çünkü biz hiçbirşey bilmeyecek haldeyiz

kaçın neolursunuz kaçın

ıslak elleriyle marul yaprakları tutan bir nişantaşı yerlisi işte

bir sonraki sokakta ne olacağını kim biliyor?

istanbul hikayeleri...

bizi daha ne kadar daha oyalayacaksın daha ne kadar?

ustanbullu hikayeler ne kadar daha çok

hertaraf heryerde...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/02/2008 01:21:27
Mesaj:

bavulun içinde dişmacunun

yere uzanabiliyor musun oturduğun yerde sayın yolcu
buna bak derim gerçek sağlığın adına bunu dedim

uzanabiliyor musun oturduğun yerde

eğer bunu yapabiliyorsan sorun yok...

pınar durdu

henüz zibidiydin

anlamak gerekiyordu olanların bitenlere ayıkla pirinçtir taşı

pirinci taşıdık

omuzlarımızda

tüm domuzların kanını içmekten yorgun düşen bitler gibiydik

hırkalarımızın altından sıvazlıyorduk doymuş göbeğimizi

böğürtlenlerin sonuna geldik plajda havlu ararken

yansımalarla dönüyorduk

yansımalarla anlatıyorduk birader

artık 4. salonda mercimek çorbası var oraya gideciğiz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/02/2008 01:22:53
Mesaj:

ayıkla pirincin taşını metinleri bitti sonra...

birdenbire.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/05/2008 21:52:50
Mesaj:

sahne ışıkları ve el feneriyle yol gösteren adamın cılız pille çalışan ışığı çarpıştığında anladım bazan takmak bazan takmamak bazan sallanmak gerekiyor bugün yine ayşe arman'ı ve kaan sezyum'u sevmedim...

düşündüm niye sevmedim...

samimi laflar değil süsleri ve damara göre atışları...

sevmedim işte...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/05/2008 21:55:19
Mesaj:

çırpınıyordu bir orman gibi kardeşçesine karadenizin fındık dalları

oy nurcanım nurcanım kurbandır sana patlıcanım tepinmeleriyle çalınır uşakların horonu

fabrikada tütün içer sanki kendi sarar gibi
fabrikada tütün kalkar sanki dal sarkar gibi
fabrikada tütün horon deper dala da ne oluyorsa

fabrikada bugün olanlar hakkında fikrim yok...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/05/2008 22:02:29
Mesaj:

havadaki ani iniş çıkışlardan ötürü bozulan bağırsaklarında yaşayan iki gaz topu ince bağırsağın karagül açısında bulunan bodoslama tarafında karşılaşmışlar bir gün,

a boloncuğu demiş ulan b nereye sabah sabah

b baloncuğu kafasını bükmüş
olum a sorma bulsam bi kapı patlayacam ya demiş

b baloncuğu eyvallah deyip yürümüş

uzaklaşırlarken mırıldanıyormuş
herkesin derdi aynı gaz var çıkmıyor diye...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/05/2008 22:04:51
Mesaj:

küçük dünya

şablonsuz paşır puşur yazıların döndüğü eski geceler boyunca içilen biralar

şablonsuz kaşırt küşürt yazıların eskiye doğru döndüğü palaz geceler

şablonsuzun oğlunun çetesi tarafından tecavüze uğrayan şablonların yaşandığı geceler

şablonsuz geceler ve bu kadrajda anlatılanlar...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/05/2008 22:16:40
Mesaj:

bildiğim tek şey var o da herşeyi biliyor gibi davranmanın çağdaş dünyada gerektiğidir...

sayın yolcumuz kaptan şöförünüz hava sıcaklığını dışarıda -30 yattığınız yerden yolculuk yaptığınız kaz tüyü imitasyonlu koltuklarınızda ise 20 derece...
şu an vidyoda plaj ve viyola isimli filmimiz oynamakta...
yol açık bariyerlerde biraz kar var zincir takmadan yola çıkmak bariyer giymeden inşaat alanına girmek tehlikelidir...
yol açık motosiklet sürmeden de saatte 120 kilometre hızla edirnekapı inişinde uçulabilir kafadan omuriliğine doğru
ve kasabanın kahvehanesine pala bıyıklı traşsız kara suratlı kasketli orta halli yelekli mestli imanlı abdestli güsul abdestli kanalcı devlet su işleri emekli işçisi sadullah girdi belinden bir makine çıkardı elmalı oraletini henüz kırmızı beyaz şemsiye kılıklı çay tabağına bırakmıştı ensesinde namluyu hissetti bardağı koyarken de olabildiğince yavaş ve ürkekti
sadullah tabancasının horozunu ve ardından tetiğini çekti
çenesinin alt kısmına kan sıçramıştı
biraz da sağ gözüne
gözündeki kanı ovuşturarak bağırdı
benim kümesimi işte bu adam yıktı
kümesimi yıkanın ocağını söndürürüm ulaaan dedi

ben bazı saçma cinayetlerin savaştan sonra dünya için en büyük ikinci yıkım olduğunu düşünüyorum...
üstelik bu insanı bireysel bir yırtıcılığa getiriyor...

yani ele alalım yarasaları
kan başlarına gitsin diye başaşağı uyurlar
rüyaları hep kanlıdır
o nedenle de kan emerler

bak vaşaklara
bak dağ yırtıcılarından yaban sazlarına
sağa bak sola bak avanak yap bi de müzik ritmini kaybetmeden öne eğil yukarı kaçıl şimdi sul ellerimizin sadece baş parmağını pantolon kemerine sokuyoruz hepimiz birer rodeocu gibiyiz duruş bu

dans kreatörlüğü sinir bozukluğu karakutusu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/05/2008 22:35:22
Mesaj:

şimdi de cd'yi çalıyorum

http://www.youtube.com/watch?v=tknEdeBlJgc


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/05/2008 22:58:32
Mesaj:

gündüzleri milyon dolarlık kampanyaların bitmesini dilediğin mesai saatleri akşamları yazmalar çizmeler kovboylar çizme giyer

alillo bill kükreyen nar isimli atıyla kasabaya daldığında sançez a book sa book isimli kitabını bitirmek üzereydi

alillo bill ile göze geldiklerinde elindekini uzattı
okumak ister misin dedi

silahşer kabzasını bir sülünü sıvazlar gibi sıvazladığı parmaklarını gevşetti

at onu hele bana dedi alillo bill

sançez kitabı daireler çevirterek fırlattığında bir çekirge filosu nüfusundaki martıların denize beyaz bir gölge yapması gibi yakamozlar dönüyordu havada

kitabı leblebiyi kapar gibi kaptı
hani ağzınla kaparsın ya onun gibi

atını barın önündeki suluğa bağladı yüzünü suluğun içindeki at balgamlı ve yosun alöası şeklindeki yeşil-mor alaşımla yıkadı ve kitabı bir çırpıda bitirdiğinde posta arabasının son pastayı atmak için 8 yağız at ve kanada dükeşiyle birlikte akşam sularında tozu dumana kattığı saatler yani 22.10 gibiydi

düşes alçılı bacağına attırdığı imzaları şerifle geçirdiği ateşli bir gecenin hatırası olarak bıraktı
şerif de gitti bu imzalı alçı kalıbını kasaba özgürlük meydanına enıt olarak diktirdi

alçı kalıbındaki imzalar çoğalınca şerif kıllanmaya başladı acaba bizim düşesin cinsel ilişkide bulunduğu kişiler mi imzalıyor yoksa sadece meraklılar mı

tabi bu uzun mesele

gelelim işin özüne
şerif seri katil olup hayaletin arabasını elegeçirdiğinde sadece 26 yaşındaydı ve açıköğretimde okuyarak askerliğini sürekli terhis ettiriyordu

sonra bill okuduğu kitabın sayfalarını petrollü ırmağa sokup zipposuyla yakarak bir molotof kokteyli gibi şerifin viski sarhoşluğuyla sızdığı yatağa doğru attı

odunlar yanarken yukarı doğru yükselen kıvılcımlı partiküller gibi ortalıkta fişekler patladı o gece

bir kitabın külleri yeniden yakılır mı?

minibüs şöförleri şarkı sözü yazma derneği kurdular
ortaçhamam yöresi köylülerinden ulvaç kesver ailesi adında

bir şarkı sözünü 10 bine satıyorlardı

voleyi böyle vurdular...

kafayı voleden sonra atılabilecek olan golle bozarak korner atışını bir yay gibi sıçrayarak karşılayan hans 90dan fileleri gördü

tüm stad
tüm sokak
tüm kuzine sobasının borusuna çetik çorap bağlamış 80 ve üstü nineler
ve tüm emekli namlı paşa saygıdeğer gümrük sağ kapı giriş bekçisi yıkımı adına

tüm kelimeler parçalanıyor. yorgun olunca kelimeleri parçalıyor işte insan.

par ça lı yor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/05/2008 23:02:24
Mesaj:

lost fena dizi değil...

i'm going to watch it lost...

loşp...

löşp..


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/06/2008 20:08:29
Mesaj:

mahzun kırmızıgül ince bıyıklarıyla başını etrafa titreterek kaşlar kadir inanırın alın buruşturduğu tipte acı çeker gibi ağlak ve samimiyet kurmak ister gibi ezik bakışlarıyla alem buysa kral sensin şarkısını söylüyordu...

o zamanlar cep telefonları hiç yaygın değildi internet çok az kişinin evinde vardı.
son on yılda dünyada ve türkiyede devrimler geçti cep telefonu görüntülü cep telefonu internet uzaktan internetle kumanda edebildiğin kolaylıklar eğitim sistemi bazı yasalar ve türban

her şey bazı şeyler hariç ileri doğru bazı şeyler illa ki geri deyip duruyor bunlar çok saçma...

daha ne yapılabilir bu vatan için bilmiyorum.

uçan arabalara binme tarihi çok uzakta değil ben size söyleyeyim...

o zaman ne yapacağız şalvarlı adamlar önde kara çarşaflı karıları arkada uçan daihatsu yeşil minübüsüne binerken mi buna benzer şeyleri konuşuyor olacağız...

nelbette nayır...
nanayasa nnnınvar...
nnn...bunlar nolduğu nüüsrece de nnoosrun nok...

nanlıyorum sizi...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/06/2008 20:21:06
Mesaj:

thomas qrutcerre yani doslarının ona dediği şekliyle tapo elindeki son kartı açmak üzere poker masasına doğru eğilir gibi yapıp çizmesinin içinden barrmağg gadar bir tabanca çıkardı...
kartı masanın tam ortasına bıraktı ve masanın altındaki elinde tuttuğu silahı yukarı dikip ateşledi.
masanıın ortasındaki kart tam ortadan delinmiş tavandaki ambül parça parça olmuştu kurşun tavana saplandı hava kurşun gibi ağır bağır bağır bağırıyordu herkes viski bardaklarından teselli yudumları alırken gül viskiler değil ampul kurşunu ağzımdakiler şarkısı çalıyordu
kovboylar country music severler.

salondaki piyanist şarkısını bitirdikten sonra diğerine hafif hafif girerken mikrofona doğru konuştu
aman efendim kimler gelmiiiş, silahşörler, bufallo çobanları, kızılderili şefleri, pekoss bill, billy the kid, wype earth, kalemity, teksas, tommiks, tom braks, keneth parker, tex, kanyakçı, profesör, suzzy, pamela, aida, jasmine, hintli bakire, iskandinav 18lik, arasına taze kaşar doğradığı yarım ekmeği 3 milyondan satan kaşar ekmekçi, elektrikçi, ışıkçı ve harami derenin delisi,
aman hoşgeldiniz, şerefler verdiniz, şimdi kaldırdığım rakı kadehimden bir yudum almadan önce şunu diyorum ki vahşi tavernamızı nasıl şereflendirdiniz

sonra lüüp fondip yapıp

sherrif masasına çağır sevgilim istersen şahidin olurum senin isimli şarkıya girmiş...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/06/2008 20:23:37
Mesaj:

yıllar öncesinin mahallenin muhtarları ya da ne bileyim süper baba gibi dizilerin yapımcıları o dizileri bugün yapmış olsalardı boğazda yalılarda oturuyor olurlardı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/06/2008 20:31:36
Mesaj:

iki türlü zaman vardır...

bir muhakkakülcemaimeydan zamanı
iki kırmızıbiraus zamanı...

alttaki şemaya bakarsak
ki burada yukarıdakileri bir ve iki olarak adlandıracağım baka baka okumak düşüncesi bile yorucu

şimdi geçelim tabloya

_______________1___________________________2________________
______a)kolorofobi b)anjiofobi_____a)başlangıç b)sonuç______

olarak her ikisi de ikişer bölüme ayrılıyorlardır

atlantis yasalarına göre hayatında hiçbir memnuniyetsizlik olmayan mutlu insanların yaşadığı o atlantis yaylalarında dağlara doğru ben mutluyum diye haykıran herkese 250.000 atlantis doları prim veriliyordu

2 ismindeki ikinci anabaşlığının a şıkkına gelecek olursam,

ilk yudumu alacağım ve başlayacak...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/06/2008 20:48:32
Mesaj:

aylardır ilk kez geçen haftasonu tvde bir film izledim atlantisten yolunu kaybeden bir deniz kızını (aslında o atlantisin prensesini) bulan baba oğulun kasabasından oğul ve atalantisli deniz kızı atlantisi bulmak için yola çıkıyorlar birbirlerine aşık oluyorlar atlantise vardıklarında da başlarına gelmedik kalmıyor filan

50li ya da en fazla 60ların filmi

atlantisli denizaltı büyük lehimlerle birbirine tutturulmuş demir saçlardan filan yapılmış...

tipler de enteresan

prenses hala günümüz kadın beğeni formatına yüz olarak bilakis uyuyor ama 1-2 beden daha toplu
balıkçı oğlan süt traşlı duruş biraz mahrur ve gururlu ama gelişmemiş mimikleri var

bir insan son 4 onyılı konuşabiliyorsa
yani
70ler, 80ler, 90'lar ve 2binleri biliyorsa hafiften yaşlanıyor demektir...

60lardan itibaren biliyorsa başlamıştır
50lerden itibaren olanlar yaşlı gibidir
40ları bilenler yaşlıdır
yani 2008 itibariyle konuşuyorum.

bunun adına da 40 sendromu diyoruz işte...

önceden harika hürriyet gazetesi takvimleri vardı 360tan fazla yapraklı şöyle el kadarcık
üstünde hadisişerif günün yemeği günün yeni bebek isimleri günün karikatürü günün özdeyişi günün imsak vakti günün bir vecisesi ve tabi tarih yazıyordu...
ben bunlardan biriktiriyordum.
çünkü bunu ilk kez söylüyorum kıyamıyordum atmaya.
üstünde o kadar çok şey vardı ki.
günlük gazete doluluğunda...

ve bize örneğin 6 ay sonrasında günün yemeğinin ne olacağını çoktan belirlemişti bile

bazan ilerki yapraklarda olanlara ve bilakis karikatürlere bakardım

hatta tüm yılın günün karikatürlerini ilk ay bitirmiş olurdum.
imsak vaktine hiç bakmazdım.

şimdi laptop var
internete bağlan
oyuncağı aç
oyna konuş bilgi edin sanat porno evrensel bilgi ve aslında bir nevi içiçe geçen inanılmaz büyüklükte bir sosyal alan...

bir gün işte şimdi daha 20-25 yaşlarında olan genç argadaşlağr laptoplar hakkında benzer bir özlemle hikaye anlatıyor olacak

bunun adına da musakka kebabı diyoruz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/07/2008 01:02:15
Mesaj:

zavallı şimşek
yorgun düşmüş bir 100 metre sümüklüböceğiydi
burundan yeni çıkmış bir sümüğün henüz organizmaya bile dönüşmemiş haline bakınca tüm sümüklerin divasıydı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/07/2008 01:03:29
Mesaj:

şimşek son 4 milime dört nalbant dolaşmış bir koca gibi giriyordu evdeki kornişi bile vidalayamayan adamları düşündü vakumlarının altında şimşekler çakıyordu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/07/2008 01:07:27
Mesaj:

ve finiş çizgisine sümüksurfer isimli en büyük zenci sümüklüböcekle girdi.

sonucu fotofinish belirlemişti
sümüklü böcek anteni başıyla zeytinyağıüsteçıkar kazandı...

yani bizimkisi...

herkesin egosu birer zeytinyağı değil midir dedi edward.
etrafta düzeltilmesi gereken bunca tashihin ve bunca de'ları ve mi'leri ayırmak gerekirken oturduğumuz şu tarlada mı dedi açua yüşe...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/07/2008 01:12:30
Mesaj:

saat hızlı ilerliyordu

saat takmayan insanları normalde anlamıyorum

ama etrafımda aklına değer verdiğim birçok insanın saat takmadığını görünce bu anormal birşey olmasa gerek diyorum

sanırım onlar da bana öyle bakıyor

hayatta kutuplaşmalar vardır

orhanveliciler oktayrifatçılar

rogerwatersçılar pinkfloydçular

fenerliler fenersizler

berikiler öbürleri

yanımızdakiler uzaktakiler...

tüm hayatımı çelişkiye bakış açısındaki makaraya salakça bakmakla harcadım diyebilirim.

bunun iyi olan tarafı
zıt köşeleri görme yeteneğin çoğalıyor
ama benzer köşeleri birer birer kaçırıyorsun.

bu gerçekten komik işte...

ben bunu seviyorum zaten.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/07/2008 01:19:31
Mesaj:

neyin neyle ilgili olduğuna salakça bakarken buldu kendini ve kalkıp şömineye bir budak attı.

budak bir orman gibi yandı.

kalın kara çelikten maşasıyla budağın az yanan yerlerini ateşe çevirdi.

maşa o kadar çok ısınmıştı ki tuttuğu bu kara çeliği geriye doğru savurdu.

maşa italyan gümüşü şamdanların dizildiği hint keneviri işlemeli örtünün örtüldüğü fiskosa denk geldi...

balkondan atla mirriam, balkondan atla diye bağırdılar...

kolundan tutup çektiklerinde morgta ceset yemekten midesine kramplar giren ve acı içinde kıvranan fareler çekmecenin içindeki kadavranın yüzünü kemiriyordu mirriam tuttu çekmeceyi çekti ve örtünün altındaki kıpırdanmayı gördü...

canlı dedi...

görevli
hayır bayım o ölü
onu teşhis etmelisiniz dedi

sadece merak denilen nereye varacak arzusu çalışıyordu...

ama sonucunu biliyorduk.

bir burun böyle oynayamazdı bu bir fareydi

adı ise mickey mouse

farelerin elvis presley'i...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/07/2008 01:27:14
Mesaj:

ağıtlar komik değiller

sadece insanın ne kadar acı çektiğini gösteren kelimeleri bağırması komik...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/07/2008 01:35:36
Mesaj:

artık bilgisayar kitlenmesi elektrik ve su kesintisi kadar önemli olduysa ne diyeyim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/07/2008 01:38:48
Mesaj:

sabahın köründe kalkan insanların yaşama biçimlerini seviyorum...

bunu göremeince 61 sayfaya çıkacak kadar yazıyorsun.

araba silecekleri gibi siliyorsun sonra...

sonra önünü görüyorsun yeniden
uyanınca tuvalette yüzüne bakarken uyanmak ve işe gitmek gerekiyor çapakları su ile yıkar ve ayılırsan bir geminin bacasından çıkan dumanı ilk görmek hesabı gün başlayacak sonra baca gelecek tüm gövdeyi gördüğünde gün ilerliyordur ve saat 15 sularıdır...

öğleden sonra 3 sürgit hayatın tümüyle dinamik olduğu bir saat sayılır...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/08/2008 22:37:58
Mesaj:

ne olacağıyla ilgili değilim nasıl bakacağımla ilgiliyim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/08/2008 22:44:09
Mesaj:

gölgeli terasta

gölgeli kapı

işkence içinde dışarı çıkıp zevkle uyuduğun

zamanı geldiğinde yapılacak

onca iş varken bunca telaşa rağmen uygar insanı tanımlamaya çalışmak

ve bir beyin işi bir ölüm işi aslında bir kere ölüm iyi bir insan bir kere ölmeli

kapsül

eczane

sokak

veba

ve kötülük

yatakta olmak yerine

kötü olmalı

bunu nasıl yapabileceğimi bilmiyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/08/2008 22:52:32
Mesaj:

ağırdan alıyorum

yeterli serumlar

yeterince kalıplar

hap ve hep

nasıl geçer bilmiyorum

adımı unuttum

tuvalete nasıl gideceğimi öğreten ise sadece basit bir güdü oparatörü

bana sik diyor

bana git diyor

konuşup duruyor

bilmem neden iştahım yok

yemek yemek istiyorum ama canım çekmiyor

yemek üzereyim

imdat

imdaaaaaaat

imdaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaat...

ve turuncu adam içeri girdi

bu istekli idealdi

formül buydu

istekli ol

harekete geç

yap...

birazcık dinlenmek istiyordum ooo papatya yüzüme bakma.

bakanı sikeyim...

papatya bakanı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/11/2008 00:54:34
Mesaj:

ellerini unufak toza bulayan naim süleymanow gibi owarak

yawu diye yazan insanlar gibi

patlıcan

marul

roka

göbek

salata

hormonsuz

domates

beylerbeyi

hıyarı gibi

ölümsüz gibi

yarın hakkında fikrin olmayabilir jamaica...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/11/2008 00:56:44
Mesaj:

kaldırım taşları olduğu yerde duruyor

onları kim kaldıracak ordan.

arnavut kaldırımları

fayanslar

pvc esaslı yer döşemeleri

imitasyon parkelerin lamineleri

sahte deriler

bağımlılık yaratan camel'ler

eski trendler

yeni hrantlar

onları yerden kim kaldıracak...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/11/2008 01:13:43
Mesaj:

insanlar dozerin toprağı çukura boşaltmasını izlemeyi sever

insanlar kasabın antrikotu çelikle ezip folyoya sarmasını izlemeyi sever

insanlar çakmakçının çakmağa ilk gazı verdikten sonra gazı bir maşayla püskürttükleri hava boşluğunu alma seansına tanık olmayı sever

insanlar başına gelebilecek kötü bir şeyin olmasını farkettiklerinde bunun gerçekleşmesinden hemen sonraki kısmı izlemeyi sever.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 01:41:42
Mesaj:

gaz ve kazık

güz ve güzük

yaz ve yazık

bahar ve baharat

...

içimizdeki mevsimlerin nereye varacağını kim biliyor

ve sonuncusu

kış ve kışla...


Yazan: ada
Cevap tarihi: 02/12/2008 01:44:21
Mesaj:

alıntı:

gaz ve kazık

güz ve güzük


içimizdeki mevsimlerin nereye varacağını kim biliyor



büz ve büzük hehehe


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 01:46:52
Mesaj:

yapılabileceklerin hüzünlü cevaplarını işkembe çorbasına atılmış çeyiz sandığı doluluğundaki bollukla yiyorum

sarımsak

tuz

pul biberle kızartılmış tereyağı

sirke

limon

kekik

karabiber

biraz peçete köşesi parçası ve garsonun masaya düşmüş kirpiği kökü görünen balsamlı

iştahım niye yok lan

iştahım niye geri gelmiyor...

niye?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 01:51:16
Mesaj:

türban boynumuza urgan olup dolanıyor...

bu meselelere nerden geldik türkiye...

bizi bunun içine akp değil millet bulaştırdı...

ihtiyacımız olan gelişmeyi o urgandan yapan zihniyete milenyumun yıllarında niye geri geldik tam da ileri gidecekken...

biz niye ilerleyemiyoruz türkiye...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 01:59:54
Mesaj:

boksör kroşesi ve nakavttan sonra iplere tutunan mağlup edası

ağzı kırık burnu elmacık kemiklerine yapışık gözleri tomurcuk tomurcuk kanla

kickbox sickbox ya da starbucks...

taşlar yerine oturmuyor...

belki de fazla çöktü çimento...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:02:15
Mesaj:

yatakdöşşek

eşşeksıpa

şakakşuur

şamatakahkaha

balıkekmek

ne kadar köfte o kadar ekmek...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:05:01
Mesaj:

soluklu pınarın gölgesinden geçiyordu lost'un adası

uçak düştü jack locke doymak için domuz avına çıkmandan bıktık usandık...

fazla da ilgilenmiyorum...

yine de kate'in dudak kalınlığı iyi.


Yazan: ada
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:05:53
Mesaj:

kasma artık. düzüşmekten yorulduysan bira iç. o da sıkarsa uyu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:07:16
Mesaj:

fenerium

discorium

milenium

bilemiyum

bilmeyidesikium

bilenium

yadatörpüum

törpü ummak da sıkıcı...

herşey ama herşey öğretmenler leave us kids alone formatında...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:11:30
Mesaj:

takmaktan da sıkıldım...

ingilizceye

bitişik tümceye

ayşearmana

haluklevente

atillataşa

serdarortaca

mehmetalierbilene

berberinaynasına

durummühimustasına

gelmişinegeçmişe

...

şimdiye kadar rehamuhtara hiç takmadım ama...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:12:50
Mesaj:

garip bir biçimde takmanın ve inadın yüceliğine inanıyorum...

sahibim ya ondan.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:14:34
Mesaj:

not now john...

ya da hey joe...

artık bu takıntı da değil anahtarlık formatında...

kaybedersen eve giremezsin.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:24:01
Mesaj:

eski muhasebecimle son hesaplaşmayı 4 saat önce bunun arabasında ayaküstü formatında yaptık...

eski iskeletçim ahmet usta bana söz verdiği günleri tek tek atlattı ama ben bugün muhasebeciye olan borcumu atlayamadım...

arabadan indiğimde alacaklı olduklarımın dillerinde dönen senetlerine nasıl bir helal etmiyorum pulu yapıştıracağımı düşündüm.

yavşak demeyi uygun buldum.
yavşaklarınyavşaksözleri...

posta koyabilirim...

gidipkafakırabilirim...

üşenmem ürkmem düşünmem bile.

lakin bu beni daha çok yoruyor...

günlüğe çevirdim yine bu yazma işini.

arabanın silecekleri belli ki biraz çalışacak sonra.

şimdi değil.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:24:48
Mesaj:

felsefe insandan bıktığı için eskisi kadar güçlü değil...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:25:13
Mesaj:

edebiyat ve sanat geveze olduğu için sıksa bile konuşuyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:28:22
Mesaj:

ters manalar kuralı burda da işliyor.

biz buna insan mantığının ters tarafa yatarak gol yedikten sonra topun ağlarla buluşması stadı diyoruz...

biz kim miyiz...

hah haa ha...

hah hah haa.

öhe ühe uhe...

örk gurk bırt.

çat çut çot...

zart zurt olsun bari...

evet,

biz patlayan şekeriz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:32:01
Mesaj:

nayloncu sait

muşambacı samet

pvcci sadullah

plastikçi sulhi

şömineci james

avakadocu tom

rokacı rock

baloncu zeppelin

ve benzerleri için you can hide hide hide...

sağolasın izocam...

hiç değilse webcam'dan daha izole...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:33:13
Mesaj:

çok komik
üstteki bannerlerden birinde britney spearsın ailesinden misiniz gibi bişeyin ingilizcesini okudum.

sanırım o bir vahaydı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:37:49
Mesaj:

flower power komünlerinin kendi süreçlerinin gerçek olduğunu sanarak kansas'ta florida'da amsterdam'da erkinkoray'da kadıköymühürdar'da dolaştıkları zamanlara bakınca görüyorum ki kalıcı olanı balgamsarkıntısıkıvamında hayaller her yerde varlar...

bunun bir şeyi açıkladığını iddia etmiyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:39:08
Mesaj:

istikrarlı bir biçimde kırık minimal im salaklığı.

her biri ayrı ama.

bu da böyle olsun be...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:40:19
Mesaj:

şakşuka şakşuka doyamadım şakadaşukada

burdaki da kısımlarının nasıl ayrılacağını hiç mi hiç bilemiyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:43:17
Mesaj:

uç uç böceğim uç...

parmağıma çocukluğum boyunca belki 5 belki 50 kere uğurböceği kondurtup bu lafları söyledim...

daha bir tanesi bile uçmadı...

çocukluğunda uğur böceği uçurtmayı başarmışların uçurtmalara ihtiyacı yoktur...

yani nihilizm diye birşey yoktur logaritma vardır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:44:32
Mesaj:

karbon kağıtları artık geri gelsin.

elimizdeki karbon lekelerini ve alt sayfaya geçen yazıları bilenler için diyorum kim özlemez ki...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:46:25
Mesaj:

babama o kadar da söyledim pinkfloydçu ol diye gitti o klasikedebiyatçı oldu...
değişik bir adamdır şikayetçi değilim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/12/2008 02:53:37
Mesaj:

oğulların babalarıyla garip bir bağı vardır...
büyük ve küçük erkeğin karşılıklı duruşu o...
saçma bir resmiyet içinde çuvalladığı olur bunların.
sanırım çoğu çuvallar. ya da orda burda filmde milmde gördüğüm de buna benziyordu.

anaların kızlarıyla olan bağları hakkında sadece fikrim var. hislerini bilemem.
onlar birbirlerini kollayarak acıyarak sürekli bir savunma öğretisi vererek yakınlaşıyorlar gibi geliyor bana.
bu beni feodal altyapılı bir toplumda yaşama anlayışına getiriyor... herkes kabuğunu duruma göre bağlıyor...

slikon kötü bir görsel savunma biçimi.

slikonbağlamak kabukbağlamakla eşanlamlı...

öyle söyleyeyim.

ama his olarak farklı

avcundan vışırt diye kayar.


Yazan: perima
Cevap tarihi: 02/12/2008 14:40:49
Mesaj:

alıntı:
çocukluğunda uğur böceği uçurtmayı başarmışların uçurtmalara ihtiyacı yoktur...

çocukluğunda uğur böceği uçurtmayı başaramamışlar iki ayagini hangi terlik -pabuca koyacaklari hakkinda fikirleri yoktur...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 01:30:30
Mesaj:

bi duruşu muhafaza etmek gerekirse otobüs durağında otobüs bekleyen 3 parmaktan biri olmayı yeğlerim.

bunun tanımı uzun.

yaklaşık 1 ya da 2 aydır ilk kez tv açtım.

ajans dinledim tabi.

can sıkıcı havadisler.

yıl sanki 1940lar gibi konuşunca da başka oluyor.

sonra buralarda dolandım.

sonra rakı filan içip tatil köyünde pinekliyor havalarında zamanı geceyarılarına taşıdım yine.

az uykuyu sevmiyorum uyanması zor oluyor.

hatta hiç uyanmamak isteyecek kadar uyumak istiyor insan bazan.

hiç yemek yemek istemiyorum.

bu kalıbın rakıyla harcadığına benzin vereyim diye ceviz badem balık kuru erik mandalina takviye vitamin fg kanalı youtube filmleri yd kriminalleri kalemkağıtla oyalanmalar kırmızı etten mümkünmertebe uzak durmalar sarımsak bulduğun yerde yüklenmeler domates hakiki buğday ekmekleri filan tıkıştırıyorum.

mümkünmertebe mi dedim...

mümkünmerte be or not to be.

afiş yaparım bundan.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 01:52:12
Mesaj:

yarın neler yapacaksın sadullah

1 logo

1 reklam filmi fikri

3-5 katalog kontrolü

2 e-bülten

bazı basılı işlerin düzeltisi

extradan çıkacak olanların gıcırtısı

yeni bir markanın lansman maskotu

bir ambalaj

sütlüsertbir kahve

bir eft

2-3 de edilmesi gereken telefon...

bi yerde işçiyim ama patron gibi çalışıyorum...

ayrıca sabah 8buçukta eski mağazadan bazı malzemeler gelecek arka odaya yığacağız

sıfır derecede motor üşümesini saymıyorum

al işte kahkahalarla salaklık.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:00:26
Mesaj:

nükleer bir biçimde gözlerim kapanıyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:02:11
Mesaj:

şu sigarayı niye elimde tuttuğumu buldum yakıp içip yatacaktım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:02:35
Mesaj:

çakmağı da bulsaydım fena olmazdı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:03:41
Mesaj:

ellerimde atom bombaları gözlerimde nükleer galiba epey bir nasa nöbetine girmiş vaziyette üssü nasıl koruyacağım ki

nöbetçiler ve koruma görevlileri

yardım edin lan

burnumun ucunu görmüyorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:05:24
Mesaj:

burda ambulance yazısının aynada okunduğu gibi olmasını taklit edemeyeceğim şimdi ama sağlık görevlileri tam zamanında geldi

onlar alyuvarlar toplardamarlar siniruçları kaslar eklemyerleri kısa süreliğine bile olsan açılan zihin açıklıkları

kaç saniye hakkım varsa hepsini kullanmayanı sikeyim


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:06:02
Mesaj:

nerdeyse hepsi bitmek üzere

çakmağı da buldum

bir an kıyamet filan kopuyor sandıydım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:08:32
Mesaj:

deminden beri küllüğü ataş kutusu gibi görüyordum o da düzeldi

abdullah gül toplumsal nabza iyi şerbet verdi

bültenlerimizin büyük puntoları

yavaş işyeyen akıl

seri fikir

acaba bir insanı hamakta düşünmekten koltukta uyuklarken bel ağrısı yaşamaktan ayıran şey nedir

yaşamak nedir koray abi

yani anlam olarak diorum


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:10:41
Mesaj:

koray abi bir kor bir ay gibi

yani ya da buna benziyor

yutkundu

elindekini bıraktı

(83 ytllik migros poşeti)

yutkunmak dedi dikkat ister ya dedi

dikkatin dağılırsa tükrük genzine kaçar ya işte mana budur dedi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:11:51
Mesaj:

ve o tüm ahali tükrüklerini damaklarındaki tükrüklerini geniz bölgesinden dikkatlice geçirmek kaydıyla yutkundu ve hiçbiri öksürmedi hepsi çılgınca alkışladı


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:13:33
Mesaj:

hepsi bir ağız olmuştu

damak bizim damağımız geniz küçük dil 20lik diş kabarcık kaçan soluk borusu

3 balgam 1 sümük aylık 500 milyon

istanbulda 500e ev bulmak zor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/13/2008 02:14:54
Mesaj:

oynama şıkıdım şıkıdım lafı için nasıl bir endüstri döndüğünü anlatamam

öyle ki bunun üstüne milyon dolar yatırımlar yapıp star çıkardılar


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 00:29:25
Mesaj:

işin kötüsü halil ve ceyda o gece aynı odada kuru fasulye pilav yemek zorunda kaldılar.

neden böyle oldu, niye fasulyeler tam pişmemiş bu pilav hangi sebeple tane tane değil önemli değildi.

işin iyisi şu ki kurupilav bahaneye dönünce halil ceydaya sokuldu...

fısıltıyla incecik konuşuyordu

bak ceyda emekli mağaşım var
banliyöde evim var,
86 model şahinim var,

ceyda şalvarını büzen iple oynuyordu

halil konuşuyordu

likit fonda değerlendirdiğim öro cinsin...

ceyda elinin tersiyle halile cilveli şaplaklardan birini geçirdi ve

ee dedi...

girişimci özgüveni yitmiş bu emekli adamın parmaklarının arasından düşürdüğü tahta kaşığın sapı kırıldı...

...

keşke köy enstütüleri kapatılmasaydı...

düşünüyorum da başörtüsünün gırla gittiği bu modern türkiye cumhuriyetinde artık köylü romanlar hikayeler makaleler yazılmıyor...

oysa tam da böyle küçülmüşken ortamlar...

ben annemi ben babamı ben köyümü özledim...

deste deste iskambil yarim demincik çıktı mangodan girecek zaraya...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 00:39:51
Mesaj:

sorun şu ki ilerlemeyi kafana koymazsan gidemezsin bi yere...

geçen gün bir eşarp firması için katalog çekimi yapıyorduk orda ürün müdürü olan kadın toplantının tam ortasında şunu dedi,
ben anlatamıyorum ki, türbanın bağlanma şekli bu, bizimkisi başörtüsü türban değil

hiç kimse arada geçen bu lafı önemsemedi

ben çok fazla takıldım

önerim şu ki

türban refarandumu yapılsın

takılsın mı takılmasın mı değil

iki soru olsun

a) sözü edilen laiklik karşıtlığıyla ilgim yok sadece inancım için takıyorum gerisinden bana ne

b) bu allahın emridir herkes örtünmeli

eğer b şıkkı kazanırsa ordu iktidarı devirse bile gıkım çıkmaz

eğer a şıkkı gerçekse sözkonusu çankaya bile olsa sorun yok...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 00:42:25
Mesaj:

sonra ceyda ipi öyle çok kurcalamıştı ki gemici düğümlerinin kuantımını atmıştı

halil döndü ve fısıldadı

benimle kaşıklar mısın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 00:43:23
Mesaj:

ne olacağına öngörü azalırsa karanlıkta kalır insan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 00:43:50
Mesaj:

öngörü için her yer karanlık


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 00:44:35
Mesaj:

ceyda ipi bir sihirbaz çevikliğiyle koltukaltında tuttuğu ikinci bir şalvarla değiştirip başına geçirdi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 00:47:03
Mesaj:

halilin rakısı bitmiş peynirinin ise çatal geçirdiği yerde taraklanmış peynir köşesi kuraklığı baş göstermişti

peynirin köşesindeki değil ortada daha yaş bir tarafına çatalı geçirdi yeni bir kadeh doldurdu önce oturdu sonra çatalı boğazına geçirerer yedi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 00:49:57
Mesaj:

ceyda hınrf diye burnunu çekti hapşurdu

porselen tabağın çeperine küçük ve sevimli bir balgam damlacığı yapışmıştı

halil çatalı peynirden çekip tabağı ters çevirdi

bokunu mu yiyeyim pilavı mı dedi

kızın gözleri ışıl ışıldı

erkeğe sağ omzunu kaldırıp yan yan baktı

bokumuuu diye cıvıldadı

halil sofrada ne yapacağını bilmez vaziyette bağdaş kurmuş oturuyordu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 00:51:08
Mesaj:

bundan sonra aralarında geçen her türlü şey pozitif ilerledi

balaylarını casablanca'da yaptılar.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 00:58:24
Mesaj:

tüm öğretiler

doktrinler

manifestolar

abçukalar

kellepaçalar

elma sirkesi

patlıcan reçeli

şeytan taşlaması

sefer berlikler

postal çamuru

damak yanığı

küçük dil

ve büyük laflar

alınganlık

röptoşambır kuşakları

yalının uşakları

tarlalar

acurlar

dimrit üzümü

trakya şarabı

şalgam suyu

zemzemcilik

zumzumculuk

pardoncu

şubatçı

martçı

fışfış kayıkçı

kürek

rota

pusula

osuruk için animasyon yapmak istiyorum

aynen zenith marka fotoğraf makinelerinin obstrotörleri gibi açılıp kapanan kanallardan geçen gazları çayırlığın ordan ovanın berisine gökkuşağı yayında rengarenk boyayarak


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 01:06:45
Mesaj:

her yiğidin bir yoğurt yeyişi vardır

bunu pek düşünmemiştim ama şimdi yoğurt kasesine bakınca kendi tekniğimi anladım

yaş 38 yoğurdun yarısı

pardon neyse

bir kap içindeki yoğurdu kaşıklarken asla tek bir bölgeye yüklenmem

yani daire şeklinde varsaydığım bir kaptan yoğurt yeme tekniği üstüne konuyu biraz açayım

benim yoğurdumun dairesinde kaşık tek bir bölgeye yüklenmez

çünkü kasenin bir bölgesinde açılan bu çukur hemen ertesi gün yoğurt suyunu bu kuyuda biriktirecektir ve suyu azalacaktır

oysa yüzeyi paralel olarak kaşıklarsanız suyu tüm yüzeyde eşit kalır ve kıvam aynı kalır

bunu öyle laf olsun diye filan söylemiyorum

yoğurt öyle her yiğide göre yenmez

aynen böyle yenir...

çünkü yoğurt kültürü su sever...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 01:09:41
Mesaj:

mecaziye bişey demiyorum
kimi kaşığı oklava tutar gibi kimi jan sebastian gibi tutar
kimi üstüne
kimi başına döker
kimi eğilerek
kimi tabağa dökerek

sonuçta farketmez
yoğurt öyle yenmez böyle yenir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 01:14:57
Mesaj:

diretme önerme sözgeçirme öğretme ukalalıketme uzatma zırlama saçmalama tekezortlaması şeytantaşlaması zartınzurtlaması mı

hiç de öyle değil...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/15/2008 01:22:56
Mesaj:

dün şunu farkettim

bunlar bir telsiz konuşmasına benziyor

cihaz çekmiyor

ses cızırtılı

batarya bitmek üzere

...

milenyumbaşağı milenyumbaşağı

evet evet dinlemedeyim karabatarya duyuyorum

bölgeye geldin mi geldin mi anladın mı bunu operasyon onaylı miloş duyuyor musun ha anladın mı

evet karabatarya kara göründü batarya bitmek üzere

giriş kapısına sokulun ben ateş deyinceye kadar bekleyin tamam mı

anlaşıldı batoş

şimdi
ateş miloş ateş tam şimdi kapıyı kırın şarşörleri boşaltın rehineleri kurtarın nafakaları alın son yudumları çekin sigaraları söndürün

tamam...

...

yani over...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2008 01:59:51
Mesaj:

bu şartlarda yazmam mümkün değil

şartın da şurtun da taaamınakoyayım.

şart 1 bira bitiyor

şurt 2 son dakikalar

şapırt 3 kendine memnun olmazsan yatamazsın

haşırt 4 tipografi yatıştırıcı değildir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/16/2008 02:04:31
Mesaj:

malzeme çok akar az


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/17/2008 00:15:33
Mesaj:

ulu gönlüm kederini keyfe çevirebileceğim ama bıktın biliyorum

çok bıktım...

hayatımda görmediğim kadar kara göründü...

herşeyi unutup yeniden başlar gibiyim herşeye sürgitle tekrarı sıkar gibiyim

neyin değiştiğiyle nereye kadar olacak

kasığımda son 2-3 haftadır bitmeyen bir ağrı var akşamları kendimi dinleyince duyduğum

doktor bir arkadaşıma sordum fıtık olabilir dedi

bugün sorununun taşaklarımda olduğuna karar verdim

galiba kolit çürükdiş kel bel mideden sonra şimdi de fıtıkla uğraşacağız...

içimde olana bakınca açılın ben doktorum diyecek bilimsel tedaviler lazım bana...

rakıyı daha yeni kodum

yanına da ayran...

cumartesi harika.

esniyorum.

bu da iyi.

kafamda çadır var kurdelasında bağ atıldı boğazıma...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/17/2008 01:12:46
Mesaj:

yurt ve yürüt

türkiye ve türkü yeme


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/18/2008 02:37:13
Mesaj:

arapça bilmek isterdim

bunun zenginleşen dille ilgisi olduğu gibi global kültürün ingilizce batısına karşı doğudaki bir tepkisi olmakla daha çok ilgisi var

zaman dar

arapça öğrenmek mi

asla olmayacak...

ama isterdim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/19/2008 01:42:11
Mesaj:

iki kaşı çatık küçük emrah ağlaklığıyla kaşını çutarak çattı

ben bir mayoyum...

yanıbaşındaki şezlong boyluposunca uzanmış yatıyordu

en son ne vakit güneşlendin dedi

hep... dedi!

kış geldi kar yağdı

karda yürüdü kar kırtladı

ben bir kaşkolum...

gözucunda bir kapişon başlıbaşına kafasına geçmiş çıtçıtlarını kapıyordu

en son ne vakit dedi

dördüncü vitesi beşe taktın

içim patinaj yapıyor diye yanıtladı.

kar yağıyor.

limon zor bir şeydir

adamın gözüne kaçar elini yakar salatadan çıkan çekirdeği fbi gibidir boğazına kaçar mermere dökülse leke yapar çorbaya sıkılsa c vitaminidir iyi yapar yiyenini görürsün yüzün buruşur dilimler yersin ağzın
sıkarlar suyu içilir sodalısı gazoza benzer hikayesi hiç bitmez

ne meyvedir ne sebze limonun neyidiği belli değildir.



Yazan: ada
Cevap tarihi: 02/19/2008 01:50:43
Mesaj:

lanet, saçma bir sanalsın sen. kendini sevmeyen bir hayal...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/19/2008 01:53:40
Mesaj:

iran, bir deprem olur da yıkılan binada üst kattaki kadın alt kattaki adamın kucağına düşerse bu zina olur mu'ya kadar getirmişti olayı

din yönetmeye başladığı zaman kendi formatını icra edinceye kadar sürer

türban robot gibidir diyeyim

eğer yarattığımız şey ya bir gün bizi idare etmeye başlarsa ne olacak...

uykuyu bırakma zamanı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/19/2008 01:54:41
Mesaj:


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/19/2008 01:55:15
Mesaj:

işte bu olacak...

sevmediğim bir şey...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/19/2008 01:56:12
Mesaj:

ya da bu



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/19/2008 01:57:00
Mesaj:

hey

Yazan - babaxa - 19/02/2008 01:59:09


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/19/2008 02:00:17
Mesaj:

denedim ama son yazdığımı müsade edilen en büyük puntoda kırmızıya boyayarak yazamadım

biri bana yardım etsin...


Yazan: lizard
Cevap tarihi: 02/19/2008 09:44:59
Mesaj:

hey


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/22/2008 01:03:41
Mesaj:

tanımlanabilir cihazlarının butonlarına dokununca nedense kırmızı ışığın yanmasını beklemenin ne demek olduğunu bileni


kelimenin nerden nereye varıp niye böyle söyleyeceğine gündüz tarifeleri açtıran


iki satırda bir


iki satırda bir konuşanı

ikisinde biri boş

çarpışanı

yapışanı

başlangıç ve bitiş için...

atacağım yazının ne olduğunu bile bilmiyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/22/2008 01:11:07
Mesaj:

gittim şerifi vurdum

şeridi geçtim baktım beyaz şerit

sınırı atladım dedim valiye

benim belediye başkanımı dolandırdın, müftüme pandik attın, müdürüme karşılıksız çek vrdin şimdi de şerifimi mi vurdun dedi

evet dedim kafam kıyaktı

sordum senin adın ne

marley dedi

sen öldün dedim

uyuşturucudan

bob buydu...

bir insanın yapacağını yapması kadar samimi bir şey yoktur ha bob,

no cry ha!

harbiden no cry,,,


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/22/2008 01:28:01
Mesaj:

şakak ve şaft

kan ve kum

bam yahut damga

şapşapla şupşupu olduğu gibi iki sesi birleştirmekle ilgileniyorduk...

bunu yapmanın neresi kötü...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 02/24/2008 13:27:17
Mesaj:

kamburunu dolduran kamburun torbasından kum çıktı...

plajda yatmıştı...

şezlong kafa...

alnı yanmasın diye polar döşeyerek gözlüklerinin hemen üstüne...

pazar sabahı dinle beni...

nasılsın pazar sabahı...

güzel
sağol ben iyiyim supertramp dinleyip bira açıyorum

uzatıyorum ki bir şeye benzesin diye

anamın fotoğrafı karşımda

müzik alt kattakilerin hoşlanmayacağı volümde

üst kattaki hoşlanıyor bundan çünkü

çünkü supertramp harbi yapıyor işini...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/01/2008 21:32:06
Mesaj:

ağrılar...

ağrıdağları...

yatınca geçen kalkınca unutulan ağrılar.

anan güzelmi?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/01/2008 23:06:02
Mesaj:

bu nasıl olduğuna bağlı...

ö ile değil o ile...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/02/2008 00:12:16
Mesaj:

tüm büyük bir şaşkınlık yapacağım filan yok.

küçük alınlı tahlil odalarında kalacağım geldi...

acaba eski şeyler yeniden olabilir mi dersen?

hayır olmaz derim.

avun ve aş.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/02/2008 00:22:38
Mesaj:

telefon 3 görünüyor...

oysa kolumdaki 1 bile değil...

saat kaç?


Yazan: Karagöz
Cevap tarihi: 03/02/2008 00:45:56
Mesaj:

benimki 12:45 gösteriyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/03/2008 01:36:22
Mesaj:

sehpada biraz bira kalmış


aslında hiç büyük konuşmak istemezsin

sigaran bitince yatmaktan gayrı

basit sözcüklerle de karışmak mümkün

labirentin ucu tünele varıyordu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/03/2008 01:39:38
Mesaj:

göstermelik lügat


bir adam boyunda sayfaları ve alıngan alımlarıyla

geçecek olan geçecektir

duvarlara çadır kurarak

sert tutumlarıyla çatal

bıçağı kullanarak kesen tutumlarıyla başka şeylerden kullanarak

nasıl anlaşılır bilmiyorum

belki birazdan uyumak gerekiyor

belki de uyuyor gibi yaparak


Yazan: perima
Cevap tarihi: 03/03/2008 01:41:47
Mesaj:

kriminal 62 sayfadan
uzun ve hummali bir taslak calismasindan sonra
nihayet bitti... hayirlara vesile olsun.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/06/2008 23:15:42
Mesaj:

akibetini bilmeden yazmak bi kere kötü kabuledesin.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/06/2008 23:17:15
Mesaj:

en kestirme laflar en kaygısız zamanlardadır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/06/2008 23:18:56
Mesaj:

annik

başıma gelebilecekleri biliyorum

ama tutunmuyordun dala aşağı inmek için eksik olanı söyledin

ben yapamadım bari sen yap dedin...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/06/2008 23:20:24
Mesaj:

alanı benimsememiştim

öylece gelişti

hayatta herşey mümkündür

olmakla ya da olmamakla hiç ilgisi yok.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/06/2008 23:22:40
Mesaj:

yeni dil.

görebiliyorum tadı tuzla fasulye arası

bandırmayı sydneyi nasıl gördüysem

ekmek ne kadarsa köfte o

artık gördüm.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/06/2008 23:27:19
Mesaj:

iltifat yapmaya zorunluymuşum gibi

şaka gibi allak bullak bir aklın kabiliyetini ölçüyordum çorabını ne tarafa dürersen otarafa doğru yat ve durmadan konuş bazan koş geri takla at çok az veya benim canım yok mu yatıyorum karışmayın be de


istediğin gibi olsun

yatana karışılması hiç de hoş değil


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/06/2008 23:31:03
Mesaj:

limondan kim ölmüş ki


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/06/2008 23:38:44
Mesaj:

nabeeer


Yazan: radyokafa
Cevap tarihi: 03/07/2008 00:47:08
Mesaj:

ben severim limonu. kafa açar. kaynatıp içerim. shjhshjs düşkünü beyaz giyer kış günüdür limon. limonata içerim. limonlu bira içmem. laubaliliği sevmem, ciddiyete hayranım. ciddi değilim.ciddi olduğum zamanlar aklıma bir zamanlar portakalda vitamin olduğum zamanlar gelir. limonda daha fazla vitamin vardır.c vitamini midir ekşi olan yoksa limon asidi midir. işedim yine. duvara adımı yazdım, sonra tırmanamadım. zıplayınca dışarısı görünüyor.
rock'n roll


Yazan: radyokafa
Cevap tarihi: 03/07/2008 01:05:30
Mesaj:

zürafa olmalıydı
züraha mı diye düşünmüştüm
hapşu
nane limon kabuğu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 22:37:20
Mesaj:

cızıltılı bir telefon görüşmesinde kulaklarımızın acıdığı anları peynir ekmekle yemedik biz ama bizim kim olduğumuzla ilgili gerekmediğini düşündüğüm ipuçlarını da verip insanın herşeyiyle önceden olduğu gibi sonrasında da düşünen bir hayvan anlayışını terkedip bazı sonuçlara öyle kısa yoldan varmak yerine aynen şimdikinde olduğu gibi kendiyle dalga geçen bir text alanı haline dönüştüğünde artık hikaye kendi başladığı yeri unutmuş olacaktı.

ellerimi klavyeden çekip bir nefes aldım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 22:38:19
Mesaj:

tashih ya da anlam düşüklüğü var mı diye metni yeniden okumaya başladım ki yoruldum...

gözlerimi yazıdan çekip derin bir nefes aldım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 22:39:05
Mesaj:

canım çekmek istedi otuzbir çekip derin bir nefes aldım...

bu da pisliğine...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 22:39:46
Mesaj:

kapıyı çekip çıkınca rahatladım, derin bir nefes aldım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 22:40:18
Mesaj:

kovayla kuyudan su çekip içtim sonra da derin bir nefes aldım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 22:41:26
Mesaj:

burnumdan derin bir nefes çekip ağzımdan verdim ve başlarım şimdi siktiğimin nefes almasına deyip burnumu kırdım ve ne nefes alması, boğulayazdım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 22:59:57
Mesaj:

bundan aylar önce ulubahtlı hasanı telefonla konuk etmiştik stüdyolarımıza şimdi di ulu şaftlı ramazan bizi onurlandırdı o'nu sahneye davet ediyoruz. buyrunuz sayın ulu şaft, lütfen sizi sahnede görmek bizim en büyük arzularımızdandı, buyrun buyrunuz şerefler verdiniz...

teveccühünüz...

efendim her zamanki gibi genç bir duruş yapışmış o onurlu dik duruşunuza...

malesef...

daha önce programlara katılmama konusunda sezen aksu hanfendiyle yarışır bir gizeminiz vardı... peki neydi şimdi aramızda olup bizi şereflendirme nedeniniz...

sevillia

aa, ulu şaft, yengemizin adı demek bu haa... evet şimdi anlaşılıyor bu suskunluğunuzun nedeni... peki efendim yengemizde en seksi bulduğunuz yer neresi...

benim de yengem o. yani sevillia fenerin manitası bizim de yengemiz oluyor. çaktın manzarayı...

şimdi çaktım...

öyle bürokrasi zeki mürenliğiyle lüzumsuz nezaket sözcükleri kurma artık amına koyayım yaa...

---(diiiit) bir anlık dalgınlık sonucunda küfür olduğu gibi naklen yayında 70 milyon izleyici tarafından duyulmuştur ama ben izlemedim ama şöyle konuşmak gerekiyor 6 milyon 999 bin 999 izleyici bizi izliyor. bu bir kanal güvenirliği işte.neyse devam edelim.---

medyayı takibeder ortalıkta gözükmem. tüm türkiye bizi izleyorlarla 70 milyon bizi izliyorlarla abartılı istatistik veren yalancı proğramları değil sizinkini tercih etme nedenim sizin bu ifadeleri kullanmıyor oluşunuzdur...

peki efendim... size çok teşekkür ediyoruz proğramımıza katılımınızdan ötürü ama bir şartınız vardı çok konuşmam neden katıldığımı ifade ederim proğramı bitirirsiniz diye biz de o aktimize sadık kalacak ve sizi kuş tüyü yastık bakire tüyü yatak içinde derin bir düş alemine ışınlayacağız... kaptan körk sağınızdaki büyük kırmızı düğmeye basar mısınız şu üstünde ışınla yazan...

körk düğmeye basar

______ . _______

burada culp sesi var altçızgiler küçülüyor. dikkat çekeyim. noktaya doğru yaklaşıyoruz.

____ . _____

bir uçak üstümüze geliyor. eğilin...

__.__

ya da kollarını açmış bir batman...


-0-

ve noktanın içinden geçiyoruz şimdi...

çünkü noktalar aslında inanılmaz küçük halkalardır. o kadar küçüktürler ki ortalarındaki delik görünmez hiç... halkalıkları mürekkeple doldurulmuştur. inanmayan büyüteçle noktalara baksın... bu aslında cocacola tarifi kadar büyük bir sırdı ama ağzımdan kaçırıverdim işte ne yapayım...

bu yazıyı okuduktan sonra sana gönderdiğim aslında halka olan noktadan daha büyük bir halka çizip en az 20 arkadaşına göndermezsen kaderin yokuşlu yolları sana acımayacak eşşek derisiyle manda kopçası alaşımından kırbacıyla canını çıkaracak...

istersen inanma!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 23:09:26
Mesaj:

bir gün kafam kıyak eve geldim. kapıda bir not. arapça yazılar.

sonunda şunu diyor eğer bunu onabuna göndermezsen al işte örnekler şu yapmadı evi yandı şunun halası öldü bu parasını çaldırdı... bi de yapanlara bak... araba aldı. 3 kilo altını oldu... yaa...

kağıdı içeri aldım...

saçmasapan bir metin yazdım ama kurgu feci biçimde anlaşılmazdı ve arada bir de arapça şeylerden şeyettim... sonuç kısmına da eğer bu kağıdı tanıdığın herkese göndermezsen bak ben biliyorum da konuşuyorum bak ayşe gibi sakat kalırsın fatma gibi ölürsün recai gibi sürünürsün. ve eğer... evet eğer bu yüce mekanizmanın lost adasındaki kadar büyük bir fanzin olması organizasyonunda bir parmak balın olursa ne mi olur...

cennete gidersin...

sonra da sarhoş sarhoş bu metinleri 3-5 tane elle çoğaltıp dışarı çıktım ve komşuların kapılarına iliştirdim.

metnin orijinali olan diğer nüshayı yani bulduğumu ise yırtıp çöpe attım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 23:13:15
Mesaj:

bi gün de şöyle oldu.

füsun ben memed rakı içiyoruz.

pilot montu gibi bir montum var deri ve birden üst gizli cebinden kağıtları çıkardım aralarından katlanmış bir kağıt çıktı üstünde arapça bir yazı vardı...

bu ne lan dedim millete.

baktılar.

füsun dedi ki oğlum biri sana büyü yapmış var mı böyle bir ihtimal dedi...

geçmişe döndüm saçma bir manita olayı var taşlar oturdu hemen...

evet var dedim...

o dedi... işte o sana büyü yapmış...

sikerim büyüyü dedim kağıdı buruşturup ağzıma attım rakıdan bir yudumla kağıt parçasını yuttum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 23:15:07
Mesaj:

rakı içiyorum şimdi arkadaşlar arayıp duruyor mimar sinan'ın geleneksel 3 mart balosundalar çıkacağım birazdan orda da birkaç galon bira yutarım...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 23:16:42
Mesaj:

biraz önce de burnumu kaşırken burnumun içinde katılaşmış sümük kayasını farkettim çıkarmak istedim ama elimde sigara vardı sonra yaparım bu işi deyip erteledim onu da söyleyeyim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 23:17:11
Mesaj:

şimdi de sigaranın külünü döktüm...

hay allah biraz da yere...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 23:20:02
Mesaj:

hayatımı yazsam roman olur...

ille de roman olsun...

roman filan gerekmiyor...

hayatımı yazsam kısa öykü olur...

işte yazıyorum...

bir türk bir fransız bir kolombiyalı aynı uçakta yolcuyken o uçakta doğum yapan bir kadın varmış doğurmuş büyütmüş okutmuş askere yollamış işte o uçakta doğup yaşlanan kişi benim. tüm hayatım boyunca uçmayı düşledim. uçakla değil ama. baya uçmak. romana ne hacet olay bitti işte...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 23:23:27
Mesaj:

rakıda son yudum motorun sesini duymak iyi gelecek...

yollar akıyordur şimdi kasımpaşanın yokuşunda yana yatayım biraz...

yani araba kullanmak istemezdim ama sırf motorsiklete bineceğim için bile bu şölene gidebilirim...

let's go party.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/07/2008 23:28:23
Mesaj:

şimdi de işemeye gideceğim...

şırıltılı ve üreyi atmaya yarayarak geçecek. hedef lavabo yine... far sürmeyi bilmiyorum ama lavaboya işeyebiliyorum... farların uzunlarını yak.

hayat çok güzel yahu...

ya ehemmiyet ya hu hu komşu komşu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/09/2008 03:27:09
Mesaj:

hayatım boyunca hiç bu kadar emin olmamıştım...
defalarca yaptım.

ve şimdi şöyle diyeyim...
hayatımın yine birşeyden en emin olduğum bi anını yaşıyorum...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/09/2008 04:37:10
Mesaj:

yaşamadığıma inanıyorum

pardon ama çok fazla sal var nuhun gemisi tek değil gruplara ayrılmış.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/09/2008 04:41:09
Mesaj:

parmağını kıtlatan tırnağını yiyen bilir...

boş uğraşın işi zaman kaybıdır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/09/2008 04:48:10
Mesaj:

el'bette
bette'ye değil elimde kalacaksın...

betteye'el
elbastıkülah
çamurlu çit
oksit tüten kapı
bir çizim meselesi gibi
hani büyükten küçüğe acıtan şamar gibiydik

çok çabuk olmasını yeğleyerek.


daha maraz laflar ilginç değil.

ilginç olan ipuçlarını yakmak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/09/2008 05:00:38
Mesaj:

içinden geldiği gibi konuşmak ne kadar da korkutucu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/09/2008 05:00:59
Mesaj:

ya yanılırsam...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/09/2008 05:01:20
Mesaj:

müzik girsin içeri.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/09/2008 05:02:12
Mesaj:

hassas gereksiz.

has has iyi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/09/2008 05:06:02
Mesaj:

eğer ne olduğunu görmek istiyorsan sesini kaydet ve sonra da dinle bunu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:12:56
Mesaj:

insanı boşluğa düşüren duygulardan birinin çocukluğunda senin oyuncak olduğunu sandığın şeyin sana verilmemesiyle doğrudan alakası vardır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:14:27
Mesaj:

şunlaşan bunlar için onlaşan şeylerle...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:24:34
Mesaj:

son 1.5 yılda şunları yaptım,

ceydayı evlendirdim.

nerimanı orospu yaptım.

ulubahtlı hasanı tv programına çıkarttım.

hamdullah kıyafet balosunda gibiydi şekillere girdi.

nihat rangers oldu.

telefon tamircisini önce öldürdüm sonra yaşattım.

savaş ay ile konuşan otçunun muhabbetini yaptım.

denize açılıp tekneyi batırdım.

mobilya mağazasında yattım.

zaferi ayaklandırdım.

zafer beni sattı.

ertana kandım. ona imaj yaptım.

battım.

nasıl iş ama.

üretken biriyim.

yattığım yerden kalkıp kalkıp deli gibi his yoruyorum.

bacağını hissediyor musun bu çatalı batırdığım yere iyice bastırınca ha?

evet.

kafanı hissediyor musun bu batırdığım yerde sıktığım son kurşunu tek bir hayatın tek kafası olarak kendine bak diye patlattığım kıyameti düşünerek...

hayır pek bir şey hissetmiyorum.

Yazan - babaxa - 10/03/2008 11:46:07


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:30:31
Mesaj:

insanın kendisini anlatmasıyla ilgili kaygılarının olması hakkında ne var bunu düşünüyorum da...

iyi değil.

kötü de değil.

ayar...

olan ayarlara oluyor.

matematikseller duygusallar alım satım dolar sterlin anasını siterbin olmasa da olur olsa daha iyi olur falan ve filan...

(sildim)

çok paran varsa ve kaygını azaltamıyorsan hastasındır.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:44:00
Mesaj:

başkalarıyla sorunu olmamak kadar basit ve endamlı

ortaköy tarafına bahar önce gelir

dolmabahçeden dereboyuna doğru

kumpirciler çaycılar klapırlar aynsonhavırlar ve havırkraftlar

besmele

ışık kesilmesi

biten bira

kesilen adsl

upuzun bir şarkı düşün

elektrikler kesildi

pisuvarlar çömelmiş vaziyette

mantık araklaması

geçmişten bugüne

yarından daha önce

yağmur da ne yağmur sonra

gel elektirik gel karanlık çoğaldı

-elektrikler gideli 5 dakika oldu beklemeyi hiç sevmiyorum-

elektrik elektrik olur mu hiç elektrik...

yatmadan önce gelmezsen bile bunu yollayacağım ona göre bak. dert etmiyorum seni...

ve artık elektriği sorun etmedim.

bahçeye çıktım.

tarlayı çapaladım.

soğan ektim.

biraz da sarımsak da mı sarımsak sarımsamasak da mı sarımsak

yoğurtla mayalasak

tahmin yürütmek adamı yoruyor

işte geldi...

oh!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:44:45
Mesaj:

insan konfora alışınca betere tahammül edemiyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:46:39
Mesaj:

insan neye alışırsa ondan vazgeçemeyeceğini sanır zaten


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:47:01
Mesaj:

ha sahi?

insan kimdi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:50:21
Mesaj:

insana koyayım da bu bir kalıpsal final...

insan şuydu

aklı ve bedeni var

yaşamı sosyali uğraşı yemesi içmesi var

mutlak ne bilmez

saltık ne bilmez

bilse bilse olmak ya da olmamak bunu bilir.

ben de bunu bilmem.

ikinci bir çözüm de yok zaten.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:58:58
Mesaj:

evde çuvala defteri olan bir adam olarak bunca fanzin lüzumsuzdu çoğuna bakınca evet.

neyin ne olduğunu türkçe mi anlatacak ben mi çıkaramadım sizi pardon memleket?

hangi sorunun doğru olduğunu rüyanda görürsün.

ve hangi cevabı verdiğinde zilin kulağını kaşındıracağını

ajansta medikal danışmanımız var adı volkan

kasığımdaki ağrıya teşhis koydu fıtık

barsak pörtlemesi gibi bir olay dışarı çıkan lüzumsuz uzvun verdiği ağrıyı spatulayla temizlemek gerekiyorsa eyvallah

yeri miydi bunun

değil

zamanı mıydı

eğil

başlamayı mıydı

meyil

zarf yok latife yok mertebe yok

yul braynır

değiştirilen şeyler

basit değişkenler

"ben" deme

"yaptım" deme

"kullandım" hiç deme.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:59:18
Mesaj:

kıllandım


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 02:59:33
Mesaj:

bunu demek serbest


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 03:15:08
Mesaj:

ceydayı evlendirdim mi dedim.

hayır.

önce ırzına geçtim usulca.

karyolanın köşesine yakın yerinde eğiltmiştim.

küçük kıçındaki benini sallıyor ve bana hayvan diyordu.

tam da o sırada
tecavüzün kanunu yazsam yeniden
şarkısı çalmaya başlamıştı.

bana döndü.

üste çıkacağım dedi.

fantazi dediğin böyle olmalıydı.

sonra zaten uyandım...

Yazan - babaxa - 10/03/2008 11:58:15


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/10/2008 03:18:30
Mesaj:

redaksiyon hiç yok

uyku çok var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/12/2008 21:31:59
Mesaj:

yeni bir hesap keşfettim yd'de
forumdaki her sayfa sanırım 40 metin alanından oluşuyor


ben mesela 62 sayfa yazmışım çenem düşüp durmuş hep
62 x 40 = 2480
oysa yazdığım sayfa sayısı 2464 yazıdan oluşuyor
2480-2464=16

yani 16 metin alanı daha doldurursam 62. sayfa bitecek 63e gireceğm
bunu deneyip eski halime dönmek için bir yığın yazı sileceğim şimdi...

şimdi bu birinci metin oluyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/12/2008 21:35:11
Mesaj:

yok bunu yapamayacağım çok uzun iş ama hesap aşağı yukarı böyle işte...


Yazan: lizard
Cevap tarihi: 03/13/2008 09:23:49
Mesaj:

bunu silme ya da sil ama ben başka bi yere kopyalayayım ondan sonra sil.

alıntı:
ulemaların hepsi birden insanların kültürel farklılıkları ile ilgili güçlü hiç bir tasvirde bulunmaz.
herkesin gideceği yer, yaşama biçimi, olması gerekenler birdir.
psikanaliz formatlanmıştır.
felsefeye yer yoktur.
sanatın adı geçmez.
küçültülmüş bir dünyadan evrene bakmamızı isteyen lugat.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/13/2008 11:00:29
Mesaj:

aa, hatırladım bunu. 2 yıl filan olmuştur ama.

esasında text şöyle başlıyor:

bob dylan ilk kez türkiye'ye geldiğinde işini yapıp bir robot gibi sahneyi terketmişti.
bu onun birilerine aldırmama biçimi olabilirdi.

lüfer yerken rakı içen birinin diğerlerine nasıl baktığını düşününce bob saçma bir adam.
alternatif amerikan sinemasındaki aykırılıkta ise oldukça doğal.

kültürler.


Yazan: gisela
Cevap tarihi: 03/13/2008 11:20:37
Mesaj:

Babaxa da saati şaşırmış:)


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:15:58
Mesaj:

hey joe kürdanın var mı
plajla kırın arasındaki bu sapağın başında niye kaşıyorsun sırtını aylak aylak

şezlongçu depodan şezlongu getirecek burada sevgilimin yeni sevgilisini bekleyeceğim güneşgözlüklerini takıp şezlongun saklı gölgesinde

hey joe ee

sonra o piç ve sevgilim plaja gelecekler indireceğim onları yere plajda bir karışıklık çıkacak simitçinin önlüğünü başıma geçirerek beni kıyıda bekleyen tekneye atlayıp kaçacağım adamım

hey joe nereye
nereye kadar daha böyle be oğlum kulplu küllüklerin tüm izmaritlerini içtin kaktüs büyüttün balık besledin piknik mangallarında bira içtin pas oynadın bunun için miydi tüm bunlar

adamım bilmiyorsun teksasta bir özdeyiş vardır, kemanı olanın namusu namusu olanın mızrağı vardır diye. büyükbabam derede altın aramaya beni de götürmüştü orda dadiydi bunu. sonra bana küçücük bir altın uzattı bana hayatımda aldığım en değerli hediyeydi bak şu boynumdaki hala taşıyorum görüyorsun bırak artık beni gidiyorum plaja bak şezlongcu da geliyor

heyt be joe kararlı olmandan etkilendim al şu benim 6 patları da mermin biterse sakladığın yer olan çizmenden çıkarır şerifi ve adamlarını aşarsın kıyıda seni bekleyen bir tekne var gideceksin buradan


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:17:33
Mesaj:

kıyıda seni bekleyen bir tekne var gideceksin buradan
burnunda da kırmızıyla şu yazılmış "kaçak dizisinden doktor kilmır"


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:21:55
Mesaj:

fenerin çeyrek finale çıkması şerefine kendime bir çay koyacağım. bana biraz geç düştü... ya da işime öyle geldi...

karanlık bir harbiye sokağı köşesinde bir kilise yokuşun başında camekan bir bina solda şişli sağda taksim bir hal bir durum bir duygu var karışık gidiyorken herşey narkozla uyutulmuş gibi bir uyku bir düş bir salaklık vaziyetler...

ketıl su çay fincan 4 şeker kaşık poşeti çıkar çöpe at sehpaya koy bir sigara yak otur...
zamana ihtiyacım var...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:31:58
Mesaj:

land of shame


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:35:25
Mesaj:

dürüst olmak gerekirse bir rakenrol şarkı sözü yazarı olarak bir livurpula hayır demezdim bir seatıla filan ohoo

o hoho ho diye başlayan bir şarkı vardı adı kungfuydu orda adam bişey diyerek bir melodi çıkaracak ama bunu ne diyerek yapacak

ohoho hooo çaat küt vıjt böyle sesler çıkıyordu
harika sesler işte bunları yazmak çok eğlenceli olurdu


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:39:22
Mesaj:

bi de disco band diye bir grup vardı şarkısında şunu diyordu adam dum teka taka dum sonra öksürmeler griyor araya filan...

garip sesler icat eden insanlar vardır ya da fıkra yazan insanlar.

bilinmeyen insanlar... kimdi ki onlar. oh be lafını kim icadettiyse kalkıp 1 dakikalık saygı duruşunda bulunacağım şimdi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:43:20
Mesaj:

saygı duruşu törenime oh be laflarını arka arkaya sıralayarak başladım. gittikçe ohluyordum ama bu kadar çok oh be diyerek oh be lafını bulan adamı andığımızı düşünerek uzatıyorduk. 20. oh beden sonra sıkılıp of be demeye başladım. artık sürekli of be diyordum ama her ofun karşılığında geçerli bir neden vardı az gelmiyordu. sonra birden keşfettim ki aslında bu iki zıt anlamı bulan aynı kişi. içime böyle bir aydınlık çöktü. bahçeye yarım açılan kapının pervazından süzülen güneş ışığı yılan oldu çıngıraklı...

uzun bir tören oldu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:47:15
Mesaj:

gevezenin sigarası erken söner diye neden dediklerini buldum
gevezenin dudakları gevşemiş kas öbeklerine dönüşmüştür artık sigaradan bir nefes çekecek kapanımı yapamıyorur sigara da ne yapar gider küser söner.

sigara da ne yapar gider söner yanar döner duman olup burundan çıkar bir sigaranın tek faydası dumanda yansıttığı manzaralardır bunun dışında ne yapar sigara

öldürür...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:48:40
Mesaj:

kefaletle serbest bırakılan duygular
aklıma ilk gelen şimdiki şeydi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:52:53
Mesaj:

bi gün çok sevgili bir dostumla kurbağalı dereye bakan teras katımda oturuyor bira içiyoruz moda burnuna doğru.
gittim buharlı ütüyü getirdim ve su haznesine bira doldurdum.
dedim şimdi bira buhar olacak yüzümüzü geride tutup düğmeye basacağız buhar soğuyacak soğuyacak soğuyacak ve artık ağzımızı yakmadığı an bu minicik bira damlacıklarını içeceğiz dedim.
arkadaşım suratımız yanar diye beni ikna etti.
ben de soğuk soğuk bira içmek zorunda kaldım ütüden üstüme başıma dökerek...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:54:40
Mesaj:

insanın üstüne gofret kırıntısı ve çekirdek kabuklarının dökülmesini engelleyecek yeni bir havada vurucu füze komplikasyonu geliştirmiş nasa...

kim korkar gofretten...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:55:38
Mesaj:

nasa büyük ama google'ın ondan kalır yanı yok...

ya facebook ya facebook...

yeni kral o.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:56:48
Mesaj:

el alem mi bey mi yaman

dünya yalan...

elalemden bana ne?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:57:51
Mesaj:

sevmediğim ilginç bir üçlü oldu...
herşeyi de sevemezsin ya aman be ali...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 01:58:30
Mesaj:

çikolatalı pişmaniye ve çay...

bu ikili çok iyi işte...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 02:01:00
Mesaj:

dil deresinden mideye kadar inen lezzet suyu
labirentin dibinde bekleyen dilenci sadaka karşılığında çıkış kapısının krokisini verip arkandan su döküyor sırtın yere gelmez yolcu dehlizler açmazlar çıkmazlar kaçmazlar kaçamazlar no way out meen no way

vay be...

bu sesi de seviyorum...

vay be...
kim bulduysa...
helal.

helal nasıl?

yok uzuyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 02:03:39
Mesaj:

komik...

yani pişmaniyenin içinden maltepe sigarasının içinden çıkan odunlara benzer bir parça çıkar ya çatıırt diye ağzınızda çiğnersiniz dişleriniz kamaşır işte bu komik...

pişmaniyenin içindeki kalın şeker çubukları karınca kentindeki ana karınca gibidir... liderlerini yenerseniz orduyu dağıtırsınız...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 02:04:55
Mesaj:

biranın lideri ise köpüktür. burda ise köpüğü delen orduyu yener.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 02:05:54
Mesaj:

bira bardağının lideri cam yüzeyinde soğuktan oluşmuş buz gibi damlacıklarıdır...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 02:06:45
Mesaj:

damlanın lideri bardağın dibine döküldükten sonra düştüğü gölün bulunduğu masadır...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/14/2008 02:08:51
Mesaj:

baltanın ağaç kesmesi ve suyu ineğin içmesinden esinlenilmiş bir çökezleme denemesinden de kazasız belasız yırttım...

her viraja buz dökmüştü karayolları ah, vıjjt diye kayıp kafamızı gözümüzü kırmamızı isteyen bu kadar tuzakçı bir kurum daha nasıl olabilirdi ki...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/19/2008 00:03:55
Mesaj:

yorgunluğun dindirilememesi septomu...

bir inat için yorgunum...

allakbullakedici etkilerine rağmen inat bazan kelleni önüne koydurur.

bazan aklını başına getirir.

sahip olmayan bilemez.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/19/2008 00:25:25
Mesaj:

sorun şu ki; yazmak gerçekten gerekiyor mu?

dizi dizi paragraflar siline siline bir hal oldu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/19/2008 00:27:44
Mesaj:

cep telefonu gerekli mi...

ceple mi doğduk amına koyayım...

aloo anne bana mama ver acıktım 1.5 saat içinde de altıma sıçacağım bezimi değiştir şu gazı kim çıkaracak yaa türksel müşteri hizmetleri...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/19/2008 01:03:15
Mesaj:

kuşkonmaz ornitolog.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/19/2008 01:11:35
Mesaj:

çadırına çekilen münzevi.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/19/2008 01:13:03
Mesaj:

omnivor: et ve ot.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 00:41:35
Mesaj:

saat 6yı 10 geçe vardiya
o mavi otobüs var ya
seni alır giderdi...

ahmet kaya... kandilin mübarek olsun... toprağın bol!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 00:43:01
Mesaj:

bir bilgi düşünce duygu barındırmıyorsan karavana atıyorsun demektir ülküm büyüklerimi saymak küçüklerimi korumak ayarlarıma naber demektir.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 01:10:38
Mesaj:

aslını söylemek gerekirse dinle ilgi alaka yoğunluğu olmayan ama allaha gönülden ve samimiyetle bağlı biriyim.

bugün kandil.

eyüp sultan'a tam cepheden bakan bir evde oturuyorum.
3-4 saat kadar önce orada havai fişek patlattılar.
çocukların ve kadınların çığlıkları adamların seslerini bastırdı.
çocuklar ve kadınlar genel olarak diyorum bunu neden bilmem ama eğlenecekleri zaman adamlardan daha fazla oynamaya heveslidir ya hep.
havai fişekle kutlanan kandil bana mantıklı gelmedi.
ama olsun.
sakıncası da yok bunun.

sms mesajları geldi arka arkaya hemen hemen hepsi vasati takvimlerden kopyalanmış şu güzide çalımlı dini şiirler gibiydi.

biri hariç hepsini cevapladım.

o biri de zaten şimdiye kadar hep yanıtladığım biriydi ama birden nedense bana yaptığı bir yanlışı gördüm tavır göstermem gerektiği için sustum.

yanıtlarımda içtendim.

çünkü maneviyatın değerini biliyorum.

çünkü maneviyata sahip olmak geçmiş bir deneyim gerektirir.
toplumsal ve inanca ait bir geçmiş.
bunun için tabii ki bu benim düşüncem niye reddedeyim ben böyle düşünüyorum o da nasıl bir inanç öyle.
aksine hep hoşuma gitmiştir ayarı olan maneviyat.
yeter ki bunun kantarı kaçmasın...

zaten cumhuriyetinin hamurunda laisizm olan bir müslüman ülkede yaşamanın ilkeleri bellidir.

ne türbana ne de her mahallede inşaatı için yardım toplanan camilere karşıyım.
halkın kupkuru cehaletine ya da içten pazarlıklı olanların esasları değiştirmek için hesaplarına karşıyım.

ülkemi çok seviyorum.

acı çekiyorum sanki omurgamın başına beter birşey gelmiş de kırılmış gibi
öyle fikren değil bütünüyle büyük bir vicdanla içime dokunuyor bütün bunlar

kandil kutlamayı seviyorum

2008 nisan itibariyle tepede duranları, bunları buraya getirenleri, bunların burada olmasını sağlayanları sevmiyorum...

halkı bölen çarpım tabloları 2yi 2yle 4 ettiremeyen geri kafalılık...


şimdi söyle bana

100 yıl sonra iran bile değişecek bu allahın emri
insanlığın uygarlığı zamana politik tavra çerçeveye ait olabilir ama yemin ediyorum tüm bunlar çok değişecek

hristiyanlık da öyleydi sonra işte böyle oldu biraz olsun feyz al be karanlıkkafa

döt kurtaralım derken uygarlığı niye baltalıyoruz...

ve tüm bu geleceği...

saçma...


Yazan - babaxa - 27/03/2008 19:11:27


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 01:16:56
Mesaj:

aydınlar da aydınlara akraba kafalar da şarjörü boşalmış tabancalar gibi patlıyor ancak...

siperler kuvvetli değil.

atışlar çok zayıf...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 01:17:58
Mesaj:

türkiye'nin geçmişi kolay kurulmadı
eğer geleceğini sahiplenmezsek inşaat yıkılacak

bunu görmek çok mu zor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 01:19:56
Mesaj:

tabure kemalistliği yerine

türkiye için adım atmak

organize bir islam anlayışına karşı müslüman bir laik ülke olmayı 1 asra yakın süreçte başarmış bu ülkenin tam da şimdi bir ferdi olmak çok mu zor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 01:21:18
Mesaj:

zor bir şey var,

kandırılma duygusunu kaldırmak.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 01:23:18
Mesaj:

kandırılan büyük kitlenin aklı değil gerçek olan

Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği ve hep haklı olduğu gibi

net ve sert olan şey artık yeniden gerçektir

"halka rağmen halk için"


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 01:48:39
Mesaj:

...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 01:57:34
Mesaj:

kırmızı tişörtü giydim...

aldırmıyorum kolundaki beyaz iki şeride dökülen şaraba

devirmiyorum cümleyi desem yalan özneyi sona yüklemi başa alıyorum doğru olan bu ve kasıtlı olarak virgülleri nereye koyacağını bilmemek için içten olmaya dövüşüyorum içimdeki tek hesap bakkalın veresiye defterine benziyor

karmançormanım...

bunu sıkıntı etmiyorum.

hem de hiç.

biliyorum fikren dizilmesi gereken o lügatlardan kurmalıyım hissen değil...

galiba sıkıntım bundan kaynaklanıyor...

son 1 yılda olanlar belli ancak boşananın bileceği bir arıza yaşıyorum

ama olmuyor öyle çok şeyi yutuyorum ki...

kompleks mi bunu paylaşıma açmamak mı

ne olduğunu bilmiyorum...

herşey insan içindir...

en azından bu daha paylaşılabilir birşey.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 02:01:26
Mesaj:

geçen sene bir arkadaşımla oturmuş konuşuyorduk

kafası kederden bokun tam içine batmış gibiydi sanırım dünyası yıkılmıştı görünen oydu

ne oldu dedim nasıl yapalım seni nasıl düze çıkaralım...

konuştu;

sevgilisi yoktu, yanlızdı, canı sıkılıyordu, sürgit konforu bozulmuştu...


şimdi benim konuşmaya hakkım var mı yok...

rusa git.

eline vazelin sür.

başına akıl.

akıl ağrı kesicidir bazan.

bazan da komacı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 02:10:57
Mesaj:

majesteleri
ışığım söndü büstümün saçaklarındaki püskülleri sürürken merdivende takılıp düştüm ne olacak benim halim...

sakin olacak o saçakları indiren merdivenden göğe tarhanadan mercimeğe vardıran çiftçiyle hasatta testisinden su içen mola

usanmadan uslanarak

yorulmadan kanırtarak

aldırmadan ağlayarak

yaraktanama amdanyarağa aldırarak fazla kilolarını

etiler'in o meşhur manavı gibi 7 mevsim 12 meyve yılın her anında hülya avşar'a hizmet ediyor

hep şunu düşündüm

takdir etmediğim bir baş niye daha büyük bir konfora sahip olabilir ki?


kabul ediyorum bu bir fesatlıktır...

bari 1 ay boyunca kışın sulu yeşil çekirdeğiyle domates yiyebilseydik lan.


gidip hülya yesin...

sen bok yersin.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 02:22:43
Mesaj:

naylona kaşar gasteye bira sardırttım.

sigaranın paketini poşete koydurttum...

bilgisayara ekran açtırttım

kaldı ki olan biten bu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 02:24:26
Mesaj:

tulum giyermişçesine
kollarına bacaklarına değil torbası olan şekle girermişçesine...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 02:29:39
Mesaj:

geçenlerde bir kızla sevişiyorduk göğüs halkaları en az 6-7 santimdi uçları leblebi büyüklüğündeydi

bastırdıkça çalkalanan perküsyonlar ritimler ekolayzır oldu asimetrik ve biryere bağlı olarak çırpınıyordu o simetri için o memeler

bunu sevmeyen bi herif daha yoktur...

o halde sorun ne?

gerçeğin ifadesi filan mı demeliyiz buna.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 02:34:17
Mesaj:

taze kaşar kırmızı tuborg kutsal kandil...

kategorisel okuma biçimiyle...

neyi nasıl yapıyorsan ortama göre gerekiyorsa kolaya kaçabilirsin.

ve o
şansı tanımlamak adına eşiği geçmeyi anlatıyor.

kapıdan pencereye...

çatıdan temele.

temelden dursuna.

bizde, temel tarkan'dan daha büyük bir stardır.

ikisi de t ile başlasa bile bu gerçeği kim değiştirebilir ki?


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 03:08:10
Mesaj:

ortalamayı dışarıya kaçarak değiştirebilirsin...

yolu budur...

o bu şu için ya da yahut veya ancak filan için ve vay be no way için

yolu budur oynaşmanın ama zaman kalmadı için giderse dışına bakan olmayacak komaya girsen bile anlamız kalacak kol bacak bacanak ancak

ancak fantastiktik...

ahlak akıl kabul ve motorsiklet

bellibaşlı düşünceleri kollayarak hangi tütünü

pipo ateş koku

nerden başladığının ne önemi var...

saatler artık ne geriye ne ileriye alınmıyor kanununu çıkarıyor hükümet...

tüm dünya bilmedi akp buldu.

namaz saati için filan mıydı bu...

bravo!

neler oluyar lan!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 03:09:05
Mesaj:

aklıbaşında açıklamalara ihtiyacım var bu bütünüyle aptallıklardan sonra...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/20/2008 03:11:46
Mesaj:

aklıbaşında bir tane bile parti yok artık meydan çok boş...

galiba delirme zamanı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 00:19:04
Mesaj:

yazı tura zamanı.

bir bozuk parayı parmaklarınını arasında en kalın kullanılabilir tırnağınla havada taklalar attırdığın kumarlardan birini daha oynama zamanı gelmiş demek ki.

şimdi havalanalım biraz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 00:29:21
Mesaj:

rüştü inanılmaz yufka yürekli biriydi.
o bir gün henüz 7 yaşındaydı.

okuldan eve döndüğünde dairelerinin kapısının önünde lacivert üniformalı polisler birbirleriyle çarpraz bir biçimde etrafta dolanıyorlardı.

anne...
dedi.

polislerden biri geldi ve rüştüyü kırmızı bir volsvagenin içine soktu. eline de bir kek tutuşturdu. anlaşılmaz bir biçimde kafasını göğsüne bastırdı.

...

bir lost hikayesi uyarlaması...

buradaki genel kafa ise şudur...

insanlar etkilendiği şeyi sanki kendi malı gibi anlatırken kaynakça belirtmekte biraz sıkıntı çekerler amaçları kancıklıktır bunun adına ya arak ya da esinlenme diyoruz.

...

annesinin katilini bulduğunda 17 yaşındaydı.

bir tekel büfesi işletiyordu adam.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 00:45:16
Mesaj:

gönlüdenizimizin halleri soft çamaşır yumuşturucuları gibi kokardı fanilalarımızda kumsala açılınca kalben coşar konuyla ilgili filmleri izlerdik topluca gözbebeklerimiz salakça büyür burun deliklerimiz herzamankinden sümük yapardı işin kötüsü bunlardan herhangi biri olabilirdi ama artık etrafta çoğalan salak istemiyordum çete kurmaya karar versem versem o zaman verirdim.

gereksiz kahramanlığa gerek yoktu tuncay özkan ergenekon transilatördür nerden nereye geçtiğimizi algılamamızı sağlıyor.

gereksiz olan bu tutuklamalara gerek yoktu, hükümet.

doğrusunu söylemek gerekirse motorsiklet kullanıcısı olmak dünyanın en bağımsız duygularından biridir.

kötü olan şey şu türkiye'de her ne olursa olsun bağımsız düşünemezsin...

her ne istinadın bir çınar bile olsa yiyebilirler seni.

geldiğin gibi gitmediğin gibi konuştuğun esas lafla kimse ilgilenmeden çiğneyebilir seni.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 00:47:33
Mesaj:

kararlı bir topluluk istemenin neresinde suç var.

kararlı bir iyi için olabldiğine legal reeller için o kaosu tartışarak geçiştirebileceğiz belki böyle olacak ama biz sadece zaman istiyoruz

en kötüsü bu...

daha kötüsü

bizim zamanımız kalmadı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 00:49:29
Mesaj:

belki de babamın oğlu olduğum için bildiğim şeyler opsiyonsuz.

ama gerçekler için daha ne yapılabilir fikrim bile yok.

kimin var ki zaten...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 00:53:48
Mesaj:

yazıda yumuşayamadım bari müzikte yapayım

bu da olmadı çizerim deme şansı kime ait.

rakı içtim zaman geçti allah büyüktür

şans verdim şans kaybettim ses açtım ses kıstım
demek

kime ait.

sarhoş oldum fırlatıyorum nereye gideceğini bilmeden sıkıyorum

baldırım açık nefesim dar demek...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 00:55:29
Mesaj:

peynir çok yumuşak artık dünyayı yönetebiliyoruz

rakı akıyor masadan kalkar gib görebiliyoruz kendimizi ama sallanıyor bedenimiz

bir yol bulmalıydım

bu yolu yaptım

bu kime ait.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 00:56:50
Mesaj:

not now john


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 00:58:10
Mesaj:

bir büyük rakı bitmek üzere...

birazdan lüzumsuz kişileri aramaya başlarsam bunda saçmalık bulmayacağıma göre düğmeye basıyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 01:04:21
Mesaj:

lakin lock

umutsuzum bu dünyadan
ülkeden başladım sınır taştı zaten olacağı da buydu

küçülür gibiydin sırt çantan tentürdiyotunla

buluşsak eğer
gerçeklerin ne olduğunu yeğliyorduk sonu gelmez birabitmez hadımlarınla çürütemiyorduk senin aslında olmadığını ve yönetiyordu bizi batı

biz zaten biliyorduk
sakin olursak doğurabilecektik

bize gerekli penseleri verirlerse kadınlarımız filizlenecekti...

3 gün ileride buluşacaksak
çakmağın gazını niye doldurmadın.

hayat tektir.

bunu kurcalamak tek gibi gözenektir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 01:19:05
Mesaj:

bir kere kadın öznesi adam öznesinin reglden doğum sonuna kadar zamanını hapseden bir saçmalıktır.

adam nesnesi kadın nesnesiyle ilgilidir çünkü tohum bir tabiat olaydır.

bilimsel olmak gerekirse

kütlenin sonunda ne olduğuna uyutulmak kuraldır.

nereye gidersen git.

bir yere gitmek istiyorsan da bu senin sonun olabilir eğer yaptıysan.

vazgeçerken ejderha çıkıyorsa karşına

fiziksel alanın dışında kalmayı da becereceksin yemin et

yardımına gelenler

orda samimiyetindir...

orda ne bulacağına bağlı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 01:20:07
Mesaj:

hıh!

başka da birşey yok.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/22/2008 01:30:19
Mesaj:

lezzet ile radübal.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/24/2008 01:57:03
Mesaj:

güzergahımda zulüm var


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/24/2008 01:57:54
Mesaj:

şakır şakır orman


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 01:38:41
Mesaj:

deneme metni...

küllü metinlerden biri daha küllü müziklerle.


öyle çok sildim ki, artık nereye dokunabileceğimi bilmiyorum sanki birşeye benziyormuş gibi bu avntuları ürkütmekten korkutuyorum daha çok yapınca geriye daha çok bırakmak istemiyorum.

sigarayı normalde bırakabilecekken
daha az içebilecekken köpürtmekten
daha az sakal bırakabilip
ortalığı birazcık toplayabilecekken
sızlanmaktan
öfkelenmekten
ümük sıkmaktan
masaya yumruk vurup
sandalyenin altında oturmaktan bıktım...

ne olacağını birazcık görüp feci biçimde yanılmaktan
ve herşeyi görmekten bıktım...

bir kelimeye oynayarak olmayacak bu iş biliyorum sahil tarafında lastik filan yakmışlardır

nevruzu böyle kutlamalarından
bir takıntı halinde memleket sorunlarına üzülmekten
türbandan
tayyipten
ilk defalığına gülden
bıkma deme bana
susmaktan çoktum
osurmaktan göçtüm

neleri sonlandırmadığına ve
her yönü idare ederken uslu bir çocuk gibi durmaya bak

tüm sebeplerini sırtına alarak
ne yapacağını hiç bilmeden...

kişisel kıyamet zamanı...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 01:42:23
Mesaj:

sanal alem herşeyin bir fazla olduğunu sanmaya şımarıyor

haklı da...

bilindik tiksinmelerden değil hale getirdik herşeyi

oysa tiksinti tiksintidir...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 02:19:23
Mesaj:

türk sineması bir daha babam ve oğlum gibi televole hüzünlenmesi filmlerinden çevirmesin
türk hükümeti türbanı refaranduma açmasın

çünkü bizde hepsi kabul görüyor

biz adamakıllı olmayı becermek istiyorsak çoğunluk için diyeyim epeydir hiç bu şekilde hazır olmadık saçmalamaya.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 02:19:59
Mesaj:

meee!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 02:21:02
Mesaj:

normalleşmeye yaklaşmak için sanırım bir 20 yılımız daha kaldı.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 02:22:09
Mesaj:

bizi taa buralara getiren zihniyet için

tam bin cem karaca gücünde "teşekkürler türkiyeeeee"


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 02:23:37
Mesaj:

usan artık ey büyük ulus...

olduğun şey yanlış...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 02:25:50
Mesaj:

ve keşke daha iyi olabilseydi.

eminim orhan abi batsın bu dünya için barış ve adaleti kullanmak zorunda kalmayacaktı.

bizi bu biçimde komik yapan şeyin ne olduğunu bilmiyorum.

şamatadır kafam.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 02:26:08
Mesaj:

uzaktan düşünmek kolay.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 02:35:02
Mesaj:

daha sert geliyor olabilir belki uygarlık

bunu anlıyorum...

ama samimiyet yaşamın tam kendisidir

26 mart 2008 çarşamba saat:01.35 filan ve memleketim kıyıda

işte bunu hiç anlamıyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/26/2008 02:38:38
Mesaj:

hadi kişisel duvarları boşverelim

kalelerimize ne oluyor böyle be.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/27/2008 01:01:51
Mesaj:

içdüşüncelerine açıl susam metodları.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/27/2008 01:05:46
Mesaj:

birayı kırmızıya boyamalarını sevdiğim için tuborgçuyum.

extralarımıza votka bulaştırılması en yaygın şehir efsanelerimizden biridir.

aslında değil.

sadece 1.5 derece fazla alkol var bunlarda.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/27/2008 01:30:04
Mesaj:

şule standart bir kadın

oje krem al pul topuk etek perma konusunda çalışmış biri.

şehmus sakalını kesmekten usanmış bir biçimsiz okey ve tavla oynuyor

2 metre boylarında yakışıklı çaycı sicili temiz takılabildiği kadar takılabilir çünkü refereansları güçlü pipisi 11 santim ama işlevi konusunda iddialı değil zaten.

ikisini bir araya getirmek gerekiyor

gerisini getirmek gelmiyor.

bile lafını nereye koyacağım o zaman.

böyle bile öyle bitti geld içimden...

akla ihtiyacımız var.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 04:10:59
Mesaj:

ulu standart...

endamlı çit...

cam güzeli...

süzme salak...

teke zortlaması...

cibinnick...

akla gelen...



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 04:16:21
Mesaj:

kiremitte kaşarlı karides üstüne fesleğen yanına da reyhanlı salata sızma zeytinyağı süzme salak hızma kazak bızma bızarak gideceğin yol yok belli oldu dibine vurarak büzme şokella bızma bızır azma yazılır.

ben bazı şarkıları itibariyle barışmançonunbazışarkılarıcıyımdır...

yumuk yumuk elleri var kömür kömür gözleri var...

daha daha neleri var neleri var ben bilirim ben bilirim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 04:22:06
Mesaj:

takvimler günün neyini gösteriyor

günün yemeğini mi?

yahut,

günün lafı

günün adı

dümbeleğin bamı

bamın salağı

yalağın suyu

ineğin otu

bokun püsürüğü

anlamın amı

yamanın paçası

aklın anlayacağı...

o kadar mı zor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 04:35:19
Mesaj:

tahammül açıklanabilir bir duygu.

bekar evine kız istemeye giden yampirik manda yuva yapmış söğüt dallarına benziyor...

teknoloji ve akıl geliştiği için böyle olsa gerek.

hepsi açıklanabilir şekilde kafamda manalar taşıyor.

anlatımı değil duyguyu tanımlamak zor.

kızan birini anlarsın. niye kızdığını "karşı taraftan" tanımlayamazsın.

paradokslar girer araya.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 04:41:58
Mesaj:

cumartesimin entarisi tüllerini açtı etekleri dökülüyor önüne canım kızak istiyor delta kanatla dağın başından çayıra uçmak büyük gayelerimden çalıntıyı geriye koyarsan af gidersen azap var uçacağına setin volümüne yüklen...

yüklem ve özneden sonra bağlaca tabiyim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 04:44:05
Mesaj:

www

vıııvvv!


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 04:44:59
Mesaj:

esnemekten ensemde azı dişler sikişecek gibi oluyorum.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 04:47:23
Mesaj:

bira kokusu kuku kakası kikiki kasası kütük kızak kimyon ve nalbantı duvarında nazar boncuğu astırtan duygunun kafası...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 04:53:24
Mesaj:

inatlarım var bunda sabitim açıkçası
euro'ya öro deme nedenim eurovision'a örovizyon deme nedenlidir.

hal böyleyken öyle...

Yazan - babaxa - 30/03/2008 05:17:07


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 04:59:12
Mesaj:

ben mesela müsait bir yerde inecek bir lafına takmıştım sene 1861.

uygun bir yer. hem türkçe hem daha yalın.

parayı uzatır mısınızı da sevmem.

iletir misiniz.

60ı
atmış diye değil altmış diye söylerim

inandığım allaha bildiğim tanrı inancı hepten allah oldğu için allah derim tanrım lafını sevmem

kalıplar algılar kapılar ve nihai sonuçlar...

eğer açıklayabiliyorsak.

bir bi olsun. r olmasa da olur.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 05:02:54
Mesaj:

dün barda claire'e benzeyen sarı bir çıtır gördüm bluzünün askısı omzundan koluna doğru düşmüştü.

cinsel fantazi + kdv...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 05:03:38
Mesaj:

askı naylondandı yani şeffaf kdv buydu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 05:05:57
Mesaj:

tema global

endex düşüyor askı gibi

zamanaşımına uğrayarak bir an öncesine doğru seller akıyor şelaleden

ve şelale fena kız ismi değil...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 05:09:25
Mesaj:

bir karar aldım nasıl olacak tam bilmiyorum

adı gitmek...

ölerek kalarak veya giderek...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/30/2008 05:12:57
Mesaj:

bling bling diye bir müzik çalıyor, ev soğuk mevsim normallerin üstünde

baktım ki parmaklarım üşümüş

oğuşturdum hohladım baldırımın arasına sokuşturdum diye düşünüyorum

klavyeyi bırakmadan hiçbirini yapamam

yazmanın ısıtma finali

ısınacaksan yazamazsın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/31/2008 00:20:25
Mesaj:

ararlar ya insanlar birden bazan
şaşırırsın

motorsiklet duygusu bir bakıma buna benziyor


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 03/31/2008 01:41:37
Mesaj:

nasıl olduysa uyandım bitmesi gereken 1 tama yakın biram varmış meğer ve avuçlar dolusu kabakçekirdeği geçerli sebeptir buna

kandırıyorum hayatı o beni yaşadı sanıyor
oysa otomobllerin arasından çarpraz geçince
gerçek şu
otomobil uçar gider
kanatlar var

tüm zulümlerine rağmen hayatın
yaşamak güzel şey

bunun için kadıköy'de
her pazar balık

ve 30 liraya sağlıklı bir dost topluluğu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/01/2008 21:42:03
Mesaj:

ve goran içeri girdi.
başında terbiye edilmediği için kötü kokan pamuklu kumaş pisliği yayan kalpaklardan vardı.
mutfak tezgahının yanındaki sehpaya dayandı.
sehpanın ağaç tutkalıyla yapıştırılmış ayağı kırıldı ve adam yere yuvarlandı.
arkadaşı o'nu yerden kaldırdı.

sana opostrof koymayı öngörüyorum dedi...

neye dedi

özele dedi

niye dedi

sen bir kişisin dedi

açıkla dedi

kolu yere paralel bir v işareti olmuş dirseği acımıştı dirseğini sehpanın devrik tablasına koydu v konuştu

ben dedi
1.90 boyunda değilim, atletik ve gözlerim yeşil,
başım akıllı, fıttırmalarım deli, hele biri hiç değilim,
ama biriyim dedi

su ister misin dedi

evet dedi

kalem dedi

evet dedi

kağıt dedi

hayır...

sabah olmak üzereydi
dünyanın hisleri günbatımında ya da doğumunda anlamla dolar yani ya

ışık pervazı geçti gözünü aldı goran'ın

bir gözünü kapadı diğerini açtı böylece savunabiliyor gibi hissetti kendini

...

dolaba gidiyorum

oradaki kılınçlardan kestirdiğim birini alacağım

yastığımın altına koyup uyuyacağım

uyanındırana savuracağım

uyandırılmazsam da elimde tutuyor olacak olacağım

dedi...

...

goran bir savaşçıydı kabiliyetleri sıralamakla bitecek gibi değildi

dakikada çektiği şinavların, barfiksten geçtiği sınavların haddihesabı yoktu

dolaba gitti orda kılınç yoktu

geri geldi ve sehpanın bacağını eline alıp kemerine geçirdi

rodabüst atmacası işlemesinden sehpa ayağının pabucu artık iyice sabah olan sabahın güneşinde parlıyordu

zorladım dedi

çıkıp gitti

kapı
kapıcının sabahın 8indeki hizmetindeki profesyonelliğin rüzgarından ötürü bir ileri bir geri gidip gidip geliyordu

son rüzgar çarptı

kapı kapandı

...

sokak çikita muz ile narenciye şamata arasında bir şey kokuyordu

gitarlarında ters nota basanların zamanı başlamıştı

içi gıcıklanan mahalle sakinleri kalkıp tabaklarına zeytin dizdiler

yanına da çay...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/01/2008 21:43:29
Mesaj:

kurgusal metinler hep başladığı yerden itibaren tüm zaman dilimlerine hakim olmak zorundaysa galiba hiç sevmiyorum bunu...

hatta galibası malibası filan da yok.

zonk diye...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/01/2008 21:45:25
Mesaj:

zaten yazarken bile yazıyla ilgilenmenin ilginç bir tarafı yok esas olan aklından geçeni söylemektir

dedi

ben de bunu yapıyorum zaten

dedi


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/01/2008 21:45:40
Mesaj:

gibi...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/01/2008 21:46:41
Mesaj:

nasıl yazıyoruz
nasıl düşünüyoruz

herbirinde herbirbölümünde neler oluyor

asıl ilginç olan kısım bu...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/01/2008 21:53:03
Mesaj:

migrenim tuttu açık bir duygu anlatımıdır

son sıçtığımda taşta biraz bok çapağı bıraktımdan daha iyi değil

buradaki fark şu

birindeki acı öbüründeki ehlikeyfe benzemyor

...

ben mesela şunu hiç sevmem hayatında yaşamadığı bir şey bir his bir durum benzerini doldurmamış biri senin konvoylar kaldırdığın bir konuda şu ifadeyi kurar

evet seni anlıyorum...

bok anlarsın...

migrenli olan sıçanı, sıçan ağrı çekeni anlamaz...

ifade biçimleri konusundaki dikkate değer taraflar çepeçevre hertarafımızdadır.

fikir yürütme biçimleri duygu olamaz...

zaten anlamayan varsa da anlamaz.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/01/2008 21:57:54
Mesaj:

şapırdayan ağız aslında düşünen beyne benzer

tat, tükürük, yutkunma, katurkutur ezme, gırtlaktan geçme, mideye inme, klozete düşme vardır orda.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/01/2008 23:35:47
Mesaj:

şimdilik sayfanın başını daha iyi bir şeye saklamalıyım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/02/2008 01:56:02
Mesaj:

kız çağırmadı ama ben gittim.

hava soğuktu
diğer arabalar delirmiş gibi şerit değiştiriyorlardı
gece yarısıydı
yollar endişeli karanlık ve yoğundu.

kız çağırmadı
ama ben gittim
bahçede 2 bira içip bir defter bitirdim...

...

bazan çağrılsak da olur çağrılmasak da...

zaten varsa gidesimiz gitmiyor muyuz..

erkeklerin aptallığı bu

gidip gelmeler başka

bulamamak başka.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/02/2008 02:03:37
Mesaj:

hisler
en kuvvetli yönleri
ve bir tarafıyla bile düzeye çıkan
boncukları ayıklama fasılları...

kan içenlerle

çiçek yetiştirenler...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/02/2008 02:07:55
Mesaj:

her zaman düş biçelim

kabusları hep geçelim.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/02/2008 02:12:52
Mesaj:

çeşitleri çoğaltabiliyordu

azdan çoğa giden o duygularla ilişik

şurdanburdan şımaran küçük ailelerin küçük çocukları gibi tek

manzara seyredebliyordu hiç değilse tek olan çocukların izlediği gibi net

şeyleri görebiliyordu karıncalanan görüntülere aldırmadan kanal değiştirip

parmağını şıklatınca ağrının geçmesinin ne demek olduğunu böyle anlatmak istedim...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/02/2008 02:15:17
Mesaj:

hep biliyorum ki yettiği kadar uğraşarak bir ton emin olmakla beraber

hepsini yapacağız ve sadece birazına bakacağız manzara dardır hepsi kişisel...

yes dünya bold

no yaşam light


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/02/2008 02:18:19
Mesaj:

allahım,
yoklaya yoklaya nereye kadar...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/02/2008 02:29:31
Mesaj:

sabri 7sinde eflatun bir odada öldü

ikinci katta cansız bir biçimde mordu ve çocuk olarak yatıyordu kollarındaki serumlardan ötürü şeffaflaşmış bir kadavraya benziyordu tüm vücudu

hepimiz yukarı ikinci kata bakıyorduk eflatun bir odada felsefeler dolaşıyordu fısıltılardan nefret ederek

biz yeni evlenmiştik fanilalar lavanta ve yosun kokuyordu

sabri gideceği olduğu için gitti

kalacak olmanın ne demek olduğunu öğretip.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/02/2008 02:30:12
Mesaj:

ayağın uyuşmasını yere düşmesinden anlarsın


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/02/2008 23:59:42
Mesaj:

sokakları birbirine bağlayan dik ve çok basamaklı merdivenler vardır
bakınca direkt olarak bunları kullanan insanların zulmünü görürsün sabahın köründe işe giderken
inmek zorunda olanlar çıkmak zorunda olanlar
yüksekte oturuyorsan iner çukurdaysan çıkarsın

her inişin bir çıkışı var

sokağın öbür ucu öyle uzatır ki adam merdiven yapmış, kullanmaktan başka yolun kalmaz...


işte bu nedenle de şehir mimarisi yaşam koşullarının basamaklarına benzer.



Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/03/2008 00:05:09
Mesaj:

işyerinde bir toplantımız vardı
patron bir kadın ve biraz çılgın yürekli detayları yok şimdi sohbetin
dedi aşık oldum
dedim aşk kontrol edilebilir bir duygudur aslında

o an içimden gelmişti

kadavra görmeye kimse dayanamaz

ama birileri morgta çalışır ve buna alışır

duygular tanımlanmamış ifadelerle doludur

kırda mavi üniformalı bir park bekçisi plajda şortlu bir cankurtaran ya da morgda tüm dünyası mahvolan birine parçalanmış cesedini gösterdiğin bir yakını için çekmeceyi çeken ve o surata bakan görevli olabilirsin

dünya türlü türlü...

görevli...

bence bu dizinin en önemli çıkarımı bu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/03/2008 00:07:25
Mesaj:

yeni kavramsal çağ başladığında her zamanki gibi buna hazır olmayacağız

insan
gelen şeyi reddeder gibi davranma alışkanlığından vazgeçmeyi hiç bilmez

birşey geliyordur ama sen tuvalet kapısı yanlışlıkla açılmış bir helada donunu çeken refleksler gibi utanarak takılırsın.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/03/2008 00:12:45
Mesaj:

duygu ve dil çeşitlemesi için köpüren bir yığın nedenlerim var

başka bir konu bu

anabaşlığı insan olan o konunun bitesi yoktur içinden çıkamazsın başladıkça sürer sona erdikçe de tekrar doğar

zevk için mi zulüm için mi

bence zulüm

kan fışkıran yerleriyle un kurabiyeleri çayla iyi gider...

5 çayı

öğlen molası

2-4 nöbeti

dinner time

time after time...

mertebe yükselsin çıta ortadan ikiye çatlasın...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/03/2008 00:17:12
Mesaj:

sığ insanların hayatlarında kolaylaşan o kadar çok şey vardır ki bu kurnazlıktır aslında tembelin yaptığı işi kolaylaştırır

bir şirkette diğerlerinden az tümden fazla birşey yapmadan maaş alan kurnazlara benziyor

işinibiliyorsun fazla göze batmıyorsun çapın ona göre ve yaşıyorsun...

tüm dünya bulunduğu yeri haketmeyenleri taşıyarak yaşıyor.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/03/2008 00:22:03
Mesaj:

insan beyni eğitiminde level ilerlemesi mümkün değil

çağlar bunu gösteriyor

ben ilerledim de söylüyorum demeye getirdiğim de yok

insan toplu bir katliam haline dönüştü

genel olan azın çoğu değil mi?

evet öyle...

biliyorum bir medyum şaşırtmasını seven gelecekte neler olacaklardan daha önemli binşey var

gelecekte neler yapacağım...

gelecekte kıracağımız dersleri düşünüyoruz.

ve sonra da bu bizim yaşam biçimimiz oluyor.

uğraşmak değil
saçmasapanlar için dövüşmek gerekmiyor.

bu yüzden de ben bir aptalım.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/03/2008 00:31:26
Mesaj:

samimiyet bütün bu dünyanın temelidir

dolaylı çıkardan bi bok olmaz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/03/2008 00:39:16
Mesaj:

aslında özelleri daha fazla bahsetme nedenim topluluktaki sayının azalmasıdır

yaygara yapmak yerine rahatça azçok sızlanmayı yeğliyor ego.

tüm egoların yaptığı gibi zamanını kolladım bunu yapmak için

ve geldiğini düşündüğüm için de yaptım...

klimayı seviyorum

boruları damlatıyor.

çelişki bir filozofla rakı içmeye benziyor

ekran var görüntü çok ama manzarayı seyredemiyorsun.

bişeye benzetince herşey bişeye benzer ya...

buna benziyor...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/03/2008 00:40:32
Mesaj:

megafonun sesini sonuna kadar aç

sonra da bağır.

iş bu.


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/03/2008 01:17:05
Mesaj:

elin parfümlü şampuanlardan
yüzün pamuk temalı simgelerden kokuyor

atladığını atlıyorsun
canın sıkılınca çıkıp yokoluyorsun

ben okumadan yolluyorum sen çok oluyorsun

şapkası şimşek

bornozu baston

memeleri narkoz yaptın

çalkaladıkça çalkalıyorsun

ne dedin sen lügatında

bakırköy sydney hattında

sigortaları atan hatların şarkılarında

eleavuca gelmez

eleavucahiçgelmez

şekiller simalar şamar gibi şakalar

lafların nereye gideceğini bilenlerin simaları

balkonda yatan birinin salondaki sürahiden geceleyin su içtiği uyanış

halıdaki balonu tekmele

eline geleni

ağzına gibi geldiği söylediği yazılardan

harbiden

ne var ne yok

düğümlenen dil

çözülen ilmek

akıllanan mp3

hertaraftan saldıran ne varsa parçalanan

gri ve beyaza benziyor canın çıkınca kargayla bahçede dolaşınca bir kedi

elbirliğiyle alınmış kararlar gibi büyük alışveriş merkezlerinde

starbucks'da

istanbul film festivali camel içiyordu

devlet tiyatroları zamanı akp assolist

komaya giriyorum

alnımda yazıyor

yazıyı silemezsin

silsen bile durur o

yerinden oynatmak yoketmek demek değildir

durur o...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/03/2008 01:24:35
Mesaj:

sıfırlanmaya hazırım...

tüm yaşamıma rağmen...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2008 01:30:40
Mesaj:

raci kılkuyruğun teki.
üşenerek gittiği bir dönerekmek partisinde herkesin eğlendiği halde arka tarafta dönerekten benzerleriyle gözgöze gelerek bu törenin bitmesini bekliyor

dışarıda bir ambulans bekliyor

ambulanstaki her hemşirenin eli geçen günden kalan ağdanın kılını sıvazlayan o hareketlerden yapıyor bakımları tam.
ambulansın şöförü yahut şoförü aybaşında bitmiş bütçesi vaya ya da aybaşında sinir küpü olmuş zevcesi ve bozuk moralini
hemşirelerin etekleri yukarda bacaklarıyla avunduruyor...

parti bitiyor

insanlar dağılıyor

birikisi kusuyor onlara bakınca zaten var sayılmazlar

birikisi yerlerde yuvarlanıyor

onlara bakınca zaten parti hep sürmeli hep sürmeli...

sonrası gelmeyeceği için eğlenceyi düzenleyenlerin sesi şöyle gelişiyor;

hayat bu belli olmaz...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2008 01:37:16
Mesaj:

musluk boruları nasıl suyla doldu da yüzümüze çarptık diye düşünürken bulunca kendimizi sonrasını bilmiyorduk ve nedeni yoktu ya başlamasının

köpüren köpük

başlatılan şarkı

bitirilen elektrik tüketimi

esas şimdi ununderstand zamanı

kırda koşarken yenilmiş kıvırcık yeşil sahte gözlemelere benzeyen otlar

herhangibiri için her hangi biri kısmının hangisini ayıracağını bilmezsen buna kafa yorma, şarkı biter sonra...

zırva zaten zırvadır
daha başlarken bellidir biteceği...


Yazan: babaxa
Cevap tarihi: 04/06/2008 01:39:46
Mesaj:

raci parti çıkışında taksiyi çevirdi
bir basketbolcu hüneriyle parmağının ucundaki küre gibi dönüyordu dünya baş