| Bilgilerim | Üye Kaydı | Yeni Mesajlar | Üyeler | Arama | Yardım | Sohbet
 Bütün forumlar
 *Yaşama dair her şey*
 Bu ayın Kronolojisi

Note: Mesaj gönderebilmek için üye olmalısınız.
Üye olmak için tıklayınız.

Ekran boyutları:
Üye adı:
Parola:
Mesaj:

* HTML KAPALI
* Forum Kodu KAPALI

  İmzanızın görünmesi için işaretleyiniz.
   
K O N U     İ Z L E M E
gunes Gönüllü olark bir arkadaş, Ekim ayının kronolojisini yapmış. Aslında her ayın birinci günü birileri bunu güncellese, ne iyi olur.
Belki devamı gelir, ben başlayayım da...

Bugün 1 Kasım...

3'ü AB'ye girdik falan...
4'ü Rize'de sel, 10 ölü...
5'i Ramazan başladı. Daha ilk iftarı yapmadan "sevişerek oruç açılır mı?" tartışması patladı.
6'sı Dubai'den Maktum geldi.
7'si Tavuklar grip oldu.
8'i Sakal-ı Şerif, malum.
9'u İstanbul İtfaiyesi'nin 103 eri, iftar kumanyasından zehirlendi.
11'i Attila İlhan öldü.
12'si 5 şehit daha...
13'ü Başbakan tavuk yedi.
14'ü Rektör tutuklandı.
15'i İstanbul'da benzincide bomba patladı.
16'sı Maliye Bakanı oruçtan hastanelik oldu.
17'si milletvekili futbolcuya şişe attı.
18'i milletvekili hakem tokatladı.

18'i TRT Genel Müdür Müşaviri bir diziden avanta aldığı iddiasıyla gözaltına alındı.
18'i Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Bütçesi, ilk kez hastaneden açıklandı. Maliye Bakanı'nın eşi gazetecilere "Bakan hepinizi seviyor" dedi.
20'si İzmir 5.9...
21'i "Ben UNICEF'ten geliyorum" diyerek okuldan çocuk kaçıran sapığın, işkence evi ortaya çıktı.
21'i Başbakanlık Müsteşarı aşırma yaptığı iddiasıyla öğretim üyeliğinden atıldı.
23'ü Nermin Erbakan öldü.
24'ü Dubai kuleleri, çift burgulu...
25'i Yuvada çocukların kafalarını tokuşturdular, kaynar suyla haşladılar.
26'sı Gazinocular Kralı öldü.
28'si Uğur Dündar gözaltına alındı.
29'u Cumhuriyet Bayramı... Cumhurbaşkanı ile Başbakan konuşmuyor.
30'u Aileden Sorumlu Bakan 5 gün sonra Malatya'ya geldi. Ama çocuklar İstanbul'da

estarabim bugün Sabah gazetesinde Yılmaz Özdil yazmıştı bu listeyi.

Ben gönüllüyüm. Kabul edenler, etmeyenler?:))) edilmiştir:))

gunes Maddelere bakınca insan, nasıl da heyecan verici bir ülkede yaşadığını hatırlıyor.
gunes
alıntı:

Ben gönüllüyüm. Kabul edenler, etmeyenler?:))) edilmiştir:))

6 Kasım için, Futbolcuya şişe atan Milletvekili, poposundan vuruldu yazabilirsin.

estarabim yazdım bile:))
estarabim yalnız, bu, şişe atan değil hakem tokatlayan amca. Öbürüne daha bişey olmadı:)
gunes Kadından ve aileden sorumlu bakanın, çocuk yuvalarında MUHBİRİ olması da kayda değer bence
gunes Esterabim nasıl gidiyor?
Ulema
İsviçre maçı, tekme tokat
Susurluk Şemdinli

umutmabunları, gündem çok yoğun haberin ola

gunes
alıntı:

Esterabim nasıl gidiyor?
Ulema
İsviçre maçı, tekme tokat
Susurluk Şemdinli

umutmabunları, gündem çok yoğun haberin ola


-PKK nın isteği üzerine Hakkari valisi görevden alındı
-Başbakan bir uçak daha aldı
-Deniz Akkaya dayak yedi, Hülya Avşar kaşınmıştır dedi
-Serap Ezgü yüzünden biri daha öldü
-Asıl Samsun'daki Mavi Akım açılışında bir tabela vardı, onu bulabilirsen koy: "Gaz Verme Törenine Hoşgeldiniz" diyordu.
-Ataşehir karşısında yapılan Incity de bir daire fiyatı 900.000 USD bu da benden.

Kolay gelsi, esterabim

ra
alıntı:
PKK nın isteği üzerine Hakkari valisi görevden alındı

Son derece önemli bir konu.
Bu saptamaya katılmıyorum.
Şemdinli olayının ardından "süzülen" bu olmamalı.
gunes
alıntı:

alıntı:
PKK nın isteği üzerine Hakkari valisi görevden alındı

Son derece önemli bir konu.
Bu saptamaya katılmıyorum.
Şemdinli olayının ardından "süzülen" bu olmamalı.

Bence aynen öyle. İstersen, politika penceesinde, güney kürdistan-kuzey kürdistan başlığı altında tartışabiliriz.

ra Sözünü ettiğin başlık altındaki yazılanlara hakim değilim; yine de bu olayı "tartışalım" derim; nerede olursa olsun.
gunes
alıntı:

Sözünü ettiğin başlık altındaki yazılanlara hakim değilim; yine de bu olayı "tartışalım" derim; nerede olursa olsun.

Vaktin var, önce oku istersen, zaten çoğunu ya ben yazdım, ya da kaynak göstererek bir yerlerden alıntıladım. Ama burada tartışırsak kızıyorlar.

Kendinden başka her konuda fikir sahibi olanların yerinde tartışalım:-)

ra Kızanlara aldırmadan yola devam edelim ve önce şu soruya yanıt verelim: Biz o bombayı kimin attığını düşünüyoruz?
gunes
alıntı:

Kızanlara aldırmadan yola devam edelim ve önce şu soruya yanıt verelim: Biz o bombayı kimin attığını düşünüyoruz?

Ben değildim. Sanırım sen de değildin...

Derin devlet diye bir şey var mı peki?

ra Derin Devlet kavramını sanıyorum ilk olarak Nihat Genç "üretti", o günden bu yana çok fazla şeyler yazıldı-çizildi bu kavram üzre.
Var mı -yok mu sorusunun üzerinde durmanın çok da anlamlı olmadığını düşünüyorum.
gunes
alıntı:

Derin Devlet kavramını sanıyorum ilk olarak Nihat Genç "üretti", o günden bu yana çok fazla şeyler yazıldı-çizildi bu kavram üzre.
Var mı -yok mu sorusunun üzerinde durmanın çok da anlamlı olmadığını düşünüyorum.

bombayı kim attı diyorsan, belki de üzerinde durmak gerekir.

ra Var, elbette var demek istemiştim. Şu şekilde konuşmak daha doğru olur sanırım; vardır, elbette vardır.

Sıradaki soruya (sen sormadan) yanıt vereyim; bilmiyorum, ama kendimi güvende hissetmiyorum.

gunes
alıntı:

Var, elbette var demek istemiştim. Şu şekilde konuşmak daha doğru olur sanırım; vardır, elbette vardır.

Sıradaki soruya (sen sormadan) yanıt vereyim; bilmiyorum, ama kendimi güvende hissetmiyorum.


Ben derin devletin hâlâ olduğundan emin değilim...

ra Derin Devlet kavramını (varlık-yokluk bağlamında) sorgulamak, isimleri de sorgulamayı gerektirir.

Örneğin; Şemdinli'de sıkışan polis neden M. Ağar'ı aradı? Aradığı kişi neden N. Menzir değildi, Başbakan'a ulaşamayacağını varsayalım; neden emniyet genel müdürü (ya da yardımcısı) değil aradığı kişi?

gunes
alıntı:

Derin Devlet kavramını (varlık-yokluk bağlamında) sorgulamak, isimleri de sorgulamayı gerektirir.

Örneğin; Şemdinli'de sıkışan polis neden M. Ağar'ı aradı? Aradığı kişi neden N. Menzir değildi, Başbakan'a ulaşamayacağını varsayalım; neden emniyet genel müdürü (ya da yardımcısı) değil aradığı kişi?


Bence Derin Devlet, isimlerden bağımsızdır. Bugün A olur, yarın B. Bu bir mekanizmadır. Her ülkede vardır, olmalı mıdır ayrı konu ama vardır.

estarabim bugün son gün
eklemeyi unuttuğum şeyler var mı diye gazetelerin bir aylık haberlerini tarayıp tamamlayacağım. en kısa sürede yd anasayfada 2005 kasımında neler oldu yazısı
naz Estar-abim süpersin walla.
gunes Esterabim,
Çok önemli değil ama bir ayrıntı: Binali Yıldırım erkek erkeğe yemek yerken, karısı yan masada yalnız yemek yiyordu.

Aslına işin zor, onca olaydan en can alıcısını nasıl seçeceksin, merak ediyorum.

estarabim aslında nelerle karşılaştım neler ama gün başına 3 maddeyi geçmemeye karar verdim (çok özel günler hariç)
ra
alıntı:
Bence Derin Devlet, isimlerden bağımsızdır. Bugün A olur, yarın B. Bu bir mekanizmadır. Her ülkede vardır, olmalı mıdır ayrı konu ama vardır.

Devlet son derece güçlü bir "aygıt/mekanizma/kuruluş". Tüm vergileri topluyor, bütçe yapıyor, devasa harcamaları-yatırımları-özelleştirmeleri vs vs "ayarlıyor".
Bu derece büyük bir güce "derin/tanınmayan/bilinmeyen/sorumluluk kabul etmeyen" birileri sahip ise kendimizi nasıl güvende hissedelim?
"Derinde" kimler var, kaç kişiler, "neye göre" karar veriyorlar, tanıdıkları anayasada neler yazıyor?
Örneğin; bizim gibi insanlar hakkında ne düşünüyor ve ne "kuruyorlar?"
naz Dostalarını aramadığın günlerde seni gıdıklamayı düşünüyorlar.
gunes Estarabim, hani kronolojik olarak Kasım?

Bekliyoruz...

estarabim az sabır güneş:)
pazar günü yayında, son anda dünyadan da haberler ekleyince böyle oldu
estarabim Şu saat itibariyle söz editörlerde

Ocak ayının ilk günlerinde görüşmek üzere:))

gunes Aralık ayı için 3 Aralık'a Güneş kurdeşen döktü yazabilirsin. Pazartesi öğlen doktordan randevu aldım. Ühü ühü...
estarabim aslında bir kişi de "aralıkta forumda ne oldu" görevini alabilir ama ben değil tabii:)
gunes Kronolojik olarak Kasım, biryerlere mi gizlendi?

Neden göremiyorum?

estarabim http://www.yasamdersleri.com/yazi.asp?id=2719

ha sen bunu göremediğin için mi kurdeşen döktün yoksa.:)

e söz editörlerde dediğimde analamamış mıydın?

Yaşamdersleri anasayfayı takip etmeyen biri daha çıktı:))

gunes Bak Erdoğan'ın İslamifobya türetmesini duymamıştım.

Aslında zamanım olsa, bu adamın söylediği acaip cümle ve sözcükleri de toparlama isterim.

Hatta, Türk Siyasi Edebeyatı diye bir başlık açsam da, herkes duyduğunu bildiğini eklese.

Belki günün birinde kitap olur.

gunes
alıntı:

ha sen bunu göremediğin için mi kurdeşen döktün yoksa.:)


Dün doktora gittim. Döküntüm kurdeşen değil, erişkinlerde görünen bir çeşit "su çiçeği" ymiş.

Artık, çiçeli güneş'im.

Beni üzmeyin, bana iyi bakın, ben hastayım, çok hastayım.

mephistopheles geçmiş olsun!
çocuklara bulaşmıyor mu? Mina nasıl?
neoone geçmiş olsun efendim, acil şifalar
gunes
alıntı:

geçmiş olsun!
çocuklara bulaşmıyor mu? Mina nasıl?

Bulaşıcı değilmiş. Her insanın vücudunda aslında su çiçeği virüsü mevcutmuş. Vücut zayıflayıp, stres ve benzeri etkenlerle savunmasız kalınca döküntü şeklinde açığa çıkarmış.

Kasık bölgesinde bir tane büyük, diğerleri ondan daha küçük olmak üzere, sayıları yüzlerle ifade edilen, dışı kırmızı ortası sarı güle benzeyen beneklerim var. Hastalığın halkı dilindeki adı "Gül" müş.

Önce göbek nahiyesinde başlayıp, yavaş yavaş tüm vücudu sarıyor. Ve parmak uçlarından çıkıyor. İyileşme Süresi yaklaşık 4-8 hafta arasında değişiyor.

Hastayımmmmm ve kimse benimle ilgilenmiyor.

aybala

Geçmiş olsun bir isteğin var mı?

gunes
alıntı:


Ne yapıyorsun Aybalam.

Doktor kesinlikle kolonya sürme dedi. Öldürecek misin beni?

mephistopheles bu tür hastalıkları da büyüyünce geçirmek cidden kötü oluyor. ben kabakulak olmuştum geçen kış. :) karizmamı hala toparlayamadım...

aslında çocuklaştırsa... yine öyle hissetsek... okula gitmediğimiz için hastalığı kar saysak...

aybala
alıntı:

Ne yapıyorsun Aybalam.
Doktor kesinlikle kolonya sürme dedi. Öldürecek misin beni?


Hasta ziyaretine böyle gidilir ya...
Keşke portakal getirseydim :(
gunes Estarabim,

Tarihi ve yeri araştırman gerek ama olay şu.

Anadolu'nun bir kasabasında bir öğretmen, ezan okunurken camı kapattığı ve derste evrim teorisini anlattığı iddiasıyla, bir maaş kesintisi ve görev yeri değişikliği cezası almış.

Kasabanın imamı, kahvede konu hakkında brifing verip, öğretmenin işten atılması için, kasabalılardan şikayetçi olmalarını istemiş.

Olaydaki

Öğretmen:Alevi
Cam:Pimapen
İmam: Yobaz
Ezan:Makamında okunan öğlen ezanıymış

estarabim olay baş harfi T olan ülkede geçiyorsa sorun var:)

epey uzun bir araştırma olacak, çünkü benzer bir üsür olay var:)

Bakarım bu gece

gunes Filosunu yenileyen Türk Hava Yolları (THY), satın aldığı 59 uçaktan 3''ünün filoya katılımı nedeniyle 15 Aralık''ta yapılacak tören için 1960''lı yılların pijama desenli nostalji uçağını hazırladı.Lale motifli yeni gövde tasarımlarının ilk defa sergileneceği törenin en büyük sürprizlerinden biri de, bir döneme damgasını vuran pijama desenli ''''Kahramanmaraş'''' uçağı olacak. Türkiye''de uçak denilince akla ilk gelen uçak tipi ve dizaynı olan 1960''lı yılların pijama desenli ''''THY nostalji uçağı'''', Airbus 320 tipiyle yeniden gökyüzüne çıkacak.

Bir yıl süreyle gökyüzünde uçacak ve geçmişe yolculuk yapacak olan ''''THY nostalji uçağı'''', ''''Turkish Technic''''te arşivlerden elde edilen teknik çizimler doğrultusunda çevre dostu boyalarla yeniden dizayn edildi. Airbus A320 tipi ''''Kahramanmaraş'''' adlı uçak için 250 kilogram boya kullanıldı.

gunes CIA Başkanı Türkiye’de temaslarda bulunurken Lübnan’ın en büyük gazetesi Nahar’ın sahibi ve Milletvekili Tüeyni, suikaste kurban gitti!

“Saldırıdan Suriye sorumlu”

LübnanlI Dürzi Lider Velid Canbolat, Nahar Gazetesi’nin sahibi ve milletvekili Cibran Tüeyni’nin suikast sonucu öldürülmesinden Suriye’yi sorumlu tuttu.

Canbolat, “Hariri’yi ve Suriye karşıtı gazeteci Kasrir’i kim öldürdüyse Tüeyni de onlar tarafından öldürüldü” dedi.

gunes Kaya Çilingiroğlu, İstanbul’daki trafik keşmekeşini sona erdirmek için ilginç bir öneri ortaya attı: ‘Kadınlara belirli saatlerde trafiğe çıkmak yasaklansın!’

En orijinal fikir

Son birkaç aydır hem yolcular hem de şoförler için işkenceye dönüşen İstanbul trafiği, herkesi çözüm arayışına soktu. Boğaz Köprüsü’ne ikinci kat, tek ve çift plaka uygulaması derken, bir orijinal fikir de Show TV’nin Sol Şerit adlı programına konuk olan Kaya Çilingiroğlu’ndan geldi.

Trafiğe çıkmasınlar

Kadınların şoförlüğünün iyi olmadığını ve trafikte ekstra tıkanıklığa yol açtığını ileri süren Çilingiroğlu, bu yüzden belirli saatlerde kadın şoförlere trafiğe çıkma yasağı getirilmesini istedi: ‘Kadınların trafiğin yoğun olduğu saatlerde trafiğe çıkmalarını kesinlikle yasaklamak lazım!’

gunes Ege TV'yi canlı yayında taraftar bastı

Lokman DAĞ/İZMİR, (DHA)

İzmir'de bölgesel yayan yapan Ege TV'deki ‘Futbol Dosyası’ adlı program, kendilerini Karşıyaka Spor Kulubü taraftarı olarak tanıtan bir grup tarafından basıldı. Güvenlikçileri etkisiz hale getirdikten sonra stüdyonun kapısını kırıp içeri giren saldırganlar, bir süre slogan attıktan sonra küfür ve hakaretler yağdırarak kaçtı.


Olaydan sonra Ege TV'ye gelen İzmir Emniyet Müdürü Halil Tataş, canlı yayında yaptığı açıklamada, “Bu kişilere taraftar demek mümkün değil. Bu yaşanan futbol anarşistliğinden başka birşey değildir. Saldırganların yakalanması için tüm ekiplerimiz çalışıyor” dedi.

Bugün saat 23.00 sıralarında Kahramanlar Semti'ndeki EGE TV'nin binasına plakası alınamayan otomobillerle gelen yaklaşık 10 kişi, güvenlikçileri tartaklayıp içeri girdi. Kimliği belirlenemeyen ve ellerindeki bira şişeleriyle binaya giren saldırganlar, Caner Erbesler'in sunduğu, Ege TV Spor Müdürü Suavi Yardımoğlu, Bülent Buda ve Metin Gökalp'in daimi yorumcu olarak katıldığı ‘Futbol Dosyası’ adlı canlı programın çekildiği stüdyonun kapısını kırdı. Canlı yayın sırasında stüdyoya giren saldırganlar, masaları yumruklayıp çevreye zarar verdikten sonra Karşıyaka Spor Kulübü lehine slogan attı. Spor yorumcuları ile stüdyoda bulunan teknik ekibe de küfürlerle hakaretler yağdıran saldırganlar, daha sonra kaçarak izlerini kaybettirdi.

Olayın canlı yayında yayınlanmasının ardından harekete geçen polis, alkollü oldukları belirlenen saldırganları yakalamak için çalışma başlattı.


estarabim Güneş, haberlerin ilk ikisini zaten not almıştım.Diğerini de alıyorum sağolasın

Yanlız geçen ayın raporunu ayın yarısı geçmesine rağmen sadece 25-30 kişi okumuş. Gelecek ay da böyle olursa sanırım daha fazla uğraşmaya deymez bence. Sen ne dersin?

gunes
alıntı:

Yanlız geçen ayın raporunu ayın yarısı geçmesine rağmen sadece 25-30 kişi okumuş. Gelecek ay da böyle olursa sanırım daha fazla uğraşmaya deymez bence. Sen ne dersin?

İşte sende 21.yy'ın en büyük sorunsalıyla karşı karşıyasın:

Reyting mi?
Toplumu bilinçlendirmek mi?

estarabim Toplum dediğin benim en sevdiğim 100 şarkıyı 1 ayda 700 kere okuyup geçen ay ne olmuş ne bitmişi 25-30 kere okuyorsa ben o topluma diyecek laf bulamam

not: "100 şarkı"yı ve onu okuyanları kötülemiyorum, baştan söyleyim

gunes
alıntı:

Toplum dediğin benim en sevdiğim 100 şarkıyı 1 ayda 700 kere okuyup geçen ay ne olmuş ne bitmişi 25-30 kere okuyorsa ben o topluma diyecek laf bulamam

not: "100 şarkı"yı ve onu okuyanları kötülemiyorum, baştan söyleyim


TV izleyicisi kitle ile buranın pek bir farkı yok. Toplum dediğimiz aynı kişiler zaten.

Hedef öğretmek ve bilinçlendirmek ise, yöntemi doğru seçmeli belki de. Kolay olan, toplum istiyor deyip, paso eğlence programı ve saçma sapan aşk dizileri çekmektir.

neoone Yüzyıl sonra, tarih olacak burada yazdıklarımız; gerçekleri yazın, yanlış yazın, yalan yazın; bir kişi okuyacak olsa da yazın.

Beklentiniz olmadan, biz beceremeyenler yerine siz yazın.

estarabim
alıntı:

Hedef öğretmek ve bilinçlendirmek ise, yöntemi doğru seçmeli belki

"eğlenceli" mi yazmalıyım:)

not: bu mesajı bir tek güneş tam olarak anlar:))

estarabim
alıntı:

Yüzyıl sonra, tarih olacak burada yazdıklarımız; gerçekleri yazın, yanlış yazın, yalan yazın; bir kişi okuyacak olsa da yazın.

Beklentiniz olmadan, biz beceremeyenler yerine siz yazın.


zaten bu yüzden pes etmeye pek yanaşmıyorum ya

gunes
alıntı:

"eğlenceli" mi yazmalıyım:)

not: bu mesajı bir tek güneş tam olarak anlar:))


Bekir Coşkun'u bilir misin?

Okurken hep gülerim ama son noktayı koyduğunda, içim ağlar.

estarabim bence net olanı vermek daha doğru. okuyucu gülecekse gülsün sızlayacaksa sızlasın.

Üslup, yazının türüne göre değişmeli.

gunes
alıntı:

bence net olanı vermek daha doğru. okuyucu gülecekse gülsün sızlayacaksa sızlasın.

Üslup, yazının türüne göre değişmeli.


Sen bilirsin

estarabim sen gene de bana eğlenceli haber topla ama:)

Ayın 29'unda mailini bekliyorum.

Forumda Dün
Aralık-2005
Yılın enleri
işyerindeki raporlar, evraklar
pınar

ooof of:)

gunes
alıntı:

sen gene de bana eğlenceli haber topla ama:)

Ayın 29'unda mailini bekliyorum.

Forumda Dün
Aralık-2005
Yılın enleri
işyerindeki raporlar, evraklar
pınar

ooof of:)


Bence Pınar'ı çıkar bu listeden...

gunes
alıntı:

sen gene de bana eğlenceli haber topla ama:)

Ayrıca, ben sana listende eğlenceli haberler olsun demedim, listendeki haberleri eğlenceli bir dille aktar dedim.

Sen de anladın ya, şimdi kıvırıyorsun:-)

estarabim
alıntı:

alıntı:

sen gene de bana eğlenceli haber topla ama:)

Ayın 29'unda mailini bekliyorum.

Forumda Dün
Aralık-2005
Yılın enleri
işyerindeki raporlar, evraklar
pınar

ooof of:)


Bence Pınar'ı çıkar bu listeden...



o niye yav...en çok da o yoracak beni:))

estarabim
alıntı:

alıntı:

sen gene de bana eğlenceli haber topla ama:)

Ayrıca, ben sana listende eğlenceli haberler olsun demedim, listendeki haberleri eğlenceli bir dille aktar dedim.

Sen de anladın ya, şimdi kıvırıyorsun:-)


nasıl olsun. Şöyle mi?

A-Tayyip Erdoğan, Yeni Zellanda devlet başkanı ile görüştü
B-Bir türlü ülkesinde kalamayan Tayyip Bey, Yeni Zellanda'da devlet başkanın "burundan buruna toslamalı" selamıyla görşmelere şaşkın bir şekilde başladı

İtiraf etmeliyim, sabahları internette ilk okuduğum yazarlar Yılmaz Özdil, Engin Ardıç ve Selahattin Duman ama ben yazarken öyle yazamam.

Artı+

Kıvıracağım zaman bunu söyleyecek kadar beni seviyorum:)
Benim dediğimi yanlış anlamışsın ya da anlamamışsın de baş-göz üstüne

gunes
alıntı:

Artı+

Kıvıracağım zaman bunu söyleyecek kadar beni seviyorum:)
Benim dediğimi yanlış anlamışsın ya da anlamamışsın de baş-göz üstüne


Şöyle desem: Ben sana bu konula ilgili değil, genelde kendimi hiç anlatamamışım:-)

Suç mutlaka benimdir. Hep yaparım ben bunu.

estarabim Sen bilirsin:)
estarabim
alıntı:

Suç mutlaka benimdir.

Ne suçu yahu, ben "kıvırma" lafına nasıl yaklaşıyorsam sen de "eğlenceli" lafına o şekilde yaklaş bence:)

Hayat güzel, bugün daha da güzel:))

Bu arada Pınar'la ilgili soruma cevap bekliyorum. Çünkü o konuyu hakkaten hiç anlamadım ve suç benim:)

Andro_it
alıntı:

Ege TV'yi canlı yayında taraftar bastı

Lokman DAĞ/İZMİR, (DHA)

İzmir'de bölgesel yayan yapan Ege TV'deki ‘Futbol Dosyası’ adlı program, kendilerini Karşıyaka Spor Kulubü taraftarı olarak tanıtan bir grup tarafından basıldı. Güvenlikçileri etkisiz hale getirdikten sonra stüdyonun kapısını kırıp içeri giren saldırganlar, bir süre slogan attıktan sonra küfür ve hakaretler yağdırarak kaçtı.


Olaydan sonra Ege TV'ye gelen İzmir Emniyet Müdürü Halil Tataş, canlı yayında yaptığı açıklamada, “Bu kişilere taraftar demek mümkün değil. Bu yaşanan futbol anarşistliğinden başka birşey değildir. Saldırganların yakalanması için tüm ekiplerimiz çalışıyor” dedi.

Bugün saat 23.00 sıralarında Kahramanlar Semti'ndeki EGE TV'nin binasına plakası alınamayan otomobillerle gelen yaklaşık 10 kişi, güvenlikçileri tartaklayıp içeri girdi. Kimliği belirlenemeyen ve ellerindeki bira şişeleriyle binaya giren saldırganlar, Caner Erbesler'in sunduğu, Ege TV Spor Müdürü Suavi Yardımoğlu, Bülent Buda ve Metin Gökalp'in daimi yorumcu olarak katıldığı ‘Futbol Dosyası’ adlı canlı programın çekildiği stüdyonun kapısını kırdı. Canlı yayın sırasında stüdyoya giren saldırganlar, masaları yumruklayıp çevreye zarar verdikten sonra Karşıyaka Spor Kulübü lehine slogan attı. Spor yorumcuları ile stüdyoda bulunan teknik ekibe de küfürlerle hakaretler yağdıran saldırganlar, daha sonra kaçarak izlerini kaybettirdi.

Olayın canlı yayında yayınlanmasının ardından harekete geçen polis, alkollü oldukları belirlenen saldırganları yakalamak için çalışma başlattı.


OLAY BUDUR İŞTE KARDEŞİM :)
TAM "TÖRKİŞ EKŞIN" BUNA DENİR BENCE :)

gunes Telsim'in yeni sahibi Vodafone

Hurriyet Internet

Türkiye'nin ikinci büyük GSM şirketi Telsim'in ihalesinde en yüksek teklifi 4 milyar 550 milyon dolarla dünyanın en büyük mobil telekomünikasyon operatörlerinden olan İngiliz Vodafone verdi. Şirketin ödemeyi peşin yapacağı bildirildi.

gunes Bu da haberin eğlenceli kısmı:
ELEKTRİKLİ TESTERE İLE KESİLEN ŞEFFAF KASADAN, EN YÜKSEK 4 MİLYAR 350 MİLYON DOLAR İLE VODAFONE'UN TEKLİFİ ÇIKTI...
gunes Tayyip Erdoğan ile tokalaşan ilk robot ünvanını elinde bulunduran ve Japon teknolojisinin ulaştığı tepe noktalarından biri olan insansı robot ''Asimo'''nun, Nisan ayından itibaren resepsiyon görevlisi olarak çalışmaya başlayacağı bildirildi.

Asimo'nun sahibi Honda'dan yapılan açıklamada, şirketin Wako kentindeki bir şubesinin kafesinde ''çalışmaya'' başlayacak Asimo'nun görevinin, ''müşterileri karşılamak ve onlara kahve ikramında bulunmak'' olduğu belirtildi.


gunes Ünlü Fransız yazar Georgec Perec’in hiç ‘e’ harfi kullanmadan yazdığı ‘La Disparition - Kayboluş’ adlı romanı, hiç ‘e’ harfi kullanılmadan Türkçe’ye çevrildi. Cemal Yardımcı tarafından yapılan çeviri, Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı.

Türkçe’de, özellikle ‘Yaşam Kullanma Kılavuzu’ adlı romanıyla tanınan ünlü Fransız romancı Georges Perec’in kendisi kadar ünlü olan ‘Kayboluş’ adlı romanı Türkçe’ye çevrildi. Perec’in hiç ‘e’ harfi kullanmadan yazdığı roman, yine hiç ‘e’ harfi kullanılmadan Türkçe’ye aktarıldı.

Çevirmen Cemal Yardımcı, Perec’in kitabını ilk eline aldığı günden bugüne üç yıl geçtiğini ama son bir yılda tam anlamıyla çeviriye konsantre olduğunu ve bu süre zarfında zaruri ihtiyaçlar dışında neredeyse evden çıkmadığını belirtti. Böyle bir kitabı Fransızca yazmanın çok daha zor olduğunu vurgulayan Yardımcı şunları söyledi:

‘Fransızca’da e harfi kullanmamaya karar verdiğinizde kelime hazineniz yüzde 30-40 oranında daralıyor. Türkçe’de ise bu oran dörte bire iniyor. ‘Sen, ben, ve, -ken’ gibi kelime ve ekleri kullanamamak insanı bir hayli zorluyor.’

1961 doğumlu olan, Galatasaray Lisesi’nden sonra birincilikle girdiği İTÜ’yü birincilikle bitiren, daha sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde master ve doktora yapan Yardımcı, Perec’in metniyle uğraşmaktan keyif aldığını gizlemiyor.

Romanda, Anton Voyl (Anton Ssliharf) adlı kahramanın kayboluşu polisiye bir kurguyla anlatılıyor. Anton’la birlikte, dünyadan ‘e’ harfi de kaybolmuştur. Perec’in kaybolmasına göz yumduğu e harfinin, Fransız işbirlikçiler tarafından Nazilere teslim edilen ve toplama kampında ölen annesini simgelediği söyleniyor.

Perec kullanma kılavuzu

1936’da Paris’te doğan Perec, sosyolog, deneme yazarı ve çevirmen kimlikleriyle tanınıyor. 1965’de yayımlanan ‘Les Choses / Şeyler’ adlı eseriyle Renaudot, ‘La Vie mode d’emploi / Yaşam Kullanma Kılavuzu’yla ise 1978 Médicis ödülü’nü kazanan Perec, Mart 1982’de öldü. İddialara göre, Perec tarafından açıklanana kadar hiç bir eleştirmen kitabın e harfi kullanılmadan yazıldığını farketmedi. Yaşam Kullanma Kılavuzu, İsmail Yerguz çevirisiyle Türkçe’ye kazandırıldı. Enis Batur da, kitaptan yola çıkarak bir ‘Perec Kullanma Kılavuzu’ hazırladı.

Haber: Hürriyet gazetesi

neoone Fenerbahçe Avrupa Kupalarına veda etti.

Yazan - neoone - 13/12/2005 15:37:39

neoone Bu ayın kronolojisinde yer alması gereken eğlenceli bir konu.
estarabim öyle deme neo, yarın bizim takımda aynı hüsranı yaşayacak:))
gunes Milletvekili OTELİ açıldı

Otelde, milletvekillerinin saunadan sonra şezlonglara uzanarak dinlenecekleri ve taze meyve suyu yudumlayacakları vitamin bar da yer alıyor. 34 oda ve 58 yatağın bulunduğu Konuk Evi'nde içki servisi de yapılacak.

Milletvekilleri de otele kavuştu. Yıldızı olmayacak otelin verdiği hizmet 5 yıldızlı olacak. Otelin Parlament Business Hotel ve Türk Parlamenterler Birliği Konuk Evi olarak 2 ismi bulunuyor. Otelde, milletvekillerinin saunadan sonra şezlonglara uzanarak dinlenecekleri ve taze meyve suyu yudumlayacakları vitamin bar da yer alıyor. 34 oda ve 58 yatağın bulunduğu Konuk Evi'nde içki servisi de yapılacak. Konuk Evi, dün akşam TBMM Başkanı Bülent Arınç tarafından hizmete açıldı. Arınç, "Lojman da olmayınca milletvekillerinin bir araya gelmesi için böyle bir yere ihtiyaç vardı. Hayırlı uğurlu olsun" dedi.
(14 Aralık 2005 Çarşamba)

gunes Levent Bıçakcı: 'Hakem hatalarının hep Fenerbahçe lehine olması genel kurul kararı almamıza neden oldu...'

Futbol Federasyonu Başkanı Bıçakcı, "Evet, hakem hatalarının hep F.Bahçe lehine olması, Futbol Federasyonu olarak seçime gitme nedenlerimizden biri, bunu kabul ediyorum" dedi...
(13 Aralık 2005 Salı)

Seçim kararı alan Levent Bıçakçı NTV'de Vatan Gazetesi yazarı Sanem Altan'a samimi ancak şaşırtıcı itiraflarda bulundu:

"Evet, hakem hatalarının hep F.Bahçe lehine olması, Futbol Federasyonu olarak seçime gitme nedenlerimizden biri, bunu kabul ediyorum."

İşte NTV'de yayınlanan söyleşinin Türk futbolunda büyük tartışmanın fitilini ateşleyecek satır başları:

S.A:'Hakem hataları hep F.Bahçe lehine oluyor...' Hasan Doğan'a bunu söyletecek kadar F.Bahce lehine hata olmasını siz nasıl açıklıyorsunuz?

L.B:"Biz Futbol Federasyonu'nda demokratik bir duruş sergiliyoruz, değerleri olan etik bir kuruluşuz. Ve tüm kurullarımıza saygılıyız. Kurullarımızın en doğru kararları alarak çalıştıklarına inanıyoruz. Tabii ki zaman zaman hatalar oluyor. Bunların hiç olmamasını istiyoruz. Yoksa Fenerbahçe ile ilgili özel bir durum yok. Tamamen tesadüf bence. Ortada bir kötü niyet olduğunu düşünmüyorum. Biz sadece fair-play, objektiflik ve dürüstlük istiyoruz."

S.A:Art niyet düşünmüyorsunuz ama sizi seçime götüren nedenlerden biri hakem hatalarının hep F.Bahçe lehine olması...

L.B:"Evet, seçime gitme nedenlerimizden biri, bunu kabul ediyorum."

S.A:Peki, Hasan Doğan size 'Seçime gidelim' dediğinde kendi gerekçeleri arasında 'Hakem hataları hep Fenerbahçe lehine oluyor, Merkez Hakem Kurulu 'na sahip değiliz, Tahkim Kurulu, çıkan her karan bozuyor' gibi şikayetler var. Sizin de bu teklifi kabul etmenizde aynı gerekçeler geçerli mi?

L.B:"Sözkonusu gerekçelere aynen katılıyorum. Sayın Hasan Doğanla zaten son bir hafta boyunca sürekli bu konuları konuşuyorduk. En son cuma sabahı görüştük ve yönetim kurulumuzda da olağanüstü kongre kararı aldık.

gunes Başbakan Erdoğan CIA Başkanı ile görüştü... Görüşmeye MİT Müsteşarı Emre Taner de katıldı...

Başbakan Erdoğan ile CIA Başkanı Goss arasındaki görüşme 55 dakika sürdü. Goss bugün Emniyet Genel Müdürlüğü'nü de ziyaret etmişti.
(13 Aralık 2005 Salı)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CIA Başkanı Porter Goss ile görüştü...


Başbakanlık Resmi Konutu’nda basına kapalı gerçekleşen görüşme, 55 dakika sürdü.

Görüşmeye, MİT Müsteşarı Emre Taner de katıldı. CIA Başkanı ile yapılan görüşmelerde PKK ile ilgili görüş ve bilgi alışverişinin hızlandırılmasının gündeme geldiği ileri sürülüyor...


***********************

[u)]Kişisel görüşüm:[/u]

1. Aşama: Apo'yu size verelim ama Güneydoğu'daki operasyonları bitirin

2. Aşama: Aaaa gene mi hortladı bu PKK, biz bitiririz bu işi ama siz önce şu APO'yu bir içeriden çıkarın.

Bekleyelim görelim. Eğer tahminlerim doğru çıkarsa, CIA'e iş başvurusunda bulunacağım.


gunes

İdam cezasını yasalardan çıkaran Türkiye, bu cezanın verilebileceği ‘savaş hali’ istisnasını da ortadan kaldırdı

Avrupa Birliği (AB) müzakereleri çerçevesinde, yasal düzenlemelerde idamla ilgili son rötuşu yapan Türkiye’de artık bu yönde hiçbir yasal düzenleme yapılmayacak.
(14 Aralık 2005 Çarşamba)

2002 yılında İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Sözleşmesi’nin ölüm cezasına ilişkin ek 6. protokolünü kabul ederek idamı kaldıran Türkiye, geçtiğimiz günlerde aynı sözleşmenin 13. protokolünü onaylayarak idam için öngörülen istisnaları da kaldırmış oldu. Buna göre, Türkiye artık savaş ve yakın savaş tehditleri durumunda bile idam cezası veremeyecek, bu konuda hiçbir yasal düzenleme yapamayacak. Söz konusu karar, Dışişleri Bakanlığı’nın 8 Kasım 2005 tarihli yazısı üzerine 17 Kasım’da toplanan Bakanlar Kurulu’nda konu ele alınarak onaylandı. Karar, dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Söz konusu protokolde, demokratik bir toplumda herkesin yaşama hakkının temel bir değer olduğuna ve ölüm cezasının kaldırılmasının bu hakkın korunmasında önem taşıdığına vurgu yapılırken, “Strasbourg’da 28 Nisan 1983 tarihinde imzalanan Sözleşme’ye Ek Ölüm Cezasının Kaldırılmasına Dair 6 No’lu protokolün, savaş ya da yakın savaş tehlikesi zamanında işlenmiş olan fiiller için verilen ölüm cezalarını ortadan kaldırmadığını göz önünde bulundurarak; ölüm cezasının her durumda kaldırılması için nihaî adımı atmaya karar verilmiştir.” deniyor. Protokolde, kimsenin ölüm cezasına çarptırılamayacağına, protokolün hükümlerine istisna getirilemeyeceğine ve hükümlerle ilgili bir çekince konulamayacağına vurgu yapılıyor.

İdam 21 yıldır uygulanmıyordu

Kararı değerlendiren TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Türkiye’nin daha önce ‘idam cezasını kaldıran’ 6. protokolü kaldırdığını hatırlatarak, ölüm cezasındaki istisnaları kaldıran protokolün AB’nin ‘olmazsa olmazları’ arasında bulunduğunu söyledi. Türkiye’de idam cezalarının fiilî olarak 1984’ten beri uygulanmadığına işaret eden Kuzu, bundan sonra savaş dönemi dahi olsa kimseye idam cezası verilmeyeceğini, bunun yerine ‘ağırlaştırılmış hapis’ cezasının uygulanacağını ifade etti. Kuzu, “Bu gelişme, iktidarda kim olursa olsun her hükümetin kabul etmesi gereken bir düzenlemeydi. Yapılabilecek başka bir şey yok. Meclis’in onayından da geçti. Artık idam cezası verilemeyeceği gibi bu konuda herhangi bir düzenleme de yapılamayacak.” dedi.

Öte yandan PKK elebaşısı Abdullah Öcalan hakkındaki iddianameyi hazırlayan DGM eski Savcısı Talat Şalk, protokolün terörist liderle ilgisinin olmadığını söyledi. 4771 sayılı kanunla Türkiye’de idam cezasının kaldırıldığını belirten Şalk, Öcalan hakkındaki ölüm cezasının ise mahkeme kararıyla müebbet ağır hapse dönüştürüldüğünü kaydetti.

gunes Dava devam ediyor: 'Bir haftalık izin karşılığı benden de sperm alındı...'

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde başkalarından aldıkları sperm ile kadın hastaları hamile bıraktırmakla suçlanan 13 sanık doktorun yargılanmasına, tanık doktorların dinlenmesiyle devam edildi.
(14 Aralık 2005 Çarşamba)

Öğrenciyken kendisinden de bir haftalık izin karşılığı sperm alındığını öne süren tanık Dr. Nuh Baklacı, mezun olup tekrar üniversiteye döndüğünde asistanların kendisine şaka ile, “Çocuklarını ara'' dediğini iddia etti.

gunes CHP, Türk Dil Kurumu ile olan ‘Atatürk’ün vasiyeti’ davasını kaybetti: 2 trilyon lira ödeme yapacak

Atatürk’ün İş Bankası’ndaki hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını kuruma ödemekle yükümlü olmasına rağmen bu gelirleri; ‘TDK, Atatürk’ün kurduğu kimlikten çıktı’ gerekçesiyle vermeyen CHP, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından haksız bulundu

Kuruma 2 trilyon lira ödemeye mahkum edilen CHP’nin, kararı temyiz etmesi bekleniyor.

gunes Ahmedinejad: 'Yahudi soykırımı Avrupa tarafından üretilen bir efsane... İsrail'in kurulması için de bir bahane...'

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Yahudi soykırımının, “İsrail'i İslam dünyasının merkezinde yaratmak için Avrupa tarafından üretilen bir efsane” olduğunu iddia etti.

gunes Ambulansta fuhuş ve alem...

Dolapdere'de polis uygulamasından kaçan ambulans, Eminönü'ne bağlı Kumkapı'da yakalandı. Ambulansın içindeki 2'si yabancı uyruklu bayan toplam 4 kişi, fuhuş yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındı.

gunes Felsefe öğretmeni GASP'ta yakalandı

Erzurum'da kredi kartı borcunu edeyemeyen felsefe öğretmeni akaryakıt istasyonunun gece görevlisinin 3 bin 500 YTL'sini gasp etti.
(14 Aralık 2005 Çarşamba)

Erzurum'un Ilıca İlçesi’ndeki Çok Programlı Lise’nin felsefe öğretmenlerinden 29 yaşındaki Ulus Çeliker ile arkadaşı 30 yaşındaki Murat Kurt, akaryakıt istasyonunun gece görevlisini etkisiz duruma getirdikten sonra üzerindeki 3 bin 500 YTL’yi gasp ettikleri iddiasıyla tutuklandı.

gunes
Türkiye'de yılın şöförü BATMAN'dan çıktı: Koçero'nun OĞLU

Bölgede 1960'lı yıllarda 'Eşkıya Koçero' ismiyle bölgeye nam salan Mehmet Kilit'in oğlu M. Nuri Kilit, TEMSA otobüs firması tarafından Türkiye'de yılın şoförü seçildi.
(15 Aralık 2005 Perşembe)

estarabim Esenler otogarının alt girişinde kocaman afişivar. O mu yoksa. Kahtalı Mıçı'nın ikizi sanki:)
gunes Belçika, patronu zarar görmesin diye işinden ayrılan Müslüman kadını ‘yılın kişisi’ seçti

Belçika'da yayımlanan Knack dergisi, kendisi yüzünden ölüm tehditleri alan patronuna zarar gelmemesi amacıyla istifa eden genç bir Müslüman kadını ‘yılın kişisi' seçti
(15 Aralık 2005 Perşembe)

gunes Istanbul'da yayinlanan bir ekonomi gazetesi, Kayseri'de universitede
bunyesindeki Sabanci Kultur Sitesinde "Degisen Kayseri'de Egitim ve
Teknokentler" konulu bir konferans duzenliyor. Konusanlar arasinda, Turk dusmanligiyla taninmis, "Ermeniler Turkleri kesti" tezinin tavizsiz savunucularini koruyan Sabanci Universitesinin rektoru Prof. Dr. Tosun Terzioglu da varmis. Ogrenciler o kisi konusmaya baslayinca salonu terk etmisler. Cok efendice bir protesto... Yuhlayabilirlerdi, yumurta atabilirlerdi ve haklariydi. Boyle protestolar kanuni sinir icinde... Her zaman soylerim... Meydan bos birakilmamalidir. Basbakanindan, bir cok burokratina kadar herkes Turk halkina karsi... Halk yalniz... Onlarin yuregini sogutmaliyiz... Umitsizlik girdabina kapilmalarina meydan
vermemeliyiz.

Yeniçağ Gazetesi

gunes Türk sporuna yeni bir branş daha ekleniyor: Kriket

İngiltere, Hindistan, Pakistan, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi ülkelerin gözde spor dalları arasında ilk sıralarda yer alan Kriket'in, yeni yıldan itibaren Türk sporunun yeni branşı olarak yerini alıyor.
(15 Aralık 2005 Perşembe)

Anadolu Ajansı - Kriket'in, Üniversite Sporları Federasyonu bünyesinde faaliyetlerine başlayacağını açıklayan federasyon yetkilileri, Bilkent Orta Doğu Teknik (ODTÜ) ve Hacettepe Ünivesitesi spor kulüplerinin takımlarını kurduklarını ve 2006 yılından itibaren resmi müsabakalara katılacaklarını açıkladılar.

gunes YÜCEL AŞKIN TARİHİ ESER DAVASINDAN BERAAT ETTİ

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın, bugün ''2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na Muhalefet'' suçlamasıyla yargılanıyordu; ilk duruşmada BERAAT etti...
(15 Aralık 2005 Perşembe)

gunes Gününden emin değilim ama Türkiye kupasının adı artık Fortis Türkiye Kupası
gunes ZAM ORANI YÜZDE 11:
PHİLSA zam yaptı...

Marlboro ve Parliament sigaralarının üreticisi Philip Morris Sabancı (Philsa), ürünlerinin fiyatlarını, bugünden geçerli olmak üzere, yüzde 8.1-11.5 arasında artırdı. İŞTE ZAMLAR:
(15 Aralık 2005 Perşembe)

Zam sonrası, uzun Marlboro'nun fiyatı 4.5 YTL, kısa Marlboro'nun fiyatı da 4 YTL 25 YKr oldu.
Firmadan yapılan açıklamaya göre, Philsa ürünlerinin yeni ve eski fiyatları ile yapılan artırım oranı da şöyle:

Fiyat Yüzde
Ürün Yeni Eski Değişim
----------- ---- ---- -------
Uzun Marlboro 4.50 4.10 9.8
Kısa Marlboro 4.25 3.90 9.0
Parliament 4.50 4.10 9.8
Parl. 100's Special 4.60 4.25 8.2
Parliament Light 4.40 4.00 10.0
Muratti 3.25 3.00 8.3
Chesterfield 3.25 3.00 8.3
Uzun L&M 3.00 2.70 11.1
Kısa L&M 2.90 2.60 11.5
Uzun Lark 2.30 2.10 9.5
Kısa Lark 2.20 2.00 10.0
Bond Street Uzun 2.30 2.10 9.5
Bond Street Kısa 2.20 2.00 10.0
Türkü Uzun 2.10 1.90 10.5
Türkü Kısa 2.00 1.85 8.1

gunes Eşcinsel rahipler Vatikan'a MEKTUP gönderdiler

Vatikan'ın Katolik Eğitim Kongregasyonu'nda eşcinsellerin saçerdot (yükselme ihtimali olan rahip) olamayacaklarını ilan etmesinden sonra 39 eşcinsel rahip, internete verdikleri açık mektupla kararı protesto etti.
(15 Aralık 2005 Perşembe)

naz Rahiplerin cinsel hayatı yok diye biliyordum ?
gunes Philsa'dan sonra...
TEKEL de sigaralarına ZAM yaptı

TEKEL ürettiği sigaraların perakende satış fiyatlarını yüzde 7 ile yüzde 16.7 arasında değişen oranlarda artırdı.
(16 Aralık 2005 Cuma)

Tekel'den yapılan yazılı açıklamaya göre, 1.50 YTL'ye satılan Bahar (mavi+kırmızı) sigarasının paket fiyatı yüzde 16.7 artışla 1.75 YTL'ye yükseldi. Tekel, fiyatı 2.40 YTL olan 100 mm 2001 sigarasının fiyatını yüzde 10.4 artırarak 2.65 YTL'ye çıkarırken, paketi 2.25 YTL olan 85 mm Tekel 2001 (Hard Pak) sigarasının fiyatı da yüzde 11.1 artışla 2.50 YTL oldu. Ayrıca fiyatı 3.40 YTL olan 100 mm Tekel 2000 sigarasının fiyatı da yüzde 10.3 artarak 3.75 YTL olarak elirlendi. Tekel paketi 2.10 YTL olan 85 mm Samsun 216 (soft Paket) sigarasının fiyatını yüzde 7 artırarak 2.25 YTL'ye, paketi 2 YTL olan 100 mm Maltepe Gold'un fiyatını da yüzde 10 artırarak 2.20 YTL'ye çıkardı. Tekel, paketi 1.75 YTL olan 100 mm Maltepe ve Samsun sigaralarının her birinin fiyatını da yüzde 11.4'er artışla 1.95 YTL'ye yükseltti. 3.50 YTL'den satılan Fors sigarasının fiyatında ise değişikliğe gidilmedi.

gunes Antalya valisi HIYARLIK YOK dedi

Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, yaptığı bir okul ziyaretinde Türk milletinin, bundan sonra medeni dünyada hak ettiği yeri alabilmek için tüm imkanlarını seferber edeceğini belirterek şu veciz cümleyi söyledi:
(15 Aralık 2005 Perşembe)

“Bundan sonra Batılıların söylediği; sular akar, Türk bakar hıyarlığını yapmayacağız”

gunes Hakem, top havadayken maçı bitirdi... Havadaki top, GOL oldu...

Dinamo Bükreş eşi benzeri görülmemiş bir şekilde UEFA Kupası’na veda etti. Chihahia’nın vuruşu 94.00’te Marsilya filelerine gitti. 4 dakika uzatmayı işaret eden hakem Santiago sürenin bittiği gerekçesiyle top havadayken maçı bitirdi

Marsilya ile Dinamo Bükreş arasında oynanan UEFA Kupası’nda futbol sahalarında ender görülen bir olay yaşandı. Mücadele Ribery’nin de forma giydiği ev sahibi ekibin 2-1’lik üstünlüğüyle devam ederken, uzatma dakikalarında Chihahia, Marsilya defansından kaptığı topu kaleye gönderdi. Meşin yuvarlak Barthez’in bakışları arasında filelerle buluştu. Ama 4 dakika uzatmayı işaret eden hakem Santiago zamanın bittiği gerekçesiyle golü vermedi. İşte bu andan sonra kıyamet koptu. Rumen ekibinin oyuncuları uzun süre Santiago’ya itiraz etti ama İspanyol hakemin kararı kesindi.

gunes Banu Alkan ile Alkan'ı aniden bırakıp bir başkasıyla evlenen sevgilisi AYNI EVE KAPATILIYOR ve BBG yapılıyor

Banu Alkan ile evlilik hazırlığı yaparken bir başkasına kaptırdığı eski aşkı Murat Taşdemir, BBG formatında bir televizyon programı için aynı evi paylaşmaya hazırlanıyor
(16 Aralık 2005 Cuma)

Senkron TV'nin hazırladığı Biri Bizi Gözetliyor formatındaki yarışmada Alkan ve Taşdemir bir ay boyunca aynı evde yaşayacak ve 24 saat izlenecekler, ikili ara sıra birlikte dışarıya çıkıp sinema, yemek gibi aktiviteler de yapacak.

gunes Rusya'da bir nükleer santralde patlama oldu

St Petersburg'daki bir nükleer santralde patlama oldu... Henüz hasarın boyutu bilinmiyor ama acil bir durum, bir alarm durumu olmadığı bildiriliyor... Patlama sonrası 3 kişi yaralandı...
(16 Aralık 2005 Cuma 09:00)

gunes
TÜRKİYE, IMF'YE EN FAZLA BORCU OLAN 2. ÜLKE

Türkiye'nin, IMF'ye en fazla borcu olan ülke sıralamasında Brezilya'nın ardından 2. sırada yer aldığı bildirildi.
(16 Aralık 2005 Cuma)

Devlet Bakanı Ali Babacan'ın, soru önergesine verdiği cevaba göre, Dünya Bankası'ndan kredi alan ülkeler sıralamasında Türkiye 6. sırada yer alıyor.
Türkiye'nin Dünya Bankası'na 6 milyar dolar, IMF'ye ise 12.1 milyar dolar borcu bulunuyor.

gunes SON DAKİKA:
BAKANLIK YAZISI GELMEDİĞİ İÇİN ORHAN PAMUK DAVASI ERTELENDİ

Orhan Pamuk, Türklüğe hakaret iddiası ile hakkında açılan dava için bugün hakim karşısına çıktı. Adliye önünde onlarca kişi, Avrupalı parlamenter, yazar, çizer ve Pamuk protestocuları vardı... Dava ertelendi; peki ama neden? BU HABERİ MUTLAKA OKUYUN DERİZ:
(16 Aralık 2005 Cuma 11:53)

BAKANLIKTAN YAZI GELMEDİĞİ İÇİN DAVA 7 ŞUBAT'A KADAR DURDURULDU...

SORUN ŞUYDU?

Orhan Pamuk, suç işlediği iddia edilen konuşmasını eski TCK'nın yürürlükte olduğu dönemde yapmıştı... Bu durumda eski TCK'ya göre mi, yeni TCK'ya göre mi yargılanacaktı? Durum ADALET BAKANLIĞI'NA SORULDU... Ancak Bakanlık yanıtını bu tarihe kadar veremedi...

gunes
BU ÇOK ÇİRKİN OLDU:
Mahkeme çıkışında Orhan Pamuk'a saldırı

Mahkeme çıkışında Orhan Pamuk'a fiili saldırı oldu... Polis bazı saldırganları gözaltına aldı...
(16 Aralık 2005 Cuma 12:29)

YAZAR ORHAN PAMUK'UN ARACI YUMRUKLANDI

Yazar Orhan Pamuk, hakkında açılan davanın durdurulduğu Şişli Adliyesi'nden ayrıldı.
Adliye binasından saat 12.30 sıralarında çıkan Pamuk, geniş güvenlik önlemleri altında aracına bindi. Ancak bu sırada Pamuk'un aracı, çevrede bekleşen bir grup tarafından yumruklandı. Pamuk'un aracına bu gruptakiler tarafından yumurta atıldı. Olayda, aracın ön camının çatladığı görüldü.
Çeşitli sloganlarla protesto edilen Pamuk, aracıyla olay yerinden ayrılırken, yol bir süre trafiğe kapatıldı.
Pamuk'un Şişli Adliyesi'nden ayrılması beklenirken, bina karşısında pankartlı protesto yapan gruptakilerin de zaman zaman sloganlar attığı duyuldu.

gunes
BU ÇOK ÇİRKİN OLDU:
Mahkeme çıkışında Orhan Pamuk'a saldırı

Mahkeme çıkışında Orhan Pamuk'a fiili saldırı oldu... Polis bazı saldırganları gözaltına aldı...
(16 Aralık 2005 Cuma 12:29)

YAZAR ORHAN PAMUK'UN ARACI YUMRUKLANDI

Yazar Orhan Pamuk, hakkında açılan davanın durdurulduğu Şişli Adliyesi'nden ayrıldı.
Adliye binasından saat 12.30 sıralarında çıkan Pamuk, geniş güvenlik önlemleri altında aracına bindi. Ancak bu sırada Pamuk'un aracı, çevrede bekleşen bir grup tarafından yumruklandı. Pamuk'un aracına bu gruptakiler tarafından yumurta atıldı. Olayda, aracın ön camının çatladığı görüldü.
Çeşitli sloganlarla protesto edilen Pamuk, aracıyla olay yerinden ayrılırken, yol bir süre trafiğe kapatıldı.
Pamuk'un Şişli Adliyesi'nden ayrılması beklenirken, bina karşısında pankartlı protesto yapan gruptakilerin de zaman zaman sloganlar attığı duyuldu.

gunes Türk milli takımının antrenörlük giderlerini merak etmişlerdi; yanıt geldi: 6.3 trilyon lira

Türkiye Futbol Federasyonu Genel Sekreteri Lütfi Arıboğan, 2004-2005 sezonunda milli takımlarda görevli 45 antrenöre 6 trilyon 393 milyar lira ödeme yapıldığını bildirdi.
(18 Aralık 2005 Pazar)

Arıboğan, CHP Antalya Milletvekili Nail Kamacı'nın, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesini cevapladı.

Arıboğan, son 5 yılda milli takım antrenörlerine 24 trilyon 308 lira ödendiğini bildirdi.

Arıboğan'ın verdiği bilgiye göre, A Milli, Ümit Milli, Genç Milli ve Bayan milli takım antrenörlerine yapılan ödemelerin tutarı şöyle:
2000-2001'de 42 antrenöre 1 trilyon 887 milyar, 2001-2002'de 38 antrenöre 2 trilyon 497 milyar, 2002-2003'de 42 antrenöre 7 trilyon 585 milyar, 2003-2004'de 49 antrenöre 5 trilyon 944 milyar ve 2004-2005'de 45 antrenöre 6 trilyon 393 milyar lira olmak üzere toplam 24 trilyon 308 milyar lira.

gunes Çuval giydirilmiş Türk askerlerinin dediklerini Amerikalılara çevirenler, Amerika'ya İLTİCA ettiler

Kuzey Irak'ta 11 Türk askerinin başlarına çuval geçirilerek gözaltına alınması sırasında tercümanlık yapan iki Türk, ABD'de ortaya çıktı. Bu ikili, ‘Türkiye’ye dönerlerse işkence göreceklerini, hatta öldürüleceklerini’ iddia edip Amerikalı yetkililerden 3 buçuk ayda siyasi iltica hakkı almayı başardı. Ancak ikili, Amerikalı muhabire, ‘Burada iş bulamıyoruz. Eski hayatlarımızı özledik’ dediler. Uluslararası AP ajansı bu iki kişiyi bulup konuşturmayı başardı:
(18 Aralık 2005 Pazar)

gunes İstanbul'da ilk kar 19:30'da görüldü

Trakya'yı etkisi altına alan kar ve soğuk hava akşam saatlerinde İstanbul'un da kapısını çaldı. Şehrin yüksek yerlerine, saat 19:30'dan itibaren kar yağmaya başladı. Kar özellikle, Avcılar, Büyükçekmece ve Gaziosmanpaşa'nın bir kısmında etkili oldu.

Ve 19 Aralık Pazartesi okullar tatil

gunes Şaron'un şuuru kapandı; hastaneye kaldırıldı

Rahatsızlanan İsrail Başbakanı Ariel Şaron, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
(18 Aralık 2005 Pazar)

İsrail Başbakanı Şaron'un rahatsızlanarak, Kudüs'teki Hadassah Hastanesi'ne kaldırıldığını bildirdi. Şaron'un hastalığı ile ilgili detaylı bilgi verilmezken, Şaron'un gün boyunca kendini iyi hissetmediği için hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Hastaneden de Şaron'un sağlık durumu ile ilgili bir açıklama yapılmadı.

SON GELEN HABER
ŞARON'UN KISA SÜRELİ ŞUURUNU KAYBETTİĞİ İDDİA EDİLDİ

İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un, bu akşam hastaneye kaldırılmadan önce bir süre şuurunu kaybettiği ve hafif bir inme geçirdiği iddia edildi.
İsrail Kanal 10 televizyonu, polis kaynaklarına dayanarak 77 yaşındaki Şaron'un şuurunu kaybettiğini, hastaneye geldikten sonra kendine geldiğini duyurdu. Kanal, hastane kaynaklarına dayanarak, Şaron'un görünüşe göre hafif bir inme geçirdiğini belirtti.
Kanal 2 televizyonu da Şaron'un hastaneye sedyeyle getirildiğini duyurdu. Şaron'un, getirildiği hastanede doğruca acil servise kaldırıldığı belirtildi.
Şaron'un kaldırıldığı Hassanah Hastanesi sözcüsü Yael Bossem-Levy, Şaron'a testler yapıldığını ve bilincinin yerinde olduğunu belirtti, ancak ayrıntılı bilgi vermedi.

gunes Bush, Yeşil Kart çekilişini kaldırıyor
Uzunca bir süredir dünyanın dört bir yanından çok sayıda insan, Amerika'nın düzenlediği YEŞİL KART çekilişlerine katılıyor ve Amerikan vatandaşı olma umuduyla yaşıyordu. Bush, bu uygulamayı KALDIRIYOR:
gunes Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Özdemir, 7. kez yargı kararıyla koltuğuna geri döndü

1995 yılından bu yana 6 kez görevden alınan Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Özdemir'in Manisa İdare Mahkemesi'ne 7. kez yaptığı iade başvurusunun, 3 ay içinde sonuçlandığı bildirildi.
(19 Aralık 2005 Pazartesi)

Görevine bu sabah yeniden başlayan Özdemir, yaptığı açıklamada, makamına gönderilen çiçekleri göstererek, ''Bu çiçekler sevginin ürünü. Ben kimseye çiçek gönderin demedim. Makamımı süsleyen bu çiçekleri yakında açık artırmayla satıp, gelirini eğitimin eksiklerini tamamlamak için harcayacağım'' dedi.

10 yıl içinde 5 kez görevden alınan Özdemir, son olarak 3 ay önce kağıt üzerinde Sivas İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne atanmıştı.

Özdemir'in yerine ise Sakarya İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Ersoy vekaleten getirilmişti.

gunes Ailton ülkesine kaçarken YAKALANDI

Tigana ilk 11’e almayınca, kimseye haber vermeden ülkesine gitmeye kalkan Ailton, son anda Atatürk Havalimanı’nda yakalanıp, geri getirildi.
(19 Aralık 2005 Pazartesi)

Kartal’ın sorunlu yıldızı Ailton’dan son vukuat. Önceki gün teknik direktör Tigana ile bir görüşme yapan Brezilyalı oyuncu, Trabzon maçında oynamak istediğini iletti. Ancak Fransız hoca, “Portekiz’e giderken sağlık sorunu yaşadığın için seni riske etmek istemiyorum'' yanıtını verdi. Ailton, bunun üzerine kimseye haber vermeden, Frankfurt aktarmalı olarak ülkesine gitmek üzere yola çıkarken, genel menacer Mehmet Ekşi’nin son anda durumdan haberi oldu.

Derhal Atatürk Havalimanı’na bir ekip çıkartıldı ve bavullarıyla birlikte alıkonulan Sambacı, kampa geri getirildi. Yakalanınca çok sinirlenen Ailton’un İstanbul’a çağırdığı avukatı yöneticileri arayıp, “İstanbul’da mutsuz. Ülkesine dönmek istiyor. Birçok teklif var. Ocak ayında ileteceğiz'' dedi. Olayı öğrenince şaşkınlık yaşayan Tigana, bu son hareket sonrası Ailton’u tamamen silip, “İstediği yere gitsin'' restini çekti. Bunun üzerine Sambacı’ya izin verildi.

gunes Alaattin Çakıcı: 'PAMUK İÇİN AYAĞA KALKTILAR BİZİM HAKKIMIZI KİMSE ARAMAYACAK MI...'

Uğur Kılıç'ın öldürülmesi suçundan yargılanan Alaattin Çakacı, 'Bu ülkede 30 bin Kürt, 1 milyon Ermeni katledildi diyen yazar için herkes ayağa kalktı, bizim hakkımızı kimse aramayacak mı?" dedi.
(21 Aralık 2005 Çarşamba)

gunes ANAP İzmir milletvekili Başbakan'a 'Gavur İzmir'i sordu ve İzmirlilerden özür dilemesini istedi...

Serpil Yıldız Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a İzmir'e yakıştırdığı ifadeleri sorarken, "birlik ve bütünlüğü bozucu bu söylemiyle neyi amaçladığını ve İzmirliler'den özür dilemeyi düşünüp düşünmediğini açıklamasını" istedi.
(21 Aralık 2005 Çarşamba)

gunes Başka ne beklenebilirdi ki:

'İzmir Büyücüleri' kitabına açılan Türklüğe hakaret davasına Yunanistan'dan tepki...

Yunan basını, Türkiye ve Yunanistan'da binlerce kişinin okuduğu, Türkiye'de 25 baskı ve 50 binlik bir satış grafiği yakalayan böyle bir kitaba dava açılmasını şaşkınlıkla karşıladı.
(21 Aralık 2005 Çarşamba)

Yunanistan'da ve Türkiye'de çok satanlar listesine giren İzmir Büyücüleri kitabına, "Türklüğü aşağılamak" suçundan 301'inci madde uyarınca dava açılması "suyun öte yanında" da geniş yankı buldu.

Mara Meimaridi tarafından yazılan, Türkiye ve Yunanistan'da haftalarca, çok satanlar listesine giren "İzmir Büyücüleri" kitabına "Türklüğü aşağılamak" suçundan 301'inci madde uyarınca dava açılması Yunanistan'da da tepkilere neden oldu.

Yunanistan'daki "Makedonya Basın Ajansı"nın ANKA'yı kaynak göstererek yaptığı haberin ardından Yunanistan'da yayın yapan Kanal 9 da konu ile ilgili ayrıntıyı bilgi istedi ve acılan dava ile suçlanan kitabı tanıtan bir haber yayınladı.

Yunan basını, Türkiye ve Yunanistan'da binlerce kişinin okuduğu, Türkiye'de 25 baskı ve 50 binlik bir satış grafiği yakalayan böyle bir kitaba dava açılmasını şaşkınlıkla karşıladı.

gunes Cavcav telefonla TEHDİT ediliyor... Gençlerbirliği Başkanı Fenerbahçe'yi 'bölücü PKK'ya benzetmişti...

Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav'ın Fenerbahçe Kulübü hakkında yaptığı açıklamalardan sonra tehdit telefonları alması nedeniyle, Gençlerbirliği Kulübü girişinde güvenlik güçlerince önlem alındı.
(21 Aralık 2005 Çarşamba)

Başkan Cavcav'ın Fenerbahçe taraftarlarından çok sayıda tehdit telefonu alması üzerine kulüpte, fabrikada ve evinin önünde geniş güvenlik önlemleri aldırdığı bildirildi.

Öte yandan, tehditlerin ciddi boyutlara ulaştığı ve bu yüzden alınan önlemlerin daha da artırılacağı belirtildi.

Cavcav ne demişti?


Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, Kulüpler Birliği'nden ayrılma düşüncesinde olan Fenerbahçe'yi bölücü terör örgütü PKK'ya benzetti. Ancak daha sonra yanlış anlaşıldığını ifade eden Cavcav, özür diledi.

Cavcav, "Fenerbahçe'ye ve diğer büyük kulüplerimize bu tür sözler söylemek ne benim, ne de başkasının haddine düşer. Yaptığım açıklamalar saptırıldı. Ben aslında, 'Terör nasıl Türkiye'yi ikiye bölmeye çalışıyorsa, Fenerbahçe de Türk futbolunu ikiye bölmeye çalışıyor' dedi. Bu yanlış anlaşılma nedeniyle Fenerbahçe camiasından özür diliyorum" ifadesini kullandı.

Cavcav'ın bu açıklamalarına Fenerbahçe'den de yanıt gecikmedi. Fenerbahçe Yönetim Kurulu'nun Olağanüstü Toplantısı'ndan sonra açıklama yapan Başkan Aziz Yıldırım, "özrü kabahatinden büyük" dedi.

Yıldırım, "hukukçularımızla beraber konuştuk. Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda, İstanbul, Ankara valiliklerene, şiddet yasasına, İçişleri, Adalet Bakanlıkları hatta Başbakanlığa kadar yarından itibaren suç duyurusunda bulunacağız. Yaşlılığına veriyoruz. Özrü kabahatinden beter. Türk sporundan elini çeksin" şeklinde konuştu

gunes 'Kriz derin... Türkiye AB'ye girerse Fransa çıkar...'

Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkan AP milletvekili ve eski Türkiye Raportörü Alain Lamassoure, AB’de yaşanan krizin sanıldığından çok daha derin olduğunu savunurken "Türkiye girerse Fransa çıkar" dedi.
(21 Aralık 2005 Çarşamba)

Muhafazar Fransız milletvekili Lamassoure, Fransız Liberation gazetesinde yayınlanan açıklamalarında, AB’de yaşanan krizin 29 Mayıs öncesinde sanıldığından daha derin olduğunu belirtti. Lamassoure, "hayır" sonucunu veren Fransa ve Hollanda’daki Avrupa Anayasası referandumlarının ardından bütçe sorununun yaşandığını kaydederek, "Son olarak da Birliğin son sınırlarının belirlenmesinin yararlı olacağını düşünülmeden Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlatılması kararı"nın alındığını ifade etti. Lamassoure şöyle devam etti: "Eğer Türkiye girerse Fransa çıkar. Çünkü genişleme konusu sadece jeostratejik çıkarlar göz önünde tutularak devlet ve hükümet başkanlarınca ele alınan bir konu değil. Fransa, Hırvatistan’dan sonraki tüm katılımları referamduma götürülmesi için anayasasını değiştirdi. Bu, Makedonya ve Türkiye’yi etkileyecek."

gunes Taksim İlk Yardım Hastanesi'nde temizlik görevlileri DOKTORLUK yapıyor.... Hastalar durumu yadırgamıyor...

İstanbul'daki Taksim İlkyardım Hastanesi'nin acil servisinde bir temizlik işçisi bir hastaya dikiş atıyor, bir diğeri ise görevli doktorun gözü önünde aynı hastaya pansuman yapıyor.
(21 Aralık 2005 Çarşamba)

İstanbul'daki bazı devlet hastanelerinde temizlik görevlilerinin doktorların gözü önünde hastalara dikiş atıp pansuman yaptığı, hatta mide yıkadıkları ortaya çıktı.

Star TV'de yayınlanan 'Deşifre' programının ortaya çıkardığı sağlık skandalının ardından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü soruşturma başlattı.

Deşifre programında yayınlanan görüntülerde, Taksim İlkyardım Hastanesi'nin acil servisinde bir temizlik işçisi bir hastaya dikiş atıyor, bir diğeri ise görevli doktorun gözü önünde aynı hastaya dikiş atıyor.

Hap içerek intihar etmek isteyen bir genç kızın midesini yıkayan temizlik işçisi de doktordan 'aferin' alıyor.

Hasta: "Yadırgamadım..."

Temizlik görevlileri doktor sayısının azlığından mecburen dikiş attıklarını ve pansuman yaptıklarını söylüyor. Hastalar da bu durumdan şikayetçi değil.

Temizlik görevlisi tarafından midesine dikiş atılan hasta, "yadırgamadım. Temizlik işçisi de yapabilir" diyor.

Bu olayın bir benzeri de Haseki Hastanesi'nde yaşıyor. İlkokul mezunu temizlik işçileri burada da pansuman yapıyor, dikiş atıyor, mide yıkıyor. Aralarında hastaların röntgenlerini yorumlayanlar bile var.

Samatya Devlet Hastanesi'nde de durum aynı. Burada dikiş atma ve mide yıkama dışında, kırık-çıkık işleri de temizlik işçilerinden soruluyor.

Temizlik işçisi, ortopedi servisinde doktorun gözü önünde hasta muayene edip doktorun imzasını taklit ediyor, kaşeyi basıyor ve hastayı röntgene gönderiyor.

Deşifre programında yayınlanan bu görüntülerin ardından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, skandalın sorumluları hakkında soruşturma başlattı.

gunes Elton John erkek arkadaşıyla evlendi... 700 eşcinsel çift de bugün evleniyor...

Ünlü İngiliz pop yıldızı Elton John, İngiltere'de eşcinsel evliliğe olanak tanıyan yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle, uzun süredir birlikte yaşadığı Kanadalı arkadaşı David Furnish ile evlendi.
(21 Aralık 2005 Çarşamba)

Başkent Londra'nın batısındaki Windsor'da dünyaevine giren 58 yaşındaki Sir Elton John ve 43 yaşındaki David Furnish, belediye sarayından birbirlerine sarılmış şekilde çıkarken, kendilerini polis kordonunun gerisinde bekleyen sevenlerini selamladı.

Elton John, yerel saatle 11.00'de kıyılan ve sadece aile üyelerinin katıldığı nikah töreni için siyah smoking tercih ederken, Furnish yelekli bir kostüm ve koyu renk kravat seçti.

Nikah töreninden sonra bir aile yemeği yeneceği, ardından da akşam saatlerinde 700 kişinin davetli olduğu bir resepsiyon verileceği belirtiliyor.

Elton John ile David Furnish'in yanı sıra 700 kadar eşcinsel çiftin bugün evlenmesi bekleniyor.

neoone
21 Aralık 2005
Hagi’ye 17 ay hapis cezası


Galatasaray’ın eski futbolcusu ve teknik direktörü George Hagi 4.5 yıl önce oynanan G.Saray-G.Birliği (10.03.2001) maçında hakem Erol Ersoy’a tükürüp ayağına bastığı ve maçtan sonra da kameralar karşısında ‘hırsız’ dediği gerekçesiyle yargılandığı davada 17 ay hapis, 307 YTL para cezasına çarptırıldı.

Hapis cezaları para cezasına çevrildi. 2 bin 857 YTL para cezası, sanığın sabıkasız oluşu ve bu suçu bir daha işlemeyeceği göz önüne alınarak ertelendi. 4.5 yıl süren davanın son duruşmasında hakim toplanan delil durumuna göre Hagi’nin ‘memura hakaret’, ‘müessir fiil’ ve ‘yayın yolu ile hakaret’ suçlarından cezalandırılmasına karar verdi. Hagi’nin avukatı Ebru Er, kararı temyiz edeceklerini söyledi. Hagi ise, ‘Türkiye’de oyuncu ve teknik direktör olarak geçirdiğim 7 yılın mükafatı buysa, öyle olsun’ dedi.





gunes FLAŞ! FLAŞ! Asgari Ücret net 380,46 ytl oldu

Asgari Ücret Komisyonu'nun toplantısı bitti ve açıklama yapıldı... Zam miktarı yüzde 8.6... Asgari Ücret miktarı şu anda 350 ytl.
(21 Aralık 2005 Çarşamba)

ASGARİ ÜCRET 16 YAŞINDAN BÜYÜKLER İÇİN NET 380 YTL 46 YKR OLDU

Asgari ücret, 1 Ocak 2006'dan itibaren 16 yaşından büyükler için brüt 531 YTL, net 380 YTL 46 YKr oldu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun bugünkü toplantısının ardından yeni asgari ücreti açıkladı.
Başesgioğlu'nun verdiği bilgiye göre, asgari ücret 1 Ocak 2006'dan itibaren 16 yaşından büyükler için brüt 531 YTL, net 380 YTL 46 YKr oldu.
Asgari ücretin işverene toplam maliyeti 645 YTL 17 YKr olacak.

neoone 19/12/2005

Nobel adayı ABD’li mahkum idam edildi.” Geçen hafta gazeteler 51 yaşındaki Stanley Tookie Williams’ın California’daki San Quentin Cezaevi’nde zehirli iğne ile infaz edildiğini bu satırlarla duyurdu okurlarına.

1979 yılında 4 kişiyi öldürmekle suçlanan ve 24 yıl önce suçu sabit görülerek idam cezasına çarptırılan Williams, son ana kadar masum olduğunu savundu. Cezaevindeyken çocukların çetelerden uzak durmaları yönünde ikaz edici kitaplar yazan Williams, Nobel edebiyat ödülüne aday gösterildi. Hapis yıllarında büyük değişim geçirdiğine inananlar affedilmesini gündeme getirdi. Ancak California Valisi Arnold Schwarzenegger af dilekçesini kabul etmedi.

gunes
alıntı:

19/12/2005
1979 yılında 4 kişiyi öldürmekle suçlanan ve 24 yıl önce suçu sabit görülerek idam cezasına çarptırılan Williams, son ana kadar masum olduğunu savundu. Cezaevindeyken çocukların çetelerden uzak durmaları yönünde ikaz edici kitaplar yazan Williams, Nobel edebiyat ödülüne aday gösterildi. Hapis yıllarında büyük değişim geçirdiğine inananlar affedilmesini gündeme getirdi. Ancak California Valisi Arnold Schwarzenegger af dilekçesini kabul etmedi.


El oğlu, ıslah olmuş adamı affetmez, idam ederken, biz toplu katliam yapmış dağ kadrosunu affediyoruz; DAĞA DÖNÜŞ yasalarıyla.

Gel de çıldırma.

Bu arada Neo, teşekkürler. Benden başka birinin daha buraya haber eklemesi sevindirdi beni.

qitted Türkiyede suç işlemek serbesttir, suçlunun hakları olmasına rağmen mağdurun bi haltı yoktur diyoruz ya, boşuna değilmiş demek :)
Mıçıkırık amerika kadar olamadık :)))
gunes Bu kez de İsrail Genelkurmay Başkanı GELİYOR

CIA ve FBI başkanlarından sonra şimdi de İsrail Genelkurmay Başkanı Dan Halutz iki günlük resmi ziyaret için Ankara'ya geliyor
(22 Aralık 2005 Perşembe)

Halutz'un gündeminde, savunma ihaleleri ve İran'ın nükleer programı var.

İsrail Genelkurmay Başkanı Dan Halutz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün davetlisi olarak iki günlük resmi ziyaret için bugün Ankara'ya geliyor. Halutz'un gündeminde, Türk savaş uçakları ve tanklarının İsrail şirketleri tarafından modernizasyonundan, Orta Doğu barış sürecine kadar bir çok konu bulunuyor. Halutz'un, Başbakan Tayyip Erdoğan ile de görüşmesi planlanıyor. Ziyaretin, FBI Başkanı Robert Mueller ve CIA Başkanı Porter Goss'un Ankara'ya yaptıkları ziyaretin hemen ardından gerçekleşmesi dikkat çekici. Türkiye ile İsrail üst düzey askeri yetkilileri arasında sık sık karşılıklı ziyaretler gerçekleştiriliyor. İki yıl önce dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına, İsrail'in modernize ettiği bir F-4 savaş uçağını kullanarak İsrail'e gitmişti. Yine 2003'ün Temmuz ayında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, İsrail'i ziyaret etmişti. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın İsrail gezisi öncesinde, Şubat ayında Ankara'ya gelen İsrail Genelkurmay Başkanı Moşe Yaalon'un ziyaretinde, İsrail'den 10 adet "casus uçağı" alımına ilişkin 183 milyon Dolarlık anlaşma imzalandı.

İRAN'IN NÜKLEER PROGRAMI

Halutz'un Ankara ziyaretinde askeri işbirliği konularının yanı sıra en önemli gündem maddesini İran'ın nükleer programı oluşturuyor. İsrail, kısa bir süre önce bu konudaki rahatsızlığını, "İran'ın nükleer reaktörlerini vurma" yönünde bir açıklama ile dile getirmişti. Halutz'un görüşmelerindeki bir diğer gündem maddesini de terörle mücadele ve askeri yetkililer arasında istihbarat paylaşımı konuları oluşturuyor. Diplomatik kaynaklar, Halutz'un, Hizbullah, Hamas ve İslami Cihad örgütleri ile mücadele konusundaki görüşlerini dile getireceği belirtiyor. Ayrıca, PKK ve El Kaide terör örgütü ile mücadele konusunda atılacak adımlar ve istihbarat paylaşımı konularının da görüşüleceği ifade ediliyor.

ASKERİ İHALELER

Halutz'un ziyaretinde ele alınacak askeri işbirliği başlıkları arasında şunlar bulunuyor:

* 48 Phantom F-4 ve 300 M-48 Patton tankının İsrail tarafından modernizasyonu konusunda yaşanan prüzlerin giderilmesi

* Harpy tipi 10 adet pilotsuz keşif uçağının Türkiye'ye teslimi konusundaki takvim

* Protitip tank üretiminin İsrail tarafından zamanında tamamlanmaması nedeniyle çıkmaza giren 170 M-60 tankının modernizasyonu projesindeki aksaklıkların ve prüzlerin giderilmesi

* İsrail'in bazı füze ve helikopter parçalarını Türkiye'de üretmesine ilişkin proje.

Haber: Bülent AYDEMİR - Sabah gazetesi

gunes
Ülkemizde SEDYEDEN DÜŞÜLÜYOR ve ölünüyor

9 aylık hamile Nuray Özdemir doğumhaneye götürülürken sedyeye yatırıldı. Sancısı artınca ayağa kalkmaya çalışan genç kadın korkuluğu olmayan sedyeden düştü. Önce kanaması başladı. Ardından geçirdiği kalp krizi sonucu öldü. Bebeği de tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

gunes Cinsellik için standart yılbaşı sofrası tavsiye ediliyor...

Yılbaşında hazırlanan standart bir sofranın afrodizyak etkisi yaptığı ve cinsel yaşama ne kadar iyi geldiği ortaya çıktı.
(22 Aralık 2005 Perşembe)

İngiltere'nin önde gelen bulvar gazetelerinden The Sun, yılbaşında hazırlanan standart bir sofranın afrodizyak etkisi yaptığını ve cinsel yaşama ne kadar iyi geldiğini ortaya koydu. İşte The Sun gazetesinin yılbaşı sofrası önerisi.

HİNDİ: Yılbaşının geleneksel yemeği haline gelen hindinin tam bir protein kaynağı olduğu ve çok az yağ içerdiği belirtildi. Vücudumuzdaki bütün hücrelerin protein içerdiğini hatırlatan uzmanlara göre hindi, pek çok organın sağlıklı çalışmasına ve hayatı hormonların salgılanmasına yardımcı oluyor.

Hindinin büyük ölçüde çinko içerdiğini de vurgulayan uzmanlar, çinkonun üreme sistemi için oldukça gerekli olduğunu ifade ediyor. Amerikan Çinko Birliği, vücutta çinkonun azalması halinde sperm sayısında da bir düşüşün görüldüğünü belirtti.

Ayrıca, hindide bulunan tryptophan isimli amino asitin mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin salgılanmasını sağladığı ortaya çıktı.

BRÜKSEL LAHANASI: Uzmanlar, bir porsiyon brüksel lahanasının günlük C vitamini ihtiyacının yüzdü 60'ını, A vitamini ihtiyacının da yüzde 40'ını içerdiğini ortaya koydu.

Washington Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre C vitamini, sigara içmek yüzünden vücuda alınan toksinlerin sperm DNA'sına verdiği zararı azaltıyor. C vitamini ayrıca spermlerin daha dayanıklı olmasını sağlıyor.

HAVUÇ: Havuç, diğer bütün sebzelerden daha çok A vitamini içeriyor. Bu da havucu kalp, damar ve göz sağlığı için oldukça faydalı hale getiryor. Havuç ayrıca yoğun biçimde içerdiği K vitamini ile kalp rahatsızlıkları riskini de azaltıyor.

PATATES: Patatesler muzdan dana çok potasyum içeriyor. Potasyum azlığının kramplara neden olduğunu hatırlatan uzmanlar, patatesin kramların önlenmesinde önemli olduğunu vurguluyor.

KURU MEYVELER: Demir bakımından oldukça zengin olan kuru mayveler demir eksikliğine bağlı kansızlığa iyi geliyor.

FINDIK: Uzmanlar, fındığın içerdiği sağlıkla sağlarla vücutta kolestrolü dengelediğini belirtiyor.

ADAÇAYI: Northubria Üniversitesi uzmanlarına göre bitki özleri kaygı ve stresi azaltıyor, bu da libidonun yükselmesine neden oluyor. Üniverseti profesörlerinden Andrew Scholey de adaçayının insanın ruh halini iyileştirdiğini gördüklerini söyledi. Cinsellikten soğuyan kadınlarını üçte birinin stres nedeniyle bu sorunu yaşadıklaranı belirten uzmanlar, bitki özlerinin ve çaylarının bu sorunu gidermeye yardımcı olduğunu belirtiyor.

BRANDY: Uzmanlar yılbaşın gecesinde alkol tüketmek isteyenlere de brandy'leri öneriyor. The Sun gazetesi, resmi istatistiklere göre Eylül aylarında doğum oranlarının yükseldiğini, bunun nedeninin ise yılbaşlarında yoğun olarak türetilen brandy'nin afrodizyak etkisi yaptığını belirtti.

gunes 'Milli Piyango HARAMDIR' diyen bir babanın büyüttüğü çocuk, bugün Spor Toto Teşkilatı'nın BAŞINDA

Türkiye'ye özgü ilginç bir serüveni yazdı bugün Necati Doğru... Türkiye'nin bir dönem etkili 'hacalarından', vaizlerinden biri olan Timurtaş Hoca'nın oğlu, bugün nerede, hangi kurumun başında biliyor musunuz?
(22 Aralık 2005 Perşembe)

NECATİ DOĞRU'NUN HABERİ:

Piyango biletinin hüzünlü gözyaşları!

Piyango bileti, basılı kağıt parçası. Ağzı yok, dili yok, kalbi yok, hissi yok, gözü yok. Gözyaşı da yok. Piyango bileti ağlayamaz diye düşünüyorsunuz değil mi?

Yanılıyorsunuz.

Ben rastladım.

Ağlıyor.

Hem de hıçkırarak.

Yüreğine taş basarak.

Başını dizine vurarak.

Her yılbaşına doğru, "Büyük ikramiye 5 trilyon... 10 trilyon... 20 trilyon..." diye gazete manşetlerine yansıdığı gün, konuya dini inanç açısından bakan yol göstericiler; "piyango bir kumardır. Toto oynamak günahtır... Oynayan küfre girer. Harama bulaşır. Günaha batar" diyerek uyarılarını yaparlar.

Kimse de dinlemez.

Gider piyangocuya.

Alır biletini.

Yılbaşını bekler.

Harama düşmek tehlikesi, "büyük ikramiyeyi kazanmak umuduna" her yılbaşı yenik düşer. Sizin kalpsiz, hissiz, dilsiz, gözsüz diye bildiğiniz o piyango bileti de işte insanların "kısa zamanda zengin olmak için inançlarını yemesine" bakar bakar ağlar.

***

Bu yılbaşı!

Ne siz sorun.

Ne ben söyleyeyim.

Bu yılbaşı piyango biletine rastladım; sadece ağlamıyor, kendini yerden yere çarpıyor, "bu günleri görmeseydim keşke ölseydim..." diyerek kalbine saplamak için paslı bir hançer arıyor.

Ağlama bilet!

Diyecek oldum.

Anlatmaya başladı: Timurtaş Uçar, az rastlanır; temiz kalpli, inancı tam, imanı güçlü iyi bir din adamıydı. Diyanet'in resmi vaizlerindendi. Vaazları aranırdı. Süleymaniye Camii'nde, Yeni Cami'de ve özellikle Şehzadebaşı Camii'nde onu dinlemek için yüz binler toplanırdı. Her yılbaşında "Piyangonun... Spor Toto'nun... Sayısal Loto'nun... Şans Topu'nun... On Numara'nın... At yarışlarının birer kumar olduğunu... Bunları oynayanın dinden çıkıp günaha gireceğini..." söylerdi. Belediye Başkanlığı döneminde Tayyip Erdoğan da Timurtaş Uçar'ın vaazlarını dinlemeye giderdi. Nur içinde yatsın. Timurtaş Uçar, rahmetli oldu.

AKP iktidara geldi.

Devleti ele geçirdi.

Kadrolaştı.

Devlet kurumlarından olan Milli Piyango'nun Spor Toto Genel Teşkilat Müdürlüğü'ne de Milli Gazete'de spor muhabirliği yapmakta olan ve AKP kurulurken Tayyip Erdoğan'ın da özel foto muhabirliğini üstlenmiş Bekir Yunus Uçar getirildi.

29 yaşında bir genç!

Piyango kumardır.

Toto günahtır.

Şans Topu haramdır

uyarılarıyla büyümüş,

Her yılbaşı; "piyango oynamak, toto doldurmak kumardır... Günahtır... Küfre girer..." diye Şehzadebaşı Camii'nde yüz binlere vaazlar veren rahmetli Timurtaş Uçar'ın oğlu...


***

Siyasete bak!

Kadrolaşmaya bak!

Hayata bak!

Piyango oynamak kumardır, toto oynamak günahtır diyen ve sağlığında sözü dinlenir bir din adamının oğlunu, "bizim partidendir... Parti başkanının özel fotoğrafçısıdır..." diye Milli Piyango üst yönetimine koydular.

Siz gözü yok zannedin.

Kalpsiz, hissiz deyin.

Piyango bileti...

Hıçkırıklar içinde...

Yazı: Vatan gazetesi

gunes Çakıcı: 'İçişleri Bakanı Mafya arayacağına oğluna sahip çıksın...' Hakimden cevap: 'Bizi Nasreddin Hoca'ya döndürdün....'

Boşandığı eşi Uğur Kılıç’ın öldürülmesiyle ilgili mahkemenin kendisi için bittiğini, verilecek karara saygılı olduğunu söyleyen Alaattin Çakıcı, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu için “Mafya arayacağına oğluna sahip çıksın” dedi.
(22 Aralık 2005 Perşembe)

Boşandığı eşi Uğur Kılıç’ı, Uludağ’da öldürttüğü iddia edilen Alattin Çakıcı’nın yargılanmasına, Bursa’da devam edildi. Uğur Kılıç’ın öldürülmesiyle ilgili mahkemenin kendisi için bittiğini, verilecek karara saygılı olduğunu söyleyen Çakıcı, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu için “Mafya arayacağına oğluna sahip çıksın” dedi.


Uludağ’da 1995 yılının ocak ayında boşandığı eşi Uğur Kılıç’ı, kaldığı Kervansaray Otel’de Abdurrahman Keskin’e öldürttüğü iddiasıyla, Bursa hakkında ‘adam öldürmeye azmettirmek’ suçundan ‘ömür boyu hapis’ cezası istemiyle dava açılan Alattin Çakıcı’nın yargılanmasına devam edildi.

Bursa 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, geçen hafta İstanbul 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde Karagümrük Spor Kulübü Lokali’ne yönelik silahlı baskına ilişkin yargılandığı davada, ‘müessir fiile azmettirmek’ suçundan 14 yıl 9 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılan ve Tekirdağ (F) Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Alaattin Çakıcı, Bursa’da bugünkü duruşmaya yoğun güvenlik önlemleri altında getirildi.

Duruşmaya Alaattin Çakıcı ile avukatı Muammer Demirtaş katılırken, yargılamayı Çakıcı’nın kardeşi Gencay Çakıcı ile arkadaş ve yakınları izledi.

Alaattin Çakıcı, mahkeme başkanı Ali Rıza Bir tarafından yapılan kimlik tespitinde, meslek lisesi mezunu olduğunu, üç çocuğunun bulunduğunu ve demir ticaretiyle uğraştığını bildirdi.

ÇAKICI: AYLIK GELİRİM 50-60 BİN DOLAR

Çakıcı, ABD ve birçok ülkede işyerleri bulunduğunu, bu işyerlerinden elde ettiği aylık gelirinin 50-60 bin dolar civarında olduğunu söyledi.

Mahkeme başkanı Bir'in, eski eşi Nuriye Uğur Kılıç'ı, Abdurrahman Keskin'e öldürttüğü yönündeki suçlamayı içeren iddianameyi okuması üzerine Çakıcı, “Savunma yapmam için öncelikle Fransa adli makamlarından izin alınması gerektiğini düşünüyorum. Önce izin alınması gerekir. Ben çocukluğumdan beri vatanı bir ana, devleti de ananın bir kolu gibi kolladım. Bu ülkede 30 bin Kürt, 1 milyon Ermeni katledildi diyen yazar için herkes ayağa kalktı, bizim hakkımı kimse aramayacak mı?” dedi.

Duruşmada, eski eşinin öldürülmesinde namus ve onur nedeninin var olduğunu öne süren Çakıcı, “Bu dava benim için bitmiştir. Verilecek karara saygılıyım” dedi.

“YARGILANMAM İÇİN İZİN ALINSIN”

Yargılamada Mahkeme Başkanı Ali Rıza Bir’den, yapacağı özel açıklamalar için izin isteyen Çakıcı, bu iznin verilmesinin ardından yaklaşık 45 dakika konuştu. Yasal olmadığı halde yurt dışına çıkışının engellendiğini öne süren Çakıcı, uluslararası anlaşmalara uygun olarak yargılanması için gerekli iznin Fransa’dan alınmadığını düşündüğünü söyledi. Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın, bu konuda Fransız adli makamlarından izin almasını, izin çıkarsa her şeyi anlatacağını kaydetti.

Konuşmasının daha sonraki bölümlerinde, kendisiyle ilgili bilgiler veren Alattin Çakıcı, ‘sütten çıkmış ak kaşık’ olmadığını söyledi. Mahkeme Başkanı Bir’in, eski eşi Nuriye Uğur Kılıç’ı, Abdurrahman Keskin’e öldürttüğü yönündeki suçlamayı içeren iddianameyi okuması üzerine Çakıcı, “Savunma yapmam için öncelikle Fransa adli makamlarından izin alınması gerektiğini düşünüyorum. Önce izin alınması gerekir. Ben çocukluğumdan beri vatanı bir ana, devleti de ananın bir kolu gibi kolladım. Bu ülkede ‘30 bin Kürt, 1 milyon Ermeni katledildi’ diyen yazar için herkes ayağa kalktı, bizim hakkımızı kimse aramayacak?” dedi.

BAKAN AKSU'YA MESAJ

Kartal Cezaevi’nde yattığı sırada, öldürülmek istendiğini öne süren Çakıcı, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile Adalet Bakanı Cemil Çiçek’i de eleştirdi. Bakan Aksu için “Mafya arayacağına oğluna sahip çıksın” diyen Alaattin Çakıcı, “Adalet Bakanı, ‘yetki verildiği taktirde suçluların ciğerini sökeceğini’ söyledi. Kasaplığa bu kadar meraklıysa neden Adalet Bakanlığı yapıyor. Bu hakaret değil, meslek benzetmesidir” dedi.

Türkiye’de son günlerde ‘kırmızı hatlar’ ile çok oynanmaya başlandığını belirten Alattin Çakıcı, Başbakan'ın da görüştüğü kişilere dikkat etmesini istedi. Alt kimlik, üst kimlik tartışmalarına da değinen Alaattin Çakıcı, “Şu unutulmamalı. İblis Allah'a karşı geldi, başına gelmedik kalmadı. Bu konuda İslamın siyasallaşmasına karşıyım. Firavunun dahi başına gelenler bellidir. Herkes dikkatli olmalıdır” diye konuştu.
Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet etmesi için kendisine sürekli baskı yapıldığını öne süren Çakıcı, idam edileceğini bilse bile Türkiye'yi, İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet etmeyeceğini belirtti.

KARAR DURUŞMASINA KATILACAK

Mahkeme hakimi duruşmayı 20 ocak 2006 tarihine ertelerken, Çakıcı’nın savunma yapıp yapmaması için Fransız adli makamlarına sorulması önerisini kabul etmedi. Mahkeme, isteği üzerine Çakıcı’nın sadece hüküm verilecek olan duruşmada hazır bulundurulmasını kararlaştırdı.

Duruşma çıkışında açıklamalar yapan Alaattin Çakıcı’nın kardeşi Gencay Çakıcı, mahkemenin Fransa’dan gelecek karara uymak durumunda olduğunu söyledi. Gencay Çakıcı “Kendisi şu anda şeker hastası. Uykusuz olduğu için bitkin görünebilir. Bence sağlık durumu şu anda yerinde” dedi.

"BİZİ NASRETTİN HOCA'YA DÖNDÜRDÜN"

Duruşma sonrası, “Duruşmada sesimi yükselttiğim için çok özür dilerim” diyen Çakıcı'ya, Mahkeme Başkanı Bir, “Benim bundan bir şikayetim yok. Ülke sorunlarından çok konuştun. Yeri burası değil” dedi.

Bunun üzerine Çakıcı, “Beni bir odaya kapattılar. Kiminle konuşayım?” demesi üzerine hakim Bir, “Sen de haklısın. Bizi Nasrettin Hoca'ya döndürdün” karşılığını verdi.

gunes
13 çocuklu 60 yaşındaki muhtar: 'Görevim Kürt nüfusunu artırmak...'

Diyarbakır'a bağlı Sarıdal köyünün iki eşli, 13 çocuklu 60 yaşındaki muhtarı Abdülkadir Sümer'in "torunlarının sayısını bilmediğini" aktaran The Economist, Sümer'in bu durumu "Görevim, Kürt nüfusunu artırmak" diye açıkladığını yazdı.
(23 Aralık 2005 Cuma)

İngiliz The Economist dergisi, çokeşliliğin, aşiret ve dini kuralların ağır bastığı, Kürt kökenli vatandaşların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde yaygın bir gelenek olduğunu vurguladı

İngiliz The Economist dergisi, son sayısında erkeklerdeki çokeşliliği (poligami) mercek altına alırken, bunun Kürt kökenli vatandaşların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde yaygın bir gelenek olduğunu vurguladı. Güçlü çokeşlilik geleneğinin Türkiye'nin bunu suç sayan kanunlarına nasıl meydan okuyabildiğini, Diyarbakır'dan izlenimlerle aktaran The Economist, DTP lideri Ahmet Türk'ün de ölen kardeşinin eşini, ikinci eş olarak kabul ettiğini yazdı.

'Kuran'da 4 eşe izin var'
Diyarbakır'a bağlı Sarıdal köyünün iki eşli, 13 çocuklu 60 yaşındaki muhtarı Abdülkadir Sümer'in "torunlarının sayısını bilmediğini" aktaran The Economist, Sümer'in bu durumu "Görevim, Kürt nüfusunu artırmak" diye açıkladığını yazdı.
Sümer'in kardeşi Süleyman'ın da iki eşi olduğunu vurgulayan dergi, köy imamı Tevekelli Yıldırım'ın "Kuran erkeklere dört eşe kadar izin veriyor" dediğini aktardı. Sümer kardeşlerin, gelenek ve modernitenin bazen birlikte yaşadığı, bazen de çatıştığı bir ülkede kanunları çiğnediğini hatırlatan dergide "Kentli Türk kadını ise, Avrupa'nın çoğunda olduğu gibi, sadakatsizliği boşanma nedeni olarak görüyor. Ancak yetkililer, Türkiye'nin 71 milyonluk nüfusunun üçte birine ev sahipliği yapan kırsal kesimde poligamiyi görmezden geliyor" ifadeleri yer aldı.
Aşiret ve dini kuralların ağır bastığı, statü ve gücün sayılarla değerlendirildiği, Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde yaygın olan çokeşliliğin bazen de hayat kurtarıcı olabildiğini belirten dergi, örnek olarak ölen kardeşinin eşini "onursuzluktan kurtarmak için" ikinci eş olarak kabul eden Türk'ü gösterdi. Dergiye konuşan Sarıdallı Süleyman Sümer, "İlk eşi erkek çocuk doğuramayınca eve ikinci kadın getirmek zorunda kaldığını, tarlada çalışabilmeleri için olabildiğince çok erkek çocuğa ihtiyaç duyduğunu" söyledi.
Devlet sağlık görevlilerinin, doğum kontrol kavramını öğretebilmek için yılda 2 kez köye geldiğini de yazan dergi, dil bilmemekten kaynaklanan iletişim zorlukları yüzünden köylülerle pek anlaşılamadığını bildirdi.
The Economist, çokeşlilikte aşkın da bir rolü olduğunu söyleyen Dicle Üniversitesi'nden sosyolog Remzi Oto'nun şu çalışmasına da yer verdi:
"50 çokeşli erkek üzerinde yapılan araştırma, üçte birinin, âşık olduktan sonra ikinci bir eş aldığını gösteriyor. Bunların çoğu erken yaşlarda evliliğe zorlanmış. İkinci eş almayı, kendini ispat, erkekliklerini keşfetmenin ve gerçek aşkı tecrübe etmenin bir yolu olarak görüyorlar..."

Sadak: Türk tek eşli
DTP Koordinasyon Kurulu Üyesi ve eski milletvekili Selim Sadak, The Economist'teki iddialarla ilgili olarak şunları söyledi:
"Ahmet Türk çok küçük yaşlarda görücü usulüyle evlenmiş. O eşi şu anda hayatta değildir. Ahmet beyin şu anda tek eşi var."

neoone
23 Aralık 2005
Avcı bu kez Kapıkule'yi temizledi

Hurriyet

Kapıkule'deki Gümrük çetesini çökerten operasyonun altında tanıdık bir isim var: Hanefi Avcı. Susurluk çetesini deşifre eden, TSK'da telekulak skandalına imza atan ve son dönemde birçok yolsuzluk çetesini çökenten Avcı, sürgün olarak gönderildiği Edirne'de bile yolsuzluklara neşter vurdu.

http://www.msn.com.tr/news2/




neoone
SSK aylıkları açlık sınırının altında
Türkiye İşçi Emeklileri Derneği (TİED) Ankara Şubesi'nce yapılan araştırmaya göre, SSK kapsamındaki emekli, dul, yetim ve mağdur gruplarında bulunanların yaklaşık yüzde 73'ü, ”açlık sınırının” altında aylık alıyor.


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3693736.asp?gid=48


Yazan - neoone - 23/12/2005 13:20:22

neoone Denktaş birleştirdi
CHP’nin davetiyle TBMM kürsüsünde hayatını verdiği Kıbrıs davasını anlatan Rauf Denktaş, sağ ve solun liderlerini bir araya getirdi. Denktaş ağlatan konuşmasında, ‘İçim yanarak söylüyorum. Kıbrıs meselesinde son satırlar yazılıyor’ dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3692704.asp?gid=48

neoone
23 Aralık 2005
Erdoğan Noel’i kutladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘Hristiyan dinine mensup tüm vatandaşlarımızın Noeli’ni samimi duygularımla kutluyorum’ dedi.


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3692707.asp?gid=48



gunes
ABD'de camilere nükleer takibat

Amerikalı yetkililerin, teröristlerin nükleer silah geliştirebilecekleri endişesiyle Müslümanların yaşadığı bölgelerde radyasyon seviyelerini gizlice takibe aldıkları belirtildi.
(24 Aralık 2005 Cumartesi)

BBC - US News ve World Report'a göre, çok sayıda cami ve özel adreste radyasyon seviyeleri tespit edildi.

Adalet Bakanlığı'ndan bir sözcü, programın El Kaide'yle mücadele için gerekli olduğunu savundu.

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı George Bush, terör bağlantıları bulunduğundan şüphelenilen Amerikalıların telefon konuşmalarının dinlenmesine izin verdiğini itiraf etmişti.

Bush, bunun ülkenin savunması için gerekli olduğunu öne sürerek, uygulamaya devam edeceklerini belirtmişti.

US News ve World Report'a göre, nükleer takip programı 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından tesis edildi.

2002 yılının başlarında hayata geçirilen programın; Washington merkezi ile Maryland ve Virginia gibi banliyölerinde, ayrıca Chicago, Detroit, Las Vegas, New York ve Seattle kentlerinde özel mülkleri hedef aldığı belirtildi.

Hedeflerin neredeyse tümünün Müslüman kişilerin yaşadığı yerler olduğu ifade edildi.

Dergide, bu takibatların arama emri ya da mahkeme kararı olmaksızın gerçekleştirildiği de yazıldı.

İsmini vermek istemeyen bir kaynak, "Hedeflerin neredeyse tümü ABD vatandaşıydı. Birçoğumuz bunun sorgulanabileceğini düşünüyorduk ama şikayetçi olanlar neredeyse işlerini kaybediyorlardı" şeklinde konuştu.

Dergiye konuşan yetkililer ise, yollar, park alanları gibi kamu malı olarak kabul edilen yerlerin izlenmesinin yasal olduğunu ve bunun için arama emrine gerek olmadığını savundu.

Ayrıca, bu programın özellikle Müslüman kesimi hedef aldığı iddialarını da reddettiler.

Adalet Bakanlığı'ndan bir sözcü programın El Kaide'yle mücadele için gerekli olduğunu söylerken, bir FBI sözcüsü haber hakkında bir yorumda bulunmayı reddetti.

Washington merkezli Arap-İslam İlişkileri örgütünün sözcüsü İbrahim Hooper, ise haber karşısında tüm Müslüman toplumunun şoka uğradığını söyledi.

Hooper, "Bu, Müslümanların sadece Müslüman olmalarından ötürü hedef alındıkları izlenimini doğuruyor. Hükümetin böyle bir zamanda göndermek istediği mesajın bu olduğunu sanmıyorum" diye konuştu.


gunes 2005'in EN TUHAF olayları belli oldu

2005 yılı; siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmeleri, savaşları, doğal felaketlerinin yanı sıra tuhaf olaylarıyla da hatırlanacak. Tuhaf olayların bir seçkisi şöyle:
(24 Aralık 2005 Cumartesi)

HAMİLE OLDUĞUNU ANLAMADAN 7 AY BASKETBOL OYNADI

23 yaşında bir Brezilyalı kadın basketbolcu, hamile kaldığını anlamadan 7 ay boyunca takımıyla turnuvalara katıldı.

Silvia Cristina Gustavo Rocha isimli genç sporcu, hamile olduğunu,7 aylık prematüre bebeğini dünyaya getirmeden sadece 3 gün önce, karnında bir ağrı hissedince göründüğü doktordan öğrendi.

Bebeğine Louis Ferdinand adını koyan genç anne, duygularını, ''Hamile kaldığımı hiç düşünmemiştim. Sadece biraz kilo aldığımı düşünüyordum'' diye dile getirdi.

CİNSELLİK HIRSIZI

Gabon'un iktisadi başkenti Port-Gentil'de iki kişi, yanlarından geçerek kendilerine hafifçe dokunan ve ellerini sıkan esrarengiz bir adamın, cinsel güçlerini çaldığını söylediler.

Yann isimli 21 yaşındaki ''kurban'', ''Bir adam bana hafifçe dokunarak geçti. O anda vücuduma daha önce hiç hissetmediğim bir negatif enerji yayıldı. Cinsel organım küçüldü. Bir bebeğin cinsel organı gibi oldu'' dedi.

Jean-Pierre isimli 33 yaşındaki diğer ''kurban'' ise ''Bir adamla el sıkıştım, sonra vücudumu korkunç bir ürperti kapladı. Çok korktum.

O andan sonra cinsel gücüm hızla azaldı'' dedi.İki adam, cinsel güçlerinin tekrar yerine gelmesi için durmaksızın dua ettiklerini ifade ettiler.

AMELİYAT EDİLEN HASTAYA YUMRUK

Japonya'nın Shiga kentindeki üniversite hastanesinde lokal anestezi altında ameliyat edilen bir hasta, kıpırdayarak ameliyatı aksatınca, ameliyatı yapan pratisyen doktordan sıkı bir yumruk yedi.

Ameliyat edilirken rahatsız olup ameliyatın durdurulmasını isteyen ve huzursuzca kıpırdayan hasta, doktorun, ''Kıpırdama ve çeneni kapat'' uyarısı eşliğinde gelen sert yumruğu karşısında neye uğradığını şaşırdı.

Yumruk sonrası ameliyat yarıda kesildi. Hastane yönetimi tarafından kendisinden ve ailesinden defalarca özür dilenen hasta 5 gün rapor aldı.

BLAIR'İN KOZMETİK GİDERLERİ, İNGİLİZ KADINLARININ 2 KATI

İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, olduğundan genç ve dinç görünmesinin nedeni ortaya çıktı: Başbakanın güzellik ürünlerine harcadığı paranın, bir İngiliz kadının ortalama kozmetik giderinin neredeyse iki katı olduğu açıklandı.

Blair'in son altı yılda 2000 sterline yakın kozmetik harcaması yaptığı, buna karşılık, İngiliz kadınlarının güzellik ürünlerine yıllık 200 sterlin civarında harcadığı belirtildi.

Geçen mayıs ayında yüzü alışılmadık biçimde bronz görünen Blair, nisan ayında evinin bahçesinde güneşlendiğini, yüzünün bu şekilde yandığını söylemişti. İngiltere, yazları bile güneşe hasret olmasıyla biliniyor.

TELEFON MEMURESİNİN SESİNE AŞIK OLUP POLİS İMDAT'I DEFALARCA ARAYAN KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Almanya'nın Düsseldorf kentinde 45 yaşında bir erkek, gece boyunca

''Polis İmdat''ın 110 numaralı telefonunu defalarca aradı. Bu kişinin

durmadan değişik telefon kulübelerinden numarayı aramasının nedeni sonra belli oldu: telefon memuresinin sesine aşık olmuştu.

''Polis İmdat''lık bir durumu olmadığı anlaşılan kişi, verdiği ifadesinde, memurenin ''karşı konulamaz'' sesine aşık olduğunu söyledi.

MİNİ BARLI VE DVD ÇALARLI CENAZE ARABASI

Avustralya'da bir cenaze levazımatçısı, ''müşterilerine'', mini barlı ve DVD çalarlı cenaze arabası hizmeti sundu.Girişimci, yakınlarını son yolculuğuna uğurlayanların, mezarlık yolunda ''sıkılmamaları'' için 10 kişilik aracı bu şekilde donattığını açıkladı.

Girişimci, mini barlı ve DVD çalarlı araca daha çok Vietnamlı, Çinli ve İtalyan ailelerin rağbet ettiğini de belirtti.

BİR YILDIR YIKANMAYAN KOCASINDAN BOŞANMAK İSTEDİ

İran'da Mina adında bir kadın, 8 yıllık kocasından, bir yıl boyunca yıkanmadığı ve pis koktuğu için boşanmak için mahkemeye başvurdu.

36 yaşındaki kadın mahkemede, kocasının kokusundan sadece kendisinin değil, çocuklarının ve iş arkadaşlarının da şikayetçi olduğunu, hepsinin ondan iğrendiğini söyledi.

Kocasının kendisine, sudan nefret ettiğini, o nedenle banyo yapmayı reddettiğini söylediğini ifade eden kadın, kendisinin ise günde 3 kere banyo yaptığını ve her 5 dakikada bir ellerini yıkadığını belirtti.

İNTERNETTE AŞIK OLDULAR, İLK BULUŞMALARINDA BİRDE BAKTILAR Kİ KARŞILARINDA ESKİ KARISI, ESKİ KOCASI

Ürdün'de, internette sohbet ederek birbirlerine aşık olan bir kadın ve bir erkek, ilk buluşmalarında, ''ruh ikizleri'' olarak gördükleri kişinin ayrıldıkları eşleri olduğunu görünce şaşkına döndü.

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmış olan ve takma isimlerle siber dünyada kendine eş arayan kadın ve erkek, ilk buluşmalarında karşılarında birbirlerini görünce hayal kırıklığına uğradı. İnternet dünyasının ''sanal'' bir aşkı daha böylece başlamadan bitmiş oldu.

gunes
Almanlar en çok 'bas bas paraları Leyla'ya istediler

Antalya'nın Alanya İlçesi'nde yaşayan yerleşik Almanlar ve turistler, gece geç saatlere kadar eğlenerek Noel'i kutladı. Kutlamalar sarasında Almanlar dans etmek için "Bas Bas Paraları Leyla'ya" ile "Çekirge" türkülerini tercih etti.

Alanya İlçesi'nde Almanlar Noel kutlamalarına başladı. Birçok işyeri yerleşik Almanlar ve turistler için birbirinden ilginç organizasyonlar düzenledi. Bistro Schaka Resturant-Bar işletmecileri ise Noel kutlamaları sırasında sadece Türkçe müzik çaldı. Alman Pedro ve Heidi Handels çiftinin sahneye çıktığı gecede, "Çekirge" ve "Bas Bas Paraları Leyla'ya" türküsü söylendi.
Alman turistler sabaha kadar süren eğlencede su gibi içki tüketip bol bol göbek attı.

(26 Aralık 2005 Pazartesi)


gunes Jandarma sitesi hacklendi

Jandarma Kuvvetlerinin resmi sitesi www.jandarma.tsk.mil.tr adresinde yer alan site hackerlar tarafından ele geçirildi ve bu siteye gitmek isteyenler başka bir adrese yönlendirildi:
(27 Aralık 2005 Salı)

Jandarma Kuvvetlerinin sitesine gitmek isteyenler karşılarında www.silo.be adresini buluyorlardı.

Öğle saatlerinde gerçekleşen ve en az yarım saat sürdüğü gözlemlenen eylemin ardından saat 12:30 site tekrar eski haline döndü. Bu andan itibaren sitenin kontrolünün tekrar Jandarma Genel Komutanlığı'na geçtiği gözlemlenirken
konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.

Yönlendirilen adreste yer alan site ise Belçika'nın Liege kenti yakınlarında tekno partilerin düzenlendiği bir kulübün tanıtım sitesi.

Haber: Sabah gazetesi

gunes Fransa'da 2006 'Ermeni yılı'

2000 yılında sözde Ermeni soykırımı tasarısını kabul eden Fransa bu kez de 2006'yı "Ermenistan Yılı" ilan etti.
(27 Aralık 2005 Salı)

Bu gelişmeden rahatsızlığını dile getiren Ankara ise Ermeni diyasporasının bu durumu "soykırım gösterisine" dönüştürme ihtimaline karşı Fransa'yı uyardı. Fransa ise olayın sadece kültürel etkinlikleri içerdiği yanıtını verdi. Ankara'nın konu ile ilgili kaygıları, önümüzdeki aylarda Türkiye'ye bir ziyaret yapması beklenen Fransa Dışişleri Bakanı Phillippe Douste-Blazy'e iletmeye hazırlandığı öğrenildi.


gunes Kredi kartlarına aile fotografınızı bastırabiliriniz

MasterCard, yarı saydam, metalik, holografik ve hatta karanlıkta parlayan farklı kart tasarımlarını Paris’te düzenlenen kart teknolojileri fuarı CARTES’te tanıttı.
(27 Aralık 2005 Salı)

gunes Made in Turkey 'Windows' PARS, İNDİRİLMEYE HAZIR sizi bekliyor

Adını Anadolu Parsı'ndan alan bilgisayar işletim sistemi Pardus, 26 Aralık'tan itibaren İnternet üzerinden indirilmeye başlandı.
(27 Aralık 2005 Salı)

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) bünyesinde yürütülen Uludağ Projesi kapsamında geliştirilen açık kaynak kodlu özgür işletim sistemi Pardus'un 1.0 sürümü, 26 Aralık'tan itibaren İnternet üzerinden yayınlanmaya başlandı.

Linux temelli bir işletim sistemi olan Pardus, tam ve düzgün Türkçe desteği yanında, kurulum ve kullanım kolaylığı açısından önemli yenilikler barındırıyor. Seçkin bir yazılımcı ekibi tarafından geliştirilen ve yenilikçi teknolojilerle donatılan Pardus'un küresel Linux camiasında da geniş yankı uyandırması bekleniyor.

gunes GÜNÜN EN ÇOK KONUŞULAN SÖZÜ:
'Bakan çocuğu diyorsunuz... Peki kardeşim ne yiyecek ne içecek bu çocuklar...'

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, oğlunun şirket kurmasıyla ilgili milletvekillerinden gelen eleştirilere 'Ne yiyecek bu çocuklar' sözleriyle tepki gösterdi.
(27 Aralık 2005 Salı)

TBMM Genel Kurulu'nda dün, 2006 Yılı Bütçe Tasarısı'nın maddeleri üzerindeki görüşmelere devam edildi. Görüşmeler sırasında milletvekilleri, Maliye Bakanı Unakıtan'ın oğlunun şirket kurmasını eleştirdi. Bakan Kemal Unakıtan, eleştirileri şöyle yanıtladı:

'Bir insan milletvekili, bakan, cumhurbaşkanı olunca, çocuklarına, 'bundan sonra şirket-mirket kurmayın, oturun burada' mı diyelim. Ben siyasete atılmadan önce, siyasetçilere bakardım. Adam siyasetteyken ona demediklerini bırakmıyorlar. Onlar politikadan çekilince hakkında söylenenlerin hepsi unutuluyor. Peki şimdi bu çocuklar ne yiyecek? Onlar da çocuk sahibi insanlar. Devletten ihale almışlar mı, ne yapmışlar? Babası Maliye Bakanı oldu diye çocuk soyadını değiştirecek değil ya. Adama soyadımı taşıma mı diyeceğiz? Bir adamın çocuğunun iş, şirket kurması suç mu?'

Bakan Unakıtan, CHP'lilerin Başbakan Tayyip Erdoğan ve hükümetle ilgili eleştirilerine tepki göstererek, 'Başbakan'ı niye içinize sindiremiyorsunuz' dedi.

gunes Öğretmene TAVLA YASAK

Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenevleri ve sosyal tesisler yönetmeliğini değiştirdi. Yeni yönetmelik, Tebliğler Dergisi'nin aralık sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
(27 Aralık 2005 Salı)

Eski yönetmeliğin 47'nci maddesindeki, 'Kurumlara gelen üyelerin kılık kıyafetleri 'Devlet Memurları Kılık Kıyafet Yönetmeliği'ne uygun olur. Üyelerin memur olmayan anne, baba eş ve çocuklarının kılık ve kıyafetlerinin sade ve temiz olmasına dikkat edilir' hükmü, yeni yönetmelikten çıkarıldı.

Bu düzenlemenin türbanın önünü açmak için yapıldığını söyleyen Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, 'Yöneticiler zaten türbana göz yumuyordu. Şimdi yasal engel de kalmadı' diye konuştu. Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk de 'Bu düzenleme ile bir şekilde sınırlandırılmalar kaldırılmış olacak. Amaç o, belli' dedi. Yeni yönetmelikle, oyunlara da kısıtlama getirilirdi. Eski yönetmelikte, 'Satranç, dama, tavla gibi oyunlar oynayabilecekleri şekilde düzenleme yapılır' ifadesi yer alırken, yeni yönetmelikte 'Satranç, dama gibi zeka oyunları oynayabilecekleri şekilde düzenlenir' denildi

gunes
Eyşan Özhim, haberini yapan gazeteciyle tartışırken PSİKOLOJİK FELÇ geçirdi

Özhim, magazin dünyamızın ünlü simalarından biri: Bir süredir cinsel tercihi tartışılıyor ve bu tercihi haberlere konu oluyordu. Özhim, konuyla ilgili haber yapan bir muhabirle öylesine 'sert' tartıştı ki psikolojik felç geçirdi: Türkiye, psikolojik felci bu olayla öğrendi:

Bir gazeteci ile telefonda yaşadığı tartışma sonrasında fenalaşarak hastaneye kaldırılan Eyşan Özhim, kısmi felç geçirdi. Psikolojik felç olarak adlandırılan ve sol tarafını birkaç gün kullanamayan Özhim’in sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

UZUN yıllar mankenlik yapan, daha sonra bir firmanın marka yöneticiliğini sürdüren Eyşan Özhim, ‘Cinsel tercihi değişti’ yolundaki iddialar yüzünden zor bir dönem geçiriyor. Verdiği röportajlarda marjinalliğe karşı olmadığını ancak böyle yaşamadığını anlatan Özhim, bir dergide çıkan, ‘Lezbiyen değilim, kocama sorabilirsiniz’ başlığı yüzünden de hastanelik oldu. Haberi yapan gazeteciyle telefonda tartışırken çok sinirlendiğini belirten Eyşan Özhim, ‘Telefonu kapattıktan sonra sol kolumun uyuşmaya başladığını hissettim. Sonra bu uyuşukluk durumu giderek fazlalaşınca ailem beni apar topar hastaneye kaldırdı. Yapılan muayenede doktorlar kısmi felç geçirdiğimi söyledi. Ama şimdi iyiyim’ dedi. Konuyla ilgili bilgi aldığımız Doğan Yayın Holding Sağlık Grup Başkanı Dr.Gündüz Tezmen, ‘Bu tip felç durumları vardır. Buna psikolojik felç deniliyor. Birkaç gün sürer ve sonra hasta yavaş yavaş düzelir’ dedi.

Haber: Hürriyet gazetesi magazin servisi


gunes
Susuz çalışan çamaşır makinesi yapıldı

Daily Mail gazetesinin haberine göre, Uzak Doğu’lu bir grup bilimadamı suya ve deterjana ihtiyaç duymayan bir çamaşır makinesi icat etti. İŞTE MAKİNANIN ÇALIŞMA MANTIĞI:
(27 Aralık 2005 Salı)

Singapur Ulusal Üniversitesi’den Gabriel Tan ve Wendy Chua tarafından protipi hazırlanan çamaşır makinesinin daha şimdiden Elektrolux firmasının dikkatini çekmeyi başardığını yazan gazete, Airwash adlı makinenin en önemli özelliğinin çamaşırları temiz ve kuru olarak çıkartması olduğunu yazdı. Kirli çamaşırlara negatif iyon molekülleriyle dolu havanın püskürtülmesiyle çalışan makine, bu şekilde kirleri bir araya getirip, bakterileri etkisizleştiriyor ve kokuyu ortadan kaldırıyor. Bu duruma ek olarak hiç bir şekilde su kullanılmadığı için deri ve süet gibi kuru temizleme gerektiren giysilerin de temizlenmesini sağlayan yeni çamaşır makinesi ayrıca kurutma makinesini de devre dışı bırakıyor.


gunes İsrail savaş uçaklarının Lübnan'a hava saldırısı başlattıkları bildirildi

İsrail ordu sözcüsü, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyindeki bölgede mevzilenen Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) hedeflerine hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi.
(28 Aralık 2005 Çarşamba)

İsmi verilmeyen İsrail ordu sözcüsü, "Bu saldırılar, İsrail'in kuzeyine fırlatılan Katyuşa füzelerine ani bir cevaptır. Biz bu tür saldırıları dikkate alıyoruz" dedi.

Lübnan polisinin bildirdiğine göre, dün gece Lübnan topraklarından İsrail'in kuzeyine 7 Katyuşa füzesi fırlatılmıştı.

Saldırılarda ölü ve yaralı olmadığı açıklanmıştı


Yazan - gunes - 28/12/2005 09:05:18

gunes KUŞ GRİBİ OLDUĞU KESİNLEŞTİ:
Ülkemizdeki İKİNCİ KUŞ GRİBİ vakası

Iğdır İli Aralık İlçesi'nde kuş gribi (tavuk vebası) vakası tespit edildiği bildirildi. Ölen tavukların Balıkesir'den Ağrı'ya getirildikleri ORTAYA ÇIKTI:
(28 Aralık 2005 Çarşamba)

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, geçtiğimiz günlerde Aralık İlçesi Köprüler Mahallesi'nden tavuk ölümleriyle ilgili alınan ihbar doğrultusunda analiz yapılması beklenmeden geçici tedbirlerin uygulamaya konulduğu ve bulaşma ihtimaliyle 359 muhtelif kanatlı hayvanın itlaf edildiği bildirildi.

gunes 'Neden Cumhurbaşkanı Sezer'in KİRLİ SAKALLI fotoğrafı kullanılmıştır'

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2006 ajandalarında Cumhurbaşkanı Sezer’in ‘kirli sakallı’ fotoğrafının kullanılması üzerine CHP milletvekili Berhan Şimşek soru önergesi verdi.
(28 Aralık 2005 Çarşamba)

Şimşek, Bakan Hüseyin Çelik’in yanıtlamasını istediği önergede, ajandalarda Atatürk’ün fotoğrafının altında eğitimle ilgili herhangi bir vecizesinin yer almadığını da anımsattı.

CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dağıtılan ajandalarda, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, ‘kirli sakallı’ bir fotoğrafının kullanılmasına tepki gösterdi. Şimşek, ajandaların üzerinde AKP milletvekillerinin isimlerinin basılı olduğunu, ancak CHP’lilere gönderilenlerde isim bulunmadığını da söyledi.

Şimşek, ajandalara yönelik tepkisini önce bütçe görüşmeleri üzerinde Genel Kurul’da dile getirdi, ardından da Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in yanıtlanması istemiyle bir soru önergesi verdi. Şimşek, ajandada Sezer’in kullanılan fotoğrafını da eleştirdi ve bunu ‘Özensizlik’ olarak nitelendirdi.

Şimşek önergesinde, TBMM üyelerine yılbaşı hediyesi olarak gönderilen ajandalarda, AKP’li vekillerin isimleri yer alırken, diğer vekillere gönderilenlerde isim yazmamasının gerekçesini sordu. Şimşek, ‘Bu durum, bir bakanlık tarafından, o bakanlığı yöneten bakanın mensubu olduğu partinin milletvekillerine yapılan bir ayrımcılık mıdır? Hakkında partizan kadrolaşma iddiaları bulunan bir bakanlığın bu yöndeki davranışı, partizan kadrolaşma iddialarının doğruluğunun bir göstergesi midir’ diye sordu.

Şimşek, ajandalarda Atatürk’ün fotoğrafının altında eğitimle ilgili herhangi bir vecizesinin yer almadığını anımsattı. Şimşek, buna karşılık Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ve bakan Çelik’in fotoğraflarının altında eğitimle ilgili sözlerine yer verildiğini bildirdi. Şimşek, Cumhurbaşkanı Sezer’den herhangi bir söze yer verilmemesini de eleştirdi. Şimşek, ‘Bu durum, partinizin Sezer’e yönelik izlediği çekişme politikasının uzantısı mıdır? Cumhurbaşkanlığı makamına, bu ajandalardan gönderilmiş midir?’ sorularına yanıt istedi.

Şimşek, bu ajandaların nerede bastırıldığını ve kaç liraya mal olduğunu da sordu. Şimşek, ‘Ajandaların basım, dağıtım işini özel bir firma yaptıysa, firmanın adı ve ödenen para miktarı nedir, harcanan para bakanlığınızın hangi gider kaleminde gösterilmiştir? Ajandalar, bakanlığınız tarafından devlet envanterine kaydedilmiş midir’ sorularını da yöneltti.


gunes
Hollywood için EN KÖTÜ yıl...
Newsweek dergisi yılın filmini belirledi: Duvara Karşı

Dünyanın bildiği dergi 2005'in en iyi 10 filmini belirledi. Duvara Karşı, tüm filmleri geride bırakıp birinci sıraya oturdu:
(28 Aralık 2005 Çarşamba)

Anadolu Ajansı - Fatih Akın'ın ''Duvara Karşı'' filmi, ABD'nin Newsweek dergisinin 2005 yılının en iyi 10 filmi listesinde birçok filmi geride bırakarak ilk sırada yer aldı.

ABD'nin önde gelen sinema eleştirmenlerinden David Ansen'in belirlediği listede Duvara Karşı, ''Aşk sayesinde değişim yaşayan iki kayıp Türkün hikayesini anlatan sert bir Alman başyapıtı'' olarak tanımlandı.

gunes Doğru mu şimdilik bilmiyorum ama Sami Ofer, Petrol Ofisine ortak olmuş
gunes Kaynak: hürriyet
Yer: istanbul
Tarih: 27.12.2005

ANKA

169 aydin, yayinladiklari bir bildiri ile yargilanan Yazar Orhan Pamuk\'a destek verdi. Bildiride, \"Orhan Pamuk'un yargilanmasini ve bu yargilanma sirasinda ugradigi saldirilari, ülkemizin demokratiklesme sürecine vahim bir müdahale olarak görüyor endiselerimizi ifade ediyoruz\" denildi.

Aralarinda Yasar Kemal, Çetin Altan, Adalet Agaoglu, Arif Damar, Müjde Ar, Yilmaz Erdogan, Fazil Say, Süleyman Çelebi, Mehmet Ali Birand, Mehmet Uzun, Halil Ergün, Cüneyt Ülsever, Gençay Gürsoy'un bulundugu 169 aydin, yayinladiklari bir bildiri ile Yazar Orhan Pamuk'a desteklerini açikladi.

Pamuk'un yargilanmasi sirasinda yasananlar üzerine bir grup aydin bir bildiri yayinladi. Aralarinda Yasar Kemal, Çetin Altan, Adalet Agaoglu, Arif Damar, Müjde Ar, Yilmaz Erdogan, Fazil Say, Süleyman Çelebi, Mehmet Ali Birand, Mehmet Uzun, Halil Ergün, Cüneyt Ülsever, Gençay Gürsoy, Oya Baydar, Murat Belge, Jale Parla, Nilüfer Göle, Toktamis Ates, Asaf Savas Akat, Ilhan Tekeli, Genco Erkal, Ercan Karakas, Sahika Yüksel, Ayse Erzan, Hikmet Çetinkaya, Orhan Taylan, Sinan Çetin, Zeynep Oral, Zeynep Tanbay, Alaaddin Dinçer'in de, bulundugu 169 aydin, Türk Ceza Kanununun 301.
maddesinden yargilamalarin son günlerde yayginlasmasina dikkat çektiler.
Bildiride, \"Orhan Pamuk'un yargilanmasini ve bu yargilanma sirasinda ugradigi saldirilari, Türkiye'nin demokratiklesme sürecine vahim bir müdahale olarak görüyor, endiselerimizi ifade ediyoruz\" denildi.

ÇIÇEK VE AKSU'YA KINAMA

Ayni anlayisin kisa süre önce 6-7 Eylül sergisinde ve Ermeni Konferansi'nda da ortaya çiktigina dikkat çekilen bildiride, \"Adalet Bakani'ni bu tür davalarin açilmasina neden oldugu, Içisleri Bakani'ni ise saldirganlari cesaretlendirdigi için kiniyoruz\" ifadesine yer verildi.

Aydinlar bildirilerinde, TCK'nin 301. ve 305. maddelerinin bir an önce kaldirilmasini ve bu maddelerden açilan davalarin durdurulmasini istedi.
Bildiriyi imzalayan aydinlarin tam listesi söyle:


1. Yasar Kemal
2. Çetin Altan
3. Adalet Agaoglu
4. Arif Damar
5. Ahmet Aykaç.Prof
6. Ahmet Insel Prof.
7. Ahmet Kuyas Doç.
8. Alaaddin Dinçer
9. Ali Bayramoglu
10. Alin Tasçiyan
11. Altan Erkekli
12. Ani Degirmencioglu
13. Asaf Savas Akat Prof.
14. Asli Erdogan
15. Ayça Atikoglu
16. Aydan Gülerce Prof.
17. Aydin Cingi
18. Aydin Engin
19. Ayhan Aktar Prof.
20. Ayla Gürsoy Prof.
21. Ayse Bugra Prof.
22. Ayse Berktay <<<<<<<
23. Ayse Erzan Prof.
24. Ayse Öncü Prof.
25. Ayse Gül Altinay Dr.
26. Ayse Parla Dr.
27. Ayten Sönmez
28. Beril Eyüpoglu
29. Betül Tanbay Prof.
30. Burcu Soysev
31. Büsra Ersanli Prof.
32. Celal Baslangiç
33. Cengiz Arin Dr.
34. Cerem Cenker
35. Cüneyt Ülsever
36. Çagatay Anadol
37. Deniz Kavukçuoglu
38. Dogan Gürpinar
39. Emin Koramaz
40. Ercan Karakas
41. Erdal Tosun
42. Ergin Cinmen
43. Erol Önderoglu
44. Erol Kizilelma
45. Erol Köroglu Dr.
46. Ertugrul Kürkçü
47. Esber Yagmurdereli
48. Etem Eldem Prof.
49. Etyen Mahçupyan
50. Fadime Gök Prof.
51. Faik Gür Dr.
52. Fatma Müge Göçek Doç.<<<<<<<<<<<<<<<<< 53. Fazil Say 54. Ferhat Tunç 55. Fikret Adaman Prof.
56. Fikret Adanir Prof.
57. Genco Erkal
58. Gila Benmayor
59. Güler Kazmaci
60. Gündüz Vassaf Dr.
61. Gürol Irzik Prof.
62. Güvenç Dagüstün
63. Hakan Tahmaz
64. Halil Berktay Doç.<<<<<<<<<<<<<<<<
65. Halil Ergün
66. Halim Kara Dr.
67. Handan Güçyilmaz
68. Hasan Bülent Kahraman
69. Hayri Kozanoglu Doç.
70. Hikmet Çetinkaya
71. Hrant Dink
72. Huri Özdogan Prof.
73. Hülya Adak Dr.
74. Hülya Gülbahar
75. Hüseyin Ergün
76. Hüseyin Yesil
77. Isik Aytaç Doç.
78. Ilhan Gögüs
79. Ilhan Tekeli Prof.
80. Ipek Çalislar
81. Ismail Hakki Tombul
82. Izak Atiyas Doç.
83. Izel Rozental
84. Jale Parla Prof.
85. Kemal Demirel Doç.
86. Kemal Inan Prof.
87. Kemal Ulusaler
88. Kerem Karaboga
89. Kuban Altinel
90. M.Asim Karaömerlioglu Doç.
91. Mebuse Tekay
92. Mehmet Ali Birand<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<< 93. Mehmet Berk Balçik 94. Mehmet Kaytaz Prof.
95. Mehmet Soganci
96. Mehmet Uzun
97. Melek Taylan Ulagay
98. Meltem Toksöz Dr.
99. Meral Demirel Dr.
100. Meryem Koray Prof.
101. Mete Çubukçu
102. Metin Kunt Prof.
103. Minu Inkaya
104. Muhsin Kizilkaya
105. Murat Belge Prof.
106. Murat Gülsoy
107. Mustafa Erdogan
108. Müfide Pekin
109. Müjde Ar
110. Nadir Paksoy Prof.
111. Nadire Mater
112. Nazan Aksoy Prof.
113. Nazan Maksudyan
114. Nebil Özgentürk
115. Nese Erdilek
116. Nilüfer Göle Prof.
117. Nur Bekata Mardin
118. Nükhet Sirman Prof.
119. Olcay Akyildiz
120. Oral Çalislar
121. Orhan Silier
122. Orhan Taylan
123. Osman Kavala
124. Oya Baydar
125. Özcan Arca
126. Özdem Petek
127. Ridvan Akar
128. Rober Koptas
129. Salih Bayram
130. Seda Çinar
131. Selçuk Dursun
132. Selçuk Esenbel Prof.
133. Selçuk Uluata
134. Selin Merzuka Türkes
135. Selma Özkoçak Dr.
136. Serdar Erener
137. Sezai Temelli
138. Sibel Irzik Doç.
139. Sinan Çetin
140. Süleyman Çelebi
141. Sahika Yüksel Prof.
142. Sebnem Korur Fincanci Prof.
143. Sehnaz Simsek
144. Semsa Özar Doç.
145. Seyla Benhabib Prof.
146. Senay Gürler
147. Taha Parla Prof.
148. Taner Akçam Doç.<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<< 149. Taner Yüzgeç 150. Tayfun Mater 151. Toktamis Ates Prof.
152. Tugrul Eryilmaz
153. Tunga Güngör Dr.
154. Tülay Arin Prof.
155. Tülay Artan Doç.
156. Ufuk Uras
157. Ümit Firat
158. Üner Eyüboglu
159. Vecdi Sayar
160. Vangelis Kechriotis Dr.
161. Yaman Barlas
162. Yasar Seyman
163. Yelda Yücel
164 Yilmaz Erdogan
165. Zeynep Gambetti
166. Zeynep Oral
167. Zeynep Tanbay
168. Zeynep Kutluata
169. Zeynep Uysal Dr.

gunes 28 Aralik 2005
Mum isiginda ders çalisan Çigdem yanarak öldü

A.A.

Bir yildir elektriksiz evde yasayan 8 yasindaki Çigdem, çok sevdigi derslerini çalistigi mumun çikardigi yanginda hayatini kaybetti.

Konya'nin Merkez Karatay Ilçesi'nde dün gece yanan 2 katli ahsap evin küllerinin arasindan küçük bir kizin trajedisi çikti. Yanginin elektrik parasi ödenemedigi için evin aydinlatildigi mumlardan çiktigi ögrenildi.
Yanarak hayatini kaybeden Mahmut Sevket Pasa Ilkögretim Okulu ögrencisi Çigdem Memili'nin (8) ögretmeni Ali Çinar, elektrik paralarini ödeyemedikleri için mum isiginda ders çalisan Çigdem'in basarili bir ögrenci oldugunu söyledi.
Çinar, ögrencisi Çigdem Memili'nin (8) ölüm haberini okula geldiginde ögrendigini belirtti.

BASARILI BIR ÖGRENCIYDI

Haberin Çigdem'in arkadaslarini, ögretmenlerini ve okul idarecilerini çok üzdügünü ifade eden Çinar, sunlari kaydetti: “Dar gelirli bir ailenin çocugu oldugunu biliyorduk. Üstelik anne ve babasi ayri yasiyordu. Bu nedenle psikolojik bir travma içindeydi. Elektrik paralarini ödeyemedikleri için mum isiginda ders çalistigini söyleyen Çigdem, basarili bir ögrenciydi. Biz de bizzat gittik ve evlerinde yaklasik bir yildir elektrik olmadigini ögrendik. Terbiyeli, sessiz bir çocuktu.
Yanarak ölmüs olmasi acimizi iki kat daha artirdi.”

Bugün, Memili'nin sirasina “kalbimizde yasiyorsun” yazisi ve gül koyan arkadaslari ise “O'nu çok seviyorduk. Çaliskan bir arkadasimizdi.
Ailesinin maddi durumunun iyi olmadigini ve mum isiginda ders çalistigini hepimiz biliyorduk. Böyle çaliskan bir arkadasimizi kaybetmenin üzüntüsünü yasiyoruz” dediler.

BÜYÜKANNE KURTARIRKEN ÖLÜYORDU

Büyük ölçüde yanan ev tamamen bosaltildi. Evde üç ailenin birlikte yasadigini ifade eden Çigdem Memili'nin dayisi Hakan Neng, hurdacilik yaparak geçimlerini sagladiklarini, yanginin ardindan kis günü sokakta kaldiklarini belirtti.
Merkez Karatay Ilçesinde dün gece 2 katli ahsap evde çikan yanginda Çigdem Memili ölmüs, yaralanan 1 kisi ile dumandan etkilenen 6 kisi ise farkli hastanelerde tedavi altina alinmisti.

Ovaloglu Mahallesi Aladagli Hoca Sokak'taki tek katli ahsap ve kerpiçten yapilmis bir evde sabaha karsi yangin çikti. Vatandaslarin ihbari üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangini söndürürken, tamamen yanan evden yarali olarak kurtarilan 8 yasindaki Çigdem Memili Konya Numune Hastanesi'ne, büyükanne Ayse Neng (46) ise Selçuk Üniversitesi Meram Tip Fakültesi Hastanesi'ne kaldirildi. Çigdem Memili, hastanede hayatini kaybetti.
Yanginda hafif zehirlenen Mukaddes Memili, Hakan (32), Saadet ve Ali Neng
(50) ile Mehmet Ali ve (11) Sevilay Toprak (20) Konya Numune Hastanesi'nde tedavi görüyor. Büyükanne Ayse Neng'in torunu Çigdem Memili'yi yangindan kurtarirken yaralandigi ögrenildi.

gunes AİHM, iki Türk tarih öğretmeninin FRANSA ALEYHİNE açtıkları İŞGAL DAVASINI KABUL ETTİ

İSKENDERUNLU 2 ÖĞRETMEN TARAFINDAN FRANSA ALEYHİNE AİHM'DE AÇILAN 2 MİLYAR EURO'LUK İŞGAL DAVASI, USULEN KABUL EDİLDİ. DAVACI TARİH ÖĞRETMENİ: - "40 ASIRLIK TÜRK YURDUNUN DÜŞMAN ELİNDE ESİR KALMASININ BİR BEDELİ ELBETTE OLACAK"

İHA - Hatay'ın İskenderun İlçesi'nde görev yapan 2 öğretmen tarafından Fransa aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) açılan işgal davası, usulen kabul edildi. Davacı öğretmen Yavuz Menderes Canbolat, "40 asırlık Türk yurdunun düşman elinde esir kalmasının elbette bir bedeli olacaktır" dedi.

Avukat Maruf Kaymaz tarafından İskenderunlu 2 öğretmen adına AİHM'de Fransa aleyhine açılan 2 milyar Euro'luk işgal davası, AİHM tarafından usulen kabul edildi. Cumhuriyetin kuruluş yıldönümü 29 Ekim 2005 tarihinde açılan davanın yakında görülmeye başlanacağı bildirildi.

Müvekkilleri coğrafya öğretmeni Osman Özay ve tarih öğretmeni Yavuz Menderes Canbolat ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Avukat Maruf Kaymaz, "Fransa aleyhine AİHM'ye 1 milyar maddi, 1 milyar manevi olmak üzere 2 milyar Euro'luk işgal tazminatı davası açmıştık. Geçen hafta AİHM'den cevap geldi, açtığımız dava usulen kabul oldu ve yakın tarihte AİHM 2. Dairesi'nde görüşülecektir. AİHM'nin tarafsız olduğunu ve dış güçlerin baskısına açık olmadığını düşünüyoruz. 2. Dünya Savaşı'nda Almanya Fransa'nın Aslesloren bölgesini işgal ettikten sonra Fransa Almanya'ya dava açıyor ve işgal tazminatı alıyor. Bu davayı kendimize emsal olarak alıp davayı açtık, umarım bizim açtığımız bu dava başka davalara da emsal olur" diye konuştu.

Tarih öğretmeni Yavuz Menderes Canbolat ise, "12 Kasım 1918'de henüz Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanalı 13 gün olmasına rağmen İskenderun ve Hatay Fransızlar tarafından işgal edilmiş, 1938 yılına kadar işgal altında kalmıştır. 20 yıl işgal altında kalan şehrimizin insanları katledilmiş Dörtyol, Kırıkhan, Altınözü, Samandağ gibi ilçelerimiz yakılmış, yıkılmış bu da yetmiyormuş gibi kaynaklarımız kullanılmıştır. Doğrusu bize 'Sokağınız kirli' diyen Fransa'ya kendi sokaklarının ne kadar kirli olduğunu göstermek istiyoruz. Bu davayı başta milli liderimiz büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarına, bu toprakları vatan yapan askerlerimize ve yüce Türk milletine duyduğumuz minnetin ve sevginin bir ifadesi olarak görüyoruz. Ayrıca İskenderun ve Hatay'ın işgali 1789 Fransız İhtilali'nin sonucu olan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ndeki barış, kardeşlik, eşitlik gibi ilkelerle de bağdaşmamaktadır. 40 asırlık Türk yurdunun düşman elinde esir kalmasının bir bedeli olduğunu ve davamızın bu yönde olduğunu düşünüyoruz. AİHM'nin hassas olacağına inanıyor, hukuki davamızın gerçekte şahsi olmadığını belirtmek istiyoruz" dedi.
(2 Ocak 2006 Pazartesi)

gunes Kadın kurban keser mi polemiği, oruç sevişerek açılır mı polemiğini sollayamaz ama...

Kurban bayramı yaklaşırken, kadın kurban keser mi polemiği başldı.

gunes 03 Ocak 2006

Sanal alemde değişik takma adlarla bilinen, mümtaz insan güzel şahsiyet ve olağanüstü yaratık olarak da nitelendirebileceğimiz Güneş 'in dünyaya geliş yıldönümü, ülkemizde, Kuzey Kıbrıs'da ve yurtdışındaki tüm temsilciliklerimizde bugün törenlerle kutalanacak.

İlk tören Güneş'in evinde bu sabah 06:30 sularında yapıldı. Eşi kendisini uykudan Edip Akbayram'ın seslendirdiği

"Yapraklara Dallara,
Yeşillere Allara
Nice Yıllara Gülüm
Nice Yıllara"

sözerini içeren, şarkı ile uyandırdı. Daha sonra ise mp3 player'e kaydettiği, biricik kızlarının doğum günü mesajını dinletti: "İyi ki doğdun annecim, iyi ki benim annemsin" diyordu Mina.

Kaç yaşına bastığını soran muhabirimize "Güneş", yokuş aşağı iniş başladı şeklinde yanıt verdi.


gunes Tayyip Erdoğan Putin'e söz vermiş: İran’a saldırı için üsleri kullandırmayız

Amerikan istihbaratına göre, geçtiğimiz Temmuz ayında Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya gelen Başbakan Erdoğan, Türkiye’deki üslerin İran’a yönelik bir saldırıda ABD tarafından kullanılmayacağı garantisini verdi.
(4 Ocak 2006 Çarşamba)

gunes Kaçakçıya 'free shop açma' izni verildiği ortaya çıkmıştı...
Yeni gelişme: İzni BİZZAT BAKAN VERDİ iddiası...

Kaçakçılık sanığı Kemal Can'a free shop izni konusunda eski bürokratlar ile bakan karşı karşıya geldi. Bürokratlar, 'Talep Tüzmen'den' diyor. Tüzmen'in yanıtı ise şöyle: Bana sıvamaya çalışıyorlar.

gunes Türkiye'nin tanınmış ve zengin ailelerine mensup 350 kişi hacca gitti: En 'lüks' Hacc yapanlar, bu grup...

Arabistan Havayollarının uçağı ile gece İstanbul'dan Cidde'ye giden 350 kişilik VIP hac gurubu içerisinde İçkale Şirketler Grubu'nun Onursal Başkanı Nadire İçkale, ablası Gülden Özbek, oğlu Ozan İçkale, Empire Mağzaları yöneticilerinden Nuray Sulhan, Ahmet Çalık'ın kız kardeşi Şükran Akbulut, Bursalı sanayici Sebahettin Yedikardeş gibi isimler yer alıyor.

İHA - Türkiye'nin tanınmış ve zengin ailelerine mensup 350 kişi geçtiğimiz aylarda Mescid-i Aksa'ya da gitmişlerdi. Mekke ve Medine'de beş yıldızlı otellerde konaklayacak olan hacı adayları Arafat'ta özel klimalı çadırlarda kalacak. Hacı adayları, organizasyon için 9 bin 300 euro ile 13 bin 500 euro arasında para ödüyor. Nadire İçkale, "Allah'ımıza şükürler olsun bize bugünü nasip etti, tamamına erdirsin, çok mutluyum. İnşallah bütün inananlara, bütün sevdiklerime Rabb'imiz nasip etsin" dedi.
Empire Mağazaları yöneticilerinden Nuray Sulhan da "Daha evvel 4 umre yaptım. Bu sefer çok farklı duygular içerisindeyim, hac çok farklı. Rabb'imin evine onunla buluşmaya günahlardan aranmaya bunu yaşamadan bilemezsiniz çok farklı bir duygu. İnsanlar hacca gitmek için yaşlanmayı beklemesinler, bunu sindirerek yapmak gerek. Yaşlandıklarında şekilsel olarak yapılıyor bu olay, hacca gençken gidin diyorum" dedi.
(3 Ocak 2006 Salı)

gunes Hijyenik ped'in mucidi marka, Türkiye'de... İşte ped'in keşif öyküsü...

Kağıt ve kişisel bakım ürünlerinde dünya lideri Kimberly-Clark, dünyanın ilk hijyenik kadın pedi markası Kotex’i Türkiye pazarına sundu. Ped, birinci dünya savaşı sırasında keşfedildi...
(3 Ocak 2006 Salı)

gunes Çırılçıplak bıraktığımız albaya 1 yıl sonra ödül

Kasım CİNDEMİR

Kuzey Irak’ta Türk askerlerinin esir alıp çırılçıplak soyduğu ABD’li Albay Rollinson’a 1 yıl sonra ’Türk-Amerikan ilişkilerine katkılarından’ dolayı ödül verildiği ortaya çıktı.

KUZEY Irak’taki Kokpitepe’de, 19 Mayıs 2004 günü Türk askerlerine yakalanan ve çırılçıplak soyularak aranan ABD’li Albay Martin Rollinson’a, son ATC-DEİK yıllık toplantıları sırasında Türk-Amerikan ilişkilerine katkılarından ötürü ödül verildiği ortaya çıktı.

Gülyazı Taktik Jandarma Alay Komutanı olarak görev yaparken meydana gelen olayı dünkü Hürriyet’in manşetinde yayınlanan "Çuval geçirmedik çırılçıplak soyduk" başlıklı röportajda anlatan Emekli Albay Aziz Ergen’in, soyulması için emir verdiği Albay Martin Rollinson, ödülü "çırılçıplak soyulma olayından" bir yıl sonra aldı.

ERDOĞAN DA TOPLANTIDAYDI

ATC (Türk-Amerikan Konseyi) ve DEİK’in (Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi) 5-7 Haziran 2005’te Washington’da yapılan toplantılarına katılanlar arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve şimdi ABD Genelkurmay Başkanı olan General Peter Pace de yer alıyordu. ATC-DEİK ödülü, Albay Martin Rollinson’a, Türk-Amerikan ilişkilerine yaptığı katkılar nedeniyle, Tümgeneral Hilmi Akın Zorlu tarafından takdim edildi. Tümgeneral Zorlu, 2002 Haziran ile 2003 Şubat arasında Afganistan’daki NATO Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü’nün (ISAF) komutanı olarak görev yapmıştı.

ANKARA’DA ASKERİ ATAŞEYDİ

Piyade subayı olarak askeri kariyerine başlayan Rollinson, İstanbul’daki Harp Akademileri’nde de çalışmalar yaptı. ABD askeri yetkilisi olarak Ankara’da çeşitli görevlerde bulunan Martin Rollinson 2001-2003 arasında burada askeri ataşelik yaptı. Rollinson, 2003-2004 döneminde de Kuzey Irak’ta irtibat subayı olarak hizmet verdi. Rollinson’un, uluslararası ilişkiler alanında Washington Üniversitesi’nden aldığı bir yüksek lisans derecesi de bulunuyor.

gunes 'ŞARON İYİLEŞSE BİLE SİYASİ ÖMRÜNÜ TAMAMLADI...'

BEYİN KANAMSI GEÇİREREK 2. KEZ AMELİYATA ALINAN İSRAİL BAŞBAKANI ARİEL ŞARON'UN SAĞLIK DURUMU CİDDİYETİNİ KORUYOR... SİYASİ UZMANLAR ŞARON'UN İYİLEŞSE BİLE ARDIK SİYASİ ÖMRÜNÜ TAMAMLADIĞI YORUMLARINI YAPIYOR

- 2001'DEN BERİ İSRAİL'İN TARTIŞMASIZ TEK LİDERİ OLAN ŞARON'UN ÖLÜMÜNÜN HEM İSRAİL'DE HEM DE BÖLGEDE YENİ GELİŞMELERE YOL AÇACAĞI BELİRTİLİYOR

gunes Sibel Can'ın (Cangüre) annesi Sezer Cangüre, vefat etti

Alınan bilgiye göre, akşam saatlerinde rahatsızlanması üzerine Memorial Hastanesi'ne götürülen Sezer Cangüre'nin, hastanedeki kontrolde vefat ettiği anlaşıldı.
(5 Ocak 2006 Perşembe)

gunes TÜRKİYE ŞOKTA:
İkinci çocuk da hayatını kaybetti...

FLAŞ! FLAŞ! FLAŞ!
Van'da kuş gribi teşhisiyle tedavi gören ikinci kişi de öldü: Fatma Koçyiğit'in ölüm nedeni de KUŞ GRİBİ... Sağlık Bakanı dün gece saat 23:00'te bir basın toplantısı düzenleyerek ölümlerin KUŞ GRİBİNDEN olduğunu KESİNLEŞTİRDİ... Hastanede 7'si çocuk 2'si yetişkin 9 kişi daha var. Uzakdoğu'dan sonra dünyada bir tek Türkiye'de kuş gribi ölümleri oldu... En büyük ölümler Vietnam'da... Bizdeki 2 ölüm vakasıyla birlikte kuş gribinden tüm dünyada ölenlerin sayısı 76'ya YÜKSELDİ...

KUŞ GRİBİ VAKASINDA ÖLÜ SAYISI 2'YE ÇIKTI...

- AĞRI'NIN DOĞUBEYAZIT İLÇESİ'NDE RAHATSIZLANARAK KUŞ GRİBİ ŞÜPHESİYLE VAN YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ (YYÜ) TIP FAKÜLTESİ ARAŞTIRMA HASTANESİ'NE KALDIRILAN HASTALARDAN FATMA KOÇYİĞİT HAYATINI KAYBETTİ

gunes Cansız mankenle seks yaptı, sonra da vitrinde uyuya kaldı

Antalya’da bir giyim mağazasına girip saklanan Ahmet B. (30), personel gittikten sonra vitrindeki 3 cansız mankeni soyup seks yaptı.
(5 Ocak 2006 Perşembe)

Mankenleri ısırıp zarar veren ve biriyle de mastürbasyon yapan Ahmet B. daha sonra uyuyup kaldı. Sabah mağazayı açan çalışanlar, soyulmuş 3 cansız mankenin ortasında yatan Ahmet B’yi görünce polise haber verdi. Ahmet B. gözaltına alınırken üstünde diş izleri ve sperm kalıntıları bulunan bir manken incelemeye alındı. İşyerine izinsiz girmek ve mala zarar vermekten adliyeye sevk edilen sanık 1 YTL kefaletle serbest bırakıldı.

Haber: Soner KOCAER - Doğan Haber Ajansı

gunes Fransa, Türkiye'yi tarih önünde 'mahkum' ettiği Ermeni soykırımı yasasını değiştirmeye HAZIRLANIYOR

Bu yöndeki gelişmeler Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın dün yeni yıl dolayısıyla Elysee Sarayı’na davet ettiği bir grup gazeteciye yaptığı açıklamayla başladı.
(5 Ocak 2006 Perşembe)

Chirac, tarihçilerin "Siyasilerin ve parlamentoların kendi alanlarına giren konularda kararlar alıp kanunlar çıkartmasına" karşı çıkarak bir deklarasyon yayınlamalarına yol açan 23 Şubat 2005 tarihli sömürgecilik yasasının Fransızları ikiye böldüğünü belirtti. Chirac, "Parlamentolar tarih yazamaz" görüşünü tekrarlayarak, yasanın sömürgeciliğin olumlu yanlarını gençlere öğretmeyi öngören 4’üncü maddesinin yeniden yazılması gerektiğini belirterek, "Dün Meclis Başkanı Jean-Louis Debre ile görüştüm. Kendisi, tüm kesimlerin beklentilerinin karşılanacağı şekilde yasanın tekrar yazılması için dernekler ve ilgili kurumlarla görüştükten sonra bir tasarı hazırlayarak Ulusal Meclise sunacak" dedi.

Meclis Başkanı Jean-Louis Debre, Europe-1 radyosuna yaptığı açıklamada sömürgecilik yasası konusunda polemiklerin önünü kesecek çalışmaları yaptıktan sonra tarihle ilgili diğer yasaların ele alınması gerektiğini söyledi. Debre "Ben de parlamentoların tarih yazamayacağını düşünüyorum. Sömürgecilik yasasıyla ilgili çalışmaları bitirdikten sonra Yahudiler, Ermeniler ve kölelikle ilgili yasaların da ele alınması için bir grup vekili bir araya getireceğim" dedi. Geçen aralık ayında Fransa’nın önde gelen 19 tarihçisi "Tarih için özgürlük" başlığıyla yayınladığı bildiride, sömürgecilik, Ermeni soykırımı, kölelik ve "Irk ayırımı ve Yahudi karşıtlığı" gibi demokrasiye yakışmayan kanunların iptalini istemişti.

Fransız Meclisi, "Ermeni soykırımı" da dahil tarihçilerin itiraz ettiği yasaları değiştirmeye hazırlanıyor. Meclis Başkanı Debre, "Ben de meclislerin tarih yazamayacağına inanıyorum. Sömürgecilik yasasının ardından Yahudiler, Ermeniler ve kölelikle ilgili yasaların da değişmesi için bir grup vekili bir araya getireceğim" dedi.

gunes Okul yıllığına 'ileride mafya babası olacağım' diye yazan çocuk BABASINI ÖLDÜRDÜ

6 gün önce işyerinde öldürülen şarkütericinin katili, okul yıllığına "İleride mafya babası olacağım" yazan oğlu çıktı
(5 Ocak 2006 Perşembe)

Olay 30 Aralık 2005'te Kocaeli'nin Körfez İlçesi'nde meydana geldi. 16 yaşındaki C.K. gece yarısı yakınlarına haber vererek, şarküteri işleten babasının işyerinde öldürüldüğünü söyledi. C.K. jandarmaya verdiği ifadede ise, babasının hırsız girmesinden endişe ederek geceleri şarküteride yattığını, kendisinin olaydan kısa önce tuvalete gitmek için işyerinden ayrıldığını belirtti, ifadelerinde çelişkiye düşen C.K. sonunda korkunç gerçeği açıkladı: "Babamı ben öldürdüm." Mafya dizilerinden etkilendiğini söylediği öne sürülen C.K.'mn şöyle ifade verdiği iddia edildi:

"Babamın arabası ile tabancasına sahip olmak için cinayeti işledim. Hırsızlık üzerinde durulacağından, benden şüphelenileceği aklıma gelmedi." C.K.'nin ayrıca okuldaki yıllığa da 'ileride mafya babası olacağım' diye yazdığı, ancak arkadaşlarının bunu 'espri' olarak algıladığı belirlendi.


gunes Mersin'de kamyonla BEDAVA TAVUK dağıttılar

Kuş gribi nedeniyle ülkede alarm verilirken, Mersin'de ekonomik krize düştüğü için tavuklarını besleyemediğini söyleyen bir üretici 2 bin tavuğunu SOKAKTA bedava dağıttı.
(6 Ocak 2006 Cuma)

Hasta olup olmadığı belli olmayan tavukları da çocuklar, erişkinler yakalayıp korkusuzca evlerine götürdü. Adanalıoğlu Beldesi'nde 2 bin tavuğu bir kamyona yükleyerek, dar gelirli vatandaşların yoğunlukta olduğu Şevket Sümer Mahallesi'ne getiren üretici Tek, tavukları buradaki vatandaşları bedava dağıttı. Mahalledeki çocuklar ise ücretsiz dağıtılan tavukları almak birbirleriyle yarıştı. Tavukları dağıtmakta güçlük çeken görevliler, çareyi tavukları kamyon üzerinden aşağı atmakta buldu.

gunes Cezaevindeki intihar için 500 bin YTL isteniyor

Cezaevinde intihar eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Genele Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı'nın ailesi hukuk mücadelesine başladı. Arpalı ailesinin avukatı Turgut Kazan, Arpalı'nın intiharında devletin ve savcıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığı'ndan 100 bin YTL maddi, 400 bin YTL manevi tazminat talebinde bulundu.

gunes İnsan Hakları Derneği, Banu Alkan'ın kafasını 'DUVARLARA VURAN' Murat Taşdemir'den şikayetçi oldu

ATV'nin sabah kuşağında bir süredir ilginç bir BBG yayınlanıyor: Aynı eve kapanan Banu Alkan ve eski sevgilisi Murat Taşdemir, atv'de yayınlanan Star Evi yarışmasında aynı evi paylaşıyor... Ancak aralarında 'itişme tartışma' da eksik olmuyor:

24 saat yaşadıkları gözetlenen çift, geçen hafta şiddetli bir kavgaya tutuştu. Taşdemir, Alkan'ın üzerine yürüdü. Afrodit bu saldırı üzerine gözyaşlarını tutamadı, insan Hakları Derneği (IHD) İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin, dün Alkan'a yönelik şiddet içeren görüntüler nedeniyle Taşdemir hakkında suç duyurusunda bulundu. Keskin "Alkan'ı duvarlara çarptı, yastıkla vurdu. Kadına yönelik şiddeti meşrulaştırıyorlar. Medya bunu önleyecek yerde özendiriyor" dedi.
(6 Ocak 2006 Cuma)


gunes TÜRKİYE REKORU 58, DÜNYA REKORU 67:
57 yaşında 'anne' oldu

Dünyada, tıp teknolojileri sayesinde 'ileri yaşta hamilelik' artık mümkün olabiliyor. Dünyada bunun rekoru 67 yaş. Bizde ise 58 yaşta... Ve yeni bir olay: Antalya' da yaşayan 57 yaşındaki Gülfidan Doğan ve 62 yaşındaki eşi Nami Doğan, hayatlarının ikinci baharında gelen ikiz bebeklerinin sevincini yaşıyor...

Emekli astsubay Nami Doğan memur eşiyle 15 yıl önce evlendi. İlk evlilikleri olan çiftin en büyük hayali bebek sahibi olabilmekti. Denemeleri sonuç vermeyince, doktor doktor gezmeye başladılar. Bazı doktorlar, annenin yaşı nedeniyle tedaviyi reddederken, istanbul'daki Pakize İ. Tarzi Hastanesi'nden Jinekolog Dr. Halil ibrahim Tekin ise kadının tüp bebek yöntemiyle hamile kalabileceğini söyledi. Yapılan tedaviye olumlu cevap alındı ve transfer işlemleri Kıbrıs'ta yapıldı. Gülfidan Doğan ilk tüp bebek denemesinde gebe kaldı. 17 Ar alık'ta sezaryenle ikiz kız bebek dünyaya getiren Doğan, tüp bebek yöntemiyle en geç doğum yapan Türkiye'nin ikinci annesi oldu.

(6 Ocak 2006 Cuma)

gunes Eğer 'Telsim' bedava cep telefonu uygulamasına geçerse Turkcell de geçecek

Turkcell Genel Müdürü Muzaffer Akpınar, sübvansiyonlu cep telefonu sisteminin Türkiye'de uygulanması halinde, kendilerinin de bunu bazı müşterilerine uygulamaya başlayabileceğini söyledi.
(6 Ocak 2006 Cuma)

Reuters'a konuşan Akpınar, bu sistemin 'bedava cep telefonu' olarak algılanmasının yanlış olduğunu söyledi. Akpınar, kendi iş planlarına göre 2007 içinde penetrasyon oranının yüzde 70'e ulaşacağının öngörüldüğünü söyledi.

Telsim'in yeni sahibi Vodafone servis verdiği ülkelerde bu uygulamayı yapıyor: En az iki yıl sözleşmeyle Vodafone kullanmak ve konuşmanız belli bir limitin altında kalmamak koşuluyla bedava ya da sembolik bir bedelle cep telefonu sahibi olabiliyorsunuz.

gunes Ortodokslar Haliç'te suya haç attılar... Denizde yine PROTESTOCULAR vardı...

Hıristiyan inancına göre Hz. İsa’nın doğumu ve vaftiz edilişinin 2006. yılı, Fener Rum Patrikanesi’nde düzenlenen ayin ve denizden haç çıkarma töreniyle kutlandı. ANCAK:
(6 Ocak 2006 Cuma)

Fener Rum Patrikhanesi’nin bahçesinde bulunan Aya Yorgi Kilisesi’nde gerçekleştirilen ayin, Konya Metropoliti ve Patrik Vekili Teoliptos (Fenerli) yönetiminde saat 08.30’da başladı.
Mumlar yakılarak duaların okunduğu ayine, Yunanistan’dan yaklaşık 30 otobüsle gelen turistler ile Ortodoks Rum cemaatinden çok sayıda kişi katıldı.
Yaklaşık 3 saat 50 dakika süren ayinin ardından Patrik Vekili Teoliptos ve kilise görevlileri, ilahiler eşliğinde Patrikhane’nin karşısındaki Haliç Fener İskelesi’ne yürüdü.
Daha sonra burada, Hıristiyan inancına göre Hz. İsa’nın Ürdün Nehri’nde vaftiz edilişinin anısına "kutsal haçın denize atılarak suların kutsanması" töreni yapıldı.
Okunan duaların sonra Patrik Vekili Teoliptos, elindeki tahta haçı denize attı. Bu sırada iskele açığında bulunan tekneden 3’ü genç 4 kişi, denize atlayarak su üstündeki haçı alabilmek için birbirleriyle yarıştı.
Bu yıl da haça, 2 yıldır olduğu gibi Yunanistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda görevli Karlos Tarinas ulaştı.
Haçı öptükten sonra Patrik Vekili’ne veren Tarinas’a, Teoliptos altın bir haç hediye etti. Bu sırada barışı simgelemek amacıyla beyaz güvercin uçuruldu.
Törenin ardından katılımcılar yine dualar okuyarak patrikhaneye dönerken, kilisenin çanları da uzun süre çalındı.
Teoliptos, daha sonra ayine katılanlara "kutsanmış su ve ekmek" dağıttı.

PROTESTO GÖSTERİSİ

Öte yandan, kendilerine "Türk Haliç Platformu" adını veren ve aralarında Hukukçular Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Kemal Kerinçsiz’in de bulunduğu bir grup, Haliç’teki Balat İskelesi’nde toplanarak töreni protesto etti.
Tekbir getiren grup, "Patrik defol", "İstanbul Türktür, Türk kalacak" şeklinde slogan attı.
"Fatih Sultan Mehmet"i temsil ettiğini kaydeden Mustafa Saatçi adlı kişi de, atı ile göstericilerin arasında yer aldı. Saatçi’ye, "yeniçeri askeri" kıyafetli ve başında takke bulunan bazı kişiler de eşlik etti.
Ayrıca denizden 2 tekneyle tören yerine yaklaşarak protesto gösterisi yapmak isteyen bir gruba, Deniz Polisi müdahale etti.
Gruptakiler, daha sonra polislerin kontrolünde tören alanının uzağında kıyıya çıktı. Bu kişiler, polis minibüsüne bindirilerek diğer göstericilerin yanına götürüldü.
Ardından haç atma töreninin yapılacağı alanın 500 metre yakınına kadar yürüyen gruptakiler, basın açıklamasının ardından dağıldılar.

PATRİK VEKİLİ: "PROTESTO NORMAL"

Protestoları değerlendiren Patrik Vekili Teoliptos da, dualarda barış ve kardeşlik mesajları verdiklerini söyledi.
Teoliptos, bu tür protestoların ise normal olduğunu dile getirerek, "Dünyanın her yerinde oluyor" dedi.
Bu arada, ayin ve tören dolayısyla Fener Rum Patrikhanesi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Patrikhane’nin bulunduğu caddenin her iki yönü, bariyerlerle araç trafiğine kapatıldı.
Tören nedeniyle 400’e yakın polis görev yaparken, olası müdahaleler için panzer ve polis köpekleri hazır bekletildi.
Haliç’te de 2 Deniz Polisi botu devriye yaparak, göstericilerin tören alanına gelmelerini engelledi.

gunes '300 milyon kanatlımız var... Gerekirse hepsine KIYARIZ'

Tarım bakanı: "Bir evladımızın hayatı bütün hayvanların hayatından, bütün kanatlıların varlığından daha değerlidir. Bütün bu tedbirleri insan sağlığı, toplum sağlığı için ciddiyetle ele almalı ve takip etmeliyiz.''
(6 Ocak 2006 Cuma)

gunes Medya'ya 'ilahiyatçı danışman çalıştırma zorunluluğu getirilsin'

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi AKP’li Musa Uzunkaya, medya patronlarının ’ilahiyatçı danışman’ çalıştırmasını önerdi. Uzunkaya, SSK tasarısı görüşmelerinde, medyayı eleştirdi. Milletvekilinin verdiği örnek kayıtsız kalınamayacak türden:
(6 Ocak 2006 Cuma)

Uzunkaya, medyanın kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini öne sürerek, "Kurban Bayramı hac mevsimine rastladı diye haber yapanlar var. Medya patronlarınıza benden selam söyleyin. Kendilerine bir ilahiyatçı danışman alsınlar. Özellikle İslamiyetle ilgili yanlış haberler yer alıyor, İslam milleti rencide oluyor" dedi.


gunes Türkiye'nin toplam borcu 345,9 milyar dolar

Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) hazırladığı ''345 Rakım Borç Tepesi Raporu''na göre, 2003 yılı sonundan bu yana iç borç 41.3 milyar dolar, dış borç 19.5 milyar dolar arttı, toplam borç ise 345.9 milyar dolara çıktı.
(8 Ocak 2006 Pazar)

Raporda, borç artışının yüzde 68'inin iç borçlardan meydana geldiği kaydedildi.

Rapora göre, 2005 yılının 11 ayında 159 katrilyon lira iç borç ödemesinde bulunulmasına rağmen, 2004 yılında 224.5 katrilyon lira olan iç borç stoku yeni borçlanmalarla, 243.8 katrilyon liraya yükseldi.

Aynı dönemde 35 milyar dolar da dış borç ödendiği ifade edilen raporda, 2004 yılında 161.9 milyar dolar olan dış borç stokunun 2005 yılının 9 ayında 165.3 milyar dolara çıktığı ifade edildi. ATO'nun raporunda, 2003 yılında 4 bin 59 dolar olan kişi başına borç miktarının da 2005 yılı sonu itibariyle 4 bin 800 dolara çıktığı kaydedildi. Raporda, 2000 yılında 172.8 milyar dolar olan toplam borç stokunun, 2005 yılı sonu itibariyle yüzde 100 artarak 345.9 milyar dolara çıkmış durumda olduğu kaydedildi.

gunes 'Dün gece eşim, ben ve bilgisayarım uzun yıllardır yaşamadığım romantik ve ateşli bir gece geçirdik...'

İnternetten 30 dolar karşılığı satın alınabilen bir bilgisayar oyununun oynanış biçimi, vaktiyle özel günlerde ailemiz ile birlikte oynadığımız 'milyoner', 'kızma birader' gibi kutu oyunlarından farksız. Bu oyunun özelliği sizi 'eşinizle seviştirmesi'...

İnternette satışı yapılan 'saadet' isimli oyunda piyonlarının geldiği kutudaki komutları yerine getiren çiftler hem eğleniyor hem aşk tazeliyor.

Ancak burada zar ile belirlenen her adım sevgilinizle geçirdiğiniz romantik gecenin 'ateşini' yükseltecek emirler içeriyor. Örneğin sanal piyonunuz öpücük kutusuna geldiğinde o turda sevgilinizi öpmeniz gerekiyor. Öpücüğün küçük bir buse mi yoksa ateşli bir öpücük mü olacağı ise size kalmış bir konu. Çiftlerprogramın ayarlar menüsünden erotizmin sınırlarını ne kadar zorlamak istediklerini kendileri ayarlıyabiliyor. Kutularda yer almasını istediğiniz 500'e yakın seçenek arasında striptizden 'en uçuk' fantezilere kadar birçok alternatif bulunuyor.

Hemen her oyunda olduğu gibi bu oyunda da ceza unsuru unutulmamış. Çiftlerin piyonlarının uğramaması için adeta dua ettiği mahkeme, hapis ve ödeme günü gibi kutular da bulunuyor. Mahkeme kutusuna gelirseniz eşiniz sizinle ilgili uzun zamandır kafasına takılan bir konu ile ilgili sizden hesap sorma hakkını ele geçiriyor. Ödeme günü kutusu da yine eşinizin ona almasını istediğiniz hediye için ödeme yapmaya mahkum edildiğiniz tehlikeli kutulardan biri! Kısacası 'www.gamesforloving. com' adlı siteden satın alınabilen bu oyun, çiftleri en hassas yerinden yani kalplerinden vurmasını biliyor. Kazanansa her zamanki gibi aşk oluyor.
(8 Ocak 2006 Pazar)

gunes Çin istedi Microsoft yaptı: Çinli gazetecinin blog'u KAPATILDI

Microsoft, Çin Hükümeti’nin hassas olduğu siyasi konularda yorum ve Çin’de gelişen olumsuz olaylar hakkında haber yapan Çinli gazetecinin blog’unu (günlük) Çin Hükümeti’nin isteği üzerine kapattı
(8 Ocak 2006 Pazar)

Microsoft MSN Online Grup Başkanı Brooke Richardson, Çinli blogger’a Pekin merkezli yerel Microsoft ofisi tarafından hizmet verildiğini, ancak bu hizmetin Çin Hükümeti’nin isteği üzerine kesildiğini söyledi. Richardson, "Uluslararası hukuka ve faaliyet gösterdiğimiz ülkenin yasalarına saygılıyız" dedi. Microsoft tarafından kapatılan blog’un An-Ti takma adıyla yazı yazan New York Times’ın Pekin muhabiri Zhao Ziang’a ait olduğu ve muhabirin Çin Tayvan ilişkileri gibi Çin Hükümeti’nin hassas olduğu konularda haberler yaptığı belirtildi. Yoğun bir sansürün uygulandığı Çin’de milyonlarca insan internet günlükleri üzerinden haberleşiyor ve fikirlerini biribirine iletiyor. Çin Hükümeti ülkede faaliyet gösteren internet servis ve içerik sağlayıcıların hükümetin koyduğu yasaklara uymasını istiyor. Bu nedenle Microsoft web günlüğünde "insan hakları, demokrasi" gibi kelimeler bulunmuyor. Google’un Çin ofisinin hizmet verdiği arama motoru ise, Dalai Lama, Tayvan gibi kelimelerle arama yapmıyor.

gunes MEHMET ALİ AĞCA TAHLİYE OLUYOR

Kartal H Tipi Cezaevi'nde yaklaşık 5 yıldır bulunan Mehmet Ali Ağca, tahliye oluyor.
(8 Ocak 2006 Pazar)

Kartal H Tipi Cezaevi Müdürlüğü'nün, hükümlü Ağca'nın cezasının tamamlandığı yönündeki yazısı, Kartal Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkeme, Cezaevi Müdürlüğü'nün yazısı üzerine Ağca'nın tahliyesini onayladı.
Ağca'nın, 10-15 Ocak 2006 tarihleri arasında tahliye edilmesinin beklendiği belirtildi.
Bu arada, Ağca'nın askerlik sorunu nedeniyle, tahliyesinin ardından Pendik Askerlik Şubesi'ne gönderilebileceği ve buradan da sağlık kontrolü için GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'ne sevk edilebileceği öğrenildi.


gunes Seda Sayan'dan bomba açıklama !!! "Aslına bakarsanız kendimi daha genel yayın yönetmeni olarak göremiyorum !" Yok bir de görseydin !
Seda Sayan coştu: Posta'da bir dönem yazı yazdım, Posta'nın o dönemde tirajı çok arttı. Orada da biraz nabız yokladım. İnsanların beni sevdiğini anladım. Hatta o yazıları benim yazdığıma inanmıyorlardı.

Dediğim dedik bir yayın yönetmeni misiniz?

Asla. Onlara çok saygı duyuyorum. Ben dergici değilim, gazeteci değilim. Ben sadece fikirlerimi ve sıcaklığımı Seda Magazin'in sayfalarında göstermek istiyorum.

Gazetelerin genel yayın yönetmenleriyle, örneğin Ertuğrul Özkök, Rıfat Ababay'la kendinizi kıyaslayacak olursanız sizin artılarınız, eksileriniz neler?

Ertuğrul Özkök gibi bir genel yayın yönetmeniyle kendimi kıyaslamam mümkün değil. O bu memlekette yazdığı yazılarla devrim yaratmış bir insan. Ben neyim ki, ben şarkıcıyım. Benim artılarımı Ertuğrul Özkök'e sormak lazım. Sorarsanız "Seda sıcaktır" diyecektir. Posta'da bir dönem yazı yazdım, Rıfat Ababay'ın çok takdirini aldım. Posta'nın o dönemde tirajı çok arttı. Orada da biraz nabız yokladım. İnsanların beni sevdiğini anladım. Hatta o yazıları benim yazdığıma inanmıyorlardı. Benim bir de bir dilim, bir üslubum var. Aslına bakarsanız kendimi daha genel yayın yönetmeni olarak göremiyorum.

Bu sıfatı pek benimsememiş gibisiniz.

Aslında çok benimsedim ama ayıp olur şimdi insanlara. Tirajıma baksınlar yeter.



gunes Bu çizgi dizi Hristiyanları ayağa kaldırdı ! Türkiye'de de gösterilen çizgi dizi 'South Park' ABD'de Katolikleri küplere bindirdi.
Dizinin 7 Aralık tarihli 'Bloody Mary' başlıklı bölümünde, Bakire Meryem heykelinden kan gelmesi konusu işleniyordu. Senaryoya göre mucizenin araştırılması emrini veren Papa 16. Benediktus, kadının âdet kanı olduğunu açıklıyordu!

Dizinin hem de Katolikler için kutsal sayılan günlerden birinde (Lekesiz Doğum Şöleni) yayımlanması üzerine ABD'deki Katolik Birliği dizinin yayımlandığı Comedy Central'ın ortağı Viacom'un tüm Katoliklerden özür dilemesini, bu bölümün, dizinin DVD'lerinde yer almamasını ve bir daha hiçbir zaman gösterilmemesini talep etti.

İnternet sitesinden çıkarıldı

Katolik Birliği, Viacom'un yönetim kurulu üyelerinden ve inançlı bir Katolik olan Joseph Califano Jr.'dan da kişisel bir kınama talep etti. Grup, başarıya ulaşmış gibi görünüyor. Final bölümünün çarşamba akşamı yeniden yayımlanacağı duyurulmuştu ancak söz konusu bölüm, dizinin yayımlandığı Comedy Central kanalının yayın akışından hiçbir açıklama yapılmaksızın çıkarıldı. Viacom'un yönetim kurulu üyesi Califano da dizinin Katoliklerin kutsal günlerinden birinde yayımlanmasından duyduğu üzüntüyü belirtti. Comedy Central'ın sitesinden bölüme dair bilgi ve fotoğraflar çıkarıldı.


gunes "Allah'ın birası!" olacak şey mi? Efes Pilsen'in reklamlarındaki ifadelere büyük tepki var!!! Vakit gazetesi bile bu kez haklı!!!
Efes Pilsen tarafından hazırlatılan bardak altlıklarında, dünya karmasını sayarken "Biraullah" kelimesine de yer vermesi başta islami çevreler olmak üzere, kamuoyunda tepkiye yolaçtı.


İŞTE VAKİT GAZETESİ'NİN HABERİ

TÜSİAD eski Başkanı Tuncay Özilhan'ın sahibi olduğu Efes Birası'nın reklamlarında 'Biraullah' ifadesi kullanılarak, reklam adına iğrençlik sergilendi.

Efes Pilsen tarafından hazırlatılan bardak altlıklarında; hem içki teşvik edildi, hem futbolcular kullanıldı, hem de Müslümanlar aşağılandı. TÜSİAD eski Başkanı ve Efes Pilsen'in sahibi Tuncay Özilhan, daha fazla para kazanmak için yaptığı bira reklamında milyonlarca Müslümanın inancıyla alenen alay etti... Bira firması Efes Pilsen, tüketicilerine promosyon olarak verdiği bardak altlığında
Biraullah, yani "Allah'ın Birası" şeklinde iğrençlik sergiledi.


BU NASIL DÜNYA KARMASI?
Bütün insanların Efes Pilsen marka bira içtiği iddiasıyla promosyon olarak verilen bardak altlığı üzerindeki reklamda hem futbol kullanıldı hem de Müslümanlar aşağılandı. "Dünya karması açıklandı" başlığının kullanıldığı reklamda; dünya halklarını temsilen "Birayevski, Biraienne, Biraviç, Biraçek, BİRAULLAH, Biramann, Birao, Birasonn, Don Birantes, Biraing ve Büyük Boy Efes" isimleri kullanılırken, onbir futbolcunun gösterildiği resim arasında ilk sırada ise Efes Pilsen bira şişesi yer aldı. Reklamın devamında da, "Ha, yedekleri sordunuz da aklımıza geldi. Sahi biraları yedeklediniz mi?" denilerek bira içilmesi teşvik ediliyor. "Maç seyrederken bira içilir" sloganı altında da insanlarla alay edilircesine bira kapağı resmi gösterilerek, "Bira bu kapağın altındadır" deniliyor.

UZMANLAR NE DİYOR?
Efes Pilsen'in promosyon olarak verdiği bardak altlığında kullandığı "Biraullah" kelimesine uzmanlar büyük tepki gösterdi. İlahiyatçılar, Efes Pilsen?in tutumunu "dinen kabul edilemez bir hakaret" olarak değerlendirdi. Sivil toplum örgütü temsilcileri ise, ?Biraullah? kelimesinin kullanılmasının reklam etiğiyle bağdaşmadığını vurguladı.

ÇİÇEK: BU ÇİRKİNLİK KABUL EDİLEMEZ
Van 100. Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Çiçek, ?Biraullah, bir isim tamlamasıdır. Arapça?da buna ?İzafe? denir. Biraullah, dil bilgisi ve tercüme kurallarına göre ?Allah'ın birası? anlamına geliyor. Burada bir günahı meşrulaştırma çabası görüyoruz. Allah?ı hafife alma söz konusudur. Böyle bir ifade asla kabul edilemez? şeklinde tepkisini dile getirdi. Tüketiciler Birliği Başkanı Bülent Deniz, "Kullanılan ifadeler bir cahilliğin sonucudur. Bu tür reklamlar hazırlanırken, halkın milli ve manevi değerlerinin göz önünde bulundurulması gerekir. İlgili kişi ve kurumlardan görüş istenerek, yanlışlık yapılmasının önüne geçilmiş olur" dedi.

NOSTALJİK AMAÇLI HEDİYEYMİŞ
Efes Pilsen İletişim Müdürü Emre Topsakaloğlu ise, tabak altlığının 1976-1980 arasında Dünya Kupası için dönemin ajansı tarafından hazırlandığını belirtti. ?Biraullah?ın bilinçli bir şekilde kullanılmadığını öne süren Topsakaloğlu, ?Anadolu?da bira tarihi diye bir projemiz var. Bu bardak altlığı, nostalji amaçlı verilen bir hediyedir? iddiasında bulundu.

VAKİT


gunes ABD'li Tony Turk araştırdı, Antarktika hariç beş kıtada Türk'ten türemiş 472 farklı soyadı var. İşte bunlardan bazıları: Tuerk, Türki, Turkus, Le Turcq, MacTurk, Von Turc.

Polonya kökenli bir ABD'li olan Tony Turk, tüm dünyada 'Türk' soyadının izini sürdü. Amerika'nın Sesi Radyosu'nun haberine göre Tony Turk, Antarktika hariç beş kıtada Türk soyadından türemiş 472 farklı soyadı saptadı.

Tony Turk, araştırmasında arşivlerden yaklaşık 90 bin belge inceleyerek 50 bin kişilik bir liste hazırlamış. Listede Türk ve Türkel'in yanı sıra aynı anlamdaki Türki, Tuerck, Tuercke, Tuerk, Tuerke, Turck, Türck, Türcke, Turcott, Turcotte, Turcq, Tureck, Turek, Turkel, Turkheim, Turkington, Turkoglu, Turkus, Turque, Von Turk, Le Turc, Le Turcq, Le Turque, MacTurk, McTurk. adları var. ABD'deki Kızılderililerde bile Türk soyadı çıkmış.

Turk, büyük dedesinin Polonya'dan ABD'ye geldiğinde soyadını 'ü' harfiyle yazdığını ancak, İngilizce'de bu harf olmadığı için 'u' harfi kullanıldığını anlattı. Tony'nin soyadı aslında Polonya'da Turkey adlı bir köyle bağlantılıymış.

Tony Turk, Antarktika dışında, üzerinde insan yaşayan her kıtada Türk soyadına rastlandığını belirtirken; "Belki Antarktika'da vardı ama ben bulamadım" dedi.

Tony Turk'un İnternetteki www.turkgenealogy.com adresli web sayfası projeyle ilgili bilgilerle dolu. Diyelim ki soyadı Türkel olan bir Türk vatandaşısınız ve Brezilyalı bir Türkel ile akrabalığınız var mı diye merak ediyorsunuz. Binlerce kişi bu amaçla DNA analizi yaptırmış. DNA analizi sonucu akraba olmayan yedi ayrı grup çıkmış. Gruplardan bazıları Ortadoğu ve Türkiye'yle bağlantılı. Bazıları da eski Osmanlı topraklarında yaşayan 'Turk' soyadlılar.
Bu haber 2287 defa okundu.

gunes Dubai Properties International'ın uzman kadrosu Dubai Towers İstanbul'un çalışmalarını tamamladı. Bayramdan sonra geliyorlar. Kulenin tepesinde 36 penthouse daire olacak

İstanbul - Levent'teki eski İETT garajı arsası üzerine burgulu kule yapmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile protokol imzalayan Dubai Properties International'ın uzmanları, kuleler ile ilgili çalışmalarını tamamladı. Bayramdan sonra İstanbul'a gelecek olan grup, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve kurmayları ile iki günlük toplantı sonucunda projeye nihai şeklini verecek.

36 penthouse daire
Dubaililer'in yaptığı çalışmaya göre, Büyükdere Caddesi'ne bakan ve "bulvar bloku" olarak adlandıran gökdelende, otel, residence ve normal daireler inşa edilecek. Binanın en üst 10 katı penthouse dairelere (çatı katı) ayrılacak. Bu bölüme, jakuzisinden boydan boya Boğaziçi'nin seyredilebileceği 36 daire yapılacak.

30 kat otel
Penhouse dairelerin altındaki 20 kat, servis hizmeti olan residence dairelerden oluşacak. Bu dairelerin sayısı 150 olarak belirlendi. Servisi olmayan daireler ise bu bölümün altında olacak ve toplam 40 katı kapsayacak. Bu bölümdeki 330 daire ile birlikte, kulede toplam 516 daire yer alacak.
Geriye kalan en alttaki 30 kat ise otel olacak. 200 odalı butik otelde konferans ve toplantı salonları ile iş ve sanat galerileri ağırlıklı hizmet verecek.
Yaklaşık 60 bin metrekare alanlı alışveriş merkezinde ise farklı bir konsept geliştirilecek. Sadece giyim, aksesuar, mücevher, parfüm ve kozmetik ürünleri satılan, dünya çapındaki mağazaların açılmasına izin verilecek. Burada kesinlikle katılım bankası ve banka şubesi, market ve benzeri iş yerleri açılmayacak.
Projedeki daha az katlı olrak düşünülen ikinci kule, 'alışveriş merkezi' olarak projelendirildi.


Zincirlikuyu için hazırlık
Dubaili Properties International'ın, Bosphorus Towers'ı inşa etmesi planlanan Zincirlikuyu'daki Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü arsasının şirkete devir hazırlığı sürüyor. Söz konusu arsa ihale ile satışa çıkarılacak. İhale 2006'nın ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesi düşünülüyor.
Karayolları Genel Müdürlüğü, arsanın satışa çıkarılması için gerekli olan ihale çalışmalarını sürdürüyor. Arsanın muhammen bedeli 500 milyon YTL (500 trilyon lira) civarında olacak.
Halen 17. bölge Müdürlüğü olarak kullanılan 13 katlı bölge müdürlüğü binası, lojmanlar, misafirhane, işletme binaları, hangarlar, futbol sahası, çocuk parkları ve koruluğu ile birlikte satılacak. Arsa yaklaşık 87 bin metrekare alanlı.
1998'den bu yana satışı gündemde olan Karayolları'nın Zincirlikuyu arsası en son 2004 yılında 320 trilyon lira tahmini bedel üzerinden satışa çıkarılmıştı. Geçici teminatı 9 trilyon 600 milyar lira olan ihale, teklif verilmediği için ihale iptal edilmişti.

Dünyanın en yükseği
Barbaros Bulvarı ve Büyükdere Caddesi'nin yapılaşmaya uygun en geniş alanlı arsasının bulunduğu hatta Türkiye'nin en değerli binaları bulunuyor.
Yapılan planlamaya göre arsa Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü tarafından ihale sonucu İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne geçecek. Ardından, Dubaili şirket Bosphorus Towers projesine başlayacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan projeye göre buraya 650 metre yüksekliğinde 3 kule inşa edilecek. Gökdelenler 200 kat civarında olacak. Mimari görüntüsüyle dikkat çekecek kulerin inşaat malıyitenin 2 milyar dolar civarında olacağı tahmin ediliyor.


MİLLİYET


gunes SSK nüfusu 20 AB ülkesinin nüfusundan fazla

Türkiye İşçi Emeklileri Derneği’nin yaptığı araştırmaya göre, SSK kapsamındaki nüfus Eylül 2005 sonu itibariyle 41 milyon 154 bine ulaştı.

Bu rakam AB üyesi Malta’nın nüfusunun 107, İsveç’in nüfusunun 4.5, Hollanda nüfusunun ise 2.5 katına denk gelirken, 20 AB ülkesinin de nüfusundan fazla, Araştırmaya göre, 7 milyon 611 kişinin prim desteği sağladığı SSK’dan 33 milyon 543 bin kişi ise aylık alıyor. Geçmişte prim ödeyerek emekli aylığı alanların sayısı ise 3 milyonu bulmuyor. TİED Genel Başkanı Kazım Ergün, SSK’nın sadece 17 bin 753 merkez ve taşra personeliyle bir mucize yaratarak 41 milyondan fazla insana hem sağlık, hem sosyal güvenlik (emeklilik) hizmeti verdiğini belirtirken, SSK kapsamındaki nüfusun artmasına ilişkin şu noktaya dikkat çekti: "Sakıncalı bir büyüme olduğunu herkesin anlaması lazım. 33 milyon 543 bin kişi sürekli tüketiyor, sadece 7 milyon 611 bin kişi maddi katkı sağlıyor."


gunes Abdullah Öcalan’a 20 günlük hücre cezası verildiği idda edildi

Önceki gün aile bireyleriyle görüştürülmeyen Öcalan, kendisi için gönderilen gazete ve dergileri de alamadı. Öcalan’ın daha önceki avukat görüşmelerinde terör örgütüne yönelik ifadelerinin ‘propaganda’ kapsamında değerlendirildiği gerekçesiyle hücre cezasına çarptırılmış olabileceği belirtiliyor.

gunes Kurtuluş Savaşı'ndan geriye sadece 2 GAZİMİZ kaldı
Kurtuluş Savaşı gazilerinden 106 yaşındaki Ömer Küyük hayata veda etti. Böylece geride sadece 2 gazi kaldı.
(13 Ocak 2006 Cuma)
gunes Toplam 369 hacı, öldü...
Hacc'daki izdihamda ölen Türklerin sayısı 11'e yükseldi
Mekke'de dün şeytan taşlama sırasında meydana gelen izdihamda ölen Türk hacıların sayısı 11'e yükseldi. Dün meydana gelen izdihamın ardından 5 olarak açıklanan ölü Türk hacı sayısı, morglarda yapılan çalışmalarının ardından 11'e yükseldi.
gunes Tayvanlılar FOSFORLU DOMUZ ürettiler
Tayvanlı bilim adamları, karanlıkta yeşil yeşil parlayan domuzlar ürettiler. Daha önce ilk parıldayan balığın da üretildiği ülke olan Tayvan’daki Ulusal Tayvan Üniversitesi’nde, domuz embriyonuna fosforlu yeşil protein enjekte edilerek 3 erkek domuz üretildi.
gunes PKK’nın kaçırdığı polis Roj TV’de canlı yayına çıkarıldı
Geçtiğimiz yıl Şırnak yakınlarında bölücü örgüt PKK tarafından kaçırılan polis memuru Hakan Açıl, teröristlerin yayın organı olan Roj TV'ye telefonla bağlandı.
(13 Ocak 2006 Cuma )
gunes Demirel'in tavukları da itlaf edildi
9. Cumhurbaşkanı Demirel, bayramını geçirdiği Kızılcahamam'a gitmeden önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nı telefonla arayarak Güniz Sokak'taki evinin bahçesinde yetiştirdiği tavuklar için de önlem alınmasını istedi
(13 Ocak 2006 Cuma )
gunes ALASKA'DAKİ AUGUSTINE YANARDAĞI 20 YIL ARADIN SONRAHAREKET GEÇTİ
20 yıl aradan sonra patladı
Alaska'daki Augustine Yanardağı'nın çarşamba günü patlaması üzerine gökyüzüne püskürttüğü küller, hava trafiğini etkiledi. Yetkililer yanardağın 8 kilometre yakınından geçen uçakları başka rotalara yönlendirdi. Issız bir adada bulunan yanardağın çevresinde bulunan az sayıdaki yerleşim yerindekiler de dışarıya fazla çıkmamaları ve kapı pencerelerini kapalı tutmaları konusunda uyarıldı.

Püsküren küllerin hava trafiği açısından çok büyük sorun oluşturmadığını belirten Federal Havacılık Yönetimi Sözcüsü Mike Fergus, genellikle Asya'dan gelen kargo ve yolcu uçaklarının buradan geçtiğini, ancak yeniden yönlendirilebileceklerini söyledi. 1240 metre yüksekliğindeki yanardağ, en son 1986 yılında patlamıştı.

AP

gunes
Türkiye'nin ilk şifreli kanalı olan CINE5, 16 Ocak Pazartesi gününden itibaren tamamen şifresiz yayına başlıyor

İSTANBUL 12.01.2006 TSI 13:00
Türkiye'nin ilk şifreli kanalı olan ve bir dönem abone sayısı 500 bini aşan CINE5, 16 Ocak Pazartesi gününden itibaren tamamen şifresiz yayına başlıyor.
Halen yayınlarının yüzde 40'ını şifreli olarak sürdüren CINE5, önümüzdeki dönemde sinema yerine programlara ve canlı yayınlara ağırlık verecek. Gece 24.00'den sonra erotik yayın yapan Fantasy kuşağının yayını ise önümüzdeki günlerde son bulacak. Fantasy kanalıyla birlikte halen 10 bine yakın abonesi bulunan CINE5'in şifreyi kaldırmasıyla birlikte aboneler dekoderlerini iade edebilecek. TMSF yönetimi bu uygulamayla CINE5'in 50 milyon dolar civarında olduğu tahmin edilen satış rakamını daha yukarılara çekmeyi hedefliyor. Şifreyi kaldırmakla abone geliri kaybına uğrayacak olan CINE5, bu açığı reklam geliriyle kapatmayı hedefliyor. TMSF yönetimi CINE5'in reklamlarını yine TMSF yönetiminde bulunan Kral TV ile birlikte pazarlamayı planlıyor. Halen at yarışlarını da şifresiz yayınlayan CINE5'te pazartesi gününden itibaren tüm programlar şifresiz yayınlanacak. Ali Atıf Bir ve Seray Sever'in sunduğu Başka Yerde Yok 20.30'da yayınlanmaya başlarken, haftalık Ceyhun Yılmaz Show, Trend Koleji, Bagıl gibi daha çok gençlere yönelik programlar kanalda ekrana gelecek. Sabaha kadar süren Fantasy kuşağının yerine ise müzik klipleri, Başka Yerde Yok ve diğer programların tekrarları yayınlanacak.

gunes TMSF, el koyduğu şarkıcı Yeşim Salkım'ın köpeğini kaybetti! Uzanlar'ın çiftliğindeki Cindy adlı kanişin çalındığı sanılıyor

İSTANBUL 13.01.2006 TSI 09:25
Yeşim Salkım, iki yıl önce TMSF'nin el koymasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilen Uzanlar'ın Pamukova'daki eski çiftliğinde bulunan köpeğini almamıştı. Sanatçının, Cindy adlı kaniş cinsi köğeği önceki gün ortadan kayboldu.
Köpek kimsenin ilgilenmemesi nedeniyle bekçi kulübesinde kalıyordu. Devir işlemleri sırasında da Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'ye, "Bakın bakanım burada bir emanet de var. Ona iyi bakmanızı tavsiye ederim. Bir köpek. Ama bu özel köpek" demişti. Cindy'nin, ormanlık alanda kaybolduğu belirtilirken, birileri tarafından da alınmış olabileceği ileri sürüldü.

gunes Alevi dedelerine maaş bağlanacak

Hükümet'in yapacağı yeni düzenleme ile, 81 ildeki Alevi dedeleri bundan sonra devlet'ten maaş alacak. Avrupa Birliği'nin Alevileri "ayrı bir din", "ayrı bir kültür olarak" tanıyın baskılarına karşı devlet çözüm yollarından birini "Alevileri bir tasavvuf grubu" olarak tanımakta buldu

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kadro yapısının buna uygun olduğu tespit edilince projenin, Kültür ve Turizm Bakanlığı kanalıyla yürütülmesi üzerinde mutabakat sağlandı. Ayrıca Bakanlık, Kırşehir, Keskin, Edirne ve Hacıbektaş'ta "yerel kültürleri desteklemek" amacıyla benzer gruplar oluşturmuş durumda.

Haber: ALİ SALİ - Yeni Şafak gazetesi
(14 Ocak 2006 Cumartesi)

gunes PKK, Kerkük’te açtığı anaokuluna Leyla Zana’nın adını verdi

Kuzey Irak’taki faaliyetlerini devam ettiren terör örgütü PKK/Kongra-Gel, Kerkük’te 4 anaokulu ve kreş açtı. Terör örgütü, açtığı anaokullarından birine eski DEP milletvekili ve Demokratik Toplum Partisi (DTP) kurucularından Leyla Zana’nın ismini verdi.

Ancak açılan okullar, PKK ile Irak Kürdistan Demokratik Partisi’nin (IKDP) arasını açtı. IKDP yönetimi, PKK’dan okulların bir an önce kapatılmasını istedi. Irak’taki faaliyetlerini Kuzey Irak’ın dışına çıkarmayı ve Musul, Erbil, Süleymaniye ve Kerkük’te yaymayı planlayan PKK, bu yönde ilk adımını Kerkük’te attı. İstihbarat kaynaklarının raporlarına göre terör örgütü, yılbaşından kısa bir süre önce Kerkük’te dört anaokulu ve kreş açtı ve bunlardan birine Leyla Zana’nın adını verdi. Ancak terör örgütünün Kerkük’te açtığı okullar, kendisine kucak açan IKDP ile ilk kez arasının bozulmasına sebep oldu. Okulların açılmasına partinin Kerkük’teki “IKDP Siyasi Okulu” büyük tepki gösterdi ve IKDP, anaokulları ve kreşlerin bir an önce kapatılmasını istedi. IKDP’den gelen bu baskılar üzerine iki grubun arası açıldı. Ancak bu yüzden IKDP ile ilişkileri bozmayı göze alamayan PKK’nın okulları kapatmayı düşündüğü belirtiliyor. Kürt liderler Celal Talabani ve Mesut Barzani tarafından iş ve toprak vaatleriyle Kerkük’e davet edilen PKK’lılar, bu sözlerin yerine getirilmemesi sebebiyle de tepkililer.

Haber: Sedat Güneç - Zaman gazetesi


gunes Çinliler, 10 bin YTL'lik mini oto üretti

Çinliler, gözünü şimdi de Avrupa otomotiv pazarına dikti. Innovech International, Avrupalı tüketicilerin beğenilerim dikkate alarak, iki kişilik otomobil üretti...
(14 Ocak 2006 Cumartesi)

Mycar isimli mini araç ünlü tasarımcı Giugiaro'nun çizgilerini taşıyor. 2.570 milimetre (mm) uzunluğa ve 1.500 mm yüksekliğe sahip olan Mycar, saatte 45 km hız yapabiliyor. Innovech Genel Müdürü Ling
Chung, ilk etapta İtalya pazarına gireceklerini açıkladı. Daha sonra ise hedef Mycar'ı Almanya ve Fransa gibi büyük ülkelere ihraç etmek. Chung, Mycar'ın rakiplerine göre daha ucuz olacağını belirterek, "Fiyat 6 bin euro (10.4 bin YTL). Rakiplerin fiyatı ise 8 bin 500 euro ile 12 bin euro arasında. Mycar geleceğin otomobili olacak. Araçtan ilk yıl 2 ila 3 bin arasında üreteceğiz" dedi.


gunes Türkiye'den dönen bir Belçikalı kuş gribi şüphesiyle ülkesinde hastaneye kaldırıldı
Belçika Sağlık Bakanlığı, Türkiye'den gelen bir kişinin kuş gribi şüphesi ile hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Elde edilen ilk bilgilere göre, dün akşam yüksek ateşli olarak ve kuş gribi belirtileriyle hastaneye başvuran kişi, Brüksel'deki Saint Pierre hastanesinde gözlem altına alındı.
gunes Türk polisi, 156 yıl önce aldığı genelev koruma görevini bırakıyor

İçişleri Bakanlığı’nca hazırlanan, ancak henüz valiliklere gönderilmeyen genelge yürürlüğe girerse 56 genelevin koruması bundan böyle "özel güvenlik" şirketlerine bırakılacak.
(15 Ocak 2006 Pazar)

Genelev kadınlarının evlere kabulü, başka illere nakli, sağlık koşulları ve kazançlarına yönelik konularda, bundan böyle belediye, il sağlık müdürlüğü, Maliye Bakanlığı ile Kadın ve Aileden sorumlu Devlet Bakanlığı da söz sahibi olacak. Polis, sadece önleyici hizmetler ya da suç işlenmesi durumunda devreye girecek. Böylece hem polisin Osmanlı döneminden kalma tarihi görevi son bulmuş olacak, hem de personel yetersizliğinden yakınan Emniyet Genel Müdürlüğü 1200’e yakın polisi asli görevine döndürerek ekibine yeni kan katmış olacak. Emniyet’ten alınan bilgiye göre 56 genelevde yaklaşık 3 bin kadın vesikalı olarak çalışıyor; izinsiz çalışan kadınlarla bu rakamın 5 bini aştığı belirtiliyor.


gunes BİR KADININ AÇTIĞI DAVADA CHAT'TE TACİZE İLK KEZ HAPİS
Türkiye'de bir ilk! Chat tacizine hapis
Türkiye’de ilk kez chat yoluyla taciz edilen genç bir kadının açtığı davada tacizciler 6 ay hapis cezası aldı. Ertelenemez ve paraya çevrilemez şerhi düşülen kararın kesinleşmesi halinde, tacizci nişanlı çift hapsi boylayacak.

Merak edenler için haberin devamı:

http://www.haberturk.com/news/212370.html

gunes YEŞİL SAHALARA YİNE KAN BULAŞTI! KALECİ SIRTINDAN BIÇAKLANDI
Kaleciyi sırtından bıçakladılar
Futbol terörü sahayı kana buladı Adana Amatör Küme takımlarından Kozan Belediyespor ile Karaisalıspor arasında yapılan maçta kavga çıktı. Sahaya dalan bıçaklı saldırgan kaleciyi sırtından bıçakladı.


gunes Türkiye'nin 'rekor tescilcisi', kendi rekoru için TESCİL isteyecek

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi öğretim üyesi ve Guinness Türkiye Temsilcisi Prof. Dr. Orhan Kural, yurtiçi ve yurtdışında verdiği 2 bin 700 konferansla Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuracak.
(16 Ocak 2006 Pazartesi)

Çevreci faaliyetleri ve sigara karşıtı çalışmalarıyla da tanınan Prof. Kural, "Sanırım, dünyada sayı olarak benim kadar konferans veren yok. Ben de bu konuda iddialıyım. Böyle bir kategori açılınca Guinness’e başvuracağım" dedi.

gunes Sinema tarihinin 'En güzel gay filmleri' arasında bir TÜRK filmi...

İtalya’da yayınlanan "News 2000" haftalık magazin dergisinin sinema eleştirmenleri arasında yaptığı ankete göre "Cahil Periler" eşcinselleri konu alan en güzel 10 film arasında 10’uncu sırayı aldı.
(16 Ocak 2006 Pazartesi)

"Cahil Periler"de, ölen kocasının yaşamını araştıran dul bir kadın, eşinin geçmişte eşcinsel olarak mutluluğu tattığını öğreniyor ve kocasının erkek sevgilisine aşık oluyordu. En güzel gay filmleri sıralamasındaki yapımlar ve yönetmenleri şöyle:

İşte top ten

1- Les Garçons de le Bande (Orkestra Çocukları)-William Friedkin

2- La cage aux Folles (Çılgınlar Kulübü)-Edoard Molinaro

3- Qerelle-R.W Fassbinder

4- Furyo-Nagisa Oshima

5- Le Ley del Deseo (Arzunun Kanunu)-Pedro Almodovar

6- My Own Private Idaho (Benim Güzel Idaho’m)-Gus Van Sant

7- Philadelphia-Jonathan Demme

8- Velvet Goldmine-Tom Haynes

9- Boy’s Don’t Cry (Erkekler Ağlamaz)-Kimberly Pierce

10-Cahil Periler-Ferzan Özpetek

gunes İran, bir söylence olarak nitelediği Yahudi soykırımını sorgulayacak uluslararası bir konferans düzenleyeceğini açıkladı

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hamid Rıza Asefi, haftalık basın toplantısında, nükleer enerji konusundaki son durumu değerlendirdi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
(16 Ocak 2006 Pazartesi)

BBC - Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın Yahudi soykırımına ilişkin sözleriyle ilgili bir soru üzerine de Asefi, "Ahmedinejad'ın sözleri, İslam ülkelerinde olumlu bir yankı bulmuştur; hatta bazı Avrupa ülkelerinde gazetelerde yayınlanan makalelere konu olmuştur" dedi.

Asefi, amaçlarının "boyutları henüz netleşmemiş tarihi bir mesele" diye tanımladığı Yahudi soykırımının bilimsel boyutu ve sonuçlarına açıklık kazandırmak olduğunu söyledi.

Konferansın zamanı daha sonra açıklayacaklarını kaydeden İranlı sözcü, şöyle devam etti:

''Kamuoyu doğal olarak şu soruyu soruyor: Niçin herşey tartışılabilirken bu mesele dışarıda tutuluyor. Batılı ülkelerin bu soruyu yanıtlaması gerekiyor. Konferans konusunda şimdiden bazı ülkelerle ikili istişarelere başladık.''

'Kırmızı çizgi ihlal etmedik'

İran'ın nükleer sorununun tek çözüm yolunun da müzakere ve diplomasi olduğunu vurgulayan sözcü, nükleer enerjinin İran'ın hakkı olduğu konusunda pazarlık yapmanın yersiz olduğunu belirtti.

Asefi, "İran nükleer yakıt araştırmalarına başlamıştır ve bu araştırmalar devam edecek; biz, şu ana kadar hiçbir kırmızı çizgiyi ihlal etmedik" dedi.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Asefi, "Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile uzun süreli ciddi bir işbirliği yaptıklarını, bunun da İran'ın faaliyetlerinin şeffaf olduğunu gösterdiğini" kaydederek, "Avrupa Birliği tehditle bir sonuç alamaz" dedi, tehdit ve baskı olması durumunda müzakerelerin çıkmaz bir sokağa girebileceğini belirtti.

Hamid Rıza Asefi, nükleer araştırmalarla Avrupa Birliği ülkeleriyle yapılacak görüşmeler arasında bir bağlantı olmadığını, AB ülkeleriyle bundan sonra yapılacak müzakerelerin gündeminin sadece uranyum zenginleştirme olacağını ifade etti.

Asefi, İran dosyasının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne gönderilmesi yönündeki açıklamalar değinirken de, konunun Güvenlik Konseyi'ne gönderilmesinin hiçbir hukukî temeli olmadığını savundu.

Asefi, "Eğer bizim dosyamızı Güvenlik Konseyi'ne gönderirlerse, bundan da hiç korkmuyoruz. İran bu konuda gerekli önlemleri almıştır ve hiçbir endişesi yoktur" dedi.


gunes Ağca, GATA'ya nihayet gitti

Kartal H Tipi Cezaevi'nden tahliye olan ve hakkında askerlikle ilgili işlemlere başlanan Mehmet Ali Ağca'nın avukatı Mustafa Demirbağ, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'ne geldi.
(16 Ocak 2006 Pazartesi)

Demirbağ, hastaneye saat 11.50 sıralarında mavi renkli bir otomobille giriş yaptı. Aynı araçta bulunan bir başka kişinin yüzünü bere ile gizlediği görüldü.

Bereli kişinin sonradan Ağca olouğu öğrenildi

gunes İran da Roj tv'nin KAPATILMASINI istedi

Türkiye'nin Roj TV'nin kapatılması için başlattığı girişimin ardından, İran başta Roj TV olmak üzere Kürt medyasına karşı AB'yi acil önlem almaya çağırdı. Roj TV'nin yayınlarından rahatsızlık duyduğunu dile getiren Tahran, Roj TV'nin 'Doğu Kürdistan' yayınlarını engellemek için defalarca girişimde bulunmuştu.

İran resmi haber ajansının (İRNA) 'PKK'nın Avrupa Birliği'ndeki kolları' başlıklı haberinde, AB'den PKK'ya yakın yayın organlarının kapatılması istendi. Haberde, PKK'nın Avrupa'daki bilgilendirme kollarının giderek güçlendiği kaydedildi.
(16 Ocak 2006 Pazartesi)

gunes Galatasaray'ın 'zor durumu' en ünlü futbol dergisine de HABER OLDU

Alman spor dergisi Kicker'de, transfer ücretlerini alamayan futbolculardan dolayı Galatasaray'da kaos yaşandığı haberi yer aldı.
(16 Ocak 2006 Pazartesi)

Derginin haberinde, ligin ikinci yarısı için hazırlıkların bitmesine rağmen kulübün mali sorunlarının çözülemediği, teknik direktör Erik Gerets'in, ''Futbolcuların morallerinin düzelmesi için mali sorunların hemen çözülmesi lazım'' şeklinde konuştuğu belirtildi.

Türk medyasında bu konuda her gün yeni bir spekülasyon yapıldığı ifade edilen haberde, Afrika Kupası'na katılacak olan Kamerunlu Rigobert Song'un bir daha geri dönmeyeceği, Tomas ve Iliç'in de çok yakında Galatasaray'ı terk edeceği iddialarının bulunduğuna işaret edildi.

Kulüp başkanı Özcan Canaydın ise Song, Tomas ve Iliç'in kendisine takımla bir sorunları olmadığını söylediklerini ifade etti. Haberde ayrıca, futbolcuların, toplam 7 milyon dolar alacaklarının çarşamba gününe kadar ödenmemesi durumunda, greve gidecekleri iddia edildi

gunes GATA, AĞCA'YA ÇÜRÜK RAPORU VERDİ
Geldi gelmiyor, ortadan kayboldu derken Mehmet Ali Ağca bugün kendisini gizleyerek GATA'ya gitti... GATA'da yapilan inceleme sonucunda Ağca'nın durumunun askerliğe elverişli olmadığı kararı verildi...
(16 Ocak 2006 Pazartesi)
gunes Osman Durmuş konuştu: İnanmayın, kuş gribi diye bir şey yok
MHP, kuş gribi sürecinde ilginç açıklamalar yapan bir siyasi parti oldu. Önce parti görüşü olarak açıklama yaptılar: Kuş gribi diye bir şey olamaz, AKP gündem değiştirmeye çalışıyor... Bu açıklamalarını iki kez üst üste sürdürdüler... Şimdi de adı en çok bilinen, ünlü MHP'li sağlık bakanı aynı açıklamayı yapıyor
gunes Tofaş, Fiat'ı da 'yabancı ajansları' da ikna etti: Türkiye'de üretilip dünyada satılacak otomobile TÜRKÇE İSİM verilecek

Atılan bu dev adımla birlikte Rusya'dan ispanya'ya kadar dünyanın birçok ülkesindeki tüketici, Türkçe isme sahip araçlarla gezmiş olacak. 380 milyon euro yatırımla Fiat, Peugeot ve Citroen için üretilecek aracın yüzde 95'inin dünya pazarlarına ihraç edileceğini ekleyelim.

Tofaş CEO'su Alfredo Altavilla, D200 için Türkçe ad konusunda kararın kesinleştiğini, Minicargo için de arayış içinde olduklarını ve Fiat'a büyük baskı uyguladıklarını söyledi. Altavilla, markanın tüm dünyada telaffuzu kolay, hatırda tutulabilir Türkçe bir isim olmasının düşünüldüğünü sözlerine ekledi. İsmin bütün ülkelerde kabul görmesi için Avrupa, ABD, Japonya ve Türkiye'de araştırma yapabilecek pazar araştırma şirketleriyle çalışacaklarını belirten Altavilla, şöyle devam etti:

"Geçmişte bununla ilgili değişik olaylar yaşadık, İtalyanca'da kullandığımız Fiat Ritmo'yu aynı isimle ABD'de lansmanını yapmak istedik. Ancak Ritmo, argo kullanımda kadınların muayyen günlerine verilen ad olduğu için çok tepki geldi ve ismi Strada olarak değiştirdik. Yine Japonca'da
l, 6 ve 4 rakamları yan yana geldiğinde çok yakınlarının ölüm döşeğinde olduğu anlamına geldiği için Alfa Romeo 164'ü de 166 yaptık."

Türkiye'nin mühendislik gücünden de övgüyle bahseden Altavilla, şunları kaydetti:

"Bu alanda Avrupa standartlarını yakaladınız. Fiat, Peugeot Citroen ve Tofaş arasında yapılan işbirliği ile üretilecek Minicargo için mühendisler çok iyi bir performans sergiliyor. 40 Türk mühendisle başlanan projede şu an 120 Türk mühendis var. Minicargo işinde kilit rol Türk mühendislerde... Projede toplam 330 mühendis görev alıyor. Bu mühendisler ofisten çok uçakta çalışmak zorunda kalıyor sürekli Fransa-İtalya-Türkiye arasında uçuyorlar. Proje çok iyi gitti."

gunes Şubat'ta gösterime girecek olan 'Kurtlar Vadisi Irak' filminin İLK GÖSTERİMİ Başbakan Erdoğan'a yapıldı

Televizyonda 100 bölümlük dizi olarak yayınlanan, yayınlandığı her bölüm rayting rekorları kıran, kendi fanatiklerini yaratan Kurtlar Vadisi'nin beyazperde için çekilen "Kurtlar Vadisi Irak" filminin ilk gösterimi Başbakan Erdoğan'a yapıldı.
(19 Ocak 2006 Perşembe)

Edinilen bilgiye göre, Erdoğan, 3 Şubat'ta vizyona girmesi beklenen filmi, 8 Ocak Pazar günü izledi.

7 Ocak akşamı İstanbul'da bir grup gazeteciyle Feriye Lokantası'ndaki akşam yemeğinde buluşan Başbakan Erdoğan, 9 Ocak Pazartesi günü öğleden sonra Ankara'ya gitti. Ancak Erdoğan'ın İstanbul programına gizli tutulan özel bir program ekleyerek Pazar günü "Kurtlar Vadisi Irak"ı filmin bazı çekimlerinin de yapıldığı Küçükyalı'daki stüdyoda izlediği belirtiliyor. İlk gösterim organizasyonunu ise filmin yapımcısı olan Pana Film'in ortakları arasında yer alan Hasan Kaçan'ın yaptığı ileri sürülüyor.

Başbakan'ın bir danışmanıyla birlikte izlediği filmi çok beğendiği, konu, senaryo, çekimler ve sanatçı seçimi açısından başarılı bulduğu da ileri sürülüyor.

Bütçesi 10 milyon dolar olan filmin hazırlıkları 6 ay sürdü, çekimler ise 35 iş gününde tamamlandı. Gaziantep'e giden film ekibi, çekimi Nizip ve Karkamış'da kurulan setlerde gerçekleştirdi. Nizip'in merkezine gerçeğe çok yakın bir görüntü sergileyen "Irak'ta bir pazaryeri" kuruldu. Irak'la ilgili politik ve savaş karşıtı bir film olarak yorumlanan Kurtlar Vadisi Irak'ta ABD'li askerlerin Türk askerlerinin başına çuval geçirmesi olayının ardından Polat Alemdar'ın Irak'a giderek Amerika'yla mücadele etmesi işleniyor.

Senaryosu Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener tarafından hazırlanan filmin başrolünde, dizide olduğu gibi Polat Alemdar'ı canlandıran Necati Şaşmaz oynuyor. Amerikalı oyuncuların da rol aldığı filmin kadrosunda BilIy Zane, Ghassan Massoud, Gary Bussey, Dieogo Serrano, Tito Ortiz ve Spencer Garrett yer alıyor.

Haber: Vatan gazetesi


gunes Neredeyse kesin ki Ağca tekrar cezaevine girecek...
YA KAÇARSA...

Ağca'nın tahliyesinde hesap hatası olduğu netleşti. Kırcı ve Çakıcı'nın da yanlış tahliye hesabıyla kaçtığına dikkat çeken hukukçular, "Kaçma ihtimaline karşı, Yargıtay'ın kararı beklenmeden tekrar cezaevine alınmalı" diyorlar

Milliyet gazetesinden Belma Akçura'nın haberi:

Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi'nin katili Mehmet Ali Ağca'nın erken tahliye edilmesi, daha önceki hatalı tahliyelerde yaşananları hatırlattı.

Bahçelievler katliamı hükümlüsü Haluk Kırcı'nın iki kez yanlış tahliye edilmesi ve Alaattin Çakıcı hakkında yurtdışına kaçtıktan sonra yakalama müzekkeresi çıkarılması, Ağca hakkında da aynı gelişmelerin yaşanabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Çürük raporu aldıktan sonra askere gitmekten de kurtulan Ağca konusunda uyarılarda bulunan hukukçular, infaz savcılığının tahliyede maddi hata tespit etmesi halinde, Yargıtay kararını beklemeden "yakalama" kararı çıkarabileceğini kaydetti. Ancak Ağca'yı serbest bırakan Kartal Savcılığı, "Bizim bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok" dedi.

Ağca'nın Yargıtay kararı beklenmeden tutuklanma ihtimaliyle ilgili olarak hukukçuların görüşleri şöyle:

Gecikmesi sakıncalı

Yargıtay 8. Ceza Dairesi Onursal Başkanı Naci Ünver:

Tahliye eden savcılık eğer tahliyenin maddi hatadan kaynaklandığı sonucuna varmışsa, o kişi hakkında derhal yakalama emri çıkarıp cezaevine tekrar alınmasını sağlar. Böyle bir uygulama için de Yargıtay'ın kararının beklenmesine gerek yok. Çünkü bu 'gecikmesi sakınca doğuran' bir konudur.

Kaçma ihtimaline karşı

Eski DGM Hâkimi Sedat Karagül:

Savcı, Yargıtay'dan çıkacak kararı etik açıdan bekleyebilir. Ama eğer Ağca'nın kaçma ihtimali olduğunu düşünürse yakalama kararı çıkarabilir. Kaçma ihtimaline karşı yakalama kararını sadece Kartal Cumhuriyet Savcılığı değil, isterse Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilgili mahkeme de çıkarabilir.

İş artık bizden çıktı

Kartal İnfaz Savcısı Cuma Ülger:

Bazı hukukçuların görüşleriyle ilgili yorum yapmak istemiyorum. Olay bir tek maddi yönüyle değil, birçok yönüyle farklılık taşıyor. Yargıtay inceliyor. Şu anda yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Ayrıca dosya Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde. İnfaz yeri aslında orası. Şimdi bizden çıktı, artık Yargıtay karar verecek.

Yanlış hesaba rağmen

Ağca'nın serbest kalmasını sağlayan savcılık müddetnamesinde, İtalya'da yattığı süre 19 yıl 1 ay 1 gün olmasına rağmen 20 yıl olarak hesaplanmıştı. Bu yanlışlık Kurban Bayramı sırasında dosyayı Adalet Bakanlığı'na göndermek için yeniden inceleyen Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı'nın çalışması sırasında da fark edilmişti. Tahliyeye yazılı emirle itiraz eden Adalet Bakanı Cemil Çiçek de, Ağca'nın İtalya'da hapis yattığı sürenin Türkiye'deki cezalarından indirilemeyeceğini, indirilse bile tahliyenin 10 ay 29 gün erken gerçekleştiğini açıklamıştı.

Kırcı böyle kaçırıldı

Haluk Kırcı, 8 Eylül 1978'de Ankara Bahçelievler'de 7 TİP'li gencin öldürülmesi suçundan 8 Kasım 1980'de yakalandı. 7 kez idam cezasına çarptırılan Kırcı, cezası "tek öldürme suçu nedeniyle 10 yıl üzerinden hesaplandığı" için 26 Nisan 1991'de yanlışlıkla tahliye edildi. Konu Yargıtay'a götürüldü, Kırcı yeniden aranmaya başlandı. Firari ölduğu dönemde, 1992'de Erzurum Valisi Mehmet Ağar'ın şahitliğinde evlenen Kırcı, Ocak 1996'da yakalandı, ancak aynı gün nezaretten kaçtı. Firarda geçen üç yılın ardından 1999'da yakalandı. Bir emsal kararla 18 Mart 2004'te serbest bırakıldı. Yargıtay'ın "yanlış hesap" tespiti üzerine yine aranmaya başlandı. Firardayken yeni çıkan yasa nedeniyle cezası 10 yıl daha düştü. Ekim 2004'te Ukrayna'da yakalandı. O şimdi cezaevinde yeni bir 'tahliye' kararı bekliyor.

Takip edilirken kaçtı

Çete lideri olmaktan hüküm giyen Alaattin Çakıcı, tahliye edildikten sonra savcının izniyle polisin takibine alındı; telefonları dinlenmeye başladı. Bu arada Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nde de, Çakıcı'nın Karagümrük Lokali baskını davası görülüyordu. Yargıtay 7 Nisan'da 2004'te, Çakıcı hakkında verilen cezayı az bularak kararı bozdu. 8 Nisan'da Çakıcı'nın kaçabileceği ihtimaline karşı sınır kapıları uyarıldı. Çakıcı karar düzeltme talebinde bulundu. Adli süreç işlerken, Çakıcı sahte pasaportlar hazırlattı. Bu sırada Yargıtay Çakıcı'nın itarazını reddetti ve evrakını 3 Mayıs'ta İstanbul DGM'ye postaladı. DGM de aynı gün saat 17.00'de Çakıcı hakkında yakalama müzekkeresi çıkardı. Ancak Çakıcı 3 Mayıs'ta Antalya'dan bindiği yatla yurtdışına kaçtı. 14 Mayıs 2004'te Avusturya'da yakalanabilen Çakıcı'nın takip edildiği halde kaçması "ihmal" olarak nitelendirildi.

(19 Ocak 2006 Perşembe)


gunes Amerikan Kara Kuvvetleri, askere almada azami yaş uygulamasını 35'ten 40'a yükseltti
ABD'de Eylül bitiminde sona eren 2005 vergi yılı için 80 bin yeni asker alma hedefini yerine getiremeyen Amerikan Kara Kuvvetleri, asker alma yaşını yükseltirken, yeni askere alınacaklara verilecek primleri de arttırdı.
(19 Ocak 2006 Perşembe)
gunes Ruslar eksi 35 derecede haç için suya girdi
Rusya'nın başkenti Moskova'da dün gece hava sıcaklığının sıfırın altında 35 dereceye kadar düşmesi, Ortodoksların geleneksel haç çıkarma törenini engelleyemedi.
(19 Ocak 2006 Perşembe)
gunes Taksim'de, yolda yürüyen bir vatandaşın kafasına düşerek ölen martı, kuş gribi paniği yaşanmasına neden oldu
Olay dün gece İstiklal Caddesi Büyük Parmakkapı Sokak'ta meydana geldi. Görgü tanıklarının anlattıklarına göre sokak üzerinde yürüyen bir vatandaşın üzerine martı düştü. Can çekişen martıyı alan vatandaş, yol kenarına götürdü.
gunes İTÜ'den diploma çalındı
İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Maslak Kampusu'ndaki Öğrenci İşleri'ne giren hırsızlar, 15 boş diploma ile 2 bilgisayarı çalıp kaçtı
(19 Ocak 2006 Perşembe)
gunes Konica Minolta, fotoğraf makinası üretimine SON VERDİ
Dünyanın en önde gelen fotoğraf ekipmanları üreticisi Japon Konica Minolta, pazar çok rekabetçi olduğundan fotoğraf makinesi üretimini tümüyle durduracağını açıkladı.
(19 Ocak 2006 Perşembe)
gunes Ne kadar 'eşcinsel' varsa hepsi ödül aldı
Altın Küre Ödülleri'nde en iyi film, en iyi erkek ve en iyi kadın oyuncu dalında ödülleri eşcinsel içerikli filmlerin alması, ilgiye değer bulundu:
(19 Ocak 2006 Perşembe)
gunes Ağca nasıl antisosyal olur... Bilmiyorum ama dil bilmediği halde o kadar yabancı ülkeyi dolanıp, önemli işler (!) yapan kaç kişi tanırsınız...

Siyasi ve toplumsal mizahın ustası: Bekir Coşkun... Coşkun'un siyasi tavrı ve görüşü ile çelişenler bile onun mizahına kayıtsız kalamıyor... Bekir Coşkun, Ağca'nın GATA tarafından 'antisosyal' ilan edilmesine bakın nasıl karşı çıkıyor:

Bekir COŞKUN bcoskun@hurriyet.com.tr

’Çürük...’


GATA’da Ağca’ya "çürük" raporu vermelerini anladım da, "antisosyal" tanımını anlayamadım.

"Antisosyal" arkadaşın, koca MİT Müsteşarı’na yazdığı mektuba bakın:

"Muhterem kardeşim Şenkal Atasagun..."

Bilmiyorum ama dil bilmediği halde o kadar yabancı ülkeyi dolanıp, önemli işler (!) yapan kaç kişi tanırsınız?..

Bu "antisosyal" mesih bey, öldürmeye kalktığı Papa ile de "dost" biliyorsunuz.

Papa’ya "Dünyanın sonunun geldiğini ilan edeceğim Papa hazretleri" diyor. Papa da "Bildiğin gibi yap..." diye yanıtlıyor.

*

Doğrusunu isterseniz "çürük" olduğuna da katılmıyorum.

Koca bir meydanda, mahşeri kalabalığın içinden atıp Papa’yı hiç de ıskalamıyor.

Biz askerde sabit bidonlara atış yaptık. Ortalık toz dumana büründü, binlerce mermi sıktık bidonlara. Komutan bidonlara gidip baktı geldi, keyfi yoktu ve bağırarak sordu:

"Ulan bidonlarda bir tek delik de mi olmaz?.."

Oysa bu "çürük" arkadaş, Roma’da hareket halindeki hedefe, itiş kakış arasında atıyor ve denk getirebiliyor.

Yine biliyorsunuzdur, MİT’e "Beni bırakın, Bin Ladin’i ölü ya da diri getireyim" teklifinde bulunan bu...

Mesela, bir gün yanında bir adamla dönüyormuş:

"Kim bu?.."

"Bin Ladin..."

".....?"

Dahası; bu antisosyal çürük, dünyanın en zor girilip çıkıldığı İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Cezaevi’nden de kimsenin ruhu duymadan çıkabiliyor.

Üstelik üniforma giymiş...

*

Neyse...

Ben "antisosyal ve çürük" mesihimiz Ağca’nın yeryüzüne vahiy indirmese bile, bizim hukuk sistemi için bir "tebliğ" getirdiğine inanıyorum.

Sayesinde hukukumuzun ne denli batakta olduğunu görüyoruz.

Bakarsınız yargıçlar, savcılar, barolar... Artık "hukuku aramaya" karar verirler...

Olmadı; hukukun sembolü gözü bağlı, elinde terazi olan kızın yerine Ağca’nın heykeli konulur.

Bir elinde tabanca, bir elinde çürük raporu...

gunes OPERASYON KARA RAĞMEN DEVAM EDİYOR:
Tunceli'de dün sabah erken saatlerden itibaren PKK'lı teröristlere karşı, hava destekli geniş kapsamlı operasyon başlatıldı
Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonda Tunceli kırsalındaki yeraltı sığınaklarında barınan ve sayıları yaklaşık 350 olarak tahmin edilen PKK'lı teröristler hedef alınıyor.
(19 Ocak 2006 Perşembe)
gunes Turkcell'ciyseniz Devlet Hastanesi'nden SMS ile randevu alabilirsiniz
Turkcell ve SRS işbirliğiyle sunulan “SMS ile Randevu Sistemi”, hastanelerden randevu almayı kolaylaştırıyor. Artık cep telefonundan 3443’e gönderilecek bir kısa mesaj ile randevu alınabiliyor.
(19 Ocak 2006 Perşembe)
gunes 109 a 102 Haluk Ulusoy
gunes Dikkat: Bu tarz bir para sahtekarlığını polis ilk kez YAKALADI
Antalya'da tarayıcı yardımıyla kopyasının alındığı gerçek paranın ikiye bölünmesi ve sahte ile gerçek paraların şeffaf bantla birleştirilmesi sonucu gerçekleştirilen sahteciliğin ilk kez yapıldığı belirtildi.
(19 Ocak 2006 Perşembe)
gunes
Newsweek'in listesinde Türkiye OUT ülkeler arasında yeraldı
Newsweek’in "in" ve "out" olan ülkeleri listelediği köşesinde, Türkiye "out" ülkeler arasında yer aldı. Dergi Türkiye’nin "out" olmasını, Orhan Pamuk ve Avusturya’nın dönem başkanlığına bağladı.
(19 Ocak 2006 Perşembe)
gunes AYDIN GÜVEN GÜRKAN VEFAT ETTİ
Özel Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Başhekim Vekili Dr. Hakan Özveri, mide kanseri olan ve yaklaşık 1.5 yıldan beri tedavi gören Gürkan'ın, durumunun ağırlaşması üzerine 18 Ocak'ta yeniden hastanelerine yattığını söyledi.
(22 Ocak 2006 Pazar )
gunes AYDIN DOĞAN'DAN KUVAYI MEDYACILARA TAZMİNAT DAVASI
Aydın Doğan, yaptıkları yayınlarda kişilik haklarına hakaret edildiği gerekçesiyle "www.topalosman.com" sitesi hakkında ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep etti ve 10 bin YTL'lik manevi tazminat davası açtı
26.01.2006 16:48

aman dikkat edelim...

gunes BAYDEMİR'İN DANIŞTAY'A BAŞVURUSU REDDEDİLDİ
İçişleri Bakanlığı'nca terör örgütü PKK üyeleri için ambulans tahsis edilmesi nedeniyle soruşturma açılmasına yönelik verilen iznin iptali için Danıştay'a başvuran Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir'in talebi reddedildi.
27.01.2006 16:39

İçişleri Bakanlığı'nca terör örgütü PKK üyeleri için ambulans tahsis edilmesi nedeniyle soruşturma açılmasına yönelik verilen iznin iptali için Danıştay'a başvuran Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir'in talebi reddedildi.
Diyarbakır'da bir süre önce terör örgütü PKK'lıların cenazelerinin belediyeye ait ambulansla taşınmasına izin verdiği gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı'nca haklarında soruşturma izni verilen Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, belediye personeli Mübeccel Günaçtı, Zülfi Atlı ve Cüneyt Gültekin'in, soruşturma izni verilmesine itiraz etmek amacıyla Danıştay'a yaptıkları başvuru görüşüldü.

Danıştay 1. Dairesi, ambulans tahsisi ile ilgili olarak "ambulanslar ile özel ambulans servisleri ve Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği'nin 32. maddesinin 'k' fıkrasına aykırı olarak resmi cankurtaran olarak tescilli aracın, tescil amacına aykırı şekilde cenaze nakli amacıyla kullanıldığını" belirtti.

Danıştay, ambulans tahsisi ile ilgili soruşturma izni verilen Baydemir, Günaçtı, Atlı ve Gültekin hakkında gereğinin yapılması için dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.

Öte yandan, terör örgütü elebaşıbaşı Abdullah Öcalan'ın doğum gününde ağaç diken DEHAP'lılara otobüs tahsis edilmesi konusunda aralarında dönemin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yusuf Akgün'ün de bulunduğu 5 belediye görevlisi için verilen soruşturma iznine yapılan itiraz ile ilgili de kararını açıklayan Danıştay, bu konuda soruşturmaya gerek görmedi.


Yazan - gunes - 27/01/2006 22:03:42

gunes ÖSYM bu yıl öğrencilerin fotoğraflarını bizzat kendisi çekecek; perukluların fotoğrafları çekilmeyecek...
ÖSYM, üniversite sınavına girişlerde başörtülü öğrencilerin girişini engellemek için öğrencilerin fotoğraflarını kendisi çekecek. ÖSS'ye perukla fotoğraf verenlerin girmesi engellenecek.
(27 Ocak 2006 Cuma)
gunes Tayyip Erdoğan hem partisinin hem de kendisinin mal varlığını SALI GÜNÜ AÇIKLAYACAK
Başbakan Tayyip Erdoğan, Salı günü, özellikle liderlerle ilgili ve partinin mal varlığı konusunda açıklama yapacağını bildirdi.
(28 Ocak 2006 Cumartesi)
gunes Cep telefonuyla kredi veren bir banka üzerinden, DOLANDIRICILIK GİRİŞİMİ
Antalya'da cep telefonuyla yapılan başvuru üzerine kredi veren bir bankadan, başkasına ait nüfus bilgilerini kullanarak 41 bin YTL kredi çekmek isteyen bir kişinin yakalandığı bildirildi.
(28 Ocak 2006 Cumartesi)
gunes MİNİBÜSÇÜLERİN PREZERVATİF REKLAMI TARTIŞMASI
Bursa'da, Uludağ'a dolmuş yapan minibüsçüler, araçlarına yapıştırdıkları bir prezervatif firmasının ayılı karikatürlü reklamları nedeniyle ikiye bölündü.
29.01.2006 14:59

Bursa'da, Uludağ'a dolmuş yapan minibüsçüler, araçlarına yapıştırdıkları bir prezervatif firmasının ayılı karikatürlü reklamları nedeniyle ikiye bölündü. Minibüsçüler, ikamet ettikleri dağ köylerinde ve Tophane semtinde, kadınların ve çocukların ne reklamı yapıldığına ilişkin soruları yüzünden bunalınca, reklamı taşıyıp taşımamakta kararsız hale geldi. Köyden tepki gören bazı minibüslerde ise prezervatif reklamları söküldü.

Eczacıbaşı Grubu'na ait prezervatiflerin isimleri araçların ön ve arka taraflarına yapıştırılırken, yan camlarda da iki ayının konuşturulduğu karikatürler yer aldı. Araçların iki tarafında yer alan karikatürler minibüsçüleri de ikiye böldü. Akşamları Uludağ'ın eteğinde ikamet ettikleri köylerine yolcu götüren minibüs sürücüleri, köy içindeki arkadaşlarından tepki almaya başladı. Köydeki birçok çocuğun bu reklamların ne ile alakalı olduğunu sorduğunu belirten minibüsçülerden bazıları, 3-4 gün sonra reklamları söktü.


Bursa'da ilk defa bir prezervatif reklamını araçlarına alan Uludağ minibüsleri, kendi içlerinde de ayılı karikatürleri yapıştırmak konusunda anlaşmaya varamadı. Araçların kalkış yaptığı Tophane Caddesi'nde, bölgede oturan kadın ve çocukların da reklamları anlamak için araçlara uzun süre baktıklarını ve ne reklamı olduğunu sorduklarını belirten minibüsçüler, prezervatif reklamıyla bu işe başladıkları için sıkıntı çektiklerini ifade etti. Bursa'da birçok taksi, lastik firmalarının reklamlarını taşırken, Uludağ minibüslerinin sözleşme safhasında oldukları prezervatif firmasıyla aldıkları tepki sebebiyle 1 aylık sözleşmeleri de imzalayıp imzalamayacakları da merakla bekleniyor. Minibüsçüler, bir aylık karikatürlü prezervatif reklamı için ne kadar ücret alacaklarını da açıklamaktan kaçınıyor. Reklamlardan sonra ise markanın Uludağ ve Bursa'daki prezervatif satışlarında artış kaydedildi.

gunes AKP Adana Milletvekili Abdullah Torun, internetteki sitesinde televizyon kanalı kurdu

Torun, "www.abdullahtorun.com" isimli web sitesinde "Torun TV" olarak yayın yapan televizyon kanalında, icraatlarının yanı sıra Adana'nın tanıtımına da yer veriyor. Şimdilik internet üzerinden yayın yapan Torun TV yayınlarını 24 saat aralıksız olarak sürdürüyor.

Kişisel web sitesinde kurduğu "Torun TV" ile bir yeniliğe daha imza atan Torun, sadece Adanalı hemşehrilerine değil, bütün Türkiye ve dünyaya kendini ve Adana'ya tanıtmaya başladı.

(31 Ocak 2006 Salı)

gunes Anadolu'da sabah erken kalkıp 'bilimsel araştırmalar yapan' bir garsonun TÜBİTAK'ın ilgisini çekme öyküsü

Kayseri'de garsonluk yaparak geçimini sağlayan genç, hazırladığı bilimsel bir projeyle Japon Büyükelçiliği ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) dikkatini çekti.
(31 Ocak 2006 Salı)

İHA - Bir kafede garsonluğun yanı sıra, ocakçılık yaparak da geçimini sağlayan Abdullah İlgöz, bilimsel projeler üzerinde de çalışıyor. Sabah erken kalkıp bazı araştırmalar yaptıktan sonra işyerine gelip çaycılık yaptığını söyleyen İlgöz, çalışmak zorunda olduğunu belirtiyor. Bir süre önce hazırladığı, "Kullanılabilir katı atıkların kaynağından toplanıp, ekonomiye kazandırılması" konulu bilimsel projesinin Japon Büyükelçiliği tarafından değerlendirilmeye layık görüldüğünün altını çizen İlgöz, "Japonya dünyada geri dönüşümle alakalı projelere en fazla destek veren ülke konumunda olduğu için, hazırladığım projeyi bir süre önce Japon Büyükelçiliği'ne gönderdim. Bana kısa bir sürede olumlu bir cevap geldi. Mail yoluyla gelen cevapta hazırlanan projenin ilgilerini çektiği ve en kısa zamanda görüşme talep edecekleri yazılıydı. Ben bu haberden sonra aynı projeyi TUBİTAK'a da gönderdim. Oradan da olumlu bir cevap geldi. TÜBİTAK'tan da projeyle alakalı iş adamları ile görüşme imkanları sağlanacağı söylendi. Yaklaşık 20 bin YTL'ye mal olacak bu proje sayesinde 30 kişiye de iş imkanı sağlanmış olacak" dedi.

Maddi durumunun iyi olmadığını, ev kirasını dahi zor ödediğini ve çok sıkıntılar yaşadığını kaydeden İlgöz, hazırladığı geri dönüşüm ile alakalı projede başarılı olursa kendi gibi bu tür çalışmalar yapan ancak imkanı olmayan gençlere de burs vermeyi hedefliyor. Tek başına hiçbir insanın hayatta başarılı olamayacağını ifade eden İlgöz, yetkililerden de kendisine destek vermelerini istedi.

aybala

Cemal Kutay vefat etti.
(1909-2006)

http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=964

Andro_it
alıntı:

Cemal Kutay vefat etti.
(1909-2006)

http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=964


...Ve Tarih Öldü...

Üzüldüm ben...

FarisB anısına
Snitz Forums 2000